Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Projeler > Proje Tipleri

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 18-02-2007, 01:22   #16
Arkitera Üyesi
 
mimar mahmut'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 256
Kalemlerİnİzİ KuŞanin ArkadaŞlar Tabulari Yikalim Artik!!!
mimar mahmut offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 12:54   #17
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Tabu mu, ne tabusu?

Hadi aşalım tabuları...

İslam'ın ilk mescidinin formu ve sonraki deönemlerde kubbe kullanımının bu ilk örneğe olan karşıtlığı en basit tarışma şeklidir. Üzeri hurma dallarıyla örtülüdür vs vs. O formu (form denebilirse tabi) kullanan başka da bir dönem olmamıştır tabi.

Her coğrafya ve kültür kendi biçimini geliştirmiştir cami mimarisi için. İran'a giderseniz başka, Hindistan başka, Kuzey Afrika başka, Anadolu başkadır.

Kubbe ve minare ağırlıklı cami bize özgüdür daha ziyade. Selçuklu'dan tutarak Osmanlı'nın son dönemine kadar olan süreci araştırmanız lazım bu tarışmayı yapabilmeniz için.

Hadi değiştirelim demekle olmaz...

Verileri koyun ki neden değiştirmemiz geretiğini anlayalım. Neden değiştirelim? Aynı mesafeyi çelikle geçebileceğimiz için mi? Doğrudur geçeriz...Aynı uhrevi etkiyi verir mi? Rüstem Paşa'ya girdiğiniz zaman duyduğunuz sıcaklığı duyar mısınız? Yavuz Selim'e girdiğiniz zamanki gibi içinizi bir dinginlik hali kaplar mı? Süleymaniye'ye girdiğiniz zaman ki gibi kendinize bir çeki düzen verir misiniz?.....Yapabiliyorsak yapalım tabi. Aşalım demek kolay, aşmak zordur...

Bugünkü kubbe ve cami formundaki hilkat garibeleri tartışma dışı tabi. Onların ne savunulacak bir tarafı ne beğenilecek bir yanları var. Ancak, sahipsiz kalmış bir alanda anonim olarak kendi ihtiyaçlarını karşılayan insanları fütursuzca kınayacak da değilim kendi adıma...

Şimdi hemen Meclis Camii örneğini filan verirsiniz. O tip camilerin katkısı ne oldu cami mimarisine asıl tartışılması gereken bu sanırım. Nev-i şahsına münhasır denemeler oldular.

Minareye gelince....Bizdeki gibi minare tutkusu başka bir yerde yoktur aslında. Sizce Süleymaniye'deki dört, Sultan Ahmet'deki 6 minare sadece fonksiyonel amaçlarla mı yapıldı? Demek ki her zaman işlevsel olması gerekmiyor bazı şeylerin. Minareye günümüzde çıkılmaz. En son Kılıç Ali Paşa minaresine çıkmıştım. Ayakkabım kuş pisliği olmuştu bakımsızlıktan...Ancak minarenin tek işlevi ezan okunması değildir. Bir: semboldür; evet dersiniz, burası bir cami....İki: Uzaktan baktığınız da kıbleyi gösterir, doğru yapılmış ise....Üç: Ramazan ve kandil günlerini bildirir, şereflerde yanan ışıkları gördüğünüzde, evet dersiniz, orucu açabilirim....

İngiltere'deki Islamic Center denen yapılardan bir kaçını görmüştüm. Belki özel olarak yapılanları da vardır içlerinden ama benim gördüklerimin hepsi de özel konut alanlarında olan ve konuttan bozma yerlerdi. Özenilecek bir tarafları yoktu yani. Minber ve mihrabın olmaması ise bir eksikliktir, bir güzellik değil. Kiliselerden apsisin kaldırıldığını ben görmedim.

Velhasıl kelam, bu işleri tartışmak için biraz bişeyler koymak gerekir...Aşalım tabi, aşmak dediğiniz her neyse ??
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 13:03   #18
Arkitera Üyesi
 
Ebubekir Küçük'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-12-2005
Mesaj: 198
...

arkadaşlar geneli itibariyle hepinize katılıyorum... ama şöyle bir eksiklik var... selimiye camiine kadar olan cami formları ta en başından son nokta olan selimiyeye kadar belli bir arayışın eseridir... (son nokta olarak selimiye , ondan sonrakiler özellikle günümüzde yapılanlar sizinde belirttiğiniz gibi sadece birer tekrarlama)... bu arayışın sonunda neye ulaşılmıştır...Sinan, bu şekilde kubbeyle örttüğü iç mekana verdiği genişlik ve ferahlıkla birlikte mekanın bir kerede kolayca anlaşılmasını sağlar... kubbe aynı zamanda camiinin dış görünüşünün ana hatlarını da belirler... yani dayandığı temellere göre mükemmele ulaşmış bir form bulmuştur sinan... peki bizim yapmamız gereken nedir... değişimi bazı temellere dayandırmalıyız sanırım... yoksa , artık şu tabuları yıkalım diye yola çıkılırsa yıkılan tabuların yerini yenileri alabilir... galiba "bu değişim neden olmalıdır" ı tartışmalıyız önce...
__________________
ebubekir küçük...
Ebubekir Küçük offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 15:13   #19
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 14-12-2006
Mesaj: 25
Alıntı:
Orijinal metin gün tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Tabu mu, ne tabusu?

Hadi aşalım tabuları...

İslam'ın ilk mescidinin formu ve sonraki deönemlerde kubbe kullanımının bu ilk örneğe olan karşıtlığı en basit tarışma şeklidir. Üzeri hurma dallarıyla örtülüdür vs vs. O formu (form denebilirse tabi) kullanan başka da bir dönem olmamıştır tabi.

Her coğrafya ve kültür kendi biçimini geliştirmiştir cami mimarisi için. İran'a giderseniz başka, Hindistan başka, Kuzey Afrika başka, Anadolu başkadır.

Kubbe ve minare ağırlıklı cami bize özgüdür daha ziyade. Selçuklu'dan tutarak Osmanlı'nın son dönemine kadar olan süreci araştırmanız lazım bu tarışmayı yapabilmeniz için.

Hadi değiştirelim demekle olmaz...

Verileri koyun ki neden değiştirmemiz geretiğini anlayalım. Neden değiştirelim? Aynı mesafeyi çelikle geçebileceğimiz için mi? Doğrudur geçeriz...Aynı uhrevi etkiyi verir mi? Rüstem Paşa'ya girdiğiniz zaman duyduğunuz sıcaklığı duyar mısınız? Yavuz Selim'e girdiğiniz zamanki gibi içinizi bir dinginlik hali kaplar mı? Süleymaniye'ye girdiğiniz zaman ki gibi kendinize bir çeki düzen verir misiniz?.....Yapabiliyorsak yapalım tabi. Aşalım demek kolay, aşmak zordur...

Bugünkü kubbe ve cami formundaki hilkat garibeleri tartışma dışı tabi. Onların ne savunulacak bir tarafı ne beğenilecek bir yanları var. Ancak, sahipsiz kalmış bir alanda anonim olarak kendi ihtiyaçlarını karşılayan insanları fütursuzca kınayacak da değilim kendi adıma...

Şimdi hemen Meclis Camii örneğini filan verirsiniz. O tip camilerin katkısı ne oldu cami mimarisine asıl tartışılması gereken bu sanırım. Nev-i şahsına münhasır denemeler oldular.

Minareye gelince....Bizdeki gibi minare tutkusu başka bir yerde yoktur aslında. Sizce Süleymaniye'deki dört, Sultan Ahmet'deki 6 minare sadece fonksiyonel amaçlarla mı yapıldı? Demek ki her zaman işlevsel olması gerekmiyor bazı şeylerin. Minareye günümüzde çıkılmaz. En son Kılıç Ali Paşa minaresine çıkmıştım. Ayakkabım kuş pisliği olmuştu bakımsızlıktan...Ancak minarenin tek işlevi ezan okunması değildir. Bir: semboldür; evet dersiniz, burası bir cami....İki: Uzaktan baktığınız da kıbleyi gösterir, doğru yapılmış ise....Üç: Ramazan ve kandil günlerini bildirir, şereflerde yanan ışıkları gördüğünüzde, evet dersiniz, orucu açabilirim....

İngiltere'deki Islamic Center denen yapılardan bir kaçını görmüştüm. Belki özel olarak yapılanları da vardır içlerinden ama benim gördüklerimin hepsi de özel konut alanlarında olan ve konuttan bozma yerlerdi. Özenilecek bir tarafları yoktu yani. Minber ve mihrabın olmaması ise bir eksikliktir, bir güzellik değil. Kiliselerden apsisin kaldırıldığını ben görmedim.

Velhasıl kelam, bu işleri tartışmak için biraz bişeyler koymak gerekir...Aşalım tabi, aşmak dediğiniz her neyse ??


kesinlikle katılıyorum,hadi kaldıralım değiştirelimle iş bitmiyor arkadaşlar bu çok büyük bir bilgi birikimi ve uzun bir süreç gerektirir.kaldı ki işin manevi boyutu vardır.gotik mimarisinde de kiliseler insan ölçeğinin kat kat üstündeydi ve hiçbir işlevsellikte yoktu ama başka türlü o etkiyi nasıl yakaladınız.zaten islam mimarisini ve camilerin gelişimini incelediğiniz zaman yerinde saymadığını ve zamanla nasıl bir değişim geçirdiğini görürsünüz(kaldı ki ilkcamilerde minber-minare ve kubbe yoktu)bu değişim ve gelişim için islamda ibadet-islam kültürü ve çağdaş mimariyi beraber harmanlayarak bu işe kalkışmak gerek diye düşünüyorum çünkü camiler sadece mimari bir yapı değil aynı zamanda dini bir semboldür


alıntı(yıldız demiriz)

'Tarihte her büyük din bir büyük sanat etkinliğini de birlikte getirmiştir. Başka bir deyişle geçmiş dönemlerin sanatı, genellikle dinin etkisiyle doğmuş ve öncelikle onun hizmetinde oluşup gelişmiştir. Bu doğal bir olgudur. Çünkü Budizm, Hıristiyanlık ve Müslümanlık gibi büyük dinler toplumlara yeni dünya görüşleri, yaşama biçimleri getirmiş önemli olaylardır. Yeni oluşan toplumsal yapı bireylerin görüş, düşünüş ve zevklerini de değiştirir, yönlendirir. Sanatçıyı da yeni amaçlar doğrultusunda, değişik formlar ve güzellikler arayıp bulmaya, oluşturmaya sürükler.

Mimari formların ve yapı planlarının değişmesinde insanların yaşayış biçimi kadar, ibadet tarzları da rol oynamıştır. Ev planları toplum ve aile yaşantısının gereklerine nasıl uydurulmuşsa, ibadete ayrılan yapılar da dinin gereklerine öylesine uydurulmak zorunda kalınmıştır. Eski Yunan tapınaklarında ibadet, tapınağın içinde değil, önünde yapıldığı için dış mimariye daha çok önem verilmişti. Hıristiyanlıkta kilisenin doğu-batı doğrultusunda yapılması, ibadet sırasında doğuya yönelmek gereğine dayanıyordu. Ayrıca, kilisede halkın ruhban sınıfından daha geri safta durması gereği yapıların genişliğine değil, derinliğine bir plan formu almasına neden olmuştur. Bu örnekler çoğaltılabilir.

İslam dininin sanata getirdiği en büyük yenilik cami mimarisidir. İslamlıkta her sınıf halkın ayrım gözetilmeden ön saflarda namaz kılabilmesi safların geniş tutulması istediği uyandırmış, bu nedenle kiliselerin aksine camilerde enine mekan tercih edilmiştir. Plan formunun ihtiyaçtan doğması gibi, mihrap, minber, minare türünden mimari ögeler de İslamlığın gelişmesine paralel olarak zamanla ihtiyaçtan doğmuşlardır.
aynur okcu offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 15:16   #20
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 11-08-2004
Mesaj: 176
yüzeysellik

"...İngiltere'deki Islamic Center denen yapılardan bir kaçını görmüştüm. Belki özel olarak yapılanları da vardır içlerinden ama benim gördüklerimin hepsi de özel konut alanlarında olan ve konuttan bozma yerlerdi. Özenilecek bir tarafları yoktu yani. Minber ve mihrabın olmaması ise bir eksikliktir, bir güzellik değil. Kiliselerden apsisin kaldırıldığını ben görmedim ..."


yanlış anlaşılmış olduğumu farkettim.herhangi bir yapı veya oluşuma özenerek örnek vermedim.sadece buradaki meslekdaşlarla yeni bir proje hakkında ,konuyu paylaşmak, haber vermek istedim.bu mesajda nedenle kişisel yorumum yoktur...sadece haber ve adres verdim.incelemek isteyen baksın diye.adres olarak verdiğim siteyi ziyaret edemediğinizi düşünüyorum...

yeni yapılan islam merkezi ,olimyatlar ile özdeşleşebilecek "city-mark" denen şehirde vurgulanan yapılar arasına girecek bir proje..40.000 kişinin ibadet edebildiği londra 2012 olimpiyat-kompleksi yanına inşa edilecek büyük bir yatırım...
bunlarla birlikte genel olarak klasik cami formumun hafızamızdaki anlam ve önemi irdelemenize katılıyorum...

konuyla ilgili olumlu-olumsuz eleştiriler için
http://news.bbc.co.uk/1/hi/programme...ow/6040892.stm
http://www.freerepublic.com/focus/f-news/1529263/posts
http://www.militantislammonitor.org/article/id/1315 okunabilir.
Eklenmiş İmajlar
 
Anitra offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 15:21   #21
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 11-08-2004
Mesaj: 176
kaynak belirtmeyi atlamışım...

alıntı ilk paragraf üye: gün mesajından 18-02-2007, 13:54 alınmıştır.

kaynak belirtmeyi atlamışım...
Anitra offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 16:35   #22
Arkitera Üyesi
 
MEHMET YUKSEL'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-02-2007
Mesaj: 29
Alıntı:
Orijinal metin mimar mahmut tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Sadece kubbe olarak değilde,tüm formu ele alalım mesela minarenin fonksiyonu nedir?gereklimidir? yada neden inatla tonlarca ağırlıktaki kubbenin altında namaz kılınmak isteniyor onu sorgulayalım?
Arkadaşımız güzel bir konuya değinmiş kanımca fonksiyon konusuna...
Peki kabul ediyoruz eski zamanlarda minare hocanın çıkıp milleti çağırmak için ezanını kendi sesiyle okuduğu ve mikrofon falan olmadığı zaman ancak yüksek bir yerden millete seslenerek çağırabileceği bir yer değil midir? Peki günümüzde pek çok teknolojik imkan varken neden bunları düşünerek buna göre bir tasarım yapmıyoruz sorusu geliyor insanın aklına Pek tabi ki yatırımcıların ne kadar minare o kadar kudret güç anlayışını silmek de işin cabası nacizane fikrim

En son lumina tarafından düzenlendi : 26-04-2007 12:31.
MEHMET YUKSEL offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 17:11   #23
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin EFENDY tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Arkadaşımız güzel bir konuya değinmiş kanımca fonksiyon konusuna...
Peki kabul ediyoruz eski zamanlarda minare hocanın çıkıp milleti çağırmak için ezanını kendi sesiyle okuduğu ve microfon falan olmadığı zaman ancak yüksek bi yerden millete seslenerek çağırabiliceği bir yer değilmidir? Peki günümüzde pek çok teknolojik imkan varken neden bunları düşünerek buna göre bir tasarım yapmıyoruz sorusu geliyor insanın aklına Pek tabi ki yatırımcıların ne kadar minara o kadar kudret güç anlayışını silmek de işin cabası nacizane fikrim
Olmadığını anlatmaya çalıştık ancak pek etkisi olmamış anlaşılan...
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 17:47   #24
Arkitera Üyesi
 
MEHMET YUKSEL'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 16-02-2007
Mesaj: 29
Alıntı:
Orijinal metin gün tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Olmadığını anlatmaya çalıştık ancak pek etkisi olmamış anlaşılan...
Bu da demek oluyor ki pek tatminkar destekleyemediniz yada ikna edemediniz...
MEHMET YUKSEL offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 21:16   #25
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Alıntı:
Orijinal metin EFENDY tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Bu da demek oluyor ki pek tatminkar destekleyemediniz yada ikna edemediniz...
İkna etmek gibi bir niyetim yok. Sadece biraz veri koyarak, bilgi koyarak, tarih koyarak, program koyarak, sebep ve dayanaklarını koyarak tartışılsa (her konu için) daha güzel olur.

Eskiden oraya çıkılıyordu, şimdi çıkılmıyor derseniz, ben de minarenin diğer varoluş sebeplerini koyarım. Halâ aynı görüşte, hem de söylenenlere hiç değinmeden devam ediyorsanız, başka sebep ararım.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 22:42   #26
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 497
ikna olup olmamaya bir sözle karışmak isterim:
"onların gözleri vardır , görmezler,
kulakları vardır , duymazlar."

yani insan istediği şeye inanır. ve özellikle böyle bir konuda ne denirse densin birçok kimse düşüncesinden vazgeçmez.

bence bu konuda birşeyler kabul ettirilmaya çalışılması yerine herkes aklındaki şeyleri paylaşsın. olay tartışmaya girerse mimari bir konudan uzaklaşıyor çünkü.
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?"

Faruk Özgökçe
crazy_art offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-02-2007, 23:38   #27
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 22-01-2006
Mesaj: 6
belki geleneksel cami mimarisine duyulan saygıdan yada alışmışlıktan olsa gerek hep gelenekselleşmiş formlar kullanılıyor.ama artık buda değişiyor...............

londradaki cami örneğini vermiş bi arkadaşımız.ama ülkemizdede var gelenek dışı bir cami.bi çoğumuz biliyoruz belki bunu.TBMM camisi. bence gayet hoş, meclisin mimarisiyle bütünleşmiş bir yapı
sewwinc offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-02-2007, 00:13   #28
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 497
geleneksellikten tamamen uzaklaşılıp bambaşka birşeyler yapıldığında geçmişten beri gelen bütün düşünce ve kaygıları es geçerek herşeyi yeniden kendin uygulayarak yapmaya çalışmak ne kadar mantıklı olur. amerikayı yeniden keşfetmek diye bir şey vardır. bu da o demek değil midir?

peki var olan şeyleri olduğu gibi kullanmak mimarlık mıdır?

anonim olarak gelişen olgular mutlak doğru mudur?

veya onların hepsini es geçip bu şartları sağlayamıyacak derecede farklı olabilmek ne kadar doğrudur?
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?"

Faruk Özgökçe
crazy_art offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-02-2007, 00:28   #29
Arkitera Üyesi
 
Emrextreme'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-12-2005
Mesaj: 448
Blog Mesajları: 20
Simetrik bir yapı yapıp, bundan dolayı eleştiri almayacağınız bir yapı. Ne güzel şey şu cami...
Emrextreme offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-02-2007, 00:33   #30
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 22-01-2006
Mesaj: 6
geleneksilliğe takılıp kalmak mimarları köreltiyor diye düşünüyorum-tabi tamamen silip atalım demiyorum- cami de buna benzer bi örnek.alışılmış bir kubbe ve bir minaremiz var. belkide bunlar islam dünyasında ibadet yerinin simgesi haline gelmiş o yüzden vazgeçilmiyor olabilir....

gelişmiş bir şehirde farklı bir cami kabul görebilir ama

kırsal bi yerde minaresiz ve kubbesiz bir cami nasıl bir tepki yaratır???? bu da ayrı bir tartışma konusu tabi................
sewwinc offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 06:47.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177