![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Üye
Kayıt Tarihi: 28-02-2004
Mesaj: 3
![]() |
Mimarlığın Hilkat Garibesi
AMV'de gördüm. Fotoğraf benden yorumlar sizden.
http://amv.arkitera.com/project.php?...oject&pID=3646 |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
İzmir
Mimar
Kayıt Tarihi: 24-07-2001
Mesaj: 46
![]() |
Öncelikle arkitera forumda bir süredir başka bir konuda da devam eden "Fotoğraf benden yorum sizden" tavrını yadırgadığımı belirtmeliyim.
Üstelik böyle de iddialı bir başlık atmışken yapıyla ilgili ilk yorumu siz yapmalısınız diye düşünüyorum. Sizce nedir "hilkat garibesi"? |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 12-07-2002
Mesaj: 29
![]() |
katılıyorum
evet didem e katılıyorum.ortaya bir şey atmak ve bu kötü demek pek adil gelmiyor bana..en azından kötü ya da yanlış olanın ne olduğunu ve düşüncelerimizi ,eleştirilerimizi yazmalıyız ki bu forum amacına ulaşsın..size göre kötü olan belki herkese göre iyi..düşünmek lazım...
__________________
HASAN ALP DEMİR |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 16-11-2003
Mesaj: 22
![]() |
selamlar
Bence birakin "hilkat garibesi" olarak adlandirmayi,
ilk bakista basarili buldum. ellerine saglik mimar arkadaslarin, guzel olmus. bu tur orneklerin artmasi dilegiyle
__________________
mimar |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 22-07-2001
Mesaj: 172
![]() |
ilginç, göze hoş gözüktüğü kesin ama taşıyıcı sistemini bir inşaat mühendisine bel fıtığı yaşattırmadan çözdürmek için ciddi çaba sarfedilmesi gerekiyor.
__________________
Arada mesafe olan akslara inanmıyorum ! |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-12-2003
Mesaj: 65
![]() |
mimari akrobasi
"Hilkat Garibesi" biraz agir olmus bana kalirsa. Yapinin tek bir fotografina bakarak salt "biçim"sel bir yargiya ulasmak her zaman iyi sonuçlar vermeyebilir.
Bir de bu tür "tek-çarpici (!) görsel malzeme ile mimarlik" egilimi var tabi. süper konut/is kuleleri, oteller, hatta sehirler tasarlayip (!) nedense icinde ne olup bittigine dair tek ipucu vermeden gündemi yakalama, izleyenleri tavlama cabasi da denebilir. Buna bir de evlere senlik yazilim ürünü yapilari eklersek ekibi tamamlamis oluruz. Biraz açalim. FormZ gibi bir programla yaptiginiz ve bütün katmanlarini saydam/yarisaydam malzemelerle kapladiginiz binanizin afilli bir persepektifi (isometrik ile kus bakisi, biraz da carpitilmis) ile cok canlar yakabilirsiniz. öklid geometrisi asilali cok oldu, yeni mimarliktan, sayisal ortamin tasarimdan üretime yarattigi devrimden bahsediyoruz ama hala "biçim akrobasi"sinin ötesinde mekana ve içindeki yasama dair bir kurguyu ben henüz kesfedemedim. Tabi bu benim eksikligim de olabilir. Mesela FOA nin "Yokohoma Terminal" binasinin imajlarindaki aksikanlik, müsteri memnuniyetine (iyi mimarligin dogal sonucu olduguna inaniyorum hala), en azindan gercekten akan bir mekana dönüsüyor mu? Yoksa o da bir "hilkat garibesi" mi? Ya "Sulan&Kolatan" Mimarlik Ofisinin villa tasarimlari (Archilab isimli kitapta cok ilginc ornekler var)... aa |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-12-2003
Mesaj: 65
![]() |
Eklemeyi unutmusum.
"Orjinal olmak degil, iyi olmak istiyorum" Mies van der Rohe |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Bursa
Mimar
Kayıt Tarihi: 29-06-2004
Mesaj: 33
![]() |
merhaba
hilkat garibesi olarak nitelendirdiğiniz yapı, genel mimarlık ortamında öncü bile sayılabilir...
mimarın diğer eserlerine bakarsanız dünyada önemli bir yere sahip işler olduğunu, mimarın da ilk 100 lider arasında gösterilen biri olduğunu görürsünüz... ancak bu tasarımın, öncü nitelik taşımasına rağmen,kendi içinde incelendiğinde biraz daha gösteri nitelikli olduğunu, diğer tasarımlarla uymadığını da söylemek gerekir... "hilkat garibesi" tanımı fazla olmuş bence!!! iyi çalışmalar...
__________________
DeDe |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 11-08-2004
Mesaj: 176
![]() |
hilkat garibesi=garip yaratılmış(,yaratılma)
Mimari çalışmaları, irdelemeden "olumlu veya olumsuz" eleştirmek kolay yol gibi geliyor bana da...Meslektaşlarımızla bu tür "vaka"lar üzerinde konuştuğumuzda, taşıyıcı-malzeme-iklimlendirme-maliyet vs. gibi konular aracılığı ile olumlu-olumsuz yönleri belirtsek sanki biraz daha derinleşiriz gibi geliyor bana...
Bu binayı taşıyıcı struktur acısından pek okuyamadım ama tasarım olarak gayet cesur-deneyimlere acık buldugumu belirtmeliyim. saygılar |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-07-2004
Mesaj: 12
![]() |
`BU` ne?
Hilkat Garibesi degil baska birsey demek lazim buna. Iki koseye iki cekirdek yerlestirilmis. Bir High Rise yapalim ShIk gorunsun yeterli denmis. Ust uste 5 bolum var. En ustte yer alan 3 bolumde 10-15 kat tasiyan buyuk servis katlari var sanki . ve 15-20 herneyse katin yuku iki kosesinden cekirdeklere tasitiliyor gibi gorunuyor. alt katta baslayan kolonlar(beyaz gorunenler) ust katlarda devam etmiyor. Giris katinda sol taraftan gelen, acilarak-genisleyerek binayla birlesen bolum( alisveris merkezi ya da neyse) un tasarimla hicbir alakasi yok.
`Bu` nedir? Nasil kritik edilmeli , mimari proje olarak mi yoksa iki saatte hazirlanip renderi alinmis bir oyun olarak mi bilmiyorum. Ama ben kisisel olarak bu tip atmasyon projelerden hoslanmadigimi belirteyim. Uygulanip uygulanmadigini da bilmiyorum. Umarim uygulanmamistir. Cunku ekonomik ya da estetik cozumlerin mimari hicbir degeri yok bana kalirsa. Yeni bir yaklasim ise hic degil. Ancak `beceriksiz bir yaklasim` olabilir. Ayrica bu bina Konya Ovasi`nda mi? Konya Ovasi`nda ise tahil ambari olarak mi kullaniliyor. Kullanicilari tarla sahibi ciftciler mi? Neden Konya Ovasi`nda high rise yapilmis. Iki bacakli masanin bacaklari olmayan koselerine ucak motoru koyarsaniz ne olur o masa? Hamamda kocakarilar nasil bayilirsa oyle bayilip yayilmaz mi? |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-07-2004
Mesaj: 25
![]() |
render'in yorumunu begendim, mimarinin bicimin ontolojisine iliskin sakayla karisik bir elestiri getirmis.
gercekten bu tasarim seyinin bir hilkat garibesi olmadigini hatta oncu mimari sayilabilecegini savunanlarin olmasina cok sasirdim, o yuzden oturdum yaziyorum. bu seyi begenenlere soruyorum: 1. begeninizin sebebini aciklayabilecek mimari dusuncenizi neye dayandiriyorsunuz. yani mimari bicimi olusturan ilkeler (estetik, felsefi, etik, toplumsal, vb) sizce nelerdir? 2. egerki estetik sebeplerle begendiyseniz, acaba bu algi psikolojisi ile mi ilgili, yani bicimlerin goruntusunun retina vasitasiyla beyne iletilerek insan uzerinde denge, agirlik, bosluk, merkezilik, vs gibi etkiler birakmasi ve bu sayade vucudumuzda var olan mekanizmaya bagli olarak bazi bicimleri begenmek veya begenmemek? 3. egerki felsefi sebepleriniz varsa, mesela bu bu seyin tasarimina hakim olan ve butun parcalarin orantili ve harmonik olarak birbiri ile iliskili olmasini saglayan bir deger, bir sayi midir? yoksa mimari dilin cozulmesini ve bu dilin elemanlarinin tekrar ve sentakssiz olarak kullanilmasi ongoren bir felsefe midir? yahut, burada (konya ovasi, cagdas malzeme baglaminda) "tarimdan sanayiye" fikrini desecek bir metafor mu gorulebilir? 4. etik ve toplumsal sebeplere hic girmeyeyim, herkes milyonlarcasini soyleyebilecekken bu seye iliskin ne soylenebilir? mimari tasarim ilkelerini arayan hala var mi? nedir bu ilkeler yada ne olmalidir? bu seyi begenmeyi nasil hakli bulabiliriz? |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.427
![]() |
Bana hiç de hilkat garibesi gibi gelmedi. Ama tasarımcının fikirlerini, amaçlarını, çözüm önerilerini dinlemek iyi olabilirdi. "Bir şekilde aşırı büyümesi gerekmiş bir yapıda kitleyi nasıl parçalara ayırıp aralarda yaşamsal boşluklar oluştururuz" sorusunun cevabı aranıyor olabilir (mi??). Ancak kat olarak bakınca o kadar da yuksek olmadıgı ortada. Bu soruyla işe başlanmışsa eger cozum biraz tutarsız gibi.
Bir süre önce DISCOVERY CHANNEL da gelecekteki MEGA yapılarla ilgili bir belgesel seyretmiştim. İçinde 1 milyon kişinin yasayabilecegi kendi kendine yeten dev piramitler, 1 km lik kuleler vs. (Ancak onlar strüktürel olarak cok anlamlı cözüm önerileri de sunuyorlardı) Sanki bu "TASLAK" biraz da oralardan esinlenmiş gibi. Tabi kurşun kalemle kagıda şöyle bi karalayıp böle olsa ne yaparız acaba diye dusundugumuz bir fikrin aniden 3 boyuta atlamış hali gibi. "Şimdilik" fena halde strüktürel sorunları var. Başka sorunları da. Yapı içinde ulaşım, ısıtma sogutma, rüzgar yükleri, yangın vs vs vs... Ama heralde bu "taslagı" cizenler bunun farkındadırlar. Zaten 20. yuzyılın basında da henüz aya gidilmemişti. Şimdi ayda yapılar üretmekten bahsediliyor. Sorunlar üzerinde tatrısa tartısa cozuluyor. ------------- Yeni bir çağda yaşıyoruz, İnsanların yaşam tarzları, şehirlerden ve hayattan beklentileri, maddi durumları değişiyor. Ulaşım süreleri, enerji yetersizliği, hava kirliliği vs gibi pek cok sorun artık hayatı birebir etkiler duruma geldi. İnsanlar artık hayatı yudum yudum değil bir şelaleden boşalırcasına tüketiyorlar. Fiziksel çevrenin ötesinde bir de sanal çevreye sahibiz. Sanal hayatlarımız var. (Güney Kore de evinizde Broadband İnternet baglantısı standart. Çünki bu ülkede internet üzerinde aynı anda ve aynı sanal ortamda yüzbinlerce kişinin oynadıgı oyunlar çok yaygın. Ve bu oyunlardaki ikinci hayatınızı yaşabilmek için bir GENISBANT / broadband internet baglantısına ihtiyacınız var.) Bu durumda mimarların bu yeni hayat tarzına yeni bazı mekansal çözümler getirmeye çalışması da dogal olacaktır. Bu tarz bir (mega) yapı şu içinde yasamakta oldugumuz zaman diliminde belki türkiyede pek de anlamlı olmaz. Bu bir Türkiye yapısı değil. Çünkü Türkiye ölçeğinde bir temeli ve geregi yok. Ancak Hong Kong veya Manhattan gibi herşeyin üst üste yıgıldıgı yükseldikçe yükselinen ama yine de yetmeyen her yeni binanın daha da yukarıya gitmeye çalıştıgı bir özel durumda anlamlı, mantıklı ve de estetik olabilir. Bu yapıyı getirip istanbul bogazına dikmeye çalışmak elbette ki hiçbir yönden tutarlı değil. Ama yapının hangi özel durum için tasarlandıgını bilmeden de olumsuz eleştirilerde bulunmak dogru gelmiyor bana. Diğer taraftan bu yapının belli sorunlar için getirilmiş bir özel çözüm oldugunu dusundüm ilk bakısta. "Bir şekilde aşırı büyümesi gerekmiş bir yapıda kitleyi nasıl parçalara ayırıp aralarda yaşamsal boşluklar oluştururuz" sorusunun cevabı aranıyor olabilir. Bu soru / cevap dogru mu yanlış mı onu da tartısalım. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-08-2004
Mesaj: 6
![]() |
[B]binanın konsepti nedir?
"bir bina yapalım gören bir daha unutamasın,cok değişik birşey olsun herkes gelsin baksın " mı? eğer buysa bence olmuş. MIT'in yeni köy (kampüs denebilir) projesinden bir yapı.Bu binaya da aynı "cümleyi" kullanabiliriz ama biraz daha içe sinen bir görünümü var.[/b] |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2003
Mesaj: 143
![]() |
bence hoş :-))
Bence hoş bir form kompozisyonu. Mimarlık, bir noktadan sonra kendini tekrar etmeye başladı. Yeni arayışlar; yeni form kompozisyonları şart bence. Bunu deneyen mimarlar da var. İlk bakışda alışılmadık olduğu için bize ters gelebilir, yadırgayabiliriz. Frank Gehry'in Los Angelas 'daki başyapıtı veya Massimiliano Fuksas'ın meydan okuyan etkileyici formları en güzel örnek.
Tasarımcının amacı yeni ufuklar açmak, toplumun sanatsal, görsel zevkini yükseltmek değil mi? HAYALGÜCÜ BİLGİDEN ÇOK DAHA ÖNEMLİDİR. A. EINSTAIN |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Öğrenci
Kayıt Tarihi: 12-09-2004
Mesaj: 2
![]() |
Sadece birkaç cephe görünümü görünen bir yapı hakkında böyle bir başlığın atılması üzücü. Bunun yanında AMV'deki sayfada açıklama bölümünden sadece; "Mal sahibinin önemli isteği; yatay yayılma imkanı vermeyen imar şartlarının, ileriki tarihlerde projede büyük değişim yapılmadan büyüme imkanlarının araştırılması ve fonksiyonlar arası maksimum kaydırılma (deplasman) yapılabilmesidir." kısmı okunduğunda insanın zihninde bu yapının formunun neden böyle oluştuğuna dair birşeyler parıldıyor. Öyle değil mi?
__________________
sfk |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|