![]() |
|
|||||||
| Yarışmalar & Ödüller Mimari proje ve diğer tasarım yarışmaları ile ilgili her türlü görüş ve eleştiriyi buraya yazabilirsiniz. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#106 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-09-2007
Mesaj: 78
|
Nihat bey bence kavramları karıştırıp anlamsız önermeler geliştiriyorsunuz bir kere kamuda çalışan insan proje yapmalı mı, kesinlikle hayır, bence o memurun işi proje yapmak değildir kamu adına kontrollüktür işlevsel sorunları kontrol etmek için oradadır zaten tasarım yapmak istiyorsa istifa etmeli büro açmalı yarışmaya girmeli yüreğini ortaya koymalıdır tekrar ediyorum onun işi zaten kamu adına projenin sağlıklı yürümesini denetlemektir eğer sistemde aksama varsa bu sorumluluğu taşıyanlardan biri olarak işini yapmıyor demektir bence argümanınız eskilerin deyişi ile kıymeti harbiyesi kendinden menkul kifayetsiz muhterislere aittir.
|
|
|
|
|
|
#107 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.581
|
Bu kontrol meselesi de sancılı başka bir yön bence. Hele olay bir de salt işlev sorunu diye tariflendi mi şiddeti artıyor sancının. Tasarım olgusu ile ilişkileri askıya almak bence mimarlık ortamımızdaki yarılmaların kaynağı. Akademik ortamda da böyle, kamusal kurumlarda da böyle olduğunu gözlemliyorum.
|
|
|
|
|
|
#108 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 20-06-2002
Mesaj: 452
|
Alıntı:
kim, kimin projesini nasıl kontrol etme yetkisini, hakkını nasıl elde etmelidir?
__________________
Murat Çağıl Kamu yapıları yarışmayla projelendirilmeli. |
|
|
|
|
|
|
#109 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.581
|
Tasarım olgusu ile ilişkileri askıya almamaktan kastım projeler üzerinde kendinden menkul makam hiyerarşisi içinde projelere müdahale etmek değildi. İşaret etmeye çalıştığım, söz konusu ilişkilerin askıya alınmasıyla, varlık alanı olarak makam ve kurum iktidarını arsızca şiddete çevirmenin bir meşruiyet ilüzyonu yaratması.
|
|
|
|
|
|
#110 |
|
Arkitera Üyesi
|
Bu konu hissedebildiğim kadar, epey dallanıp budaklanmış gibi 1.sayfadan, 8.sayfaya oradan da 7.ci sayfaya bakınca bu hisse kendimi kaptırdım;
Şu an itibari ile hemen eski bir kamu çalışanı ve arada da özel sektörü denemiş biri olarak söyliyeyim, kamu projelerinin yarışma ile elde edilmesinin bence hiçbir sakıncası yoktur çünkü 1980 yılı öncesi bu yöntem çok uygulanmıştır, sonucu ne olmuştur, belli büro sahip kişilikleri ve şirketleri bu pazardan daha çok nemalanmışlardır çünkü yerleşmiş genel kültürümüz buna son derece musaaittir, Şimdi sizleri biraz beyin fırtınasına davet etsem katılırmısınız? Biraz da şeytanın avukatlığını yapmaya çalışalım olmaz mı? Artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti adını değiştirmeden; Merkezi yönetim anlayışından kademe kademe çekilmeli, yerinden yönetime, il bazında yönetime destek verici kanunları çıkararak kendini geliştirmeli merkezi hükümetin denetim mekanizmaları yeniden oluşturulmalıdır, Merkezi hükümet de sadece Milli Eğitim, Milli Savunma ve Adalet Bakanlıkları kalmalı, diğer bakanlıkları Devlet Bakanlığı adı altında, sadece illeri denetliyen mekanizmaları, kurulları oluşturulmalıdır, Bakın bugün il bazında İl Genel Meclisleri ve Belediyelerin bünyesinde de Belediye meclisleri vardır, mahallelerde ve köylerimizde de Muhtarlıklar ve heyetleri işlevlerini sürdürmektedirler, bugünün valileleri seçimle göreve gelmeli ve o ilin Başbakanı olmalıdır, İl Genel ve Belediye Meclislerinden de o ilin hükümeti çıkmalı ve Merkezi hükümete sorumlu kılınmalı ve merkezi hükümetçe ölçülü bir şekilde denetlenmelidir, her il gelir giderini usulune uygun kayda almalı, gelirinin belli bir yüzdesini kendi ilindeki hizmetleri için sarf etmelidir, örnek olsun diye söylüyorum İstanbul ili, gelirlerinin %60'nı kendi ili için harcıya biliyorsa, Şırnak ili gelirinin %80'ni harcıyabilmelidir, geri kalan gelir yüzdeleri ise merkezi hükümetin havuzunda birleştirilerek ya genel hizmetler için savunma,eğitim ve adalet hizmetleri için bir kısmını harcarken kalacak olanını da gene kalkınmada öncelikli illere öncelik tanıyarak, harcayabilecekleri alanları belirterek, nufüslarına göre ek bütçe olarak bekletmeden geri gönderebilmelidirler, Katılımcı demokrasiyi yaygınlaştırır isek sosyal ilişkilerde at gözlüğü ile bakmadan, ego'larımızı frenliyerek empati yapabilme becerimizi geliştirebilirsek bu gelişecek olan yerinden yönetim uygulamaları sonucu göreceksiniz ki, bugün büyük şehirlere yığılmış olan Doktorlar ve Mimari bürolar ile benzerleri, diğer illere koşarak işyerlerini açacaklar ve illerin kalkınmalarını, o ilin deftarlıklarına bağlı olarak, hızlı bir şekilde sağlıyacaklardır, o zaman işte her ilde bu Mimari Proje Yarışmalarının tadına, doyum da olmayacaktır, Şu anda size bir örnek vereceğim Aydın ilinde Toptan ve parekende satış yapan bir büyük marketin bağlı olduğu vergi dairesi İstanbul, şimdi bu fırma, Aydın ilinden elde ettiği gelir üzerinden, İstanbul deftarlığına vergisini ödeyecek bu hak mı? adalet mi? Şayet yerinden yönetime geçilirse artık bu şube açmalar ve başka ilin Deftarlığına bağlı olmalar da kalkacaktır diye düşünmekteyim Yani ülkemiz merkezden denetleyen bir meclis ile yerelden hükmeden meclis ve yönetim anlayışlarını bugünkü siyasi Parti yapılanmalarını da düzelterek güçlendirir isek, bir çok tartışmaların da geride kalacağına inanmaktayım... Hakça paylaşmayı sevemiyen ve beceremiyen toplumlar, ne kadar demokrat olurlar? sizce, Saygılarımla Esenkalın...
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... En son cbekleyen tarafından düzenlendi : 04-11-2007 17:21. |
|
|
|
|
|
#111 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 20-06-2002
Mesaj: 452
|
ben yazdığınıza aynen katılıyorum ve tam bu alıntı yaptığım kısımda belirttiklerinize dikkat çekmek ve hatta makam bile değil en alt kademedeki kontrol mekanizmasının bile bazen hattinden fazlasına takılmasına ya da sadece tasarımdan bağımsız olarak işlevle ilgilenmesindeki sıkıntıya dikkat çekmek istedim...
__________________
Murat Çağıl Kamu yapıları yarışmayla projelendirilmeli. |
|
|
|
|
|
#112 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 20-06-2002
Mesaj: 452
|
Alıntı:
hükümet de bu yolda ilerlemiyor mu? bu durum Türkiye özelinde doğu illerinde sorun yaratır mı?
__________________
Murat Çağıl Kamu yapıları yarışmayla projelendirilmeli. |
|
|
|
|
|
|
#113 |
|
Arkitera Üyesi
|
Sayın Mrt;
Bu yönetim anlayışını öngörür iken; bir ırk'ı ön plana veya geri plana alarak düşünülmemektedir, doğu illerinde hiçbir sorun yaratmaz, Türkiye Cumhuriyeti Anayasa'sına bağlı ve yasalara göre Türkiye Cumhuriyetine vatandaşlık bağı ile bağlı her kimlik TÜRK'tür anlayışı ve anayasa daki, ilk dört madde geçerlidir, yasa dışı her eylemin, bugün olduğu gibi o günlerde de aynen hukuk çerçevesinde cezası uygulanır, korkularla çağdaş bir devlet olamayız...
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... En son cbekleyen tarafından düzenlendi : 04-11-2007 22:12. |
|
|
|
|
|
#114 |
|
Arkitera Üyesi
|
dostlar dikkat ediyorum yarışmanın sakıncası yoktur deyipmevzuat sorunlarına dalıyorsunuz bence de yoktur ![]() bakın ne güzel dedim hatta harika olur... kamudaki mimarın mühendisin yakın geçmişte ve şu an kısır olduğunu kabul ediyorum tamam en azından kısırlığa mağruz bırakıldığını ediyorum... ama şuna bir bakın hele; onun yapması gereken işi biz yapalım deyip onun içinde yüzdüğü mevzuat prangalarını giymeye başlamışsınız bile... peki bu kamu çalışanı da mimar değil mi meslekdaşınız değilmi neden bunun üzerine eğilmedik, birisi de bunu bir sorun olarak görmedi ya hadi geçtim diyelim... Bir arkadaşımız onların işi tasarım değil şantiye şefliği demeye de getirmiş - velhasıl cürret etmiş onu da geçtim... kontrol etsinler bizi demiş; yahu daha işin başında bu adam zaten bişey anlasaydı ortada bir referans yapı olurdu, bana falanca bir örnek göster de bu adamların işten anladığına inanayım diyorsunuz arkasından beni kontrol etsin diyorsunuz, bu nasıl bi muammadır nasılbir çelişki nasıl bir kaostur göbeğim çatlayana kadar gülesim geliyor... bir arkadaşım da yarışmaya onlarda katılsın demiş; yarışmaya onlar da katılsın nedemek, böyle şey olurmu nerde duyulmuş, yarışmayı açan idare kendi ekibini de yarışma içine alacak, rica ederim komik olmayın böyle şaibelere açık bir yarışmaya siz katılırmısınız ciddi bir yarışma için katılımcıların yapacağı harcamaların farkında değilsiniz herhalde... peki yarışmayı ilgili kurumun ekibi kazandı diyelim - ama görüyorum ki bu cürretinizle ihtimal dahi vermiyorsunuz ya... O zaman ne olacak diğer katılımcılar bunun adil bir sonuç olduğunu düşünecek mi sizce... ![]() Ha... unutmadan bişey daha; bugün hangi kuruma bu öneriyle giderseniz gidin size sıcak bakacaklardır, çay ikram edecekler şeker tutacaklardır... çünkü bu adamların üzerlerinden bir yük almış olacaksınız ayrıca bu bir sistem olarak yasallaşacak birsürü firma yarışmaya girecek ee.. birsürü firma demek "döner sermayeye güzel bir para akışı demek" değilmi... yarışmaya katılım bedeli, şartname bedeli, kırtasiye ve idari giderler derken ihya olurlar... ki özellikle yarışma bedelin üzerinde biraz duruyorum... olmaz ama bu bedelin haricinde içeride bloke edilmek üzere sizden teminat falan da alacak kurumlar da olabilir sonra şaşırmayız da değilmi... Bunu niye diyorum; yani olurda kurumlar dan sıcak yaklaşım beklemek gibi bir hallere düşersiniz bakın sıcak bakıyorlar zaten falan dersiniz diye, yoksa başka bir niyetim yok... üslubumdan ziyade başka kusur eyleydiysem affola bunu da bilerek isteyerek bu şekilde kullanıyorum ki kafiyeli kelimelerin rehavetine kapılarak konuyu dışarılara taşımayasınız, konu ne ise ondan bahsedesiniz... ![]() saygılar
__________________
Gri kurt ₪ En son nihat tarafından düzenlendi : 04-11-2007 19:00. Nedeni: farklı yaklaşımlar |
|
|
|
|
|
#115 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-09-2007
Mesaj: 78
|
Nihat bey, gerçekten kavramlar karışmış, konumuz kamu kurumlarının yarışma yolu ile proje elde etme alışkanlığının yaygınlaşmasından kayarak bu bağlamda kamusal kurumların projelerini kendi bünyesinde çalışan mimarların aracılığı ile yaptırmasının ne kadar sağlıklı olup olmadığı tartışmasına döndü.
Tamam, Kamuda çalışan arkadaşlarımıza meslektaşımız değillerdir demedi kimse,ancak kamuda çalışmak onların tercihidir, memnun değillerse ayrılırlar, onların işi kamu adına kontrollük hizmeti vermektir (hem proje yapıp hem de yan masadaki arkadaşınızın kontrolü olamazsınız müdürünüzün yada genel müdürünüzün bunu yap şunu yap demesine karşı koyamazsınız mimarlığı çok iyi bilen müdürlerinizin teknik ressamı olursunuz , karşı koyarsanız istifaya kadar gidersiniz kısaca işin çivisi çıkar yada çıkmışlığı bunlardandır ). Ve kamuda çalışanların yarışmaya girmesini de yanlış anlamışsınız, bence girsinler de unutmuş olanlar görsünler avan hazırlamanın altyapı derinliğini, unutmayanlarda kendilerini tazelemiş olurlar, sadece kendi çalıştıkları kurumun yarışmasına girmesinler. Aslında sorunumuz bu durumlardan çok yarışmaların sayısı nasıl arttırılır, bunun için ne yapılmalı da durmalı bence. Örneğin yeni anayasa hazırlanıyor burada bu konu(geçmeli mi?) geçiyor mu? Meclis’te bu konu ile ilgili bir çalışma taslak var mı? Mimarlar Odası bu konuda ne yapıyor yada yapmayı planlıyor? Geçtiğimiz yıllarda ne tür girişimler oldu? Neden başarısız kaldı? Yarışma sayısının arttırılması üzerine Batıda hangi yol yada yollar uygulanmış? Yada uygulanıyor mu? AB sürecinde kamusal yapıların yarışmalar ile elde edilmesi ile ilgili yaptırımları olacak mı? Varsa bu ve buna benzer bilgilerin paylaşılması tartışılması lazım. Bence konu bu taraflara dönmeli. |
|
|
|
|
|
#116 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-07-2007
Mesaj: 75
|
Bilgilendirme ortamı ve katılım genişlemeli, amaç yarışmalara kamuoyu oluşturmak ise önce kendi içimizde buna başlanmalı, Mimarlar Odası bir çalışma yapıyorsa sürtüşmeleri bırakıp sahip çıkmalı.
|
|
|
|
|
|
#117 |
|
Arkitera Üyesi
|
yaklaşımınız doğru
hatalarımı da kısmen kabul ediyorum konunun gidişatı konusunda başlıklar halinde sıraladığınız yönlendirmeler de yerindedir... şimdi bunların altına yazılacak yorumları bekliyorum...
__________________
Gri kurt ₪ |
|
|
|
|
|
#118 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-09-2007
Mesaj: 78
|
TÜM KAMU YAPILARI YARIŞMA İLE YAPILSIN
Bunu her mimar, her vatandaş konuya biraz yaklaşınca istemez mi? Bence ister peki bırakın tümünü koca ülkede çıka çıka yılda üç yada dört yarışmamı çıkar? (milyarlarca dolar yatırım yapılırken) Neden kimse ses çıkarmaz? Nihat bey, haklı yada hatalı olup olmamak bu zeminde önemli değil önemli olan sizin yakınlaşmanız ve yakınlaşmayanların nedenselliği, akademisyenlerin ilgisizliği, kendi meslektaşlarımızın sahiplenmemesi, Neden, Özünde bu slogan, TÜM KAMU YAPILARI YARIŞMA İLE YAPILSIN olur ya gerçekleşirse şu anda bundan nemalanan sayısız büronun dükkanı kapatması gerekir. Bu durum bu işverenle paradoksa dönüşmekte, Ama benim gerçeğim bu, Rant ve nemalanma ekonomisi/kavramı durdukça da biz birlik olamayız, Konuyu Oda ve Üniversitelerin sahiplenmesi gerekiyor. |
|
|
|
|
|
#119 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Aşağıda bir makaleden ilginç bilgiler var....
"İhale Sisteminin Riskleri ve Yan Etkileri: İşlverenler hayal kurmazlar. Onlar işleri doğrudan deneyimli, başarılı, ünlü mimarlara verirler. İşte bu nedenle işverenler çok sevdikleri ihale yasasını çoktan Avrupa ve Almanya ihale yasasına monte ederek, kamufle eden pazarlık sistemiyle doğrudan iş vermeyi başlamışlardır. Zaman içinde Almanya’da kamusal işveren planlama işlerinin % 80-90’ını pazarlık usulüyle doğrudan vermeye başlamıştır. Geriye kalan işlerin % 10-20’si sınırlı, % 1-3 arası ise serbest yarışma aracılığıyla verilmektedir. Almanya’da her ne kadar pazarlık sisteminin risk ve yan etkileri belli olmaya başladıysa da, ihale-sistemine olan eğilim süreklilik kazanmış durumdadır." |
|
|
|
|
|
#120 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-09-2007
Mesaj: 78
|
Sayın Gün,
Bu makalenin tamamı, kaynakçası yok mu? |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| ihale kanunu, kamu yapıları, mimari proje, projelendirme, yarışma |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|