![]() |
|
|||||||
| Üniversite Adayları ÖSS'ye girdiniz, mimarlık okumak ve en dogru tercihi yapmak istiyorsunuz. Bütün sorularınızın cevabı bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Üye Adayı
Kayıt Tarihi: 06-12-2007
Mesaj: 1
![]() |
Mimarlık öğrencilerinden beklenenler nelerdir?
Merhabalar,
Bu sorum özellikle mimarlara ve mimarlık bölümü öğrencilerine: Lise öğrencisiyim, üniversiteye hazırlanıyorum ve seneye sınava (ÖSS) gireceğim. Mimarlık şu an için aklımdaki bölümlerden bir tanesi ancak tam anlamıyla karar verdim diyemem. Ne sormak istediğime gelince… Özetle, mimar olabilmek için ne tür özellikler gerekmektedir; bir mimar adayının hangi konularda yetkin olması gerekir? Bildiğiniz gibi mimarlık ülkemizde sayısal puan türünden öğrenci alan bir bölüm. Yani mimarlık bölümünü kazanmış olan bir öğrenci – hele ki kazandığı bölüm iyi bir mimarlık bölümü ise – yüksek bir sayısal türü puanı almış olan, bu nedenle de doğal olarak matematik ve fen bilimlerine kafası çalışan bir öğrenci olmak zorunda. Ben de bir sayısal öğrencisi olarak matematik, geometri, fen bilimleri, soyut kavramlar ve şekiller, görsel – uzaysal zekâ gibi mimarlık için gerekli olduğunu öğrendiğim konularda kendime güveniyorum. Ancak benim asıl ve tek problemim, resim çizme yeteneğimin hemen hemen hiç olmaması. El ile kısacık bir düz çizgi bile çizemezken; küçüklüğümden beri cetvel, pergel, iletki gibi araçlar kullanarak anlamlı anlamsız bir şeyler çizmeyi çok severim. Bu yüzden mimarlığın tam da bana göre olduğunu düşünürken, resim yapma yeteneğimin olmayışından dolayı mimarlığa tereddütle yaklaşmaya başladım. Kısacası, sizce bir mimar adayının aynı zamanda resim yapabilme gibi sanatsal yeteneklere de sahip olması gerekiyor mu? Yoksa mimarlık daha mı başka bir şey? Lütfen bu konudaki görüşlerinizi belirtirseniz çok sevinirim. Asım Topan |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Öğrenci
Kayıt Tarihi: 11-03-2007
Mesaj: 64
![]() |
Öncelikle düşündüğün bölümler için araştırmalar yapman çok hoş, tebrik ederim. Çünkü ben ne istediğime ancak başımdan bir üniversite tecrübesi geçirdikten sonra karar verdim. Mimarlıkla birbirimize geç kavuştuk ama kavuştuk
![]() Mimarlık okumaya karar verme sürecinde olan her öğrencinin sorusudur bu "yetenek" Ben de aynı soru işaretleriyle geldim bu bölüme. Ama gördüm ki burada resim yapmaktan öte şeyler var. Resim sizi sınırlar, kuralları vardır. Oysa biz eskiz yapıyoruz, kimseye anlatma derdimiz olmadan, kendimiz için, tasarımlarımız için... Artık herşey sizin ellerinizin özgürce hareket etmesine bakıyor, sizin çizgileriniz oluyor onlar, size özel... Kalıplardan çıktığınızı hissediyorsunuz yavaş yavaş. Aslında her mimarın bir yeteneğe ihtiyacı var bence, ama resme değil tasarım gücüne. Gerçi buna yetenek demek yanlış olur. Bu bir süreçtir, çabalarsınız ve çıkıverir. Onun için bence düşünmeniz gereken resim yeteneği değil, hayal gücü; çünkü ben bu bölüme ilk girdiğimde acı bir şekilde hayal etmeyi unuttuğumu farkettim, o kadar çok kalıba sokmuşlarki bizi, çıkamıyoruz... Şimdi hayal edebilmenin, bunu tasarıma dökebilmenin zevkine vardım,(daha çok yolum var tabi ) tavsiye ederim, hayal edebiliyorsanız ne mutlu size, buyrun gelin
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Üye Adayı
Kayıt Tarihi: 12-11-2007
Mesaj: 13
![]() |
öncelikle çook çalışmayı sevmelisiniz. bıkmak usanmak yok! ve "azarlanmaya" alışmalısınız. (ki bunun kişilikle hiçbir ilgisi olmadığı söylenir evet öyleymiş sonradan farkediyorsunuz) aslında ben zeyneyzen arkadaşın dediği gibi bir özgürlükten bahsedemeyeceğim çünkü ne zaman farklı bir karalama yapsam ya anlaşılmadı ya da herkes gibi birşey yap işte denildi. ayıca bakıyorsun etrafına herkes aynı ama sen farklı birşey yapmışsın yani en azından farklı düşünmüşsün ama yok ne taktir var ne beğeni. varsa yoksa eleştiri şevkin kırılsada başlarda sonra hırs yapiyorsun ama herkesle aynı durmaktan öteye gidemiyorsun. ya birde işin komik yanı herkes aynı şeyleri yapıyor varsa yoksa kare dikdörtgen, yapmayın diyor saygıdeğer hocalarımız ama notlara bakıyorum kare dikdörtgen üçgen yine en iyi notları almış amorf yapıyorsun "değişik"olmuş diyor ve aldığın not! ama bunlar önemli değilmiş sonradan farkediyorsun. yani geçmek kalmak problem bunlar değil problem düşüncelerini sabit fikir karşısında savunabilmek ve arkasında durabilmek ya da karelerle empoze edilmiş bir beyinle "tasarım" yapmak!!
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Üye Adayı
Kayıt Tarihi: 12-11-2007
Mesaj: 13
![]() |
ayrıca şunu eklemek istyorum matematiği fiziği özlüyorum hem de çok! sayısal düşünce yeteneğini kaybetmek gerçekten çok üzücü!
|
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Öğrenci
Kayıt Tarihi: 11-03-2007
Mesaj: 64
![]() |
Alıntı:
Evet haklısınız hergün hocalardan yığınla azar işitiyoruz; fakat eskiz zaten başkalarına göstermek-anlatmak için yapılmaz, ha istersin gösterirsin o ayrı; ama eskizi kendin için yaparsın, fikirlerini aklına geldiği anda kağıda dökersin ki yenileriyle kıyaslayabilesin. Bu süreci yalnız sen bilirsin, başkaları baktığında bir şey anlamak zorunda değildir, zaten çoğu zaman da anlaşılmaz [/quote]ayıca bakıyorsun etrafına herkes aynı ama sen farklı birşey yapmışsın yani en azından farklı düşünmüşsün ama yok ne taktir var ne beğeni.[/quote] Aslında bu problemin çözümünü yine siz söylemişsiniz: [/quote]düşüncelerini sabit fikir karşısında savunabilmek ve arkasında durabilmek[/quote] Örneğin eğer form olarak çoğunluğun yaptığından farklı bir kütle tasarlamışanız bunun nedenini öyle bir açıklamalısınız ki hocaya; kabul etmeli. Tabi bu o kadar kolay değil, bunun için başta mimari bir dil ve iyi bir sunum gerekiyor (yani benim en çok eksikliğini hissettiğim konular ) Neden böyle dendiğinde tatmin edici cevaplar vermek gerekiyor, eğer veremiyorsak zaten o proje bizim için de bitmemiş demektir. Burda en önemli konu moralini yüksek tutmak, ben de daha bir iki saat önce çok fena azar işittim mesela Yani bu bölümün sabır gerektirdiği kesin Arkadaşımızın gözünü korkutmayalım, herşeye rağmen çok keyifli bir meslek...
En son zeyneyzen tarafından düzenlendi : 10-12-2007 17:51 Nedeni: alıntı |
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Adana
Öğrenci
Kayıt Tarihi: 18-09-2007
Mesaj: 29
![]() |
ben kritiklerde hocaların bir öğrenciyle bir buçuk saat diğeriyle 5 dakika konuşmalarından hoşlanmıyorum. Bazen hocalar bazi öğrencilerin tasarımlarını bile kendileri yapıyor.
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Öğrenci
Kayıt Tarihi: 11-03-2007
Mesaj: 64
![]() |
Bu dönemki proje hocam şöyle bir anekdot aktarmıştı: Kendisi ilk projesini alırken hocası hiç bakmıyormuş, anlatmasına bile izin vermiyormuş, aylarca böyle sürmüş ve sonra bizim hoca ağlamaya başlamış,h ocem demiş bana doğru düzgün bakmıyorsunuz neden böyle yapıyorsunuz demiş, o da senin projen zaten oluyor ne diye bakayım ki demiş
Belki sen de aynı durumdasındır architect_i ne dersin
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|