![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-07-2001
Mesaj: 46
|
Emek Otelleri'ne ne oluyor?
Maçka Oteli'ne ne oldu?
Aynı şey Büyük Ankara Oteli, Büyük Efes Oteli,Bursa Çelik Palas, Stad Oteli ve diğerlerinin de başına gelecek mi? Basında, devredilen otellerin yenileceğinden sözediliyordu. Yatırımcıların böyle durumlarda özrü hep yenileme maliyetlerinin yeni bir bina yapma maliyetlerinden çok daha fazla olduğudur. Daha maliyetli olduğunun inandırıcılığı belki tartışılır, daha kolay olduğu kesin. Yine de, ortada yapı maliyeti sorunundan öte, tartışmaya değer bir kent ve mimarlık sorunu var. Bu yapıların çoğu, bir dönemin mimarlık üretiminin nitelikli örnekleri ve bulundukları kentlerin sembol yapıları. Bence Maçka Oteli de öyleydi. Sanırım modern mimarlık ürünü yapılar, koruma altına almak için fazla "yeni"! Bu yüzden çok da yakın bir dönemin mimarlık ürünlerini bir süre sonra ancak eski dergilerde görebileceğiz. Kent ve mimarlık kültürünü pek de umursamayan yatırımcı tercihleri, yeni yapılan birçok niteliksiz yapıyla kent merkezini zaten işgal ederken, bazıları yarışma yoluyla elde edilmiş Mimarlık ürünlerini koruma altına almak çok mu büyük lüks? Maçka Oteli'nin yerine yapılacak binayı merak ediyorum... Maçka Oteli'nin yıkılmasına giden süreç hakkında bilgisi ve görüşü olanlar paylaşsınlar lütfen... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yönetici
|
Emek Otelleri yenilenme atağında
16 Ağustos 2002 Cuma, NTVMSNBC
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Maçka Oteli, yapıldığı yılların mimari tarzını iyi yansıtmakla birlikte, inşaat kalitesi (mühendislik) bakımından çok kötü bir binaydı. Daha ilk yıllarında başlayan dökülmeler, son zamanlarda had safhaya ulaşmıştı. Binanın iç kısmındaki deformasyon ve dökülme dışından da beter durumdaydı - dolayısıyla çok da büyük bir kayıp değil bence.
Emek Otelleri'nin Istanbul'da yaptığı tek doğru dürüst bina bence Tarabya Oteli. Ama bu oteli yapmak için de onun yerinde duran, tarihi ve estetik açıdan çok daha güzel Tokatlıyan Therapia (Tarabya) oteli yıkılmış - yani keşke bugünkü Tarabya Oteli de yapılmayıp eski Tokatlıyan Therapia korunsaymış. Tıpkı eski (tarihi) Park Otel'in aslında hiç yıkılmaması gerektiği gibi (şu anda duran enkazı nasıl düzeltirseniz düzeltin, eski Park Otel bir zamanlar Pera Palas ile birlikte Istanbul'un en prestijli ve güzel oteliydi. Yıkılması bence başlı başına bir "görgüsüzlük" örneğidir.) Eğer bir Arap ülkesinde böyle bir davranış olsaydı pek yadırgamazdım ama doğrusu Türkiye'de olması beni biraz rahatsız ediyor. Neyse, sözün özü Maçka Oteli o kadar da büyük bir kayıp değil aslında. Kendi haline bıraksanız 10 yıl sonra çürümekten yerle bir olacaktı zaten... |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Sanki ettafımız iyi binayla dolu! Ya da yıkıp yaptıklarımızı daha iyi yapıyoruz da... Böyle durumlarda "oh iyi oldu, ne güzel de yıktılar, burası için de muhteşem bir proje yapılacak mış, ..." gibi laflar edebilelim ![]()
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Meraklısına: Maçka Palas'ın yerine yapılacak olan Radisson SAS'ın rendering'i
Oldukça küçük bir rendering ama hiç değilse neye benzeyeceği hakkında bir fikir veriyor:
Benim görüşümü soracak olursanız Maçka'ya "tarihi" görünümlü bir bina daha çok yakışırdı - tıpkı Nişantaşı ve Şişli'de son zamanlarda yapılan "eski Istanbul mimarisi görünüşlü, ama yeni" binalar gibi... Bu işi Italyanlar çok sık yaparlar - Floransa'da turistlerin görüp de eski sandıkları ve "aaa, ne güzel!" dedikleri binaların önemli bir bölümü aslında çok yenidir ve ya II. Dünya Savaşı'ndan, ya da 1966'daki büyük sel felaketinin ardından yapılmıştır. Maçka'ya da bu tip "iyi işçilikle yapılmış, eski görünümlü ama yeni" bir bina (civarda bolca rastlanan Italianate, Neoklasik veya Art Nouveau stillerinde) daha çok yakışırdı ve daha iyi bir "makyaj" olurdu bence - ama pek tabii ki The Fountainhead'i okuyan ya da F. L. Wright gibi düşünen herkes benim bu görüşümü (belki de haklı olarak) eleştirecektir - zira her bina "zamanının" stilini yansıtmalı. Ama yine de unutmamak gerek ki Istanbul korunması gereken bir "miras"a sahip - ve aynı zamanda önemli bir turizm merkezi ve tarihi bir şehir. Ben son zamanlardaki "nostaljik" restorasyonlardan büyük memnuniyet duyuyorum: Istiklal Caddesi'ndeki ve Moda'daki tramvaylardan tutun da Şişli ve Nişantaşı'nda zamanında yıkılmış olan bazı tarihi binaların asıllarına uygun olarak yeniden yapılmalarına kadar... 1910 senesinin Istanbul'unun yıkılan tarihi binalarından % 30'unu yeniden inşa edebilirsek bile kardır bence... Eski Istanbul fotoğrafları biriktiren bir arkadaşımın koleksiyonuna ne zaman baksam "çok yazık, Paris gibi şehirmiş resmen!" demekten kendimi alamıyorum... Hatta bin kat daha güzelmiş... Istanbul belki II. Dünya Savaşı gibi bir felaket yaşamadı, ama en az onun kadar yıkıcı olan "cehalet" ve "görgüsüzlük" kavramlarının oluşturduğu yıkımı yaşadı. Tıpkı II. Dünya Savaşı sonrasının Varşova'sındaki gibi, biz de yıkılan güzelliklerin ne kadarını yeniden inşa edebilirsek kardır bence... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-01-2003
Mesaj: 6
|
macka otel'i onceki cinayetleri hatirlatsin
ozellikle '80li yillarla baslayan pe$ke$ etme ve spekulasyon operasyonlariyla ortaya cikan binlerce cok cirkin ve kalitesiz yapidan sonra macka otelini yikmak; buna yol acmak icin de binayi kalitesiz bulmak bilincsizliktir. soz konusu binaya akillica bir restorasyon, bugun artik kaybettikleriyle zaten yoksun olan istanbulun tam gobegindeki rezilliklere parmak isirtabilir. macka otelinin yerine yeni bina insaa etmek gosteris meraklisi cahil bir topluma yakisir ve de bu isi en yurekten destekleyenler proje sahipleri, bazi belediye ondegelenleri ve diger bazi devlet makamlerindaki saygideger kisilerdir. turkiyede is/oyun nasil doner hepimiz az cok biliriz. kaldiki render'dan anlasilan gayet anlamsiz, ifadesiz, kimliksiz bir cephedir ve roma, shangai veya dubai'de yapilacak bir proje bile olabilirdi. bu komik durum, ozellikle bir mimar tarafindan incelenmesi gereken onemli bir noktadir diye dusunuyorum. ama bir yandan da onlarca sene oncesinde kalmi$ mimari tarzlari tekrar hortlatmak ta, ait olduklari zamanin du$uncelerine saygisizliktir. ayrica toz edip maziye gomduklerimizi bir dusunursek(baska medeniyetleri saygiyi birakin yuzlerce yillik osmanli mirasimizi bile muzelere indirgedik....belki daha da beter!), yere serdigimiz bir yapiyi tekrar yerine koymaya kalkmakla kendimize de saygisizlik etmi$ olacagimizi anlayabiliriz.
uzuuuuuuuuuun yillardir korkunc sosyal carpikliklar yasayan bir ulkede mimari cozumler ogretici sorumlulugundan kacamaz. artik devrimiz korumak, geri donusturmek, biomimari vs uzerinde yogunlasirken bir binayi yikmak ve yerine ne yapmak konusu cok cok ince elenmelidir. kaldiki guzellikleri ve tarihi, kulaktan kulaga veya kitap resimlerinden sindirmek cok aci. sehre tekrar kazandirilmis kisa parkurlu bir tramvay, plak dinlemek veya sahaflarda esya aramak gibi nostaljiktir. yikilan binayi tekrar insaa etmek ayni sey olamaz! ayrica her bina kendi tarihini yazar: birisi yerine keske oburu yikilsaymis diye dusunmek ebeveyn, kardes,vs hakkinda tercih yapmaya benzer! |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Ne yalan söyleyeyim, aslında sadece mühendislik açısından değil, mimari açıdan da arkasından gözyaşı dökülecek kadar özel bir bina değildi bence.
Erken dönem "modern" mimarinin bence Istanbul'da sadece iki tane güzel örneği var: Biri Skidmore, Owings & Merrill tarafından tasarlanan ve 1952-55 arasında yapılıp Avrupa'da şu anda halen açık olan en eski Hilton oteli olma özelliğini taşıyan (Madrid'deki Castillian Hilton 1953'de açıldı ama uzun zaman önce kapandığı için "en eski" olma özelliğini Istanbul'a kaptırdı) Istanbul Hilton (ki SOM tarafından o dönem mimarisinin "dünyadaki" en iyi örneklerinden birisi olarak gösterilmektedir), diğeri de bu tarzın daha geç bir temsilcisi olan (tıpkı Maçka Oteli gibi bu tarz demode olmaya başladığı zaman yapılan) Tarabya Oteli (ki onu yapmak için de çok daha güzel ve tarihi açıdan önemli olan Tokatlıyan Therapia oteli yıkılmıştır) Bence hiçbir eski stile küsmemek gerek (bu garip kompleksi hiçbir zaman anlayamadım zaten) - eğer iyi, doğru ve yerinde uygulayabiliyorsanız geçmişte yapılan tasarımsal keşiflerden istifade etmek yanlış değil. P.S.: Istanbul zararın neresinden dönerse kardır. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-12-2002
Mesaj: 15
|
Kazansky link'i yanlis yazmissin.
Senin attigin mesaj ile basliyormus gibi gorunuyor başlik, halbuki asil onemli olan fotolar ile baslayan kısım. Daha dogru olan link: http://www.wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=1341 |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yönetici
|
Link yanlış değildi ve baktım oradaki tüm mesajlara.
Eee! Anlamadım pek ne demek istediğinizi doğrusu.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
http://www.wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=1344
Maçka'daki Mega Residence: ![]() Biraz "rüküş" bir uygulama belki, ama bu bina Istanbul'da son zamanlarda moda olan "eski görünüşlü ama yeni" bina yapma trendini çok iyi sembolize ediyor - ve Maçka Palas'a da çok yakın... Başka bir semtte olsa garip kaçabilirdi, ama Nişantaşı, Beyoğlu, Harbiye ve Maçka gibi semtlerde bolca "otantik" Italianate, Art Nouveau ve Neo-Klasik bina olduğu için, bu ve benzeri "sahteler" (gerçi bunun yeni olduğu basbayağı belli) deyim yerindeyse "arada kaynıyorlar"... ![]() Bence hiç değilse "göz zevki" açısından iyi de oluyor... Nişantaşı'nın kırmızı kaldırımları, heykelleri ve süslü lambalarıyla karıştıklarında ise kendinizi Orta Manhattan'daki şık sokaklardan birindeymiş gibi hissediyorsunuz, ve gecekondularla dolu şehrimizde bu gibi yerlere gidince "oh be, medeniyet varmış!" diyorsunuz... Bunlar da Istanbul'da son zamanlarda moda olan "eski görünümlü ama yeni" binalara diğer örnekler: Bazıları biraz "rüküş" durmuş - mesela şu kırmızı "The Golden Horn"un tepesindeki tabela binayı katletmiş - ama yine de "doğru semtlerde" bu tip binalar yapılırsa (Nişantaşı, Maçka, Harbiye, Beyoğlu, Taksim, vs.) ve "doğru" ölçülerle (rüküş abartılara kaçmadan) yapılırlarsa ben şahsen kesinlikle karşı değilim. Boyasız-sıvasız tuğla yığınlarından ve asık suratlı, karaktersiz beton cephelerden sonra hiç değilse o pastel renkleriyle ve en azından "iyi niyetli" ve "temiz" cepheleriyle insanın içini ferahlatıyorlar... |
|
|
|
|
|
#12 | |
|
Yönetici
|
Projeleri yapacak ofisler belli olmuş:
Alıntı:
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-04-2001
Mesaj: 87
|
"nineciğim, senin dişlerin neden bu kadar büyük?"
...inşaat kalitesi (mühendislik) bakımından...çok kötü bir bina...ilk yıllarında başlayan dökülmeler son zamanlarda had safhaya ulaşmış...iç kısmındaki deformasyon ve dökülme...dışından da beter...çok da büyük bir kayıp değil...sözün özü...kendi haline bıraksanız...10 yıl sonra...çürümekten yerle bir olacaktı zaten..."tarihi" görünümlü bir bina daha çok yakışırdı..."eski Istanbul mimarisi görünüşlü, ama yeni"...turistlerin görüp de eski sandıkları ve "aaa, ne güzel!" dedikleri binalar..."iyi işçilikle yapılmış, eski görünümlü ama yeni" bir bina...daha çok yakışırdı..."makyaj"...korunması gereken bir "miras"..."nostaljik" restorasyonlar...memnuniyet...asıllarına uygun olarak...yeniden yapılma...yıkılan tarihi binalarından...% 30...yeniden inşa..."cehalet" ve "görgüsüzlük"...yıkılan güzellikler...ne kadarını yeniden inşa...aslında...mimari açıdan da..gözyaşı dökülecek kadar özel bir bina değil...eski stile küsmemek...garip kompleks...tasarımsal keşiflerden istifade etmek...zararın neresinden dönerse kardır...trendini çok iyi sembolize ediyor...bu ve benzeri "sahteler"..."göz zevki" açısından iyi de oluyor...Orta Manhattan'daki şık sokaklardan birindeymiş gibi..."oh be, medeniyet varmış!"...
eski binaları yıkın... eski eşyaları atın... babaannenizi öldürün! yaşasın "klon teknolojisi"... teşekkürler "docteur renaud"... ________________ "kolonların saldırısı" |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Eski eşyaları atmayın, bana satın...
![]() Yine de tekrar ediyorum: Tarabya Oteli, Hilton Oteli, Tercüman Gazetesi gibi binalar yıkılırsa çok üzülürüm ama Maçka Oteli bence biraz sıradan bir binaydı. Evet, aslında güzel bir binaydı ve ayakta durabilecek kadar iyi inşa edilmiş olsaydı çok iyi olurdu - ama ne yazık ki "içi çürük" bir binaydı ve fareler duvarları arasında metro hattı oluşturmuşlardı... Bu arada üstteki fotoğrafta yer alan binalar "rüküş" örnekler - çok daha iyileri var bence... |
|
|
|
|
|
#15 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-01-2003
Mesaj: 93
|
Alıntı:
inanmıyorum bunlara. bir mimar bunları mı düşünüyor? arabesk mi istiyor? noluyor allahaşakınıza yaw? şu karaktersiz beton cepheler hangileriymiş merak ettim. tadao ando filan mı? aslında şaşacak bir şey de yok. koolhaas'lar, grimshaw'lar, fuksas'lar avrupa'yı çatır çatır 21. yüzyıl mimarlığıyla doldururken, kafayı manhattan'a takmış tikky bir genç biraz amerikan tarzı rüküşlüğe de özenecek. ama uygarlık (medeniyet dediğiniz) mı bu yoksa uygarlık özentisi mi bu diye sorar el nino. ![]() |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|