Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Uygulama

Uygulama Bu başlık altında mimarlığın uygulama alanında karşılaştığınız sorunlara değinebilir, yeni gelişmelerden sözedebilirsiniz.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 26-03-2008, 15:26   #31
Arkitera Üyesi
 
ssss'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2005
Mesaj: 132
Alıntı:
Orijinal metin lumina tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Fİkirlere katılmamak mümkün ve olağan ancak hemen "pazarlama", "süsleme" gibi yaftalamalara girmeden önce bir miktar düşünmek başka açılımlar sağlayabilir. Metafizik bir tartışma sonuçta mana ve maddeye bakışlarımız. Manayı maddenin öncülü kılmak, mana denen sabit biçimler veya durumlar olduğunu düşünmek, dolayısıyla manaya doğru yaklaşma fikrini tetikler. Platon'dan Gadamer'e kadar uzanan uzun bir düşünce tarihi açıkçası. Bir başka görüş ki ontolojik olarak mana denen şeyin kendinden menkul olarak varolmadığı, ancak bizim eylemlerimizle beliren, değişime açık, Lyotard'ın deyimiyle "dil oyunları" olduğudur. Bu da düşünce tarihinin bir başka kanalı ve aslında tarihsel olarak yaygın ve kıyaslamalı bir mesai yapılırsa ikna edebilirliği yüksek bir vaka.
Lyotard' a da katılmıyorum:)
__________________
Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur.(Cemil Meriç)
ssss offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-03-2008, 17:44   #32
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 14-12-2004
Mesaj: 48
Metafizik ya da başka bir soyut kavram üzerine farklı düşünce yapılarının kaynaklarını, tarihsel süreç içerisindeki gelişimlerini kendi ortamları(zaman-mekan...) ile birlikte derinlemesine araştırmadan ya da en azından bir tanesini yeterince irdelemeden, ek olarak 'günümüz ortamındaki karşılığının ne olabileceğini sorgulamadan' kavramın insan zihninde yarattığı sezgisel çağrışımlar üzerinden ivedilikle yorum yapmak tabii ki doğru olamaz...Hatta aynı zamana ait farklı coğrafyalarda birbirlerinden habersiz ortaya konmuş benzer düşünce yapılarının kendi aralarındaki örtüşmelerini-farklılaşmalarını ve de aynı düşünürlerin zaman içinde kendi düşüncelerindeki değişimlerini de iyi analiz etmek gerekir...

...Başka birinin cümlelerini yeterince kavradığınızı varsayarak kişisel algılarla yeniden şekillendirmek! ve yazarının belki hiç de gönderme yapmak istemediği başka bir tarafa çekmek de mümkün...
Bu sebeple önce kendi adıma bir yanlış anlaşılmayı bizzat düzeltmek isterim;
Alıntı:
...Mana(Anlam) ise tasarıma referans olarak, mimarlığa bir anlam kazandırma çabalarının sonucu, hatta günümüzdeki versiyonuyla ürünü pazarlamak adına kullanılan başka türden 'bir araç/araçlardan birisi' olmuştur...
Belki aşağıdaki şekilde kendimi daha iyi ifade edebilirim.


...Mana(Anlam) ise mimarlığa bir anlam kazandırabilme arayışlarının sonucu, tasarıma referans olabileceği gibi, günümüzdeki versiyonuyla ürünü pazarlamak adına da kullanılabilecek başka türden 'bir araç/araçlardan birisi' olabilir...

Düşüncede olması gerekliliğini savunduğum ‘esneklik’ olgusu, başka düşüncelerden kolaylıkla ‘etkilenme’ ve bu yeni düşüncenin tamamen öncekilerin önüne geçebilmesi ihtimalinden daha kabul edilebilir bir yaklaşım fikrimce.

Forumda bu konu başlığı altında Turgut Cansever’in kimi yazılarından, kendi deyimiyle ‘teknoloji fetişizmi’ olarak nitelendirdiği bir konu hakkında ‘kesin! bir sonuca varabilmeyi umut ederek’ ve ‘mimaride teknoloji kullanımı sorgulamasında çıkış noktası bulabilme’ adına yapıldığını varsaydığım kısmi alıntılamalardan değil de, bu alıntılamalar üzerinden yapılan ‘kişisel yorumlardan’ kaynaklanan ‘kişisel görüşüm’ ise her konuda en kolayı olabileceğini düşündüğüm ‘tek yönlü! ve sabit! bakış açılarının varlığı’ şeklindedir.

Herhangi bir çıkış noktası bulabilme amacı ile çıkılan bir arayış yolunda ‘hemen ve tesadüfen ilk rastlanan yola sığınıp orada kalma eğilimi’ ve yolun tam olarak nereye çıktığını bilmeden ve kestiremeden ‘o yoldan çıkıp gitmeye çalışma sendromu’ olarak tanımlanabilir belki bu durum... O an için en doğrusu budur çünkü ve de orada oyalanarak daha fazla sayıda doğruyu aramaya, daha fazla sorgulama yapmaya gerek yoktur, eldeki mevcut bilgiler sonucu ulaşılmış tek bir doğrunun varlığı yeterlidir. Başka bir arayışta da bu sefer burada tesadüfen rastlanan ve o an mantıklı da gelen herhangi bir yola girip çıkarak buradaki başka ‘tek doğrular’ ile geri besleme yapılıp bir öncekini kesiştirme, birleştirme suretiyle bir ‘mana’ya ulaşılabilir belki. Bu üretilmeyen! ama ulaşılan manayı somutlaştırıp bir maddeye dönüştürme işi de başka sorunsalları beraberinde getirebileceğinden bu durumda da yeni arayışlara sürüklenilmesi! olası...Mutlak bir doğru arayışı her şekilde ve her konuda boşa olacaktır, koşulsuz doğru olduğu sanılan bir çözüm yeni problemleri de beraberinde getirecektir anlamında...
Demek istediğim tasarım problemini baştan iyi irdelemek, önce var olan parçaları birleştirerek bütününü sorgulayıp, çıkarsamaları iyi yapmak, sonrasında da temsil edilmek istenen düşünceyi mekan-zaman boyutu ile birlikte ortaya koymak, dolayısı ile manayı baştan iyi kurgulamak gerekir ki gerçek anlamda üretilen mananın maddeye sonradan eklemlemesine dönmesin durum.
'Biçimin içeriğin uzantısı olduğu’ görüşünü uygulamada ben bu şekilde yorumlarım. Bu görüş günümüz yapı üretim süreçleri ve sürecin 'malum' katılımcıları ile birlikte değerlendirilince, bahsedilen tarzda bir yapı üretiminin uygulanabilitesi ne düzeyde olur o ayrı...

Her türlü düşünceye saygım sonsuz olmakla birlikte son olarak eklemek istediklerim şunlar;

Sayın ssss,

1- 'Boş laflar’ nitelemesi mimarinin(hangi mimari!) içinin sırf düşünsel boyutta herhangi bir sözle boşaltılabileceği kaygısının bir sonucu mudur?..
...ve de kimin düşüncesinde -İnsan ya da insanlar(piyasalar)*?..

2- Mimarlığın içi öncesinde bu kadar boşaltıldı da mı herhangi bir sözle bu kadar çabuk boşalıyor?

...Hele ki sonradan ‘manalandırma’ çabalarının(arayış değil) ya da ‘manasızlığın’ bolca hüküm sürdüğü yaşanılır! olması gereken yakın yapay çevremizde çok sayıda mimari ürünün(mimari eserin değil!) bu şekilde maddeye dönüştüğü gerçeğinin hiç de azımsanamayacak boyutlarda olduğunu kendi adıma düşünür iken…
Sizin bildiğiniz, benim bilemediğim veya şu an için akıl edemediğim Türkiye’de son yıllarda ortaya konmuş 'sizin inandığınız! bağlamdaki! hakiki! mananın maddeye dönüştüğü' bir yapay çevre ya da en azından tekil bir yapı örneklemesi yapabilirseniz, günümüz ortamında mimarlık ürününün ‘pazarlanabilir bir meta' olduğu konusunda yanılgımı 'kısmen' kabullenmekle kalmaz, mimarlığımız adına da olsa olsa sevinirim.

Saygılar.

* "Learning From Las Vegas" kitabından alıntıladığım bu kavramlar kitapta modern mimarlık sorgulamasında bir ayrım yapmak amacı ile 'İnsan için inşa' & 'insanlar(piyasalar) için inşa' şeklinde kullanılmıştır. Yanlış anlaşılma olmaması açısından belirtmek gerektiğini düşündüm :)
just offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-03-2008, 18:55   #33
Arkitera Üyesi
 
ssss'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2005
Mesaj: 132
Alıntı:
Orijinal metin just tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
...Hele ki sonradan ‘manalandırma’ çabalarının(arayış değil) ya da ‘manasızlığın’ bolca hüküm sürdüğü yaşanılır! olması gereken yakın yapay çevremizde çok sayıda mimari ürünün(mimari eserin değil!) bu şekilde maddeye dönüştüğü gerçeğinin hiç de azımsanamayacak boyutlarda olduğunu kendi adıma düşünür iken…
Sizin bildiğiniz, benim bilemediğim veya şu an için akıl edemediğim Türkiye’de son yıllarda ortaya konmuş 'sizin inandığınız! bağlamdaki! hakiki! mananın maddeye dönüştüğü' bir yapay çevre ya da en azından tekil bir yapı örneklemesi yapabilirseniz, günümüz ortamında mimarlık ürününün ‘pazarlanabilir bir meta' olduğu konusunda yanılgımı 'kısmen' kabullenmekle kalmaz, mimarlığımız adına da olsa olsa sevinirim.
Genelleme yaptığımız zaman size katılıyorum. Fakat olması gerekenler ve olmaması gerekeneler üzerine konuştuğum zaman elbette inandığım, hakiki mananın en güzel şekliyle maddeye dönüşmüş halidir.
Benden de saygılar ve teşekkürler...
__________________
Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur.(Cemil Meriç)
ssss offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-03-2008, 19:05   #34
Arkitera Üyesi
 
ssss'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-11-2005
Mesaj: 132
Bu arada eğer konunun başladığı noktaya geri dönersek, birbirine emsal oluşturabilecek iki çalışmanın fotoğraflarını düşüncelerinize sunmak isterim...
Eklenmiş İmajlar
manadan-maddeye-mafoombey%25202-png  
Eklenmiş İmajlar
   
__________________
Batı karşısındaki durumumuz, efendisinin ilaçlarını çalıp içen uşağın durumudur.(Cemil Meriç)
ssss offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 00:48.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180