Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Projeler

Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar...

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 14-05-2008, 11:14   #16
Arkitera Üyesi
 
mim-arc-ık'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-08-2005
Mesaj: 154
ankara'nın yeni incisi

Eskişehir yolu üzerinde gidip gelirken dikkatimi cezbeden, fakat iş yoğunluğum nedeniyle daha detaylı inceleyemediğim ve merakımı celbeden bir yapı.Günlerce önünden geçtim,kütle ilişkilerini,dolu boş etkilerini,malzeme kullanımını , işçiliği inceledim ve bu yapının hayranı oldum diyebilirim.

O derece ki aylardır foruma yazmamama rağmen bu yazıyı yazma ihtiyacı hissettim.Dün arkitera da gezinirken yapıyı görünce de çok şaşırdım ve hemen incelemeye koyuldum.Bir kat daha hayran oldum.İçö mekan ve cephedeki uyum da göze çarpıyor...Bu yapı için söyleyeceğim ufak bir not var.Yapı Tabanlıoğlu için bir yenilik değil.Küp ve deformasyonlarını deniyorlar sürekli.En basitinden ilk aklıma gelen Abbaya'daki iş bloğuydu.


Sonuç olarak şunu belirtmek istiyorum ki; Tabanlıoğlu mimari kalitesi ve DMC'nin uygulamadaki bonkörlüğü son derece şık bir yapı kazandırdı Ankaraya...
Tasarımcı ve uygulama ekibine teşekkürler..

Saygılarımla...
__________________
mimarlık olmuş yaşamım...
mim-arc-ık offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 14-05-2008, 14:26   #17
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 27-04-2008
Mesaj: 8
farklı ve orjinal bir tasarım o yönüyle iyi. fakat binaya baktığımda nedense içimi karartıyor.karamsarlık görüyorum.benim düşencem kaplama ve renklerde daha açık ve sıcak renk kullanılması ile daha güzel bir tasarım oluşur ve dikkati daha fazla çekerdi...
gakko42 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 15-05-2008, 17:15   #18
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 119
başarılı bir tasarım,inşa kalitesi çok yüksek görünüyor,tabanlıoğlu ve arolat iyi ki var,böyle binaları yaparak önümüzü açıyorlar,bu binayla küp ve onun yarattığı etki güçlenmiş,iyi bir bina,ama şimdi bizim için olumsuz bi durum var,artık küplerle yaptığımız her tasarım tabanlıoğlu nun dmc binasına benziyor yakıştırması yapılır,ben şimdiden söyleyim,yakında böyle binalarımız bittiğinde bu binaya benzetmeyin )))
alpart offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-05-2008, 14:56   #19
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 12-09-2006
Mesaj: 274
Doğan Medya Center binasının Mimarlar Odası Ulusal Mimarlık Ödülleri'nde yapı dalında ödül kazanmasının üzerine Murat Tabanlıoğlu ile mimariye bakışını, yeni projelerini ve medya binaları üzerine bir söyleşi gerçekleştirilmiş.

İlkemiz dürüst ve samimi binalar yapmak
__________________
http://forum.arkitera.com/image.php?type=sigpic&userid=20115&dateline=1207565797
Gökçe Aras offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2008, 13:54   #20
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 18-02-2008
Mesaj: 56
DMC, "Ankara'da Tetris" Başlığı ile Alman Mimarlık Yayını Baunetz'de

Tabanlıoğlu Mimarlık'ın Ankara'daki Doğan Medya Center (DMC) Binası, Alman Mimarlık Yayını Baunetz'de yayınlanan bir haberle tanıtılıyor.

Almanca haberde, Hannover'de 2000 yılında düzenlenen EXPO'daki Türk pavyonunu tasarlayan ve Almanya'da da tanınan Tabanlıoğlu Mimarlık'ın Doğan Medya Grubu için tasarladığı DMC Binası'nda aralarında Hürriyet ve Milliyet'in de bulunduğu günlük gazeteler ve televizyon kanallarının kullanımı için tasarlanmış ofisler ve stüdyoların bulunduğu belirtiliyor. 1993 yılında yine Tabanlıoğlu Mimarlık tarafından Doğan Grubu için tasarlanan binanın zamanla yetersiz kaldığından da bahsediliyor.

Haberde, tasarımın çıkış noktasına da yer veriliyor: "11.500 metrekarelik kullanım alanına sahip medya merkezi, aslında sade, cam bir küpten oluşuyor. Braille Alfabesi'ni anımsatan ve iç mekanda da devam eden delikli cepheyle ise mimarlar, günümüzün renkli, hızlı, hareketli ve 'sözünü geçiren' medya ortamını simgeleyen 'dinamik bir atmosfer' yakalamayı amaçlamış."

Haberin Almanca metnine ulaşmak için tıklayın.
Eklenmiş İmajlar
 

En son Burcu Karabas tarafından düzenlendi : 18-06-2008 14:00.
Burcu Karabas offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2008, 14:40   #21
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 23-07-2002
Mesaj: 891
Ve Arcspace.com'da...

Ve Arcspace.com'da...

Tabanlioglu Arhitects - Dogan Medya Center :: arcspace.com
Eklenmiş İmajlar
dogan-medya-merkezi-dmc-tabanlioglu-mimarlik-arcspace-jpg  
__________________
Emine Merdim offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2008, 14:48   #22
pao
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 05-12-2003
Mesaj: 9
Projenin mimari raporunun bulmak mümkün mü?
pao offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2008, 15:03   #23
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 23-07-2002
Mesaj: 891
Alıntı:
Orijinal metin pao tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Projenin mimari raporunun bulmak mümkün mü?
Tabi ki bulmak çok kolay, Arkitera.com ya da Arkiv'de arama ile çok kolay bir şekilde bulabilirdiniz.
Doğan Medya Merkezi (DMC)

Doğan Medya Merkezi (DMC)
__________________
Emine Merdim offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2008, 15:26   #24
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 522
bu projenin kırılma noktalarından birisi olduğunu düşünüyorum. Ankarada esk. yolu üzerinde ilerlerken çok sayıda gösterişli yapıyla karşılaşırsınız. Çoğunluğu da yeni yapılan AVM ler. Fakat o süreklilik içerisinde bu yapı kadar insanı düşünmeye ve içerisini merak etmeye iten bir yapı daha yok bana kalırsa... Bu yapıdaki hareketleri eklediğim linkteki zaha hadid'in yapısındaki anlayışla değerlendirebiliriz belki.
Bu yeni modern mimarlığın da 'özgünlük' kaygısından çok kaliteyi önplana alması, yani başkasına benzemekten korkmaması beklenen şey. Bu yapının da tasarlanırken ' acaba birine benzetirler mi ' diye korktuklarını hiç sanmıyorum. Fakat bakıyorsunuz bulunduğu yere göre özgün bir yapı olarak karşımıza çıkabiliyor. Ateşli genç tasarımcılar sanırım bu 'özgünlük' tuzağına çabuk düşüyor. Bırakın dünyayı yeniden keşfetmeyi de 'kaliteli' mekanlara kafa yorun demek istiyorum. Özgünlük peşinden gelir.
Eklenmiş İmajlar
 
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2008, 15:46   #25
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 119
Bence bu binanın DMC ile uzaktan yakından ilgisi yok,felsefeleri çok farklı,iç hacimler daha da farklı,Hadid in binadaki yerden gelip yukarı dönen kabuk ve bunun iç hacimdeki yansımaları iki projeyi farklılaştırıyor,DMC binasındaki cephedeki hareketlerin amacı ve delikli aluminyum malzeme binayı keskin biçimde ayırıyor.Bu delikli malzemenin hacimdeki etkisini gerçekten merak ediyorum,bu binayı ziyaret etmek mümkün mü acaba?
alpart offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2008, 18:57   #26
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 14-12-2004
Mesaj: 48
Thomas Mayer'in objektifinden çok sayıda DMC fotoğrafına thomas mayer_ archive adresinden ulaşmak mümkün.
Eklenmiş İmajlar
 
__________________
...But gravity always wins!
just offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2008, 21:24   #27
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 522
hadid'in projesinin fotoğrafını yapıların karakteristiğini değerlendirmek için koydum. Elbette hadid'in tasarımında kütle ve cephe etkisi bütünlüğü daha güçlü. Bu yapıdaki delikli (aliminyum değil sanırım , çelik sac olabilir) malzemeyle verilen etki yapıların cephelerini bir noktada ortak bir dilde kesiştiriyor.
tasarım yaklaşımlarının incelenmesi açısından bu örnek yerinde olur diye düşündüm.
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-06-2008, 22:59   #28
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 23-01-2008
Mesaj: 11
Cephenin iç mekandaki etkisi, çok alakalı ve benzer olmasa da bende, -Paris- Arap Dünyası Enstitüsü'ndekine (L'Institut du Monde Arabe) benzer bir etki bıraktı.

Oldukça başarılı bence yine de.





En son Kıvanç Başak tarafından düzenlendi : 19-06-2008 08:34.
indistinct offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2008, 08:53   #29
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 522
Alıntı:
Orijinal metin indistinct tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Cephenin iç mekandaki etkisi, çok alakalı ve benzer olmasa da bende, -Paris- Arap Dünyası Enstitüsü'ndekine (L'Institut du Monde Arabe) benzer bir etki bıraktı.

Oldukça başarılı bence yine de.




Bu projeyi biliyorsunuzdur sanırım. Ben bunu görünce Zihni Sinir Procesi!(arkitera Zihni Sinire yerverse mi acaba) olabileceğini düşünmüştüm.
Yani en fazla ilgi çekici bir deneme bu.
Cephedeki güneşe duyarlı kapaklar açılıp kapanabiliyor ( f.mak lensi diyaframı gibi) fakat bunlar sürekli arızalanıyormuş,sonrada kendi haline bırakmışlar zaten mekanizmayı. Gördüğüm en gereksiz şey bu. DMC binasındaki cephe elemanlarının güneş kontrolü amaçlı olabileceğini düşünmüştüm ben de , ama plastik kaygılar önplanda, yinede delikli cephe elemanının içmekana yansıması(fotoğraftan görüldüğü kadar) bundan çok daha iyi.
__________________
R&R

En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 19-06-2008 09:11.
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-06-2008, 14:04   #30
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 12-02-2008
Mesaj: 50
Dmc

Yapıyı her isteyenin gezip-görmesine izin veriyorlarmı bilmiyorum. Ancak ben gruba ait diğer gazetenin Ankara Temsilciliği olarak kullandığı bir yapının, yenilenmesi işi için gitmiş ve gezmiştim.
Neredeyse hergün önünden geçtiğim ve inşa sürecini izlediğim bir yapı. Açıkçası betonarme bittiğinde çok daha etkileyiciydi. Çok çok iyi bir kalıp işçiliği (işvereni ve müellifi de düşünüldüğünde) bitmiş ürüne ilişkin beklentimi oldukça yükseltmişti. Oysa yapıyı gezdiğimde bir parça hayal kırıklığı yaşadım. Ancak, o sırada yapının bir kaç katında düzenlemeler devam etmekteydi.
Anlatayım:
İlk şaşkınlık yapıya girildiği anda yaşanıyor. 4 katlı bir atriuma hazırlıksız ve bodoslamadan giriyorsun. Girer girmez o görkemli atriumun zemininde kaybolmuş, ortamı solumanıza bile fırsat vermeyen güvenlik kontrol eleman ve ekipmanları ile karşılaşıyorsun. Güvenli olduğunuz anlaşılıp bariyeri geçtiğinizde atriuma dahil olabiliyorsunuz ve başınız doğal olarak aşağıdan yukarıya doğru yönelip mekanı algılamaya çalışıyor.
Bir küpten, küpü oluşturan 4 kare prizmadan biri eksiltilerek elde edilmiş bir atriumla başbaşasınız. yalın,anlaşılabilir bir ana mekandasınız. Ancak atriumun iki yanında ve L biçiminde atriumu saran katlar, döşeme izi ve parapetleri dışında ana mekana katılmıyorlar. Yürüyorsunuz ve 3 mt yüksekliğinde bir kat holüne ulaşıyorsunuz. Merdiven ve asansörlerin bulunduğu aralık bu hol dediğim. 10 mt'den fazla yükseklikten 3 mt yüksekliğindeki kat holüne de pat diye geçiyorsunuz. Bu arada atriumun çekirdek ile ana girişi bağlayan koridor (insan deviniminden okunan ama yapısal olarak tanımlanmamış) dışındaki bölümü kullanılmıyordu. Katlara çıktığınızda çekirdeğin önünde ve arkasında bulunan açık ofislere ulaşıyorsunuz. Merdivenden yada asansörden çıktığınızda galeri boşluğunu görmeniz için başınızı o yöne çevirmeniz gerekiyor.
Yapıya girmeden önce mimar olarak, cam küpten patlayan (veya saran) perfore sacla giydirilmiş bölümleri ve doğallıkla perforasyonun mekandaki karşılığını merak ediyorsunuz. Mekanlarda özel bir karşılığının olmadığını söyleyebilirim. Bunu da şöyle anlatabilirim sanırım; açık ofisin batıya bakan çeperleri çoklukla renksiz cam iken (yani mekanın büyük bölümü cam ve batıya bakıyor) güney çeperin bir kısmında perfore sac var. O yüzeyleri gösteren fotoğraf karesinin yanıltıcı olduğunu söylemeliyim. Çünkü Fotoğrafı çekilen perfore yüzeyin hemen sağ tarafı döşemeden döşemeye ve olduğu gibi cam. Üstelik batı çeperi.
İkinci ve büyük şaşkınlığımı da sac yüzeylerin tarif ettiği hacimlerde yaşadım. BALKON! Evet balkonlar çevrilmişti o sac levhalarla. Ve arkasındaki ofislerden sac levhaların kutu profil konstrüksiyonu da görünüyor. Hatta çıplak gözle daha da fakediliyor. Burada şunu da söylemek gerek, görülsün diye yapılmamış ama farkediliyor.
Demem o ki, sac yüzeylerin mekansal yada optik bir karşılığı ihmal edilebilecek kadar az. (cümle yok demenin haksızlık olacağı düşünülerek kuruldu). Cephedeki sac yüzeylerin iç mekandaki tek karşılığı asma tavanlar. Asma tavanlar aynı malzeme ile yapılmış, perfore olduğu için de havalandırma menfezleri asmatavan yüzeyinde değil, arkasında bırakılmış. Yapının ilgimi çeken detaylarından biriydi bu.
Yapım sorumlusuna işletme maliyetinin makul olup olmadığını sorduğumuzda (malum tüm yüzeyler camdı, sacla çevrili balkonların arkası da dahil. Üstelik oldukça büyük ve katlar boyunca devam eden bir boşluk da var iken...) aldığımız yanıt '' ısınan hava yükselir, soğuyan hava çöker''di.
Aylardan marttı yanılmıyorsam.

Sonuç elbette ''kötü bir yapı'' değil ancak, Ulusal Mimarlık Ödülü almış bir yapı hakkında yazıyorum. Ömer Yılmaz'a ''en iyi yapı'' konusunda emin olmadığımı da not düşmek istiyorum. Vadettiğinin çok çok azını veren bir yapı diyebilirim.

Sac yüzeylerinse algıya yönelik tasarlandığını düşünüyorum. Yada sigara yasağına mimari bir çözüm(!)

Not: Çankaya Belediyesi balkonların tamamının kapatılmasına nasıl izin verdi bilmiyorum. Kendileri tarafından uzun zamandan bu yana YASAKlanmıştı! Tel bile çekilemiyordu. En azından bize izin vermediler kaç kez.
cureyen offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 12:11.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180