![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#121 | |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 679
![]() |
Alıntı:
Toplumda değer eğrileri dönem dönem yönlerini değiştirir, şimdi de o değerlerimizin eğrilerin radikal değişimler gösterdiği bir dönemdeyiz. Kuramsal ve felsefe olarak birşey geliştiremediğimiz düşünüldüğünde toplumsal çöküşün çok uzak olmadığını düşünmemden doğal birşey olamaz.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
|
#122 | |
|
Arkitera Üyesi
Bursa
Mimar
Kayıt Tarihi: 07-10-2004
Mesaj: 144
![]() |
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#123 |
|
Arkitera Üyesi
Manisa
Mimar
Kayıt Tarihi: 03-04-2008
Mesaj: 248
![]() |
Tebrik ederim, pehlivan tefrikasını da geçti. O kadar uzadı ki, kokacak yani.
|
|
|
|
|
|
#124 | |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 679
![]() |
Alıntı:
Ben hem plastik açıdan , hem strüktür açısından hem de mekan kalitesi açısından bütünlüğü olan kaliteli binalar yapabilmek için uzun bir 'ustalaşma' süreci geçmesi gerçeğini kabul etmeliyiz diyorum. Fakat piyasa koşulları bunu yapmayı imkansız hale getiriyorsa ( tıpkı sanatın diğer alanlarındaki gibi) O zaman zincir biryerden kırılıyor ve geridönüşü olmayan kaotik bir süreç başlıyor. Sürekli gündeme getirdiğimiz 'etik' hiçe sayılmaya başlanıyor. Bu proje'nin de 'etik' konusuna çok dikkat etmediğini düşünüyorum. Yoruma açılan vaziyet planı bana bunu düşündürdü. Salt 'estetik' kaygılarımıza hitap etmeye çalışan bir obje niteliğinin dışına çıkmadı. Bu durumda 'etik' konularını temel alarak bir eleştiri yapmak anlamsızlaşıyor. Estetik yorumlarını ise herkes kendince yapabilir zaten. Birisi 'peynir' der , diğeri Kapadokya dokusu... Bunun sonu biryere varmaz...
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
|
#125 |
|
Yönetici
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.663
![]() |
Usta-çırak tanımlamaları dünyanın tarihselliği içinde dünyanın işlerliğine yönelik bir kavrayış içinde belirmiş ve kendi "etik" sistematiği içinde özneleri konumlandıran araçlar. RedRapsody'nin aktardığı hadis ancak öyle bir dünyanın onaylanmasına yönelik geçerli olabilecek bir ifade. Dünyayı ve üzerindeki yaşantıyı tek bir anlamlandırmanın mutlak geçerliliğine yaslayarak açıklamıyoruz uzun bir süredir. Dolayısıyla "toplumsal çöküş" gibi apokaliptik ifadeler ne kadar anlamlı emin değilim. Kabaca 200 yıllık bir tarih taraması yapılsa bu söylencenin bir grup insan tarafından sıklıkla dile getirildiğini görebiliriz sanırım. Değişimin görece çok yavaş olduğu bir dünyada kıstas ve onay mekanizmaları - bu anlamda usta - varlıklarını pekiştirebilir, meşruiyetlerini de tarih üzerinden edinebilirler(di). Zamanla ilişkilerin başka türlü belirlendiği bir dünyayı bu tür otoriter paketlerle kavramak, anlamlandırmak ve açıklamaya çalışmak çok zor.
t2000'in olgunlaşma ile ustalık arasında çizdiği kalın çizgi bu anlamda anlamlı görünüyor. Ustalık bir tür ezber mertebesi olarak düşünülebilir; neyi nasıl yapacağını çok iyi bilme hali; yapma denen performansı bir tür reflekse, yani düşünmeden eylemeye, bir başka deyişle, formüle edilmiş davranış kalıplarına yaklaştıran, tereddütsüz üretme. Olgunlaşma ise karşılaşılan durumlar karşısında zihinsel faaliyeti sürekli canlı tutma halleri içinde kişisel deneyimler biriktirme imkanı gibi görünüyor. |
|
|
|
|
|
#126 |
|
Arkitera Üyesi
Kayseri
Mimar
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 235
![]() |
Lumina'dan alıntı;"Kabaca 200 yıllık bir tarih taraması yapılsa bu söylencenin bir grup insan tarafından sıklıkla dile getirildiğini görebiliriz sanırım".Tipik bir Uğur Tanyeli yaklaşımına benziyor tebrik ederim.Bence çok iyi yorumlamış Lumina.
Yine Arkitera'da "en beğendiğiniz mimarlar" bölümündeki Wright'ın yazısını okursak;hissetmenin önemli olduğunu,aslında bugüne kadar bize dayatılan şeylerin ne kadar "boş" olduğunu anlarız.Wright'ın asi tutumunu destekliyorum,şablonlar ve kurallar üzerinden mimarlık yapmayı açıkcası doğru bulmuyorum.İlla yıllarca usta-çırak yaşayacağız yaklaşımı ters sonuçlar doğurabilir,özgürlüğü kısıtlayabilir.. |
|
|
|
|
|
#127 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 679
![]() |
Olgunlaşma tanımı uygundur sayın Lumina... Belirli bir olgunlaşma sürecine doğru giden bir toplumsal düzeni onayladığım için elbette bunları dile getiriyorum. Bir kaos ortamını savunacak birisi için söylediklerimin anlamsız olması kaçınılmaz.
olgunlaşma diye tanımladığımız şey zaman-mekandan bağımsızdır. Yaşla doğru orantılı olması gerekmez. Benim ısrarla yinelediğim bu 'olgun' yaratıcı ifadenin hiçe sayılmasının toplumun giriye gidişini tetikleyen bir etken oluşudur. Tasarımdaki farkındalık durumunun ne derece yüksek olduğu 'olgunluk' durumuyla paralellik gösterir. Bunu insan yaşı ile paralelize etmek yanılgıya sebep olabilir. Hamlık, olgunluk ifadesi kişinin kendi süreci içerisinde kısalabilir, uzayabilir. İnsanın ne sürede ne yaşadığı, ne düşündüğü, ne gördüğü ile ilgili bir durumdur. Söz konusu eleştiriler 'ham' olana olan ilginin artıp, 'olgun' olana ilginin azalmasına yöneliktir. Toplumun değer sisteminin çöküşüyle ilgilidir. Tarihsel süreci incelediğinizde ' bu çöküş' saptamalarının sıkça yapıldığını ve genellikle tuttuğunu görürsünüz. Böyle bakıldığında 'farkındalık' düzeyimizin 30 yıldır dibe doğru gittiğini ve bunun mimarlığımıza net bir şekilde yansıdığını birazcık etrafına bakan herkes saptayabilir. Benim söylediklerim bundan ötesi değil. Medyumluk yapmıyorum. Konu başlığının dışına çıkmışız gibi görünse de konuyla ilgisini hatırlatması açısından yineliyorum. Görselleriyle ifade edildiği kadarıyla ben bu projenin 'ham' bir ifadeye sahip olduğunu düşünenlerdenim. Bunun nedenlerini tartışabiliriz. Bu proje neden hamdır diye eleştirilmiyor. Neden ham projeler daha çok ilgi görüyor diye buna benzer şeylerin önplana çıkması eleştiriliyor. Mimar'ın tasarım süreci elbette olgunlaşma yönünde ilerleyecektir. Fakat bu olgunluğa talep olmazsa mimar yerinde sayar. Beni rahatsız eden bu. Bu proje veya şahıslara takılmadan tartışabilirsek sevinirim.
__________________
R&R En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 05-06-2008 13:14 |
|
|
|
|
|
#128 |
|
Arkitera Üyesi
Kayseri
Mimar
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 235
![]() |
Tarih boyunca sürekli olarak toplumsal çöküşler olmuştur.Bunların hepsinde ayrı ayrı sebepler olduğu gibi benzer sebepler de vardır,savaş vs gibi..Bize kadar gelen belgelerde genellikle her nesil kendinden önceki nesilin çok iyi olduğunu ama kendi dönemlerinde insanlığın kötü bir gidişat içinde olduğunu,yakında çüküşün başlayacağını söylediler.Şimdi de biz bunları söylüyoruz.Değişik bişey yok yani,bizden sonrakilerde söyleyecek.
Bir mimarın deneyim kazanabilmesi,kendini geliştirebilmesi için kuramsal bilginin yanında bina da yapması gerekmektedir.Bir binanın tasarım ve yapım sürecinden geçmeden mimari olgunluğun olabileceğini sanmıyorum. |
|
|
|
|
|
#129 |
|
Arkitera Üyesi
Kayseri
Mimar
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 235
![]() |
Cureyenin "devamı geldi" isimli yazısına cevap(daha önce okumamıştım);
Sayın cureyen; Projeyi gerektiği kadar incelemediğiniz çok açık,ayrıca söylenenleri anlayamamak,ya da yazılanları okuyup anlayamamak gibi sorunlarınız var,vaziyet planında işlevlerin yerleri belli,sadece terminali belediye mi yoksa işletmeci mi işletecek,ya da terminalin ana binasını işletmeci geri kalan kısmını mı belediye işletecek belli değil,hal böyleyken vaziyette otopark giriş çıkışlarının net olmaması normal değil midir?Bir otogar binasını belediyenin işletmesiyle özel bir firmanın işletmesi arasında fark yokmudur?Bu fark vaziyete etki etmez mi? Ayrıca binadaki taş kaplamalar mekanik bağlantı ile yapılıyor diye bir tespit yapmışınız,bunu nerden nasıl anladınız gerçekten anlamadım.Binanın hiçbiryerinde mekanik bağlantı yok.Bu da iyi incelemediğinizin "uydurma" yorumlar yaptığınızın kanıtıdır.Anlaşılan vücudunuzun belli kısımları iyi çalışmıyor,sindirim sistemi de dahil buna... |
|
|
|
|
|
#130 |
|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 12-02-2008
Mesaj: 96
![]() |
...
1-Yapı yığma değilse, yapının kabuğu bütünüyle b.arme perdeden oluşuyor ve taşlar yapıştırma harcı ile veya harçsız (ki bunun da olması için yığma olması gerek) yüzeyi oluşturmuyorsa; yapılan iş mekanik bağlantılı taş kaplamadır. Mekanikten ne anladığınızı bilemediğim gibi ne anlayamayabileceğinizi de kestiremediğim için tırnak içinde açıklamasını yapmadım.
2-Belki de tesadüf oldu, tutarlılık adına söylediklerimin karşılığını, sanırım örnekle anlatmam gerek. Bkz. Toyo Ito tasarımı Taichung Opera House, TAIWAN. İçerik-kabuk ilişkisi için önemli buluyorum. Öyle olmalı diye değil, tutarlılık açısından. 3- ''Yalan'' yukarıdaki tutarlık çerçevesinde kullanılmıştır. Yani, ''Dervişin fikri neyse, zikri de o'dur!'' denilmiştir. Yani ''söylediğin (görüntü diyelim) ile yaptığın (içerik diyelim) tutmuyor!'' dedik. 4- Sözünü ettiğiniz ''işletme sorunları'' konu değil ve edilmemistir. Program yüklerinden sözedilmiştir ve sizin düzlemsel gördüğünüz ''alanlara'' hacmi olan programlar gelecektir. Veya şöyle diyeyim; Sizin otopark diye gösterdiğiniz alanlara (tamamına olmayabilir) hacmi olan yapılar ''gelebilir''. Geldiğindeki tavrınız okunur olmalı veya açıklamalısınız. Ki açıkladınız ama bendeniz yapılan işin ''bu kadarla bitmediğini'' anladım. 5-Tutarlılığın, kabuk üretmekle değil, içeriği ile üretmekle olabileceğini söyledim. 6-herhangi bir yerimle anlayabildiğimi, sizin beyninizle niye anlamamakta ısrar ettiğinizi anlamıyorum. 7-Neden her eleştiriye ''projeyi incelemediğiniz...'' veya ''Bölgeyi bilmiyorsunuz...'' diye başladığınızı da anlamıyorum. Bölgeyi en sizin kadar BİLİYORUM. 8-Ofiste devam eden işlerden sözederken. ''öğrencilerim'' dememden de akademisyen olduğumu çıkarmak size yakışır bir tutum. Ellerini sıkıyorum o insanların çünkü yarışmanın maliyetini biliyorum. Siz de biliyorsunuzdur mutlaka. Öğrenciler ilk kez peofesyonel ortamda üretmenin ne anlama geldiğini görüyorlar. O nedenle ellerini sıkıyorum. 9- projeyi yaptığınız bedeli soran olmadığı gibi, teklif verenlerin fiyatını da sormadım. Davetli yarışmaların şartlarına ilişkindi sorum. Soru ''kaç para aldılar?'' değil, ''emek bedeli ödendi mi?'' idi... ))Sizinle bundan bu tartışmaya devam etmeyeceğim! Lumina'nın yazdığı keyifli olmakla birlikte, bilinenin ''akademik dille ifadesi'' dir ve eksiktir. Terminoloji sözlük içeriğine göre genleşmiştir. Ama özünde ''evet'' denebilir. Evet bir süredir size yanıt vermeye çalışan beynim değildi. Ama gördüğüm o ki; sizin karşılığınız bende yok! Sadece üstüme kalmış gibi durduğunuz için yanıt vermeye çalışıyorum. Çünkü, hala projeniz üzerinden yazıyorum. Sizse laf yetiştiriyorsunuz. Lafa zamanim yok benim. FİKRİNİ SÖYLE! Var mı? |
|
|
|
|
|
#131 |
|
Arkitera Üyesi
Kayseri
Mimar
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 235
![]() |
1-Yapı harçlı sistemle yığma oluyor,sadece kolon kenarları yine harçlı taş kapalama,mekanik sistemi sizden çok daha iyi bildiğim kesin,hem de her türlüsünü,çünkü uygulamalarını kendim çiziyorum bu tür detayların.Mekanik sistemle ilgili 3 sene uygulama çalıştım,detaya sıkışırsanız yardımcı olurum.
2-Sizin için sanırım dev bir kayayı getirip burda içini boşaltmak en büyük tutarlılık, 3-Projeyi iyi incelemediğinizi ısrarla söylüyorum,çünkü:o bahsettiğimiz hacimler zaten imal edildi,vaziyeti iyi inceleyin orda başka binalar olduğunu görürsünüz,sadece ulaşım planlaması tam bitmedi,işletmeci belirsizliği nedeniyle ama onu beklemeden revize vaziyet planı çizildi bile.Projeyi incelemeden yazmayın bi daha,burda adam mı eğitiyoruz,proje okuyamayan adamlarla vakit kaybedemem. 4-Kabuk ve içerik arasındaki bağlantıyı kuramamanızı anlayabiliyorum,çünkü hiçbirşeyi anlayamıyorsunuz ki,anlama sorunu var. 5-Bölgeyi benim kadar bilmeniz imkansız,ben bu bölgede yaşıyorum,öyle uzaktan ahkam kesmiyorum. 6-Öğrenci vurgusunu yapan sizsiniz,okulda ders verdiğinizi söyleme ihtiyacını neden hissettiniz anlamadım. 7-Başkalarının emek bedelinin ödenip ödenmediğini ben takip edemem,siz takip edin,işiniz yok heralde. Bence de bundan sonra cevap vermeyin,proje okumayı bilmiyorsunuz,bana vakit kaybı oluyor. |
|
|
|
|
|
#132 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Kayıt Tarihi: 01-03-2006
Mesaj: 22
![]() |
Anlaşılan Bahadır KUL iyi gaz vermiş. Mutfak dolabı tasarlasın bence iyi konsept projeleri var.
|
|
|
|
|
|
#133 |
|
Arkitera Üyesi
Ankara
Mimar
Kayıt Tarihi: 12-02-2008
Mesaj: 96
![]() |
Peki arkadaşım
Kızma ama böyle! Hem ben korktum senden Kolay gelsin diyeyim.
|
|
|
|
|
|
#134 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 05-03-2005
Mesaj: 115
![]() |
Öncelikle projenin tasarımcılarını mimari arayış ve cesaretinden dolayı kutlarım. Çünkü, müellif arkadaşların iş aldığı yöntemle iş alıpta hiç bir mimari değeri olmayan binaları yapan ofisleride gördük. Fakat bir kaç noktada eleştirim olacak;
1) Net ve okunur bir vaziyet planı çözülememiş ve gariptir bu tarz ulaşım yapılarında vaziyet kararları birinci derecede önem arz etmektedir. 2) Projede 3 boyutlu anlatımlardaki yapı oranı ile vaziyet planındaki yap oranı bir değil gibi geldi bana. 3) Otogar yapılarında, otobüslerin peronları, yarı açık alanlar ve açık alanların hiyerarşileri, ve mekansal katmanlaşmaları okunamamaktadır. Şahsi fikrime göre bu büyük bir handikaptır. 4) Sayın cureyan'ın örnek olarak gösterdiği Toyo İto 'ya ait yapıyla bu yapının karşılaştırılması bile yapılamaz bence. Çünkü Bahsi geçen yapı oldulça ustaca tasarlanmış ve kabuğu sadece kabuk olarak kalmayıp mekansallaşmıştır. Bu projede ise sadece görsel kaygılarla yapılmıştır. Bu durum, mimarlığın mekan yaratma sanatı olması gerçeğiyle çelişmektedir. Bu tarz projeleri Massimiliano Fuksas UIA etkinliklerindeki konferansında ''İçi boşaltılmış mimari'' olarak yorumlamaktadır ki bence de doğrudur. 5) Kabukta ki hareketin iç mekanlarda okunamaması ve mekan çeşitliliğinin olmaması rahatsız edici diğer unsurdur. Olumlu yönlerini sıralayacak olursam; 1) Yukarda yazdığım gibi Poje müellifini Cesareti ve arayışından ötürü kutluyorum. 2)Yapının yolcu girişinde kabuğun dışarıya doğru taşıp cephenin içerde kalması suretiyle oluşturulan mekan oldukça etkileyici ve güzeldir. 3)Yapının giriş tarafında bırakılan ketnsel boşluk Yapının algısını artırıp insan tarafından algılanmasını kolaylaştırmaktadır. Bu bir mimari yapı için oldukça önemli bir artıdır. Yukarda yazmış olduklarım benim naçizane eleştirim ve yorumlarımdır. Yapının tasarımcılarına meslek hayatlarında başarılar diliyorum. Herkese iyi çalışmalar |
|
|
|
|
|
#135 |
|
Arkitera Üyesi
Kayseri
Mimar
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 235
![]() |
Sayın Arch_coco;
Senin hayatın sana verilen gazla geçiyor anlaşılan.Bizim projelerimizde nokta detaya kadar çiziliyor,anahtar teslim yöntemine göre,bunun içinde dolapta çiziyoruz evet,kapı koluda çiziyoruz,senin bunlardan haberin yok heralde. Sayın cvr_architect; Eleştiriniz için teşekkür ederim,uzun süredir ilk defa iyi bir analiz yapan yorumcusunuz.Bizi övmediğiniz konular için bunu söyledim. Vaziyet planını çizerken bir takım belirsizlikler vardı,idare bazı konularda karar verememişti,bunları daha önce yazdım,bunun için birtakım eksiklikler var bilhassa ulaşım için,vaziyet son halini aldı,yakında buraya ekleyeceğim. 3 boyutlardaki ile uygulamadaki ölçüler aynı,perspektif render lardan kaynaklanan bir durum sanırım. otobüs peronlarının olduğu yerdeki yarı açık alanları dış kabuktan 5 metre içerideki cam yüzeyle sağlamak istedik,bu 5 metrelik boşluk hem bekleme hem de sığınma alanı olarak kullanılsın istedik. Bu kabuğun içindeki mekanların yine amorf olmasını bilerek istemedik,iç mekanların daha net,sade olmasını kabuğun ön plana çıkmasını istedik,aynı zamanda içerdeki amorf birimlerin yorucu olacağını düşündük. Yapının bulunduğu bölge bir tepenin üstü,etrafında bir tek bina bile yok,mevcut aksaray yoluna açılı duruyor,dolayısıyla tam köşesinden şu anki mevcut çevre yola perspektif veriyor. Yapının tek başına bu bölgede olması biraz serbest çalışmamızı sağladı,açıkcası birazda bu yapının gizemli ve merak uyandıran bir yapı olmasını istedik,alışılmış cam yüzeylerden oluşan bir otogar gibi durmasını istemedik,bence farklı yanıda bu.... |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|