![]() |
|
|||||||
| Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.
Mimarlığa Yol Açın! >> |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-12-2003
Mesaj: 72
|
Türkiye'nin çulsuz mimarları
İlk olarak başlığın biraz mübalağa olduğunu belirtmek istiyorum, lakin popüler dünyamızda daha çok insanın ilgisini bu tarz başlıkların çektiği bir gerçek. (Amacım, bu mesajın olabildiği kadar çok kişiye ulaşması ve artık tartışılmaya başlanması)
Ben her ne kadar yeni mezun bir mimar olsam ve duyduklarım gördüklerim şimdilik kendi çevremden ibaret olsa da, bunun daha genel bir sorun olduğunu bilmeyen yok. Lafı eveleyip gevelemeden söylüyorum: Bu ülkede mimarlığın itibar kaybetmesinin başlıca nedenlerinden biri de bence mimarların aldığı maaştır, bu kadar basit. Bu maaşı veren kim peki? Başka mimarlar... Yani mimarlar yanında çalışan mimarın değerini, emeğinin karşılığını yeterince vermediği sürece, onun aslında meslek olarak da itibarını teslim etmiş olmuyor. ("Benim yanımda çalışmak bile bir onurdur" diyerek neredeyse asgari ücret veren mimarları duyunca insan kendini alamıyor bu mesajı Forum'a açmaktan...) Bu da toplumun gözünde, mimarlar için "okadar okuşum etmiş, şimdiki durumuna bak" denmesine sebep oluyor. Mimarlar, bundan dolayı sürekli ofis değiştiriyor, bundan dolayı kendi mesleği dışında işler yapıyor, dolayısıyla genel çevre de mimarlığın, meslek olarak pek gelecek vaad etmediğini, doğru düzgün geçindirmediğini düşünüyor. Halbuki eskiden, klişeleşen "hit" meslekler arasında yer alan mimarlık artık ciddiye alınmıyor. Mimarlığı öss'de ilk tercihe yazan insanlara fazla idealist, ilk tercihi olmadan girenlerede "vah vah, neyse buda iyidir üzülme" deniyor. mimarlığı bu duruma getiren şeylerin başında (hep suçu toplumun bilinçsiz olmasına ve mimarlığın kadrini bilmemesine bağlıyoruz ama biraz da çuvaldızı mimarlar kendilerine batırmalı diyorum) mimarların kendisi geliyor. mimarlar, kendi kendilerine bu mesleği insanların gözü önünde küçültüyorlar. Çok materyalistik düşünüyorsun diyeceksiniz, bu tek etken değil elbet, sadece biri ama önemlilerinden, ve maalesef materyalistik düşünmeden de olmuyor.... Biraz karışık yazdım umarım derdimi anlatabilmişimdir... |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 29-01-2001
Mesaj: 918
|
Kazancın bir mesleğe gosterilen saygıyla ilgisi olduğu konusuna katılıyorum.
Az kazanan bir kişinin genel olarak o meslekte başarısız olduğu yaygın bir görüştür. Yanımda kimsenin çalışmadığını ve kimsenin de yanında çalışmadığımı belirterek şunu da eklemek isterim ki büro sahipleri de çok kazanmıyorlar. Maaşların çok düşük olduğu doğru ama bunun nedeni tüm mimarlık hizmetine biçilen değerin düşük olmasıdır derim... |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-03-2004
Mesaj: 148
|
cılız çabalar
Bir büro yanında çalıştırdığı mimarlarına, Mimarlar Odasının belirlediği asgari ücreti verdiğini ispat ederek Büro Tescili alıyordu eskiden. Hala öyle mi bilmiyorum. Pek çok saygıdeğer mimarımız yanlarında çalışanları mimar olarak göstermiyorlardı. Yıllar önce Ankara Şubesi'nde Özel Sektörde Ücretli Çalışan Mimarlar Komisyonu isminde bir Komisyon vardı. Bir araya gelip sorunlarımızı, sorunun kaynağını, çözüm yollarını tartışıyorduk. Ciddi tepkiler aldığımızı söyleyebilirim. Büro sahiplerinden gelen eleştiriler içinde kayda değer olanlar da vardı elbette. Bu çarpışmalar yaşanmadı değil aslında, yaşandı. Ama çok cılızdı. Sonrasında bu komisyon seçimi kazanan diğerlerince ilgisizlikten devam ettirilmedi. Sanırım şu anda benzer çalışmalar yapan bir komisyon hiçbir oda şubesinde de yok.
Aslında anlatmaya çalıştığım şey, bu işlerin mücadeleyle olacağıdır. Nasıl işveren mimarların dernekleri var, birlikteler, ücretli çalışanların da aynı şekilde bir çatı altında (ki oda bu çatıyı gelen isteğe göre sunacaktır) birlikte mücadele etmeleri gerekir. Öncelikle kendimize ne kadar değer biçtiğimiz önemli. Piyasada sayımız hayli fazla ve asgari ücret teklif eden mimarın teklifini kabul eden çok fazla 'aç' insan var. Onların olduğu bir piyasada ücretlerin iyileşmesini ben pek mümkün görmüyorum. Çuvaldızı kendimize batırmak güzel de tek başına batırılan çuvaldızlar bölgesel acılar verecektir. Buyrun toplu acı çekmeye! ![]() |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-02-2004
Mesaj: 31
|
ben böyle bir tanıma karşıyım. "aç" mimarlardan ziyade, "kullanılan, yeni yetme ve çaresiz" mimarlar var ve esas sorun buna çözüm bulunmuyor olması. okuldan mezun olur olmaz, eğer akademik bi kariyer yapmayı planlamıyor ve özel sektörde çalışacaksanız, karşınıza ilk dikilen "ama sen daha hiç bi şey bilmiyorsun, biz sana işi öğreteceğiz, al sana asgari ücret". bi insan 10 defa bununla karşılaşınca ister istemez kendini bu yalana inandırıyor ve çaresiz kabul etmek zorunda kalıyor. anlamadığım şu; madem mezun olduğunuzda siz hiç bir şey bilmiyorsunuz, o zaman niye mimarlık fakülteleri var ki? niye her sene yüzlerce öğrenci 4 senelik işkencevari eğitimi tercih ediyor ki? biz baştan okumayalım, hiiiç uğraşmayalım, doğrudan girelim bir ofise onlar öğretsinler bize işi... ayrıca yeni mezun gençler mimar oldukları için değil, mimari eğitim almış teknik ressam vasfında autocad bilgileri olduğu için işe alınıyorlar. doğru düzgün bir eğitim profiliniz dahi olsa, siz geçinmek için asgari ücreti istediğinizde bile "çok uçuk kaçık bir miktar bu ama!" sözüyle karşılaşabilirsiniz. kimse piyasayı düşürmek istemiyor ancak işveren mimarlar şartları buna zorluyorlar çünkü nasıl olsa direncin kırılacağının farkındalar.
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-03-2004
Mesaj: 148
|
Kelimeler can yakıyor olabilir ama bu insanlar her anlamda 'aç' ve hala bu kelimeyi tırnak içinde yazıyorum. Arkitera arşivini biraz karıştırdım ve şöyle bir basın açıklaması buldum. Rakamlar böyle diyor. Son krizi de gözönüne alırsanız bu rakamların pek fazla değişmediğini tahmin etmek güç değil. Çünkü işveren mali durumu düzelse bile hazır bahaneyi harcamaz.
BASIN BÜLTENİ 25 Haziran 2002 Mimar ve Mühendislerin % 80'i fakirlik sınırında! Ekonomik krizden en çok etkilenen sektörlerin başında gelen inşaat sektöründe personel maaşları konusunda Arkitera kullanıcıları arasında düzenlenen anket sonuçlarına göre, sektörün profesyonellerinin % 80'i fakirlik sınırında! 597 kişinin katıldığı anket sonuçlarına göre, inşaat sektöründe çalışan mimar ve mühendislerin maaş dağılımı şöyle: % 2.85'i 250 milyon liranın altında, %17,76'sı 250 - 500 milyon arasında, %22,95'i 500 - 750 milyon lira, %19,93'ü 750 milyon - 1milyar lira, %10,55'i 1- 1,5 milyar, % 3,69'u 1,5 - 2 milyar lira ve % 5,86'sı 2 milyardan fazla gelir düzeyine sahip. TÜRK-İŞ Araştırma Merkezi'nin yaptığı hesaplamaya göre, Nisan 2002 itibariyle açlık sınırı 325 milyon lira, fakirlik sınırı ise 987 milyon lira. Bu değerler gözönüne alındığında inşaat sektöründe teknik eğitim almış profesyonenlerin yaklaşık % 30'u açlık sınırında, % 80'i ise fakirlik sınırında. ' En son magenta tarafından düzenlendi : 11-06-2004 16:30. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-02-2004
Mesaj: 31
|
bu rakamlara bakarsak (ve bugüne uyarlarsak) o %80'nin açlık sınırında olduğunu görürüz ki bu da magentayı haklı çıkarır... keşke haklı çıkmasaydın magenta.
|
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-11-2004
Mesaj: 4
|
Alıntı:
ilk defa birseyler yazma geregini duydum. Simdiye kadar sadece yazilanlari okumakla yetindim. Ama bu konuya bende katilmayi gerekli gördüm.Aslinda konusulacak cok sey var ama kisaca özetlemeye calisacagim. Eger bir mimar, yaninda birisini calistiriyorsa ,"para kazaniyor yada baska deyisle is yapiyor" demektir. Eger kazanamiyorsa da yanina birini niye aliyor ki. Bir tutarsizlik var bu iste. Madem büro´da is var, eleman var... ama para yoksa o zaman burada baska bir sorun var demektir. Bence asil sorun: " Saygi eksiligi" " Yapilan ise Saygi, müsteriye saygi, yaninda calisan elemanlara saygi, Kent´e saygi......kisaca herkese ve herseye saygi... Saygilarimla... |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-02-2005
Mesaj: 1
|
merhaba ben hala mimarlık okuyan ama aktif olarak insaat yapan bırıyım yasım ufak olmasına ragmen bu pıyasanın ıcındeyım.. soyledıklerınıze katılmamak mumkun dııl mimarlıgın ne kadar saygın ve entellektuel bılgı gerektıren bır meslek oldugunu yurt dısında bu egıtımın 7 8 sene surdugunu ve bu meslegın urunlerının toplumun kulturunu gelısmıslıgını ve yasam standartlarını psıkoojısını etkıledıgını goz onune alırsak bu ınsanların toplumun bır adım onunde gıtmesı ve onlara yol gostermesı durumunda hem fıkır olabılırız.. bunlar dogrular
Ama gercekler bıraz daha acı cunku uygulanan projeler basıt ve sureklı tekrarlanan ve raftan cıkartılıp kullanılan projeler dolayısı ıle proje uretımı soz konusu degıl etrafımızdakı bınaların hemen hepsı aynı.. kımse ozel bıseyler yapmak pesınde degıl bu olay proje de oldugu gıbı uygulmaya da yansıyor proje yı 10 kere uygulamıs kalfa gelıp aynen uyguluyor yapılan projeler oyle sıradankı uygulamada mımara ıhtıyac duyulmuyor acıkcası bu bana ters gelmıo aldıgım egıtıme yakısır pojelerde calısmayı tercıh ederım.. bunlarda gercekler bıtırırken sunları eklemek ıstıyorum yenı gelen yasalar sayesınde artık mımar ve muhendıslerın dısında kımse ınsaat yapamayacak ve taksıtle ev alınması bu pıyasayı canlandıracak dolayısı ıle daha kalıtelı projeler ortaya cıkacak buda pıyasadakı vasıflı ınsanlara mımar ve muhendıslere olan talebı arttıracak dıye dusunuyorum ben... ( noktalama ıcın ozur dılerım su anda kullandıgım bılgısayarda turkce karakterler yok) |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-12-2004
Mesaj: 26
|
"bu ülkede önüne gelen kişi müteahhit olup inşaat yaptırdığı sürece bu böyle devam eder gider.
bu yasa inşaat yapmayı sadece insaat müh. veya mimar a veriyorsa çok iyi.başka şekilde bu iş olmaz zaten. Valla rüya gibi geldi bana."bir müteahhitin müdahalesi olmadan,kendi tasarladığım yapıyı yapmak" düşünmesi bile çok güzel. dört gözle bekliyorum bu yasayı... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 11-09-2004
Mesaj: 106
|
Peki suçlu kim?
Ülkemizin şehirlerine bakınca sanki ''Bu ülkede mimar yokmu?'' Sorusu akla geliyor.
Aynaya bakınca insan kendini görür. Bu ülkenin mimarisi o kadar çarpık o kadar niteliksiz ki Mimarlarımızın yaşamlarını aynen bu çarpıklar etkiliyor. Mimarlarımızın birçoğu maalesef ''mimarlığın saygın ve entelektüel bilgi gerektiren bir meslek'' olduğu havalı bakış açısıyla ülkemiz insanlarına tepeden bakan onların yaşam tarzlarını yok sayarak entel, uçuk, tasarımlarla kendi kafa yapısına uygun tasarımları dikte eden bir yaklaşımla kendilerini ön plana çıkarıyorlar. Yani biz farklıyız ''saygın ve entelektüeliz'' psikolojisi içinde toplumdan saygınlık,el üstünde tutulan ayrıcalıklı bir yaşam alanlarının olmasını istiyorlar.. Tabi haklılar belkide diğer bazı ayrıcalıklı meslek guruplarına bakarak bu istek dahada artıyor.. Sorun aslında ülkemizin fakirliği ve gelir dağılımlarında uçurum yaşanmasında da aranabilir. Yada toplumun mimariye ve sanata karşı ilgisiz olduğuna da bağlanabilir.v.s.... En doğru yaklaşım belkide mimarlık mesleğini meslek edinip layıkıyla mimarlık yapmayan sıradan meslek mensuplarıdır belkide.. En son akd1 tarafından düzenlendi : 22-08-2005 15:12. |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-08-2005
Mesaj: 12
|
merhabalar,
Osmanlı zamanında ahilik teşkilatları vardı.Bu teşkilatlar meslekleri denetlemekle birlikte yapılan işlerin kalitesini,kalfalara ne kadar para veriliceği ve ustalık niteliğine sahip olup olmadığı denetleyen bir organdı.Örneğin kundurayla uğraşan biri varsa ve mesleğini kötü şekilde icra ediyorsa pabucu dama asılarak onun mesleğinde usulsüzlük yaptığı anlaşılmaktaydı. Peki geçmişten günümüze ne değişti.Şimdi mimarlar odası var.Ancak bu kurumda her meslekte olduğu gibi sadece fiyat belirleme mekanizmasına sahip. Bir meslekte sadece fiyat belirlemek yeterli bir şey değildir.Yapılan yapıların fonksiyonlarıyla birlikte biçimsel ve estetik açıdan değerlendirilmeli.Eğer ülkemizde 1982 yılından kalma tip projelerle halen okul yapılıyorsa bu mesleği icra etmek isteyen insanlar aç kalmaz ama başka mesleklere kayabilir. Saygılarımla herkese....... |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-12-2002
Mesaj: 64
|
çok mu mimar var?
bu tartışmaların yanında önemli bir konu da mimarlık eğitiminin kişilere gerekli kalitede verilememesidir bence. Hep diyoruz mimarların kültürel, görgüsel, mesliki bil gi birikimi ve etik açıdan eğitilmiş olması gerekiyor diye. ancak bu özelliklerden yoksun olarak mezun olan mimarlar piyasa koşullarında müteahhitten farksız olunuyor. Ayrıca ciddi mimarlık eğitimi veren üniversitelerde belki diyebiliriz ( ki onlarda da öğrenci çokluğundan dolayı her bireye ulaştırılabilen eğitim kalitesi de düşüyor) ama mimarlık fakültelerinin öğrenci sayıları çok fazla. mimarlık fakiltelerinde eğitime ve öğretim görevlilerine göre öğrenci sayısının belirlenmesi gereklidir. sosyal ortamı, tarihsel dokusu, çevresel birikimi olmayan yerlerdeki mimarlık eğitimi veren üniversitelerin özellikle ya öğrenci sayısını azaltmaları ya da mimarlık bölümlerini kaldırmaları gereklidir. sırf mimarlık fakültemiz var, mimar mezun ediyoruz diye söylemler için kalitesiz alt yapısız mimarlarımız olmasın. çünkü bu mimarların kendilerini geliştirme sürecinde mimarlık bürolarında, şantiyelerde veya başka alanlarda çalışmaları gerekecek ve düşük maaş alacaklar. bu da onların gururlarını zedeleyecektir. önemli olan üniversite döneminde mümkün olduğunca bilgi birikimini, alt yapıyı zenginleştirebilmektir. bu arada mimarlık ofislerindeki teknik ressamlığı da meslek yüksek okullarından mezun teknikerler üstlenirse o kişilere bu alanı açarsak daha iyi olacaktır. Kısacası, mimarlık fakülteleri daha az öğrenci alacaklar, öğrenciye verdikleri eğitim kalitesini yükselteceklerdir. bu başlangıç düzeyi döngüsel olarak herşeyi de değiştirecektir.
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 23-07-2002
Mesaj: 966
|
ABD'deki çulsuz mimarlar...
Amerika Birleşik Devletlerin'de yapılan bir araştırmanın sonuçları geçtiğimiz günlerde CNN'in internet sitesinde açıklandı. Araştırmanın sonuçları mimarların sadece Türkiye'de değil ABD'de de az kazandığını hatta en az kazanan 3 meslekten biri olduğunu ortaya koyuyor
Konuyla ilgili haber... |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-08-2005
Mesaj: 132
|
açlık-tokluk( bitmeyen polemiklerden seçmeler)
mimar sinan da borç içinde öldü,
louis kahn da ve aklıma gelmeyen niceleri... zengin olmak için mimar olamaya kalkan mimar olamaz bence. (bu iyi mimar aç kalacaktır mı demek? hayır...) ama para kazanma kaygısıyla iş yapan mimarın karnı mimarlığa doymayacaktır. onun mimarlığı da kimseyi doyurmayacaktır...karnı doyacak ama mimar olamayacaktır. nacizane fikrim.(mimarlık öğrencisi) |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-01-2003
Mesaj: 12
|
bence her meslekte oldugu gibi mimarlıktada profesyonellik ve deneyim oldukça önemli.
bu baglamda kimsenin bana okuldan mezun oldugu anda profesyonel bir mimar oldugunu söylecegini sanmıyorum... okullarımızda verilen 4 yıllık lisans egitimi süresi malesef bize bir işi hakkıyla yapma imkanı vermiyor. kısacası bu süre yeterli degil. bu konuda istanbulda yapılan bir çok seminere ve forumlara katıldım ve sonuçta mimarlık egitiminin süresinin az oldugu sonucuna ulasıldı. demem o ki; yeni mezun bi mimar çalıştıgı yerde aldıgı maaşı az bulabilir ama bence kişi çalıştıgı yerde mimarlıgı somut olarak ögrenir.yani bence mimarlık usta çırak ilişkisiyle iyice pekiştirilir. o zaman ne yapmamız gerekir;bir yerden çalışmaya baslamalı ve tecrübelerimize tecrübe katıp olan gucumuzle kendimizi geliştirmeliyiz.zaten bu süreç sonunda kimin ne oldugu, patronlar ve calışanlar arasında farkedilecek ve hakkettigimiz yere ulaşmaya başlıyacagız... |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|