![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#47 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 23-07-2002
Mesaj: 966
|
Timesonline'dan bir haber: Türkiye’nin Yeni Lokumları
Alıntı:
Çeviri için sevgili Yıldız Uçak'a teşekkürler ![]() |
|
|
|
|
|
|
#48 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-12-2004
Mesaj: 843
|
http://arsiv.sabah.com.tr/2006/09/24/gun113.html
Gazetenin kendisinde fotoğraflar da var, siteye koymamışlar onları...
__________________
bulutların gözyaşları pencerene vururken düşüncelere daldığın gecede kurduğun hayaller sana uyumayı unutturuyorsa, gelecek o hayalleri sana yaşatsın.. En son Melody tarafından düzenlendi : 25-09-2006 09:07. |
|
|
|
|
|
#50 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-03-2006
Mesaj: 13
|
içeri girdiğimde konut bloğunun insanı rahatsız eden,boğan bi tarafı olduğunu hissettim,bilemiyorum biraz daha uzak mı olmalıydı bu blok yada içerisi mi biraz ufak o blokların yanında??bence rahatsız ediciydi.
__________________
where did I put my block? |
|
|
|
|
|
#51 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Merhaba, İstanbul için gerekli altyapıyı sağlamakta güçlük çekildiğini günlük hayatımızda çok yakından görebiliyoruz...Kanyon-Levent gibi yapıları barındıran bölgeler için çok iyi neticeler veren çözümler gerektiği kesin... Aşağıdaki fotoğrafı Beşiktaş-Akaretler ayrımında yağmurun etkili olduğu ilk gün çekmiştim. Boğaza bu kadar yakın ve daha az yoğun bir noktada dahi sorunlar yaşanırken Levent bölgesi çok zorlanacak gibi duruyor. Yağışlı günlerde trafik ise ayrı bir sorun olmağa devam ediyor, fotoğrafta da göreceğiniz gibi, o gün trafik Karaköy-Beşiktaş hattında kilitlenmiş, insanlar araçlardan inmiş ve ben de dahil olmak üzere yürümeyi tercih etmişlerdi. En son asteria tarafından düzenlendi : 25-09-2006 17:14. |
|
|
|
|
|
#52 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-09-2006
Mesaj: 22
|
Levent bölgesindeki yüksek yapıların mantar gibi çoğalması sonucunda alt yapıdaki sorun gözler önüne serildi.Ama aslında her zman yaptığımız şey bu değil miydi zamnında düşünmek yerine sorunla karşılaşınca büyük sorun bu çözülmesi lazım gibi cümleler kurmak.Kanyon açılmadan önce yağmurlu bir havada Metrocity'den aracıyla maslak yönüne çıkıştan çıkmayı deneyen bir insan bu sorunla o günlerde yüzyüzeydi zaten.Ama Kanyon'un populer bir yapı haline gelip onun üzerinden eleştri yapmakta garipsenecek birşey.(Kanyon beğendiğim bir proje değildir ayrıca)B.taş akaretlerdeki görülen resimler ise daha farklı yorumlanmalı bence.
|
|
|
|
|
|
#53 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Merhaba, Amaç, Kanyon-Levent üzerinden eleştiri yapmak değil, ancak Kanyon'un mimari tasarımı Levent bölgesindeki kendi içine dönük olan diğer benzeri yapılardan farklı, iklimsel dış etkilere açık bir tasarımı var ve özellikle yağış en çok etkileyen unsur. Aslında burada Kanyon'u sevmek ya da sevmemekten değil, o bölge yoğunluğu için geç gibi görünse de bir şeylerin yapılması gerektiği, çünki bu yapılar azalmayacaklar, yenileri katılacak aralarına ve daha fazla yüklenilecek alt yapıya. Beşiktaş-Akaretlerdeki durumu gösteren fotoğraflar ise sadece bir ölçü, bir mukayese için oradalar. Kot seviyesinin bu kadar düşük olduğu ve yağmur suyunun kolay tahliye olacağının düşünüldüğü yerlerde yağmurun ilk bir kaç saatinin ardından yaşanan sorunlar. Eğer daha az yoğun bu noktalarda durum bu olabiliyorsa, yüksek ve çok yoğun yapılaşma ve barınma olan yerlerdeki alt yapının daha talepkar olduğunun vurgulanması ile ilgili. Eğer bugün veya çok yakında Akaretler'den geçerseniz orada hummalı bir İSKİ çalışması göreceksiniz, kazı ve yeni boruların yeraltına yerleştirilmesi gibi. Trafikle yaşanan sıkıntı ise sadece, bu tür durumların doğal bir yan ürünü olarak karşımıza çıkıyor, Levent bölgesi veya değil, ama genel olarak İstanbul'un önemli bir sorunu olarak. İstanbul, heşeye rağmen hala çözümlere ulaşabilir, bu bir şikayet değil, alt yapıların yetersiz kalıp tamamen iflas etmesine giden süreçte sadece bir tespit. Ve bu tür tespitler mutlaka her kesimden yapılmalı, alt yapıyı iyileştirecek kişi veya kurumlara sürekli olarak hatırlatmak için, seyirci kalmak yalnızca bize yeni sorunlar olarak dönmeğe devam edecek... İyi çalışmalar |
|
|
|
|
|
#54 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-09-2006
Mesaj: 22
|
Selamlar,
Söylediğiniz çoğu şeye katılıyorum.Kanyon'un yapım aşamasında yaklaşık 2 aydan fazla staj yaptım ve genel mimarisi ve planlaması hakkında bilgi sayhibi olduğumu düşünüyorum bu bakımdan.Dediğiniz gibi Kanyon'un mimari tasarımı Levent bölgesindeki kendi içine dönük olan diğer benzeri yapılardan farklı, iklimsel dış etkilere açık bir tasarımı var ve özellikle yağış en çok etkileyen unsur.Ama sonuçta Kanyon bir konseptten üretilmiş bir proje.Ne yazık ki her ülkede bir kanyon durumu oluştuğu da aşikar.Büyükdere cad. üzerine yapılan her yüksek katlı yapı(göktelen ya da kule olarak adlandıramıyorum belki benim bilgi ya dadüşünce yanlışlığım vardır) orada alt sorunun artmasına neden olacak bu da ortada.Ama mimar bence yapacı yapıyı düşünürken tasarlarken herseyin bir bütün olduğunu düşünmeli asıl sorun burdan başlıyor.Çünkü bu yapıların hepsine ulaşım kolaylığı sağlanıyor.(hepsinde bir metro giriş-çıkışı)peki proble m çözülüyor mu hayır.Daha da artıyor. Cem ilhan ve Bünyamin Derman ile sitemiz için bir söleşi yaptık ve orda sölenen bir söz gerçekten çok hoşuma gitmişti.Burda sizinle paylaşayım: Bünyamin derman: Bir kenti kent yapan hizalarıdır, zemindir. Zeminle ilişkisidir. Paris gibi bir şehre gittiğin zaman hizayı bozan bir yapı gösteremezsin. Sokakların caddelerin düzeni vardır. Kent bir sistemdir. Bizde sistem yok ki. Dolayısıyla iyi bir mimarlık ürünü beklememiz olası değildir. Niçin eski konutları ya da yapıları seviyoruz; çünkü birbiriyle ilişki kuruyor. Bizde hiçbir yapı birbiriyle ilişki kurmuyor. O yüzden zeminle de ilişki kurulmuyor. Cem İlhan : Her parsel kendi özel durumunu dayatarak yada bir takım işler elde etmiş yapılar olunca ortaya bu çıkıyor. Bu verilen örnek niye iyi. Reasurans binası, oturmuş bir kent dokusu içinde üretilmiş. Çünkü orada bir nizam var. 19. yy dokusu içinde bir izin üzerine oturuyor. Planda oradan çıkıyor. Dünyada da iyi şeylere bakarsanız extrem mimarlık örnekleri olsalar bile kent dokusu içinde üretildikleri için iyi çıkıyor, şansı baştan var diyebiliriz. Bu çok dallı budaklı birşey. Bir sürü yere gider bu. Bir nedeni de aşamayacağı kutsal sorunlar olması .Oradaki hukuki ve mülkiyet meseleleri çözülemeyeceği için zaten yapılamayacak da. burdan anladığımız üzere sanki bir kent kültürü etkisi var.Bu kültürü eksikliği kent dokusunun oluşumunda sorun yaratıyor.derken hersey bir makinenin dişlisi gibi birbirini izliyor.Alt yapıda bunlardan birisi. Trafik sorunu hakkındaki düşüncem ise yapılan işlerin aynı anda yapılma mantığından geliyor sanırım.10 temel atma 10 açılış mantığı İstanbul'un ana halterleri üzerinde olduğu sürece bu sorun çözülmeyecek.Bir nokta aynı anda 5 ya da 6 noktada etkisini gösteriyor çünkü.
__________________
www.ytumimarlik.com |
|
|
|
|
|
#55 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Merhaba, Güzel tespitler yapılmış yazınızda, hem kendi görüşleriniz hem de söyleşilerden alıntılarınızla...Paylaştığınız için teşekkürler. Özellikle aradan seçtiğim bir kaçı: "..Çünkü bu yapıların hepsine ulaşım kolaylığı sağlanıyor.(hepsinde bir metro giriş-çıkışı)peki problem çözülüyor mu? hayır. Daha da artıyor." Bu biraz da halkımızın şehirde yaşamakla ilgili kültür alt yapısı veya tercihleriyle ilgili gibi geliyor bana. Sizin de sıklıkla izleme fırsatınız olduğunu düşünüyorum ki, halkımız kendi otomobilini tek başına kullanmayı metro veya farklı toplu taşıma araçlarına tercih etmeğe devam ediyor. Bu tür yerlere toplu taşımayla gelenler kısa süreli olarak alış veriş merkezlerini ziyaret eden kesim, fakat orada ikamet edenler için kişisel araçları önem kazanıyor ve yollar yoğunlaşıyor... Arada geçen söyleşideki her iki mimarımızın tespitlerine de katılıyorum, eminim daha da ayrıntılı devam ediyordur... Ve son olarak sizden olduğunu tahmin ettiğim önemli tespit: "..burdan anladığımız üzere sanki bir kent kültürü etkisi var. Bu kültürün eksikliği kent dokusunun oluşumunda sorun yaratıyor. Derken hersey bir makinenin dişlisi gibi birbirini izliyor. Alt yapıda bunlardan birisi. Evet, belki de bir şehir için en önemlisi, tıpkı bir ağ gibi tüm şehrin zemininin altında, derinliklerde, günlük hayatımızda bizim gözlerimizden uzak ama asıl olarak sağlıklı ve düzgün şehir yaşantımızı sağlayan herşeyi barındırıyor veya onlara ulaştırıyor. Bir noktanın kopması diğerlerine uzanan kolları felç ediyor. Ve son bir not olarak, ben İstanbul gibi bir depremin de bekleyişindeki bir metropol için bunun çok öncelikli olarak halledilmesini arzu ediyorum...Bu konuda yetkililerden açıklamalar ve çözüm önerilerini duymayı umuyorum... İyi çalışmalar |
|
|
|
|
|
#56 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-02-2006
Mesaj: 36
|
kanyondaki konutlaın planları...
kanyondaki yaşam alanlarının büroların konutların mağazaların planları elinizde varsa benımle paylaşırmısınız?teşekkür edrim...
|
|
|
|
|
|
#57 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Kanyon'daki konutların planları Kanyon'daki yaşam alanlarının, büroların, konutların ve mağazaların planları elinizde varsa benimle paylaşır mısınız? Teşekkür ederim. Olarak doğrusunu yazmak aslında çok basit. |
|
|
|
|
|
|
#58 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-02-2006
Mesaj: 36
|
Kanyon'daki yaşam alanları
Alıntı:
Kanyon'daki yaşam alanlarının;örneğin büroların,konutların,mağazaların planları ve bu alanlar hakkında bilgilerinizi benimle paylaşır mısınız?Teşekkür ederim. Kolay gelsin. |
|
|
|
|
|
|
#59 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Kanyon Alışveriş Merkezi -proje geneli ve konsepti ile ilgili düşünceleriniz nelerdir?
Bir ziyaretçi ve mimar olarak neler gözlemlediniz? |
|
|
|
#60 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-05-2006
Mesaj: 54
|
sanırım iç mekandaki heyecanlı çözümler,dış cephede yansıtılamamış,
çok daha farklı bir cephe beklerdim..
__________________
Ayşin GÜLEÇ |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|