Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Profesyonel Yaşam

Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.

Mimarlığa Yol Açın! >>

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 28-06-2006, 16:39   #1
ney
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 25-10-2003
Mesaj: 19
memur mimarlar

Aramızda devlet dairesinde mimar olarak çalışan var mı? Mimar için memur olmak nasıl bir şey?
__________________
ney
ney offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-07-2006, 20:35   #2
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 12-08-2001
Mesaj: 33
butun gun oturmak oturmak oturmak ama arada super işler yapmak her daim paranı almak bissürü güvence saatinde işten çıkabilmek tatil hakkı vesaire, fena diil bence.
petre offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-07-2006, 10:10   #3
Arkitera Üyesi
 
@rch-i-dio'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 80
Unhappy

karşılaştığım örneklerden de anladığım kadarıyla bence oturmak oturmak oturmak ile birlikte mimarlıkdan soğumak ve körelmek gibi bi etkisi var...
__________________
the good design must surpass its designer
@rch-i-dio offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-07-2006, 10:27   #4
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
o kadar da küçümsememek lazım memur mimarları, mimarlık sadece tasarım yapmak değil, pek çok bileşeni var..
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-07-2006, 15:34   #5
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 08-07-2006
Mesaj: 9
Wink

bilmem belki dar düşünüyorum ama ben mimarlık gibi bir mesleği memurlukla bağdaştıramıyorum.yani mimarın içindeki yaratıcığı engelliyo gibi geliyor...
sedaca offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-07-2006, 16:12   #6
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 24-04-2006
Mesaj: 64
çok aktif memurlar da var..illa memur diye körelmesi düşünülemez
saltukbugra offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-07-2006, 22:11   #7
Arkitera Üyesi
 
ninlil'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 15-01-2005
Mesaj: 241
Blog Mesajları: 4
Gözlemlerim Şöyle...

Çok kabaca kategorize edersem memur olarak çalışan mimarlar dörde ayrılır;
1. -Eski daire başkanı, eski müdür, eski şef olan mimarlar; bunlar 2 gün bile müdürlük yapsalar artık hayatları boyunca, mimar oldukları unutulur ve “başkanım!, müdürüm!, şefim!” olarak çağrılırlar...başka türlü hitap edilemezler, genellikle kurumun ücra bir köşesinde görev yapmadan emekli olana/başka kuruma geçene/yönetim değişene kadar oturtulurlar...çünkü onca büyük (?) işlere imza atmış insanlara “ size artık kimse iş yaptırtabilemez, sayın başkanım!” deyip pohpohlanırlar. Kendileri yapmak isteseler bile geçmişte bunların yanında çalışan ve şimdi amir olanların mutlaka bir öfkesi/hıncı olduğundan iş verilmez. Fakat yönetim değişir de eski başkanların kıymetini bilen birileri yetkili olurlarsa veya başka kuruma başkan olurlarsa, ancak o zaman yeniden işleri olabilir...
2. -Halen daire başkanı, müdür, şef olan mimarlar, bunlar da genellikle (liyakat sahiplerini tenzih ederim) liyakat sahibi olduklarından değil de, birinin ayağı kaydırılarak, birileri tarafından, kendilerine iş yapmaları amacıyla göreve getirilirler, bu nedenle koltuklarının yeterlilik ayağı yoktur, bu dingildek koltukta oturabilmek için astlarına bağırgan olurlar, sesleri çok fazla çıkar, en yakın arkadaşlarını harcarken bile mutlaka kendilerine hafifletici nedenler uydururlar. “Yamuk işleri yapma!” dediğinizde kendilerini, “ben yapmasam, başkası yapacak, ben daha düzgün yamuk yaptırtıyorum.” Gibi tuhaf bir savunmaları vardır. Bunları göreve getirenler, bir gün görevden de alırlar elbette. O zaman kendilerine müdürüm denmesiyle avunurlar. Tepeden inme başladıkları için kendilerine ait bir fikirleri, olsa da uygulamaya cesaretleri yoktur, sürekli bir üst makamın tepkilerini kollayıp ona göre pozisyon almaya çalışırlar. Bu şekilde yaşamak kişilik bozukluğuna yol açar. Hep sinirleri bozuktur. Üstelik bütün hatalar yanlarında çalışanlarındır, bütün iyi işler de kendi üstün başarılarının birer nişanesidir... Astlarına karşı kükrerler, kendilerini o makama getirenlerin yanında ise ürkek bir çocuk gibidirler, sesleri çıkmaz...sadece ”Evet efendim, peki efendim!” derler...
3. -Bir türlü daire başkanı, müdür, şef olamayan mimarlar, bunlar mimarların çoğunluğudurlar aslında, mimarlar biraz saf olduklarından, “sen iyi yaparsın bu işleri” deyip sırtları sıvazlandığında deli gibi çalışırlar, işleri, (kullanma izni, ısı vizesi, ruhsat verme, proje tetkik etme, arazi işleri, kayıt işleri, tasarım, bazen teknik ressam yetersizliğinde çizim işleri, vs vs) hep bunlar yaparlar, iyi iş olursa amirleri sahiplenir, övgü bile alamazlar, fekat hatalı bir iş olursa bütün suç bunlara yüklenir...görev yerleri hemen değiştirilir. Kurumda bunlara, amir olmayı çok önemseyenler tarafından “ çok iyi insan! fakat bi başkan/müdür/şef bile olamadı, yazık!” denir, acınılır...ne siyasi tanıdıkları vardır, ne yükselmek(!), hırsları/iradeleri (!). Bunlar durmadan, “Ah! Şu parselde bir kütüphane tasarlasam, bu parselde çocuklara bir spor kompleksi ne güzel olur,vs vs ” gibi hayaller kurarlar... bunlardan iki tanesi bir araya gelince hemen mevcut aksaklıklara çözüm arayışına girerler, düşünmezler o spor kompleksinin veya kütüphanenin parseli alış-veriş merkezine verilmiştir bile... Bu amirlik durumunun kendi yetersizliklerinden kaynaklanmadığını belirtmek için, “sen neden müdür değilsin?” diyenlere, “ben, masamın müdürüyüm!” savunmasını geliştirmişlerdir.
4. -Bir gün daire başkanı, müdür , şef olma hayaliyle yaşayan mimarlar; bunlar genellikle yeni mezun mimarlardır ve bir kısmı kimseyi beğenmez, hele eski makam sahibi mimarlar ve bi şeycik olamamış mimarları hiç beğenmezler, fakat amirleri olan mimarlara hayranlık duyar gibi davranırlar, fazlaca yakınlaşmak da istemezler aslında, birkaç yıl sonra o koltuğa oturacak olmanın hayalleriyle dolaşırlar koridorlarda, olurlar da, çoğunun bir torpili vardır zaten. Bunların bir kaçını bir arada iken amire burun kıvırıp, çekiştirirken, amirlerin yüzlerine ise övgü sunarken görürüz... Geleceğin daire başkanı, müdürü veya şefi olacaklarını düşünerek, işlere el sürmeden halletmeye çalışırlar, enerjilerini işten daha önemli buldukları makam-mevki işlerine yardım edecek sosyal aktivitelerde harcarlar...Bu yeni mezunların bazıları da idealist olurlar, her şeyi hemen öğrenmek, her işi yapmak, yararlı olmak gibi hayallerini gayet masumane coşkuyla herkese anlatırlar...ve kurumda çalışan bi türlü amir olamayan mimarlar aralarına yeni birinin geldiğine görürler ve iş yükünün azalacağına sevinirler fakat idari personel, şoförler, çaycılar, iş takipçileri, vatandaş der ki; “yazık! Bu da bi şi olamayacak.”
Velhasıl memur olan/olmayı düşünen mimarlar için nedense bu amirlik mevzusu çook mühimdir. Hangi tarz mimar- memur olacağına karar vermek kişinin tercihidir.
İyi çalışmalar.
ninlil offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-07-2006, 10:56   #8
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Bu tür bir değerlendirme ve genelleme sağlıklı değil. Mimar memur olmayacak diye bir kaide yok. Mimarlıktan mezun herkes mimarlık yapacak ya da tasarım yapacak diye de bir kaide yok. Herkes kendi işini düzgün yapsın yeter. Küçümsemeler bizlere birşey kazandırmaz. Mimarlık bir nosyondur, önemli olan bunu devam ettirebilmek.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-07-2006, 10:48   #9
ice
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 03-07-2003
Mesaj: 188
ninlil,@rch-i-dio,petre
Memur mimarları(yani kamu'da çalışan mimarları) küçümseyen ifadelerinizi beğenmedim. Unutmayın bu forumdaki mimarların hepsi özel sektörde çalışmıyor, kamu da çalışanları da var. Buyrun birgün benim çalıştığım idare'ye gelin ve memur mimarlar nasıl çalışıyor görün.
Petre, bütün gün oturmak denen bişey yok. Ayrıca bunun dışında saydıklarının hepsi özel sektörde de olması gereken şeyler. Lütfen özel sektörde haklarınız(her daim paranı almak bissürü güvence saatinde işten çıkabilmek tatil hakkı vesaire) gasp ediliyor diye, kamu sektöründe çalışanlara süper haklar veriliyormuş gibi davranmayın.
__________________
ustalara saygılar:)
ice offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-07-2006, 22:00   #10
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 12-08-2001
Mesaj: 33
hic kimseyi kucumsemedim gelmeme gerek yok annem zaten belediyede mimar yıllardır goruyorum, o bi espriydi ama yani bazen dogruluk payı var zaten tembellik hakkı diye bi anayasal hak da var
ayrıca bence cok guzel bişey şehri mikro makro ölçekte ele alıp mimarlık yapmak ama bunun icin adam gibi bi yonetim hatta oncesinde takiyecileri rusvetcileri avantacıları seçmiycek bi halk vesaire lazım o da turkiyede bikaç yer dışında yok esas orda sorun yaşıyorlar. konuyu açan arkadaş da benden detaylı bilgi istemiş yazdım yolladım hata verdi gitmedi bi ozel sektor çalışanı olarak yorgunluktan öldüğüm için ona diycegim şudur, akpli dypli mhpli bi belediye diilse git çalış tabi eger bulabilirsen
petre offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 01-12-2006, 11:28   #11
Forum Üyesi
 
architect55'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 01-12-2006
Mesaj: 3
Memurluk yapan pek çok arkadaşım var. Onlarla sohbetlerimizden şu sonuçları çıkarabilirim ; durumlarından çok memnun değiller. Onlarda köreldiklerinin farkındalar, çoğu belediyelerde ve diğer kamu kurumlarında işe başladıklarından pişmanlık duyuyorlar. Ancak piyasa koşullarını değerlendirdiklerin de sadece hayalgüçlerini değil kendilerine olan güvenlerini de yitirdikleri ortada. Mevcut durumlarını değiştirmek isteselerde yeni okula giden çocuklar gibi yalnız okula gitmekten korkuyorlar. yıllarca duydukları ekonomik güven sosyal rahatlık onları çekingenleştirmiş...

ama
tasarımın tadına varmadan, oluşturduğunuz eserin karşısına geçip bakmadan mimarım demek, mimarlık mesleğini gerçekten seven hayatında para kazanmanın yanında mesleğimizin üretmek, kurgulamak ve en önemlisi bir iki çizgiyle başlayan yaratmanın tadıyla biten yolculukta ,bu yolculuğa bağımlı olmuş kişinin ağırına gider....
architect55 offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 01-12-2006, 13:59   #12
Arkitera Üyesi
 
hozcank'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 73
bir de hem mimar hem memur olup da, mimar kadrosunda çalıştırılmayan memur var...
daha önce böyle bişey duydunuz mu?
__________________
ilham diye bir kavramın varlığı kesin, önemli olan insanı çalışırken yakalaması.
hozcank offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 01-12-2006, 14:03   #13
Arkitera Üyesi
 
hozcank'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 73
bir dönem çalıştığım kurumda (şirket işçisi mimar olarak) memur mimar bir arkadaş kendisine verilen işi bana paslamıştı.o memur ben işçi olunca işi yapan ben oldum.
memur mimarların köreldiğini düşünüyorum.en azından benim gördüklerim içinde (biri hariç) hepsi beni doğrular nitelikteydi...
__________________
ilham diye bir kavramın varlığı kesin, önemli olan insanı çalışırken yakalaması.
hozcank offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 01-12-2006, 14:05   #14
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
Mühendis olup da mühendis olarak çalışmayan da bir sürü insan var. Herkes mezun olduğu mesleği yapmak zorunda değil ki.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 01-12-2006, 14:07   #15
Arkitera Üyesi
 
hozcank'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 73
sizin dediğinizi kabul ediyorum elbette...
benim bahsettiğim kişi aynı kurum bünyesinde mimar kadrosu olduğu halde kendisi de bu geçişi istediği halde mimar kadrosuna alınmıyor...
__________________
ilham diye bir kavramın varlığı kesin, önemli olan insanı çalışırken yakalaması.
hozcank offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 06:56.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177