![]() |
|
|||||||
| Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.
Mimarlığa Yol Açın! >> |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
|
'Neden uluslararası mimarımız yok' sorusuna cevaplar
Mimarlıkla tanıştığımızdan beri süregelen polemiklerden birisi bu. Mimar Sinan'dan başka uluslararası mimarımızın olmadığının sorgusunu içimizde sürekli yapıyoruz. Tanıdığım iyi mimarlar, okuduğum hikayeler ve başıma gelenlerden çıkardığım deneyimler bana bunun nedenlerini özetledi.
Bunun nedeni 'doğu' ve 'Türk' kültüründeki AİLE kavramı. İdeallerimiz içerisinde ailemize, bizi yetiştirenlere, çevremize çok bağlıyız, kendimizi onlara karşı hep borçlu hissediyoruz. Tam bir Norman Foster olacakken mimar ' bu kadar kariyer yeter' diyebiliyor. Bu duygular yüzünden mimarlığını bir alt seviyede tutan çok insan tanıyorum. Ne işin var İstanbul'da, ne işin var Avrupa'da, ne işin var ABD'de... Mimarlığımızın ve hatta pek çok profesyonelin Dünya'da çok popüler olmamasının nedeni bu bence. Bizim sosyolojik yapımız kendimizi aşmamızı zorlaştırıyor. Şu sıralar bunun dengesini nasıl kurmak gerektiğiyle ilgili problemler zorluyor beni, benzer şeyleri hissedenlerin yorumlarını duymak isterdim.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-06-2008
Mesaj: 24
|
Sosyolojik yapımızın kendimizi aşmamızı zorlaştırdığı fikrine katılıyorum. Bizim ülkemizde ki sosyolojik yapı kendine özgü, görülmeyen pek çok sorun barındırıyor kendi içinde. Özellikle aile kavramımızın bu denli zorlayıcı olması pek çoğumuz için engel olmuştur kanısındayım. Bu kariyer için de olabilir, sıradan bir karar içinde olabilir. Sosyolojik yapımızda cesaretsizlik çocukluğumuzdan itibaren yaşatılan bir duygu bizler için. Biz henüz çocukken kendi başımıza hiçbir şey yapamayacağımız fikriyle yaşamaya başlıyoruz, ilerleyen yaşımızda bunları aşmak, o kabuğu kırmak kolay olmuyor. Bütün bunların ötesinde elbette ki cesareti ve destekleyici gücü ailesinden ve çevresinden alan bireyler var, fakat genel anlamda sosyolojik yapımızda hep beraber olmak, göz önünde olmak fikirlerinden üremiş bir düşünce sonucu kendimizi aşmamızı engelleyecek pek çok sorun var. Aslında uluslararası mimar olmaktan çok uluslararası pek çok dalda var olamayışımızın nedeni belki de burda doğuyor olabilir.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-10-2007
Mesaj: 43
|
Sorunuz ilk anda etkiliyor ancak süreç içinde anlamını yitiriyor, analiziniz tam bize göre son derece sevimli, anaçvari, yanlı ve temelsiz, ilk 500 üniversite içine bir adet ile girerseniz (pek emin olamadım belki de ilk 1000 içinde 600-800 bandında 2 adet de olabilir), dünyada 25000-45000 dolar arasında gezinen gelişmiş ülkelere karşın gelir payı içindeki yeriniz 7000 ler de dolaşıyorsa, eğitim sisteminiz çocuklara 6-7 senede İngilizce eğitim vermesine rağmen öğretemeyecek kadar niteliksiz ve ezbere dayanıyorsa öss gibi bir barajınız kendi test mantığı dayatması ile niteliksizliği tartışılmayan eğitim sisteminizi dağıtıyor ise yaşam kalitesi olarak dünya da yeriniz sonlarda dolaşıyorsa global ekonomi sizin mimarlarınızı rant olarak görmüyorsa kendinizi kandırmayınız, işimiz çok zor. Tabi ki iyi mimarlarımız var ama, gelişme; onların sayısını 100 katına çıkardığınız zaman oluşacak olan ortamın sinerjik yapısına ve sistemin onları talep eder nitelikte olmasına dayanır kanımca. Aile yada sosyal yapının etkisi vardır belki ama o kadar da değil.
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 25-03-2008
Mesaj: 77
|
Nimez'e katiliyorum tespitleri tamamen yerinde,basarili olmanin onundeki engel aile yapimiz ve sosyolojik nedenler degil bencede.Kisi babsina dusen milli gelir Iranin bile gerisindeyse,egitime ve arastirmaya ayrilan kaynak diyanet'e ayrilan kaynagin cok gersindeyse, kuran kurslari ve camiler okul sayisindan fazlaysa ancak dunyaca unlu imamlar cikaririz mimarlar degil.
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-04-2008
Mesaj: 206
|
Şu avatarın üstünde ki kod isimleri, belki kullanana göre anlamı vardır da bana anlamsız geliyor. Bunların yerine,çiçek böcek, renk, ağaç isimleri veya padişah isimler, III.Selim,IV. Murat gibi,kullanılsa. Mesela yani.
Uluslararası mimarımız olur, diye düşünüyorum. |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
|
Düşüncelerinize katılıyorum, eğitim sistemi ve maddi imkanlar önemli. Felsefe+Sanat+Bilim üçlüsünün birbirinden kopukluğu bu zincirleri kırmakta işimizi zorlaştırıyor.
Fakat benim üzerinde durulmasını beklediğim bunlar değildi aslında. Erasmus vs. etkinliklerle Avrupalı mimarlık öğrencileriyle biraraya geldik farklı çalışma ortamlarında. Almanyadan, İtalyadan,İspanyadan arkadaşlarımız oldu, emin olun fiziksel imkanları bizden fazla değildi. Autocad, 3D max ve notebookları bizim müzeye koymayı düşüneceğimiz türdendi. Eminim bedava verseler şimdi çoğu mimarlık öğrencisi bakmaz o donanımlara. Çok eksik olduğumuzu düşünmüyorum ben, legal veya illegal en son sürüm yazılımları donanımları kullanıyoruz, kaliteli dslr makinalarımız var, az çok gezebiliyoruz. Arkiteramız var vs... Çok kötü durumda olduğumuzu düşünmüyorum yani imkanlar konusunda. Bizim önümüzdeki en büyük engel kendimiz bence. Biz kariyeri huzur ve rahata tercih ediyoruz. Kabuğu kırmak için yeterince enerji harcamıyoruz, hatta çoğumuz buna yeltenmeye gerek duymuyor bile. En iyi bildiğimiz şey yetinmek. Bununla ilgili pek çok hikaye biliyorum, diğer hikayeler yanında fıkra gibi kalsa da benim hikayem de buna benzer. Bir noktaya geldikten sonra hayatın diğer yönleri dikkatimizi dağıtıyor, sadece ebeveynler değil, sevgili, eş vs... 70 yaşında hangi Türk teknik direktör ülke değiştirir,yeni teknik direktörümüz L. Aragones gibi , yada Feldkamp gibi, mesele para mı sizce?... Burada ciddi bir paradigma farkımız var Avrupalılarla. Bunun nedenlerini düşünüyorum.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#7 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
|
Alıntı:
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 190
|
Aslında birçok nedeni sıralayabiliriz,maddi yetersizlik,eğitim yetersizliği,cesaret,sosyolojik sebepler,psikolojik sebepler.Bugün dünyadaki önemli dergilere,kitaplara baktığımızda bizimle ilgili neredeyse hiçbirşey yok.Bu durumun sadece mimarla ilgili olduğunu düşünmüyorum.Belki çok iyi tasarım yapabilecek mimarlarımız var ama bunu kabul edecek müşteri ve kurumlar yok burda.Bunu da aşmak gerektiğine inanıyorum.Mimarlık öyle bir meslekki belki de tek bir eserle dünya mimarlık gündemine oturabilirsin,bu kadar da kolay tırmanış yapılabilecek bir iş,bugün mimarımız yok veya az diye yarın olmayacak diye birşey yok.Bence çok yetenekli bir milletiz,çıkışı yapacağız..
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 31-10-2007
Mesaj: 43
|
Aslında konu o kadar çok boyutlu ki, nereden bakarsanız tutunacak bir zemin bulabilirsiniz tabiî ki kültürümüzün sosyal ve korumacı aile yapımızın beslediği konformist olmaya meyilli kolaycı yanımız paralelinde kaderciliğimiz var bilimsellikten kolay uzaklaşıyoruz bu formatların bizim hayatımızdaki yeri çok önemli, onlardan teknolojik olarak farklı olmamız değil ki bizim sorunumuz kafa yapımız bunun için nitelikli eğitimden başka yol yok birkaç nesil.
|
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-04-2008
Mesaj: 206
|
Alıntı:
Şekil değil,işin bir ucundan başlamak gerek.(Padişah isimlerini latife olsun diye söyledim.) Kültürümüz, dilimiz yokmu ki bir millet olarak niye özenti duyalım yabancı kelimelere. AB üyesi olmalarına rağmen kültür ve dillerini karıştırıyorlar mı? hangi Alman'ın işyerin de yabancı kelime var Fransa'da dahil daha başkaları da. Ona şekil, buna marka merakı, adam sendecilikle, olanlar ortada niye mimar yokun yanına daha bir sürü meslek,sanatkar, firma sıralayabiliriz. Bu takım serzenişleri çok kimse yazdı, ve de çok da güzel anlattı. Herkesin şikayeti uzun uzadıya yazmağa gerek yok,değişen birşey de yok zaten. Mimarlık mesleği başka bir anlam da, detay ve nokta çözümüdür. Ben de önce kendimizden, bu noktadan başlayalım diye söylemiştim. Koca koca adamlar, övündüğümüz bir tek mimara da "Muhayyel" derse, böyle eğitim ile ancak Edirne'ye kadar gidilebilir. |
|
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
|
Sayın RedRapsody;
Can alıcı bir konuyu gündeme tekrar getirdiğin için teşekkürler, sosyolojik olgu tek başına etken olamaz bence de, asıl olan sanırım her sektör de doğru öncü olacak bir lider kadrosunun hala oluşamamış olması en büyük ülke ve meslek sorunumuz, yani Bilim de, Teknoloji de, Marka da hala taklit ve kolay yol seçilmesi kazanç için yeterli görüldüğü sürece, zaten zor olan uluslararası tanınmış ve parmakla gösterilen Mimar olmak bir çok dengelere ve zincirleme reaksiyonlara bağlıdır, 1.cisi Ülkeyi yöneten siyasi lider kadrolar gerçekten Demokrat olmalı, sizce demokratlar mı? 2.cisi Aileler ne kadar çocuklarına karşı demokrat ve sevecenler? 3.cüsü Her alanda verilen eğitim ne kadar felsefe ve bilim'in gerçekleri ile bağdaşmak ta? 4.cüsü Uluslararası ilişkiler de konumumuz hangi yönü ile ağırlık ve önem arz etmektedir? 5.cisi Mevcut Mimar'lar içersin de, toplumca mesleğinin icrası anlamında tanınmış veya önem verilen biri olamaz mı? Uluslararası tanınmış biri olabilmek için tarihten isimler alınmasının ötesinde ne dersler çıkarıldığı ve hangi önlemlerin alınıp günümüz şartlarına göre uygulanabildikleri daha önemli değilmi dir? Sorular çoğaltılabilir... Kalın sağlıcakla...
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Yönetici
|
Benim cevaplarım:
1- Bunu hemen herkes kabul ediyor ki eğitim sistemimiz ezbere dayalı: böyle bir eğitimden geçen ve sonrasında hiçbir özel yeteneğine bakılmadan mimarlık okuyabilen bireylerden uluslararası düzeyde özgün düşünceler üretmelerini beklemek biraz zor olsa gerek (ama imkansız değil, pratik zekamıza güveniyorum ben!). 2- "Uluslararası" dediğimiz o topluluk (ki aslında çoğunluğu Batı ya da Batı güdümündeki düşüncedir diyebiliriz, en azından bizim kendimizi konumlandırmak istediğimiz anlamda) Türkiye'den "Türk mimarisi"nin çıkmasını bekliyor. Elif Şafak Med Cezir kitabındaki bir yazısında yurtdışında bulunduğu süre içerisinde kendisinden hep Türk kadının sorunları üzerine yazmasının, konuşmasının beklendiğinden dem vuruyordu, sanki en genel anlamıyla insanlık durumlarını yazmak Batılı yazarların tekelindeymiş gibi! O yüzden örneğin vitrin binalarımız -mesela F1 binası- garip, eklektik, "Türkmüş" gibi etkiler taşıyor bence; biz hâlâ "diğeri"yiz yani farklıyız öyleyse farklı olmalıyız. Diğer yandan biz, (doğal olarak) genelde Modern Mimarlığın yüceltildiği bir eğitimden geçiyoruz galiba; yerellik yerine evrenselliği hedefliyoruz ve galiba bu hedefimiz (ve görece başarılarımız) dışarıdan bakınca pek dikkate alınmıyor. Aslında bu durum da giderek değişiyor gibi, özellikle AB'ye üye ülke statüsü almamızın bize bakışta bir kırılma noktası yaşattığını düşünüyorum. 3- Sanıyorum uluslararası arenada isim yapmak için kişisel yeteneklerden ve şanstan öte biraz da lobi gerekiyor (aynı futbol, müzik vs.de olduğu gibi). 4- "İyi" mimarlık giderek daha fazla "sermaye" demek oluyor galiba... Yerel mimara arsasını, parasını, vizyonunu teslim edebilecek parababalarımızın da artması lazım sanırım!
__________________
"(...)Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz boyu sulara Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum (...)" T. Uyar En son architurk tarafından düzenlendi : 11-07-2008 12:44. |
|
|
|
|
|
#13 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
|
Alıntı:
Bunu biliyoruz aslında fakat birtürlü içimizdeki sosyal-kültürel ve teknik bütünlüğü sağlayamıyoruz. Paramparçayız. Milliyetçilik tanımlarını sığ ve yüzeysel ifadelere hapsedip milliyetçi duygularımızdan utanıyoruz. Bizi milliyetçi duygularımızdan uzaklaştırmak için bütün gücünü harcayan Avrupa'nın büyük devletlerine bakın. Hepsi faşizm düzeylerine yaklaşacak şekilde milliyetçi... Sayın Azmi Açıkdil'in eleştirisini de haklı buluyorum. Buradaki takma isimlerimizi Türkçe seçebilirdik.(değiştirme şansım olsa düzeltirdim) Ne demek istediğimi anlatabildim umarım. Bizim bir vizyonumuz vardı zaten, bize bunu kimler unutturdu, kimler bizi bundan uzaklaştırdı? Yakın geçmişe dönüp bütün eğitim sistemindeki gelişmeleri, toplumsal hareketleri incelersek basit ve yararlı cevapları buluruz bence. Elbette bu çıkışlar için toplumu tetikleyecek atılımlar, ihtiyacımız olan vizyona sahip çağdaş liderliklere ihtiyacımız var. Ve kesinlikle Avrupalının dizinde ağlayan lider bozmalarına ihtiyacımız yok. Her alanda, kültürde,sanatta,bilimde, siyasette... Bunu başarabilecek düzeyde özelliklere sahip olanlar vazgeçip geri çekildikçe , meydan lider bozmalarına kalıyor, biraz organize olabilen topluluklar ülkenin geleceğinde sözsahibi oluyor... Ve mimarlığımız adına da başkaları konuşuyor...
__________________
R&R En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 07-07-2008 17:23. |
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-12-2007
Mesaj: 190
|
Aslında bizi batılı görmeyen,batıdan kabul etmeyenler(bana göre çokta önemli değil öyle düşünmeleri) bu coğrafyada 1500-2000 yıldır olduğumuzu unutuyorlar.Birçoğumuz Anadolu'ya 1071 de geldiğimizi zannediyoruz,halbuki Hunlar Kuzey Avrupa'nın tamamını kendi topraklarına katmıştı.Bugün Macaristan'ın bayrağının ve isminin tesadüf olmadığı,kökeninde Hunların olduğu çok açık.Biz mimarlık adına birşeyler yapsakta görmezden gelmelerinin bizi bozguna uğratmasını engellemeliyiz.Biz çoşkulu ve tutkulu milletiz,yakın zamanda mimarlık konusunda da Türk'lerden bahsedeceklerinden hiç kuşkum yok...
|
|
|
|
|
|
#15 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-02-2006
Mesaj: 137
|
Neden uluslar arası mimarımız yok
Alıntı:
Uluslar arası mimarlara sahip olmayışımızı fazlaca önemli olmayan bir değişkene yani aile yapımıza bağlamış olmanız mimarlığımızın esas sorununu es geçmiş olduğunuzu düşündürtüyor. Esas sorun, Türkiye de mimarlığa bilinçli yada bilinçsiz herhangi bir talebin ihmal edilebilecek seviyelerde oluşudur.Talep olmayan bir ortamda arzın herhangi bir önemi yoktur.Ayrıca niteliksiz arz elenmediği için mimari işler kabul edilebilir vasati eşikleri ancak aşabilmektedir. Vasati sınırlarda ancak varolabilen mimarlık ortamı ne yazık ki Uluslar arası özellikte mimarlar üretemez . . . . |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|