Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Profesyonel Yaşam

Profesyonel Yaşam Mesleki sorunlarınız, karşılaştığınız hukuksal problemler ve profesyonel yaşama dair ne varsa.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 22-12-2006, 00:08   #16
Arkitera Üyesi
 
balkay'in Avatar'ı
 
İstanbul
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
hangisi önemli..

çarpık kentleşmeye karşı serbest mimarlar olarak direnmekteyiz tabiiki..ama bu nereye kadar sürecek bilmiyorum..insanlardaki daha ve daha biterse belki o zaman..öyle müşteri geliyor ki..bıraksanız iki kat ruhsat verilen yere 50 kat gökdelen dikecek..kurallar çiğnenmek için koyulmuştur der gibi devam..tahammül sınırları zorlanıyor insanın..sen olsan ne derdin..altı ayda bir proje çizsen..böyle bir müşteriye karşı tavrın ne olurdu..bir tarafta çocuğun okul taksidi..ev kirası..büro kirası elektiriği..kredi kartı borcu..bir tarafta böyle de bir müşteri..illa herşeye evet de demiyorum ama tepkin ne olurdu...

En son lumina tarafından düzenlendi : 29-04-2007 00:54
balkay offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-12-2006, 00:12   #17
Arkitera Üyesi
 
balkay'in Avatar'ı
 
İstanbul
Kayıt Tarihi: 02-03-2005
Mesaj: 87
haklısınız.

edebiyatınız kötü demekle başka şey kastettim.ayrıca söylemlerimde emri vaki kastetmiyordum..sadece anlatmak istediğim piyasadaki serbest çalışan mimar arkadaşlarımızın durumuydu.ama problem oluyorsa şayet bu..girmeyiz..yazmayız..bakmayız..saygılarımla..
balkay offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-12-2006, 00:27   #18
Yönetici
 
ayasofya'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 15-01-2002
Mesaj: 5.803
Girmeyiz, bakmayız, yazmayız, diye küsüp gitmek yerine

Dikkat ederiz, gerektiği yerde büyük, gerektiğinde küçük harfle başlamayı tercih ederiz, kişilere "et", "oku", "sen" diye hitap etmeyiz daha düzgün Türkçe kullanırız demek daha mı zor.

Siz bilirsiniz. Aksi hali gösteren özensizlikler, değer katmak ve samimiyet yaratmak yerine problem olmaktadır ve buna çok özen göstermekteyiz. İçariği gibi Türkçesi'de değerli yazı isteriz. Bu gerekli ve şarttır.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA


SMG'nin serbest mimarlık yapanlara koyduğu kredi şartı durduruldu.

Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler

TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ
ayasofya Şu anda online   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-12-2006, 00:39   #19
Yönetici
 
lumina'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.680
k.t.ü değil ama çok ta önemi yok zaten.
polemiğin bu şekilde fikirden çok can sıkıntısı yaratanına karışmak istemesem de kişiselleştirmeniz karşısında bir iki cümle daha yazmak istedim
yazılan ifadeleri anlamak yerine kolaya kaçıp "edebiyat", "felsefe" diye insanların zihinsel enerji ve ömür tükettikleri alanlara bakışınız "mimarlık"a bakışınızı da zedeliyor gibi geliyor.
"aydan aya maaş almayı kendini sağlama almak" gibi görüyor oluşunuza ne demeli bilmiyorum.
eziklik ve çaresizlik dramından dem vurarak bir sıkıntıyı dile getirmenin kendisi sadece mevcut konuyu bulandırıp başka mecralara savuruyor.

hayat kolay değil. hepimize iyi şanslar.
lumina offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-12-2006, 13:46   #20
ende
Ziyaretçi
 
Mesaj: n/a
***

Alıntı:
Orijinal metin ayasofya tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Girmeyiz, bakmayız, yazmayız, diye küsüp gitmek yerine

Dikkat ederiz, gerektiği yerde büyük, gerektiğinde küçük harfle başlamayı tercih ederiz, kişilere "et", "oku", "sen" diye hitap etmeyiz daha düzgün Türkçe kullanırız demek daha mı zor.
Sayın ayasofya,
Dilimizi özenli kullanmanın gerekliliğini vurguladığınız mesajlarınız var.Bazılarını okuma fırsatım oldu.Özellikle bu mesajınızda benim dikkatimi çeken,büyük ve küçük harflerin doğru kullanımından bahsettiğiniz cümlenizde, tam da bahsettiğiniz hatayı yapmış olmanız.Benim gördüğüm bir de unuttuğunuz soru işareti var.Dilimizin güzel kullanımı konusundaki çabanız,bence sizin mesajlarınızdaki eksiksiz ve düzgün Türkçe ile
çok daha anlamlı olacaktır.
  Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-12-2006, 14:54   #21
 
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610

Merhaba,

Bir süredir bir kaç diğer konuyu da olduğu gibi bu konuyu da yakından ilgiyle izliyorum. Dikkatimi çeken ise, neden konuların etik / mesleki etik, onur ve mesleğin saygın gelişimi ve geleceğinden çıkartılarak, konuyu başlatan veya konuya katılım sağlayan kişilere 'negatif' eleştiriye dönüştürülüp, kişiselleştirldiği oldu.

Serbest veya değil, bir mimarın, özellikle Türkiye gibi kazanç için pek çok alanda suistimalin alışkanlık haline getirilmiş olduğu bir ülkede, mücadelesinin meslek örgütlerini de arkasına alarak mesleki yaptırımları daha uygulanır hale getirmek, yaygınlaştırmak için çaba içinde olması gerekmiyor mu?

Neden tercihli yapılmış ihlalleri hoş görmek adına yapılmış müdahaleleri hoş görmek zorunda olunduğu gibi bir görüş savunanlara daha özgür olduklarına dair bir destek verilsin bunu anlamak çok güç.
Neden serbest çalışan mimarların böyle bir ayrıcalığı olduğunu savunmak doğru olabiliyor ve sert tepkiler geliyor?
Ve neden serbest çalışanlar ile bir kuruma bağlı olarak çalışanlar için kalıplaşmış görüşler öne sürülüyor, ki bir yere bağlı çalışmanın da, o kurumun yaptığı işlerin içeriğine bağlı olarak etik ve yasal sıkıntıları ve sonuçları varken?

Tartışılması gereken meslekten birinin konumunu suistimal etmesi ve meslekten süreli olarak uzaklaştırarak bunun caydırıcı bir neticesinin olmasını ümit etmekten ibaretken.

Bunu konuşmalıyız diye düşünnüyorum, bir mimarın süreli uzaklaştırılmasının güçlü bir caydırıcı olup olmadığını ve bunun emsal teşkil ederek yanlış gelişmelerin önünün kesilip kesilemeyeceğini?

Sizler neler düşünüyorsunuz, bu cezalar emsal oluşturup yanlış uygulamalarda caydırıcı olabilir mi, denetim ve mesleki kontrol buradan güç kazanarak çıkabilir mi?

İyi çalışmalar diliyorum
asteria offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-12-2006, 18:02   #22
Forum Üyesi
 
bluesaint'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 30-05-2001
Mesaj: 7
1.

Mimara meslekten men cezası şüphesiz caydırıcı olabilecek bir yaptırım ancak tüm yaptırımlar gibi sürekli, tavizsiz ve ayrım yapmaksızın uygulanırsa caydırıcılığını koruyabilir. (Burada "Men ediceksin iki tanesini, bak bi'daha yapıyorlar mı!" düsturundan uzak durmayı kastediyorum) Cezalar "Ya benim başıma da gelirse" korkusunu yaşattıkları için başarılı olurlar.

Serbest de çalışsa, bir kuruma da bağlı olsa mimar, mesleğinin ve toplumun yazılı kurallarına uymak zorundadır. Tüzükler, imar durumları vb kıstaslar mimar, işveren ya da devlete rant sağlamak amacıyla çiğnenirse (ki çiğneniyor) işin nerelere varacağını (ve vardığını) çok iyi biliyoruz. Geçim sıkıntısı hiçbir şekilde yasaları çiğnemeyi haklı kılmaz.

2.

Eleştiri alan bir kimsenin, söz konusu eleştiriyi anlayıp, tartıp, kendi öncül argümanını gözden geçirdikten sonra cevap vermesi, diyalogun temelidir diyebilirim. Negatif eleştiri alır almaz kibar veya kaba bir tavırla geri saldırmak kimseyi bir santim daha ileri taşımaz.

Saygılarımla
bluesaint offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-12-2006, 21:48   #23
Arkitera Üyesi
 
bedirhantolga'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 25-05-2006
Mesaj: 28
Mesleki cezalar

Bahsi geçen kişinin yaptığı suçu tam olarak anlayamadım. Yapılan hareket daha büyük bir cezayı hak eder nitelikte olmalı eğer; karar makamında bulunan biri bilerek ve farkında olarak suç işlediyse sulh hukuk, asli hukuk yada karşılığı ne ise sonucu (infaz yasalarını yok sayalım) hapis cezasına varacak şekilde bir cezaya çarptırılmalı. Bu pozisyondaki birinin yaptığı hareket neticesinde kazanacağı çıkarı göz önüne alırsak pek zavallı ve acınası bir durumu olmamalı zira lafı geçen haksız kazancın boyutu epey bir yüksek mebladır. Böyle biri için söylenecek hiç bir laf yok. Suç işlediği sabit olmuş olan mimarın nasıl sadece meslekten men edildiği bunun yanında neden başkaca bir ceza almadığı yasaların bir açığı herhalde. Ama forum üyesi bir arkadaşımızın yazdığı konu sadece ahlaki boyutundan incelenmemesi gereken, bilfiil varlığı devem eden bir etkinlik. Ben şuna inanıyorum suçları işleyip işlememe özgürlüğü ve sonucunda gerçek anlamda ceza almama ihtimali şahsa bırakılırsa iyimser olarak ihtiyaçtan, gerçekçi olarak insan hırsı sebebi ile muhakkak işlenir. Bu yargıma somut şöyle bir örnek vermek isterim: zor şartlar altında çalışan, yada hiç bir sıkıntısı olmayan bir serbest mimarlık büronuz var. Basit bir apartman projesi üreteceksiniz, üreteceğiniz binanın gabarileri tanımlı iken sizin yapacağınız ufak bir düzenleme, kontrol mekanizmasının da farkında olmadan, misal bina oturum kotu kazancı ile iskan alabileceğiniz emsale dahil olmayan bir kat çıkaracaksa bu etkinliği her mimar gerçekleştirir. Bu etkinlik size müşteri gözünde bir değer katabilir, maddi kazancınızda olabilir yada bunların hiçbiri olmaz. Siz hakkınız olmayan bir 50 cm.lik kot oynaması ile bir katı malsahibi, işveren her kimse ona kazandırmış olursunuz. Bu masumane gibi gözüken tavır bir suçtur, haksız kazançtır ama icra edilir. En yaygın suistimal şekillerinden biri olan bu uygulama ile misal 500 m2 kazandırdınız. Bu büyük ofislerde büyük projelerde kazancın milyonlarca doları telaffuz edilen şekilde gerçekleştiriliyor. Bu kazançları sağlayabilmek işin ayrılmaz parçası oluyor. Büyük işlerde hiçbir işveren sen bana ne kazandırıyorsun diyerek bir arayış içine girmez. Tıpkı bina girişinin unutulmayacağı gibi bu şekilde düzenlemelerin yapılması standart bir uygulama biçimi alıyor. Kimi zaman yasaların verdiği anlamsız bilimsellikten uzak gerekçelerin daha aklı selim kişilerce iyi niyetli değerlendirilmesinden (örn.imar tadilatı) çoğu zaman ticari kazanç için binbir türlü bu etkinlikler gerçekleştiriliyor. Büyük mimari proje büro sahiplerinin tehlike arz edecek kadar büyük göz önünde projeleri yapımcıya; "ben imarsal mevzuat kısmını takiip etmem fakat gerekli düzenlemeleri yaparım" deme sebebi işin angaryası değil riski yüzündendir. Yani bu yapı denetim firma sahiplerinin ortak olduğu (naylon mimarlık ofisleri) ofislerin imzası ile yasal sisteme giren projelerin gerekçesi. Yapıların en azından güvenliği ile ilgili kısımları yani sadece taşıyıcı değil yangın v.s. gibi sistemlerin istisnaya tabi tutulmayacağı denetim mekanizmaları geliştirilmeli. Ülkelerin kalkınmaları esnasındaki ivedilik için gerekli olan sermaye odaklarına hızlı yüksel ifadesinden çıkan bu bilinçli denetimsizlik insan güvenliğini tehdit etmemeli. Gelişmiş ülkelerin kalkınmalarında da geçilen benzer süreçler iletişimin medyanın çok güçlü ve keskin haberalma ağına sahip olmadığı geçmiş onyıllarda bitirildiğinden herşey ayyuka çıkmış vaziyette. Mesleki cezaların dar bütçeli mimarlara zarar vereceği aşikarken (bkz.naylon ofis aktörleri) geniş bütçeli mimarlara uzaktan bile dokunmayacağı gün gibi ortada. Kız kulesi mağdurunu hatırlayın, sizce büyük bir zararamı uğratıldı Mesleki cezaların yaptırım gücü kısıtlı ve amacına uygun değildir. Zira oda vizesi, bilirkişi kurulları, yarışma juri üyeliği gibi bir uğraşınız olmazsa yıllık aidatını ödediğiniz size periyodik dergi ve yıllık katolog edindiğiniz bir kurumdan ötesi değil gibi duruyor mimarlar odası. Mesleki muhattabınızda bu kurum olduğuna göre o zonguldaktaki mimar arkadaşın işlerini bile açtığı söylenebilir medyadaki durumu ile. Suçu işlemek eğer sizin tercihinizdeyse suç diye tanımlanan şeyden başınızın ağrıması bir yana kazanç sağlamanız kesinse neyi tercih edersiniz? Denetim mekanizmaları mantıklı makul ama ayrıcalıksız herkese eşit mesafede suçları cezalandırır ve bunun istisnası olmadığı bilinirse suç sadece cezasını almaya razı olmuş olanların işleyeceği bir etkinlik olur ve hakettiği "Ceza- suç" ilişkisini korur bence
bedirhantolga offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-12-2006, 02:46   #24
Yönetici
 
ayasofya'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 15-01-2002
Mesaj: 5.803
Alıntı:
Orijinal metin ende tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Sayın ayasofya,
Dilimizi özenli kullanmanın gerekliliğini vurguladığınız mesajlarınız var.Bazılarını okuma fırsatım oldu.Özellikle bu mesajınızda benim dikkatimi çeken,büyük ve küçük harflerin doğru kullanımından bahsettiğiniz cümlenizde, tam da bahsettiğiniz hatayı yapmış olmanız.Benim gördüğüm bir de unuttuğunuz soru işareti var.Dilimizin güzel kullanımı konusundaki çabanız,bence sizin mesajlarınızdaki eksiksiz ve düzgün Türkçe ile
çok daha anlamlı olacaktır.
Açıkçası -muhakkak- hakkınız vardır.
2000 üstü mesaj ile forum idare etmeye çalışıyoruz. Benim de yanlışlarım olacaktır.

Bu kabulü DEFALARCA yineledim. Gönül üsterdi ki (örneğin Asteria gibi) mükemmele yakın yazayım. Hızlı yazmaktan ileri gelen yanlışlar. Noktalama işaretlerindeki özensizlikler istemediğim yanlışlar.

Diğer yönden yine DEFALARCA yinelediğim gibi ilk etapta savaş açtığımız durumlar

1- "v" yerine "w" kullanmak
2- "yapçam" "edecem" yazmak
3- "ii" "oluyo" "ediyo" yazmak
4- anlam bozan "dahi" anlamındaki "de" "da"ları kuralsız yazmak
5- "mi" "mı" ayrımını yapmak. (Soru işareti de gerekli tabii. Kendime çuvaldız)
6- Bilerek Türkçe karakterleri kullanmamak. "geleyım edeyım mı" Örneğin hem "i" için hem de "ı" için küçük "ı" kullanmak.

Ancak sizin beni eleştiren yazınızda bile benim bulduğum -biri devamlı tekrarlanan- dört adet hata var. Bunları deşifre etmek bağcıyı dövmektir.

Forum benim mesaj takip etme yetime sahip olmadan benim dikkat ettiğim konuların yarısına dikkat eden hatta yukarıdaki kurallara ilk etapta uyanların forumudur.

İleride daha özellikli daha düzgün (ben dahil) hale geçeceğiz. Yukarıdaki dört madde dilin bozulmasını sağlayan değersizleştirme ÇABALARIDIR. Örneğin bilerek ve isteyerek "v" yerine "w" yazmak. Sinir bozucu.

Dediğim gibi redaktör havasıyla kişileri yazarken korkutmak değil ortalama doğruyu yakalamak gerekir. Buna dikkat ediyoruz. Bazı şeyleri gözden uzak tutuyoruz. Bunda bile eleştiriliyor "İstediğim gibi yazarım sanane" cevapları alıyoruz.

Eleştirirken siz hata yapıyorsunuz özlü mesaj yazarken sizin de hata yapabildiğinizi gördüm bu rahatlıkla çok da üzerinde durmuyorum. Yanlış düzeltmenin derecesi yok. Önce ilk etabı atlatalım.

Hele bir.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA


SMG'nin serbest mimarlık yapanlara koyduğu kredi şartı durduruldu.

Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler

TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ
ayasofya Şu anda online   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-12-2006, 02:51   #25
Yönetici
 
ayasofya'in Avatar'ı
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 15-01-2002
Mesaj: 5.803
Bu arada Sayın Bedirhantolga'ya katılıyorum.

Belirteyim.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA


SMG'nin serbest mimarlık yapanlara koyduğu kredi şartı durduruldu.

Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler

TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ
ayasofya Şu anda online   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 03-01-2007, 11:23   #26
Arkitera Üyesi
 
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 22-12-2002
Mesaj: 70
yorumunuz bekleniyor...

Özellikle 'sırf bu konu' için Metin Karadağ Bey'in düşüncelerini burada okumak isterdim.
Biraz da prosedürel olarak yaklaşımları bu konuya katkı sağlayacağı düşüncesindeyim.
Acaba yazar mı?
elips offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +2. şu anda saat 11:50.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173