![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
| Anket Sonuçlarını Görüntüle: Miniatürk ve benzeri projelerin yararlı olduğunu düşünüyor musunuz? | |||
| Evet, yararlı buluyorum |
|
346 | 82,58% |
| Hayır, yararlı olduğunu düşünmüyorum |
|
61 | 14,56% |
| İlgilenmiyorum |
|
12 | 2,86% |
| Oy verenler: 419. Bu ankette oy kullanamazsınız | |||
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 23-07-2002
Mesaj: 966
|
Miniatürk ve benzeri projelerin yararlı olduğunu düşünüyor musunuz?
Mimarlığın topluma tanıtılması açısından Miniatürk ve benzeri projelerin yararlı olduğunu düşünüyor musunuz?
Geçtiğimiz günlerde Sütlüce'de açılan Miniatürk'de 50'ye yakın tarihi eserin 1/25 ölçeğinde maketleri bulunuyor. |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Bence kesinlikle çok yararlı bir müze. Henüz açılalı çok az bir süre olduğu için henüz gidemedim ama yurt dışında benzer örneklerinden biri olan Brüksel'deki "Mini Europe"a gitmiştim.
İnsan gerçeğini göremeyeceği pek çok ünlü yapıtın gerçeğe uygun ölçekli halini görüyor. Bu tip maketler ve de müzeler sayesinde sadece bina değil, çevresi de binayla beraber ele alınmış olduğu için belki de görmüş olduğunuz binaların bile göremediğiniz cephe ve çevre detaylarını görebiliyorsunuz. |
|
|
|
#3 |
|
Yönetici
|
Henüz gidip görmedim Miniatürk'ü.
ama yararlı olur elbette. Geçenlerde proje danışmanlarından İlber Ortaylı konuşuyordu. "Miniatürk'te Türkiye dışından sadece iki yapı var" dedi Ortaylı ve bunların Kubbett-üs Sahra ile Mescid-i Aksa olduğunu belirtti. Her parti kendi siyasi çizgisinde hareket ediyor bunu da zaten biliyoruz, anlamadığım şey İlber Ortaylı bunu nasıl kabul ediyor? Dünya'da başkaca önemli eser yok mu acaba? Bir de link: http://www.miniaturk.com/
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-10-2001
Mesaj: 47
|
Merhaba,
MiniaTürk 'ü gezme fırsatım oldu geçen haftasonu.... Oralarda halkın ilgisini gorunce cok sasırdım...!!! Sevindim ayrıca.... Henüz tam olarak bitirilmeden açılmış olması girer girmez olumsuz bir etki yaratıyor..Siz dolaşırken birileri birseyler yapıyor, bir takim yerlerde yarım kalmışlığın kötü görüntüsüyle karşılaşıyorsunuz... Otoparktan itibaren bir yonlendirme ve yaya trafiği problemi var...tek yönlü bir akış olsa daha iyi olabilirdi...yada yuruyus parkurunu daha genis dusunebilirlerdi... Butun maketlerin yol uzerinde olmasi muthis bir sıkışıklığa yol açıyor...sanırım maketleri adacıklar icine koyarak 360 derecelik izleme saglamak daha basarili olabilirdi... Yada Türkiye haritasına göre yerleşebilirlerdi... Boğaz köprüsünün üstünü dogru yapıp altını dikmeler üzerine oturmalarını çözemedim...herhalde uygulama ile bir problem oldugu icin havada asamadilar.... Öte yandan Giriste tepe uzerinden tum maketleri algiliyor olmak basarili bir algılama sağlıyor...Haliç e uzanan balkon vari terası da oldukça başarılı buldum...uarım yakın zamanda manzarası da birseye benzer... Kaliteli malzeme kullanilmasi mekani ve iyi maketler de durumu oldukça iyi kotariyordu....Sergilenen eserler hakkında bir kütüphane/sergi de yapacaklarını varsayıyorum....Nitekim insanlar sadece maketlere biblo niyetine bakmış oluyorlar...Yani yapılan maketleri bilgi ile destekleseler iyi olabilir.... MiniaTürk'ü neden Edirnede yapmadiklarını da kendine soruyor insan, Sütlüce biraz uzak olmuş... Sağlıkla kalın, Ratio ![]() |
|
|
|
|
|
#5 | ||
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Re: MiniaTürk üzerine
Alıntı:
Yeri gelmişken adresini vereyim: www.minieurope.com Maketlerin bilgi ile desteklenmeleri ise kesinlikle şart yoksa pek çok kişi için hiçbir anlam ifade etmez, çocuklarını park niyetine filan getirirler Alıntı:
![]() |
||
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-11-2001
Mesaj: 6
|
[quote][Orjinal mesajı gönderen: blur
Geçenlerde proje danışmanlarından İlber Ortaylı konuşuyordu. "Miniatürk'te Türkiye dışından sadece iki yapı var" dedi Ortaylı ve bunların Kubbett-üs Sahra ile Mescid-i Aksa olduğunu belirtti. Her parti kendi siyasi çizgisinde hareket ediyor bunu da zaten biliyoruz, anlamadığım şey İlber Ortaylı bunu nasıl kabul ediyor? Dünya'da başkaca önemli eser yok mu acaba? Cok haklısın kabul ediyorum ama bildigim kadarıyla bi de Kudus sehir duvarları maketi de parkta yer alıyor... |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-03-2002
Mesaj: 9
|
Yanlis okumussunuz herhalde, eger www.miniaturk.com.tr adresine bakarsaniz, yurtdisindan epey proje oldugunu gorursunuz. Zaten amac Turkiye'deki belli basli eserleri ve yurtdisinda Turklerin biraktigi izleri gostermek, o nedenle Eyfel Kulesi ya da Big Ben'in olmasi biraz anlamsiz olur.
|
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
[quote]Orjinal mesajı gönderen: angel
Alıntı:
Herkesin kutsalmış gibi duvarlarını öpüp yaladığı bugünkü Kabe ise IV Murad zamanında Rıdvan Ağa adında bir Türk mimar tarafından yapılmış (Kabe defalarca yıkılıp yeniden inşa edilmiş bir bina) - yani Hz. Ibrahim ve oğlu Hz. Ismail'in birlikte yaptıklarına inanlılan Kabe bugünkü Kabe değil. (Gerçi Kabe'nin konuyla alakası yok ama örnek olarak verdim) Mescid-i Aksa'da da Türkler tarafından yapılmış önemli onarımlar var (ancak bir Türk binası değil tabii ki...) Bu binayı ilk olarak Bizans imparatoru I. Justinianus (Ayasofya, Aya Irini ve Küçük Ayasofya'yı yaptıran ünlü imparator) bir bazilika olarak yaptırmış. Hz. Ömer 638'de Kudüs'ü alınca hiçbir değişiklik yapmadan binayı camiye çevirmiş. Emevi halifesi I. Velid baştan aşağıya yenilemiş. Haçlılar zamanında saraya çevirilmiş, Hz. Süleyman'ın Tapınağı'nın bir parçası olduğuna inanıldığı için "Templum Salomoni" ismiyle adlandırılmış. Selahaddin Eyyübi (Saladin) baştan aşağı süsleyerek bugünkü haline yaklaştırmış, Memluk Türkleri de son halini vermişler. En son halini ise bir başka Türk, ünlü mimar Kemaleddin Bey, 1923 yılında vermiş. En son Kazansky tarafından düzenlendi : 22-05-2003 02:31. |
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Bence en büyük sorun etrafının gecekondularla kaplı olması (yabancı turistlere göstermek istediğimiz Istanbul bu mu acaba?)
Günther Verheugen buraları (gerçeği) görse "siz 2011'i de unutun" demez mi??? ![]() Tıpkı Olimpiyat Stadı gibi en büyük sorunu "yanlış yere" yapılması. Bizde belediye "nerede boş arazi varsa gidin oraya dikin" mantığıyla yaklaşıyor ne yazık ki... ![]() P.S.: Eminim ki "beni gidi pis elitist beni"nin darağacı hazırlandı bile... ![]() |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-11-2001
Mesaj: 6
|
Miniaturkun sayfasinda Jerusalem City Walls olarak geciyodu ben de o yuzden Kudüs Şehir duvarlari diye çevirmiştim. Arada anlattığın şeyleri ek bilgi olsun diye soyledin heralde Kazansky benim yazdığıma diil çunku ben sadece Turkiye dışından 2 maket var denmiş, bu da Jerusalem'de konumlanmış olduğu için, o da varmış diye ekledim.
Bi de birşey var ki İstanbulun ne kadar elit olursa olsun nerdeyse her semti gecekondularla istila edilmiş durumda, belki bunu abartıp tam ortasına kondurmuşlar tamam ama yine de tarihi yarımadada olması ve tam denizin kenarında olması iyi bence... |
|
|
|
|
|
#11 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Hızla yapımı tamamlanan binalar listesine baktım ve Şam İstasyonu ile Mostar Köprüsü'nü de gördüm listede. Ben yapıldığı yeri çok da yanlış bulmuyorum. Eğer gecekondun varsa, vardır. Bunu saklamaya çalışmanın alemi yok. Zaten saklanacak boyutu da çoktan aştı bu iş. Neyi nasıl saklarsın İstanbul'da? Sanayi Müzesi, Feshane, Kadir Has, Sütlüce, Miniatürk ... Bellik Haliç'in etrafı zamanla daha iyi bir hal alacak.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Aslında benim de en büyük dileğim, bir zamanlar çok güzel olan Haliç'in değerinin yeniden farkına varılması. Ancak özellikle Haliç'in iç kesimlerinde yer alan tepeler artık kurtarılamayacak kadar kötü durumda...
![]() |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-07-2002
Mesaj: 29
|
sorular sorular...
herkese merhaba,
miniaturk konusunu gorunce gecen gun okulda bir ders boyunca tartistigimiz meselenin burada da ele alınıyor oldugunu gordum ve sevindim.Konuya su ana kadar genelde farklı kriterler ele alınarak yaklaşıldı.Ben ise derste ortaya atılan fikirleri yazacağım ve tartışmaya açacağım(hatırladığım kadarıyla...)yazacağım sorular ders sırasında ortaya sorduğumuz sorulardır. Hocamız ve bazı arkadaşlarımız miniaturk'un birer benzerinin hollanda ve diğer bazı ülkelerde de olduğunu söylediler.Ama ortada ciddi bir fark varmış.Oradaki maketler mevcut oldukları çevre ile sergileniyorlarmış.Yani yapı tekil ,uzayda değilmiş.Bu ciddi bir durum ve mimarlık bilinci açısından ise düşündürücü bir problem.Ayasofya'yı Sultanahmet'ten koparıp İstanbul boğazı'nın yanına dikmek,onun avlusundan Moğlova kemerini görmek acaba ne derece doğru?(maket yerleri tahmini yazılmıstır...) Bir yapı üzerinde yükseldiği toprakla,altında durduğu gökyüzüyle,yani bulunduğu topografya ile bir bütün değil midir? Amaç, büyük yüzdesinin mimari ile tek bağlantı noktasının maalesef Mimar Sinan'ı ismen bilmek olan Türk halkına mimariyi anlatmak ,tanıtmak ise bu ne kadar bilinçli ve doğru bir iştir? Ayrıca bizim mimarimiz hala ve hala sadece osmanlı döneminde yapılan yapilarla mı sınırlıdır?Amaç mimarimizi tanıtmak ise bu tutum dünden bugüne ugrasan,didinen,yaratan büyük mimarlarimiza,ustalarımıza saygısızlık değil midir? Ya da miniaturk, bugünüyle ,güncelle değil de maalesef hala tarihiyle ,geçmişiyle gurur duyan bizlere bu halimizi bir kez daha hatırlatmak isteyen,belki de egomuzu tatmin etmemize yarayan ve bu amaca hizmet etmek için mimariyi araç olarak kullanan bir kara murat 2003 düzenlemesi midir? Acaba buraya gelen halk bu yapıları görüp "Ya Süleymaniye 'de buymuş işte,gördük,iyi güzel" mi diyecek?Veya maketi böyle ise kendi nasıldır diye merak edip moglova kemerine dek zahmet edip gidecek mi? Ve en son olarak acaba biz mimarlar ,mimarlık öğrencileri olarak belediyenin, "millette var bizde de olsun" diyerek ,gayet iyi niyetle ama çuvalla para harcayarak yaptığı bu turistik parka çok mu fazla anlam yüklüyoruz? saygılar...
__________________
HASAN ALP DEMİR |
|
|
|
|
|
#14 | |||
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Re: sorular sorular...
Yeniden merhaba...
Bildiğim kadarıyla Avrupa'nın en büyük (ve belki de tek) maket müzesini gören biri olarak sn. hasanalpdemir'in yazdıklarına cevap yazma gereği duydum... Alıntı:
çevre çok fazla önemsenmemiş durumda... yani binaların bahçeleri veya avluları bulunuyordu o kadar.. Zaten genelde ünlü yapılar başka yapılarla bitişik nizamda olmazlar... kendi bahçeleri, vs olur.... Miniaturk'te bu durum nasıl acaba? binaların altlarında hiçbir şey yok mu? "uzayda" ile kasdedilen tam olarak nedir? Alıntı:
Alıntı:
|
|||
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-04-2001
Mesaj: 87
|
ben de binaların "yalnız" kaldıklarını düşünenlerdenim.
tamamı için elbette "birlikte varolmak" mümkün değil ve gereksiz üstelik... ancak insan bir yanında ayasofya'yı; diğer yanında hipodrom'u (dikilitaşlar ve alman çeşmesi) görünce (herhalde sultanahmet yapımı devam edenlerden) bunların niye ayrı ayrı sergilendiklerini anlayamıyor. en azından maketleri ilk elde hazır bulunan bu yapıları birarada görmek daha anlamlı olurdu... st. antoine'ı hiçbir zaman çevresinden yalıtılmış; avlusundan koparılmış olarak göremediğiniz için bir anda karşınızda duran "şey"le yabancılaşıyorsunuz ki; sanırım bu bilinçli bir tercih değildi... tanıtım broşürlerindeki resimlere de aldanılmasın. öyle ayasofyanın neredeyse içine girecek; mostar'ın altına kafanızı sokacak bir durum yok ortada... "eli düdüklü bekçiler" dolaşmakta ve bir yanlışınızı gördü mü hemen yanıbaşınızda bitivermekteler... şimdi bunu haklı görenler de olacaktır. ama doğru olan bu koruma kollama durumunu sergilemenin potansiyelini kullanarak yapmak değil mi? bir çok yapının aslında iç avlular gibi görülmeyen detayları var ve bu; sıfır düzleminde yaya yolundan ayrılmaksızın görülebilecek bir şey değil... daha farklı bir yapı çevresi düzenlemesi ile hem bu noktalar da izleyiciye sunulabilir; hem de yapıya yaklaşılması, dokunulması korkusu olmaksızın bir dolaşım sağlanabilirdi belki. boğaz köprüsü'ne gelince... keşke asılabilseydi de varsın üstünde yürünemeseydi... yapıştırma duran kabloların daha şimdiden kopmuş olması ise bazı şeylerin "düşünürken" olduğu gibi "yaparken" de biraz aceleye getirilmiş olduğunu gösteriyor. (olumlu görüşler; belki daha sonra...) kulak misafiri I: -"bak onlarınki daha köşeli köşeli; bizimkiler yuvarlak hatlı" |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|