Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Profesyonel Yaşam

Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 27-06-2006, 11:02   #16
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 27-06-2006
Mesaj: 2
Bu tartışmaların mimarların "iş" lerinin hayat tarzları olmasından ötürü çıktığına inanıyorum .

Maddi olarak tartışacaksak;

Bu bir iş değiştirmedir. İyi bir bürodan ayrılmak istendiğinde tabiki iyi olan başka bir büroya geçilecektir . iyi bir teklif geliyorsa tabiki değerlendirilecektir.

Acıdırki aslında doktorlar, gazateciler yada mühendisler bizlerden daha az değerli değildir. Biz; yaratıcılar !? ( kaçımız hakkını gerçekten verebiliyoruz bilemiyorum ) daha üstün değiliz . Belki daha duygusalız, belki daha çok seviyoruz işimizi.
Eğer biraz dışardan bakabilsek " iş iştir."
Amacı para kazanmaktır. Dolayısıyla iş değiştirmek etik midir diye tartışılamaz.
Böyle konularda iş tartışılmaz, kuralları vardır: sözleşme yapılır...Eğer iş değiştirmeyi tartışıyorsak , tartışacak daha önemli maddi konular da açılır.

Manevi olarak tartışacaksak:

sevdiğimiz için yada haz aldığımız için çok çalışıyoruz. Uyumuyoruz, bazen yemek yemiyoruz, ödün veriyoruz.....Sabah çıkan üründen keyif alıyoruz.
Patron olanlarda çalışanlarda...
Buda beraberinde kırgınlıklar ve büyük kızgınlıklar getiriyor. Çünkü herkes çok emek harcıyor.

Ben yine profosyonel olmamayı tercih ediyorum .

Böyle büyük tartışmaların çıkması belkide verilen değerlerin büyüklüğünden vede çalışma süresince çıkan ürünün kalitesindendir.
Belliki çalışan kırılmış gitmiş / vazgeçmiş /gitmeyi tercih etmiş , patron da gittiğine kırılmış.....
sorularım:

Her çalışana böyle kızılır mı yada her patrona böyle kırılınır mı ?
yada her 3. şahısa - gidilen mimara - böyle rest çekilir mi ?

Bence ne patronun nede çalışanların hakkı tartışmacılarla yenmemelidir. Konunun ne olduğunu hiçbirimiz bilemeyiz. Konu var ise....

Benim sonucum ; Mimarlık tutkuyla yaptığımız bir meslektir / iştir.
İnsan çalıştığı süre içerisinde projesinin hakkını vererek çalışmalıdır.
( kendi bürosu olanlar için durum tabiki farklıdır )
Herkes heryerde çalışmaya , herkes istediği elemanı işe almada özgürdür.Bu o kadar büyük bir konu değil bence aslında.....
aichia offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-06-2006, 13:50   #17
Forum Üyesi
 
rapsodyred'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 23-08-2005
Mesaj: 132
Smile

Alıntı:
Orijinal metin gün tarafından gönderilmiş
rapsodyred bi tane yeterdi
internetin azizliği

hak etmedinizi düşündüğüz bir ücretle de çalışılmamalı diyorum ben. Ama ben stajda bile elimdeki bişi bitirmeden ofisten ayrılamıyorum. Salak mıyım acaba bilmiyorum.
Eğer çalıştığım yrde mutsuzsam , bunu bildiririm ,' bakın ben bana verdiğiniz ücreti beğenmiyorum, maaşıma zam yapın derim' sözleşmem varsa zaten bitimine kadar beklerim. Yani çıktığın kapıyı sert kapatmamak diye bi deyim vardır. Bence kimse çıktığı kapıyı sert kapatmamalı. Hizmet ettiği ortamdan güzellikle ayrılmalı , ben bunu söylemek istemiştim.
rapsodyred offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-06-2006, 13:51   #18
Arkitera Üyesi
 
emreapak'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 24-11-2004
Mesaj: 139
Asli gercekler bilinmeden yapılan yorumları okuyunca acıkcası sasırdım.Ancak farklı konuların konusulmasına vesıle oldugu ıcın mudahele etmek istemedim.Oncelikle Arolat'ın yazısıyla baslamak istiyorum.Sayın Emre Arolat 'ın kanyon hakkın da yaptıgı yorumların coguna katılmıyorum.tabanlıoglundan ayrılmayla ılgılı konuyada bırasdan deginecgm.Oncelikle Kanyonla ılgılı alısılmıs ve dunyanın heryerınde cok benzerlerının uygulandıgı fıkrını benımsemıyorum.Bu projeye hem jerde nin hem de tabanlıoglunun degısık bakıs acısı ve yorumlarının sentezı dıye bakıorum.Tamam dunyanın her yerınde kanyon konseptıyle uygulanmıs bırcok projesı var ancak buna su acıdan bakmak lazım.Sonucta gokdelen fıkrıde aynı sey bence.ve dunyadakı cogu gokdelen asagı yukarı aynı krıterlerın ısıgında yukselıyor.Burda jerde nın kanyon fıkrını gerek kullanılan malzeme gerekse curve'lerın organık hareketlerını daha turk kokan hale tabanlıoglu getırmıstır.Projenin Özgün olusunun turkıye ve istanbul icin getırdıgı mimari kultur zengınlıgıde yatsımamak gerekir.sonucta farklı bir proje ve bircok acıdan turk ınsanına ve mımarlarına ufuk acıcı olmustur.

Gelelim ofisten ayrılmalarla ılgılı yorumlara.Ikı arkdas arasında gecen,dostlugun verdıgı guvenle soylenmıs bazı sozlerın,dert yanmaların bu sekılde bır gazete de afise edılmesini cok yanlıs buluyorum.Kaldıkı ayrılan arkadasların tabanlıoglunu oyle kotu bı pozısyonda bıraktıgı fıkrınede katılmıyorum.

Ben de hayellerımın bır sonrakı adımı olan ;mımarlık karıyerımı yurt dısında devam ettırme hayelımı gerceklestırmek adına tabanlıoglu'ndan ayrılıyorum.Ve kesınlıkle ortada yarı yolda bırakma gıbı bır durum soz konusu dııl.zaten bahsedılen o kısıler arasındada dusunuldugumu sanmyrm.bilakis bu kararımda bırcok kısıden destek gordum.Bır projenın orta yerınde yarı yolda bırakmanın cok yanlıs ve etık olmadıgı fıkrıne bende katılıyorum ama sonucta burada calısılmaya devam edılse bır sekılde bazı ısler ustlenılcek.hangı safhada olursa olsun aynı durum soz konusu olacak o zaman eger boyle dusunulurse...

Bu tur transferlere bu kadar tepkıyle bakılmaması lazım.sonucta herhangıbır ofıse gelen bırı de oraya baska bır ofısten geldı.Ben bunu futbolcu tumerın transferıne benzetıyorum.sonucta belkı daha ıyı sartlar sunuldu belkıde sadece bır ıdealını gerceklestırmek ıcın takım deıgstırdı.bunda etık olmayan hıcbır sey yok bence.
tumer besıktasta devam etseydı orada borcok hıtmeztte daha bulunacaktı.ancak tumer ıcın uygun sartlar olusmus ve oda bunu degerlendırdıyse daha once besıktas adına yaptıgı hızmetlerı hıce sayıp acımasızca elestırmek cokyanlıs.bızım uzerınde konustugumuz konu da aynı bu sekılde..

Ozellıkle genc mımarlar daha hayatlarının baslarında ve bırcogunun gerek meslekı acıdan gerekse yasam adına bırcok hayellerı olabılrı ve bunları gerceklestırmek adına attıgı adımlara saygı duymak gerekır dıye dusunuyorum..


Daha ogrencılık hayatımda bır okul gezısınde gordugum ve o gunu hayatımın en guzel gunu ılan ettıgım daha sonrada ılk ısım olan tabanlıoglundan ayrılmak benı duygusal anlamda cok zorladı.ancak soyledıgm gıbı ınsan herzaman bırseylerın hayallerıyle yasar ve bu hayalerını gerceklestırmek ıcın uygun zamanlarda gereklı adımları atması gerekır.ben de bu ınancla bu kararı verdım.hayatım boyunca unutamayacagım guzellıkler yasadım bu ofıste.ıdol olarak gorudugum ıkı kısıden bırı olan sayın murat tabanlıogluyla aynı mımarı ısıtkamette yurumek benım ıcın herzaman bır gurur kaynagı olacaktır.

Her nekadar calısma sartlarının cok agır oldugundan bahsedılse de her genc mımarın bır donemını gecırmesı gereken bır yer olarak goruyorum bu ofısı.

Turkıyenın en ıyı mımarlık ofısı demek cok gorecelı olacak ancak nesnel olan bır gercek varkı yapılan ısler ıtıbarıyle tartısmasız turkıyenın 1 numarası..

konuyu bıraz dallandırmıs oldum ancak.bu ofis hakkında cogu platformda degıısk yorumlar gordugum ıcın bunlardan bahsettım.umarım yararlı olmustur.
__________________
www.emreapak.com

En son emreapak tarafından düzenlendi : 28-06-2006 11:31
emreapak offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-06-2006, 19:46   #19
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 30-10-2002
Mesaj: 5
Şimdiye kadar 4 ayrı ofise transfer olmuş ve beşincisini de birkaç gün içinde büyük bir heyecanla gerçekleştirecek olan genç bir mimar olarak bu konuyla ilgili birkaç söz söylemek istiyorum.

Temelde Neriman Mutlu ve ATKnın yazdıklarına katılıyorum. Transferlerimden birinde star mimarlarımızdan biri ay sonunda işten ayrılmak istediğimi söyleyince bana şöyle sitem etmişti; "Ama biz sana yatırım yaptık, 2 ay önce sigortanı başlattık..." O ofiste 1 yıldan uzun süredir çalışıyordum. 11. ayımda asgari ücret üzerinden sigortamı ödemeye başladığı için bana yatırım yaptığını düşünen bu mimarı hala gülerek hatırlarım.

Özellikle genç yaşlarda farklı mimarları, farklı çalışma disiplinlerini, yabancı ortaklı mimarlık ofislerini tanımanın önemli olduğunu düşünüyorum. Bu üç genç arkadaşın da herhangibiri tarafından "ayartılarak" değil de kendi özgür iradeleriyle doğru bir seçim yaptıklarına inanıyorum.

Emre Arolat'ın "Kanyon Kompleksi" başlıklı yazısında yer alan "Öyle bürolardaki adamları kandırmakla, arkadan işler çevirmekle olmuyor bu işler." cümlesi ise bence "Mimarlıkta Transfer" değil de mesela "Mimarlar neden birbirlerini bir türlü sevemezler?" gibi bir forum başlığı altında incelenebilir.

En son aysegul tarafından düzenlendi : 27-06-2006 23:39
aysegul offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-06-2006, 19:53   #20
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.382
Alıntı:
Orijinal metin aysegul tarafından gönderilmiş
Emre Arolat'ın "Kanyon Kompleksi" başlıklı yazısında yer alan "Öyle bürolardaki adamları kandırmakla, arkadan işler çevirmekle olmuyor bu işler." cümlesi ise bence "Mimarlıkta Transfer" değil de mesela "Mimarlar neden birbirlerini bir türlü sevemezler?" gibi bir forum başlığı altında incelenebilir.
Tartışmak isteyenlere yeni konular:
  • Kanyon ve Emre Arolat'ın eleştirisi
  • Mimarlar neden birbirlerini sevmezler
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-06-2006, 01:09   #21
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 10-12-2004
Mesaj: 853
Bir süre evvel benzer bir olay benim de başımdan geçti. Ben "iş değiştirdim" ama eski patronum bunu kendine yediremedi; kızdı, telefonla mesaj attı, aşağıladı, vs.. fakat benim durumum yukarıdaki örneklerden biraz daha farklı.. ünlü bir mimarın veya bir mimarlık ofisinin değil ama büyük bir inşaat şirketin elemanıydım. Aynı ortamda çalıştığım arkadaşlarımın sağlıklarını kaybettiklerini görünce ve ben de kendimi kötü hissetmeye başlayınca çıkmak istedim, zorla tutmaya çalıştılar. Yeni bir proje vardı ve başlayalı çok az olmuştu, o an çıkmazsam daha sonra işimi yarım bırakıp çıkamazdım, yine de zorladılar ama ben istifamı verdikten 15 gün sonra (legal süre) ayrıldım. Şimdi ise, ünlü bir mimarın ofisindeyim. Genelde ofislerle ilgili yazılan kötü olayların nerdeyse hiçbirini yaşamadım çünkü burada insan gibi davranılıyor insana... kendisinin bu yazıyı okuyacağına eminim.. teşekkürler...
__________________
bulutların gözyaşları pencerene vururken düşüncelere daldığın gecede kurduğun hayaller sana uyumayı unutturuyorsa, gelecek o hayalleri sana yaşatsın..
Melody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-06-2006, 11:47   #22
Forum Üyesi
 
rapsodyred'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 23-08-2005
Mesaj: 132
profesyonellik

profesyonellik, etik, hayat mücadelesi, itibar...
rapsodyred offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-06-2006, 11:49   #23
Forum Üyesi
 
rapsodyred'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 23-08-2005
Mesaj: 132
profesyonellik

Sonuçta iş dönüyor dolaşıyor profesyonel iş hayatının gereklerine uyulmamasına, çalışanların ve işverenin işine geldiği gibi davranasından kaynaklanıyor. Eğer ofsler yanlarına alacakları mimarlara prfesyonelce yaklaşmıyorsa, zaten çalışan mimar da bunu kabul ederek işe girdiyse işin sonucuna herkes katlanmak zorunda. Şunu inatla söylüyorum , istanbuldaki hiçbir büro beni o söylediğiniz fiytlara çalıştıramaz. Çalışmam. Eğer çalışıyorsam başka emellerim vardır. O bürodan iş kapıyım, müşteri kapıyım , başka bir büronun dikkatini çekeyim... Mesele budur. Son sözüm bu konuda, bu hayata yeni giriyorum ve prensiplerimi oluşturmaya başladığım bir dönemdeyim.
Ucuz etin yahnisi yenmez... Mimareyi çalan kılıfını hazırlar... Bürosunda 1000 ytl aldında parayla mimar çalıştrmaya kalkan ofisler ' hah iyi bulduk salağı mantığıyla bakarlarsa işe , sonuçlarına da katlanırlar tabiiki. Orada çalışan zaten birgün ayrılmak, hatta canı ne zaman isterse ayrılmak için girmiştir o işe.

Ama profesyonel yaklaşan ve gerçekten size değer veren , birşeyler öğrendiğiniz bir ofisten elini kolunu sallayarak ayrılmak , hoş bişey değil. Hatta ofisten memun olunmasa bile elindeki işi bitirmeli insan, gözü arkada kalmamalı... Patrona cep telefonuma msj attırmayacak şekilde oradan ayrılmalıyım. Ne söyleyecekse yüzüme söylemeli ... Daha şık olur bence.

herkese kolay gelsin, bu hayat ve mimarlık mücadelesinde...
rapsodyred offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-06-2006, 12:11   #24
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 10-12-2004
Mesaj: 853
Alıntı:
Orijinal metin rapsodyred tarafından gönderilmiş
...Ama profesyonel yaklaşan ve gerçekten size değer veren , birşeyler öğrendiğiniz bir ofisten elini kolunu sallayarak ayrılmak , hoş bişey değil. Hatta ofisten memun olunmasa bile elindeki işi bitirmeli insan, gözü arkada kalmamalı... Patrona cep telefonuma msj attırmayacak şekilde oradan ayrılmalıyım. Ne söyleyecekse yüzüme söylemeli ... Daha şık olur bence.....
Sn Rapsodyred,
Benim mesajımdan hemen sonra yazdığınız bu cümleleri kendi üzerime alıyorum.
Evet bu hayata yeni girdiğinizi söylüyorsunuz ve prensiplerinizi oluşturmaya başladığınızı.. bir de insanların çalıştıkları yerde "başka" amaçları olabileceklerini.. umarım siz o "başka" amaçlar uğruna bir yönde gitmezsiniz. Ben hiçbir zaman gitmedim ve gitmeyeceğim de. 13 senelik meslek hayatımda sadece 3 defa iş değiştirdim, biri yurt dışına gitmek içindi, biri kriz sebebiyle firmanın çok küçülmesiydi, sonuncusu ise sağlık sebepleri. Bahsettiğim şirketteki patronum yöneticiliğinin kötü ve yanlış olduğu konusunda defalarca pek çok kişi tarafından uyarıldı ama o dinlemedi. İnsanlar sağlıklarını kaybettiler, hastanelik oldular. Ben de kendimi iyi hissetmeyince ayrıldım. Yani bu olay sizin dediğiniz gibi "elini kolunu sallayarak" yapılan bir ayrılma değildi. O günden beri de hala "iyi ki ayrılmışım" diyorum. Belki burada, orada alacağımdan biraz daha az kazanıyorum ama iç huzurum var, sağlığım yerinde. En önemlisi bunlar, inanın bana..
__________________
bulutların gözyaşları pencerene vururken düşüncelere daldığın gecede kurduğun hayaller sana uyumayı unutturuyorsa, gelecek o hayalleri sana yaşatsın..
Melody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-06-2006, 17:53   #25
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 22-03-2004
Mesaj: 21
Transfer ahlakı?

Saf ve temiz mimar arkadaşlar...
İlk defa gündeme getirilen bu ilginç konuda herkes haklı tepkilerini dile getiriyor. Benim naçizane düşüncem şu:
Kimse gökten zembille çalıştığı yere düşmediğine göre, elbette birileri biryerlerde çalışır, sonra gider biraz takılır, başka bir yerlerde daha çalışır, transfer de olur bazen...
Şu soruyu sormak isterim: Sayın Murat Tabanlıoğlu abimizin bürosundan transfer olanlar, onun bürosuna nereden gelmişerdi acaba?
Sayın Abimiz, hiç başkalarından eleman transfer etmedi mi acaba? Başka büroda yetişmiş ve çalışmakta olan, hem de çalışacakları ayın aylıklarını bile almışken (aynı ay gittikleri Tabanlıoğlu bürosundan da aylık alarak) transfer olanlar olmamış mıdır?
Neyse bu tatsız konuyu şu münasebetsiz benzetme ile bağlayalım...
Biriyle "çıkarken" başkasına aşık olup terkedenimiz veya terkedilenimiz yok mu?
Etik bir yana işkanunu, ihbar süreleri filan da var..
Kanunu etiği takan kim?
sarp offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-06-2006, 21:54   #26
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 10-07-2004
Mesaj: 21
mimarlığı sadece iş olarak düşünüpte bir tekniker gibi (teknikerleri yadsımıyorum,lütfen yanlış anlaşılmasın,tasarım yapmaktan aciz mimar arkadaşları kastediyorum.) çalışan,ideallerini oluşturamamış kişilerin görev aldıkları işleri bırakarak 'elini kolunu sallayarak' çıkmaları gayet normalmiş gibi geliyor bana.
ama mimarlığı meslek olarak benimseyipte iş yeriyle duygusal bir bağ kurmuş mimarların zaten böyle birşey yapması beklenemez.kaldıki eğer iş yerinden memnun değilse işverenine önceden üzerindeki sorumluluk gereği haber verir.herkes ona göre ayarlar kendini.siz hangi karakterde bir elemansanız potansiyel olarak da aynı karakterde bir işverensinizdir.iş sözleşmesiymiş kanunmuş....'etik kurallardan' bahsediyoruz,yazılı anlaşmalardan değil.hala bu kelimenin anlamını bilmeyenler için;

....Etik sözcüğü, Yunanca “karakter” anlamına gelen “ethos” sözcüğünden türetilmiştir.
Etik: İnsanların kurduğu bireysel ve toplumsal ilişkilerin temelini oluşturan değerleri, normları, kuralları, doğru-yanlış ya da iyi kötü gibi ahlaksal açıdan araştıran bir felsefe disiplinidir.(İnal,1996)
'Etik her şeyden önce istenilecek bir yaşamın araştırılması ve anlaşılmasıdır.'Daha geniş bir bakış açısı ile, bütün etkinlik ve amaçların yerli yerine konulması; neyin yapılacağı ya da yapılamayacağının; neyin isteneceği ya da istenmeyeceğinin; neye sahip olunacağı ya da olunmayacağının bilinmesidir.(Solomon-Hanson)
..toplumda bireylerin uyum içerisinde yaşaması için belirlenmiş/oluşturulmuş 'yazılı olmayan' kurallar topluluğu.....

saygılar
alew
alew offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-06-2006, 10:14   #27
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.382
Konunun çok farklı boyutları var ve çeşitli boyutlarına yazılanlar derinleştikçe değinmeğe başlıyoruz. Arolat'ın verdiği örnek üzerinden düşünelim:

Üç mimar hep birlikte (durumu ancak yazılanlar üzerinden yorumlayabiliyoruz) başka bir mimarın ofisinde çalışmaya başlıyor. Bence bu durum gözden kaçıyor. Bizler mimar-işveren-çalışan olunca konuya kendi perspektifimizden bakıp, kendimizi de o durumun içinde düşünüp objektif olmaktan uzak kalıyoruz belki.

Üç çalışan işten ayrılabilir. Bu belki aynı zamana denk gelebilir. Ancak üç kişi bir işten ötekine geçiyorsa bu durumda bence tartışılması gereken konu değişiyor. Sürekli bahsi geçen çalışanın profesyonel, işverenin amatörce davranışlar içinde olması, işverenlerin bunları hakediyor olması gibi argumanların yerini başka problemler alıyor.

Üç kişi bir başka ofise geçiyorsa bana göre sorulması gereken en önemli soru bu transferin kimin isteği ile gerçekleştiği. Eğer bunun gerçekleşmesinde etkin olan kişi transfer olunan ofis sahibi ise ve transfer edilen ofisi tanıyorsa (mimarlık dünyasının ne kadar küçük olduğu ve Arolat'ın "mimar kardeşimiz" diye bahsettiği düşünülecek olursa tanışıyor olmaları çok muhtemel) bu iyi bir şey değil. Tanışmıyorlarsa da iyi değil ama tanışıyorlarsa hiç iyi değil...
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-07-2006, 18:01   #28
Forum Üyesi
 
azman the cat'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 10-02-2004
Mesaj: 31
Alıntı:
Orijinal metin Omer Yilmaz tarafından gönderilmiş
Konunun çok farklı boyutları var ve çeşitli boyutlarına yazılanlar derinleştikçe değinmeğe başlıyoruz. Arolat'ın verdiği örnek üzerinden düşünelim:

Üç mimar hep birlikte (durumu ancak yazılanlar üzerinden yorumlayabiliyoruz) başka bir mimarın ofisinde çalışmaya başlıyor. Bence bu durum gözden kaçıyor. Bizler mimar-işveren-çalışan olunca konuya kendi perspektifimizden bakıp, kendimizi de o durumun içinde düşünüp objektif olmaktan uzak kalıyoruz belki.

Üç çalışan işten ayrılabilir. Bu belki aynı zamana denk gelebilir. Ancak üç kişi bir işten ötekine geçiyorsa bu durumda bence tartışılması gereken konu değişiyor. Sürekli bahsi geçen çalışanın profesyonel, işverenin amatörce davranışlar içinde olması, işverenlerin bunları hakediyor olması gibi argumanların yerini başka problemler alıyor.

Üç kişi bir başka ofise geçiyorsa bana göre sorulması gereken en önemli soru bu transferin kimin isteği ile gerçekleştiği. Eğer bunun gerçekleşmesinde etkin olan kişi transfer olunan ofis sahibi ise ve transfer edilen ofisi tanıyorsa (mimarlık dünyasının ne kadar küçük olduğu ve Arolat'ın "mimar kardeşimiz" diye bahsettiği düşünülecek olursa tanışıyor olmaları çok muhtemel) bu iyi bir şey değil. Tanışmıyorlarsa da iyi değil ama tanışıyorlarsa hiç iyi değil...
öncelikle kimse kimseyi silah zoruyla transfer etmiyordur. değil mi? ikinci olarak, başka ofise transfer olan MİMARların belli bir zeka düzeyini geçmiş olduklarını varsayarsak kimse kimseyi kandırmış da değildir. değil mi? 3. olarak hür bireyler olarak eğer çalışma şartlarımız iyi değilse düzeltemeye çalışırız düzeltemiyorsak iş değiştiririz (tabii bunu meslek odası tarafından korunuyorsak yapmamız daha akıllıca olur, çünkü şartları değiştireyim derken hesapsız kapı önüne koyulabiliyorsunuz bu memlekette, MİMAR da olsanız)
star mimarımız eik davranıştan bahsetmiş. ona ve çoğu işveren mimara soralım bakalım kendileri meslek etiklerini, işveren olarak çalışanlarının haklarını sağlıyorlar mı?
1) çalışanların işe girerken sözleşmeleri yapılmış mıdır?
2) çalışanlar işe başlar başlamaz sigortalanıyor mu? yoksa 2-3 yıl sonra mı başlıyor sigorta?
3) çalışanların sigortası maaşları üzerinden midir yoksa asgari ücret üzerinden midir?
4) çalışanlara yaptıkları fazla mesailerin ücretleri ödeniyor mu? yoksa bayram tatillerini bile bedelsiz mi heba ediyorlardır bu çalışan mimarlar?
5) çalışanların yol-yemek masrafları karşılanır mı? çalışan mesaiye kalınca evine ulaşması sağlanır mı yoksa sokakata kurda kuşa yem mi olur?
6) iş bitince çalışana yol göstermek etikse çalışanın iş bitmeden ayrılması etik değil midir?
7) çalışan mimarlar bir mimarın hakkettiği ücreti mi alır yoksa star bir mimarın yanında çalışıyor olduğu için geçinmesine dahi yetmeyen ücrete razı mı olmalıdır?


artı söylenecek bir sürü şey var ama bu konunun açılması, açılma sebebi, transferin etik olup olmamasının tartışmasının böyle bi dedikodu üzerine olması da acı verici. memnun olamayan -maddi manevi anlamda- mimarlar iş değiştiriyor, artık ümidini yitirenler de mesleği bırakıyorken 3 mimar transfer oldu da etik değil dedikodusu üzerine bu kadar laf edilemsi. demek ki olan biteni görmezlikten gelenler kendi canları yanınca ağızlarını açtılar.
azman the cat offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-07-2006, 15:02   #29
Arkitera Üyesi
 
pingvin'in Avatar'ı
 
Türkiye dışı
Mimar
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
Ömer Yılmaz'ın yazdıklarına katılıyorum.
Bence de konu sıradan bir iş değiştirmeden öte görünüyor.
Burada konu "iş değitirme hürriyeti" ya da "çalışan-işveren arasındaki adaletsiz-tek taraflı ilişki" değil.
Öte yandan olayı irdelerken bu tür detayları gözönünde tutmak gerekli.
Bence bu konu özelinde önemli olan nokta, çalışanların bir diğer ofisi tercih etmesi olmamalı.Bu tamamen kişisel sebeplerden bile kaynaklanıyor olabilir.
Bence de ilginç olan işten ayrılan üç kişinin zamanlamasının ve adreslerinin aynı olması.
Transferi yapan mimarın ve transfer olan mimarların davranışı işte bu noktada sorgulanmalı bence.
Bir işi yarıda bırakmak -istisnai durumlar dışında- işi yarım bırakmak değil aslında , bu uygun koşullarda anlaşılabilir birşey, fakat birlikte çalıştığın kurumu ya da kişiyi zor durumda bırakacak şekilde işten ayrılmayı bence işten memnuniyetsizlik-çalışma koşullarının yetersizliği-işverenin adaletsizliği gibi nedenlerle açıklamak yetersiz olur.
Bu durumda "bunu hakediyordu çünkü şunları şunları yaptı" gibi bir açıklama gerçeği yansıtabilir ama galiba profesyonelliğe ya da mesleki etiğe uygun bir davranış olmaz.

Böyle bir durumda işten ayrılan kişilerin tamamen masum olduğunu-kandırıldığı (ki buna inanmak kolay değil) kabul edelim.
Bu gizli transfer "operasyonu" nu gerçekleştiren işverenin davranışının savunacak bir yanı yok gibi görünüyor(eldeki kısıtlı bilgilere dayanarak düşünüyorum).
Böyle bir durumda , herhalde doğru olan üç tarafın da bilgisi dahilinde, uygun koşullarda ve yasadaki süre kadar zaman tanıyarak işten ayrılmak ya da çıkartmak.
Evet çalışma koşulları maalesef olması gerektiği gibi değil,ama bu demek değil ki, yanlış bir durumda biz de yanlış davranma hakkına sahip oluruz.Bu bizi şikayetçi olduğumuz durumun aktörlerinden biri haline getiri ki, öyleysek işverenlerden ve çalışma koşullarından şikayetçi olmak anlamsızlaşır.
__________________
esragunes
pingvin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-07-2006, 20:05   #30
Forum Üyesi
 
İstanbul
Endüstri Ürünleri Tasarımcısı
Kayıt Tarihi: 10-09-2002
Mesaj: 114
.

Kanyon gibi bir projeyi baştan sona 3-4 kişinin çizebilir. İşten çıkarılma/ayrılmaların yoğun olduğu mimarlık sektöründe bu çapta bir projeye emeği geçen kişi sayısına bakmak lazım. Ortalaması 3-4'den fazla olur.
Projeye başlayanlarla bitirenler aynı kişiler olmuyor. Proje sonu gibi bir tanım çalışan açısından hala çok belirsiz. Murat Tabanlıoğlu'nun hakedişine ucu dokunduysa onu bilemeyiz tabii..
izoleli pense offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Yanıt Son Mesaj
Mimarlıkta Öncelik rapidorik Mimarlık 16 03-11-2007 18:00
Mimarlıkta Estetik Eleştirisi ve Eleştiri Estetiği Metin Karadağ Mimarlık 43 10-07-2007 16:55
Mimarlık'ta irtica (çağdışı) var mı? blu Mimarlık 33 16-06-2007 00:13
Mimarlıkta "alıntı" tömbeki Mimarlık 22 22-02-2007 23:26
İTÜ Mimarlıkta Bilişim Yüksek Lisans Programı Arkitera Forum Yazılımlar 0 17-05-2006 15:44


Tüm saatler GMT +2. şu anda saat 11:51.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173