Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Profesyonel Yaşam

Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.

Mimarlığa Yol Açın! >>

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 04-04-2001, 13:03   #31
zaz
Forum Üyesi
 
zaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 28-01-2001
Mesaj: 70
Thumbs up mirve için

mirve, düşündüklerin ve hissettiklerin hepimizin paylaştığı gerçekler...ancak yine de ümitsizliğe kapılmanın hiç birimize faydası olmayacaktır, üstelik de senin gibi yeni mezun birinin daha önünde ümitsizliğe kapılamayacak kadar çok seçenek var. bugünlerde yaşadığımız ülkede karamsarlığa kapılmamak imkansız, gerçekten de herşey kötüye gidiyor. ama bu sistemi olduğu gibi kabul etmemek ve onu bildiğimiz doğrularla ele almak zorundayız. bugüne kadar ne yazık ki doğruları bilerek, ama yanlışlara da göz yumarak çalıştık. sadece yeni mezunlar değil ben de dahil olmak üzere çevremde olan pek çok arkadaşım da şu anda işsiz. işin doğrusu emeğe ve yeteneğe saygı olmalıydı ve emeğe ve yeteneğe saygı duymayan, sömüren işverenler çoğunlukta. bunlar karşı çıkan insanlar da var, ama onların arkasında onları destekleyecek meslekdaşları ve güçlü bir meslek örgütü olmadığı için işini kaybetme korkusuyla bir noktada susmak zorunda kalıyorlar. oysa şimdi değişen bir şey var: artık kimse eskisi kadar işsiz ve aç kalmaktan korkmuyorlar, çünkü bu şekilde yaşamaya alıştılar. davranışlarını değiştirmeyecek oldukları takdirde de hiç bir şey daha iyi olmayacak. onun için artık gerçekleri görüp, uygar dünyadaki mimarlar gibi davranış ve saygı görmek istediğimizi çok daha sesli söylemek zorundayız. hala iyimser olanlara söyleyecek sözüm yok, ama benim gibi düşünenler varsa çalışmalarının karşılığını istemeyi öğrenmeleri gerekiyor. yeni mezun bir mimar da -henüz yeterince tecrübe edinilmediği düşünülse bile- bir birikime sahiptir ve her normal insanın hakkı olan kendi gelişimini sürdürmek, sosyal yaşama katılmak hakkına sahiptir. fazla mesai yapması durumunda fazla mesai ücreti, gece saatlerinde çalışma durumunda çift ücret almak hakkına sahiptir. günde 12 saatden fazla çalışmak insan sağlığına aykırı olduğu için 5 katı ücret verseler dahi çalışmama hakkına sahiptir. işten ayrılacağı zaman çalışma süresine göre son 15 gün(veya daha fazla) her gün 1 saat iş görüşmesi yapma hakkına sahiptir. her ay 1 gün mazeretsiz çalışmama hakkına sahiptir. iş hukukunda sigortalı çalışanların haklarını bilmesi ve bunları talep etmesi gerekir.
eğer biz kendimize bu saygıyı göstermezsek karşımızdaki insanların bize bu saygıyı göstermelerini bekleyemeyiz ve bu kural yaptığınız her iş ve her meslek grubu için geçerlidir.
zaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-04-2001, 19:17   #32
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 17-03-2001
Mesaj: 28
iyi demişsin zaz.

zaz arkadaşımız güzel konuşmuş. arkadaşlar şunu kabul edelim artık. her işyerinde olduğu gibi Türkiyemizdeki bürolarda patronlar mimar, çalışanlar sadece işçidir. bu maalesef böyle. fazla mesai, az izin, düşük maaş artık insana koymuyor ama patronların lafları çok koyuyor. siz patronlarınızdan "diğer bürolarda insanlar sizin yarı paranıza çalışıyor, ben size çok para veriyorum" sözlerini duyuyorsunuz sanırım. yada senden daha iyi adam senin yarı fiyatına çalışıyor gibi.

ingilizcede bir söz vardır... "money talks, bull shit walks" derler. parayı veren düdüğü çalar. para güçtür. güçlü olan herşeyi yaptırır. bugün para yok diye ağlayan bir patron mimar, orta seviyenin üzerinde para kazanmaktadır. arkadaşlar, herkese tavsiyem yurtdışı iş olanaklarını takip etmenizdir. mimarlık yapmanıza da gerek yok. ben artık 30 yaşındayım. yurtdışına gidemem heralde. genç arkadaşların ufku hala açıktır. Kanada, amerika neresi olursa. bence denemeli. benim çok arkadaşım gitti. geriye gelende görmedim. ciddi olarak düşünün bunu.
birol ertekin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-04-2001, 20:29   #33
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.232
Blog Mesajları: 55
Bu ümitsizlik konusunu yeni mezunlara ve öğrencilere kapatabilseydik

Şaka bir yana mimarlar olarak iyi bir yerde olduğumuz söylenemez.

Mirve'nin mesajında geçen [k]Yeni tanıştığım insanlar "mimarım" deyince,"oooooo ne güzeeel" [/k] cümlesi pek çoğumuza söylenmiştir gerçekten. Yaşanan ekonomik sıkıntıların (şu an da yaşadığımız krizden bahsetmiyorum) farkında olmayanlar rahatlıkla mimarlığı çok iyi bir meslek olarak görebiliyor ve yukarıdaki cümleyi kullanabiliyorlar.

Alıntı:
Bütün kapılar suratıma kapanıyor.Neden?Tanıdık yok..Neden?Torpil lazım..
Mesajdaki bu cümleye hiç katılmıyorum ve bence herşeye rağmen -eğer devlet sektöründe çalışan mimarları dikkate almazsak- torpil-tanıdık ve benzer kavramların diğer sektörlere göre daha az geçerli olduğu bir meslek mimarlık. (Burada da babadan oğula geçen mimarlık şeklinde oluşan bir takım istisnaları konu dışında bırakıyorum)
Eğer okuldan bir öğretim üyesi size şurada tanıdığım var bir git derse bu torpil değildir, ya da bir arkadaşınız size şu buroda iş var ir uğrayıverdese...
Alıntı:
Ne zaman iyi ki de mimar olmuşum, ne güzel kendi ayaklarım üzerinde durabiliyorum artık, çalışıyorum, işim var, yaşasın, diyebileceğim...
Bu forumunda başlığı olan ÜMİTSİZLİK ne işe yarar?

Hiç...

Alıntı:
Kanada, amerika neresi olursa. bence denemeli. benim çok arkadaşım gitti. geriye gelende görmedim. ciddi olarak düşünün bunu.
Eğer hepimiz gidersek ne olacak burası?
Birileri gitmiyor, hatta geliyor, Türkiye'deki yabancı sayısında büyük bir artış var son yıllarda. Pek çoğu yabancı sermayeli şirketlerde üst düzey yönetici. Mimarlık henüz o durumda değil çok şükür ki.

İngiltere'den buraya kapı montajı için iki İngiliz işçi geliyo ve onlar 4 yıldızlı otelde kalıp gidiyorlar. (ben yaşadım bunu)

Burasını bırakıp gitmek çare değil.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-04-2001, 22:01   #34
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 17-03-2001
Mesaj: 28
türkiyeye gelen yabancılar

yabancı ülkelere çalışmaya gitmek kaçmak değildir. her insanın daha iyi yaşamaya hakkı vardır. mimar olarak çalışmak isteyenlere ülkemizde ekmek kalmamıştır. şu anda bir mimarlık diploması sahibi olmak Kongo da bile daha çok iş olanağı sağlar. Türkiyeye çalışmaya gelen yabancılar 5000 dolar kiraları olan evlerde otururlar. Ülkemiz maalesef bir rant kapısı olduğu için yabancılara tatlı gelmektedir. Hangi ülkeden olursa olsun parası olan biri için Türkiye cennettir. Buraya çalışmaya gelen yabancılar herhangi bir döviz ve bilgi getirmemekle birlikte çok daha fazlasını götürmektedir. Ben hiç buraya çalışmaya, kalmaya gelen bir mimar görmedim. Gelenler ise kendi ülkelerinden daha fazla para almak için gelirler. Türkiye bir bakıma yabancılar için kısa zamanda çok para kazanılabilecek bir sürgün yeri gibidir. Neyse konuyu fazla dağıtmayalım..
birol ertekin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-04-2001, 11:37   #35
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 139
amannn ha!

armağana katılmamak elde değil, dayanamıyorum yazıyorum...hepimiz aldığımız eğitim...yeteneklerimiz ve kişilik özelliklerimizle toplumda yer almaya çalışıyoruz..kimimizin hedefi kimimizin de aracı aynıdır..sonuçta bu veya başka koşullarda olmamız bizim toplumdaki profilimizi eğer baskı altında tutmaya zorluyorsa..neden başka ülkelerde mesleki deneyimlerimizi olsun..kişisel özellik ve yetilerimizi olsun pozitive etme şansını aramayalım...üstelik de nitelikli ve yaratıcı vizyon sahibi kişilerin yurt dışında kendi ülkesi için daha da yararlı olduğunu kanıtlayan örnekler varken. bu mesaj sakın ola bir ideolojiye hizmet veya saldırı sayılmasın...
pirinç offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-04-2001, 14:31   #36
yönetici
 
Kayıt Tarihi: 26-01-2001
Mesaj: 80
Yurtdışına gidip gelmeyenlerden söz ediyorsunuz. Ben gidip dönenlerdenim. İkincisi olarak da orda kaldığım süre boyunca dönmeyi isteyip ama artık geç düzen nasıl değiştiririm diyenleri de gördüm. ne tesadüf ki burda 30 yaşında aynı şeyi söyleyerek vazgeçenler var. Benimseçme şansım vaardı. orası ya da burası. Gidip görün deneyin ve seçme şansınız olduğunda bazı gerçekleri anlayabilirsiniz. Uzaktan davulun sesi hoştur. Önemli olan kişinin kendisidir. Orda da şikayet edecek o kadar sorun bulacaksınız ki...
doktor offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-04-2001, 14:46   #37
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.232
Blog Mesajları: 55
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-04-2001, 17:56   #38
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 26-02-2001
Mesaj: 29
Cool

Evet 'davulun sesi uzaktan hoş gelir..'
Zannediliyor ki, Avrupa veya Amerika kollarını açacak, Turkiye'den gidenlere 'hah, biz de sizi bekliyorduk zaten' diyecekler. 72 milletten yetişmiş, eğitimli insan kapağı batıya atmaya çalışıyor zaten. Bunların arasında 3. dünya vatandaşları en hırslı olanlardan ve epey de başarılılar...
Evet, batıda belli kaliteye gelmiş bir düzen var, ama işler buradan bakıldığı kadar da 'ideal' değil. Turkiye Avrupa'nın sistemine Amerika'dan daha yakın. Burada olduğu gibi Avrupa'da da sistem ve kuralların içinde devletçilik oldukça etkili durumda. Amerika'da ise durum çok farklı. Bizde hafiften kayırılmaya alışkın arkadaşlar, çalışma ortamında kesin kurallar ve hızlı tempo sözkonusu olduğunda, gitmeye o kadar istekli olabilecekler mi acaba?
crudelia offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-04-2001, 21:52   #39
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 04-04-2001
Mesaj: 14
benimle aynı fikirde olan insanların da yaşadığını görmek çok güzel. hayatım boyunca herhengi bir konuda karamsarlığa kapıldığımda hep kötü tepkiler aldım ilk defa burada fikirlerimi "aaa ne karamsar kız cevaplamaya bile değmez" demeyerek, önemseyen insanlarla karşılaştım.
teşekkürler...
şu yabancı ülke konusunda ben de birşeycik söylemek isterim.
eskiden takıntılarım vardı.18 yaşlarındayken... yabancı ülkeye gideceğim, hatta orada biriyle evleneceğim, asla geri dönmeyeceğim vb..
ama bunca umutsuzluğa rağmen, hiçbir sosyal güvencem olmamasına, maaşımın verildiğinin ertesi günü(15 gün önce haber verilmeden) kapıya konmuş olmama rağmen ülkemi bırakıp hiçbir yere gidesim yok...neden bilmiyorum...
bir de şu "torpil konusunda haksızsın" diyenlere bişey anlatmak istiyorum.
Bir iş başvurusu düşünün. Ülkemizin büyük toplu konut şirketlerinden biri. Genç ve "torpilsiz" bir mimar, koca binadan içeri giriyor. Danışmada oturan arkadaşa derdini anlatıyor. Bu arkadaşımız da "personel müdürü"isimli bir bayana telefon ediyor: "bir mimar iş başvurusu yapmak istiyor, ne yapayım" diye soruyor. Sonra mimar arkadaşımıza dönüp, "başvuru kabul etmiyormuşuz, özgeçmişiniz varsa aliyim, iletirim"diyor. Bu mimar arkadaşımız her zaman yaptığı gibi, özenle hazırladığı özgeçmişini uzatıyor. Ama merak etmeden de duramıyor: o "personel müdürü" bayan, şirketin şu an elemana ihtiyacı olmasa bile, acaba bir insanı karşısına alıp konuşmadan nasıl değerlendirecek? Ayrıca bu genç mimar, kendisi kadar deneyimli bir sınıf arkadaşının yakın bir zamanda "torpille" bu firmaya girdiğini bilmekte... Ülkemizde genç insanlara nasıl olanaklar(!) sağlandığına güzel bir örnek... Artık yorum sizin....
mirve
mirve offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-04-2001, 01:07   #40
Yönetici
 
phin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
depremden sonra inşaat sektörü tam hareketlenmeye başlamışken ekonomik krizler başladı. torpilli ya da sade herkes adam çıkarıyor.

sadece bizim sektörde değil bu durum. normaldede kendinizi ispatladığınız bir alan yoksa (mesela acad, 3D ya da altyapı vb) iş bulmanız çok zor değil ama ucuzsunuz. tecrübe kazanıldıkça biraz yer ediniliyor.

bir süre sonra büro işleri yerine uygulamayı tercih etmeye başlıyorsunuz. dolayısıyla kazançta artıyor.

bence piyasa ve ekonomi böyle olmasa ilerleme ve iş imkanı var bizim sektörde.
phin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-04-2001, 01:43   #41
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 23-02-2001
Mesaj: 17

Arkadaşlar bu gece hemen her tartışma formuna girdim ve yazılanları okudum,bazılarına katıldım.Ama sizin forumunuz oldukça ciddi bir konuyu tartışıyor.

benim düşünceme göre de MİMARLIK mesleği ne yazıkki ülkemizde olması gereken yerde değil.Ama bunda sadece kendimizi yada sadece piyasa koşullarını suçlamak olaya tek boyutlu bakmak diye düşünüyorum.Bence olayın en önemli boyutu YASAL boyutu.İnşaat sektöründeki üretim sürecini denetleyen yasalarımız bu amaca hizmet etmekten uzak.Eline baltayı,keseri alan birazda cebinde parası olan, inşaat müteaahiti oluyor ve bu yetersiz ve bilgisiz insanların inşaat sürecine katılmasına hiçkimse engel olamıyor.Aslında devlet ihalelerinde bu tiplerin mutlaka meslekten bir mimar yada mühendis istihdam etmeleri yasal zorunluluk olarak geliyor.(KARNE ile) ama özel inşaatlarda bunu koruyan hiç bir yasa yok.Yukarda bahsettiğim TİPLER yanlarına parası olmayan kendine benzer tipleri kalfa yada usta diye alarak bizlerin yaptığı projeleri katletme sürecine başlıyorlar.DUR! diyen yok.

Bu sürecin gerçek anlamda yetkili kuruluşlar tarfından denetlenmesini zorunlu kılacak yasalar ve bu yasaların takipçileri olsa,bu yasalarda inşaat süreci olması gerektiği gibi MİMAR ile başlatabilecek gereklilikler bulunsa
örneğin evinde tadilat yapacak kişi tadilatını yöneticiye o da muhtara ve sırasıyla belediye ye bildirmesi gerekse.
Bu iş için belediyeler mal sahiplerini muhattap almayıp,sadece vekalet ve sözleşme sahibi mimarları isteseler ve tadilat ruhsatları yada sadece tamirat ruhsatları verseler.Bu ruhsatları almak için sadece göstermelik TUS lar ile değil gerçek uygulayıcılar olarak Mimarları tanısa o zaman vatandaş seramiğinden önce MİMARını seçer ve sözleşmesini yapar.Yoksa işe başlama şansı kalmaz.

Bu işler uygar batılı ülkelerde buna benzer yürüyor.Hiç kimse kafasına göre takılamıyor.Dolayısı ile ev yada iş yeri tadilatını yaparken taşıyıcı duvarı kaldıran,betonarme kirişleri kesen,hatta kolnları kıran insanlara bu ülkelerde rastlanmıyor.Çünkü bu işler bizdeki gibi SADE VATANDAŞlar tarafından değil işin uzmanları tarafından yapılıyor.

Bu nedenle inşaat sürecini disipline edecek dolayısı ile MİMARLIK ve MÜHENDİSLİK hizmetlerini bu sürece ciddi anlamda üretici olarak sokabilecek yasalara acilen ve şiddetle ihtiyacımız var.


Mesleğimizin olması gereken yerde bulunmamasına neden olduğunu düşündüğüm diğer olgulardan bir dahaki sefere bahsetmek istiyorum.Oldukça uzun bir yazı oldu hem siz hem ben biraz dinlenelim ve düşünelim.

Sevgiler...
kızılkedi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-04-2001, 19:39   #42
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 17-03-2001
Mesaj: 28
mimarlık sigortası

Arkadaşlar birde şu mimarlık sigortası işi var.
Yurtdışında birçok ülkede bu uygulanıyor. Mimar bir sigorta şirketiyle anlaşıyor. Yaptığı binaları sigorta ettiriyor. Bunu yapmak yasal zorunluluk. Bina kullanılmaya başladığında ise bir küpeşte kırıldı, biri düştü yaralandı diyelim. Mimarı buluyorlar. Kardeşim ne bu küpeşte diyorlar. Bütün maddi ve manevi tazminatları sigorta şirketi ödüyor. Müteahhiti bulmuyorlar. çünkü yapım aşamasında mimar yapılan her işten sorumlu ve kontrol etmesi gerekiyor. Kimse yıllar geçsede mimarın bilgisi olmadan binada herhangi bir tadilat yapamıyor. Mimar olaylarda suçlu bulunursa diplomasının iptal edilmesi gibi durumlarda oluyor. Yeni açılan NATO merkezi yarışmasında da bu sigorta şartı aranıyor. Türkiyeden girmek isteyenler bu sigortayı yaptırmış olmaları gerekli. Bence güzel bir uygulama. Türkiye de uygulanmalı.
birol ertekin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-04-2001, 22:00   #43
Yönetici
 
phin'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
bizde de yapılan tüm uygulamadan mimar sorumlu.. mus ve tus

tezim için araştırma yaprken prof dr nuran gülenin makalelerinden boğaziçini ilgilendiren tüm koruma kanunlarını okumuştum. ilk koruma kanunu 1970 li yıllarda çıkmış, sürekli genişlemiş, değişmiş, içinde boşluklarda varmış ama doğru adımlar da atılmış. ama bir işe yaramamış.

çünkü niyet önemli

o yasaklansın, şu zorunlu kılınsınla olmuyor bu iş. İyi ürüne talep olması gerekiyor.

Başka hangi meslek dalı kendi arzını ve talebini kendi oluşturmak zorunda söyler misiniz? yapım yönetimi dersinde hoca demişti; tüm üretim sektörlerinde en önemli çaba karı arttırmaktır. inşaat sektöründe ise en büyük çaba iş bulmak konusundadır.
phin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 17-05-2001, 14:47   #44
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 17-05-2001
Mesaj: 5
Angry mimarlık

selam arkadaşlar

bize okula ilk girdiğimizde mimarlık hakkında öğretilen ilk şey: ''insanlar ikiye ayrılır; MİMARLAR ve DİĞERLERİ'' olmuştu. ve bizde bu anlayışla mimar olmak mimarca yaşamak ve diger insanlardan farklı olmak için kendimizi yetiştirdik.benim dönemimdeki arkadaşlarımın bir cogu böyle ve hala bu ülkede mimar olmak ve mimarca yaşamak için caba gösteriyoruz. bu son ekonomik krizde gene yaptıgımız herşey maddi olarak sıfırlandı ve yeniden herşeye başlamak zorunda kaldık.bu arada yurtdışına bir bakalım oralarda calışabilirmiyiz derken birde ne gördük bizi kimse adam yerine bile koymuyor ..... vede haklılar adamlar teknolojik olarak insani degerler olarak ve özellikle egitim olarak coktan birşeyleri aşmışlar talep var cevap verebilecek eğitimleri var bizde ise ne talep var ne eğitim....
müşteriye bir bina yapıyorsun binanın tün kurgusu giydirme cepheye göre kurulmuş iş imalata gelince adam cepheyi ucuz olsun diye seramik kaplamayı düşünüyor ...

ama genede mimarlığa devam........
benu offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-05-2001, 11:45   #45
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 15-05-2001
Mesaj: 14
kaçın.
devrim offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 06:17.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177