![]() |
|
|||||||
| Projeler Gündemdeki inşa edilmiş ya da proje aşamasındaki binalar... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#31 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
nereye kadar...
bu şekilde kurgulanan kentsel tasarım çalişmalarında uygulanan işin kalitesini ve tasarımın niteliğinin başarısını tam anlamıyla eleştirmek için bu ve benzeri bi çalışmayı yapıp bitirmek gerekir..öyle öğrenci projesindeki gibi doğrular kağıt üzerindeki gibi her zaman 2x2den 4 etmez.bunun bürokratik ve maddi engelleri sizin tasarımınızı bi anda kuşa çeviriverir..burda bide şöyle bi önerim olacak ki oda şu
rojenin değerli müelliflerinin bize tasarımdan uygulamaya tüm adımlarını anlatmaları.bigisayar ortamında tasarladığımız işlerin mutlak suretle sorunlarını bişekilde görebiliyoruz..ancak bi takım etkenler es geçmemize neden olmaktadır..örneğin kanyon gibi bi tasarımı yapıp burdakı yağmur sorununu baştan anlayamamak mümkün değildir..bir takım etkenler bile bile üstünün açık bırakılmasına neden teşkil etmiştir..proje üretimi derslerdeki gibi olsaydı yapılan her yapı bir mimari değer olurdu..burda örtünün birtakım sıkıntıları vardır..sorum şu:yıkıp baştan bir tasarımın uygulanmasımı?yoksa bişekilde yapılan tasarımın eksiklerini gidermekmi..belkide her ikiside yapılıp son seçimin ordaki esnafa bırakılması daha doğru olcaktır..saygılarımla... |
|
|
|
|
|
#32 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-06-2006
Mesaj: 115
|
Alıntı:
bürokratik engel örtünün gercekleştirmesi gerketiği işlevi engellediğini mi söylüyorsunuz bana. tamam öğrenciyim bunu bilmiyordum. üstte bişeler var tamam anladık da bu ne ? bu örtüyü alsam benim evimin giriş sacağı yapsam ne farkedecek... ![]() ( orda kımsecıkler yok... orda kalabılir) hanlar bölgesinde, türkiyenin değer bictiği bi yerde tasarım yapıyoruz. bazı şeyleri anlamak icin mimar olmaya gerek yok. ozaman herkes öğrenci kala bilse. o doğrular hic kaybolmayıp yanlışlara kimse boyun eğmese. __________________________________________________________________________ m. salih çıkman |
|
|
|
|
|
|
#33 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
yanlış....
sen söylemlerinle baştan yanlış çıkmışsın yola..eleştirmek için çözüm üretmeli insan..kuru eleştiriyi herkes yapar..varmı çözümün..bana onları anlat.yok gabarileri uymazmış..yok oranları şuymuş..yok bu..yok o..vs...var mı çözümün...hatalı noktaları olduğunu zaten söylüyoruz..bunu nasıl çözeriz..burda aradığımız eksik olan kısımların nasıl çözüleceğidir..buna var mı çözümün..sezar misali;bura olmamış,şurayı yıkın,orayı düzeltin...aranan şey bu değil..aranan ,yanlış nasıl düzeltilebilir..aranan çözüm nasıl üretilebilir..uygulama için..sora bunu mimarıyla hiç konuştunmu..hatalar bunlar çözüm düşünülüyormu diye sordun mu..sormadıysan evet sen öğrencisin..öğreniyorsun..
Biz mimarlar sorunları evet tespit ederiz ama en iyi çözümleri sunarak..sen bu değerlendirmeleri yapmadan hele bu sefer ki gibi eleştirme hakkın dahi yok.ayrıca projenin mimarıyla şahsi olarak tanışmıyorum.açıklama gereği hissettim.. |
|
|
|
|
|
#34 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-10-2005
Mesaj: 78
|
bence bu örtüyü tamamen yıkıp betondan kocaman ayaklar koyalım.daha sonra o ayakları tuğla ve suni taşla kaplayalım.ondan sonra bu beton kolonların üstüne hanlar bölgesinin ruhunu yansıtan ,o bölgeden referans alan, şahane tonozlar ve kubbeler yapıp onlarıda taşla kaplayalım.
işte size hanlar bölgesinin ruhunu yakalamış harika bir tasarım. sanırım istenen şey böle birşey yoksa benmi yanlış anladım. anlayamadığım nokta bu şehirde yüzlerce rezil rüsva geçmiş taklidi post modern bile denemeyecek (tasarlayan insanların venturinin post modern kuramından zerre kadr bile haberi olmadığından eminim) tasarım ve bina varken ve her ne hikmetse hiçbir kimseden bu acayipliklere gık bile çıkmazken, bir mimar kalkıp da bir cesaretle modern adına günümüz mimarisi adına bir şeyler yapmaya çalışması neden insanları bu kadar ayağa kaldırıyor anlayabilmiş değilim. bu kadar berbat post modern binanın içinde bırakalım da kötü bir modern mimari denemesi olsun.(eğer kötüyse bu tartışmaya açıktır tabi) insanlarımız altından geçerken bunuda yaşasınlar. hayretler içindeyim. birde saçağa değinmeden geçemicem..serbet akışlı çatılarda oluk olmaz benim bildiğim kadrıyla.burda sorun sadece saçağın yeteri kadr taşmamış olmasıdır.suyun saçağın üstünden bina çatılarına serbest akışla akması düşünülmüş ama sanırım saçak kısa geldiği için su çatıya akıyor. ayrıca saçak han cephesine doğru fazla uzamış bence ve hanın girişiyle gerçekten kötü bir görüntü oluşturmuş.bir aks geriye çekilebilirdi. bu arada sayın msc eğer dönem sonunda burda ortaya çıkan projeleri bizimle paylaşırsa seviniriz. tabi belediye,anıtlar kurulu,esnaflar vs. gibi dış tasarım etmenlerini de gözönüne alarak ![]() |
|
|
|
|
|
#35 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
HolyDio: "bu arada sayın msc eğer dönem sonunda burda ortaya çıkan projeleri bizimle paylaşırsa seviniriz." Bu sözlere katılıyorum. Gelişen ve değişen Bursa'daki yeni / eski mekan tasarımlarının konuşulduğu bu başlık altında, akademik bir ortamdan taze taze ulaşmış bir öneriler paketini de görebilmek çok güzel bir sürpriz olurdu... İyi çalışmalar |
|
|
|
|
|
#36 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-06-2006
Mesaj: 115
|
:
Alıntı:
1............... yanlış anlamayı nasılda becere bilmişsiniz... dediklerim yanlışmı anlaşılıyo yoksa söylemlerımın ucu insalaramı dokunuyo anlamadım. 2.............. değer alına bilecek bir proje konuşuluyoda ondan. süt örtünün tasarımını yapan mimarıda yaptıgı projelerden tanırım. oda bunu yaparsa dediğim icindir bunca tepki. 3.............. yaptıgınız ve yapılan tespitleri neden mimar görememiş ? rahatsız olunan konu da bu... 4............. bunu sizinle paylaşmaktan mutluluk duyarım. öğrenciymişiz bişelere hakkımız yokmuş ama olsun. "sen söylemlerinle baştan yanlış çıkmışsın yola..eleştirmek için çözüm üretmeli insan..kuru eleştiriyi herkes yapar..varmı çözümün..bana onları anlat.yok gabarileri uymazmış..yok oranları şuymuş..yok bu..yok o..vs...var mı çözümün...hatalı noktaları olduğunu zaten söylüyoruz..bunu nasıl çözeriz..burda aradığımız eksik olan kısımların nasıl çözüleceğidir..buna var mı çözümün..sezar misali;bura olmamış,şurayı yıkın,orayı düzeltin...aranan şey bu değil..aranan ,yanlış nasıl düzeltilebilir..aranan çözüm nasıl üretilebilir..uygulama için..sora bunu mimarıyla hiç konuştunmu..hatalar bunlar çözüm düşünülüyormu diye sordun mu..sormadıysan evet sen öğrencisin..öğreniyorsun.. Biz mimarlar sorunları evet tespit ederiz ama en iyi çözümleri sunarak..sen bu değerlendirmeleri yapmadan hele bu sefer ki gibi eleştirme hakkın dahi yok.ayrıca projenin mimarıyla şahsi olarak tanışmıyorum.açıklama gereği hissettim..." sayın balkay hani ben eleştiri yapıyorumya.. onca soru sorup cvb bulamadıgım öğrenmeye çalıştıgım eleştiriler... sizde mimarsınız hani ben öğrenciyimya... sizde cözüm üretin... biz üretirsek ayıp olmasın. mimarda üretememişken. daha ne diye bilirimki... sizin bildiğiniz cok şey var sanırm. bildiklerinizi söyleyinde bizde öğrenelim. eleştiri yaparak biyerlere gidilmeyeceğini söylüyorsunuz bide. bu bölgedekı sorunları ve cözümü üretecek cözümler üzerine 40 kişi 6 hoca eşliğinde studyo ortamında 1,5 ay araştırıldı. düşünün onca bilgi birikimi. !!!!!!! insanlarla konuşulup roportajlar hazırlandı. belediyedeki yetkili kişilerler, mimarlar, bilgi sahibi üst düzey insanlarla görüşmeler yapıldı. ve yapılan onca şey. analızler maketler..... guruplara ayrılıp sonunda sunumlar hazırlandı. cözümsüzlüklere cözümler üretilmeye çalışıldı. öğrenci olmuş olsada insanları önemseyin. cözüm üretmek icin ama cözüm üretilmesini istiyosunuz. şahıslara takılan fikirleriniz yerine burası icin fıkırleriniz paylaşırsanız sevinirim. _________________________________________________________________________ m. salih çıkman |
|
|
|
|
|
|
#37 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
görelim...
HolyDio sana ve tarzına saygı duydum..işte sistematik olarak yapılması gereken söylem budur bence...ayrıca ÖĞRENCİ SALİH seninde dönem sonu projenin gerçek koşullar dikkate alınmış son halini ve tasarımını sabırsızlıkla beklemekteyim.çözümlere sıra gelince saçak strüktür olarak revize edilebiliyor.burevizyon 200cm sınırında problem yaratmamaktadır.mevcut tasarım saçak boyu olarak eksiktir ve 200cm lik bu değişim esnafın sorununu çözecektir..olabilsede yeniden tasarlanabilse..ekonomik koşullarda dikkate alındığında en ekonomik çözüm budur..
|
|
|
|
|
|
#38 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
|
saygı....
konuşmak bir üsluptur ÖĞRENCİ SALİH..eleştiri tarzıda aynı şekilde..etki tepkiyi her zaman doğurmuştur..ve kesinlikle de emin olki tepki her zaman daha serttir..mimarlık öğrencilerimize desteğim sonsuzdur..üretmeye çalışan herkesin sonuna kadar yanındayım..ve herkes bu işi öğrenmektedir..bu meslekte her gün yeni birşeyler öğreniyoruz ve öğreneceğiz..
ÖĞRENCİ SALİH,mimara kafandan geçenleri ve eleştirilerini bu şekilde sordun mu?soramadıysanda sormalısınki baştan sona süreç neydi ve neler oldu bunu bilesin.her proje bi hikayedir aslında..hikayenin tamamını okumadan özetlerle aradığın yargılara nedir bunlar?neden niçin niye sorularının cevaplarına ulaşamazsın.öğren ve bizlerlede paylaş..bizde öğrenelim hikayenin aslını..kolay gelsin saygılarımla.. |
|
|
|
|
|
#39 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 604
|
(Mimarlığı eleştirebilmek)
Alıntı:
Sizde haklısınız sayın balkay . Bu ülkedeki mimarlara, örencilere mimariyi eleştirmeyi okullarda öğretmiyorlar. Eleştirilmeyi aşağılanmakla eş tutan bir zihniyetin gelişmesi mümkün değildir. Bir yapı tasarlanmış ve uygulanmışsa ve artık geri dönüşü yoksa... Onu eleştirmeyecek miyiz? Ne kadar düz bir mantık. Bir tasarımın yerine hayır öyle değil böyle yapılmalıydı şeklinde eleştirmek öneri getirmekte bir yaklaşımdır. Ama bu onu yıkın bunu yapın cüretini kimseye vermez. Ben açıkçası bir mimari eseri eleştirirken yerine şunu yapmalıydınız gibi eleştirme cüretini kendimde bulamam. Ama böyle mi olmalıydı , yoksa böylemi diye sorarım ,böyle olmamalıydı '.....şu yüzden' derim... Neden mi? Çünkü o projenin sürecini tam olarak bilmem mükün olmaz. Ama ben o projenin genel yakşalımlarını eleştiririm, sorgularım, mantık dışılığını eleştiririm, projede tasarım yaklaşımında benim kriterlerime aykırı birşey varsa onu eleştiririm.Sorgularım. Benim fikrimin karşıtının çıkmasını beklerim. Çevreyle olan ilişkisini eleştiririm. Hangi mimari felsefeye sahip olduğunu eleştiririm... Ama kendimi o projeye yerine yeni bir fikir vermek zorunda hissetmem. Ama istersem bir öneri yaparım kendimce... Sonra yaptığımı da eleştiririm. Benim mimarlığı eleştirmekten anladığım şey bu. Yaptım oldu, size ne kardeşim, gelin siz yapında görelim, işte er meydanı ... Tarzında olaya yaklaşanlar benin anladığım mimarlık fakındalığının çok altındalar. Mimarlığı eleştirmek kolay iş değil. Eleştiri dayanaklı olmalı, dayanak dediysem yeni öneri sunmak değil. Mimarlığın temelini oluşturan felsefenin bütünlüğü eleştirinin de sağlam olması demek benim için. Bu konuda Metin Karadağ çok uzun ve önemli yazılar yazdı. Ben de üşenmeden hepsini okudum. Burada benim çırpınıp durduğum nokta şu: Boşverin örtüyü , çarşıyı. Bu ülkenin mimarlığının gelişmesi için öncelikle mimari eleştirinin gelişmesi gerekiyor. Yani işin felsefesinin tartışılabilmesi gerekiyor. Yıkılması, patlaması ve yeni oluşumlar yaratması gerekiyor. Ben şimdiki ortamı çok şuursuz buluyorum, farkındalık eksik... Benim bütün derdim bu. Birilerinin artık bize mimari eleştirinin ne olduğunu göstermesi gerek. Bunun ne derece önemli olduğunu anlatması gerek. Benim yazdığım eleştiriye anlaşılır bir dille ' bak çocuğum bu konuyu iyi araştır, şu yazarı oku, şuradaki şu binaya bir gözat , seni yanıltan fikirlerini sorgula ' gibi şeyler bekliyorum ben... Ama hep kavga var sonunda... Bir yorgunluk , bıkkınlık var... Buna katlanamıyorum. saygılarımla.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
|
#40 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 604
|
Foster uzun çarşıda proje yapsaydı
![]() Çok bildik bir örnekle şimdi incelediğim bu projeyi karşılaştırmak iştiyorum. Foster Alman parlamento binasına öyle bir kubbe oturtuyor. Projeyi incelediğinizde o kubbenin ne kadar güçlü bir bağlamla desteklendiğini anlıyorsunuz. Öncelikle ekolojik bir yapı tasarlıyor, güneşi , rüzgarı, enerjiyi mümkün olduğunca kullanıyor. Ve öyle bir formla bunu yapıyor ki ne eskiyapıaya uymaya çalışıyor ne de ondan tamamen ayrışıyor. Yeni yüzyılın yaklaşımını eskiye kendisiyle barışık bir üslupla ve mantığa dayandırarak ekliyor. Bursa'ya dönecek olursak , öncelikle bu örtünün çevreye ne kattığını düşünmek gerekir. Dalgalı formuyla ve malzemesiyle ben yeniyim felsefesini çekinmeden ortaya koyuyor. Şeffaf olması yarı açık mekan hissini güçlendiriyor, orada gezen bir insanın , kapalıçarşıda gezenden daha pozitif bir psikolojide olacağını tahmin ediyorum. Yükseklik konusuna gelince. eğer daha yüksek olsaydı , diğer yapılara karşı daha ezici olacaktı, kendini daha fazla ortaya koyacaktı. Diğer yapıların seviyesinde olsaydı ,bu kez de diğer yapılarla bütünleşmek istediğini gösterecek ve felsefesiyle çelişecekti. Tam arada biryerlerde seçilen yüksekliği doğru bir yaklaşım olarak görüyorum. Öneri mi? Evet ben olsam sürekli bir dalga hareketi yerine 2-3 dalga hareketiyle işi bitirmeye çalışırdım. Daha net bir üst örtü yaklaşımım olurdu. Yada daha amorf , hareketli bir yaklaşımım olurdu. Sürekli bir dalga hareketinin monoton bir etki yarattığını düşünüyorum.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#41 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-06-2006
Mesaj: 115
|
anlamak... mana aramak.
sizden farklı şeyler diyen biri yok. aslında aynı düşünceydeyiz. cözümsüzlüklere cözüm ürete bilmek. konuşmalarımın ve düşüncelerimin carpıtılmasından sıkıldım.
burda bişeler paylaşmak icin varız. soruna sorularla cvb aramaktayım. ama sorular yerıne cvb ları değil sadece şahıslara duyulan tepkılerle geri dönmekte. __________________________________________________________________________ m. salih çıkman |
|
|
|
|
|
#42 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
|
Merhaba arkadaşlar, ![]() Bilgi ve tecrübelerini bizlerle paylaşmak için burada yazı yazan herbiriniz çok değerlisiniz biz okuyucular için...Sizleri izlerken saygıyı bu paylaşımlar arasında görmeği diliyoruz. Mimarlık öğrencisi, mimar veya sadece bir vatandaş olarak görüşleriniz çok değerli... Ve Bursa da güzel bir tartışmayı hak eden değerli bir şehrimiz... İyi çalışmalar ve sabırlı paylaşımlar hepimize.. Teşekkürler |
|
|
|
|
|
#43 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 604
|
İsmini hatırlayamadığım bir düşünürün bir sözü vardır:
Küçük beyinler kişileri, orta beyinler olayları, büyük beyinler fikirleri tartışırlar... Burada çoğunluğu büyük beyinlerden oluşan bi kitlenin parçası olduğumu bilmek beni yalnızlık hissinden kurtarıyor. Umarım sorgulayıcı yönümüzü geliştirerek devam ederiz...
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#44 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-12-2002
Mesaj: 64
|
:)
RedRapsody 'e katılıyorum.. neden Foster da öyle bir kubbe yerine dalgalı bir kubbe yapmamış oraya.. geleneksel formun sadece malzemesel yorumunu yaparak bina ile bütünleşmiş.
önceden eklediğim fotoğraflarımda hissettiğim ürperti de bu yüzdendi. üstünüze birşeyler geliyor.. ama nasıl geliyor belli değil. sonuçta şeffaflığına, modern malzeme oluşuna, yüksekliğine, geçit örtü işlevine sanırım kimsenin sözü olmayacaktır. sadece modern olması için dalga formu verilmesi mi gerekirdi? daha yalın yataylıkta gelişen, hareketlenen bir biçim uyumuna gidilebilirdi.. sorun biçimsellik. biçimselliğin o çevre içine olan uyumu ve onunla birlikte yaşayabilmesi.. çoğu uygulamaların sonucu da bu olmalı sanki. oransallıkla çevrenin içine nüfuz etmiş biçimsellik... |
|
|
|
|
|
#45 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
Ben bu çeşit bir yorumu anlamadım. Projeyi yapan kişi biz değiliz. Müellif biz değiliz. Neden öyle yapmış da böyle yapmamış, neden böyle yorumlamış da şöyle yorumlamamış. Böyle şey olur mu? Müellifin yorumu bu, kafasındaki düşünce bu. Hepimiz farklı düşünürdük buradaki sorunu çözerken. Hepimizin çözümü farklı olurdu. Foster neden öyle yapmış? Yapmışsa yapmış, ben Foster gibi düşünmek zorunda değilim ki! Ben Foster'ın kubbesini camdan değil de taştan yapsaydım yaptığım yanlış mı olacaktı? Yoksa benim yorumum mu olacaktı? Eğer o saçaktan yararlanan kişiler durumdan memnunsa proje başarılıdır bence... |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 2 (0 üye ve 2 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|