![]() |
|
|||||||
| Öneri ve Düşünceleriniz Öneri ve düşüncelerinizi bu başlık altında bizimle paylaşmanız çok önemli. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Yönetici
|
Dilin Deforme Edilerek Kullanılması Hakkında
Güncelleme ve Duyurular bölümünde dil deformasyonu ile ilgili açılan konuyla ilgili görüşlerinizi buraya yazabilirsiniz.
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-01-2007
Mesaj: 96
|
Turkce alfebesi ihlalleri hakkinda ki uyarilariniza aynen katiliyorum, tamamiyle haklisiniz. w,$ vs gibi karakterler kullanilmamali.
Ote yandan goruldugu uzere bilgisayarim turkce klavye ye sahip degil (elbette dil degisikligi yapabilirim, ama bu benim hayatimi zorlastirir) Oyleyse otomatik olarak Turkce'yi ihlal etmis olmuyor muyum? Bir de Turkce'yi duzgun kullanmanin sinirlarini nasil cizebiliyorsunuz? Bundan sonra ki adim kimler "de" leri ve "ki" leri ayri yaziyor, kimler yazmiyor diye arastirma yapmak mi? Dil dunyada en cabuk degisen kulturel organizmalardan biridir. Dil bir semboller sistemidir ve anlatilip anlasildigi takdirde gorevini yerine getirmis demektir. Eger internet dil uzerinde bariz bir degisime yol aciyorsa (bir yerine -bi, guzel yerine, gusel yazmak, vs) ve bu cok kisi tarafindan sikca uygulaniyorsa oyleyse semboller sistemimiz degisiyor demektir. "Dili koruma" oldukca goreceli ve de tehlikeli bir arzu. Internet uzerinde, son 10 yildir varolan bir degisim var ve bu degisim elbette Turkce yi etkiliyecektir. Amerikalilarin Ingilizce de seslendirilmeyen harfleri atmalari ve kelimeleri kolaylastirmalari gibi (color - colour), internetin Turkce -iyi ya da kotu- degisimi soz konusu olucaktir. Butun bunlar gozardi edilemez. Turk dil kurumu, devletin bir kurumudur ama nasil konusucagimiz ve nasil yazicagimiz hakkinda sadece bir referans olarak kabul edilebilir, kural koyucu ve baglayici olmasi dusunulemez. Internette ki yeni dil, alttan-yukari gelisen bir sistemdir ve her kullaniciyi etkilemektedir. Ustten alta uygulayici bir sistem olan "dil kurumu kurallari" gelicekte onemini yitiricektir. Bu, Turkce'nin yitip gitmesi degil sadece form degistirmesidir. Bundan kaygilanmak gereksizdir diye dusunuyorum. Bu yazdiklarim icin tepki gorucem onunda farkindayim, ama insanlar nasil oluyorda boylesine gercek bir olusumu gozardi edebiliyorlar, pek anlayamiyorum. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
|
@search, Emre Kongar'ın böyle bir yazısı var.
Emre Kongar "Bir", "Bi" Ve "Bî" Türkçe yaşayan bir dil olarak gelişme ve değişmesini sürdürüyor. Ne yazık ki, bu "gelişme" sürecinde en etkin olan araç televizyon. "Ne yazık ki" diyorum, çünkü TRT tekeli kalkalı beri, özellikle özel televizyonlardaki Türkçe, tam bir felaket halini aldı. Bu oluşum, "gelişme" sürecini bir "yozlaşma" süreci haline dönüştürdü. Bu arada reklamların da güzel Türkçemiz'in hem imlasını, hem sesini hem de mantığını nasıl bozduğunu görmek insanın içini karartıyor. Bunun son örneklerinden birini, yeni TURKCELL reklamındaki Özgür Kız'ın ağzından duyuyoruz: Kızımız, "habersiz" anlamındaki, uzun "i" ile okunması gereken "bîhaber" sözcüğünü, kısa "i" ile, "bihaber" olarak telaffuz ediyor. Biliyorsunuz, günlük konuşma dilinde bazı sözcükler kısaltılarak kullanılıyor. Bunun en güzel örneği "iyi" sözcüğü. Daha 1950'li yıllarda, edebiyat hocamız Nihat Sami Banarlı, başlangıçta "eyi" olarak telaffuz edilen bu sözcüğün, (onun deyişiyle "kelimenin") zaman içinde "iyi" ve en sonunda da "i" olarak kullanılır hale geldiğine işaret etmişti. "Bir" sözcüğü de öyle: Zaman içinde, sonundaki "r" harfi düşmüş ve (kısa "i" ile) "bi" biçiminde telaffuz edilmeye başlanmış. Örneğin artık çoğu kişi, "r" harfini de telaffuz ederek, "Bir simit versene" demiyor; "Bi simit versene" diyor insanlar. Buna karşılık uzun "i" ile okunan "bî" sözcüğü Farsça kökenli, "sız" anlamına gelen bir kelime; iki seçenek arasında karar veremeyen insanları tanımlamak için kullanılan "İki cami arasında bînamaz" deyişinde olduğu gibi. Ne yazık ki, yaşadığımız dil yozlaşması sürecinde, bir rakam veya bir belirsizlik sıfatı olan "Bir" ya da "bi" sözcüğü ile "sız" anlamına gelen "bî" sözcüğü de birbirine karıştırılmaya başlandı. Bu konuda TURKCELL yetkililerinin dikkatini çekmeyi bile gereksiz görüyorum: Böyle bir "küçük hatadan" dolayı milyarlarca liralık reklam filmini değiştirecek değiller ya! "Ya o şarkıyı söyleyen Özgür Kız" derseniz, "İşte böyle topluma böyle sanatçı!" diyerek yanıt verenler olabilir. Onun için hiç sormayın daha iyi! Kaynak En son Emrextreme tarafından düzenlendi : 12-01-2007 18:15. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-03-2004
Mesaj: 117
|
Merhaba
Dil, yazi dili ve konusma dili olarak ikiye ayrilir. Burada yazarken yazi dilini kullanmamizi istiyorlar. Konusma dilindeki 'bi' nin, yada 'güsel' in yazi diline gecmesi icinde bence daha birkac nesillik zamana ihtiyac var.
|
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-01-2007
Mesaj: 96
|
bir kac nesillik zaman ihtiyac yok.
zaten yazili dile gecmis durumda. bir sozcugun degisiminin yazili dile gecmesi illa ki yasal,formal dile gecmesi demek degildir. resmi gazatede "bundan sonra "bir" leri "bi" seklinde yazicaksiniz" diye bir haber bekleniyorsa, eger , ki bence bekleniyor, o da bizim halkca ne kadar her seyin tepeden gelmesine alistigimizin en guzel gostergesidir. dili, "konusma dili" ve "yazili dil" diye ayirmanin da mantigini anlamiyorum. zaten bu sinirlar giderek kalkiyor. bizim konustugu gibi yazan, yazdigi gibi konusan insanlara ihtiyacimiz var; ve ne guzel dir ki, icimizde bunlardan bir tanesi gectigimiz gunlerde nobel oduluyle onurlandirildi. sozun kisasi, biz konustugu gibi yazip, yazdigi gibi konusmak isteyen bir halkiz. eger bu durum degisik olsaydi, zaten bastan arap alfabesinden turk alfabesine gecmezdik, herkes arap alfabesini kolayca ogrenirdi, vs vs...Turk ce yalin ve yeniliklere acik bir dildir. gocebe dilidir turkce ve bu yuzden agir kural koyucu ozelligi yoktur. hemen, karsi tepki gostericek olanlara soylemek isterim ki , turkce nin gocebe dili olmasi onun en guzel ve en zengin ozelligidir kanimca. bu yuzden genis argo edebiyati barindir, bu yuzden farkli dillerden cabuk etkilenir, ve diger dilleri cabuk etkiliyebilir...kotu bir tabirle, fransizca, arapca kurallari belli dillerken, turkce serbest paylasilan, kurallari acik (open source veya nasil cevirirseniz artik) bir dildir. bu arada son olarak deginmek istiyorum ki, "forum" kelimesi "foris" ten yani "disarisi" kelimesinden turetilmistir. forum aslinda yazilan degil, konusulan bir ortamdir. bu arada, emre, kongar in yazisi icin tesekkurler. demis ki iyi kelimesi eyi den gelir. demek ki arkitera kurallarina gonderme yaparsak turkce de "iyi" diye bir kelime de bulunmaz, tipki "bi" diye bir kelime bulunamayacagi gibi. iyi kelimesi 50 yil once dilimize girmisse, "bi" icin bir elli yil daha beklemeye ne gerek var? sirf bu ornek, arkitera dil kurallarini curutmeye yeterli diye dusunuyorum. dil konusunda bu kadar yaygara koparmamin asil sebebi ise, dil ve mimarlik arasinda direk ve siki bir baglanti oldugunu dusunmemden kaynaklaniyor. dile getirilicek her turlu sinirin, mimarligi da etkiliyecegini dusunuyorum. elbette ki istedigimiz gibi, kuralsiz yazamayiz. dedigim gibi, dilin temel amaci, anlatip anlasilmasidir. ancak dil tamamen kurallarla da sinirlanamaz. O zaman esnekligini kaybeder, insanlarin yazarken uymak zorunda olduklari bir koda donusur ki kod yazan biri olarak bugunlerde kodlarin dilinin bile son derece esnek oldugunu soylemek zorundayim. dedigim gibi bu tip organik sistemlerde, sistem ne cok kuralli ne de kuralsiz olabilir. arzu edilen durum "kaosa yakin bir kenarda" bulunmasi ve icinde "dengesizlik" barindirmasidir ki, dinamik bir yapiyi koruyabilsin. arkitera istedigi kadar bu duruma siddetle karsi ciksin, bu dilin evrimidir, suregelmistir ve buyuk bir hizla da devam etmektedir.elbette kural koyucular bu gercegi gozardi etmek arzusunda olabilirler. fakat ayni yonetim, dil ve mimarlik arasinda ki bu baglantinin onemini kavramak zorundadir. En son search tarafından düzenlendi : 12-01-2007 19:59. |
|
|
|
|
|
#6 | ||||
|
Arkitera Üyesi
|
Alıntı:
Konuşam dili ile yazı dili tüm dünya dillerinde farklıdır.Sadece Türkçe'ye özgü değildir.Sizin burada neyi kanıtlamaya çalıştığınızı da anlamış değilim ama "ne yapıyorsun" yerine "nörüyon" gibi sadece konuşma dilinde olan sözcükleri edebiyatımıza geçrime kaygısında olabilirsiniz.İngilizce'den örnek vemek gerkirse gotcha,betcha,dontcha gibi kelimeler vardır ama bunlar edebiyata girmez. Alıntı:
Alıntı:
Bu çok büyük bir iddia olmuş..Lakin Arapça harfler kullansıydak da yazdığımız gibi konuşacaktık.Sadece şekilleri farklı olacak, telaffuzları aynı olacaktı.Yani Osmanlılar da Türkçe konuşuyordu. Alıntı:
Bence de en iyisi sizin forumun gerçek manasını kullanarak artık yazmayı bırakmanız ve konuşmanız olacaktır. |
||||
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-01-2007
Mesaj: 96
|
turkce nin ural altay (bu arada bu da tam kesin degildir, bugun linguistler "ural" grubunun kimligini tartismaktadirlar.) dil grubuna ait oldugu bilgisi icin cok tesekkur ederim
beni aydinlattiniz. fakat beni aydinlatma da ki dikkatinizi keske ural altay dil gurubu altinda ki dilleri saymaya da yoneltseydiniz. O zaman farkina varirdiniz ki, bu dil gurubu dunya da ki en buyuk dil gurubudur.Sadece turk dilleri altinda tam olarak 42 ayri dil gurubu vardir. Bu da bu gurupta ki dillerin ne derece de dagilmis olduklarini ve kolay adaptasyona ugradiklarinin gostergesidir. turkcenin kurallari binlerce yil once konmus degildir, evrime en kolay ugrayan dil gruplarindan biri turk kokenli dillerdir. ispatlamaya calistigim nokta da budur. dilimiz evrimsel degisime aciktir. cevaplarinizi duzenlerken bu konuya dikkatinizi daha fazla yogunlastirmanizi oneririm. ote yandan ingilizcede ki konusma dili, edebi dille icicedir. elbette bu neyi "edebi" neyi "edebi olmayan" ayriminizla alakalidir. bunun tartismasini yapmakta bizi fazla bir yere goturmez. aristonun ikilemine geri doneriz. Bu arada son alintiniz cok zekice olmus gercekten, kutlarim. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
|
Bunu hangi kaynağa dayanarak söylüyorsunuz? Belki de ben yanlış biliyorumdur.
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-01-2007
Mesaj: 96
|
http://www.lib.umt.edu/guide/lang/uralth.htm
montana universitesinde boyle bir calisma var, bu sitede turk kokenli dillere girdiginizde dilin bolunmuslu ve yayginligi cografi konumlari olarak dikkat cekmekte, turk kokenli dillerin dunyada 150 milyon insan tarafindan konusuldugu tahmin edilmekte ancak bundan daha carpici olan kismi, cografi olarak dagilimidir. bu haritaya da wikipedia dan ulasabilirsiniz. http://en.wikipedia.org/wiki/Turkic_languages buna dayanarak su yargilarda bulunmak bence cok yanlis degildir. 1. turk kokenli diller birden fazla kulture ve cografya da konusulmaktadir. 2. bu dillerin konusuldugu cografya avrasyaya dagilmis ve bunun tarihsel, sosyokulturel dayanaklari vardir. 3. konusulan turk dillerinin cogu birbirlerinden yogun farkliliklar icermektedir.(sadece lehce olarak kabul edilemez) 4. demek odur ki, bu gurupta ki diller zamanla farkli dillere kaliplara bolunmus, evrim gecirmislerdir....demek ki bu dilin yapisi zamanla (ve elbette tarihsel, sosyodinamik faktorler cercevesinde) yogun bir degisime ve bolunmeye ugramistir. .. bu saptamalarima karsi cikabilirsiniz elbette, tartisabilirsiniz, sonucta bende bir dil bilimci degilim, tek soylemeye calistigim sey, konustugumuz dil adaptasyona ve degisime aciktir. ote yandan arapca, rusca, cince gibi kokenli diller tarihsel olarak turkceye gore cok daha az bir degisime ugramistir...sonucta zaten dil dediginiz sey bir organizmadir. mutasyonlara, hizli degisimlere ve morfogenetik yeniden yapilandirmalara aciktir. |
|
|
|
|
|
#10 | ||
|
Arkitera Üyesi
|
Alıntı:
Alıntı:
|
||
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-01-2007
Mesaj: 96
|
tamam, ayni fikirde degilim. ama cokta uzatmak istemiyorum.
son olarak sunu belirtmek isterim ki internette cografi bir alan sayilabilir. ve bu cografi alanin da kendine gore ozellikleri ve bu ozelliklere olan tepkiler olucaktir ve dilde ki bu degisimler boylesine yeni bir cografyanin ozellikleriyle harekete gecicektir. hicbir konuda oldugu gibi, dil konusunda da yozlasmanin olabilicegine inanmiyorum. biliyorum ki bu nokta da gorus ayriligimiz var. ben temelde yozlasma denilen kavrami kabul etmiyorum. iyi ye ya da kotu ye dogru bir degisimdir soz konusu olan , ve bu iyi ila kotu goreceli ve degiskendir. degisim, degisimdir. |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Bütün diller değişime uğrar. Sadece Türkçe değil. Değişime uğruyor diye isteyen istediği gibi yazma hakkına sahip olamaz. "Bir" yerine "bi" oturursa, (oturabilir, mümkündür), bu kural ancak o kelimeyi edebiyatçıların, akademisyenlerin, resmi kurumların kullanmaya başlamasıyla kabul edilir bence. O zamana kadar konuşma dilinde "bi", yazı dilinde "bir"dir.
Türkçe dediğimiz dil Türkiye'de konuşulan dildir. Asya'daki kökenlerinden farklılıklar tabii ki içerir. Türkçe en çok değişen dil diye bizler istediğimiz gibi dili eğip bükme hakkına sahip olamayız. Çok değişmiş olabilir, doğrudur. Ancak sanırım sebebi dilin yapısından değil, dili kullanların yapısından (yani ortaçağ öncesindeki yaşam biçimlerinden) kaynaklanıyor. Düşünün, bizim bulunduğumuz kol, yola çıkıyor. Yolda Ermeni'lerle, Fars'larla, Arap'larla, Rum'larla, Bulgar'larla, Rus'larla, Sırp'larla, İtalyan'larla karşılaşıyor. Değişmesin de ne yapsın? Gayet normal. İmparatorluk dili geniş olur, zengin olur, kompleksiz olur. Bırakın Fuzûli'yi, Nedîm'i, Şeyh Galib'i anlamayı, bugün biz Nutuk'u, İstiklâl Marşı'nı anlamıyoruz. İyi güzel de, İngiliz, Shakespear'i anlamaz, Almanlar da Gothe'yi anlamaz orijinalinden (anlamak için çaba gösterirler o ayrı). Yani 15. yzl. İngilizcesi ve Almancası ile bugün arasında dağlar kadar fark olduğundan Türkçe en çok değişen dildir teorisi çok da mantıklı görünmüyor. Değişse ne olacak? Kafamıza göre mi takılacağız? Son olarak, biz Türk alfabesi kullanmıyoruz. Latin alfabesi kullanıyoruz. Arap elifbası kullansaydık, gene Türkçe yazacaktık. Yukarıda arkadaşın dediği gibi, Osmanlılar da Türkçe konuşur ve yazar. Shakespear'ın mezarının üzerinde şu mısraları görmüştüm, fark bütün dillerde bence: Good friend for Jesus sake forbear To dig the dust enclosed here! Blest be the man that spares these stones, And curst be he that moves my bones. |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Yönetici
|
Yurtdışındaki kullanıcılarımıza artık gerekli hoşgörüyü gösteriyoruz.
Sayın Search, Sizi aramızda görmekten de oldukça memnunuz. Katkınızın devamını dileriz.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
|
|
#14 | |
|
Yönetici
|
Alıntı:
Bu kadar zor olmasa gerek bizleri anlamak. Nitelik arıyoruz. Ve evet mesajlarınızda size tepki göstermeyi gerektiren bölümler var. Ama size sadece şu örneği vererek uzatmayacağım: Mesajlarınız onlarca belki yüzlerce hatayla dolu. Ama buna rağmen dil bilgisi makinamız size dokunmadı. Nedenini düşündünüz mü? Bence bir düşünün, yazdıklarımızı, uyarılarımızı yeniden bir okuyun. |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|