![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
Mimarlar Mühendisler bu bilgi çok önemli!!!
Sabah Gazetesi'nden:
10 metrelik camiye 28 metrelik minare lazım Minarelerin rüzgarda yıkılmaması için Diyanet İşleri Başkanlığı 4 tip cami projesi geliştirerek, Valiliklere gönderdi. Diyanet İşleri Başkanlığı Teknik Daire Müdürü Cengiz Bacak, camilerin Mimar Sinan'ın "Altın Oran" olarak belirttiği standarda göre yapılması gerektiğini söyledi. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da fırtına nedeniyle yıkılan minarelerin yüksekliklerinin, standartlardan fazla olduğunu hatırlattı. Yılmaz, minare boyu standardının maksimum 28 metre olarak belirlediğini, bunun için de cami boyunun en az 10 metre olması gerektiğini vurguladı. Çürük camilerin yıkımı için de bütçesinden 850 milyar liralık ödenek ayıran Diyanet, deprem bölgesinde 366 hasarlı camiyi yıkma kararı aldı. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
Yapılacak bir binanın standartı Mimar Sinan'ın belirlediği oranlara göre belirleniyor
"yıl:2001"Mimara mühendise ne gerek var ![]() |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-11-2001
Mesaj: 12
|
ortalıkta mimar sinan kopyaları :!?
yazık çok yazık..ortalıkta hala mimar sinan kopyaları dolanıyo..
nasıl kopya ise ? daha neler var neler.. bizim burda bi cami altında ise süpermarket! artık ne diyeyim şaşırdım..yazık valla.. ![]() |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-07-2001
Mesaj: 95
|
Pek çok konuda (kişisel başarılar dışında) başarısız daha doğrusu eğitimsiz ve görgüsüz bir ülke olduğumuzu düşündükçe mimarlığı HİÇ umursamıyor olmamız beni şaşırtmıyor.
Göçebe bir toplumun mimariyi ve şehirciliği çok umursamasını da bekleyemeyiz. Öncelikle hiç bir resim görmememe rağmen piramit çatı füze minareler bana Pakistan, Faysal Cami'yi fazlasıyla hatırlattı. Umarım Vedat Dalokay'ın mimarı olduğu bu yapının (yani bir Türk'ün daha önceden Ankara'ya yapmayı teklif ettiği ve kabul görmeyen caminin) bir kopyasını yapıp komik duruma düşmeyiz. ![]() İstanbul'da her sokağa bir tane DNA'sı bozuk Sultan Ahmet, Süleymaniye koymuş olmasaydık bu eserlere çok daha büyük bir hayranlık duyacaktık. "Dinimizde belirlenmiş bir cami modeli yoktur. Bu nedenle Selçuklu veya Osmanlı mimarisine uygun cami yapmak yerine, çağın mimari anlayışına uygun farklı bir cami inşa etmek istedik." diyenler de beni çok şaşıtıyor. Nedir çağımızın mimari anlayışı? Füze (1990 körfez savaşında çok kullanıldı) minare? Piramit çatı da bambaşka birşey. Piramitler çağımızda yapıldı sanıyor herhalde birileri. Ben daha çevreci ve doğa ile bütünleşmiş bir ibadethanenin din kültürüne uyacağına inanıyorum. Hangi din olursa olsun Tanrı'nın yarattığı şeylere yakın olmak....vs... yani demek istediğim biz hep gösterişin, pozun peşindeyiz. Simgeler ve estetik çok önemli ancak mimarinin tanımı değil. Türkiye mimarlığa aç bir ülke. Uzay çağı kütüphanesinin ülkemizde yapılacağı haberini duymak dileği ile, İyi günler/akşamlar... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
şöyle bir resim var
: |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Yönetici
|
zor
Şimdi vapur arkası açık bölümde simit karbonatlı çay ve martılar zevkimi Şaaaşalı Haydarpaşanın arkasından çıkan o camii bozmuyor mu bozuuuyyyooorrrrrrrr.
Hem de nasıl her gün bana o eziyet yapılmaz ki. O yüzden duyarsız demeyelim. Bana bir cami yap denilmyeceğine adım gibi eminim. Çok çok çok param olsa dindar olmadığım halde bir cami yaptırırdım yarışma açardım. Eğer bir cami yarışması olursa iki elim kanda olsa bu çok çok zor işe girerim. Ancak Vedat Dolokay'ı hatırlayın bilmeyenler okusun. Onun çektiklerini okuyun. Sonra dinin neden baskıcı olduğunu kavrayın. Habukisi islamiyet ne kadar güzel ne kadar yenilikçi bir dindir. Beğenirim. Ama o kafalar yok u kafalar. Sahrayı cedid'^te de bir modern camii var. Pöh yani.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-04-2002
Mesaj: 3
|
Gerçekten çok ilginç bir durum valla... gülsek mi ağlasak mı?
Ama yinede böyle şeyler bizlerin yani mimarların,tasarımcıların bazı şeyleri daha iyi anlamasını sağlıyor. Mesela toplumumuzun ,mimarlık hakkında tam olarak bilgi sahip olmaması gibi.Çoğumuzun başına gelmiştir ; Ne iş yapıyorsun sorusuna "mimarım" diye cevapladığım da. "ne? mimar mı? ne yani mühendis mi? ne yapıyor sunuz siz? Plan mı çiziyorsunuz?" gibisinden tepkiler alıyorsak bu " tip cami" densizliklerini de daha uzun yıllar çekeceğiz gibime geliyor. Buna benzer bir olayı okul yıllarımda bende yaşadım. İsmi lazım değil orta seviyeli bir üniversitenin zorla eklenmiş mimarlık bölümünde okudum. Mimari proje 5 dersi. Konu: deprem sonrası Sakarya'sında göl kenarında bir semt merkezi. Merkezin ana teması orta ölçekli bir cami. Konuyu görünce ister istemez tüm arkadaşlarım gibi bende şok oldum. Napcaktık şimdi. Modern mi - kalsik mi? İlkini yapsak; ya cami gibi olmazsa korkusu... ikincisini yapsak; belirli kuralları var. ya mimar sinan gibi yapamazsak... Zaten dönemin yarısı bunun tartışmasıyla hiçbir şey çizmeden geçti. Şu anda düşünüyorum da acemilik ne de olsa... ![]() Neyse sonunda eskizlere başladım. Tasarladığım şey şuydu; 3. boyutda "şahadet getiren bir el" 'e benzeyen cami kütlesi ve "dua eden ellere" benzeyen sembolik minareler... Eskizlerimi hocalarıma gösterdiğimde ummadığım bir tepki aldım. Açıkçası üstü kapalı dalga geçtiler. Bazısı da böyle bir caminin olamayacağını çünkü camide insan figürlerini kullanamayacağımı, kimiside çok uçtuğumu, kimisi projemin dinle alakası olmadığını söyledi. Ama nedense proje notları açıklandığında geçen projelerin tamamının "piramit cami" olduğunu gördüm. Oysa piramit mısırın, firavunun yani islam için din dışı bir şeyin sembolüydü. 28 kişi piramit yaptı ,ben yapmadım ve sonuç: okulu uzatım... Bu gibi zihniyetler mimarlık okullarında bile mevcut ise diyanet işlerinden, toplumdan bizi anlamalarını beklemek bence bir hatadır. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-02-2001
Mesaj: 19
|
Özellikle dini yapı kronolojisinde “Osmanlı camisinin biçimini” oluşturan bir millet olmamız, cami biçimine belirli bir karakter vermemiz bizim için, anadolu için aslında önemlidir. Belirli bir cami biçimi yoktur diye de bir yaklaşım olamaz. Her kültür kendine göre, iklimine göre bir biçim oluşturmuştur. Hint cami mimarisi, Arap cami mimarisi, Selçuklu cami mimarisi, Osmanlı cami mimarisi mevcuttur. Bazı ortak özellikler dışında hepsi de biçim olarak farklıdır. Sonuçta bu topraklarda İslamiyetin yayılışından sonra erken dönem de dahil olmak üzere yüzyıllar boyu inşai tekniklerle ve iklimle ve fonksiyonellikle doğru orantılı olarak gelişen ve yenilenen bir cami mimarisi ortaya çıkmış ve bunun nihaisini de fonksiyonelliği, iklim uyumu, insan algısallığına olan saygısı, çevre ile olan bütünlüğü ve paylaşımı ile Osmanlı’nın en iyi dönemine denk gelen Mimar Sinan camileri oluşturmuştur.(o tarihte elbette) Buradaki tek farklılık ,diğer kültürlerin cami biçimlerinden, merkezilik ilkesidir ve bunu tek kubbe ile ve kareleme sistemi ile çözerek elde etmiştir. Plan bazında Arapların enine geliştirdikleri biçim Mimar Sinan’da merkezilik ilkesi ile kare şeklinde çözülmüştür. Sonuçta oluşturulan biçimler belirli gerekliliklerin yerine getirilmesi için şekilsel olarak çözülmeye çalışılarak yapılmıştır.
Günümüzde ise tam tersine; belirli ideolojileri vurgulamak, eylemleri simgeleyen yapı ögelerini abartmak, kullanıma ne kadar yarayacağı düşünülmeyen mekanları konumlandırmak, yerine ve ihtiyacına bakılmadan nereye olursa olsun yapılmak süreti ile caminin görsel bir kirlilik oluşturmasına sebep olunmuştur. Düşünsenize huzur bulacağımız mekanlara sahip bir yapı için “ıyyyyyy” nidalarında bulunuyoruz. Bu arada şimdiki camilerin ihtişamı konusu var. O kadar büyük olmaları öykündükleri camiler için. Ama Mimar Sinan devrinde bile sadece padişahlar için büyük ölçekli camiler inşa edilirdi. Sonra, daha küçük boyutlular ise sultanlar ve paşalar için yapılırlardı. Sadece padişah camileri tepelere konumlandırılabilirdi. (Süleymaniye gibi) paşa ve sultan camilerinin kubbe boyutu sınırlandırılmaları bile vardır. (Piyale Paşa camisi o yüzden 6 kubbeye bölünüp açıklık o şekilde geçilmiştir.) Ve o dönemde mahalle camileri ise küçük ölçekli idi hep. Zaten halk Cuma ve bayram günlerinde büyük camilere giderdi. Şimdi ise her mahalle de, her otoyolun kenarında, her tepede(ve hatta aynı tepenin eteğinde), bir apartmanın bitişiğinde, vs. vs. büyük ana kubbeli ve sıra sıra birsürü kubbeli sokak camileri görmek mümkündür. Bu konu o kadar çok şeyi içeriyor ki anlatmakla bitmez herhalde. Ama önemli olan, işlevselliği en iyi şekilde yansıtabilmek ve simgesel ögeleri(gerekiyorsa) abartmadan bir bütünlük içerisinde kullanarak bir yapı oluşturmaktır herhalde. ![]() |
|
|
|
|
|
#11 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-10-2001
Mesaj: 47
|
Yarışma [Cami- Huzur Mekanı]...Gurur duydum...
Alıntı:
Cami tasarimlari ile ilgili tartişmalara buradaki sanal ortam dışında pek rastlamadım, acaba var mı boyle bir şeyler...? V. Dalokay ve C. Bektaş dışında bu konuda mesai harcamış tasarımcı var mıdır? Selamlar, Ratio |
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-04-2002
Mesaj: 1
|
Selam,
tam olarak rakami su an hatırlamıyorum ama %80 civarı birsey di bu rakam turkiyedeki camilerin tapusuz olanların yuzdesi.Tabi bunlarin yıkılması gerekiyor bu bakıs acısı ile fakat soyle bi sorun dan bahsediliyor oda ki turkiyede yasiyorsunuz sıkıyorsa bi camiyi yikmaya calisin bakin basiniza neler geliyor o yuzden isteyen herkes heryere dileye bildigi gibi cami dike bilir bizde daha bunu burda cok tartisiriz. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Camilerin sayıca çokluğu konusuna küçük bir örnek vermek istiyorum. Şu an İzmit'te, TEM otoyoluna bakan bir bölgede çalışıyorum ve etrafa bir bakınca birbirine çok yakın bir sürü cami görebiliyorum. Sebebini biraz araştırınca da şunu öğrendim ki.... bu civarlarda bir inşaat yapmak isteyen varsa ruhsat alabilmek için bir tane de bedavadan cami yapması gerekiyormuş!!! Rüşvetin böylesi.....
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
Otoyolda giderken camileri saymaya çalıştım ama mümkün olmadı, o kadar sık aralıklarla yapılmış ki, demek sebebi buymuş
![]() Cami inşaatının ruhsat almasına da gerek yok herhalde Türkiye'de, ilahi bir dokunulmazlık söz konusu. Caminin de bir bina olduğunu anlatmak çok zor, kabul ettirmek ise pek mümkün değil. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-09-2002
Mesaj: 16
|
SİZ NE BİÇİM İNSANLARSINIZ? SANKİ TÜRKİYEDE HERSEY ÇOK DÜZGÜN HERSEY ÇOK MÜKEMMELDE TUTMUS CAMİLERİN ÇOKLUGUNU IVIRINI ZIVIRINI KONUSUYORSUNUZ...YOK CAMİ YAP RÜŞVET VERMİŞ SAYILIYORMUSSUN YA GERÇEKTEN BUNLARA İNANDINIZ MI? İNSAN YAZMAK İSTEDİKTEN SONRA İSTEDİGİNİ YAZAR TABİ BURASI ÖZGÜR BİR PLATFORM FAKAT YAZDIKLARINIZ BİRAZ DAHA TUTARLI VE GERÇEGE ,MANTIGA DAYALI OLSUN..
EN AZINDAN BAZI İNSANLARIN DEGERLERİNE SAYGI DUYUN! EN ÖNEMLİSİ BU SAYGILI OLALIM BİRAZ!!!! |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|