|
|
#46 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
sonuna kadar...
h. çağlar demirdoğan,eleştiri ile ilgili,saçak ile ilgili çıkarımlarının doğru olan tespitlerdir diye düşünüyorum.açıkçası bu konuyu yazmamdaki amaç şuydu;burda belli sıkıntıları olan bir örtü var.ancak kısmen özgün olan bir çalışma.bütün bunlardan öte ortada örtünün yağmurdan kaynaklı çözülmesi gereken bir sorunuda var.acaba çözüm ne olabilirdi.bizler bursada yaşayan mimarlar ve mimarlık öğrencilerimiz olarak mevcut bu soruna nasıl tadilat yapmalıydık ki hem mimari değer olarak,hem maliyet olarak,hemde işlev olarak çözüm getirelim.yorumları için değerli arkadaşlara ayrıca teşekkür ederim.artık sabırsızlıkla uludağ teknik üniversitesinin çok değerli hocaları ve değerli öğrenci arkadaşlarımızın konuyla ilgi çalışma aşamasında oldukları önerileri ve tabiiki bu projenin değerli mimarının sorunlar karşısındaki tutumunu beklemekteyim.sorunun en doğru şekilde çözüleceğini umut ediyorum.saygılarımla.
|
|
|
|
|
|
#47 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-12-2002
Mesaj: 64
|
Örnekler iyi olmalı
Bence yine de herkes fikrini söyleyebilmeli. Projenin müellifi çizdi. Uyguladı. Ööyle uygun gördü doğru.. kullanıcı için işlev önemli o kadar.. O işlev için mutludur belki ama sadece yazın. Kışın yağmurda ne diyecektir. Mimarını saygı ile anacaktır ya da belediyeyi.
Açıkcası herkesin yorumu farklı ama mimari bir yapı 1 kere yapılıyor ve bu yapı ile uzun yıllar kötü olsa bile yaşamak zorunda kalıyoruz. Bu şehirlerimizde konutlarımızda yapılaşmalarımızda da geçerli. O iğrenç yapıları görüp aaa pardon mimarın yorumu öyle uygun görmüş mü diyeceğiz? Bana sunulan yaşamak zorunda bırakıldığım çevreye biraz söz söyleme hakkım var. Bu kadar forumun çoğunluğu bunun için zaten değil mi? Hiç kimse konuşmasın yazmasın eleştirmesin. Yanlışlar yanlış olarak ve başkalarınca örnek alınmaya devam ederek sürdürülsün. Sayın "gün" özür dileyerek tepkimi belirttim. ![]() |
|
|
|
|
|
#48 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
Estağfurullah. Özür dileyecek bir şey yok ama yanlış anlamışsınız. Görüşünüzü belirtmek ve ben olsaydım şöyle yapardım demek başka fakat projenin müellifi neden böyle yapmamış demek başka. Bu ikisi arasında fark var. Dediğimiz gibi her birimiz farklı çözümler bulacağımızdan dolayı bir başkasını neden böyle yapmamış diye eleştirmeye hakkımız yok diye düşünürüm. Olukları yok, suyu yeterli şekilde bertaraf edemiyor vs diyorsanız amenna (eğer oluk olmaması gerçekten büyük bir handikap ise; çünkü her saçakta oluk olmasına gerek yoktur) ama Foster böyle yorumlamış bu niye öyle düşünmemiş dediğimiz zaman proje sahibine haksızlık yapıyoruz. Onun konuya bakışı böyle. Eksiğinin kusurunun eleştirisine katlanacak olan da kendisi. Proje müellifi olması elbette eleştirilerden münezzeh olması anlamına gelmiyor. Günahı olan cezasını çeker. ![]() Sevgiler elips . |
|
|
|
|
|
|
#49 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-12-2002
Mesaj: 64
|
şimdi
Şimdi anladım ama ben de yanlış ifade etmişim.
Benim asıl söylediğim şu idi. Sırf şekilcilik yüzünden yeni birşey yapmış olmak için yerine biçimselliği uymayan işlevi de zorlayan yapılar yapmak niye? Bunun tartışılması için değinmek istediğim şeydi. Foster örneğini de redrapsody verince üstünden ilerledim. Biçimsellik önemlidir kavramı içindi benim değinmem. Ben neden böyle yapmış demiyorum çünkü neden yaptığı aşikar.Ve yapılmış artık. Oradaki bir şeyi tartışıyoruz burada yoksa niye yazışalım ki bu platformda. Biçimsellik üzerine olan görüşlerimdi anlatmaya çalıştığım. ve budur ki bütün lisans ya da yükseklisans eğitiimlerimiiz boyunca bizlere mimar olmamız için verilmeye çalışılan temel desturdur. |
|
|
|
|
|
#50 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
Selam; Bence neden yaptığı aşikâr değil. Yani en azından ben anlamıyorum. Bakıyorum da, ha şundan yapmış diyemiyorum. Kendi açıklamasını dinlemek lazım. Demek isteiğim şudur: Ne dersek diyelim, neden böyle yapmamış demeyelim. Yapmamış işte, niyesi mi var, çünkü beyni farklı işliyor. Şu açılardan yanlış yapmış, işlevi yetersiz, hataları var, dalgalı formun tarihsel çevrede ne işi var, tarihi eserlerle yarış yapmayacak daha mütevazi bir tasarım olmalıydı, şeffaf olması güzel, olukları eksik, yağmur suyunu kanalizasyona aktaramıyor, dolaşımı engelleyen bir taşıyıcısı var vs vs. demek ayrı, böyle yapmamalıydı, şu şekilde düşünmeliydi, şu yoldan gitmeliydi demek ayrı...işin bencesi... |
|
|
|
|
|
|
#51 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-10-2005
Mesaj: 78
|
Öncelikle bana göre bütün mimarlar öğrencidir.
İkinci olarak da burda tartışılacak şey saçağın dalgalı veya düz olması değildir bence.. Mimarın bu tarihi çevre içinde nasıl bir söylemi olduğu ve bu söylemini uygulamaya nasıl döktüğüdür. |
|
|
|
|
|
#52 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-06-2006
Mesaj: 116
|
Genel olarak Şenol Şimşek Bursa Uzunçarşı Üst Örtüsü ile ilgili olumlu yönleri şöyle sıralıyor:
- Örtünün, tarihi veya tarihi olmayan yapıya hiçbir zararı yok ve mevcut tarihi doku veya örtü, istenildiği zaman ve şekilde biri diğerine dokunmadan restore edilebilecek. - Tarihi dokuya yapım tekniği ve malzeme seçimi konusunda uyum aranmadı bugünün teknolojisini yansıtan çağdaş ve özgün bir sistem tasarlandı. - Bursa çarşısının organik bir dokuya sahip olması, örtünün daha organik formda tasarlanmasına ilham kaynağı oldu. Örtü formu uzaktan bakıldığında bir çok kubbenin yan yana gelerek oluşturduğu şeklin stilize edilmiş hali. Bu görüntüsü ile yanı başındaki yirmi kubbeli Ulu Cami’yi işaret etmekte. - Örtü güneşin u.v. etkisini %99 oranda kesmekte, sıcaklığını %60 oranda azaltmakta, ışığı %80 oranında geçirmekte. - Örtü yangına dayanıklı, duman ve gaz kaçışını kolaylaştıracak form ve gabaride yapılmıştır. - Örtü karın ve yağmurun olumsuz etkilerinden çarşıyı ve insanları korumakta. Serpinti ile gelebilecek yağmur taneciklerinin olabileceği tasarım aşamasında ön görüldü ve kabul edildi. - Örtü şeffaf oluşu ile görüşü ve ufku kesmemekte. - Örtü ferah ve aydınlık bir ortamda alışveriş imkanı sunmakta. mimarın üst örtü ile düşüncelerini bildikten sonra yorum yapmak daha doğru olcak... __________________________________________________________________________ m. salih çıkman |
|
|
|
|
|
#53 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-12-2002
Mesaj: 64
|
:)
Haklısınız.....
|
|
|
|
|
|
#54 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
|
Evet zaten bütün mesele burada kilitleniyor... Üstad böyle yapmış eline sağlık, ben de olsam böyle yapardım diyip tartışmanın önünü kesmek benim yapı itibariyle yapabileceğim birşey değil kusura bakmayın. Gücümün yettiğince sorgulamaya devam...
Burada üst örtünün işlevsel yanlarına da değinince olayın foster'ın yaklaşımıyla örtüştüğü gözleniyor. Tarihi bir bölgede yeni bişey yapacaksanız ve bu bizim yüzyılımıza ait olacaksa bunu sonun kadar yansıtmalı... Öyle görünüyor ki bu noktada çarşınınüzerini örten üst ortü Foster'ın felsefesine yaklaşıyor biryerde... Ayrıldığı nokta , Foster form ve oranlarla eski yapıya sadık kalıyor. Yeniyi teknolojiyle , şeffaflıkla vurguluyor. Bursa Uzun çarşı üst örtüsünde ise tamamen ayrışmaya gidiş söz konusu... Foster'ın yaptığı acaba o kubbe orada hep varmıydı dedirtebilir mimar dışı gözle bakan bir insana, ama uzun çarşının örtüsünün oraya ait olmadığını herkes kolayca anlar... Bizim kısa mimarlık eğitimi sürecimizde öğretilen ; mimarinin göreceli birşey olduğu ve kesin doğrunun bulunmasının çok zor olduğuydu, uyulması gerekli ilkelerin dışında yaklaşımın ve bağlamın tasarımcının kendi vizyonu , tasarım gücüyle alakalı bir durum olduğuydu... Yani baştan herkesin kendi doğrusu olduğunu kabul ediyoruz... Ama bunları sorgulamayalım dersek burada ben masadan kalkarım üzgünüm... Ben başta kendi projem olmak üzere , gördüğüm bütün projeleri anladığım oranda sorgulamak üzere kendimi yetiştiriyorum... Mimarın tasarım süreci beni fazla ilgilendirmez o kendi ruh haliyle ilgili bir durum, onu eleştiremem. Ama sonuç olarak ortaya koyduğu şeyi sıradan vatandaş ta dahil olmak üzere , ben de , siz de eleştirme ve görüş bildirme hakkına sahipsiniz diye düşünüyorum. Mimar eserini evinin salonuna yapmıyor, dışarıya insanların içinde biryere yapıyor ve yaptığı şey herkesi ilgilendiriyor, eleştirilmeme lüksüne sahip olamaz.... Öğrendikçe ve sorguladıkça , eleştirinin derinliği de artıyor , farkındalık düzeyimiz de...
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#55 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-12-2002
Mesaj: 64
|
kimse yazmasın
Kesinlikle....
herkese haklısınız deyip susmak lazım.... niye arkitera da forum ve binlerce başlık ve binlerce insan yorum yapıyor. niye yazıyoruz biz burada... (ben yine red rapsody'e katılıyorum) neyse bence bu başlık altında herşey yazışılmış ve sonuca biraz da ulaşılmış oldu.. belki eleştiri yapabilir miyiz yoksa susmalı mıyız başlığı bile açılabilir. gözlem gücünüzü kaybetmemeniz dileği ile... ![]() |
|
|
|
|
|
#56 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Sanırım hiç kimse eleştiri yapılmasın demedi?
|
|
|
|
|
|
#57 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
|
bu yaklaşıma dair yazmıştım... Yanlış anlamış olabilirim.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#58 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-12-2006
Mesaj: 1
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#59 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
|
|
|
|
|
|
#60 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 497
|
projelere yapılan eleştiriler projeye yeni öneri sunmaktan öte var olan fikri geliştirecek yönde olması gerekir bence. yani "şu şekilde yapsa daha iyi olurdu" veya "bak şu mimar şunu yapmış siz niye yapmadınız" şeklinde eleştiriler var olan fikrin gelişmesini değil yıkılmasını sağlar. bu da tasarımcıya(bu aşamada) yapılmış bir saygısızlıkdır.
"msc" zaten mimarın tasarımı ile ilgili düşüncelerini yazmış. bundan sonra bu yazılanlar doğrultusunda ve o yerin özelliklerini düşünerek yazmak lazım. bu yazılanlar doğrultusunda örtünün aslında Foster'ın kullandığı ile aynı şartlarda diyemeyiz. formu tarihten alıp yeni olarak malzeme kullanmak ne kadar doğrudur. formu da biraz yoğurup anlatmak istediğini de anlatabiliyorsa bu daha makbul değil midir? ve bu proje çevreden çizgiler itibariyle kopuk olmasına karşı çevreye karşı saygısını da koruyor. mimarın anlattıklarından benim anladığım bu. şimdi bunlar belirlendikten sonra "tarihsel alanla bütünleşmek mi? yoksa o alanda güçlü bir kontrast oluşturarak belki bu projeden de daha cesur bir proje yapmak mı?" kavramlarını tartışmak daha uygun olur bence...
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|