![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.663
![]() |
şüphesiz rennie ye katılmamak elde değil
büyük bir şans arkadaşlar için iyi bir tecrübe de sadece duygusallığa kapılıp olumsuzlukları emek ile haklılaştırmak bir alışkanlığa dönnüşmesin diye eleştiriler çünkü bedrettin dalanı yüceltici kendilerini de bir o kadar kendisinin müritleri gibi anlamlar barındıran cümlelerle çıkış yapmalarından dolayı ben yazma gereği duydum daha iyiler için.... |
|
|
|
|
|
#17 | ||
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.311
![]() |
Alıntı:
Ayrıca bitmekten ne anlamamız gerekli? Bu soruya da cevap vermek lazım. Alıntı:
Atatürk Havalimanı'nında da detayların çok iyi çözülmediği bilinmekte ama böyleleri yoktur herhalde:
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
||
|
|
|
|
|
#18 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-01-2002
Mesaj: 2
![]() |
son olarak......
Alıntı:
bilmenizi isterimki -Ancak bu kadar genç ve tecrübesiz bir ekip ile (yaş ortalaması 26 deniyor) - diye tanımladığınız o ekibin üyeleri bağdat caddesindeki yine yeditepe ünversitesine bağlı olan dişhekimliği binasını ve Maltepe İlçe Emniyet binasını( tüm basından 5 yıldızlı olarak övgü aldı) tasarlamış ve inşaatın kontrolörlüğünü yapmıştır. Bu konu ile ilgili olarak artık mesaj yazmıyacağım cunku bu sayfalara kadar ulaşan kişilerin eleştrilerinin daha etraflıca bilgilerle donanmış olmasını beklerdim....Lutfen perpektifinizi biraz daha esnekleştirin |
|
|
|
|
|
|
#19 | |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.311
![]() |
Sayın betül ulukuz,
Bir kere bu zamana kadar cevap yazdınız bunun için tebrikler. Alıntı:
Yeditepe Üniversitesi kampüsünü gezdiğimde bir kullanıcı olarak beni rahatsız eden pek çok şey oldu. Başka binalarda olmuyor mu sanki? Pek tabi ki oluyor, hem de sık sık... Ancak Yeditepe'de beni rahatsız eden uygulama alanı çok büyük ve kullanılan malzemeler de oldukça pahalı malzemeler olduğu halde ortaya çıkan ürünün yeterli kalitede olmadığını görmekti. Yaş ortalaması 26 olan kişilerden de bundan fazlası beklenemezdi kısmına ben de katılmıyorum. Diş Hekimliği Fakültesi binasının basından övgüler almasının binanın kaliteli olduğunu göstermeyeceğinin umarım farkındasızdır. Ayrıca Bedrettin Dalan faktörü söz konusu iken basından övgüler almak çok da zor olmamalı...
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
|
#20 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
![]() |
öncelikle eleştiri zeminin kişiler değil binalar olması gerektiğinin altını çizeyim. (forumun adı bina eleştirisi gördüğünüz gibi)
Adı geçen binaların genç bir ekip tarafından yapılması eleştiri konusu değildir. Yanlış anlaşılmasın. Ben bu kadar büyük bir kompleksin bu kadar genç bir ekip tarafından yapıldığı başka bir örnek bilmiyorum. Yapılan hataların da tasarım ekibin yaş ortalamasını ve tecrübesini düşünerek acımasızca eleştirilmemesi gerektiğini söylemeye çalıştım. Konuyu başka yönlere kaydırdıysam özür dilerim. Ama madem tasarım ekibi daha önceki tasarladığı binaları örnek göstererek bu konuda tecrübeli olduklarını iddia ediyorlar. O zaman diyecek bir şey yok. Buyrun üzerinde tartışılması gereken esas konu olan binaları tartışalım. Yeditepe kampüsü için pek çok eleştiri geldi. Tehanu adlı forum üyesi yaşarak gördüğü pek çok noktayı yazmış. Bu konulara cevap gelmedi henüz. Bağdat Caddesindeki Diş Hekimliği binası'nı biliyorum. Açık olmak gerekirse Cadde üzerindeki İstek Vakfı'nın Mavi-Yeşil Lisesinden sonra en rahatsız olduğum bina. Gerek mavi granitleri ve paslanmaz çelik korkulukları, gerekse iki kollu merdivenleri bence abartı bir gövde gösterisi. Bir diş hekimliği binasından çok balo salonuna ya da bir kasra benziyor. Maltepe Emniyet binası'nı ise bilmiyorum. Resmini yollarsanız onun üzerinde de tartışabiliriz. |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-01-2002
Mesaj: 35
![]() |
AKUSTIK
hocalarimizin sikca ve ozenle uzerinde durdugu bir konu;bir bir tasarimcinin tasarlarken tasarima ait sorulara, soz konusu problemin UZMANIYLA isbirligi icinde cevap aramasi gerektigi olmustur hep. bu oneriden benim kendi cikarimimsa; mimar kisinin butun projeyi tek basina sirtlanmamasi gerektigi.. yani hayati denebilecek teknik konularda o konu uzerine uzmanlasmis birimlerle calismanin gerekliligi. yazik ki turkiyede uzmanlasma henuz onemi kavranamamis ya da surekli gozardi edilen bir LUKS! konusma ve dinleme eylemlerinin ilk sirayi aldigi bir tasarim parcasi-SINIF- da 5. sirada oturan dinleyicinin ogretmenin ne dedigini isitememesi sorunu bu LUKSUN gozardi edildigini isaret ediyor.. bu formun uyeleri siz deneyimli mimarlara soruyorum,cahilligimi bagislayin;dogru AKUSTİK bir luks mudur? uzman gerektirmez mi, yoksa mimar bunun altindan tek basina kalkmali midir? ve de turkiyede akustik uzmanligi diye bir birim var mi? |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Kayıt Tarihi: 17-01-2002
Mesaj: 1
![]() |
Akustik düzenleme ile sağlanabilen "Konuşma Anlaşılabilirliği" (Speech Intelligibility) artık hiç de "lüks" sayılabilecek birşey değil. Bir konferans salonundaki konuşmacının ne dediğini dinleyiciler anlamakta güçlük çekiyorlarsa, salon ne kadar doğru yapılmış olursa olsun esas görevini yerine getirmiyor demektir. Maalesef doğru akustik özelliklerin o kadar kolaylıkla elde edilemiyeceği daha yeni yeni mimarlar tarafından farkedilmeye başlandı. Biz 6 senedir ses mekanları tasarlıyıp inşaa ediyoruz. Bu zaman zarfında akustik olarak yanlış yapılmış mekanları düzeltme projelesi sayısı küçümsenemeyecek kadar fazla. Ama son zamanlarda hiç beklemediğim sektörlerden gelen danışmanlık talepleri bu konunun düzelme yolunda olduğunu gösteriyor.
|
|
|
|
|
|
#23 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.311
![]() |
Sayın Tehanu ve Sorgun Akkor,
Bu konu "Yeditepe Üniversitesi Kampüsü". Akustik ile ilgili genel tartışmaları bu konunun içinde yapmazsak konu ile ilgilenmeyen kullanıcılar boşu boşuna buraya gelerek yazılanları okumazlar ![]() Umarım bu tür uyarılardan kimse alınmaz. Bu tür uyarıları yapmadığımız takdirde forumun düzenini ve kullanışlılığını korumak mümkün olamayacaktır.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-01-2002
Mesaj: 1
![]() |
Fazla Ciddi
Mimarlık konusunda yetkin değilim, ancak yıllardır üniversitede okumuş biri olarak
; Bence daha fazla pencere olmalıydı, öğrencilerin ortamı açısından çok daha iyi olurdu. Belki ısıtmayı zorlaştırır ama ortam daha önemli bence. Sanki iş adamlarına özel yapılmş bir bina havası var dışarıdan. Zaten özel üniversiteler de hep bu hava oluştu bende. Devasal bina fikrine ben de karşıyım, yani devasal olabilir ama hissettirilmemeli. Burada özellikle hissettirilmeye çalışılmış. Okul için hatalı bence. Daha cana yakın kampüsler yapılması dileğiyle, çalışan mimarlara başarılar dilerim.
|
|
|
|
|
|
#25 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-10-2001
Mesaj: 51
![]() |
Alıntı:
Devasal imaj ise binanın prestij ve gücünü gösterir, bu da iş hayatında olumludur, ama okul hayatında öğrencilere rahatsızlık vermekten öteye gitmez. Mimarların çabasını takdir ediyorum, ama genç bir ekip olarak daha genç ruhlu bir kampüs yapabilirlerdi diye düşünüyorum, kaç mimarın eline genç yaşta kampüs yapmak gibi bir fırsat geçer ki? |
|
|
|
|
|
|
#26 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-01-2002
Mesaj: 1
![]() |
bir yapı sadece müşterisine ait değil neticede.. onu kullanan ve görenlere-bakanlara karşı da bir duruşu-sorumluluğu var. ayrıca ne idüğü belirsiz bir kişiye (müşteri bile olsa) bina konsepti bırakılacaksa mimara ne gerek var?
bir de selçuklu mimarisini okuyamayan, hatta onu hakaret de eder derecede bir kolaj, kakafoni ve grotesk bir taklidine dönüştüren mimarlar gördükçe sanat tarihçilerimize de kızıyorum aslında. bi de şu imza yetkisi işini oda gündemine tekrar taşıma gerekliliği tekrar hatırıma geliyor. |
|
|
|
|
|
#27 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-01-2002
Mesaj: 3
![]() |
Alıntı:
sanırım Hem Çinici'ye hem de mekana büyük haksızlık. Bir kampüs için gereksiz derecede anıtsal ve kitch!! Asıl sorun tasarımın söylendiği gibi Bedrettin Dalan'a ait olması. Bir mimar meslek etiği ölçüleri içinde müşterisinin istemlerini yerine getirebilir. Proje süreci müşteri ile mimarın konu üzerinde birbirlerini ikna etme ve uzlaşma sürecidir. Ancak bu yapılarda görülüyor ki müşterinin her dediği olmuş! Gençlerin buna alet edilmeleri haksızlık. Gençler yapsalardı iyi olurdu. Bu proje'yi Türk mimarlık ortamının bir ayıbı olarak görüyorum. En son Beliz Özgür tarafından düzenlendi : 07-07-2004 16:47 |
|
|
|
|
|
|
#28 |
|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 31-01-2002
Mesaj: 7
![]() |
Yeditepe Üni-ver-site/arazi/si Kam-püs/süslü püslü/ü
ornament is crime/ nokta/
yeditepe kampüsü yapıları allah allah sesleri ile çevreye saldıran bir imaj yığını gibi geldi bana, yoksa şüpheniz mi var? blur'ün fotoğrafları yardımıyla (tabii bir de elimden geldiğince)okudum yapıyı -kendisini görmek mümkün olmadı- ve eleştirileri, ve tasarım ekibinin eleştirilere yanıtlarını. yaş ortalaması, bu ölçekte işleri kotaran diğer gruplara oranla düşük sayılabilecek bir grubun, sadece buna dayanarak bazı şeyleri (merdiven ile hol mahallerinin süpürgelik kesişimindeki, besbelli şantiyede uygulanıvermiş detayları; ya da mal sahibi ile ilişkileri peltemsi bir kıvama getirmeden tasarım kararlarının uygulanması ağırlığını hissettirmedeki yetersizliğe bağlı olduğunu sandığım aksaklıkları) mazur göstermeye çalışması akla yakın değil. çünkü sevgili hocam aydan balamir'in sıklıkla belirttiği gibi: her iş iyi yapılmayı hak eder/ nokta/ grubun yaş ortalaması düşük diye onlardan tasarım anlamında ancak belli bir miktarda (kime göre, neye göre) performans beklenebileceği savı da öyle. dikkat, odtü kampüsünü tasarladığı yıllarda behruz çinici de tastamam 26 yaşında idi! genç insanların tasarım konusundaki heyecanlarının onları, kemikleşmiş kanıları olan orta yaş grubuna göre daha dinamik (ama çoğu zaman daha çözümsüz uygulamalara götürücü) kitlelere, daha (ope)rasyonel çözümlere ve daha şık (evet, şık; bazen slick... her ne derseniz, sade de diyebilir miyiz zaman zaman) mekanlara taşıdığını düşünüyorum- gözlemlerim bu yönde en azından. proje süreci ile inşa sürecinin birbirinden yazılı proje onayları ile ayrılmadığı her işte görülebilecek aksaklıklar, türkiye'de kanıksanmış bir şey. adeta bizim ülkemizde yapı yapma (çatma) aktivitesinin tek işleme biçimi bu. "projesi bitti, sıhhi tesisatın lavabo besleme borularının kotlarına kadar her türlü bilgi uygulama projesine işlendi, şantiye toplantıları yapıldı, herkes yapının nasıl olduğunu, ve ne zaman ne yapacağını biliyor; haydi artık işe koyulalım" gibi bir durumu ciddi ciddi tırnak içinde işte bakın koydum da hatta tırnak işaretlerini "lüks" sayıyoruz; elzem iken. hal böyle iken, böyle bir yapı, ama kör ama topal, 11 ayda tamamlandı, takdir bekliyoruz gibi bir söylem uygulamacıların (benim gibi) gözünde "vay helal olsun" (şantiye jargonu ile) tepkisi ile karşılanabilir. ama ben, hala aklı tasarımda- eleştiride- iyileştirmede olan bir uygulamacı olarak, öyle demeyeceğim. "az zamanda çok ve büyük işler" başarmış bir ecdadın torunları olabiliriz, fakat dikkat, o işlerin hepsi çok minimal eksikler ile tamamlandı; biri plan koteyi yanlış okumuş gibi duran kararsız gabari farklılıkları ile o standarda ulaşamayız. yapıya geri dönelim: selçuklu mimarisi, içinden çeşitli büyüklükte kitleler, formlar, ifadeler ve desenlerin (pattern manasına) pervasızca ödünç alınabileceği bir repertuvar ise; (ki bu metnin yazarı bundan pek emin değil) yapılan b i t i ş t i r m e o p e r a s y o n u (cephe tasarımı diyemedim, ellerim kırılsın) başarılı sayılabilir; şöyle ki, neyin (portal- kantin kapısı mı yoksa?) nereden (işte selçuklu albümünden seçtik canım) alındığına, ek yerlerine yapılan kitlesel vurgu ile bir tık daha anlam katılması ve her şeyin bir saniyeliğine ayrıştırılması bu başarının anahtarı. (genç tasarımcılara öğütler) buna mukabil, hereke halılarındaki "yedi dağın çiçeği" deseni tadında bir avlu döşemesi ile dösim'in eklektik souvenir'larına (ben de eklemlemeci bir tamlama yaptım, bakalım yapabilecek miyim diye merakımdan) taş çıkartacak bir çalışma ile anadolu'da gözlenebilecek kilim desenlerinden şahane bir kolajın mozaikle ifadesi de söz edilen başarının sırrı. (genç tasarımcılara öğütler 2- to be continued) hem anahtarı, hem de sırrı başarının, açıklandığına göre, selçuklu mimarisinden tanıdığımız bir takım mimari ögeleri (öge dedim, affet beni karatay medresesi!!!) oraya buraya yapıştırabileceğimize dair ilhamın nereden geldiğinin, işlerimizi izleyenlerden (ben mesela) bunu şiddetle merak edenlere anlatılmasının zamanı gel(me)miş midir? En son mortimes tarafından düzenlendi : 31-01-2002 15:15 |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 01-02-2002
Mesaj: 29
![]() |
yeditepe
Almanya'da mimarlik okuyorum ve bitince Türkiye'ye dönmek istiyorum. Ancak fotograflari görünce cok sasirdim ve dönünce mesleki acidan cok büyük uyum problemleri yasayacagima karar verdim.
Yani bize burda ögretilen seyleri tamamen kafamdan silmem gerekiyor. Amacim o binalari tasarlayan arkadaslari tenkid etmekten cok mimari anlayisin, zevklerin vs... ülkeden ülkeye ne kadar farkli oldugunu belirtmek. Mimarligin evrensel ve nesnel bi sey olduguna inancim gittikce azaliyor yani. |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 31-01-2002
Mesaj: 7
![]() |
Re: yeditepe
"Mimarligin evrensel ve nesnel bi sey olduguna inancim gittikce azaliyor yani." diyen ve mimarlığın evrensel ve özellikle nesnel bir ş e y olduğuna dair inancı nereden edindiğini bilemediğim sevgili gringo'ya küçük bir hatırlatma:
tekil örnekler üzerinden gelecek planlamak doğru değil, türkiye'de, almanya'da öğrendiğin şeyleri görebileceğin yapılar da var. bununla birlikte (az daha "buna mukabil" yazacaktım, muhtemelen anlamayacaktı tabii sevgili gringo) mimari anlayışın her coğrafyada (yalnizca ülkeden ülkeye değil yani, bir düşün torosların etekleri ile karadenizin kıyısını, dön bir de güneydoğu anadoluyu düşün, ya da trakyayı) müthiş farklı olması kadar doğal ne vardır ki... mimarlık ki, topos ile bağımlıdır aslında...değil mi? En son mortimes tarafından düzenlendi : 07-02-2002 21:56 |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|