![]() |
|
|||||||
| Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.
Mimarlığa Yol Açın! >> |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 25-10-2003
Mesaj: 19
|
memur mimarlar
Aramızda devlet dairesinde mimar olarak çalışan var mı? Mimar için memur olmak nasıl bir şey?
__________________
ney |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-08-2001
Mesaj: 33
|
butun gun oturmak oturmak oturmak ama arada super işler yapmak her daim paranı almak bissürü güvence saatinde işten çıkabilmek tatil hakkı vesaire, fena diil bence.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 80
|
karşılaştığım örneklerden de anladığım kadarıyla bence oturmak oturmak oturmak ile birlikte mimarlıkdan soğumak ve körelmek gibi bi etkisi var...
__________________
the good design must surpass its designer |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
o kadar da küçümsememek lazım memur mimarları, mimarlık sadece tasarım yapmak değil, pek çok bileşeni var..
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-07-2006
Mesaj: 9
|
bilmem belki dar düşünüyorum ama ben mimarlık gibi bir mesleği memurlukla bağdaştıramıyorum.yani mimarın içindeki yaratıcığı engelliyo
gibi geliyor... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-04-2006
Mesaj: 64
|
çok aktif memurlar da var..illa memur diye körelmesi düşünülemez
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
|
Gözlemlerim Şöyle...
Çok kabaca kategorize edersem memur olarak çalışan mimarlar dörde ayrılır;
1. -Eski daire başkanı, eski müdür, eski şef olan mimarlar; bunlar 2 gün bile müdürlük yapsalar artık hayatları boyunca, mimar oldukları unutulur ve “başkanım!, müdürüm!, şefim!” olarak çağrılırlar...başka türlü hitap edilemezler, genellikle kurumun ücra bir köşesinde görev yapmadan emekli olana/başka kuruma geçene/yönetim değişene kadar oturtulurlar...çünkü onca büyük (?) işlere imza atmış insanlara “ size artık kimse iş yaptırtabilemez, sayın başkanım!” deyip pohpohlanırlar. Kendileri yapmak isteseler bile geçmişte bunların yanında çalışan ve şimdi amir olanların mutlaka bir öfkesi/hıncı olduğundan iş verilmez. Fakat yönetim değişir de eski başkanların kıymetini bilen birileri yetkili olurlarsa veya başka kuruma başkan olurlarsa, ancak o zaman yeniden işleri olabilir... 2. -Halen daire başkanı, müdür, şef olan mimarlar, bunlar da genellikle (liyakat sahiplerini tenzih ederim) liyakat sahibi olduklarından değil de, birinin ayağı kaydırılarak, birileri tarafından, kendilerine iş yapmaları amacıyla göreve getirilirler, bu nedenle koltuklarının yeterlilik ayağı yoktur, bu dingildek koltukta oturabilmek için astlarına bağırgan olurlar, sesleri çok fazla çıkar, en yakın arkadaşlarını harcarken bile mutlaka kendilerine hafifletici nedenler uydururlar. “Yamuk işleri yapma!” dediğinizde kendilerini, “ben yapmasam, başkası yapacak, ben daha düzgün yamuk yaptırtıyorum.” Gibi tuhaf bir savunmaları vardır. Bunları göreve getirenler, bir gün görevden de alırlar elbette. O zaman kendilerine müdürüm denmesiyle avunurlar. Tepeden inme başladıkları için kendilerine ait bir fikirleri, olsa da uygulamaya cesaretleri yoktur, sürekli bir üst makamın tepkilerini kollayıp ona göre pozisyon almaya çalışırlar. Bu şekilde yaşamak kişilik bozukluğuna yol açar. Hep sinirleri bozuktur. Üstelik bütün hatalar yanlarında çalışanlarındır, bütün iyi işler de kendi üstün başarılarının birer nişanesidir... Astlarına karşı kükrerler, kendilerini o makama getirenlerin yanında ise ürkek bir çocuk gibidirler, sesleri çıkmaz...sadece ”Evet efendim, peki efendim!” derler... 3. -Bir türlü daire başkanı, müdür, şef olamayan mimarlar, bunlar mimarların çoğunluğudurlar aslında, mimarlar biraz saf olduklarından, “sen iyi yaparsın bu işleri” deyip sırtları sıvazlandığında deli gibi çalışırlar, işleri, (kullanma izni, ısı vizesi, ruhsat verme, proje tetkik etme, arazi işleri, kayıt işleri, tasarım, bazen teknik ressam yetersizliğinde çizim işleri, vs vs) hep bunlar yaparlar, iyi iş olursa amirleri sahiplenir, övgü bile alamazlar, fekat hatalı bir iş olursa bütün suç bunlara yüklenir...görev yerleri hemen değiştirilir. Kurumda bunlara, amir olmayı çok önemseyenler tarafından “ çok iyi insan! fakat bi başkan/müdür/şef bile olamadı, yazık!” denir, acınılır...ne siyasi tanıdıkları vardır, ne yükselmek(!), hırsları/iradeleri (!). Bunlar durmadan, “Ah! Şu parselde bir kütüphane tasarlasam, bu parselde çocuklara bir spor kompleksi ne güzel olur,vs vs ” gibi hayaller kurarlar... bunlardan iki tanesi bir araya gelince hemen mevcut aksaklıklara çözüm arayışına girerler, düşünmezler o spor kompleksinin veya kütüphanenin parseli alış-veriş merkezine verilmiştir bile... Bu amirlik durumunun kendi yetersizliklerinden kaynaklanmadığını belirtmek için, “sen neden müdür değilsin?” diyenlere, “ben, masamın müdürüyüm!” savunmasını geliştirmişlerdir. 4. -Bir gün daire başkanı, müdür , şef olma hayaliyle yaşayan mimarlar; bunlar genellikle yeni mezun mimarlardır ve bir kısmı kimseyi beğenmez, hele eski makam sahibi mimarlar ve bi şeycik olamamış mimarları hiç beğenmezler, fakat amirleri olan mimarlara hayranlık duyar gibi davranırlar, fazlaca yakınlaşmak da istemezler aslında, birkaç yıl sonra o koltuğa oturacak olmanın hayalleriyle dolaşırlar koridorlarda, olurlar da, çoğunun bir torpili vardır zaten. Bunların bir kaçını bir arada iken amire burun kıvırıp, çekiştirirken, amirlerin yüzlerine ise övgü sunarken görürüz... Geleceğin daire başkanı, müdürü veya şefi olacaklarını düşünerek, işlere el sürmeden halletmeye çalışırlar, enerjilerini işten daha önemli buldukları makam-mevki işlerine yardım edecek sosyal aktivitelerde harcarlar...Bu yeni mezunların bazıları da idealist olurlar, her şeyi hemen öğrenmek, her işi yapmak, yararlı olmak gibi hayallerini gayet masumane coşkuyla herkese anlatırlar...ve kurumda çalışan bi türlü amir olamayan mimarlar aralarına yeni birinin geldiğine görürler ve iş yükünün azalacağına sevinirler fakat idari personel, şoförler, çaycılar, iş takipçileri, vatandaş der ki; “yazık! Bu da bi şi olamayacak.” Velhasıl memur olan/olmayı düşünen mimarlar için nedense bu amirlik mevzusu çook mühimdir. Hangi tarz mimar- memur olacağına karar vermek kişinin tercihidir. İyi çalışmalar. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Bu tür bir değerlendirme ve genelleme sağlıklı değil. Mimar memur olmayacak diye bir kaide yok. Mimarlıktan mezun herkes mimarlık yapacak ya da tasarım yapacak diye de bir kaide yok. Herkes kendi işini düzgün yapsın yeter. Küçümsemeler bizlere birşey kazandırmaz. Mimarlık bir nosyondur, önemli olan bunu devam ettirebilmek.
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-07-2003
Mesaj: 188
|
ninlil,@rch-i-dio,petre
Memur mimarları(yani kamu'da çalışan mimarları) küçümseyen ifadelerinizi beğenmedim. Unutmayın bu forumdaki mimarların hepsi özel sektörde çalışmıyor, kamu da çalışanları da var. Buyrun birgün benim çalıştığım idare'ye gelin ve memur mimarlar nasıl çalışıyor görün. Petre, bütün gün oturmak denen bişey yok. Ayrıca bunun dışında saydıklarının hepsi özel sektörde de olması gereken şeyler. Lütfen özel sektörde haklarınız(her daim paranı almak bissürü güvence saatinde işten çıkabilmek tatil hakkı vesaire) gasp ediliyor diye, kamu sektöründe çalışanlara süper haklar veriliyormuş gibi davranmayın.
__________________
ustalara saygılar:) |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-08-2001
Mesaj: 33
|
hic kimseyi kucumsemedim gelmeme gerek yok annem zaten belediyede mimar yıllardır goruyorum, o bi espriydi ama yani bazen dogruluk payı var zaten tembellik hakkı diye bi anayasal hak da var
ayrıca bence cok guzel bişey şehri mikro makro ölçekte ele alıp mimarlık yapmak ama bunun icin adam gibi bi yonetim hatta oncesinde takiyecileri rusvetcileri avantacıları seçmiycek bi halk vesaire lazım o da turkiyede bikaç yer dışında yok esas orda sorun yaşıyorlar. konuyu açan arkadaş da benden detaylı bilgi istemiş yazdım yolladım hata verdi gitmedi bi ozel sektor çalışanı olarak yorgunluktan öldüğüm için ona diycegim şudur, akpli dypli mhpli bi belediye diilse git çalış tabi eger bulabilirsen |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-12-2006
Mesaj: 3
|
Memurluk yapan pek çok arkadaşım var. Onlarla sohbetlerimizden şu sonuçları çıkarabilirim ; durumlarından çok memnun değiller. Onlarda köreldiklerinin farkındalar, çoğu belediyelerde ve diğer kamu kurumlarında işe başladıklarından pişmanlık duyuyorlar. Ancak piyasa koşullarını değerlendirdiklerin de sadece hayalgüçlerini değil kendilerine olan güvenlerini de yitirdikleri ortada. Mevcut durumlarını değiştirmek isteselerde yeni okula giden çocuklar gibi yalnız okula gitmekten korkuyorlar. yıllarca duydukları ekonomik güven sosyal rahatlık onları çekingenleştirmiş...
ama tasarımın tadına varmadan, oluşturduğunuz eserin karşısına geçip bakmadan mimarım demek, mimarlık mesleğini gerçekten seven hayatında para kazanmanın yanında mesleğimizin üretmek, kurgulamak ve en önemlisi bir iki çizgiyle başlayan yaratmanın tadıyla biten yolculukta ,bu yolculuğa bağımlı olmuş kişinin ağırına gider.... |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 73
|
bir de hem mimar hem memur olup da, mimar kadrosunda çalıştırılmayan memur var...
daha önce böyle bişey duydunuz mu? ![]()
__________________
ilham diye bir kavramın varlığı kesin, önemli olan insanı çalışırken yakalaması.
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 73
|
bir dönem çalıştığım kurumda (şirket işçisi mimar olarak) memur mimar bir arkadaş kendisine verilen işi bana paslamıştı.o memur ben işçi olunca işi yapan ben oldum.
memur mimarların köreldiğini düşünüyorum.en azından benim gördüklerim içinde (biri hariç) hepsi beni doğrular nitelikteydi...
__________________
ilham diye bir kavramın varlığı kesin, önemli olan insanı çalışırken yakalaması.
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Mühendis olup da mühendis olarak çalışmayan da bir sürü insan var. Herkes mezun olduğu mesleği yapmak zorunda değil ki.
|
|
|
|
|
|
#15 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 73
|
sizin dediğinizi kabul ediyorum elbette...
benim bahsettiğim kişi aynı kurum bünyesinde mimar kadrosu olduğu halde kendisi de bu geçişi istediği halde mimar kadrosuna alınmıyor...
__________________
ilham diye bir kavramın varlığı kesin, önemli olan insanı çalışırken yakalaması.
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|