![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-05-2001
Mesaj: 3
|
Arkitera haber sayfasında iSTANBUL için bir yüzkarası ve mimarlık faciası olan bu bina hakkında olumlu haber çıkmasını yadırgıyorum. Bu karar Gök Kafese can ancak İstanbul'a utanç vermiştir.Ne demek istediğimi anlamanız için Şehir hatları vapurundan İstanbul'un siluetine bakmanız yeterlidir. Yıllarca kapısında mühür olmasına rağmen rant ve çıkar uğruna için bu binayı bitirenler utansın
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
|
Sayın Funda Yazıcı,
Arkitera haberlerini günlük gazetelerden başlıklarını ve içeriğini değiştirmeden almaktadır. Alınan haberlerin tümünün Yapı ve Tasarım sektörü ile ilgili olmasına ve kendi yorumumuzu katmadan yayınlamaya dikkat ediyoruz. 30 Nisan 2001 Tarihinde Arkitera Haberler sayfasında Gökkafes ile ilgili çıkan haber, bir önceki gün Radikal Gazetesi'nde çıkan haberin aynısıdır. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-05-2001
Mesaj: 3
|
Sayın Rennie
Açıklayıcı bilgileriniz için teşekkürler |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Yönetici
|
Bizler yani bu forumda yazanlar hemen hemen hepimiz aynı görüşdeyiz Gökkafes'le ilgili... Gökkafes yanlıştır yıkılmalıydı, yasadışıdır falan... Bu arada Arkitera'da her ne kadar mümkün olduğunca tarafsız olmaya çalışsak da bizler de Gökkafes'in yanlış olduğunu savunanlarla ayn cephedeyiz...
Ama... Halkımız aynı fikirde değil! Hadi bırakalım halkımızı. Reklamcılar yani mimarlar gibi işleri tasarım yapmak olan insanlar da Gökkafes'e karşı değil görünen o ki. (bir örnkle genelleme yapmak doğru değil tabi) Ford Transit reklamını bilirsiniz, son günlerde oldukça sık yayınlandı. O reklamın son sahnesini hatırlayınız. Reklam Gökkafes ile bitiyor ve orada Gökkafes olumlu olarak sunuluyor reklam izleyicisine.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 11-05-2001
Mesaj: 2
|
sene 1998
gökkafes in yapımını protesto etmek amacıyla 1998 yılında yapılan gösteriye toplam 500 kadar bir katılım olmus ve malesef bazı ögretim üyeleri -ki bu ögretim üyeleri derslerinde bu yapıyı yogun bir sekilde elestirmislerdir-sadece seyretmekle yetinmişlerdir...
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-05-2001
Mesaj: 2
|
Gökkafes haberinin "üslubu" !
O haberin "Radikal'de çıkanın aynısı" olması neyi değiştirir? O da haberi Anadolu Ajansı'ndan almış ve aynen kullanmıştı. Haberi AA'da kaleme alanlar da herhalde o yorumu kendileri yapmamış olacaklar... Fazla dikkat edilmeden bir basın bülteninden alıp kullanmış olmalılar... "Kurtuldu" ha?...
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
Kurtulmakla kalmadı
Gök Kafes'te 6 Ekimde Ritz Oteli açıldı, kriz nedeniyle şaşalı bir açılış yapmadılar, muhtemelende daha fazla eleştiri almamak için,
yani Gökkafes artık uluslararası bir kimliğe kavuştu ... |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-05-2005
Mesaj: 26
|
Gökkafesin bozduğu silueti yanıbaşına dikilecek en az iki yüksek binanın daha düzeltebileceğini düşünüyorum. Kafama vurmayın... Kafama vurmayın...
Ciddiyim. |
|
|
|
|
|
#9 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Özellikle kafana vurmamız gerekiyor...
Şoka girdiğin için;
girdiğin gibi de çıkarmamız gerekiyor. Vurun kafasına, kafasına )Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
|
arkitera'da ilk tartışma yine bu başlıkta yine bir mayıs günü başlıyor
11/05/2001 - 13/10/2001 sonra, doruk pamir'in ağzından projeyi dinledikten sonra tepkiler 05/02/2002 - 26/02/2002 el nino'nun tepkisi ilginç, blur de konuyu yeni başlığa taşıyalım diyor. gökhan avcıoğlu'nun ütopik kulesini tartışalım diyorlar. aynı silüet hikayesi masaya yatırılmaya hazır ancak yatmamış. sonra meşhur yıkılsın mı yıkılmasın mı tartışması 15/05/2004 - 22/01/2005 "gökkafes ayıbımızdır, yıkılsın" sayfalarca tartışıldı... kaya arıkoğlu sağolsun tartışmada aktif olarak yer aldı böylece güzel bir tartışma oldu. görmek için buraya tıklabilirsiniz: Gökkafes Yıkılsın mı Yıkılmasın mı Tartışması benim forumda bugüne kadar yaşadığım en sevdiğim tartışmalardan biridir bu gökkafes. bir göz atmanızı tavsiye ederim daha önce görmediyseniz. özeti de şuydu:
ve şimdi gökkafes tekrar gündeme geldi 30/05/2005 - gökkafes artık bu şehrin bir parçası. ister beğenin ister beğenmeyin. maslak'da yapılmış olsa (ki orda dolu var bunlardan) forumda hakkında bir satır yazılmazdı. bir benzetmeyle anlatmaya çalışacağım: bir deri hastalığı geçirdiğinizi düşünün, sırtınız heryeriniz mikroplara yaralara bulanmış, çok iğrenç bir görüntüsü var, kimsenin görmesini istemiyorsunuz. ve bir gün o hastalığınız herkesin görebileceği bir yere sıçrıyor. birden bütün çevreniz "ne kadar iğrenç! hemen derini bir doktora göster" diye akıl veriyor. siz de bu insanlara ne kadar iğrenç bir hastalığın pençesinde olduğunuzu, ne kadar haksız yere bu hastalığın yayıldığını ve tehlikelerini tekrar tekrar anlatıp duruyorsunuz. belki o insanlar olayların nasıl geliştini bilmediği için sizin haklı olduğunuza inanabilir ama bir doktora asla o yaranın birden bire ortaya çıktığını yutturamazsınız. çünkü o yaralar ihmaliniz ve umursamazlığınızın bir sonucudur. veya parasızlığınızdan bir türlü doktora gidemediğiniz için ortaya çıkmışlardır? bu durumda yapmanız gereken, gerçek çözümünüz ne olurdu? sadece kolunuzdaki yarayı mı aldırtırdınız doktora gidip? gökkafes de buna benzer bir hikaye. sorun sadece çirkin ve silüeti bozuyor diyerek tartışılamaz, o, zincirleme hatalar sonucunda oraya gelmiş bir "şey". şehircilik açısından gökkafesi güzelce bir kavrayıp toprağından çektiğinizde köklerinin nerelere kadar uzadığını, bu virüsün tüm bahçenizi çoktan kaplamış olduğunu fark edeceksiniz. bu bina bana göre şahane bir fikrin malesef kötü bir uygulamasıdır. yanına iki tane daha koyarsanız o şahane fikir de tüm anlamını kaybeder. şahane fikir: doruk pamir'in geniş ve yatay olan boğaz'a dik bir bina yapmak istemesidir. çevresi de boş olan bu arsa'da istanbul için anıtsal bir mimari eser yapılabilirdi, bu bir şanstı ancak çok yanlış kullanıldı. hani şu çok meşhur çağdaş sembolü var ya istanbul'un herkesin yapmak için can attığı, işte o, belki de burada olabilirdi. ne olursa olsun bugün gökkafes istanbul'un en güzel yerinde oturup hepimizi yukarıdan izliyor... bütün bu fikirlerimi sadece ve sadece gökkafes eğer kanuna uygun olsaydı problem ne olurdu diye düşünerek sunuyorum. yoksa doğruluğu yanlışlığı tartışılacak hiçbir şey yok, gökkafes kanunsuz yıkılması hatta hiç inşa edilmemiş olması gereken bir bina. madalyonun öbür yüzünde o'nu o kadar çok benimseyenler var ki, arkadaşlık sitelerinde 1158 insan RITZ-CARLTON İSTANBUL başlığının altına adını ve fotoğrafını koyabiliyor, "en sevdiğim mekan, ikinci evim" diye methiyeler düzüyorlar, işin en ilginç yanı da, bu binanın altına isimlerini koymalarının onlara prestij kattığını düşünüyorlar. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|