|
|
#76 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 190
|
Sayın arch_coco;
Birincisi soruma cevap vermediniz,ikincisi bizimle kişisel sorunları olanların burada yanlı,bilinçli karalama kampanyası yapmasından tabi ki şikayetçi olurum,bu sizi niye rahatsız etti anlamadım,üçüncüsü yırtıkların yeri değiştiğinde çok şey farkeder;mesela ıslak mekanların üstüne gelmesini istemiyoruz,taşıyıcı sistemdeki kirişlerin yerleri zaten belirli bir kısıtlama getiriyor,kiriş aralarını seçmek zorundayız,orta holün,yanlardaki galeri ve kafeterya gibi birimlerin ışık almasını istediğimiz için bu bölgelerde yırtıklar yoğunlaşıyor dikkat ederseniz,yırtıkların amorf formda olması bölgedeki doğal yapılaşmada olan bir durum,bunuda kullanmak istedik,mimari bir tercih,illa ki sizin kafanızdakilere göre yapı tasarlamak zorunda değiliz... |
|
|
|
|
|
#77 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 190
|
fotoğraf
bölgeye ait birkaç fotoğraf
|
|
|
|
|
|
#78 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-03-2006
Mesaj: 21
|
|
|
|
|
|
|
#79 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 190
|
sayın arch_coco;
gönderdiğiniz resimdeki yerlerin yüzde 90 a yakın kısmı kentsel dönüşüm alanında,yani yıkılıyor,bilginize.... |
|
|
|
|
|
#80 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-03-2006
Mesaj: 21
|
Gönderdiğim imajlar zaten Nevşehir'in bütünü. Yıkılacaksa geriye ne kalacak merak ettim.
Kayseri'yimi klonlayacaklar yoksa sizin daha iyi bilginiz vardır. Bu arada rakam verirken kaynağını da söylerseniz sevinirim. Gördüğün yerlerdeki çoğu yapılar kültür ve tabiat varlıkları kanunu kapsamına giriyor. İşte buna gücü yetmez maalesef iktidarın. En son arch_coco tarafından düzenlendi : 28-05-2008 16:57. |
|
|
|
|
|
#81 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-03-2006
Mesaj: 21
|
Bu arada tartışmanın her eleştiriye bir cevap verebilme azminiz ile nerelere gittiğine bir bakın.
|
|
|
|
|
|
#82 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-10-2004
Mesaj: 113
|
Alıntı:
Üstte alıntıladığım mesajdaki konu daha önce de dile getirilmişti. Mimar olarak hele ki inşa edilecek bir projede attığımız her çizginin bir tutarlılığı, karşılığı olmalıdır. Konsept olarak kendinize böyle bir fikir belirlemiş olabilirsiniz, ama bana kalırsa konsept eğer buysa yukarıdaki mesaja verdiğiniz yanıtta belirttiğiniz kısıtlayıcılar için farklı sistemler ya da mekan kurguları oluşturmalıydınız bence. Yöresel coğrafyadaki amorfluk proje için fazlaca popülist bir yaklaşım bence ama pazarlama anlamında da çok doğru bir karar belli ki. Sonuç şuna varıyor, biz fonksiyon anlamında işleyen bir terminal yapısı tasarlayalım, tüm fonksiyonları bir kabuk altında toplayalım. Eğer yapıyı Nevşehir'e yaparsak ışık almak istediğimiz yerlere yörenin amorf formlarından esinlenmiş AMORF açıklıklar bırakırız. Yok Denizli'ye yapacaksak Pamukkale'nin travertenlerine atıfta bulunuruz. Ama bu şehirler yerine Bursa'ya yaparsak oranın da kestane şekeri çok meşhurdur. Lütfen yanlış anlamayın söylediklerimi yoksa konu sürekli kişisel çatışmaların yaşandığı farklı yönlere kayıyor. Çalıştığım projelerde çok düşünürüm, çizerim, o kadar çok kafa patlatırım emek harcarım ki _hepimizin yaptığı gibi_ bitmiş proje ile ilgili birisinin bu neden böyle sorusuna cevap vermek işkence olur. Sizin de çok emek verdiğiniz belli tabi ki ama yanlış noktalardan savunmaya çalışıyorsunuz, sizden beklenen cevaplar değil verdikleriniz. Mesela fikir çatışmalarından başlasanız, proje başlangıcındaki eskizlerden örnekler sunsanız, sizi yaratımınızın önündeki engelleri açıklasanız, proje nerden nereye geldi gösterseniz, ana fikrinden bahsetseniz sanırım herkes tatmin olacaktır bu sayede. Saygılar. |
|
|
|
|
|
|
#83 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 190
|
Başka forumlarda proje müellifleri cevap vermiyor diye şikayet ederler,sizde tam tersini söylüyorsunuz,cevap vermem kötüyse cevap vermeyim bundan sonra.
TOKİ ve belediye çalışmalar yapıyor,bilgi sahibi olmak için Nevşehir'den herhangibirine sorsanız söyler,o bölgede korunacak yapıların çok az olduğunu bilenler dile getiriyor,belediyeyi arayıp dönüşüm işinden sorumlu kişiyle görüşebilirsiniz.Korunacak yapı varsa korunur mutlaka,iktidarın neye gücünün yetip yetmeyeceği benim sorunum değil,ilgi alanıma da girmiyor. |
|
|
|
|
|
#84 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 190
|
Sayın t2000;
Bölgeyi iyi bilseniz,karakteristik yapısını iyi analiz etseniz kestane şekeriyle buranın karşılaştırılamayacağını anlardınız,ben artık bilinçli olarak bu binanın anlaşılmadığı hissine kapıldım,o yüzden daha fazla konuşmanın anlamı yok... |
|
|
|
|
|
#85 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-10-2004
Mesaj: 113
|
Alıntı:
Amaç kıyaslamak değildi zaten, niyetimiz bağcıyı dövmek hiç değil, herneyse sanırım bu konu sizi fazla duygusallaştırdı, tuhaf tepkiler vermeye başladınız, size projenize değer verdiğimiz, ciddiye aldığımız için mesai harcayarak fikirlerimizi aktarıyoruz, aynı ciddiyeti de görmek hakkımız olmalı. Size başarılar efendim lakin kestane şekeri de pek hoş bir tatlıdır, hele kırma olanı "dadından yinmez". |
|
|
|
|
|
|
#86 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-03-2006
Mesaj: 21
|
t_2000 çok güzel açıklamış. Eeğer ki tasarım kriterlerinizi, kaygılarınızı veya niyetlerinizi gösteren veya da bölge ile ilgili tespitlerinizi gösteren eskizlerinizi görse idik bu "Kitch" renderlar yerine daha farklı konular tartışıyor olacaktık. Sizin laflarınızla bu yapı meşruiyet kazanamaz kesinlikle. Bu arada bu yapıyı oraya yapabiliyor olmanız Nevşehir'i çok iyi tanıdığınız veya analiz edebildiğiniz anlamına gemiyor. İnsanlar saf değil artık, bunun seçim yatırımından öteye gidemeyecek bir bina olduğunu anlamayacak kadar. Kabuktan bahsediyorsun daha tasarladığınız kabuk kendini varedemiyor ki kolonlarla ayakta durmaya çalışıyor. Bağlam ve ölçek açısından ele alırsak bu binayı küçült masanın üzerine koy kalemlik yap yine burada durduğundan farklı durmaz. Konu Nevşehir olmasa yorum dahi yazmayacaktım. Yanlış anlamayın beni esas endişelendiren sizin tasarımınız değil, bunun Nevşehir'de yapılıyor olması.
En son arch_coco tarafından düzenlendi : 28-05-2008 21:06. |
|
|
|
|
|
#87 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
|
Alıntı:
Sizin bunları sürekli kişisel algılamanız, mimarlığa bakışınızla paralel bence. İnatla kişisel kavgaya dönüştürmek istiyorsunuz bu durumu, fakat beni bu ortama çekmeniz mümkün değil. Projenizin tam anlamıyla ulaşım planı çözülmemiş vaziyet planına yönelik eleştirim dışında fazla konuşmuyorum farkındaysanız. Projeniz üzerinde çok konuşulacak nitelikte değil bence. Bir 'konsept' proje kıvamında. Bize sunulanlar böyle en azından. Ulaşım planının yerne göre çözüleceğini söylemiştiniz, ama inşaat bunlar çözülmeden mi başladı ben anlayamadım? Ben 'yarışma' projelerinin gölgede kalıp ' belediye seçkisi' projelerin bu kadar öne çıkmasına kızıyorum. Bina yapmak her mimarın içinde olan birşeydir, bina yapan bir mimarı ben 'kıskanmam' dersem saçmalamış olurum. Ama bunun sizin çevrenizde gördüğünüz türden 'haset' içerikli olmadığına emin olun. Her mimar bina yapmak ister, ama bazılar gerçekten adımlarını sağlam ve bilinçli atmak ister. Benim problemim sizinle değil, yaşadığım bölge ve mimarlık ortamıyla ilgili. Fakat bu tartışma sürecini devam ettiremeyeceğimiz için siz bana aldırmayın, şantiyenin ilerleyişine odaklanın... Ben 'uygulama' konusuna kafayı takmıyorum, parasını verirseniz istediğiniz binayı, istediğiniz firmaya yaptırırsınız, detayını da çözdürürsünüz. Tartıştığımız şey kesinlikle bu değil... Hem projelerinizi Arkitera'ya koyarak tartışmaya açmak istiyorsunuz, hem de eleştirilere basitçe saldırılarmış gibi, ' saldırın aslanlar' tarzında yanıtlar veriyorsunuz. Böyle bir tartışma ortamı ve mimarlık yok. Eğer projeleriniz hakkında yorum yapılmasını istemiyorsanız, arkiteraya koymayın. Gazeteye ilan verin.
__________________
R&R En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 28-05-2008 21:50. |
|
|
|
|
|
|
#88 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
|
Mimarlık mesleğini küçük düşüren derken ? Hangi sözüm acaba. Bence sizin 'işleriniz' mimarlık mesleğini küçük düşürüyor ama bunu dile getirmek istememiştim. Neyle ve kimle savaşıyorsunuz hala anlamıyorum. Projenizi anlatamıyorsunuz , üstelik eleştirenlere saldırıyorsunuz.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#89 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
|
yaptığım yorumun sebebi
Terminal dediğimiz şey, ulaşımla ilgilidir. Bu plana yorumlarınızı bekliyorum. Demişiniz ki, projenin yerine göre çözülecek. Bunun revize edilmiş planı olmadan mı başladı şantiye. Eğer öyleyse yeni planı neden sunmuyorsunuz? Önemsemiyormusunuz yoksa, önemli olan 3D kütlemi yalnızca... Bir projenin sürecini irdeleme açısından incelenmeli. Terminal bu yani , aşağıdaki imajdan ibaret. Diğer 3D obje bir müze olabilir, avm , çarşı olabilir ,bir sanat galerisi olabilir, veya bu plan üzerine dikdörtgen başka bir kütle yerleştirilebilir. Bunlar yapıldığında bu projede ne değişir bunu sorgulamak gerek.
__________________
R&R En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 28-05-2008 22:18. |
|
|
|
|
|
#90 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-04-2008
Mesaj: 24
|
bir süredir proje hakkında yapılan (bazen de konudan saptığı görülen) tartışmaları izliyorum. şu ana kadar yapılan tartışmalardan bağımsız olarak algılanmayı isterim açıkçası. projenin anlatımına yönelik önümüzde olan görsellerdeki peysajdan başlamak istiyorum. vaziyet planında göremediğimiz bazı öğelerden oluşan bu imajlarda hiç otobüs görememiş olmak beni şaşırttı doğrusu. yapının etrafında sürekli olarak otobüslerin olacağını düşünürsek üç boyut algısının da onlardan bağımsız düşünülemeyeceği kanaatindeyim. arazi koşullarından kopuk renderları tanımsız ve yetersiz buluyorum. yol nerede, etrafta ne var ne yok, binanın dışında nasıl bir yaşam kurgulanmış görmek istiyor insan. tabi bunlardan bazıları planlardan da okunabilen şeyler ama madem üç boyutlu ifade kullanıyoruz neden eksik ve tanımsız bırakalım ki diye düşünüyorum. ayrıca bu tip durumlar kendimizi ya da projeyi anlatmak istediğimiz insanları da yanıltabilir.
bazı eleştirilere proje müellifi sayın alpart tarafından yapılan savunmalarda inşa edildiği zaman göreceğiz kabilinden ifadeler mevcuttu. inşa edilmiş bir yapıya bakmak ile kağıt üstünde bir yapıya bakmak arasında elbet fark var, ama kağıt üzerinde anlaşılma ihtimalini sonuna kadar kullanmayacaksak temsil ve temsil araçları da pek bir işe yaramıyor demektir. projenin en çok tartışılan öğesi yırtılmış bir kabuk. sorulan sorulardan bir tanesi de herhangi bir yırtığın yeri veya açısı değişse ne fark eder. bence böyle bir kabuk yapma kararı bağlamsal olarak tutarlı bir zemine oturuyorsa ve sonuç olarak böyle bir kabuk oluşturma kararı alındıysa, sonrasında şekillenmesi işlevsel gereksinimlerle mimarın estetik bakışının bir karması olacaktır. o yüzden sorunun aslında anlatmak istediğinin bu kararın bağlamsal tutarlılığına dair taşınan şüpheler ve tatmin olamama durumu olduğunu düşünüyorum. radikal ve farklı olanı yapmak daha fazla tutarlılık gerektirdiğinden meslektaşlarımızın şüphe ve tatminsizliklerine de hassasiyetle yaklaşmak gerektiği kanaatindeyim. şahsen kendimin de tatmin olmadığını ve şüpheyle yaklaştığımı belirtmek isterim. başlığa dair mesajlarda ifade edilen bir gelişigüzel mimarlık kavramı vardı.bu benim açımdan kabul edilebilir değil. bence mimarlık gelişigüzel yapılabilecek bir şey değil, olsa olsa sezgilerin de işin içine dahil edilmesini barındırır ve barındırmalıdır ki bu da gelişigüzellikten kat be kat uzak bir kavramdır. herkese iyi çalışmalar. En son martin hayda gel tarafından düzenlendi : 28-05-2008 23:20. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|