![]() |
|
|||||||
| Uygulama Bu başlık altında mimarlığın uygulama alanında karşılaştığınız sorunlara değinebilir, yeni gelişmelerden sözedebilirsiniz. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 11-01-2001
Mesaj: 7
|
Ben mimar değilim. İşim gereği binaların insanlara ve işyerelerine sundukları şartları şirketim adına takip ediyorum. Forum da dikkatimi çeken şey hemen herkezin binaların görüntüsüne ve tasarımına değindiği. Ancak Istanbul daki iyi veya kötü diye bildiğimiz binaların çözümleri çok kötü. Plaza diye adlandırılan bu dışı makyajlı binalarda bulunan hatalar akıllara durgunluk verir. 15 - 20 katlı binalarda 10 veya 11 katını su basabilir? Çünkü izolasyon diye bir detay doğru düzgün düşünülmemiştir. Pencereler öyle büyüktürki açılmaya kalktığında ofiste uçmadık şey kalmaz. Asansörler yavaş, beklemekten saçınızaa ak düşer.Hiç düşünülmemiş alarm ve güvenlik sistemleri, topraklama alt yapıları, katlara düşen elektirik güçleri daha neler neler. Umarım bu konularda sizlerle bu sitede görüşme imkanım olur.
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
uzmanlaşma gerekliliği
çok haklısınız.
bir süredir bu konu üzerinde düşünüyorum ve arkadaşlarımla tartışıyorum. Mimarlık ofisleri çok kapsamlı işler alıyorlar, bir ofis hem yüksek yapı, hem konut, hem de restorasyon işi yapabiliyor. Ofislerde çalışan mimarlar sürekli değişiyorlar, bir proje hiçbir zaman tek kişinin elinden çıkmıyor. Oysaki mimari projelendirme, konusuna göre uzmanlık gerektiren bir iş. Her yapı tipine göre konunun uzmanı olan ya da tecrübeli mimarların elinden çıkmalı. Belki de küçük ofisler yerine, ya konusunda uzmanlaşmış küçük bürolar, ya da her tip projeyi ve inşaatı takip edebilecek büyük bürolar olması gerekiyor. İş kalitesinin neden düşük olduğuna gelince, proje bedelleri çok az. İstanbulda mimar maaşları aynı eğitime sahip diğer sektörlerde çalışan elemanlarla karşılaştırıldığında oldukça düşük. buna rağmen bir proje, ne kadar hızlı üretilirse üretilsin, büroya çok az kar bırakıyor, ya da bırakmıyor. Bir proje bedeli içinden, elektrik ve mekanik proje bedelleri , %50 lere varan vergiler ve eleman maaşları düşüldükten sonra kalan pek birşey olmuyor. Zamanla yarışmak zorundasınız, bunun sonucu ya düşük iş kalitesidir ya da işi hazırlayan mimarın tecrübeli ve uzman olması gerekir. Uzman kişilerin maaşı da yüksek olmalıdır. Sonuçta projeler ÇOK UCUZLAR. Tabi büyük yapılara gelince, malsahiplerinin seçici olması gerekir. Hemşehrilik, tanıdık ya da medyatik iyidir mantığıyla iş yapılmaması gerekir. Bizim uzmanlık alanımız eski eser restorasyonu. Bu konuda eğitim aldım ve çalıştım. Ama Osmanlı dönemi anıtsal yapılar hakkında çok bilgili değilim. Sözkonusu yapı ahşap ya da kagir sivil mimarlık örneği olması durumunda işimi iyi biliyorum. Dolayısıyla çevremde yapılan yanlışları görebiliyorum. Her büro restorasyon işi almamalı, alamamalı. Çünkü o işin altından kalkamıyorlar. Örneğin bir restorasyonda pvc pencere doğraması kullanılması kabul edilir iş değil, detayları ve görünüşü yapıya uymaz. Pvcnin ömrü ahşaptan kısadır. Bitirme detayları yetersizdir. Buğulanmaya neden olurlar ve nefes almazlar. İnşaatlarda kriterlerin amaçtan ne kadar saptığını siz de bilirsiniz, ülkemizde beton kalitesine depremden sonra bakılmaya başlandı. İtalyan seramikleri herzaman taşıyıcıdan önemli oldu :) |
|
|
|
|
|
#3 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 11-01-2001
Mesaj: 7
|
Detaylı bir şekilde bilgi vermediğiniz için teşekkürler.
Mimarların piyasaya göre az maaş aldıkları ve yaptıkları işe müşterilerinin sayıgılı davranmaması her zaman problem olmuştur. Benim ailemde de mimar var ve tabii cevremdede hemen hepsinin dertleri bu açıdan biri birine benziyor. Bir diğer yandan binaların fonksiyon çözümlerinin alt detayda bazı maliyet ve zamanlama problemleri yüzünden gerektiği gibi yapılamamış olması konusunda siz haklısınızdır. Ancak burda belki extra maliyetlerden kaçan müşterilerinizinde payı büyüktür. Sonuçta bir binaya emeği geçen sadece mimarlar ve çalışanları değil. Inşaat mühendisleri, elekirik mühendislerininde binaların yapımında sadece işi belki müşterilerinin isteği ile oldu bittiye getirmemeleri lazım. Sonunda her şey yapılan iş ucuz bir inşaat veya çok pahalı bir inşaatta olsa değik kalitelerde ürünler kullanılarak da belli bir standartın sağlanması lazım. Bazı mevzuat eksiklikleri ve kontrol mekanizmalarının eksikliklerinden kaynaklanan şeylerde olabilir. Örneğin bir plazada her kata verilen elektirik güçü o katta çalışan firmaya yetmiyorsa, elektirik kurumuna başvurup güç artırıyor eğer yine yetersizse en yakın trafodan dünyanın parasına kablo çekiliyor vs. Yani düşünülmüş planlanmış bir mekan kolay bulunmuyor. Belki şu son 2-3 yıldır yapılan yeni mekanlarda bu tarz problemler giderilmiştir. Ben Akaretler bölgesindeyim. Şu anda Akaret Evlerinin restorasyonu sürüyor bu konuda ne düşünüyorsunuz. Ben ilk sıranın bitirilip kullanıma sunulmasına çok sevindim. Bence ıstanbul un en güzel yerlerinden biri. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
Hangi konuda detaylı bilgi vermemişim?
Akaret Evleri konusunu yeteri kadar incelediğimi iddia etmeyeceğim. Ama konu ile ilgili bazı yayınları okudum. Restorasyon prensipleri arasında yapıları özgün işlevi, kullanıcıları ve sosyal yapısı ile korumak gerektiği maddesi vardır. Çünkü korunmak istenen sadece kabuk değildir. Akaret Evleri konut olmaktan çıkarıldılar, plan şemaları tamamen değiştirildi, bir dönem renkleriyle ilgili bir problem çıktı, üzerlerine kat eklemek istendi, engellenebildi mi bilmiyorum. Yapıların restorasyonundan çok, sokağın restorasyonuna döndü iş. Dışarıdan güzel gözüküyorlar ama kalan herşeylerini yitirdiler. |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Yönetici
|
Aslında bu mesajı yazmıştım elktrik kesildi ve gitti... :( yeniden ...
Alıntı:
Yapılan işleri göreceli karşılaştıracak olsak, Akaretler iyi bir uygulama diyebilirim. Karşılaştırma yapılacak örnek mi? çok. Üsküdar Meydanı'nındaki şimdi Yimpaş'ın kullandığı hamam, Yakında Narmanlı Han, Kız Kulesi ve şimdi aklıma gelmeyen pek çok örnek... Akaretler restore ediliyor ve de yukarıdaki örnekler kadar kötü bir sonuç ortaya çıkmıyorsa buna sevinmek lazım. Eğer Akaretler evlerini konut olarak restore etmeye kalksalardı sonuç bu kadar iyi olur muydu? Restorasyon yüksek maliyetli bir iş, böyle olunca restorasyon sonucu ortaya çıkacak ürünün de para etmesi gerek bunu yapmanın kolay yolunu bulmuşuz biz üzerine 5 kat daha çık sonra da Narmanlı Han'ı restore eden bilim adamı gibi de ki avlu karakterini korudum işte geçmişten gelen karaktere saygılı davrandım falan... Akaretler iş merkezi işlevi ile de başarılı bence... şimdilik bu kadar
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
|
#6 | |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
kötülerle mi karşılaştıracağız??
önce merak ettiğim birşey var; quote başlığıyla alıntıyı çizgi içinde gösteriyorsunuz, bunu nasıl yapıyorsunuz? restorasyon prensipleri uygulaNAMIYOR, diye bir kavram yok, kimse buna engel olmuyor, restorasyon prensipleri türkiyede UYGULANMIYOR. bunun nedeni de küstahlığımı hoşgörün ama başta bilgisizlik ve önyargı. Çevremdeki herkese anlatmaya çalıştığım bir terslik var bu işte; siz kurallara ve prensiplere uygun bir proje yaparsanız, maliyeti yükseltmez, düşürürsünüz. çünkü projenin kuruldan çıkma süresi kısalır, verdiğiniz rüşvetlerin miktarı düşer. ve ayakta duran bir binanın gerçek anlamda restorasyonu yıkılıp yeniden yapılmasından, yani rekonstrüksiyonundan daha az maliyetlidir. Tecrübeyle sabittir söylediklerim. Bir konak restorasyonunda şantiye şefliği yaptım. Binayı, her parçasını numaralandırıp söktük, sağlam ise temizleyip, ilaçlayıp, yeniden kullandık, sağlam değilse değiştirdik. Planını değiştirmedik, ama içinde her türlü konfor uygulandı. Türkiyede uygulanamayacağını sandığınız bitirme detayları en temiz şekilde uygulandı. 2000 m2 binanın inşaatı 2 yıl sürdü, maliyeti etiler, ulus ya da acıbadem de satılan villardan daha fazla olmadı. yapı konut kalmak üzere tasarlandı. Olabiliyor arkadaşlar, çevremizde çok başarılı restorasyonlar da var. Akaret Evlerine gelince, kagir yapıların yenilenmesi hiçte pahalıya malolmuyor. Onların arkasındaki yeşil alana beşiktaş plazayı dikmeselerdi, şehrin ortasında bir konut cenneti yaratabilirlerdi. ofis olarak kullanmak için de planını değiştirmenize gerek yok. Benim amacım, beğenmemezlik değil, ama uygulamalar yanlış uygulamalarla ya da yanlış kararlarla karşılaştırılarak hoşgörülmemeli. narmanlı han için de yazdım, hatalar en başta müellif mimarın sorumluluğundadır, çünkü tercihler de onlara ait, bu işi layığıyla yapanlar, önce malsahiplerini bilgilendirip ikna etmeye çalışırlar, olmadı işi kabul etmezler. (etmeyen çok kişi tanıyorum) herkes prensiplerine bağlı olsa ne yimpaş ne de kız kulesi bu halde olurdu. (Sahi kızkulesinin mimarı kimdi?) |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Yönetici
|
ilk sorunun ve biraz daha fazlasının cevabını
http://www.arkitera.com/forum/index.php3?action=bbcode adresinde bulabilirsin üşenirsen: (quote) cevabı buraya (/quote) parantezlerin yerine köşeli parantez kullanılacak. restorasyon kısmına sonra cevap yazıcam
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
deneme
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 11-01-2001
Mesaj: 7
|
Bir yazım hatası!!!!!!!!!!!!!!!!
Dün yazdığım cevap ta "çok detaylı bilgi verdiğiniz için teşekkür etmeyi düşünmüştüm ancak "Çok detaylı bilgi vermediğiniz" için yazmışım. Lütfen bunu dikkate almayın. Doğrusunu dikkate alın. Kusura bakmayın lütfen.
|
|
|
|
|
|
#11 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 11-01-2001
Mesaj: 7
|
Akaret evlerinin üzerine ek kat çıkmadılar. Çünkü ben restorasyonu tepeden izleyebiliyorum.
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
evet
bir dönem çıkmak istediklerini hatırlıyorum, sanırım izin verilmemişti. Elbette yanlış hatırlıyor da olabilirim :D
siz akaret evleriyel ilgili bir şirkette mi çalışıyorsunuz? |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
abartıyormuyum?
belki fazla eleştiriyorum olup bitenleri, bilemiyorum. bu kent belki yaşayanlarına değil de çalışanlarına ait. |
|
|
|
|
|
#14 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 11-01-2001
Mesaj: 7
|
Hayır Akeret Evleri ile ilgili bir şiktte çalışmıyorum. Tepeden bakıyorum diyerek bu civardaki yüksek bir binada çalışıyorum ve planlarını ve çatılarını yapımları sırasında görüyordum
|
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 139
|
tümden gelir tüme gider
Tartışmanın boyutları oldukça teorik ve kişisel yaşantılara dayanan çıkarımları kapsıyor. Oysa her sektörde olduğu gibi yapı sektöründe de her iş programlı ve koordine edilerek sonuçlanmıyor. Öncelikle işveren ihale ettiği işi tam tanımlamıyor. Yüklenici tanımlandığı kadarıyla işi alıp alt yüklenicilere dağıtıyor. Uygulama sırasında geri besleme sistemi bizde maalesef çok aciz kalıyor. Zaman ve para gibi faktörlerin de zorlamasıyla uygulama sonucu hep sakat çocuklar doğuyor.
Gelip sonuçta dayanılan nokta kurumsallaşmış kişisel çıkar ve doymak bilmez kolay kazanç iştahının neden olduğu boşaltılan bankalar, depremde tuzbuz olan hemen bütün yapılar, susurluk, filler ve çimen...vs'de olduğu kadar tanımlı ve net değil de nedir? |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|