![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.311
![]() |
Söylediklerinizi dikkatlice okuyunca hak veriyor insan.
Ancak forumda tartışılan Park Otel konusuna göz atınca da, "adım atmamaya" da hak vermiyor değil.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-05-2001
Mesaj: 95
![]() |
ASLA ama asla o binaya adimimi atmam ben.
bizim okuldaki hocalar o bina icin istanbulun cinsel organi diyo.bas bas bag1r1yo ama anlayana. tam bi rezillik. arkadaslarla karar vermistik bombzl1ycaz orayi) o sinirle tabii ama ne kotuluk varsa yaparim hem o binaya hem de mimarina.
|
|
|
|
|
|
#18 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-01-2002
Mesaj: 4
![]() |
ne yapabilirsiniz ki
birde şu açıdan bakın gokkafeste süren yaklaşık 15 yıllık inşaat süresince kaç mimar inşaat muhendisi ve meslekten insanlar oradan ekmek yedi oranın tasarımcısı şantiye şefi mimar ve inşaat mühendislerinden oluşuyordu böyle bir iş size gelse ne yapardınız düşünün |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
![]() |
Bu bina imara uygun yapılsaydı, inşaatında çalışanlar ekmek yemiyecek miydi?
|
|
|
|
|
|
#20 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-03-2001
Mesaj: 14
![]() |
ekmek
Bu biraz sağlıksız bir bakış açısı. Mimarlık ortamındaki -ve daha nice pek çok şeyde olduğu gibi- kısırlıklar sıkıştırıyor diye yapılanı mazur göstermek alışkanlığı. Öyle bakmaya başlayınca Gökkafesin mimarının "ben yapmasam da yapılacaktı bari benim elimden çıksın da birşeye benzesin..." açıklamaları da hoş karşılanması gereken bir tavır olarak karşımızda dikilir.
İki yalnış bir doğru etmez.!!! Bu görüşler camiadan dahi çıkıyorsa şehircilik/mimarlık/tasarım kültürü de gelişemez. Nerede ne kadar hoşgörülmesi gerektiğinin dengesini iyi kurmak gerek. Prensip önemliyse tabi... |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-01-2002
Mesaj: 4
![]() |
tekrar
ben tekrar soruyorum bu iş bu şikayetleri yapan arkadaşlara gelse ne yapardı
(ben yapılanı savunmuyorum. Gökkafesin imalatında çalışmış biriyim. Merak ettiğim türkiye şartlarında berrin süzer size gelse bu şekilde ve ben bunu istiyorum dese siz ne yapardınız Mimar ve Mühendis arkadaşlara sorulur.) |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-03-2001
Mesaj: 14
![]() |
ahlaksiz teklif
Sahip oldugu motivasyon iyi mimariyle degil de cok ama cok para ve populariteyle ilgili olanlar icin reddedilmesi sahiden zor bir teklif olurdu sanirim...
|
|
|
|
|
|
#23 | |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.311
![]() |
Alıntı:
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
|
#24 |
|
Üye
Kayıt Tarihi: 05-10-2001
Mesaj: 12
![]() |
ne kadar hoşlanmasam da ben de fyo'ya katılıyorum
bina yapıldır artık bundan sonrasına bakmak lazım |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.311
![]() |
Ritz Carlton'da spam email gönderdi
![]() Burdaki "romantik suit" Gök Kafes'in içinde...
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
![]() |
DOLMUYOR
bu reklamları otel dolamadığı için yapıyorlar, zaten otel 14 Şubat'ta en dolu gününü yaşamış
![]() Kavgalı gürültülü bir inşaat süreci, bina herşeye rağmen yapıldı diye üzülen tepki duyan binlerce insan ve şimdi binanın ağarladığı misafirler manzaranın keyfini çıkaran romantikler ! |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
![]() |
Gökkafes'in yer ve dizayn olarak felaket bir bina olduguna ben de tüm kalbimle katiliyorum. Hele ilk hali tam "kirmizi baslikli kiz" idi ki Allah'tan tepesini de maviye boyadilar da hic degilse biraz olsun duzeldi ( dediklerine göre Doruk Pamir bu ise cok kizmis, "binanin orijinalligi bozuldu" diye...
)Ama su da bir gercek ki 2020 senesine gelindiginde (eger büyük bir deprem olmaz, dünyaya asteroid carpmaz, ya da Ecevit iktidarda kalmazsa) Taksim'den Maslak'a kadar olan tüm alanlar, Bogaz'dan bakildiginda bastan asagi gökdelenlerle dolacak oldugundan, bu "kalabaligin" arasindan Gökkafes'i secebilmek icin gözlerimizi kisarak uzun uzun bakmamiz gerekecek... Yani aslinda "Anti-Gökkafes" duygular zamanla gecmis günlerin nostaljik bir baskaldirisi olarak hatirlanacak; zira Istanbul coktan "Istan York" veya daha dogrusu "Sao Istanbulo" olacak...
|
|
|
|
|
|
#28 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-09-2002
Mesaj: 40
![]() |
Sorun sadece Gök Kafes midir?
Dalan zamanında ortaya çıkan pekçok çirkin yapılaşmadan, sadece biridir Gök Kafes..... Anaplı belediyelerin birbirini kollamasıyla da, Prof. Süzer'i geçerek amacına ulaşmıştır. Park oteli ise durdurabilmiştir Süzer....Dalan İstanbul'a hatıra olarak sadece gökdelenleri değil, boğaziçi'ndeki kazıklı yolları da dikmiştir. Taksim/Tepebaşı yolunu açarken İstanbul'un eski binalarını da yıkıp atmıştır. Ayrıca 4. Levent Büyükdere caddesinde şimdiki yerini alan pekçok gökdelenin arsası da, sit alanı sınırları içinde olmasına rağmen, o zamanın belediyesine kar sağlamak amacıyla özel şirketlere satılmıştır. Aslında caddenin, İş Bankası Kuleleri'nin olduğu taraf, Boğaziçi sit alanı sınırları içindeydi. Ve Emlak Bankasının yaptırmış olduğu bina(sanırım 8kat) geçmişte o caddenin en yüksek binasıydı. Nasıl ki, geçmişin en doğru yapılanmış semtlerinden birinin 1. ve 4. Levent semtlerini, son 10 yıl içinde inşa edilen gökdelenleri bozduysa buna da ne sivil toplum örgütleri ne de biz mimarları sesimizi çıkarmadıysak, sadece eleştirdiysek, çuvaldızı önce kendimize batırmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Ayrıca Mimarlar Odası da tüm bu inşaatlar olurken ne yapmıştır, bunu bilemiyorum? Bu yüzden ben, esasen Mimarlar Odasına girmek istemiyorum. Boğaziçi İmar müdürlüğü, Mimarlar Odası, Anıtlar Kurulu gibi öncelikle şehre herşeyiyle sahip çıkması gereken kurumların gerekirse sivil toplum örgütlerini de yanına alarak, yaptırımcı tavrını en kısa sürede ortaya koyması gerekiyor. İstanbul, İstanbul olmaktan çıktı gitti zaten, en azından elimizde kalanları koruyalım. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
![]() |
Bence gökdelenleri yikmadan önce su "gecekondulari" halletsek cok daha iyi olacak...
![]() Bana sorarsaniz eger, iyi bir dizayna sahip olup cevresi ile uyum icindeki bir gökdelen (veya gökdelenler) Istanbul'a cirkinlik degil, güzellik katarlar. Dünyanin pek cok yerinde "iyi tasarlanmis" yüksek yapilar, bulunduklari sehirlerin sembolleri haline gelmislerdir (Chrysler Building ve New York, Commerzbank Zentrum ve Frankfurt, vs...) Sunu unutmamaliyiz: Istanbul bir Venedik veya Floransa gibi "cam faunus" icinde muhafaza edilen "ölü bir müze sehir" degil - "yasayan" ve sürekli olarak "gelisen / yenilenen" bir sehir... Üstelik hem Floransa'dan, hem de Venedik'ten cok daha eski ve soylu bir sehir... Venedikler, Floransalar, hepsi bir bir yok olup "ölü" birer "müze sehir" haline geldiler. Oysa Istanbul, tüm dinamizmi ve canliligi ile hala ayakta... Avrupa Birligi'nin "Kent Gelisimleri" raporuna göre Moskova ve Istanbul, yakin zamanda Londra ve Paris'e katilip Avrupa kitasinin 4 büyük "dünya kenti" olacaklar. Istanbul bugün Avrupa, Ortadogu ve Afrika kitalarinin bulundugu (dünya haritasinin orta kismi) yerdeki en büyük sehir. Gittikce gelisen bir bölgesel "ticaret" ve "finans" merkezi. Hal böyleyken gökdelenlerin ve büyük is merkezlerinin insa edilmesi "kacinilmaz" olacaktir. Üstelik bana sorarsaniz "iyi tasarlanmis" ve "cevresi ile uyumlu" gökdelenler, Istanbul'a cirkinlik degil güzellik katacaklardir. (Keske Avcilar ve Bagcilar gibi sacma sapan yerlere gökdelen yapilacagina, Levent-Maslak arasi Istanbul'un yasal "La Defense"i olarak secilse ve gökdelenler sirf oraya yapilsalar... Ama bizde ne yazik ki "urbanistik" diye bir bilim dali hicbir zaman gelismemis (Atatürk yillarinin Ankara'sinda uygulanan kent planlamasi disinda...)) Bu sekilde tipki Paris'teki La Defense gibi belirgin ve "düzenli" bir skyline'imiz olurdu (keske Gökkafes, Tekstilkent, Korteks, Polat, Elit, Sisli Plaza ve Kozyatagi kuleleri de Levent-Maslak hattinda olsalar...) Keske Levent ve Maslak ayri ayri olmayip tek bir büyük modern "skyline" olsa... ![]() Neyse, sözün özü su: Eger bir "savas" acilacaksa bu önce "gecekondulara" acilmali, gökdelenlere degil... Bence "Dalan" zamaninin en büyük "talan"i , Bogaz'in Anadolu yakasinda, Anadolu Kavagi yakinlarindaki Cam Fabrikasi'nin sirtlarindaki tepenin adeta agaclardan arindirilarak bir "Gecekondu Tepesi" haline getirilmesi. Eger yakin zamanda vapurla bir Bogaz turu attiysaniz siz de bu igrenc "gecekondu tepesini" ve bu tepenin cevresindeki yesil alanla olusturdugu tezati görmüssünüzdür... Bence Bogaz'daki en büyük katliam bu olmustur... Pera'daki Levanten'lerden kalma tarihi binalarin "yol acmak" icin tek tek yikilmalari da cok aci bir "Dalan hatirasi"dir. Bu yol, belki trafigi hafifletmis ve "Beyoglu'nun arka sokaklari"ndaki batakhaneleri de büyük ölcüde kurutmustur ama, Istanbul'un tarihi degerdeki pek cok güzel binasini da yok etmistir. Mesela buraya (cok daha pahali olmakla birlikte) Brüksel'deki cözüm getirilebilirdi (yol "yerin altindan" bir tünelle gecebilirdi...) Bence gökdelenlerden önce "gecekondulara" savas acsak cok daha iyi olacak. Niye mi? 1) Istanbul'un su ve oksijen kaynaklarini kirletip yok ettikleri icin 2) Sultanbeyli gibi yerlerden cikan oylarla "Istanbul"'un Belediye Baskani secildigi icin (ömrü boyunca bir kez olsun Istiklal Caddesi'ni görmemis insanlar "Istanbul" un belediye baskaninin kim olmasi gerektigine karar veriyorlar...) Haliyle Dalan, Sözen ve Gürtuna gibi "Istanbullu olmayan" baskanlar göreve gelip, tarihini ve özelliklerini pek tanimadiklari bu sehri bir güzel "hallediveriyorlar". ![]() 3) Istanbul gibi güzel bir sehri boyasiz-sivasiz tugla yiginlariyla cirkinlestirip dünya aleme bizi "Ücüncü Dünya Ülkesi" olarak rezil ettikleri icin. (Allah'tan IOC bize olimpiyatlari vermedi... Yoksa o stadyumun etrafindaki rezillikleri bütün dünya görecek, ve Türk turizmi ile Istanbul'un imaji da bundan büyük zarar görecekti... Simdi oraya ISTOC bir "Trade Center" insa ediyor: Gecekondu okyanusunun ortasinda bir "ticaret merkezi"... Tipki Tekstilkent ve Korteks kuleleri gibi "ziyan olmus" yapilar... Hadi Tesktilkent'in tasarimi cok da güzel degil ama Korteks Plaza gercekten hem dis hem de ic tasarim bakimindan cok güzel bir bina, ve böyle bir binayi da Avcilar'daki gecekondu yigininin ortasina yapmak düpedüz "günah" bence...)
|
|
|
|
|
|
#30 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-09-2002
Mesaj: 40
![]() |
Sunu unutmamaliyiz: Istanbul bir Venedik veya Floransa gibi "cam faunus" icinde muhafaza edilen "ölü bir müze sehir" degil - "yasayan" ve sürekli olarak "gelisen / yenilenen" bir sehir... Üstelik hem Floransa'dan, hem de Venedik'ten cok daha eski ve soylu bir sehir...
Venedikler, Floransalar, hepsi bir bir yok olup "ölü" birer "müze sehir" haline geldiler. Oysa Istanbul, tüm dinamizmi ve canliligi ile hala ayakta... Avrupa Birligi'nin "Kent Gelisimleri" raporuna göre Moskova ve Istanbul, yakin zamanda Londra ve Paris'e katilip Avrupa kitasinin 4 büyük "dünya kenti" olacaklar. -------------------------------------------------------------------------------- Kazansky Venedik ve Floransa'nın (Paris hatta Londra'da dolaylı olarak bu söylemin içine girmiş gibi görünüyorlar)ölü oluşuna katılmıyorum. Müze olarak nitelenebilirler belki, çok iyi korundukları ve sahip çıkıldıkları için... Ve sadece bu yönleriyle binlerce turisti ülkelerine getirebilmektedirler. Ölü değiller, çünkü özellikle Paris'te eski Paris şehrinin sınırları çizilmiştir ve bu sınırın içindeki tüm binalar iç kullanımları değişse bile dışları olduğu gibi kullanılmak üzere korunmaktadır ve yeni Paris bu çizginin hemen yanından başlayarak pekçok gökdeleni içinde barındırmaktadır. Londra'da da aynı durum söz konusudur. Mimari, şehircilik ve arkeoloji birlikte çalışarak mevcudu ve yeniyi başarılı bir şekilde geleceğe taşımaktadır. İstanbul'da zannetmiyorum ki kimse gökdelenlere karşı değil. Doğru yerde yapılmaları koşuluyla.... Bu da tümüyle belediyelerin kararı olması sebebiyle çarpık yapılaşmanın içinde yer almaları da kaçınılmaz oluyor. -------------------------------------------------------------------------------- (Keske Avcilar ve Bagcilar gibi sacma sapan yerlere gökdelen yapilacagina, Levent-Maslak arasi Istanbul'un yasal "La Defense"i olarak secilse ve gökdelenler sirf oraya yapilsalar... (keske Gökkafes, Tekstilkent, Korteks, Polat, Elit, Sisli Plaza ve Kozyatagi kuleleri de Levent-Maslak hattinda olsalar...) Keske Levent ve Maslak ayri ayri olmayip tek bir büyük modern "skyline" olsa... Kazansky -------------------------------------------------------------------------------- Levent/Maslak arasındaki gökdelenler caddenin iki yanını pek güzel süslemiş durumda.Fotoğrafını çekip, arkadaşlarınıza gönderebilirsiniz. Peki ya beraberinde getirdikleri sorunlar?.... Siz bu gökdelenlerin sahip olması gereken kapalı ve açık otopark sayısına hiç baktınız mı? Kapalı otopark sayısı son derece yetersiz, açık otopark olarak da, sokaklar kullanılıyor ... Durum öyle felaket ki, iç Levent'te ikamet eden insanlar ya da iş/alışveriş/ziyaret sebebiyle gelen insanlar arabalarını koyacak yer bulamaz durumdalar. Maslak'da da durum böyle....Hele iş çıkışında bu hattan, Maslak'tan Zincirlikuyu'ya gitmeyi denediniz mi? Hava güzelse 1,5 saat yağmurluysa "Allah yardımcınız olsun"köprü trafiğinden hiçbir farkı yok. Onun için bir çok katlı bir yapıya imar izni ve ruhsat verilirken, şehircilik normlarının da uygunluğuna bakılması gerekiyor. Türkiye'nin asıl sorunu her işte olduğu gibi, rüşvet ve para işin içine girdiğinde olmazlarının hepsinin olur olması..... GökKafes örneğinde olduğu gibi.... Avcılar/Bağcılar'ı saçma sapan, Levent/Maslak'ı harika olarak nitelendirmenin de bir mimara yakışmayacağını düşünüyorum. İstanbul'u bir bütün olarak düşünmediğiniz sürece, çözüm üretmek de zorlaşır... -------------------------------------------------------------------------------- Korteks Plaza gercekten hem dis hem de ic tasarim bakimindan cok güzel bir bina, ve böyle bir binayi da Avcilar'daki gecekondu yigininin ortasina yapmak düpedüz "günah" bence...) Kazansky -------------------------------------------------------------------------------- Korteks Plaza zaman içinde Avcılar'ı kendisine uymaya zorlayacak bir yapıdır. Bırakalım gecekondular orada, iyi yapılar bu tarafta olsun demek gibi birşey olamaz. İstanbul'un tarihi dokusunu belirleyen semtleri koruyalım derseniz buna katılmamak imkansız. Neden surların çevirdiği tarihi bölgeyi temizlemeyi düşünmedi belediyeler...Topkapı Sarayı'ndan başlayarak, Kağıthane'ye kadar mevcut bütün çarpık yapılaşmayı ykaldırabilirlerdi. Tıpkı Yerebatan Sarayı gibi yüzlerce yapının yeraltından günışığına çıkmayı beklediğini biliyor musunuz. Prof.Ahmet Ercan'ın bu noktada pekçok çalışmaları var. Yeraltı araştırmalarını, toprak üzerinden hassas aletlerle yaparak bu yapıların planlarını çizmekteler. İstanbul, ismini tarihten koparamayacak bir şehir. Bununla yaşamaya mahkum. Dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir şehir. Paris gibi, biz de elimizdeki tarihin kıymetini ancak onun çevresini çizerek koruyabiliriz. Boğaziçini koruyamadık, tarihi yarımadayı koruyamadık, Adalar'ı koruyamadık, yeni İstanbul'u kurmayı beceremiyoruz. Öyleyse hangi İstanbul'dan bahsediyorsunuz? İstatistik olarak, ekonomik açıdan büyüyen İstanbul'u herhalde......... |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|