![]() |
|
|||||||
| Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.
Mimarlığa Yol Açın! >> |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 256
|
İhale
Arkadaşlar mevcut ihale sistemimizle ilgili ne düşünüyorsunuz?
__________________
Veni, vidi, vici |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
AB normlarına uygun, her ne kadar istekliler ve idareler tarafından her zaman ki gibi elden geldiği kadar delinmeye çalışılsa da, eski sisteme göre çok daha sağlıklı bir sistem. Ancak, toplum olarak karakteristik yapımızı bu sistemde de gösteriyoruz.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
|
İhale Yasası
Dosyalar hukuk'i belgeleri ile tam olarak hazırsa!!;
Eskiye göre biçimsel olarak daha iyi diyebilirsiniz fakat indirim oranlarına bakarsanız gün geçtikçe daha da kötüleşmektedir, Önceden hazırlanmış maliyet bedellerine göre, verilen ve kesinleştirilen teklif bedelleri arasında %40-50 oranında kırımların olması sizlere olumlu gelmekte midir? Bence ihaleleri hangi sistemle yaparsanız yapın, maliyet bedellerine göre alt ve üst limitleri +%10, -%15 gibi bir kritere bağlamadığınız sürece üretimler de kalite düşecektir. MİNAREYİ ÇALANIN, KILIFI HAZIRLIYAMAMASI GEREKMEZ Mİ?
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... |
|
|
|
|
|
#4 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
4734 sayılı yasada "kırım" diye bir mevhum yok. O 2286'da kaldı. Çünkü yeni yasaya göre yaklaşık maliyetin gizliliği kuralı var. Yaklaşık maliyet komisyon tarafından bilinir, istekliler bilmez. İstekliler, dokümanda yer alan düzenlemelere ve teklif cetvelindeki kalemlere göre teklif verirler. Net bir orana bağlarsanız herkes -%15'i verir. Ben yeni yasanın daha iyi çalıştığını ancak onu da kendimize benzetmeye başladığımızı ve arkasından da bu çalışmıyor yahu dediğimizi söylüyorum. |
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
|
Sayın Gün kardeşim
"hazırlanmış maliyet bedellerine göre, verilen ve kesinleştirilen teklif bedelleri arasında %40-50 oranında" cümlemi bu şekilde görür iseniz benim ilk maliyet bedelinin gizli olduğunu bildiğimi anlar ve cümle sonundaki "kırım" kelimesininde eski sisteme sonuç itibari ile oturduğunu sanırım görürsünüz. İŞLERİNİZ DE BAŞARILAR DİLERİM..
__________________
Sen sonsuz' luğa giden yolda, yürekleri ısıtan bir ışık olmalısın...C.B... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Eski sisteme oturmadığını anlatmaya çalışıyorum. "Kırım" bildiğiniz bir fiyattan, indirim yapmak suretiyle yapılır. Kim daha çok düşerse o alır.
İhalenin mantığı sonuç olarak işi diğerlerinden daha aza mâl etmeye çalışmak. Ancak bu sistemde teklif bedelini istekli kendi imkanlarıyla ve kendisine verilen donelerle belirliyor. Yani elinde bir sınır değer yok (yasa dışı yollarla elde edilmesi başka). Eğer, aşırı düşük bir teklif varsa, aşırı düşük teklif sorgulaması yapılır. İstekliden bu teklifini açıklaması istenir. Belgelendirmesi istenir. Eğer açıklamaları idareyi tatmin ediyorsa %40'lık bir fark da olsa arada istekli ihaleyi kazanmaya hak kazanır. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-06-2006
Mesaj: 26
|
2886 öldü,4734'e bakalım.
Müteahhit camiasının göz bebeği 2886 sayılı ihale kanunu, Kemal DERVİŞ'in ekonomi bakanı olmasıyla birlikte tarihe karıştı.Camia'nın başı sağolsun.
Gelelim 4734 sayılı kamu ihale kanununa.(yani KİK) Öncelikle belirtmeliyim ki, 2886'ya göre KİK çok daha iyi bir yasadır.En azından en büyük mal ve hizmet alıcısı olarak devlet, 2002 yılından beri bu harcamalarından ortalama olarak %30 tasarruf sağlamaktadır. Tabii ki, yönetmeliklerde ve uygulamada sayabileceğimiz pek çok aksaklıkta mevcuttur. Önce aksaklıkları sayalım. - Devletin hiç bir kurumunda keşif bürosu yoktur. Hala keşifler, Bayındırlık Birim Fiyatlarına(BBF) göre yapılmaktadır. Piyasa şartlarında maliyet hesabı yapılamamaktadır. 2002 yılından bu güne kadar geçen zamanda maliyet hesabında ciddi farklılıklar vardır. - Gerçi devletin elinde imalatın maliyetini hesap edecek bilgi ve tecrübeye sahip teknik adamda zor bulunur. -Teknik adam deyince; inşaat kontrollüğü sisteminin en önemli ögesi olan,mühendis ve mimarlar da hem sayı olarak, hem de vasıf olarak yeterli değildir. -BBF'ye göre yapılan hesaplar sonucunda bulunan yapı yaklaşık maliyeti %40 fazladır. İhale sonucunda (diğer forum konularında bahsi geçen kırım adı verilen durum sayesinde) bu oran devlete kalmaktadır.(Devlette kendini tasarruf etti zannetmektedir.)Bu ihale yasası olmasaydı bu orandaki bedelde müteahhitlere aktarılacaktı.(2886 sayılı yasa ve ona bağlı olarak çıkarılan uygun bedel tebliğleri ve uygulamaları hakkında yazılabilecek olan şeyler emin olun düzinelerle ciltlik kitap olur.) -Yıl 2007. Devletin elinde hala, bir inşaatın maliyetini hesap edebilecek teknik eleman yoktur.İşler artık anahtar teslimi götürü bedel olarak yapıldığı için müteahhit zararına da olsa inşaatı bitirmek zorundadır. -İhale edilen işlerin projeleri kesinlikle uygulama projesi değildir. Hatta avan proje bile sayılamazlar. -Yapı yaklaşık maliyetinin yalnızca idare tarafından bilindiği, çok gizli olduğu doğrudur,ama bunu müteahhitlerin bilmediği tezi yanlıştır. Bir de yapılan hesapların yanlış olduğu düşünülürse, kırım nedemektir, müteahhitler neden zarar ediyorlar, zararına bile olsa niye iş almaya devam ediyorlar, daha iyi anlaşılabilir. -Yıl 2007. Devletin teknik personeli milyon hatta milyar YTL değerlerinde yüzlerce işin yapılmasında sorumluluk alırken,(En büyük mal ve hizmet alıcı olan devlet,yılda yaklaşık olarak 35.000 ihale açmaktadır.), aldıkları maaş, 1000 YTL civarında'dır. -İhale komisyonu, işi en düşük fiyat veren firmaya vermeye mecburdur. Usulen, işi nasıl yapacağı sorgusuna, "ben yapacağım size ne" diyen her müteahhit işi alır. Halbuki yapı yaklaşık maliyeti piyasa şartlarında hesaplanmalı ve bu bedelin altında yapılan tekliflerin değerlendirme dışı tutulması gerekir.Ama unutulmamalı ki bu ülkede "niye yapmadın?" sorusu değil, "niye yaptın?" sorusu sorulduğu için hiç bir kamu personeli inisiyatif kullanmaz. - Haliyle ucuz fiyatla yaptırılan işler, son derece berbat olur. Yani ucuz etin yahnisi yavan olmakla kalmaz, ağıza sürülmez bile. -Kamuda (özellikle taşra da) keşifler ve kontrollükler teknikerler, hatta sürveyanlar eliyle yürütülmektedir. Bazı illerde Müdürlerden başka mimar veya mühendis bulunmayan kamu kuruluşları vardır. Sonuç olarak, Ankara da bir Kamu İhale Kurumu vardır.Ve ağırlıklı olarak hukukçulardan oluşmuştur. Yapılan ihalenin kanuna uygunluğunu kağıtlara bakarak denetlemektedir. Bazen kağıtlarda doğru gözükenler yanlış, yanlış gözükenlerde doğrudur. Kuru ve yaş hikayesi. Devlet gerçek ihtiyacına göre değil, siyasilerin ihtiyacına göre ihale açmaktadır. Hatta bazı kurumların yaptığı ihalelerden Genel müdürlük teşkilatının, bir sonraki yıl için hazırladığı bütçe çalışmasında haberi oluyor. İllerde valiler ve il genel meclisi üyeleri ihaleyi yapıyor, sonra genel müdürlüğün kapısına para istemek için dayanıyor. Tip projeler devletin her kurumunda kullanılmaya devam ediliyor. Yani Kastamonu ilinde yapılmak için çizilmiş bir okul projesi, Rize de kullanılabiliyor. Zemin etüdlerini hiç konuşmak istemiyorum. Bu kadar yaşanan felakete rağmen durum aynı.Devlet tip proje uygulamasından süratle uzaklaşmalıdır.(Mimari kaygıları saymıyorum bile) Her il (valilik makamı) kendi keşif bürosunu acilen kurmalı ve ihale kurumlarının yapmış olduğu saçma sapan maliyet hesapları yüzünden her yıl gereksiz büyüklükte bütçe hazırlamaktan kurtulmalıdır. Kullanılmadığı için geri gönderilen ödenekleri devlet kar saymayı bırakmalıdır. İhale gerçekçi fiyatlarla yapılmalı ve imalatın kalitesinden ödün verilmemelidir. KİK ' e göre yaklaşık maliyetin %10'unu bulan ihale yapabilir yerine, Tam ve eksiksiz proje hazırlayan ihale yapabilir denmelidir. Teklif mektuplarını açıp, ne kadar ucuz teklif verildiğine değil, ne kadar doğru metraj yapıldığına bakılmalıdır. (Daha yazacak çok şey var. Belki başka bir gün) |
|
|
|
|
|
#8 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
Doğru metraja bakmak fiilen imkansız bence. Yeterlik meselesi sadece metrajın doğruluğu ile de bitmiyor. O konu da bir zorluk var. Ancak fiyat dışı unsurların daha çok devreye sokulması ile konu belki daha doğru bir mecraya kayabilir. Diğer söylediklerinizin çoğuna katılırım.. |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|