![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
![]() |
Victor Gruen, "Neye niyet neye kısmet"
...
Victor Gruen ve Amerika'da idealistçe kalkıştığı ilk mall tasarımı "Southdale" (1954). Bizim ilk gözağrımız, büyük alışveriş merkezimiz ise 1988'de Ataköy'de inşa edilen Galleria idi. ... Akmerkez, Asmerkez, Olivium, Carrefour, Profilo, Capitol, Metrocity, G-Mall, EGS Park, Galleria, Karum, Armada... Alışveriş merkezleri (mall'lar) artık özellikle büyük şehirlerde Türk insanının yaşamına öylesine eklemlendi ki bunlardan ilki olan Galleria'nın bundan sadece 16 yıl önce, 1988'de açıldığı gerçeği tuhaf geliyor. ... Viyana Güzel Sanatlar Fakültesi'nde mimari okuyan Victor Gruen, 1938 yılında, Freud'la aynı hafta Amerika'ya göç etti. Onu havaalanına Nazi subayı kılığına giren tiyatrocu arkadaşları bıraktı. Cebinde sekiz dolar ve bir mimarlık diplomasıyla New York'a vardığında tek kelime İngilizce bilmiyordu ama bir düşü vardı: Bu yeni kıtada insanlarla binaların ilişkisine farklı bir boyut getirmek. İşe Viyanalı bir arkadaşının 5. caddede açtığı deri butiğinin tasarımıyla başladı. Müşteriyi mini bir pasajla içine aldıktan sonra cam vitrinler, sahte mermerler, spot ışıkları ve cam kubbeli tavanıyla cezbeden bu mağaza, özellikle 5. caddedeki yerle aynı seviyede birbirinin aynı mağazalardan çok farklı olmasıyla adeta bir devrim yarattı. Kısa sürede zincir mağazaların tasarımına geçen Gruen'in asıl ideali, hem işadamları hem de tüketici için kârlı olan ve bir toplumsal paylaşım hissi geliştiren birçok mağazanın birarada toplandığı merkezler inşa etmekti. Bu idealini gerçekleştirmenin ilk adımını 1954 yılında Minnesota'nın hemen dışında Edina banliyösünde tasarladığı "Southdale" ile atmış oldu. 20 milyon dolara malolan, içinde iki büyük perakende satış mağazası ve 72 adet dükkan barındıran bu dünyanın ilk mall'unu diğer alışveriş merkezlerinden ayıran en önemli özelliği mimari bir terimle "içedönük" olmasıydı. O güne kadar banliyö alışveriş merkezleri hep "dışadönük" inşa edilirdi. Yani dükkanların kapıları ve vitrinleri otoparka ve kaldırımlara bakar, açık alandaki bu dükkanlar birbirlerine dış geçitlerle bağlanırdı. Oysa Southdale dıştan bir otopark denizinde yüzen kapalı bir beton kutu gibi görünüyordu, dış duvarları bomboştu, bütün aktivite içeride yoğunlaşıyordu. ... YAZININ TAMAMI: http://www.radikal.com.tr/ek_haber.p...ihi=28/03/2004
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|