![]() |
|
|||||||
| Öneri ve Düşünceleriniz Öneri ve düşüncelerinizi bu başlık altında bizimle paylaşmanız çok önemli. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#31 |
|
Yönetici
|
Vbulletin konusunda neler olduğunu takip ediyoruz meraklanmayın o konuda. Biraz araştırma ileTürkiye'deki ilk 3-5 Vbulletin platformundan birisinin burası olduğunu görebilirdiniz zaten.
Yukarıda okuduklarınız şaka falan değil. Size herhangi bir teminat da veremiyoruz. Yıllar önce (5 ya da 6 sene önce) Arkitera.com'un "Gizlilik Güvencesi" metnini kaleme alırken çok titizlenmiştik. Yanlış yaptığımızı da düşünmüyorum. Orada özet olarak ve kabaca demiştik ki "Arkitera olarak endüstri standardı tüm tedbirleri alıyoruz. Buna rağmen sorunlar oluşabilir...". Bu söylem hala geçerli. Arkitera Mimarlık Merkezi'nin yayın ve etkinliklerinden yararlanmak için gereken koşul bu. Antigaranti.com diye bir site var. Sadece Garanti Bankası mağdurlarının oluşturduğu. Banka mağdurları bir dernek kurdu: Sanal Banka Mağdurları Unutmayın Garanti Teknoloji (Garanti Bankası'na hizmet veren yazılım şirketi) yüzlerce yüksek nitelikli yazılımcı ile çalışıyor. Ama yine de hack'lenmekten kurtulamıyor. Cep telefonu konusunda gelen itirazlar için ise forumda biraz gezinin. Unutmayın bu ortamda aktif 6.000 kullanıcı var; ortak görüş oluşturabilmek sanıldığı kadar kolay değil. Ne olur bu tartışmayı uzatmayın. T.C. Kimlik No ile tek elde edilebilen bilgi Ad Soyad ve Doğum Tarihi (sadece yıl olarak) bilginiz.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#32 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 01-02-2005
Mesaj: 70
|
Unutmayın Garanti Teknoloji (Garanti Bankası'na hizmet veren yazılım şirketi) yüzlerce yüksek nitelikli yazılımcı ile çalışıyor. Ama yine de hack'lenmekten kurtulamıyor.
demişsiniz. ancak garanti bankası hiç bir zaman hacklenmediki bunu nerden çıkarttınız? verdiğiniz sitedeki kişiler bankanın hack yemesinden değil kendilerinin hack yemesinden mağdur duruma düşünler. İsterseniz alexa tool bar kurun bilgisayarınıza. 1 hafta kadar bir çok site gezin. Sonra işbank.com.tr girin bakın neler oluyor IFrame lerde açılan reklamlardan dolayı feryat figan edersiniz. hatta "eyvah hacklediler iş bankasını dersiniz ama alakası yok, bunu yapan toolbar dır ve her an bilgileriniz uçabilir.Sizin verdiğiniz örnekle benim dediklerimin alakası yok. Kullanıcı bilgileri bir çok yolla çalınabilir. LimeWire tarzı programlarla müzik indiricem dersiniz, indirdiğiniz müzik ile beraber bilgisayarınıza trajonda yüklemiş olursunuz. Bu trojanda browser üzerinden girdiğiniz her metni alır karşı tarafa yollar. Böylece banka şifreleriniz, msn şifreleriniz, forum şifreleriniz vs. hepsi çalınabilir. Ve ya sahte mail hazırlanır kişisel bilgiler istenir bilgisiz kişilerde banka bilgilerini paşa paşa girerler buraya ve post ettikleri bir hacker mailidir bilmezler bile. Bilmediğiniz bir sitenin toolbarını yüklersiniz, bu durumdada bilgileriniz karşı tarafa kamyon kanyon gitmiş olur vs.vs.Bunlarda ne sizin nede bankanın hiç bir suçu olamaz. Bu tamamen kullanıcı bilgisizliğinden kaynaklıdır. Sizin verdiğiniz sitedeki mağdurlarda bu tarz bilgisizlik yüzünden mağdur durumdadır. Bende garantinin web şubesini 6-7 yıldır hemen hergün bir kaç kez girerek kullanıyorum ama hiç mağdur olmadım. Yani hacklenen garanti bankası değildir, kullanıcılarının bilgisayarlarıdır. Ancak benim dediğim sizin sunucunuzun hacklenmesi. Mysql inizin hacklenmesi. Bu sizin yüzünüzden oluşabilecek bir hatadan kaynaklı olabilir. Güçlü firewall yoktur sunucuda aşırı yüklenirler bilgisayar kasarken hata verir o hatadada bir açık vardır sızarlar içeriye ya da çeşitli sql açıkları vardır bunları kullanırlar vs.vs.vs. İşte bu sizin hatanızdır. Peki sizin hatanızı 6000 kişi neden üzerinde alsın? Bu duruma garantör olmanız gerekmekte. Yoksa bankalar kendilerinin hacklenmesi durumunda herşeye garantör oluyorlar zaten. Garanti bankasını silahla soysalar banka size "sizinde paranız oradaydı yapacak bir şey yok geçmiş olsun" demesi normal midir? Değil tabiki...Aynı bu durum gibi net üzerindeki işlemlerede kendi taraflarında garantör oluyorlar ve oradaki çalışan nitelikli kişilerde işlerini iyi yapmış oluyor .. Oradaki motifi örnek almaya çalışıyorsanız sadece mağdur olanları örnek vermeyin, bankanın db sinin hacklenmesinde sizin zararınızı karşılamayı taahhüt eden kurallarıda örnek alarak uygulayın o zaman.Bu konular hakkında bilginizin olmadığı açık. Aksi halde bana o sitenin linkini vermezdiniz. Bence konuya hakim birinden destek alırsanız daha mantıklı çözümler üretebilirsiniz. Ayrıca yanlış anlamayın beni. Ben sizi eleştirmiyorum buradaki kişilerin başına gelebilecek olası kötü durumlardan bahsediyorum. Yoksa yönetim olarak bir karar aldıysanız buna uyan kalır uymayan gider benim gibi ayrı bir konu. Neyse sizlere iyi çalışmalar dileğiyle.... |
|
|
|
|
|
#33 |
|
Yönetici
|
Bilgimiz olmadığı bir sav ve tabi ki bunu öne sürebilirsiniz. Sizi bağlar.
Banka örneklerini özellikle verdim. Çünkü söz konusu olan risk burası ile karşılaştırılamayacak kadar büyük. Sizin söylediğinizin aksi, bankalardan kaynaklanan pek çok sorun da var. Biraz daha bakınınız. Kaldı ki sizin söyleminizden hareketle "e bugüne kadar Arkitera server'ları da hack'lenmedi" sonucu çıkar -ki asla bu tarz, kendini beğnemiş bir söylem içinde olunmaması gerektiğini biliyor ve ifa ediyorum-. Öte yandan alınan risk nedir? Bir kez daha okuyun ve verdiğim linkten kontrol edin lütfen. İyi niyetle yazmış olduğunuzdan kuşkum yok ve inanın aynı endişeleri taşıyoruz. Ama sadece endişe düşünsek şantiyecilik de yapamayız. Hayat risklerle dolu. Önemli olan bu riski nasıl yönetebildiğimiz.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#34 | |
|
Forum Üyesi
|
Alıntı:
diyorsunuz. Mimarlar odasında bir kaç yıldan beri tartışılan "mesleki sürekli gelişim" ile bir ilgisi varmıdır. yıl içi bir mimarın yaptığı işler, katıldığı mimarlar odası semineri ve programları, eğitim çalışmalarının toplamında bir puan çıkarılması hedefleniyordu. Bu tip bir puanlamanın içine mi dahil olmak istiyorsunuz yoksa kendi puanlamanızı mı yapmak istiyorsunuz? Bu tip değerlendirme kulağa hoş geliyor aslında. Ama şeyler ve nesneler üzerindeki bu kadar kontrol niye? insanınlığın yaşamış olduğu fazedilen "Altın Çağ" anarşi dönemi toplum sözleşmesi ile atlatılmışken, toplum sözleşmesi sonucu yaşanılan kölelik, siyasal sözleşmeler ile engellenmiştir. Günümüz sanayi sonrası toplum argümanları bitmişken ve iletişim çağının anarşik söylemi karşımızda internet olarak duruyorken, elbette ortam kendi siyasalını kurmaya çabalayacaktır. Ancak yapmış olduğunuz ehlileştirme internet alanında gelişen dünyaya pek uymamakta ve siz onun argümanlarını kullanmamaktasınız. Şirketinizi yaşam kurucularına-mimarlara yönelik imajlar, imajlı haberler ve imajlı haritalar ile doluyken forum sayfalarınız da dahil olduğunuz tartışma ortamının cevap vermekle yükümlü olduğunuz, kullanıcılar açısından, kritik durumda tartışmayı uzatmayın şeklinte bir tutum almışsınız yine, anlaşılır gibi değil. Bir şeirket olduğunuzun bilincinde olmak ile birlikte çıkardığınız dergi ve içerikleri ile Sivil Toplum Kuruluşu izlenimi vermektesiniz. Ancak tüm STK larda özgür tartışma ortamı ve karar alma organları ve elde edilen artı değerin bir hedefe kanalize edilmesi vardır. Oysa arkitera bir türlü istenilen yere gelememekte ve hedefleri, planları yapılan eylemlerin ve alınan kararların nedenleri açıkça tartışılamamakta, tartışmalar oluşturulacak Açık Sayfalarda yayımlanmamaktadır. Para kazanmayi hedefleyen kar güden bir şirketeniz bunu neden en karlı şekilde yapmıyorsunuz? Eğer bunu yapmıyorsanız açıklamadığınız iyi yada kötü bir gizli gündeminizin olduğu rahatlıkla iddia edilebilir. Daha çok kullanıcı 3,4 ,5 farklı girişler reklam alanı değerlerini, giriş sayılarını değiştirecek daha fazla sanal bireye ulaşak ve karlılığınız verdiğiniz reklamlar oranında arttıracaksınızdır. Buna kimsenin bir şey dediği yoktur elbette. Ama Türkiye mimarlık ortamının ender bulunulan nitelikli sanal alınının ne yaptığını, eyleminin ne olduğunun anlatılmamasıda üzücüdür. Üye mimarlara derginin ücretsiz gönderilmesi nasıl bir şeydir bunuda anlaya mıyorum? Siteniz bir üyelikten bu kadar kazanıyor mu? Saros destekli medyanın yıllarca gazetelerini ücretsiz dağıtması aklıma geliyor. Medya gücünü Mimarlar odası gibi oda üyeliklerinde kuruluşun dergisinin üyelere gönderilmesi vardırda, bir şirketin böyle bir şey yapmasını da anlayamıyorum. Ayrıca ücretli üyelik sistemine neden geçmediğinizi anlamak bile mümkün değil. Ücretlendirme ile istediğiniz bu bilgilere dilediğiniz gibi ulaşabileceksiniz. Tekrar yazmaya gerek yok üyelikle birlikte ulaşılabilecek bazı vaadleriniz var, bunlardan şirket olarak tercih ettiklerinizi paralı üyeliğin dışına rahatlıkla alabilecekken, ve bir çok insan internette gizlilik üzerine paranoyakça bir korkuya sahipken neden yeni üyelik sisteminizi forumda açıkça değerlendirmeye almıyorsunuz buda anlaşılır gibi değil. Son dönemde siyasetimize hakim olan güç bende ise istediğimi yaparım ve sizde sesinizi çıkaramazsınız bakış açısı, sivil medya kuruluşları programlarında kravatsız bakanlar, kravatsız konuklar ve kravatsız sunucular şeklinde devam etmesi de pek manidardır. Sizi, arkitera yöneticilerini açık olmamakla suçluyorum. Yoksa bir site üyeliğine neden kişisel bilgilerimi vereyim, vermezsen verme rahatlıkla diyebilirsiniz ama kişisel bilgilerimi sanal ortamdan vereceğime yıllık olarak ücret ödeyebilirim varsın derginiz elime ücretsiz geçmesin. Demek istediklerimi açıkça yazdım galiba ama yeniden özetliyeyim. Ben sanal ortam kullanıcısı olarak kontrol edilmek ve kişisel olarak isteğim dışında sizin tarafınızdan bile deşifre edilmek istemiyorum? Zaten devlet kimlik numaraları ve zorunlu vergi numaraları ile bunu yapmış durumda her gün etrafımız da ki kameralar ile izlenilmekteyiz yetmez mi? Mimarım ve mimarlık kavramam ve mimarlık söylemim sizden farklı olabilir ve farklılıkları kapsamak sizin yönteminiz olmalı, İstediğiniz takip sistemi özgür olması gereken bir birey olarak beni rahatsız etmekte. Kişisel Bilgilerin kötü amaçlı çalınma korkusu gibi bir kaygım yoktur belirtmek isterim. En son isdensim tarafından düzenlendi : 17-02-2008 19:47. Silinme nedeni: dil yarası |
|
|
|
|
|
|
#35 |
|
Yönetici
|
Kendinizi gayet iyi ifade etmişsiniz.
Arkitera Mimarlık Merkezi'ni açık olmamakla suçlayabilmek için iyi bir içmiş olmak falan lazım sanırım. Şaka yapmıyorum. Neyimiz kapalı da bizi suçlayabiliyorsunuz? Keşke bu kadar uzun yazana kadar kapalı olduğunu düşündüklerinizi yazsaydınız... Önemli bir konuda farklı biliyor ve farklı düşünüyoruz: Sivil toplum kavramı. Konuyla direk ilgisi yok; dilerseniz başka bir başlık açarsınız tartışırız. Ama sivil topluma sizden farklı baktığım kesin. Olayı Soros'a kadar götürmeyi başarmışsınız. Doğrusu şaşırdım desem yalan olur. Son seçimlerden sonra dilin kemiği olmadığını bir kez daha öğrendim çünkü. Arkitera Mimarlık Merkezi hakkında şöyle bir fikir sahibisiniz ama sanki uzman gibi yazmışsınız. Kusura bakmayın ama bizi tanır mısınız? Beni ya da Arkitera'dan başka birisini? Eğer tanımıyorsanız bir şeyler yazmadan önce sormanız gerekmez miydi? Kaldı ki aslında işin özü olan konuyu forumda ya da bizlerle yapılan söyleşilerde daha önce bir kaç kez açıkladım. Ücretli üyelik sistemine geçmemizi önerirken aynı zamanda kapsayıcı olmak sizin çözmeniz gereken bir sorun diyorsunuz. Çelişkiyi tartışmak yerine herkesin düştüğü hataya sizin de düştüğünüzü söylemek istiyorum: Olaylara sadece kendiniz açısından bakmak.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#36 |
|
Yönetici
|
Ön bilgi:
Ben Arkitera Forum'da yöneticiyim. Asıl işim mimarlık ve eğitimcilik. Arkitera ile ticari bir bağım yok. Maaşımı ünivesiteden alan bir öğretim görevlisiyim ve de dışarıda verdiğim derslerden. Yani beni buranın bir kural koyucusu olarak değil, sadece forumun yöneticisi olarak görünüz. Öncelikle bu "bilgi alma" işinin tepki vereceğini biliyordum. Ve nasıl tepkiler geleceğini de az çok tahmin etmiştim. Aman bilgimi almasınlar zaten herkes aldı, zaten izleniyor muyuz, izlenmeyelim sakın, fişlenmeyelim koyun gibi sayılmayalım... Bu giz neden var. Böyle bir otomatik reaksiyon acaba bilinçli yaptırtılan bir şey mi. Nedenini düşündünüz mü? Veya nasıl bunu koruyacaksınız ya da hakkınızdaki bilginin istemediğiniz kişilerce bilinmemesini nasıl sağlayacaksınız. Açıkçası resmi bir kurumla alakanız başladığında (Örnek: Nüfus dairesi) bunu nasıl kontrol altına alacaksınız ki. Nüfus dairesi size T.C. Kimlik numarası tahsis etmiş. Tahsis edene sağa sola verme nasıl dersiniz. Yani isteyen sizin kimlik numaranızı zaten bulamaz mı? Haydi önlem alabildiniz size bu ne katıyor. Kimse istemez tüm bilgilerinin dolaşılır olmasını ama körü körüne bir inanış var bu bir fenomen. Aman fişlenmeyelim diyoruz ama zaten devlet bunu yapıyor. Bankalar ve finans kuruluşları daha bir fena. Onlar sizin secerenizi biliyorlar. merkez bankası her vatandaş için güvenilirlik indeksi yapıyor. Banka sadece bir mesaj yolu ile ne kadar kredi verebileceğini nereden biliyor bunu Arkitera gibi kuruluşlar vasıtası ile mi yapıyor. Daha doğrusu banka için sizin isminiz cisminiz önemli değil veya ne kadar kültürlü olduğunuz sanata kitaba ne kadar değer verdiğiniz önemli değil önemli olan kredi kartı harcamalarınız da bu tür mal ve hizmetlere harcadığınız vea HARCAYACAĞINIZ. Ama bu forumda siz önemlisiniz. Yani biz sizi tekilleştirmek biricikleştirmek istiyoruz. Bu fikir forumda herkesin bir BİREY olması isteği ile doğdu. İnanılmaz emeklerle bir hale yola soktuğumuz forumda birisi milletvekili tanıdığı olduğunu ve onu forumdan ihrac ettiğimizde TBMM'ye kadar bunu götüreceğini ve onu vekillerin çok sevdiğinden filan bahsetti. Sonra heyecanı geçti özür diledi. Sonra yine dellendi. Ne zaman ki ismi cismi adı sanı ortaya çıktı arkadaş beni "ağbi" olarak kabullendi aman beni forumdan uzak tutmayın diye yalvardı. Oldu bunlar. Yani burada yazılanlar kimliksizleştirilmemeli. Ben bunu yazdım ve bunu düşündüysem buyum demeli kimse. Eh sonra nasıl kişileri bileceğiz öncelikle TEKİL olduklarını nasıl kavrayacağız IP numarası ile mi. Bize okul bilgisayar lab. kullanıp bağlananlar var. Aynı IP ile 10 dakika ara ile iki öğrenci yazıyor foruma. Ehhhh bunlar belki aynı kişi diye sistem onları atsın mı? Açıkçası genel bir teammül var. Bu da aslında Amerikan dayatması. Bilginiz kimse de olmasın. Bunu takıntı haline getirenler var. Çok iyi bir şey aman kimse bilmesin diye çoğu şeyden feragat edenler var. Bunun ucu çok çok takıntılı olunursa başka rahatsızlıklara bile yol açıyor. Benim kim olduğum mimar olduğum ve diyelim ki bu forumda yazdıklarım benim olsun. Başkasının değil ben yazdıklarımla mutluyum. Gizem içinde oldukça ve istenen bilgileri vermekten rahatsız oldukça daha da belirgin oluyorsunuz. BELİRGİN olmak daha değerli bilgi olmayı gerktiriyor. Asıl kaybolmanın ve asıl rahatsız olmamanın su içinde damla olmak olduğunu bilen yok. O yüzden devlet bir adamı yok etmek isterse onu yok etmez bilakis var olan ama sıradan biri yapar. Var olmayan kişi olsa olsa Kara Şimşek'te olur. Rahatsızım, bilgilerim bilinmesin, Arkitera bana bir şey sormasın, neden sual sorgu deyince biraz da kimliksizleşmek isteği doğuyor ki kullanıcı nasılsa adım bilinmiyor beni tanıyan bilen yok ne varsa aklımda yazayım diyor. Bunu bir kalkan olarak kullanıyor. Ancak kesinlikle istemeyen kişi zaten saygı ile karşılanıyor bildiğim kadarı ile. Zorlama yok. Eğer Arkitera'nın forumu ve yukarıda listede verilen ücretsiz hizmetlerinden faydalanmak benim için T.C. Kimlik nomun gizli kalmasından önemsiz diyorsanız - ve hatta bunu diyenler de oldu- ona göre listeden çıkmak gerekir. "Parası neyse veririz" ise bence kendini oldukça büyük görmek bence. Bu forum üyeliğini para ile mi satın alacaksınız. Yok yok kalsın. İstemeye istemeye sistem erişiminizi engellemesine sesimizi çıkartmayacağız. Ama ben arkadaşlarımı bilirim. "Aaa o yazan mı bizim arkadaş Necmi yahu" derim. Ancak böyle 30.000'den fazla kişinin üye adı aldığı bir sistemde "SİSTEM" bunu ancak devletin verdiği numara ile tekilleştirebiliyor. Varsa bildiğiniz bir başka yol hem rahatsız olmayacağınız hem de sistemin çalışacağı (ki bu şekilde çalışmıyor) bildiriniz ama bu işi 89'dan beri yapan biri olan ben (oflline reader pointliği, BBS yöneticiliği, newsreader moderatörlüğü ve forum yöneticiliği) bir yol bilmiyorum. Ayrıca itham eder gibi yazmak hem de bilmeden ayıptır. Ortalıkta bir topluluk var (İngilizce: "community", farsi "cemaat") bunu değersiz bir şeymiş gibi yapıp hafif paranoyakça komplo teorileri kurduğumuzu ima etmenizi ise garip buluyorum. İşte bizi tanımadığınız için ne var aklınızda yazıyorsunuz bizim hakkımızda. İkinci soru: Bundan daha ne kadar açık olunabilir onu bir beyan edin de hele bir. Siz Kimlik numaranız istedin diye demediğinizi bırakmıyorsunuz sonra biz kapalı ve garip emelleri olan oluyoruz. Bilginize.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#37 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 27-09-2006
Mesaj: 220
|
Zamana bırakıp tanımayı dene "isdensim". Benimde mail adresimde ilk bu mesaj geldği zaman "yahu neden bir site benden tc numarası istesinki dedim" sonrasında düşününce bulunduğumuz site gerçekten saygıdeğer insanların fikirlerini paylaştığı bir platform . Zaten gözünüzü seveyim şimdiki siteler bu facebook olsun vb .. birçok bilgilerinizi paylaşıyorsunuz . tabi şimdi sen diyebilirsin" ben girmem öyle siteler üye olmam" olabilir lakin yönetici olarak birileri burda varsa onların fikir paylaşarak bazı standartlar belirliyorlarsa bunları yerine getirmek gerekir . Benim fikrim bu ters bir hareket görmüyorum insanları tanımak zaman alır biraz zamana bırak derim ben.
__________________
İyİ |
|
|
|
|
|
#38 |
|
Forum Üyesi
|
İstediğiniz sitede istediğiniz zaman istediğiniz nitelikte ve şekilde bilgilerinizi paylaşıma açabilirsiniz. Sanal dünyanın size vaadettikleri bunlar değil mi zaten. Siz bunları dilediğiniz gibi kullanabilirsiniz Erdinç bey. Bana sanal paylaşım anlam olarak bunlar çağrıştırmıyor.
Devlet dedik, diyorsunuz devlet kurumlarında, üniversitelerde bilgilerin paylaşılması devlet otoritesinin şartı değil midir? Bireylerinin kimlikleri olmayan bir devlet olabilir mi? Olabilir elbette, bunu toplum teoremleri ve kent eskizleri şeklinde modern sonrası ütopyacılar projelendirdiler yeniden aktarmak başka bir konu açmak gerektirir. Arkitera otokratik bir kurumu çağrıştırmıyor. Sizi elbette suçluyorum ve size olduğunca kızıyorum, nitelikli paylaşım için bir yöntem öneriyorsunuz. Ve bu yönteminiz internet sayfalarında daha baskıcı, kontrol altına alınmış, denetlenip yönlendirilebilen sanal mekanlar oluşturacaktır, diyorum. Yönteminizin zekice olmadığını söylüyorum. İstediğiniz etkinliğe ulaşmak için tek yol yoktur, aklın yolunun bir olmadığı gibi. Yönteminiz sanal barbarlık olarak görmekteyim, barbar sözüm elbette kurumunuza değil, kavram ve onun kurumunadır. Bundan dolayı kızmaktayım, siz mimar olarak uzamda düşünmeniz gerekiyorken bulunduğunuz mekandaki ilişkiler ağı içinde yorumlarınızı yapıyorsunuz. Ben aktif bir internet kullanıcısı değilim, ama internetin disütopyasının ne olduğunu kurgulayabiliyorum. Yaptığınız sanal faşizimdir, despotizmdir, açık mı açık. Bunu neden yapıyorsunuz, paylaşım sayfalarınızı nitelikli hale getirmek için(?) Bireyin özgür figürü, cetelefonu kullanan, internete giren, iletişim araçlarını etkin olarak kullanan şeklinde türetiliyor artık. Soğuk savaş sonrası dünyaya hakim özgürlük, bireyin amerikan ekonomi politiğine tam uyumu, ve onunla tekno köleliği içinde hareket etmesi değilmidir. Bu ekonominin dışında kalanlara teknoloji haramdır, Pakistan devlet başkanına, başkan Bush sizi orta çağa gönderirim demedimi, dedi dimi dev medya organlarının önünde. Bunları niye yazıyorum, çünkü teknoloji ve internet birey üzerindeki tahakkümün en kolay halidir. İnsanlığın çağlarda adım atması bir 10 bin yıl alıyordur heralde. Önce toplum sonra, sınıflısı sınıfsızı, sanayi toplumu ve sonrası. Şimdi iletişim dünyasını yaşıyorsunuz, daha 20 yıl oldu hangi çağın sizi beklediğini görmek için nesiller sonrasını düşlemeniz gerekmiyor. Yaptığınız sonuçlar elbette düşünmediğiniz kadar etkili olur, yada benim düşünmediğim kadar etkisiz. Varın okyanusda bir damla şerbet olun, şerbetsinizdir işte. Kızgınlığım bundandır, bunu tartışmıyor olmanız, tartışıyor olsanızda kendi işlevsel çıkarlarınız için gerçek üstü metafizik idealistik olarak kabulleniyorsunuz. Kentler kanunlarla ve mevzuatlarla çizilmez, kavramlarla çizilir, bana mimarlık eğitimim bunu öğretti. Sanal mekanınızı açık kavramlarla yapılandırın diyorum. Siteniz içinde site hedefleri, istediğiniz kullanıcı profilleri, yönteminizin sonuçları ve açıcağı çığırlar, dünyadaki ve mimarlıktaki hatta uzamdaki konumu hakkında tek bir bilinçli olarak site yönetimöinizin açtığı bir başlık yada platform var mı? Yoksa ben mi görmedim. Sayın diyemeyeceğim isminizi bilmiyorum, sizin seçtiğiniz sanal kimlikle size hitap etmeyi tercih ediyorum, ayasofya herkezin olaylar üzerinde izlenimleri, olaylarında insanlarda bıraktığı intibağlar vardır. Arkitera yapmış olduğu ve benim elimden geldiğimce takip etmeye çalıştığım arkimeet buluşmaları, dahası site içinde forum ve köşe yazılarını, haberlerini dinlemekle belli bir izlenime sahibim ve hakkınızda bir fikrim var. Ama,bu öyle küçük ve çılızından bir ama değil, siz kavramlarınızı ve geleceğinizi ve yöntemlerinizi amaç ve neden içerikleri içinde tartışmamışken herkez istediği gibi izlenime sahip olur. Bu yüzden de kızmaktayım size, özellikle içinizde bulunan öğretim görevlis arkadaşlara. Sizler bilim adamlarısınız bu yurdun, kavramları ve şirketleri nasıl yönlendirmezsiniz anlamıyorum? Ben dünyayı bu şekilde algılayıp, bu şekilde yargılıyorum. Bu yargılarımı günlük hayatımda nasıl söylüyorsam buradada o şekilde içten ve art niyet gütmeksizin fikrim, bilgim ölçüsünde yazıyorum ve okuyorum, daha ne yapılabilir. Garip ve üstü kapalı emeller bunlardır efendim, siz tüm düşüncelerinizi iğnesine varıncaya kadar burada yazmaz sanız benim için her zaman için bir gizli emel var olacaktır. Birey farkında olduğu seçimi yapardimi. Ben forum sayfalarınızı neden daha nitelikli hale getirmeniz gerekiyor, çoklu kullanıcılar varsa bunları neden önemsiyorsunuz, çift kişilik insansal bir gerçek değil midir? Sanal dünyada kontrol hakkında yapmış olduğunuz nitelikli beyin fırtınalarından bizimde haberimiz olabilir mi? Arkitera 10 yıl sonra mimarlık ortamına vaadettikleri nelerdir? Arkitera (yönetici sıfatında, şirket sahibi, danışmanlar, stratejistleriniz var mı bilmiyorum varsa haberimiz olsa, çalışanlarınız ve ekibinizle ilgili fotoğraflar, bir ana başlık görmedim) siz kimsiniz? Bu soruların cevapları kullanıcının güven ve hedef bağlamında bilinçli bir şekilde mimarlık dünyanızda rol almasını sağlayacak, sorunsallardandır. Saros ve güncel politikaya gelince paranın güç, güçün yönetim olduğunu bilirken ve dünya medya üzerinden organlarını toplum içine sessizce sızdırırken, şüphecilik benim adım olacaktır. -------------------------- Ömer bey demokrasilerde sivil toplum kuruluşlarının işlevleri konusunda ayrıma düşeceğimiz sanmıyorum ama nitelikleri ve yöntemleri konusunda farklı düşünceğimizi siz zaten söylüyorsunuz. Benim tavrımca arkitera bir medya organı sivil bir inisiyatif -görünümünde-dir. gel ütopya |
|
|
|
|
|
#39 |
|
Yönetici
|
Derinlerde hiç kaybolmadan işin özüne değinmek istiyorum; daha önce de defalarca yazmış olsam da:
Yapmakta olduğumuz bu revizyon ile sizin hissetiğiniz, tahmin ettiğiniz, düşündüğünüz, inandığınız ya da iddia ettiğiniz gibi gizli bir amacımız yok. Bu revizyonun motivasyonu çok basit aslında. İyice açalım. Bilişimin olanaklarını yedi yıldır fena olmayan bir performansla kullanıyoruz. Mimarlık alanında hem nitelik hem de nicelik olarak bakıldığında oldukça önemli bir verinin de sahibi Arkitera Mimarlık Merkezi. Müşteriler, muhasebe, mimarlık arşivi gibi boyutları olduğunu da hatırlayarak sadece site izleyicilerine ait veritabanlarını düşünelim:
Arkitera Üyelik Sistemi'ni tamamen iptal ediyor ve tüm üyelikler için Arkitera Forum Üyeliği'ni esas kabul ediyoruz. Mesele bundan ibaret. Bunun ardında buzağı aramak tuhaf geliyor bana. 18:30 oldu çıkmam lazım şimdi bu da bir Arkitera kültürü; mimarlık ofislerine benzemiyor, zamanında geliyor, zamanında çıkıyoruz işimizden.Arkitera Mimarlık Merkezi ile ilgili -belki haddimi aşarak- size bir kaç link önereceğim. Siz baktıktan sonra gerekirse yeniden yazarız. Arkitera Mimarlk Merkezi resmi site Arkilog blog Arkitera Görsel - bol görsel; bizim hakkımızda da Arkitera Forum - Omer Yilmaz kişisel bloğum
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#40 |
|
Yönetici
|
Neler diyorsunuz siz yahu???
Garip garip terimler, yanlış kelimeler. Daha doğru dürüst Türkçe kullanmadan "ütopya" "disütopya" nedir bu yahu. Ütopya çağırıyorsunuz ama gelen bence gaipten geliyor ve ütopya değil gelen. "İntibağ" "herkez" "çılız" Bunlar sadece bir kaçı. Asıl ben sizin bu şekilde yazılarınızdan ve herşeyi bilir tavırlarınızdan pek rahatsız oluyorum. Üzerine böyle garip kelimler kullanan biri beni ve tüm "referans çerçevimi" bir çırpıda özetliyor. Siz kimsiniz asıl? Ya da daha doğrusu kendinizi ne zannediyorsunuz? Size ne gibi "emel" muhasebesi yapmak zorundayız. Bana "sayın" demiyorsunuz. Demeyin olsun varsın. Sizden gelmesi önemli değil. Önemli olmadan bilmeden etmeden beni "Garip ve üstü kapalı emeller"i olan birisi yaptınız. Size ne tür açıklama yapmaya borcum var. Uzun uzun yazdım. Sizin birey ve tekil olduğunuzu anlamak için bu tür kayıt sistemi kuruldu diyoruz. Anlamaya niyetiniz yok. Bize saçma sapan kötülükler içerdiğimiz konusunda kuruntularınızdan bahsediyorsunuz. Lafını etmedim -ama artık size müstahak- "Paranoya" düzeyinde bir haliniz var bence. Bizi bile gizli emellerin adamı yaptınız. Size secerimi vermek zorundaymışım. Yok yahu. Haddinizi bilin. Beğenmiyorsanız ve sanırım sadece T.C. Kimlik numarası istendi diye şimdi siteden çıkınız. Üyeliğinizi sildirmiş olursunuz. Açıkçası sizinle uğraşmak yerine daha iyi bir mimarlık hizmeti vermeye çalışsa iyi olacak yöneticiler ve Forum. Daha da cevap verin ya da vermeyin bize güvenmeyen, gizli emel sahibi kılan birini değerli bulmayacağım ve kaale almayacağım. Budur.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#41 |
|
Forum Üyesi
|
merhaba ben gel ütopya.
Mahlas gibi kişilerin kendileri için kullandıkları sayısal lakaplarının ardından bey, hanım gibi ünvanların kullanımına dair bir imla kuralını bilmem ve bu yüzden de kullanmayı tercih etmem. Kişilerin samimi tercihlerine saygı göstererek kullanılması önerilen lakabı (kullanıcı adı da denmektedir) tam olarak kullanmaya çalışırım. Bu saygısızlıktan öte var olan bir algılanışın yansımasıdır; sanal birliktelik içerisinde kulanıcıların bey veya hanım olduğunun bilinemezliği ve ek olarak birden çok kullanıcının olması ihtimali bu algıyı yaratmaktadır. Bundan dolayı sayısal ortamda kullanıcı adına bey denmesini istemek, bireye değil bir kuruma "bey" ünvanının kullanılmasını istemek gibidir. Bu yanılgaya düşülmemesini tüm kullanıcılara öneririm. Ütopya ya inanırım ve bunu çağırırım. Bunu tarihe bir izdüşmek için veya şan yürüsün,ego tatmin olsun diye yapmam, çağrım içten ve gönüldendir. Kim istiyorsa o çağırsın ütopyasını derim. İsteyen istediğinin ütopyasına saldırsın da derim. İstediğiniz terimlerle bana ve kişiliğime, düşüncelerime, gün içinde kullandığım ağdalı eksik Türkçeye, yaşadığım her türden kafa karışıklığına ve onun mantık hatalarına istediğiniz terbiye adap ve uslupta saldırabilirsiniz. Konuşma üslubunuzdan ve onun ayarından hiç rahatsız olmam. İstenilen tartışma şeklini kişiler belirlemez mi? Evet kişiler belirler öyleyse siz kendi tartışma üslubunuza bende ben. Paranoyaklıkla suçlandığım olur pek sıklıkla. Ben paranoyaklığı kabul etmem. Kanımca bana "sosyopat" diyebilirsiniz. Bu şekilde anılmak beni rahatsız etmez, sizinle anlaşamayan, sizin ortak dilinizi ve duyumsal iletişim şeklinizi kullanamayan ben değilimdir. Çünkü siz benim iç dünyamda bir dış dünyasınızdır buna böyle inanırım ve 4 milyarlık bir deliliğin ortasında bir akıllı benim derim. Bunu bilgim ölçüsünde veya bilgiççe bir tavırla söylemem aynen dediğiniz gibi paranoyaklığa düşeyazacak bir delilik içerisinde söylerim. Bir deliyim ve tek akıllısıyım kendi dünyamın. Bu dünyadan size ders vermeye çalışmam, delilere ne ders verilir nede bir şey anlatılır. Dünyanızı eleştirim durmaksızın, çünkü yaratmış olduğunuz dünyanın benim gördüğüm deneyimlediğim gerçeklik ile bir alakısı yoktur. Bundan dolayı kimsenin haddini bilmediği bir dünyada birilerinin başka birilerine haddini bildirmesinden rahatsız olurum. Bir mimarım aynı zamanda, sizin düşündünüz veya düşünmediğiz imgelerin, mekanların ve boşlukların siyasa sözleşmesini düşünürüm, bunların dünyadaki gerçekliklerini sizin yarattığınız dünya gerçekliği ile kıyas ederim. Bunların gerekliliğini benim dünyamda sizin sorgulamanız anlamsız olur, bu benim dünyamdır. Siz sorgulamalarınızı kendi dünyanızda yeterince ve kendi üslubunuzda yapın o bana yeter. Beni değerli bulmanızın bir önemi yoktur, benim için kendinize değer vermenizin ve ona göre davranmanızın daha büyük bir önemi vardır. Kendinize değer verin diyorum yani. Bunları burada niye mi yazıyorum, adını bilmediğim bir bey bana paronoyak demiş, dediğine iyice inanmanız ve ikna olmanız için yazıyorum. Efendi doğru ama eksik söylüyor. Bir deli mimar olmuş bunları yazmış dersiniz bir gün. Sitenizin sayısal bireyi birey olarak ele alma durumu üzerine kızgınlığımı, nedenleri ile yukarıda uzun uzun yazdım. Eksik yazdığımı düşünürsem düşüncelerimde bir değişiklik olursa tekrar yazarım. Bundan sonraki sözlerim yukarda "Ayasofya kullanıcısı yönetici beye" amacım Arkitera'nızın gelişip güzelleşmesi değildir, mimarlık ve düşüncenin ifade edilmesidir ve tartışma kurumuna saygıdır. Düşüncem Türk Mimarlığı ve sosyal hayatı için demokratik, özgür, irfanı hür mekan ve kullanıcılardır. Yaşadığınız ütopyaya saygısızlık ettiğinizi düşünürüm öğretim görevlileri, gereğini bu ülkede yapmadığınızı söylerim, gerektiği gibi davranmıyorsanız. Efendiler! Ben sizin gerektiği gibi davranmadığınızı söylemekten çekinecek değilim. İstediğiniz gibi yorumlayabilirsiniz yazdıklarımı. Beni ciddiye alacağınıza işinizi ciddiye alın ve gereğini yapın. Ama sözüm meclisiniz dışı işinizi ciddiye alın derken sizin düşündüğünüz işinizle benim düşündüğüm işiniz farklı şeylerdir. Siz kendi dünyanızda işinizi yeterince ciddiye alıyorsunuz oysa, değil mi? Mevzu budur. |
|
|
|
|
|
#42 |
|
Yönetici
|
Ne kadar az söz o kadar iyi.
Size gerekçeleri ile yazdım. Uzun uzun başka şeylerden bahsediyor ama sonuca gelemiyorsunuz. Amacım laf yetiştirmek değil; bu konuyu başkalarının da okuduğunu unutmamanızı istiyorum. Artık daha fazla uzamasına gerek yok. Ayasofya cevap hakkını kullandıktan sonra -ki yeni cevap hakkı doğurmayacak şekilde yazmasını çok isterim- lütfen cevaplamayınız.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
|
|
#43 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Ki zaten ciddiye almadığım için takmıyorum yoksa "işinizi ciddiye alın" lafı haddini aşan bir terbiyesizlik. İyi ki kendinizin ciddiye alınmaması gerektiğini beyan ettiniz. Evet pek değmiyorsunuz belli. Sizi sizle bırakıyorum efendim. Müstahakınız budur.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ En son ayasofya tarafından düzenlendi : 25-02-2008 00:48. |
|
|
|
|
|
|
#44 |
|
Yönetici
|
üzüm yemek...
Süregelen tartışmalardan üzülerek görüyorum ki, kimi zaman konuşmanın genel gidişatı içindeki yerine bakmadan, aradan cımbızla kelimeler alınıp, sonra da konudan uzaklaşmak pahasına tüm argümanlar bu kelimeler üzerinde kuruluyor. Üstüne üstlük bu, tamamen karşı tarafı kötü niyetli kabul ederek yapılıyor. Özellikle de yönetici pozisyonundaki kişilerin olayları kişiselleştirmeye meyletmeleri endişe verici... Çünkü yeri geldiğince sergiledikleri "saldırgan" tutumları (sonuçta onlar da insan) en başta bir oluşum olarak arkitera'ya da zarar veriyor, insanları bu forumdan soğutuyor. Oysa ki amaçlananın; birbirimizi dinleyerek, anlayarak, değişerek, evrilerek, tartışarak ama "hep beraber" yani kayıpsız, hatta çoğalarak, fikirlerimizi paylaşmak ve daha iyi bir yerlere varmak olduğuna inanmak istiyorum hala!
Konuya dönecek olursak: Yönetici cephesi yukarıda maddeler halinde sıraladığı gerekçelerle muhatabının bir kişi olmasını istiyor. Sonuna kadar haklıdır, çünkü dergi, davetiye gönderecektir, vs vs. Belki kaynakları kısıtlı, belki parasal sponsorları kaynaklarını boşa harcamak istemediğinden dayatıyorlar bunu(1). Kullanıcı da haklıdır öte yandan, anonim kalmak, kimliği için değil fikri için varolmak istemektedir. Rahat rahat yazmak varken neden birey olmanın sorumluluğunu üstlenmek zorunda olsundur ki durduk yerde? Herkes haklı, bu nasıl iş? Aklıma gelen şu, forum desin ki; "yukarıda sıraladığım imkanlardan faydalanmak istiyorsan benimle bu bilgileri paylaşman lazım, çünkü senin gerçekte kim ve tek olduğunu bilmem gerek. Gelgelelim isteyen hemen herkes, bazı kurallar çerçevesinde elbette, burada fikrini beyan edebilir, tartışmaya katılabilir". Hem zaten bir forumum fikrin paylaşılarak çoğaltılması ise; 1 (yazıyla "bir") bireyin belki başından sonuna kendi içinde tutarlı olması beklenen 1 (yazıyla "bir") fikri yanında, fikir beyan etmeye hak kazanmış bir ton altbenliklerin (aklıma E. Şafak'ın Siyah Süt kitabındaki kadıncıklar geldi, her biri başka yöne çeken) bir ton farklı fikri olacaktır. Diyeceksiniz anarşi olur; korkmak yerine uzlaşmayı, kanalize etmeyi, ikna etmeyi, dönüştürmeyi öneriyorum. Ama yorulmadan... Az olsun, öz olsun, bizim olsun yaklaşımı belki bizi bir yerlere getirecektir yine de, ama tahminim her hâlükârda yükselebileceğimiz noktanın altında kalacağızdır. Uzun lafın kısası, gerekli bilgileri verenlere çok daha avantajlı bir üyelik sunulsun. Ama çekinceleri olup paylaşmayanlar da fikir beyan edebilsin. Bir kişi, bakabileceği kadar üyelik sahibi olsun. En başta, yönetici konumunda olanların bu forumda birden çok kimlikleri olmasını öneriyorum. İlk kimlikleri "yönetici 1", "yönetici 2"(2) şeklinde olsun mesela; kimlikleri olmasın, kişisel beğenileri konuşmasın, iyisiyle kötüsüyle anarşistiyle kuzusuyla herkes için orada olsun, herkes-için-bir-forum'un yöneticisi olsun! Öyle ki, atıyorum mesela kullanıcı adının karşılığı olan "gerçek kişi" hastalandığında onun yerine bir başkası rahatlıkla cevap verebilsin(3). Diğeri "insan" olmanın, üye olmanın keyfini sonuna kadar çıkarsın. Biraz başladığımız noktaya dönmek gibi oldu galiba... ![]() ------------------------------------------------- (1) Arkitera bir kurum mudur, nedir? Ne yer, ne içer, nasıl hayatta kalır? Bu konuda bir açıklık bekleyebiliriz belki, ama herhangi bir oluşum her şeyini bu kadar da açık etmek zorunda değil ki canım! Sonuçta amaç kendini tanıtmak, haklı göstermek değil, bilginin paylaşımına aracılık etmektir herhalde. Ama işte forum, artık fikriyle yetinmeyip bireyi tanımak, kimliğini bilmek isteyince, birey de tepkisel olarak forumun ne menem bir şey olduğunu, amacını tam olarak öğrenmek istiyor. Sonuçta kimsenin amacı bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek, değil mi? (2) Hatta yönetici-yönetilen ilişkisini çağrıştıran "yönetici" gibi buyurgan bir isim yerine, daha "yumuşak" bir isim olmalı bence. "Moderatör" demek geldi içimden, daha türkçesi için zargan'a baktım "arabulucu" yazmışlar (kavga etmiyoruz ki (!) aramızı bulun), "tarafsız hakem" denilmiş, bilemiyorum. Yönetici denilince sanki üyelerin erişemeyeceği bir yerden kullanıcıları yönetiyormuş gibi bir hava oluyor, oysa yönetilen şey forum. "Forum yöneticisi", "forum sorumlusu" denilebilir bence. (3) Diyebilirsiniz ki; "eğer böyle olacaksa 1, 2 olmasına ne gerek var, sadece yönetici diyelim geçelim", ama o zaman kullanıcı iletişim sorunu yaşayacaktır, kendisi tek tabanca iken muhatabı kimdir, kaç kişidir, bilemeyecektir. Karşısında kendinden büyük, insan gibi bir şey olduğu yanılgısına kapılacaktır.
__________________
"(...)Pırıl pırıl dalgalı bir denize karşı Yangelmişim diz boyu sulara Hepinize iyiniyetle gülümsüyorum (...)" T. Uyar |
|
|
|
|
|
#45 |
|
Yönetici
|
Zaten farklı bir şey söylenmiyor ki. 1 Mart 2008'e kadar gereken bilgileri tamamlamayanlar da foruma yazabilecek. Kabul Salonu bölümü bu iş için kullanılacak.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın... Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| arkitera forum |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|