![]() |
|
|||||||
| Uygulama Bu başlık altında mimarlığın uygulama alanında karşılaştığınız sorunlara değinebilir, yeni gelişmelerden sözedebilirsiniz. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Yönetici
|
Tepkim'in yapımcısı ve bu forumun yöneticisi tepkim (cumcum) Arkitera ofise uğradığında bu konu hakkında biraz tartıştık ve bunun forum da tartışmak için uygun bir konu olduğunu da anlamış olduk böylece çünkü aynı görüşlere sahip değiliz:
Aşağıdaki resim deprem bölgesinde konsol yapmanın zararlı olduğunu anlatıyor. Ayrıca Kadıköy ilçesinde sık sık rastlanan zemin katın boş bırakılması ve buradan kazanılan alanın üst katlarda kullanılması meselesi de eleştirilmekte. Bu işin etik ve kanuni yanlarını bu forum konusu içine almadan sadece teknik açıdan konuşalım.(ben de bunun etik olarak doğru olmadığını düşünüyorum) Soru şu: Acaba binaların zemin katının boş bırakılması depremde bir dezavantaj yaratır mı? (Tabi ki betonarme yapılar için) Yoksa asıl taşıyıcı olan kolon ve kirişlr görevlerini etkilenmeden sürdürürler mi? ![]() resim kaynağı http://www.folluk.com/tepkim/tepkim00.htm |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-02-2001
Mesaj: 21
|
Konsol çıkılarak ev yapılamaz demiyorum.
100 birim beton ve demir kullanacağına 110 120 değil çok daha fazla betonarme kullanman gerekir. Küçükken hiç hacı yatmazla oynadınızmı. Bir türlü yatıramazsınız. Bir düşünün bu evler hacı yatmazın tam tersi değil mi? Yani tepesi ağır ve geniş tabanı daha küçük. Yani hacı yatar. Dolayısıyla temelin birim alanına gelen yük artıyor. Eğri oturup doğru konuşalım. Yalovada ki evlerinde statik hesapları yapıldı kontrolları vardı. Uygulamada ki eksiklikler sizin emniyet faktörlerinizi ortadan kaldırıyor. Hiç olmazsa hesaba katılmayan tasarım faktörlerini lehimize seçsek fena mı olur. İzmit'te yıkılan apartmanları seyreden gece konduları ayakta tutan birazda bu tür pozitif yönleridir. Bu arada sayfama link verdiğiniz için teşekkür ederim. yanlız istanbul depremine hazırlanıyor serisinin hazırlık sayfası idi ve henüz bitmedi. Ziyaret edeceklere anti parantez bildiririm. Bitince tepkim.com dan ulaşılabilecek. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
Istanbulda bir çok yerde binaların birbirine yaklaşma sınırı 6 metre, buna sadece zeminde sadık kalıp yukarıda bu mesafeyi 2-3 metreye düşürüyorlar, bu artık tipik bir yapı tarzı olusturdu. Birinci katta konsol çıkınca yasal oluyor çünkü. Metrekare kazanacağız diye çıkılan konsollar deprem bölgesi için, yapılmaması, yapılırsada tepkimin dediği gibi farklı demir ve beton ölçüleri kullanmak gerekiyor. Deprem bölgelerinde yukarı doğru daralan binalar ya da en azından aynı kalınlıkta yükselen binalar yapılmalı. Zeminde 6 metre değil üst katlarda 6 metre sınırı aranmalı. Ve bu binalarda yeni daire alacaklar bilinçlendirilmeli. Geçenlerde bir dostumuzu ziyaret ettik Yeşilköyde ev almış,binaya bodrumdan otoparktan girdik, müteahit bodruma perde doldurmuş, inanılmaz derecede binanın sadece çevresi değil ortadaki kolonların arası bile perde, evi alanlar da güvenle oturuyo, burayı müteahit perde ile desteklemiş, sağlam olmuş diyor, bunu söylerkende binanın kolsol çıkan(çıkma >1.5 m ) bölümüne koyduğu koltukta oturuyor.Üstelik çevrede depremde yıkılmış bir çok komşu bina varken, o binaya sonradan eklenen perdelere güvenip almış.
|
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Yönetici
|
Kendi yazımdan alıntı yaparak devam :)
Alıntı:
Yeniden Betonarme karkas bir binada duvarlar örülmediği takdirde bunun deprem açısından dezavantajı olur mu? |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-02-2001
Mesaj: 21
|
Eğer beton kalitenizde - demir işçiliğinizde yada malzeme de yada hesaplarda kısacası bir yerde hatanız varsa ve bu hata küçük bir destekle önemsiz olabilecekse duvarlar sana o desteği verebilir. Yüz binadan biri bu şartlar içine girerse diyelim ki on kişi daha az telef olur.
Deprem konusu çok az ilgi topladı farkındamısınız. Biz adam olmayız edbiyatı yapacağım sizce haklımıyım. Ben valiliği hükümeti elştiriyorum. Ne olacak işte ! bizim vali! bizim hükümet! çook bile! |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 28-06-2001
Mesaj: 2
|
***** ? ********
Ben binalarda konsol kullanımına karşıyım. Ama eğer ille de konsol kullanılacaksa kolonlar arsı çerçeveler tamamlanmalı. Bu birinci konu.
Burada mimarlara büyük görevler düşüyor. Yapılarını tasarlarlarken güvenliğin vazgeçilmez bir unsur olduğunu hiç bir zaman ikinci plana atmayacaklar, garip ve zorlayıcı talepte bulunmayacaklar. Yeni deprem yönetmeliği çıktığında Uğur (Ersoy) hocamız, Günay (Özcebe) hocamız Ankara’da seminer veriyorlar ve yapı düzensizliklerinden söz ediyorlardı. Ve bizlerden bu düzensizlikleri yapmamamızı istediler.. (bildiğiniz planda ve düşeydeki düzensizikler). Bende söz isteyerek şöyle dedim " Hocam siz düzensiz bina görmemişsiniz. Dışarı bir çıkın bakın düzensiz bina nasıl oluyor görün " dedim. "sanıyorum bu seminere gelenlerin hepsi mühendis, siz bu taşıyıcı sistem ile ilgili semineri mimarlara vermeyi düşünüyor musunuz" Salondaki herkes güldü ve bu sitemime herkes katıldı.. Burada ikinci önemli konu belediyelere veya imar kanunu yapımcılarına düşmektedir. Siz eğer ticaret mekanları ile konut mekanlarını birbirinden ayırmazsanız, yapıların konsollu, zemin katlarının duvarlarının tamamının (vitrin endişesi ve geniş mekan düşüncesi ile ) kaldırıldığını (duvarlar taşıyıcı eleman olmamakla birlikte deprem esnasında içsel sürtünmeyi alırlar), zemin katların yüksek yapılarak katların kendi aralarındaki rijitliğini bozulması, ve hatta gereksiz malzeme yığılarak yükünün arttırılması, bu da yetmiyor gibi tavanı ve cepheyi güzel göstermek uğruna taşıyıcı sistemin iliklerine kadar kırılıp girilmesi anlamına gelir ki bu da katliamdan başka bir şey değildir de nedir. Aslında bu konu mühendis olarak benim bir yaramdır ve konuşulacak çok şey vardır, ama ortalığı konuşmak isteyen diğer arkadaşlara da bırakmakta fayda var.. Daha konsol kirişleri değil sadece kolondan konsol olarak yapılanları konuşacağız. teşekkürler sevgiler.... Qwerty |
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Tüm bileşenleri ile birlikte düşünmeli bu teze katılıyorum ama zorlayıcı talpte bulunmadan mesela bir Milenyum kulesi nasıl yapılacak? |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-04-2002
Mesaj: 15
|
Deprem ve Duvarlar
sizin sorunuza cevap olur mu bilmiyorum ama bize okulda öğretileni size aktarmak isterim. Sizin bahsettiğiniz zemin katlarda duvarların olmayışı deprem sırasında binanın statik davranışında "yumuşak kat" denilen hadiseye sebeb olur. Yumuşak kat denilen olay zemin katlar da mekan gereksinimi (Oto galeri, işyeri vs..) nedeniyle ya tasarım aşamasında yada daha sonradan ara bölücü duvarların kaldırılması olayıdır. Bizlerin öğrendiğinin tersine betonarme karkas sistemlerde duvarlar da kısmen taşıyıcı görevi görürler. Çünkü betonarme sistemlerde kirişler de az da olsa seyim yaparlar. Bu seyime karşı olarak kirişlerin altında duvarlar bulunur. Zemin katlar da seyim yapan kirişlerin altından duvarları alırsak zaten işlev nedeniyle yüksek tutulan zemin katı zayıflatmış oluruz. Ayrıca bu bölücü duvarlar dikeyde kirişlere destek verirken bir deprem sırasında da deprem nedeniyle oluşan yan yüklelere karşı kolona destek verirler.
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|