![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#91 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 177
|
Sayın Redrapsody;
Bence siz böyle konuşarak kendinizi küçük düşürüyorsunuz,yerine göre çözülecek diye bir söz nerede söylediysem gösterebilir misin?Bu binanın tasarım ve çizimi 1 sene önce yapıldı,bazılarının söylediği gibi seçim yatırımı ya da populist bir yaklaşımla ortaya çıkmadı,ilk ihalede teklifler ve süreler makul olmadığı için uygulamaya geçilemedi,araya kış ayları girince ancak yeni uygulamaya geçebildi. Biz bu projeyi çizdiğimiz dönemde arsanın tam olarak kamulaştırılma işlemleri bitmemişti,önündeki yol bitmemişti,bir kısım fonksiyonların buraya taşınacağı kesinleşmemişti(ilçe termianli,toplu taşım araçları duraklama alanı gibi),bu yüzden vaziyette ufak revizyonlar gerekecek diye daha önce yazdım,bu revizyon içinde yolun son kotlarını ve açılmış bir davanın sonucunu bekliyoruz. Sayın Redrapsody sen zaten kesinlikle benim muhatabım olamazsın,doğru bildiği şeyleri bilerek yalan söyleyen,yalan yazılar yazan birisin,amacının provokasyon olduğunu zaten itiraf etmişin,amacı sadece provokasyon olan biri doğru yorum yapamaz,bu bölgeyi çok sevdiğini söylüyorsun burada yaşayamıyorsun,burda iş yapmanın zorluğunu bilmiyorsun,zaten iş yapmaya kalksanda yarım bırakıp kaçıyorsun ama sürekli iş yapanları küçümsüyorsun. Binayı dairesel yapsak bu sefer "niye daire ?" sorusu gelecekti,yamuk yapsak "niye yamuk" sorusu gelecekti,dikdörtgen yaptık "niye dikdörtgen?"sorusu geldi,bu da soruların bir kısmının ne kadar boş olduğunu gösteriyor. |
|
|
|
|
|
#92 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-04-2008
Mesaj: 12
|
sayın alpart elbette sorulacak, bunda garip olan nedir? bina formu hakkında konuşmak, soru sormak, bizzat mimarlıkla ilgili değil midir?
|
|
|
|
|
|
#93 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 177
|
Sayın martin hayda gel;
Sürekli olarak mimarlığı matematiksel kurallara sokmak,sanki bir formülü varmış gibi yorumlamaya çalışmak bana doğru gelmiyor,tasarım yaparken akıl ve mantığın dışında hisler ve sezgiler var.Bir ulaşım yapısı yaparken dikkat edilecek şeyler bellidir,1000 bilinmeyenli denklem değil ki.Araç yaklaşımları,yaya yaklaşımları,gelen ve giden otobüs peronları,toplu taşıma ulaşım durumu,bekleme alanları,bilet satış birimleri,ıslak mekanlar,idari birimler,kafeterya,alışveriş birimleri teknik alanlar çözülüp birbiriyle ilişkileri iyi kurgulandığı zaman zaten bina ortaya çıkıyor.Bundan sonra mimarın mahareti bu organizasyonu 3. boyutta çevreyle ve teknik verilerle biraraya getirmek.Biz burda binanın öndeki yola paralel olmasını istedik,yöresel malzemelerin,özellikle Nevşehir taşının kullanılmasını istedik,gelen ve giden yolcu otobüslerinin park alanlarını ve bekleme yerlerinin ayrı olmasını istedik,terminal idaresi ve firma idarelerinin ayrı bloklarda olmasını istedik,hem gelen hem giden yolculara hitap edecek kafeterya ve bekleme salonlarının olmasını istedik,bina orta hol ve yandaki iki yardımcı birimden oluşuyor ,bu bölgenin turizm potansiyeli düşünelerek orta holün ortasında bilet satış gişeleri bunu saran ikinci koridorda turizm acentelerini planladık,ortadaki bilet satış gişelerinin arka yüzeyleri sergi imkanı sağlayacak şekilde planlandı,orta hacimin ısınma ve enerji tasarrufu için 10 metreyi geçememsine özen gösterdik,binanın gün ışıgından faydalanması ve elektrik tüketiminin azaltılması için orta holde ve galerilerde tepeden ışık aldık,bu bölgedeki mağaralarda ve peri bacalarında gezerken açılan amorf boşluklardan süzülen ışıkların burda da olmasını istedik,binanın bekleme bölümlerini bir çeperin magara duvarının arakasında bekliyor hissi oluşturması için kapalı fakat yeryer amorf yırtıklardan ışık alan bir hacim haline gelmesini istedik,bu duvarın arkasına sığınma hissini güçlendirmek istedik,bina m2 si istenen programa göre belirlendi,dikdörtgeni işlev gereği benimsedik çünkü uzun ve eni dar bi işlev planladık,böyle net bir formda amorf yırtıklar açarak bölgeyle,bölgenin doğal,amorf yapısıyla bağ kurmak istedik,bunu yapabildiysek ne mutlu,yapamadıysak daha çok çalışıp başka projelerimizde yaparız.Herkese başarılar... |
|
|
|
|
|
#94 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-04-2008
Mesaj: 12
|
"bence mimarlık gelişigüzel yapılabilecek bir şey değil, olsa olsa sezgilerin de işin içine dahil edilmesini barındırır ve barındırmalıdır ki bu da gelişigüzellikten kat be kat uzak bir kavramdır."
sayın alpart, daha önceki mesajımdan alıntıladığım bu ifadeden de anlaşılacağı üzere mimarlığın sezgisel boyutunu yadsıyıp dışlamıyorum. mantığın ne kadar yeri varsa sezginin de o kadar yeri vardır elbet. mimarlığı matematiksel kurallara sokmak ve bir formül üzerinden yorumlamak çıkarımının benim yazdığım mesajlar üzerinden yapılabileceğini de zannetmiyorum. açıklamalarınız için teşekkürler, 3 boyutlu görseller ve çevre ilişkisi hakkında yazdıklarıma dair de yorumlarınızı almaktan mutlu olurum. sizce de bazı eksikler ve görsel ifadelerde farklı farklı gösterilen durumlar bizi ve karşımızdaki insanları yanıltmaz mı? herkese iyi çalışmalar. |
|
|
|
|
|
#95 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-03-2006
Mesaj: 21
|
Alper Bey tasarım yaklaşımlarınız arasında ciddi anlamda olumlu kriterler var. Özellikle ekolojik yaklaşımlarınız, doğal taşın kullanılması, doğal ışığın kullanılması bunlar bölge ve kent adına önemli yaklaşımlar ve hassasiyetler. Fakat bunları temsiliyet araçları ile ifade etmek yerine, siz söylüyorsunuz. Burada temsil edebildiğiniz kadarını tartışıyoruz, gönlünüzden geçenleri değil.
|
|
|
|
|
|
#96 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 177
|
Sayın Martin haydagel(isminiz çok uzun
)));Vaziyetin son haliyle birlikte en kısa zamanda çevreyle ilişkili görüntü de koymayı umuyorum.3 boyut dosyalarında sorun yoksa yeni render koyacağım,1 seneden fazla zaman geçti üzerinden. Sayın arch_coco; Açıklamanız için teşekkür ederim,eksik kısımlardan kastınızı açarsanız yardımcı olurum,sanırım o bölgenin herkeste bıraktığı izler başka,bende bıraktığı izler böyle.Terminal bir bölgeye açılan kapıdır,biz bu bölgeye böyle bir kapıdan girilmesini hayal ettik,sizinle örtüşmüyor olabilir,ben size saygı duyuyorum,bunun karşılığında da saygı bekliyorum...İyi çalışmalar... |
|
|
|
|
|
#97 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-02-2008
Mesaj: 57
|
Aslında bu tartışmaya devam etmeyecektim çünkü, eleştiri ürün üzerinden yapılmalı. Kişiselleşmemeli ancak, yazdıklarımın da kişisel düzleme çekilmeye çalışılmasından sıkıldığım için vazgeçmiştim. Fakat Redrapsody'nin ''...evet kıskandım...''ı farklı bir düzleme çekilmesinden rahatsız oldum.
''... evet kıskandım...''ı, iş alma yöntemine ilişkin bir eleştiri olarak aldım (yanılmıyorumdur umarım) ve kesinlikle katılıyorum fikirlerine. Alpart'ın mealen ''... tane proje içinden seçildik'' sözü olabilir. Ama bakınız ODTÜ'nün davetli yarışmalarına ve Arkitera'nın yayınlama yöntemine. 1.,2.,3. belli ve fikirleri açık olarak yayınlanmış. ''yapabiliyorsan daha iyisini yap da görelim'' fikre değil, tutuma ilişkindir ve söyleyenin diploması değil belki ama hiç olmazsa IQ'su sorgulanabilir. Düşünce alanı dar olanla tartışılabilir ama olmayanla asla! ''Yırtıklar'' gelişigüzel değil! Kesinlikle değil,düşünülmüş! Ama görüntü üzerinden düşünülmüş. Yani görüntü tamamlanıncaya değin, ilahi kudret ile tasarımcı ilişkisi devam etmiş ama, ilahi kudret ''gerisini koyvermiş''... Doğrusu iş alma yöntemini ben de çok kıskandım (gıpta değil bu!..). Mesel şu ki, görüntüyü mimari için yeter sanıyoruz. Bilmiyorum, belki süreç böyle devam edecek ama mimarlık görünenin arkasında (elbette görünenle birlikte) bir yerlerde. Alpart'a katılıyorum; elbette yanına, yöresine farklı programla gelecektir. Örneğin bu yapının sağına-soluna ilçe terminali veya başka programlar gelebilir ve bu yalnızca vaziyet planı revizyonuyla ilgilidir(!) Ve Redrapsody'nin dediği anlamda ''yeniden çözümlemeyi'' gerektirmez! Ne kadar ilahi bir çalışma olduğunun ilk işaretidir bu çünkü, ''Vaziyet Planı'' ilk paftadır. Ve üstelik ne şanstır ki, eklediğiniz her yapı (programlar) bir leke olarak görünür. İki boyutludur... Ulaşım, akış ve ilişkinin önemi yoktur(!) vaziyet planında. ''söve'' anıştırması ezberden ibarettir en son TBMM yarışmasında görülmüştür ve oradaki sorun ''söve ötesidir''. evamı gelecek... |
|
|
|
|
|
#98 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-02-2008
Mesaj: 57
|
devamı geldi...
...
Bu üründeki sorun daha vahimdir! Kabuk hacmi varmış gibi görünüyor ama yok! Kabuğun konstrüksiyonu ile amorf yırtıklar ilişkilenemiyor. Kabuktaki sağırlıklar (doluluklar diyelim) mekanik bağlantılı taş ile üretiliyor. Ancak taş kaplamanın örüntüsü(!) ne konstrüksiyonla ne de üzerinde düşünülmüş olan formla ilişkilenebiliyor. Çok uzağa gitmeye gerek yok Simfiliz, bkz. trafo denemenize. Aradaki farkı ve ne denilmeye çalışıldığını anlayacağınızdan kuşkum yok. Trafodaki kabuk-blok-konstrüksiyon ilişkisi sahicidir! Bir tür muhafaza iken ve ürettiği hacim girilmeyen bir hacimken, trafo işleyişinin, kentle ve gündelik yaşantıyla ilişkisini önerir. Bunu da yalnız blokların rengi ile değil, dokusu, standart hacmi ve konstrüksiyonu ile yapar. Doluluk, boşluk ve ışık kullanımına girmiyorum bile. SAHİCİDİR!.. Demem o ki, TERMİNAL BİNASINDAKİ bu tutum en fazla söve kadar meşrudur ve daha ötesi, iyisi, mimarisi değildir. Ortamda yayınlanmış bir tasarım, eleştiriliyor (ne umulabilir ki başka?), üzerinden okumalar yapılıyor (yapılmaya çalışılıyor diyelim), yazılıyor, çiziliyor vs... Müellif, eleştirilere yanıt vermiyor laf yetistiriyor, olumsuzlar için ''önce iyi inceleyin, bölgeyi bilmiyorsun, kıskanç, sen hiç terminal projesi çizdin mi? daha iyisini sen yap da görelim, dönderdim'' diyebiliyor. İlave edilmesi muhtemel yapılar için ''ben nerde yeni çözüm gerektiriyor dedim'' mealinde cümle kuryor ve sorunun vaziyet planında bir revizyonla ''halledilebileceğini'' söyleyebiliyor. Aynı alanda mevcut problemleri çözemiyorken, ilave programlar (ki ciddi yapısal yoğunluk, dolaşım ve ilişkilenme sorunu ortaya çıkacağı açıkken...) için yapılacak şey ''vaziyet planında revizyon''. Dikkatinizi çekerim; ''vaziyet planı''ndan kasıt, vaziyet planı paftası! Yine müellif eleştirileri saldırı algılayıp, yanıtlamak değil de savuşturmak, püskürtmek ister gibi yazıyor, ORTAMI TERÖRİZE ediyor, ''leh''inde yazanlara gaz veriyor, onlar da aldıkları gazı süzgeçten(!) geçirip ortama veriyorlar. Fakat süzgeçin zihin olmadığı yayılan pis kokulardan anlaşılabiliyor. Bilgi edinimi oral olmadığı gibi, fikirleşebilmesi de sindirim sisteminin görevi değildir! İnsan vücudu yurdum insanından daha katı ve disiplinlidir, herkes kendi işini yapar! SON! |
|
|
|
|
|
#99 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 177
|
Sayın Cureyen;
Başkasının avukatlığına soyunmanız garip geldi açıkcası.İş alma yöntemimizle ilgili hukuksal,kanunlara aykırı birşey varsa mahkeme yolu açık,değilse boş konuşmaktan öteye gidemiyorsunuz malesef,kanunları anlamak ayrı bir IQ meselesi,onunda diplomayla ilgisi yok.Ben sizin tarzınızda mimarlık yapmak zorunda değilim,yani bir taraftan okulda derslere girip bir taraftan okuldaki öğrencileri bedava çalıştırıp yarışmalara giremiyorum.Herkes hayatını istediği şekilde kazanır. Heralde bugüne kadar kurumlarla iş yapmadığınız için çıkacak aksaklık ve değişikliklerle ilgili deneyiminiz yok. Bizim iş alma yöntemimize gıpta edin bence de,çok çalışarak alıyoruz,ayrıca bizimle aynı yöntemlerle iş alan çok ünlü mimarlar var,isterseniz onlarında ismini sayarım,çünkü davet edildiğimiz yerlerde bu mimarlarla rakibiz.... |
|
|
|
|
|
#100 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 579
|
Alıntı:
İnşaat devam ediyor fakat, projede revizyon yapılabilir, girişler yeniden düzenlenebilir, diye söyleyince tamam dedim demekki projenin planı değişmiş. Çıkarımlarımı buradan yaptım. Değişiklikler varsa, görmeli ki insanlar yanılmasın. merak etmeyin, mutlaka birgün aynı platformda karşılaşacağız. Ozaman umarım iletişim kurabiliriz. Ben sadece bazan insanları çevreleriyle ilgili düşünmelerini sağlamak için 'kışkırtıcı' yazılar yazmak gerektiğini düşündüğümü söyledim. Bunda başarılı olmuşum ki siz de uyanıp tartışma ortamının içerisine girdiniz. Bu benim için yeterlidir, düşünülmeye ve konuşulmaya başlandıysa , aklıselim eninde sonunda ortaya çıkar. Bu kendi fikirlerimizi çürütecek olsa bile bundan korkmamak gerekir, eğer samimi birşeyler yapılmak isteniyorsa... Ben bu projeyi yeteri kadar yorumladım, kütlesel anlamda 'müze' ' sanat galerisi' veya herhangi imgesel ve plastik etkisinin önemli olduğu bir yapıya daha çok yakıştırıyorum. PEYNİR benzetmesini hakaret olarak algılayışınız yersiz çünkü buda Norman Foster'ın balkabağı Evi yaklaşımıyla paralel bir postmodern tasarım kriteridir ki, sizin projenizi daha ayağı yere basan bir tasarıma dönüştürebilirdi. Kapadokya dokusuna uygun derseniz, bu kapadokya bölgesi için oldukça iddialı kalıyor ve altı yeterince dolmuyor. Bunun bir terminal binası projesi olarak değerlendirilmesi için ise 'ulaşım' planının mimarca düşünülmüş olması gerektiğini düşünüyorum. Bu yorumlar bir terminal projesine yönelik değil, kütlesel anlamda plastik etkisine yönelik oluyor. Bu da mimarlık eleştirisi içinde son derece küçük bir kısım. Görüldüğü üzere böyle olunca yapı değil, yapanlar, yaptıranlar ve izleyenler konuşulmaya başlıyor. Hatta eleştirenler 'yalancı' ' boş konuşan' gibi hakaretlere maruz kalabiliyor tasarımcı tarafından. Mimarlık konuşulmuyor... Biz de toplumca bunu seviyoruz sanırım, inatla her tartışmayı teknik, estetik ve sanat zemininden kaydırıp 'ağız dalaşı' seviyesine çekip rahat rahat kavga etmek istiyoruz. Bunun asla içine düşmeyeceğime emin olabilirsiniz. Benim için şahıslar ve bu işin içerisinde olan herkes değerlidir, söylenen şeyler hiçbir zaman kişilerin benliklerine yönelik saldırılar değildir. Bunu algılayacağımız ve insanca tartışabileceğimiz ortamların oluşabileceği umuduyla yazmaya devam edeceğim. Rahatsız olan okumak ve cevap vermek zorunda değil.
__________________
R&R En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 02-06-2008 12:02. |
|
|
|
|
|
|
#101 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-02-2008
Mesaj: 57
|
niyet...
Eklemeyi unuttuğum için müelliflerden özür dilerim,
Herşeye karşın, yine de NİYETİNİZE SAĞLIK!.. |
|
|
|
|
|
#102 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-02-2008
Mesaj: 57
|
...
Tartışmaya devam etmek istemiyorum. Niyetimin avukatlık olduğunu çıkarmanız da şaşırtmadı beni. Konulara bakışınız öyle.
Ypılanın yasal olması, hukuki olması, ahlaki olması anlamına gelmiyor. bunu anlamayışınıza da şaşırmadım. IQ konusu sav değil tespittir ve cerit içindir. |
|
|
|
|
|
#103 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-02-2008
Mesaj: 57
|
...
Tam tersine, Öğretim Görevlisi değilim. Misafir olarak katılıyorum ve 16 yıldır bilfiil mimarlık ofisimde mimarlık yapmaya uğraşıyorum. Ya başkası için kullandınız yada yine anlamamanız nüksetti.
|
|
|
|
|
|
#104 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 177
|
Daha önce kendiniz akademisyen olduğunuzu söylediniz,misafir olarak girdiğinize göre okulla ilişkiniz var.Redrapsody bilinçli olarak kışkırtmaya yönelik eleştiriler yapıyor ben buna alıştım ama sizinde buna destek vermeniz garip geldi.Eğer ahlaktan bahsediyorsanız bence kendinizle ilgili sorunlarınız var, bizim bi sorunumuz yok çünkü projelere kendi kendimizi davet etmiyoruz.Çok sayıda projeye davet edildik ve bunların bir kısmını almadık.Alamadığımız işler içinde "ahlaksızlar" felan demedik.
Redrapsody projenin plastik değerinin olduğunu kavramaya başladı,sevindirici,başta bu projenin "hiç" olduğunu söylüyordu,aradan zaman geçtikçe herkes içindekini döküyor,güzel oluyor... |
|
|
|
|
|
#105 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 579
|
sayın alpart;
Kışkırtmam sizi buralarda yazmaya sevk ettiyse ne mutlu bana. Ben 'rencide etmek' ve 'kışkırtmak' arasındaki farklılığı biliyorum enazından. Aşağılayıcı ve insanın kişiliğine yönelik saldırılar yapan sizsiniz. Bunun üzerine hala devam ediyorsunuz saldırmaya, tasarımcının tasarımını çocuğu gibi sahiplenmesi kabul edilebilir ama bunun bukadar kişisellertirilip Kayseri piyasası içinde bazı mimarların yaptığı tartışmalar düzeyine çekilmesi benim en son yapacağım şeydir. Dünya küçük, bakarsınız biryerlerde karşılaşırız , durumu birbirimizin yüzüne bakamayacak duruma getirirsek hiç medeni olmaz bence. Ben kimsenin yüzüne söyleyemeyeceğim birşeyi başka yerde söylemiyorum, içim rahat o konuda. Şu sıralar sürekli gezmem gerekiyor bu yüzden Kayseri'de veya başka biryerde uzun süre bulunamıyorum. Askerlik ve sistemden kaynaklı diğer süreçlerimiz tamamlandığında elbette sizin merakla beklediğiniz 'fikirlerimizi' ortaya koyacağımız yerler olacak. Ozaman da siz yaparsınız yorumlarınızı. Fakat Türkiye şartlarında arkanızda bir güç yokken bunları yapmak biraz uzun bir süreç gerektiriyor taktir edersiniz ki. Mimarın yarışmalarla adını duyurması, ayakta kalması ve mücadele etmesi gerekiyor... yada gerekmeyebiliyor işte, herkesin süreci birbirinden farklı...
__________________
R&R En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 02-06-2008 12:28. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|