|
|
#16 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 256
|
Kalemlerİnİzİ KuŞanin ArkadaŞlar Tabulari Yikalim Artik!!!
|
|
|
|
|
|
#17 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Tabu mu, ne tabusu?
Hadi aşalım tabuları... İslam'ın ilk mescidinin formu ve sonraki deönemlerde kubbe kullanımının bu ilk örneğe olan karşıtlığı en basit tarışma şeklidir. Üzeri hurma dallarıyla örtülüdür vs vs. O formu (form denebilirse tabi) kullanan başka da bir dönem olmamıştır tabi. Her coğrafya ve kültür kendi biçimini geliştirmiştir cami mimarisi için. İran'a giderseniz başka, Hindistan başka, Kuzey Afrika başka, Anadolu başkadır. Kubbe ve minare ağırlıklı cami bize özgüdür daha ziyade. Selçuklu'dan tutarak Osmanlı'nın son dönemine kadar olan süreci araştırmanız lazım bu tarışmayı yapabilmeniz için. Hadi değiştirelim demekle olmaz... Verileri koyun ki neden değiştirmemiz geretiğini anlayalım. Neden değiştirelim? Aynı mesafeyi çelikle geçebileceğimiz için mi? Doğrudur geçeriz...Aynı uhrevi etkiyi verir mi? Rüstem Paşa'ya girdiğiniz zaman duyduğunuz sıcaklığı duyar mısınız? Yavuz Selim'e girdiğiniz zamanki gibi içinizi bir dinginlik hali kaplar mı? Süleymaniye'ye girdiğiniz zaman ki gibi kendinize bir çeki düzen verir misiniz?.....Yapabiliyorsak yapalım tabi. Aşalım demek kolay, aşmak zordur... Bugünkü kubbe ve cami formundaki hilkat garibeleri tartışma dışı tabi. Onların ne savunulacak bir tarafı ne beğenilecek bir yanları var. Ancak, sahipsiz kalmış bir alanda anonim olarak kendi ihtiyaçlarını karşılayan insanları fütursuzca kınayacak da değilim kendi adıma... Şimdi hemen Meclis Camii örneğini filan verirsiniz. O tip camilerin katkısı ne oldu cami mimarisine asıl tartışılması gereken bu sanırım. Nev-i şahsına münhasır denemeler oldular. Minareye gelince....Bizdeki gibi minare tutkusu başka bir yerde yoktur aslında. Sizce Süleymaniye'deki dört, Sultan Ahmet'deki 6 minare sadece fonksiyonel amaçlarla mı yapıldı? Demek ki her zaman işlevsel olması gerekmiyor bazı şeylerin. Minareye günümüzde çıkılmaz. En son Kılıç Ali Paşa minaresine çıkmıştım. Ayakkabım kuş pisliği olmuştu bakımsızlıktan...Ancak minarenin tek işlevi ezan okunması değildir. Bir: semboldür; evet dersiniz, burası bir cami....İki: Uzaktan baktığınız da kıbleyi gösterir, doğru yapılmış ise....Üç: Ramazan ve kandil günlerini bildirir, şereflerde yanan ışıkları gördüğünüzde, evet dersiniz, orucu açabilirim.... İngiltere'deki Islamic Center denen yapılardan bir kaçını görmüştüm. Belki özel olarak yapılanları da vardır içlerinden ama benim gördüklerimin hepsi de özel konut alanlarında olan ve konuttan bozma yerlerdi. Özenilecek bir tarafları yoktu yani. Minber ve mihrabın olmaması ise bir eksikliktir, bir güzellik değil. Kiliselerden apsisin kaldırıldığını ben görmedim. Velhasıl kelam, bu işleri tartışmak için biraz bişeyler koymak gerekir...Aşalım tabi, aşmak dediğiniz her neyse ?? |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-12-2005
Mesaj: 198
|
...
arkadaşlar geneli itibariyle hepinize katılıyorum... ama şöyle bir eksiklik var... selimiye camiine kadar olan cami formları ta en başından son nokta olan selimiyeye kadar belli bir arayışın eseridir... (son nokta olarak selimiye , ondan sonrakiler özellikle günümüzde yapılanlar sizinde belirttiğiniz gibi sadece birer tekrarlama)... bu arayışın sonunda neye ulaşılmıştır...Sinan, bu şekilde kubbeyle örttüğü iç mekana verdiği genişlik ve ferahlıkla birlikte mekanın bir kerede kolayca anlaşılmasını sağlar... kubbe aynı zamanda camiinin dış görünüşünün ana hatlarını da belirler... yani dayandığı temellere göre mükemmele ulaşmış bir form bulmuştur sinan... peki bizim yapmamız gereken nedir... değişimi bazı temellere dayandırmalıyız sanırım... yoksa , artık şu tabuları yıkalım diye yola çıkılırsa yıkılan tabuların yerini yenileri alabilir... galiba "bu değişim neden olmalıdır" ı tartışmalıyız önce...
__________________
ebubekir küçük... |
|
|
|
|
|
#19 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-12-2006
Mesaj: 25
|
Alıntı:
kesinlikle katılıyorum,hadi kaldıralım değiştirelimle iş bitmiyor arkadaşlar bu çok büyük bir bilgi birikimi ve uzun bir süreç gerektirir.kaldı ki işin manevi boyutu vardır.gotik mimarisinde de kiliseler insan ölçeğinin kat kat üstündeydi ve hiçbir işlevsellikte yoktu ama başka türlü o etkiyi nasıl yakaladınız.zaten islam mimarisini ve camilerin gelişimini incelediğiniz zaman yerinde saymadığını ve zamanla nasıl bir değişim geçirdiğini görürsünüz(kaldı ki ilkcamilerde minber-minare ve kubbe yoktu)bu değişim ve gelişim için islamda ibadet-islam kültürü ve çağdaş mimariyi beraber harmanlayarak bu işe kalkışmak gerek diye düşünüyorum çünkü camiler sadece mimari bir yapı değil aynı zamanda dini bir semboldür alıntı(yıldız demiriz) 'Tarihte her büyük din bir büyük sanat etkinliğini de birlikte getirmiştir. Başka bir deyişle geçmiş dönemlerin sanatı, genellikle dinin etkisiyle doğmuş ve öncelikle onun hizmetinde oluşup gelişmiştir. Bu doğal bir olgudur. Çünkü Budizm, Hıristiyanlık ve Müslümanlık gibi büyük dinler toplumlara yeni dünya görüşleri, yaşama biçimleri getirmiş önemli olaylardır. Yeni oluşan toplumsal yapı bireylerin görüş, düşünüş ve zevklerini de değiştirir, yönlendirir. Sanatçıyı da yeni amaçlar doğrultusunda, değişik formlar ve güzellikler arayıp bulmaya, oluşturmaya sürükler. Mimari formların ve yapı planlarının değişmesinde insanların yaşayış biçimi kadar, ibadet tarzları da rol oynamıştır. Ev planları toplum ve aile yaşantısının gereklerine nasıl uydurulmuşsa, ibadete ayrılan yapılar da dinin gereklerine öylesine uydurulmak zorunda kalınmıştır. Eski Yunan tapınaklarında ibadet, tapınağın içinde değil, önünde yapıldığı için dış mimariye daha çok önem verilmişti. Hıristiyanlıkta kilisenin doğu-batı doğrultusunda yapılması, ibadet sırasında doğuya yönelmek gereğine dayanıyordu. Ayrıca, kilisede halkın ruhban sınıfından daha geri safta durması gereği yapıların genişliğine değil, derinliğine bir plan formu almasına neden olmuştur. Bu örnekler çoğaltılabilir. İslam dininin sanata getirdiği en büyük yenilik cami mimarisidir. İslamlıkta her sınıf halkın ayrım gözetilmeden ön saflarda namaz kılabilmesi safların geniş tutulması istediği uyandırmış, bu nedenle kiliselerin aksine camilerde enine mekan tercih edilmiştir. Plan formunun ihtiyaçtan doğması gibi, mihrap, minber, minare türünden mimari ögeler de İslamlığın gelişmesine paralel olarak zamanla ihtiyaçtan doğmuşlardır. |
|
|
|
|
|
|
#20 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 11-08-2004
Mesaj: 176
|
yüzeysellik
"...İngiltere'deki Islamic Center denen yapılardan bir kaçını görmüştüm. Belki özel olarak yapılanları da vardır içlerinden ama benim gördüklerimin hepsi de özel konut alanlarında olan ve konuttan bozma yerlerdi. Özenilecek bir tarafları yoktu yani. Minber ve mihrabın olmaması ise bir eksikliktir, bir güzellik değil. Kiliselerden apsisin kaldırıldığını ben görmedim ..."
yanlış anlaşılmış olduğumu farkettim.herhangi bir yapı veya oluşuma özenerek örnek vermedim.sadece buradaki meslekdaşlarla yeni bir proje hakkında ,konuyu paylaşmak, haber vermek istedim.bu mesajda nedenle kişisel yorumum yoktur...sadece haber ve adres verdim.incelemek isteyen baksın diye.adres olarak verdiğim siteyi ziyaret edemediğinizi düşünüyorum... yeni yapılan islam merkezi ,olimyatlar ile özdeşleşebilecek "city-mark" denen şehirde vurgulanan yapılar arasına girecek bir proje..40.000 kişinin ibadet edebildiği londra 2012 olimpiyat-kompleksi yanına inşa edilecek büyük bir yatırım... bunlarla birlikte genel olarak klasik cami formumun hafızamızdaki anlam ve önemi irdelemenize katılıyorum... konuyla ilgili olumlu-olumsuz eleştiriler için http://news.bbc.co.uk/1/hi/programme...ow/6040892.stm http://www.freerepublic.com/focus/f-news/1529263/posts http://www.militantislammonitor.org/article/id/1315 okunabilir. |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 11-08-2004
Mesaj: 176
|
kaynak belirtmeyi atlamışım...
alıntı ilk paragraf üye: gün mesajından 18-02-2007, 13:54 alınmıştır.
kaynak belirtmeyi atlamışım... |
|
|
|
|
|
#22 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-02-2007
Mesaj: 29
|
Alıntı:
Peki kabul ediyoruz eski zamanlarda minare hocanın çıkıp milleti çağırmak için ezanını kendi sesiyle okuduğu ve mikrofon falan olmadığı zaman ancak yüksek bir yerden millete seslenerek çağırabileceği bir yer değil midir? Peki günümüzde pek çok teknolojik imkan varken neden bunları düşünerek buna göre bir tasarım yapmıyoruz sorusu geliyor insanın aklına Pek tabi ki yatırımcıların ne kadar minare o kadar kudret güç anlayışını silmek de işin cabası nacizane fikrimEn son lumina tarafından düzenlendi : 26-04-2007 12:31. |
|
|
|
|
|
|
#23 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#24 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-02-2007
Mesaj: 29
|
|
|
|
|
|
|
#25 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
Eskiden oraya çıkılıyordu, şimdi çıkılmıyor derseniz, ben de minarenin diğer varoluş sebeplerini koyarım. Halâ aynı görüşte, hem de söylenenlere hiç değinmeden devam ediyorsanız, başka sebep ararım. |
|
|
|
|
|
|
#26 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 497
|
ikna olup olmamaya bir sözle karışmak isterim:
"onların gözleri vardır , görmezler, kulakları vardır , duymazlar." yani insan istediği şeye inanır. ve özellikle böyle bir konuda ne denirse densin birçok kimse düşüncesinden vazgeçmez. bence bu konuda birşeyler kabul ettirilmaya çalışılması yerine herkes aklındaki şeyleri paylaşsın. olay tartışmaya girerse mimari bir konudan uzaklaşıyor çünkü.
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-01-2006
Mesaj: 6
|
belki geleneksel cami mimarisine duyulan saygıdan yada alışmışlıktan olsa gerek hep gelenekselleşmiş formlar kullanılıyor.ama artık buda değişiyor...............
londradaki cami örneğini vermiş bi arkadaşımız.ama ülkemizdede var gelenek dışı bir cami.bi çoğumuz biliyoruz belki bunu.TBMM camisi. bence gayet hoş, meclisin mimarisiyle bütünleşmiş bir yapı ![]() |
|
|
|
|
|
#28 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 497
|
geleneksellikten tamamen uzaklaşılıp bambaşka birşeyler yapıldığında geçmişten beri gelen bütün düşünce ve kaygıları es geçerek herşeyi yeniden kendin uygulayarak yapmaya çalışmak ne kadar mantıklı olur. amerikayı yeniden keşfetmek diye bir şey vardır. bu da o demek değil midir?
peki var olan şeyleri olduğu gibi kullanmak mimarlık mıdır? anonim olarak gelişen olgular mutlak doğru mudur? veya onların hepsini es geçip bu şartları sağlayamıyacak derecede farklı olabilmek ne kadar doğrudur?
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Arkitera Üyesi
|
Simetrik bir yapı yapıp, bundan dolayı eleştiri almayacağınız bir yapı. Ne güzel şey şu cami...
![]() |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-01-2006
Mesaj: 6
|
geleneksilliğe takılıp kalmak mimarları köreltiyor diye düşünüyorum-tabi tamamen silip atalım demiyorum- cami de buna benzer bi örnek.alışılmış bir kubbe ve bir minaremiz var. belkide bunlar islam dünyasında ibadet yerinin simgesi haline gelmiş o yüzden vazgeçilmiyor olabilir....
gelişmiş bir şehirde farklı bir cami kabul görebilir ama kırsal bi yerde minaresiz ve kubbesiz bir cami nasıl bir tepki yaratır???? bu da ayrı bir tartışma konusu tabi................ |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|