![]() |
|
|||||||
| Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.
Mimarlığa Yol Açın! >> |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
|
Uzunca bir süredir mimarlık dünyasında bir umitsizlik havası seziyorum. Ben artık mimarlık yapmıyorum ama hala pek çok arkadaşım yapıyor (ya da yapmaya çalışıyor). Nedeni belki ekonomik krize bağlanabilir direkt olarak ama çok kötümser bir hava var. Ben sadece ekonomik krize bağlamanın yanlış olduğunu sanıyorum. Neden sizce bu hava uzun bir süredir dağılmıyor. Sanki artık Türkiye mimarlık yapmak için elverişli bir ortam değil. Oysa inşaat sektörü Türkiye'nin en büyük sektörlerinden biri. Siz neler hissediyor ya da duyuyorsunuz çevrenizde.?
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 26-01-2001
Mesaj: 80
|
tek suçlu ekonomi olamaz mı?
Sadece mimarın eline geçen para olarak yaklaşmazsak, içinde bulunduğumuz ortamlar da ekonomik nedenlerden dolayı bizi tatmin etmemekte... Projesini yaptığımız kişiler ceplerindeki paraya güvenerek kendi zevklerine ve çıkarlarına uygun şeyler ortaya çıkarma çabasıyla mimarları hiçe sayarken de mimar mutlu olamaz. Türkiye'de paranın güç anlamına gelmesinden kaynaklanan anlayışlar sonucu mimarlar da başka meslek dallarında olduğu gibi meslek kaygısı ve ümitsizlik içine bulunmaktalar.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 43
|
umutlu olmak için bir sebep yok ki,
mimarlık herkesin beğendiği ama kimsenin değer vermediği bir iş. mimarın fikrini almadan kimse işe başlamıyor ama iş başladıktan sonra da mimarın dediğini kimse yapmıyor. mimarlık 1/5000 ölçekle 1/5 ölçek arasında kalan bölünmez, parçalanmaz bir bütün, ama mimarların bir kısmı dahil (ki ben en çok buna bozuluyorum) kimse bunun farkında değil. olay iki oda bir salon boyutuna indirgenince herkes mimar olur ve mimarlık gereksiz bir iş haline gelir doğal olarak. beğeni ile değer aynı anlamda kullanılmaya devam edildiği sürece bence umutlu olmaya çalışmak gereksiz bir çaba. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 914
|
bir de maddi durum var
bizim nesile özgü bir durum mu bilemiyorum, ama bir de maddi problemler var. Çevremden gözlemlediğim kadarıyla, bir işte tutunabilmek için yaklaşık olarak 5-10 yıl vaktiniz var. Belli bir seviyeye gelemezseniz (hem kariyer hem de maddi kazanç açısından) sonra hep aynı yerde kalıyorsunuz. Çünkü ülkemizde sosyal güvence yok. Pek güvence yok, hatta hiç güvence yok. Her alanda herşey parayla yapılıyor.
Geçen gün liseden sınıf arkadaşlarımla buluştum, çoğundan daha fazla çalışıyorum, ortalama haftada 6 gün, gün de 10-11 saat. Ama benden daha iyi kazanıyorlar, özel sigortaları var, şirket arabası, servis vb. Ben tüm bunları kendim karşılayabilmeliyim. ama.... İnşaattan çok hizmet sektörü bizimki. Ülkemizin durumu da iç açıcı değil. Kim umutlu ki bu günlerde? |
|
|
|
|
|
#5 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
|
pardon ama bunda bizim de suçumuz var. Hala pek çok mimar çok komik rakkamlara çalışmak zorunda kalıyor çünkü o işi kabul etmez ise bir başkası, muhtemelen de yeni mezun bir öğrenci gelip kabul edecek. Zaten yapılan işin tecrübe sahibi ya da kalifiye olmakla ilgisi yok pek çok büroda. Tek yapılan Autocad ile çizim yapmak. Mimarların düşük ücretle çalışmasının en büyük sorumlularından biri de yine mimarların kendileridir bence. Pek çok yeni mezun ya da mezun olalı bir kaç sene olmuş mimar, büyük ve iyi dediğimiz mimarların ofislerinde komik rakkamlara çalışmaktadırlar hala. Tabii bunda mimar enflasyonunun da etkisi büyük.
|
|
|
|
|
|
#6 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 08-02-2001
Mesaj: 2
|
Gündemdeki ekonomik krizin tabii ki ümitsizlikte çok etkili olduğuna ve her sektörde ciddi güvensizlik yarattığına inanıyorum. Bunun geçici olduğunu umarak "mimarlıkta ümitsizlik"le ilgili başka bir noktaya değinmek istiyorum:
Oldukça yoğun bir dönem olarak yaşadığımız mimarlık eğitimini sanıyorum ki hiçbirimiz sadece "ilerde maddi imkanlara dönüştürebileceğimiz bir bilgi" olarak algılamadık. Belki de insanın zevk aldığı bir işi yaparak para da kazanabilmesi fikri alışılmış değil, bilmiyorum, birçok sektörde insanlar sadece işin sunduğu maddi imkanları karşılaştırarak karar veriyorlar. Mimarlıkta ise öyle değil, kesinlikle manevi tatmin de arıyoruz. Bu aslında mesleğimizin bize verdiği büyük bir şans bence. Ama bazen beraberinde gerçek hayatta hayal kırıklıkları ve bazı dönemlerde de ümitsizlikler getirebiliyor. Kendi adıma yakındığım nokta (maddiyatın yanında!)günümüzde bir binayı bütün olarak düşünerek baştan tasarlama imkanının neredeyse yok denecek hale gelmesi. İş olarak sürekli gelen, varolan bir binayı, (genellikle konut), yeni müşterisinin yaşam tarzına göre mekan düzenlemeleri ve dekorasyonuyla tekrar düşünmekten ibaret. Tabii ki mekan çözümlerinde de özellikle malzeme seçimi ve uygulama detayları mimarlık zevki veriyor, ama yeterli değil. Sizin çalıştığınız projelerin kapsamı nedir merak ediyorum. Ayrıca, mimarların kendi hakettikleri maddi değeri sadece referans olsun diye büyük mimari bürolarda çok az ücretlerle çalışarak düşürdüklerine kesinlikle katılıyorum. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 341
|
Ünlü Mimarların yanında çalışıpta az para almak sadece bize özgü değil, Rem Koolhaas, Frak Gehry ve Zaha Hadid inde yanında çalışanların aynı sorunları var.
Ama herhalde mimarlığın değerinin olmamasına başka bir yerde rastlanamaz,benim iş hayatında gördüğüm, insanların hizmete ve projeye para vermak istememesi. Graniti alıyor, parasını veriyor, pırıl pırıl onu görüyor,üstünde geziniyor, ama arkasında yatan tasarıma ve planlamaya, para vermek istemiyor, zaten geneldede pek vermiyor. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 139
|
Arkadaşlar çok güzel konuşuyorsunuz, yöneticimizin de oldukça objektif bir bakışı var ki, ne güzel!
Şu anda pek çok mimar işsiz...Ülkenin durumu bundan soyutlayarak nasıl düşünülebilir, anlayamadım. Ama ülkemizdeki 80 sonrası Eğitim ve Mimarlık için söyleyebileceğim bir şey var: NERDE ÇOKLUK ORDA YOKLUK! |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 914
|
mimarlık yapan mimarlar
Bizim dönmeden mezun olan çok kişi mimarlık yapmıyor, büyük bir bölümü sektördeki diğer konularda çalışıyor.
Bir mimarın yanında çalışan ya da kendi bürosunu açan çok az mimar var. Genellikle okul zamanı part-time çalışıp, sonradan işi tamamen bırakıyorlar. Ortalıkta bir çok mimarlık-mezunu var ama mimarlık yapan o kadar da çok değil. Ama yine de mimar fazlası var, nedeni bence iş azlığı. Zaha Hadid'in yanında çalışsam ben de aldığım paraya bakmazdım, orası aynı zamanda bir okul, atölye ve referans anlamına geliyor. Yeni mezunken, ailemeden destek alırken karın tokluğuna çalışılabilir, ama o iş seni biryerlere getirecekse. Piyasada iş olsun olmasın, mimar çok olsun az olsun, hakkettiğinin altında çalışamyı kabul etmemeli bence. Acemi olduğum bir işte ya da part-time çalışacaksam tamam. Ama işimi biliyorsam bence olmamalı. Aramızda bunu kabul edenler olduğu için piyasa sürekli düşüyor. Ayrıca proje bedellerinin yetersiz olduğunu daha önce yazmıştım. Ama mimarlık büroları uygulamada yapıyorlar. Bu uygulamaları da bizim çizdiğimiz projelerden yapıyorlar. Uygulamalardan daha fazla para kazanıyorlar. İsterlerse maaşları bu kazançtan da desteklerler. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yönetici
|
Ne güzel forumumuzun en uzun konusu oldu
![]() Bence konunun iki tane temel boyutu biri pirinç ve rennie nin de değindiği çokluk yani yeterinden fazla ve niteliksiz mimar yetiştirilmesi, diğeri ise yetiştirilen bizlerin (tüm üniversiteleri bilmediğim için genelleme yapamıyor, itü mezunları hakkında devam ediyorum)mimarlığa taparcasına yetiştirilmemiz. Mimarlığın da bir sanat dalı olduğu kadar iş dünyasının bir parçası olduğu, menuziyet sonrası çalışılacak ülkenin isveç ya da abd değil türkiye olduğu, ruhsat almak için mezun olan mimarın emrinde 10 tane ast çalışmayacağı, şantiyede işçilerin her sorunuyla ilgileneceği, villa yaptıran adamın karısı ile klozet ve bidet bakmaya gidileceği, ve benzer pek çok konu hakkında okullarda hiç bir şey anlatılmaz Belki de anlatılmaması doğrudur belki tüm bunların yerine temel tasarım dersleri biraz daha sanat ve mimarlık tarihi belki biraz daha mühendislik ağırlıklı eğitim gereklidir. Ancak benim söylemek istediğim ve asıl aklıma takılan okuldaki mimarlık eğitimi, burun büyüklüğüne ve mimarın yüce bir insan olduğuna dayandırılmıştır (yine genelleme olmasın itü ve 90'lı yılların başlarında ki eğitiminden bahsetmekteyim) Bence asıl sorun bu ve evet sonuç olarak mimarlar ve mimarlık acınacak durumda bugün türkiye'de |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-01-2001
Mesaj: 163
|
Arkadaslar bence olaya daha genis bakin. Bu durumda olan sadece mimarlar degil ki! Tum meslek dallarinda ayni durum gozleniyor. Issizlik buyudukce buyuyor. Ulkenin her yerinde yeni yeni universiteler acildikca, her meslek dalindan "mezun olanlarin" sayisi da arttikca artiyor. BUnun sonucunda da bir kalitesizliktir gidiyor. Mimarlar, universiteler disinda bircok farkli devlet kurulusunda, bunun da otesinde bircok ozel kurulusta veya kendi burolarini acarak kendi uzmanliklariyla ilgili calisma olanagi bulabiliyor.
Ya her yil Turkiye`deki onlarca universiteden mezun olan yuzlerce arkeolog ne yapsin? Onlar ozel buro acamiyor ki Kultur bakanliginin yaklasik olarak (tam emin degilim) 10 yil hic hic sinav acmayarak yeni kadro almadigini biliyormuydunuz? (En sonunda 1998 yilinda sinav acildi da bir grup genc arkeolog "arkeoloji ile ilgili" bir is bulabildi.Her meslek dalinda, ozellikle "uzman" insan sayisinin artmasindan, bunun yaninda da egitim kalitesinin gerilemesinden kaynaklanan buyuk bir yozlasma yasaniyor. Hayirlisi ![]() |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 9
|
Evet arkeologların durumu çok daha kötü ne yazıkki Atatürk Türkiye'sinde
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 28-01-2001
Mesaj: 70
|
bence de bir çok meslek dalında benzer sorunlar yaşanıyor.
bunun sebebi de herkesin paraya endeksli yaşıyor olması, kültürsüzlük bize başka değerleri unutturdu. yaptığınız iş işvereninize veya müşteriye para kazandırdığı oranda siz de kazançlı oluyorsunuz. yükselen değerler dışında bir işle uğraşıyorsanız onun alıcısı ne yazık ki çok az. yaptığınız işe değer verilmesi için o konuda insanların belli bir birikimi olmak zorunda. insanlar ANLADIKLARI şeye değer verirler, yoksa bu sizin yaptığınızın değersiz olması değildir. onun için de şu durumda insanların düşük maaşa çalışmasını ya da çok sevdikleri bir işi para kazanmadan yapmasını anlayabilmeliyiz. esas olan para kazanmaksa sabun satmak en iyisi... |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 914
|
nasıl yani ?
anlayamadım,...
ben mimarlığı hobi olarak mı yapıyorum yani? bu iş için 4+2 yıl eğitim almışım, bilmem kaç yıldır da sadece kendimi tatmin etmek için mi çalışıyorum? işini sevmek ayrı bir konu, sabun satan adam da işini seviyorsa daha iyi yapar, ayrıca insanlar anladıkları şeye değer verirler dersek, daha ne olacak ki, karşınıza dikilen koskoca bir bina, bunun bir projesi olması gerektiği konusunda kimsenin şüphesi olduğunu sanmıyorum. biz işimizi satamıyoruz, seramiğe para veren müşteri mimara para vermiyor. Bir müşterimiz, özel bir sıva yaptıracaktı, rakamları atıyorum, sıvanın m2 si 100 e maloluyorsa usta da 100 işçilik istemişti. Müşteri olmaz dedi, pazarlık etti, usta itiraz edince, sıva italyan malı sen yerlisin diye cevap verdi. Böyle bir terbiyesizlik kabul edilemez. |
|
|
|
|
|
#15 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
|
parasız olmaaaaaz.... aklında para kazanmak gibi düşüncesi olmayanlar sevdikleri işi diledikleri gibi yaparlar. itiraf ediyorum ki ben paraya endeksli yaşıyorum. param olunca bu endeksi bırakıp zevk-ü sefa endeksine geçmeyi hayal ediyorum.
o zaman para kazanmak zorunda kalmadan dilediğim gibi mimarlık yapabilirim belki. kimsenin de sevdiği işi hakketiğinden daha düşük maaşla uzun süre yapmaya razı olduğuna inanmıyorum. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|