![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
|
Atatürk Kültür Merkezi - Hayati Tabanlıoğlu
emine merdim daha önce idil erkol'un açtığı Türkiye’nin Tescillenmeyen Modern Yapıları başlığı altında bu haberi arkitera forum'u takip edenlerin dikkatine sunmuş ancak eminim ki bunu gözden kaçıranlar çok oldu. o yüzden yeni konu olarak açmaya son derece değer buluyorum. iki gün önce olan bir gelişme bu. (edit: sonradan gördüm ki anasayfa'da da bu haber varmış ama sadece arkitera.com/forum adresinden ziyaret edenlerden kaçmış olabilir diye düzeltim daha önce söylediğimi)
http://www.radikal.com.tr/haber.php?...rih=12/08/2005 Alıntı:
kim ne derse desin AKM hayati tabanlıoğlu'nun türk mimarlığına zamanının koşullarında verdiği özenle yaratılmış bir eser, bir tarih sayfasıdır. "daha çok turist için mimarlık, daha çok turist için sanat" mantığı ile ortaya atılmış fikirleri duydukça endişelerim bir çığ gibi büyüyor. kendimden sonra gelecek mimar adaylarına, gençlere ben AKM'yi gezdiremeyeksem, AKM'yi onlarla tartışamayacaksam bu ülkede mimarlık için ben, sen, o, neden eser verelim ki? nasıl olsa birgün bir bakan çıkar daha çok turist için burada bizim tarihimiz yıkılacak, frank gehry bir eser yapacak, hiç bir akılcı neden sunmadan. elimizdeki tek tük "değerli"lerin de - uzakdoğu ülkelerinin yaptığı gibi - üzerinden buldozerle geçersek, tarih yapraklarını bu şekilde koparırsak nasıl AKM'nin ilerisinde bir kültür merkezi inşa edebiliriz gelecekte? boşversenize ne gerek var zaten bizim inşa etmemize, başkaları bizim için inşa eder. (demek istediğim şey frank gehry kapasitesinde bir mimarımız olduğu değil, tam tersine frank gehry veya bir başka güncel yıldız mimar kapasitesinde çalışan bir mimarımız olmadığıdır, ama bugün olmadığı yarın olmayacağı anlamına gelmez! bugünün en önemli eserleri böyle b½#ktan sebeplerle yıkılmazsa kendi serüvenimizi gençler AKM'den aldıkları bayrakla değiştirecektir, yani bu dala basarak.) evet yenilikçi olmak lazım, yenilenmek lazım, anlamsız romantik bağlar kurmamak lazım bir çok binayla özellikle istanbul gibi bir şehirde ancak AKM bu kadar kolay gözden çıkarılabilecek bir yapı değil. bir de şu "İnşallah engel olanlar olmaz" deyişleri yok mu! gerçekten sabrımızı deniyor olmaları lazım böyle bir şey söyleyerek. En son orange tarafından düzenlendi : 14-08-2005 15:30. |
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
Tescillenmesi için herhalde mimarının başvurması gerekiyordur diye düşünüyorum. Kanunu bulup bakmak lazım.
|
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-07-2005
Mesaj: 31
|
Yikim Yerine Eklme
Turkiyede cok fazla anlamsiz, faydasiz ve gereksiz projelerin yapildigini biliyoruz. Buda bu seriden bir tanesi. AKM yikilsinmi gibi bir sorudan AKM yikiliyor durumuna gelindi. Eminim bir kac ay sonrada AKM yikildi, Yeni AKM vs gibi polemikler olucak. AKM , Hayati Bey'in tasarladigi onemli bir mimari urundur. Kamuya mal olmus bir binadir. Oglu Murat Bey e degil zanendersem.
AKM yikilmali mi? Hayir Yikilmamali. Restore edilmeli mi, onarilmali mi? Evet kesinlikle. Binanin bakima ve guncellenmeye ihtiyaci oldugu kesin. Sadece cephesi degil salonlardaki akustik sistemleri, sergi salonlari, servis hizmetlerinin gozden gecirilmesi gereklidir. Gecmisi korumak ve yeniyi yapmak gibi iki polar uc icinde dusunulunce, tabiiki yikilip yerine baska birsey yapilmalidir. Ancak her yikim bu polarizasyon icinde olumlanamaz. Yikilmasi durumunda ayni yere Ayni hacimde ayni kapasitede.Kultur Merkezi mi yapilmalidir? Yeni yapi baglamina, kentsel strukture nasil eklemlenicek neler katicak bunlar dusunulmelidir. Bunlar bu yikim sorusunun arkasindan gelicek sorulardir. Umarim bir gun Bakan Koc cikipda bunun yerine Camii yapalim demez. Turkiye de cumhuriyet oncesi yapilarin hepsine tarihi gozle bakilirken cumhuriyet donemi binalarina nasil olsa biz yaptik, biz yikabiliriz gozuyle bakilmasi cok sasirtici. Bu yikimlar yerine mimarlarin yaratici arkeolojik arastirmalari gelistirmesi gerekli. Yapimin kendi basina bir arkeoloji oldugunu, kendi yaptiklarimizinda bunun icinde yer aldiklarini anlamasi gerekiyor zannedersem. Baglam kelimesini cizgilerden kelimelere kavramlara tasiyacak bir dusunce yapilanmasi olmadigi icin bu tur karmasalar icinde Bakanlarimizin vaazlarini dinliyoruz. Tabiiki yeniyi, yeni yapilani savunuyorum. Ancak kentsel/kulturel mudahele sadece yikarak/yikimla ele alinicak bir kavram degil. Bunun bir kultur politikasi ile ele alinmasi gerekliligini dusunuyorum. Turkiyede olan nadir modernist tarzda yapilan bu binanin yikim yerine yeni yapiliacak eklemelerle ele alinmasi gerektigini dusunuyorum. Tarihi binalara mudahele sadece geleneksel yapilar ve bunlara eklenen cagdas strukturler degil. Modern mimarliginda arkeolojisini cikarabiliriz. Buna en onemli orneklerden bir tanesi NYda MOMA eklemesi. Modern bir binaya yeni bir struktur eklendi. Yikim yerine daha yaratici yontemlerle ele alindi. Ortada cok guzel bir kentsel yapilanma firsati var. Bu firsatin arkasinda Hayati Beyin oglu Murat Beyin olmasi da sasirtici. Kamuya mal olmus bir binanin mimarinin ogluna yeniden yikip yaptirmak ne kadar dogrudur. Boyle bir projeyi ele alirken butun taksim meydanini, gumussuyu yokusunu ve taskisla platosunu dusunerek bir daha degerlendirilmesini savunuyorum. Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-09-2005
Mesaj: 2
|
Ben AKMnin yıkılacağını daha doğrusu yıktırılma düşüncesinin alevlenişini işyerinde staj yaparken duymuştum. anıtlar kurulu eski başkanı staj gördüğüm işyerinde çalışıyordu ve onun konuşmasına tanık oldum.
Bir arkadaşı bir gazeteci ayarlamış ve o gazeteci de onu aramış fikir alıyordu. Bir ülkenin anıtlar kurulunda belirli bir zaman diliminde görev almış bir restorasyon hocasının ağzından çıkan şu sözleri aynen tekrarlıyorum. "Atatürkün adını taşıyan bir yapıyı nasıl olur da yıkmayı düşünürler? Murat Bey babasının eseri diye canının istediğini yapamaz o yapıya" Bence bu ülkede birşeyleri yakmadan yıkmadan önce onlara nasıl yaklaşacağımızı bulmalıyız. Bence biz ilk önce bir eserin gerçek anlamda mimarsak mimari gözle, mühendissek mühendis, inşaat işçisiysek inşaat işçisi gözüyle yani meslek bilinciyle değerlendirmeyi öğrenmemiz lazım. Belki ozaman yıkıcak yeniden yapıcak binalarımız olur! |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
yıkılacaksa hayırlısı , iyi olru bencede kötü bir bida ayrıca yanmıştı orjinali galiba onun yerine uydurma bişi yapılmış belli.. adına yakışmıyor yerine de yakışmıyor
|
|
|
|
#7 |
|
Yönetici
|
Bu konuda bir gelişme var mi? Herhangi bir bilgisi olan? Belki bir dedikodu...
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
o binayı hiç sevmedim, bana hiç sevimli gelmedi, etkileyici de bulmadım ama ben sevmiyorum diye yıkılmasını gerektirmez elbette, ancak bir sorum var:
bu tür binaların yıkılmaması gerekiyor mu? böyle bir kural var mı? tarihi eser niteliğini haiz mi? örneğin batı da ünlü mimarların yaptığı pek çok 20 yzl başlarına ait yapı yıkıldı, her ne kadar şu anda isimlerini hatırlayamasamda. yıkmamak bir çözüm mü? ya da hangi durumlarda yıkılabilir? merak ediyorum açıkçası. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Üye
Kayıt Tarihi: 19-04-2006
Mesaj: 69
|
Nasıl şu anda birtakım yapılara tarihi eser diyor ve onların korunması gerektiği konusunda tartışmıyorsak, yakın tariha ait mimari üslupları, yapım tekniklerini yansıtan nitelikli örnekleri de gelecek için korumak gerekiyor..
20. yüzyılın ilk yarısındaki yalnızca mimarlık değil, yaşam ve düşünüş biçimleri hakkında bilgi sahibi olmak için onlara ihtiyacımız olacak.. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
onu biliyorum tabii ki öyle ama bu özelliğe sahip yapılar hangi niteliklere göre belirlenecek? AKM öyle bir yapı mı? sıradan bir yapı mı değil mi?
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
|
VENEDİK TÜZÜĞÜ
“Tarihi Anıtların ve Yerleşmenin Korunması Onarımı için Uluslar arası Tüzük” İkinci Uluslar arası Tarihi Anıtlar Mimar ve Teknisyenleri Kongresi –25-31 Mayıs 1964 MADDE 1-Tarihi anıt kavramı sadece bir mimari eseri içine almaz, bunun yanında belli bir uygarlığın, önemli bir gelişmenin, tarihi bir olayın tanıklığını yapan kentsel yada kırsal bir yerleşmeyi de kaplar. Bu kavram yalnız büyük sanat eserlerini değil, ayrıca zamanın geçmesiyle kültürel anlam kazanmış daha basit eserleri de içine alır.MADDE 3-Anıtların korunmasında ve onarılmasındaki amaç, onları bir sanat eseri olduğu kadar bir tarihi belge olarak da korumaktadır. MADDE 7-Bir anıt tanıklık ettiği tarihin ve içinde bulunduğu ortamın ayrılmaz bir parçasıdır. Anıtın tümünün ya da bir parçasının başka yere taşınmasına anıtın korunması bunu gerektirdiği ya da çok önemli ulusal ya da uluslar arası çıkarların bulunduğu haller dışın da izin verilmemelidir. MADDE 8-Anıtın tamamlayıcı parçaları olan heykel,resim ya da süsleme unsurları ancak bunları korumanın başka çaresi yoksa yerlerinden kaldırılabilir.
__________________
Am I born to die? |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
AKM bir anıt mıdır? Öyleyse neden anıttır? Conrad Otel'de bir anıt mıdır? Bunun kıstası nedir? Sadece tarihe tanıklık etmesi mi? İçinde önemli olayların geçmesi mi? AKM'nin Türk Mimarlık tarihindeki yeri nedir? Wembley Stadı bile yıkıldı.
Bu arada yıkılması veya karşıtı taraf değilim sadece meraktan soruyorum. |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Yönetici
|
Özellikle Taksim Meydanı'na bakan cephesinin yüksek nitelikli (ya da söylemek istemediğimiz haliyle güzel) olduğunu her mimar kabul eder sanıyorum.
İç mekanlarındaki kalitede zamanına göre oldukça iyi. Meydanla olan ilişkisi anıtsallığının meydanı çevrelemesinin ötesine geçemiyor ne yazık ki. Daha dinci olan tarafın burasını laiklerin mabedi, daha laik olanların ise burasını dincilere karşı savunulması gerekli bir kale olarak görmesini göz ardı edecek olursak fonksiyonları ile ilgili olarak bu kadar iyi konumlanmış bir kültür mekanının sadece gösteri sanatları için kullanılması ne kadar doğru bunu sorgulayabiliriz. (En son AKM'de bir sergiye ne zaman gittiniz bir düşünün?)
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Sanırım sorun burada başlıyor. Örneğin bana göre oldukça itici bir cephesi var. Bildiğim kadarıyla diğer bazı ülkelerde yeni bir yapı yapılıyorken bile (önemli bir noktaya) halktan da oy istenir. Bir mimarlık mezunu olarak AKM'yi beğenmiyorsam, diğer insanlardan da beğenmeyen çıkabilir. Bu durumda, AKM'nin bir anıt olmasını gerektirecek kıstas nedir? Demek istediğim Türk Mimarlık tarihinde baştan say deseniz dereceye girer mi?
Laiklerin mabedi, diğerlerinin bilmem nesi olması konusu ise (lafım size değil), saçmalıktan ibaret... |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 7 (0 üye ve 7 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|