![]() |
|
|||||||
| Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.
Mimarlığa Yol Açın! >> |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-09-2005
Mesaj: 177
|
ANTİ-Profesyonel yaklaşım
Bugün, adını vermek istemediğim bir mimarlık bürosunun benimle konuşan yetkilisinin sadece profesyonellik dışı değil çağ ve bence insanlık dışı tavrını sizinle burada paylaşmak istiyorum. Kendileri belki bu yazıyı okuduklarında beni tanıyacaklardır ve başlayacaklardır veryansına. Kendince haklı olabilir ama söylediklerinden sonra buyrun siz karar verin. Yorumlarımı, daha önceden yaptığım gibi olayı benim algıladığım şeklini yansıtan öyküsel anlatımını mor olarak yazacağım. Bu kısımlar benim yorumum olacaktır, gerisi ise gerçeğin bildiğim kısmı.
Arkitera kariyer bölümünden birkaç ilan gözüme çarptı, artık serbest çalışmanın o flu düzlemlerinden sıkılmış gibiydim, sigorta ve sabit bir maaş ile askerlik görevim gelene kadar devam etmeye karar vermiştim. İlanlardan birine gönderdiğim başvuru sonraki gün yani bu çarşamba günü yanıt buldu. Kendisi hemen o gün görüşmek istediğini belirtti, ancak ben o gün ve perşembe günü serbest çalıştığım için teslim etmem gereken işlerim olduğunu bildirdim. Bu durumdan ta o zaman memnun kalmamıştı. Öyle ya "O" birisine iş imkanı sunuyordu, değerli zamanından bir parça ayırarak yanında çalıştıracağı bir köleye yapabileceği en büyük iyiliği yapıyordu.Bu cuma günü sabah O'nu arayarak uygun olup olmadığını sormamı istedi. İki canhıraş gün daha geçmişti, onca çalışma ve yorgunluğun arasında ailemin bana sorduğu basit sorulara bile cevap veremiyor, yediğim yemekten içtiğim sudan doğru düzgün tat alamıyordum. Çünkü hayatta kalmak için yaptığım işler 10 günde yapılabilecek işlerin 2 güne sıkıştırılmış halleriydi. Bunları yetiştirmek ve para kazanabilmek için nefes bile almamam gerekiyordu sanki zira nefes alma hakkına da işlerimi bitirince nail oluyordum. Bu işlerin ücretini zamanında alıp almayacağımı bilmemek de cabası. Cuma sabahı gelmiş, hatta gece uyumayıp işlere devam edildiği için sabah haylice geçerek öğle vaktine doğru geliyordu. Artık zamanın uygun olduğunu düşünerek beni arayan numarayı cep telefonumdan aradım. Kendimi tanıttım, bir süre sonra algıladı kim olduğumu. Şehir dışında bulunduğunu söyledi ve ardından pazartesi görüşüp görüşemeyeceğimizi sordu. Benim pazartesi başlayacak başka serbest bir işim vardı dolayısıyla kesin bir cevap veremeyeceğimi, o gün tekrar telefonla arayarak durumu kesinleştirebileceğimi söyledim. Bana verdiği cevap şu oldu: "Ama biz seninle nasıl çalaışacağız böyle, olmaz ki!" Ben de ardından nasıl O'nun çarşambadan cuma günkü programı belli olmuyorsa benimde programım dolu olduğu için kesin bir cevap veremeyeceğimi ilettim. Haşmetmağap, bu durumdan sinirlenmiş olsa gerek bu şekilde çalışamayacağımızı "Böyle olmaz güzelim" diye belirterek suratıma telefonu kapatıyordu ki ben arada gene iyi niyetimi belirtmek için "Sağolun, siz bilirsiniz iyi günl..." diyebildim. Sarayda büyümüş bu gibi insanlar, bir şey istediklerinde hemen yerine getirilmelidir. Yoksa kendileri karşısındakine dünyayı zindan eder, eder mi acaba, edemez, avucunu yalar. Modern çağda, bulunduğu mevki, kazancı ve kendini çıkartmak için binbir yalakalık, binbir uğraş ile tırmandığı sözde sosyal sınıfı vesilesiyle işverenlik yapacağı yada iş yapacağı insanlara bunun gibi bir yaklaşımda bulunmayı normal sayan bir insana daha böylece rastlamış oldum. Kendisine buradan belirtmek isterim, bu kafayla ben ve benim gibi namusuyla şerefiyle para kazanmaya çalışan, herkesin eşit olduğuna inanan insanlarla asla iş yapamayacak, bunu bir kayıp olarak görmeyeceğini biliyorum ki zaten kendileri sonsuza kadar lenetlidir, yaşadığımız dünyada O'na katlanılacaktır, O'na yalakalanılacaktır ama gün gelecektir yalnız ve mutsuz olacaktır, yada belki de hala sahte mutlulukları ve ilişkilerini sürdürmek için yeterli parası olacaktır. Ancak insan yaşlanmaya görsün, artık O'nu katlanılası kılacak tek şey içindeki iyilik, güzellik ve insanlara daha önce vermiş olduğu değerdir. Yaşım itibari ile bunun gibi bir nutuk atmak harcım değildir, bunlar 25 yaşında hayatını sürdürmeye çalışan bir insanın serzenişleridir, saygı veya hayranlık istemiyorum; haklarını koruyan, sorgulayan insanlarla barış, eşitlik ve kardeşlik içinde yaşamak istiyorum. Ne olursa olsun mesleğimi çok seviyorum. ![]()
__________________
be yourself is all that you can do |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-08-2005
Mesaj: 132
|
Bence karşılıklı bir anti-profesyonel davranış sözkonusu...
Bazan insanın kesin tercihler yapması gerekir... Bişleyler kazanmak için gemilerinin bazılarını yakması gerekir... Her şeçim, bir vazgeçiştir. Bence neyden vazgeçeceğinize karar vermelisiniz. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-09-2005
Mesaj: 177
|
Yani diyorsunuz ki, daha önce söz verdiğiniz bir insanı büyük bir fırsat elinize geçtiğinde arayarak "Ben anlaştığımız işi yapmayacağım, kusura bakmayın" diyerek geri çevirmeliydim. Yazanları iyi okudunuz mu, ben elimde pazartesi başlayacak bir iş olmasına rağmen acaba mümkün olur da kendisine vakit ayırabilir ve görüşebilir miyiz diye düşünmüştüm. Burada hafta başında belli olan bir programdan bahsediyorum, ve bu programın sadece cuma günü boştu. Eğer sözlerinizi tutmamayı seçim olarak nitelendiriyorsanız bu noktada bakışaçımız çok farklı.
__________________
be yourself is all that you can do |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-08-2005
Mesaj: 132
|
Alıntı:
Bence elinizdeki işler bittikten sonra başvuru yapsaydınız daha şık olurdu, o açıdan bakıyorum ben. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-09-2005
Mesaj: 177
|
Sonuçta ben bu iş görüşmesi yapılsaydı ve sonuçları da iyi olsaydı haziran başına kadar elimdeki işlerimi tamamlar ve yeni işime başlardım. Türkiye'de yaşıyorum ve hayatımı idame ettirmek, kiramı ödemek, borçlarımı ödemek zorundayım ve elime gelen işleri sabit bir işe başlama kararımın ardından geri çevirmem biraz lüks kaçıyor çünkü hiçbir şey garanti değil. İş aramam sonuçsuz kalırsa işlerini geri çevirdiğim insanlara ne derim, onlardan nasıl iş alırım? Kimseye de yalvaramayacağıma göre prensipler ve onurumla parasızlık içinde yaşarım toparlanana kadar, değil mi?
Hayatımın gerçeklerine sırt çeviren, lütufta bulunurcasına davranan bir insanla zaten çalışamazdım. Hem merak etmeyin, benimle bu durumumda görüşenler de oldu, onları söz verdiğim zamanda aradım, onlarda uygun olduğunda görüştük ve bu yoğun tempomu takdir ederek bunun kendi işlerinde yaratacağı etkiye konsantre oldular. Ayrıca insanlar harıl harıl çalışan arıyorlar zaten, bu görüşeceğim kişinin acilen bir çalışana ihtiyacı mı olduğunu düşünüyorsunuz? Mantık olarak bu gibi bir görüşmenin ardından haziran başıyla çalışma başlayacaktır, bu prensipten öte gerekli bir ertelemedir. Tabii ben de işlerimi toparlayabilir ve yeni işime doğru düzgün başlayabilirim. Bir işyerinden nasıl 15 gün önce haber vererek ve özellikle son maaş gününde çıkıyorsanız giriş için de aynısı söz konusudur.
__________________
be yourself is all that you can do |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-01-2005
Mesaj: 145
|
her işte bir hayır varmış denir... bence karşılıklı yaklaşım farkını anlamak için isabetli bir olay olmuş ve baştan sizin onunla ve onun sizinle çalışamayacağı ortaya çıkmış...
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-07-2003
Mesaj: 188
|
Genelde standart bir işveren tavrıdır bu. Bir yerde çalışırken başka biryere başvurursunuz. Sizi hemen görüşmeye çağırır. İşi acildir çünkü beklemeye gelemez. Çalıştığını da eklersin. Kem küm eder. Sende "Belki iyi bir işyeridir, beklentilerimi karşılar vs. vs." diye öğlen arası falan zaman yaratır ya da patrona yalan söyler gidersin görüşmeye. Beğenmezse seni teşekkür bile etmeden gönderir. Haber bekleyin der aramazlar. Beğenirse:
-Ne zaman başlayabilirsiniz? -Çalıştığım yere haber vermem lazım, elimde işler var. Kanunen de 15 gün önceden haber vermem gerekiyor biliyorsunuz. -Yani.... -Aybaşında başlayabilirim.(Ayın 1'i 2'si falansa görüşme günü) -Oooooo çok geç. Biz yarın başlarsınız diye düşünmüştük. -???????????? Yukarda geçen dialog'u kaç kez yaşadım, sayısını hatırlamıyorum. Çalıştığınızı bildiği halde size ertesi gün başlayın diyenler, kendi elemanlarına hiç haber bile vermeden kapının önüne koyanlar, asgari ücretten yapılan sigortalar, hergün 9'a 10'a kadar mesailer eve iş götürmeler. Bunlardan daha can sıkıcı olan ne biliyor musunuz, esas insanı üzen bu meslekten soğutan nokta? Bunu yapanların çoğu bizim meslektaşımız, bizimle aynı oda'ya kayıtlı üyeler, aynı okuldan mezun abilerimiz ablalarımız yapıyor bunları. Rapsodyred, nerede çalıştığını bilmiyorum ama bu işveren-çalışan konularında sanki biraz taraflısın. Bence olayları biraz daha farklı görmeye çalış.
__________________
ustalara saygılar:) |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|