![]() |
|
|||||||
| Türkçe Dil Bilgisi Türkçe'nin düzgün kullanılmasına çok önem veriyoruz. Kafamıza takılan kuralları tartışıyor, dikkat çekmek istediğimiz kuralları bu başlık altında belirtiyoruz. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-07-2007
Mesaj: 50
|
Madem tartışma bu kadar uzadı, ben de düşüncelerimi paylaşmak istiyorum:
Arkadaşlar, Biz insanların en doğal hakkıdır anlaşılmak istenmek... Bunun için sadece karşımızdakinin bizi anlamasını bekleyemeyiz, anlaşılmak için biz de çaba göstermeliyiz. Dolayısıyla, kendimizi açık bir şekilde ifade edebilmek için de dilimizi uygun şekilde (noktalama işaretleri ve yazım kuralları da dahil olmak üzere) kullanmalıyız. Eğer ki bunun sadece bu forumda kendimize yer edinmek amacıyla dayatılan bir kural olduğunu düşünüyorsak, yazık derim... Bir şeyi yapıyorsak, lütfen önce kendimiz için yapalım, yani kendimizi bir adım daha ileri götürmek adına yapalım... Bugün burada yöneticileri bahane ederiz, yarın başka şeyler...Bunun ardı arkası kesilmez... Kısacası, lütfen dar bir görüş açısı ile bakmayalaım olaya. Başkalarını eleştirmeden önce kendimize bakalım ve bize yöneltilen eleştirilerden de pay çıkaralım.Yanlışlarımızı düzeltelim. İster katılın ister katılmayın ama üşeniyoruz arkadaşlar, üşeniyoruz gerçekten... Bugün sanal ortamda, yarın büroda, şantiyede... Teşekkür ederim, saygılarımla... En son küb tarafından düzenlendi : 01-08-2007 12:06. |
|
|
|
|
#17 |
|
Forum Üyesi
|
Tarihi kalıtları konusunda duyarsız, dil kullanımları açısında kültür emperyalizminin karşısında dimdik duramayan bir toplumda, anlık veya sanal tüketim içinde yazılan metnin kolay tüketilir olma durumunda olması evrensel bir durum halini almıştır. Bu toplum fertlerinin anlatım özelliklerine ve kelime-cümle yapılarına özen göstermesi beklenemez, bu durum, o insanların doğası halini almıştır. Anlatım biçiminin önemli olduğu kamusal, fikir, makale, akademik yazışmalarda ve edebi metinlerde, dil ve anlatım kuralarına daha çok önem verilmesi beklenmektedir. Oysa yukarda bahsettiğimiz tip toplum içerisinde günlük gazete, dergilerin ve hatta Nobel ödülü almış yazarların bile benzer dil hatalarını yaptığı görülmektedir. Hal böyle olunca, meslek ve makale sorumluluğu taşımayan alanlarda fikirlerini açıklayan bireylerinin dil konusunda umursamaz olmaları normalleşmektedir.
Dil bir değişim ve gelişim içerisindedir. Dilin bu devinimsel değişimini kapalı toplum karşılaştırmalarını ve dilin tarihsel süreç analizini yaparak fark edebiliyoruz. Örnek olarak Balkan Savaşları ile balkan dil havuzunda kalan Türklerin kullandığı dil ile bizim kullandığımız dilin farklılığı, yada, bu gün yurdumuzda kullanılan Gürcü dilinin, Gürcistan Acara Bölgesinde kullanılan dile göre 100 yıllık bir zaman diliminde arkaik hale gelmesi örnek olarak verilebilinir. Genel dil kullanımı dahilin de eklenen yeni kelimelere örnek olarak asri, modern ve çağdaş kelimeleri örnek olarak verilebilir. "song" kelimesinin yapısı değiştirilip basitleşmesi ile "son" olarak kullanılması, "eyi" kelimesinin değişerek "iyi" olarak kullanımını örnek olarak verebilirim. Dildeki yazım ve imla kurallarının değişmesini, toplum yapısının değişmesi ile eş zamanlı ve benzer şekilde ele alabiliriz. Her toplumun medeniyette bir adım öne gitmesi yani "Devrim" hakkı bulunmaktadır. Aynı şekilde devrimin tersi olan, tarih sahnesinde geriye gidiş olan " "İrtica" da toplumların bir hakkıdır. Buradan çıkışla birlikte toplumların bu hareketlerinin zaman içinde yol açtığı yeni yaşam ve anlam biçimleri, zamanın sonsuzluğu ölçütünde anlaşılmaktadır. cümle ve kelime yapılarının bu şekilde değişiminin önüne geçilemezliği toplumumuzda karşılaştığımız yozlaşma ve hızlı irticanın bir yansıması olabilir mi? Bu içerden ve hızlı bir şekilde gerçekleşen değişimin "burda okadrda dikkat etmee gerkte yok. br şklde anlaşıl mıyormu" betimlemesiyle tanımlamak istiyorum. Ama dildeki bu kullanımın, kolay anlaşılmaya dair bir yöntem olarak da işlenebilinip dil bilimciler tarafından üretilebilir buluyorum. O zamanda beklemediğimiz yeni bir iletişim şekli ortaya çıkar. Yukarda tartışılan mesajın ana içeriği budur. Metnin anlamının bozulduğu yada var ediş amacından uzak düştüğü söylenemez. Ancak var ediş amacından sapan anlaşılmalara neden olacak bir dil kodlamasıyla yazıldığı anlaşılmıştır. Burada çöp ileti tanımlaması bir eğretileme (metafor) olup bilinçli kullanım amacı çöp ileti olması üzerine değildir. Amaç ve bağlam ilişkisi içerisinde yapılan bir bilinci size aktarmak istemiştim. Bilinçli olma durumu yanlış bir şekilde aktarılan fikrin şekli üzerinde odaklanmamalıdır. Demek ki açık ve net yazılmayan düşünceler, kafalarını kullanan bireyler üzerinde anlama sıkıntılarına yol açıyor. Bundan dolayı "bakalım ne oluyor" desturu ile mesaj atmadığımı, sayın ayasofya ve forum okuyucuları, size açıklamam gerekmektedir. Arkitera yönetimini duyarlılığı ve yardımlarından dolayı kutluyor ve yönetiminize teşekkür ediyorum. |
|
|
|
|
#18 |
|
Yönetici
|
Merhaba
"Tarihi kalıtları konusunda duyarsız, dil kullanımları açısında kültür emperyalizminin karşısında dimdik duramayan bir toplumda, anlık veya sanal tüketim içinde yazılan metnin kolay tüketilir olma durumunda olması evrensel bir durum halini almıştır. Bu toplum fertlerinin anlatım özelliklerine ve kelime-cümle yapılarına özen göstermesi beklenemez, bu durum, o insanların doğası halini almıştır." Yazdıklarınızdan konuya bakışınızı "toplum kötüyse bireyler iyi olsa ne yazar" şeklinde özetlemek mümkün gibi görünüyor. Peki kendi doğru yanlışlarımızı genelinkilerle yargılamak ve onlara göre şekillendirmek doğru bir yaklaşım mıdır? Modernliğin başlangıç noktası "sürü"ye uymaktan vazgeçip "birey" olabilmek değil midir? Örneklem olarak verilen, farklı etki altında kalmış, bir zamanlar aynı dili konuşan insanların günümüzde farklılaşmış dillere sahip olmaları gerçeği, bize ancak bu insanların bugün birbirini anlamayacakları gerçeğine ulaştırır. Bu forumda amaç fikrini paylaşmak, iletişmek olduğuna göre... Asıl işleri başka şeyler olduğu halde hassasiyetlerini burada duru bir iletişim ortamı kurabilmek olarak belirleyen insanları tebrik etmemiz ve desteklememiz gerekirken neden "boşuna uğraşıyorsunuz, bırakın herkes istediği gibi yazsın" çizgisine çekmeye çalışıyoruz? Dile özen göstermek için dilbilimci ya da edebiyatçı olmak mı gereklidir? Edebiyatçıların bile hata yapabildiğini bilmek hatalarımızı haklı çıkarmaya yeter mi? Bu forumun amacı dilbilgisi öğretmek, yanlışları düzeltmek değil, olmamalı; amaç doğru ve doğrudan, olabildiğince yanlış anlamalara imkan vermeden düşüncelerimizi paylaşmak değil mi? |
|
|
|
|
#19 |
|
Yönetici
|
Forumda bir yazım kuralları başlığı var; fakat ben karınca kararınca bu konuda forumda beni rahatsız eden noktaları ve kendimce bulduğum bazı kolaylıkları paylaşmak istiyorum:
1- Dahi anlamında gelen de'lerin ayrı yazılması konusu belki de ilkokuldan beri öğretilir, ama bir iki kişi dışında, hassasiyet göstermenin ötesinde, sanıyorum konu bilinmiyor. Bu aslında o kadar da zor bir durum değil, benim bulduğum şöyle bir kolaylık vardı zamanında; örneğin "Ben de gelebilirim" demek gerektiğinde, "ben" ve "de" arasında 2-3 saniye bir duruyordum ve "de"yi daha vurgulu söylüyordum. Cümle bu şekilde kulağa anlamlı geliyorsa ayrı yazılacağını anlıyordum. "Bu akşam bende toplanalım" derken mesela "ben" ve "de" ayrı okunursa anlam bozuluyor! Her iki cümleyi de her iki şekilde ayrı ve tek solukta okumayı deneyin. Sonradan zaten zamanla buna gerek kalmadığını göreceksiniz. 2- Aynı durum "ki" için de geçerli: "Tabi ki"deki ki ayrı yazılıyor, ama "buradaki" ki bitişik. "Buradaki örneğe bakacak olursak" ve "Ali de burada ki geleceğini hiç tahmin etmezdim" cümlelerini yine ayırarak ve tek bir solukta okumayı deneyin. Göreceksiniz zaten kulağınız doğruyu söyleyecek size. 3- Klavyenizde sadece (.) olmadığını; (?), (!), (,), (") kullanarak vurgularınızı daha iyi ifade edebileceğinizi keşfediniz. Fikrinizi daha iyi ifade etmek en başta sizin yararınızadır. Hele cümleniz yüklemle sona erdirildiği halde (...) kullanmak "chat" dilinden kalma bir alışkanlık olsa gerek! 4- ("Sorabilir miyim?", "Gelir mi?") Soru ekleri ayrı yazılıyor. 5- Kitap okumak kesinlikle anlatım gücünüzü arttırmanıza yardımcı olacaktır. 6- Lütfen yazdığınız mesajı göndermeden önce bir kere daha baştan sonra ve sanki bu yazıyı okuyacak başka biriymişsiniz gibi okuyun. Anlatmak istediğiniz net bir şekilde anlatabiliniyor mu? Uzun yazıların okuyucuda bir yılgınlık yaratacağını düşünerek, acaba daha az kelimelerle de derdinizi anlatabilir miydiniz? Ya da düşüncenizi yeterince güçlü savunacak örnekleri, ya da alıntıları verdiniz mi? Daha güzel bir tartışma ortamı hedefleyerek, daha doğru anlaşılabilmek adına daha iyi anlatabilmek için dikkate alınacağını ve cüretimizin yanlış anlaşılmayacağını umarak...
__________________
"(...)Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz boyu sulara Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum (...)" T. Uyar En son architurk tarafından düzenlendi : 11-02-2008 13:40. |
|
|
|
|
#20 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Helal.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-12-2004
Mesaj: 44
|
Kimi davranışlarımız ya doğuştan gelir (içgüdüsel) ya da görerek, hissederek ve uygulayarak gelişir. Geliştiririz eğer varsa bir hatamız, eksiğimiz. Nasıl ki ebeveynlerimiz bize ilkokuldan başlayarak söylerler. ("Ders çalışsana yavrum" u geçiyorum
) "Kitap okuyun bol bol." derler. Ama siz karşınızda bir model görmek istersiniz okuyabilmek için. Ve onlar genelde kitap okumazlar günlük gazete dışında. (Tabii o da bir alışkanlıktır.) Hiç okumayanlar da vardır. Şimdi siz karşınızda model yok diye okumaz mısınız yoksa kendim için diyerek okur musunuz?Buradaki herkes belirli bir eğitim almış veya eğitim almaya devam ediyor. (sorup sorabileceğiniz kişi çok) Bu konunun açılması ve konu ile ilgili kuralların bu sitede zorunlu olarak olması (bu kurallar biz doğmadan önce de vardı-kendi adıma konuşursam-sadece zamanla değişenler oldu), bunların tekrar tekrar irdelenmesi ne kadar üzücü. Son olarak; eğer kendine saygın, özenin varsa dikkat edersin yazdıklarına. Dış görünüşten daha önemlidir çıkacak iki söz ağızdan... İyi günler... |
|
|
|
|
#22 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-12-2004
Mesaj: 44
|
Son cümle çok mu devrik olmuş?? :P
|
|
|
|
|
#23 |
|
Arkitera Üyesi
|
Biz bu kadar üzerine gittikçe -sakınılan göze çöp batar misali- cümle kurma çabamız ne boyutlara getiriyor bizi
![]() Şaka bir yana, bu olayın bu kadar uzamasının tek nedeni bence; insanların eleştirilmeyi kabul edememesi gibi. Bunun da yanlış anlaşılmaması ve yeni bir tartışmaya başlanmaması için şunu da eklemek istiyorum: Burda tartışılan konu -yani Türkçe'miz- hepimizin sahip çıkmaya çalışması gereken bir konu. Yani, anadilimizin özenli kullanımı konusunda yapılan bu diyalogların uzamasına anlam veremiyorum. Eğer siz zaten yanlışlık yapmadığınızı düşünüyorsanız insanların size ne gibi bir kastı olabilir ki? Çoğu insan burda birbirini tanımıyor ve yöneticilerin tek amacı sizi yermek değil; aksine topluluğu her yönden üst düzeyde tutmaya çalışmak -anladığım kadarıyla-. Eğer siz yanlışlık yaptıysanız -ki bu çok normal- bu konuda küçük uyarılmaları tartışmaya çevirmenin manası yok gibi geliyor. Ne aldığınız uyarı sizi rezil eder, ne de farklı bir konuma sokar. Ne güzel ki kendinizi düzeltebilecek bir şansınız oluyor. Bu sadece forum için geçerli değil, tüm yazışmalarda herkes hata yapabiliyor. Bu sayede, daha dikkatli yazmanın ne gibi bir zararı olabilir ki bize? Amacımızın tartışmak değil, gelişmek olması dileğiyle... |
|
|
|
|
#24 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-12-2004
Mesaj: 44
|
Böyle bir cümle olabilir. Adı devrik cümle. Bazen kullanılır da zor anlaşılır. Galiba doğrusu ve anlaşılırı bu.
Ağızdan çıkacak iki söz daha önemlidir dış görünüşten. |
|
|
|
|
#25 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-12-2004
Mesaj: 44
|
Yani kısacası cümle kurmak için çaba harcamıyorum. Kendi seçimimdir devrik veya düz yazmak. İyi Günler..
|
|
|
|
|
#26 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
![]() Okulda öğretilenlerden hatırladığım, adı olumsuzluk çağrıştırsa da metnin içine devrik cümleler serpiştirmek (ve ya cümlede yüklemi hiç kullanmadan (...) ile bitirmek) metni sıkıcılıktan kurtarıyor, canlılık katıyordu. Yani devrik cümle kullanmak bir kuralsızlık ya da yanlış sayılmıyor. Bunun yanında ilk yazdığınız şekli bana daha "şâirâne" gelmişti: Dış görünüşten daha önemlidir, Çıkacak iki söz ağızdan.
__________________
"(...)Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz boyu sulara Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum (...)" T. Uyar |
|
|
|
|
|
#27 | |
|
Yönetici
|
Zoque Forum'un mesaj gönderme ekranından bir alıntı:
Alıntı:
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#28 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-12-2004
Mesaj: 44
|
Alıntı:
Tabii ki devrik cümle kurmak yanlış değil. Yazıp okuduktan sonra sanki yanlış yazmışım gibi geldi. O yüzden çok mu devrik oldu dedim. Ve bilerek öyle yazdım. Devrik cümle ile ilgili yazdıklarınıza katılıyorum. Yanlış bir şey yok. Dediğiniz gibi daha dikkat çekiyor. Aklımdan öyle geçtiği için yazıyorum. Devrik veya kurallı. Teşekkürler ilginiz için. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-02-2008
Mesaj: 8
|
selam.
Selam arkadaşlar,
Bu sabah mail adresime bir mail geldi arkitera dan. bir revizyon yaptık forumlarımıza katılın dediler. Fakat sınırlamalarımız var önce kabul salonunda yazışmanız gerekiyor diyorlar. 50 mesaj biraz fazla üye kabul etmek için. eleştirilerimi iletmek istiyorum. ben neden bir başlık açıp sorunlarımı yada anlatmak istediklerimi paylaşamıyorum. |
|
|
|
|
#30 |
|
Arkitera Üyesi
|
Ben de açıklamamı yapayım. Cümle kurma çabası derken, yazma konusunda zorlanmanızdan bahsetmedim tabiiki de. Devrik cümlenin yapısını ben de biliyorum ve isteğe bağlıdır, karışmam söz konusu değildir. Sadece diğer forumlara oranla burda gördüğüm değişikliklerinin -gelişmişlik düzeyinin- altını çizmek istedim. Gerçekten hergün bir yenilikle karşılaşıyorum, amacım mesajımda da yazdığım gibi tartışmak değil kesinlikle. Ama insanlar yanlış anlaşılabiliyor bu da çok doğal. Yanlış anlaşıldıysam kusura bakmayın, daha dikkatli olmaya çalışacağım.
Saygılarımla. |
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|