![]() |
|
|||||||
| Öğrenci Buluşmaları Ulusal Mimarlık Öğrencileri Buluşmaları ile ilgili bütün gelişmeler bu başlık altında... |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
İstanbul
Mimar
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
|
"Evet, Çok Düşünülmüş ve Daha da Çok Düşünülmesi Gereken Bir Konu Bu Mimarlık"
Levent Cengiz AYVAZOĞLU
Ç.Ü. Mimarlık Bölümü Öğrenci Temsilcisi Evet, Çok Düşünülmüş ve Daha da Çok Düşünülmesi Gereken Bir Konu Bu Mimarlık Evet, çok düşünülmüş ve daha da çok düşünülmesi gereken bir konu bu mimarlık, eğitimi ve geleceği… İstanbul’da yapılan Mimarlık ve Eğitim Kurultayı’nın üçüncüsünü Çukurova Üniversitesi Mimarlık Bölümü Öğrenci Temsilcisi olarak izleme imkânını buldum. Toplantıların hepsinin çok keyifli geçmesi nedeni ile kurultay sonunda herkesin memnuniyeti gözlerden kaçmıyordu. Çok faydalı bilgiler çok iyi hocalarımızın sunumları ile daha bir ilgi çekici hale gelmişti. Fakat memnuniyetin ve ilginin organizasyona için olduğunu gördüm. Yapılmak istenen reformlar konusunda karşı görüşlerin olduğu gerçeğinin de unutulmaması ve doğru şekilde değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyim. Toplantını detaylarına girecek olursak tematik sunuş ile beraber dokuz farklı başlık (sekizinin tartışmaya açık olduğu) altında değerli hocalarımızın fikirleri, bilgi birikimleri ve değerlendirmeleri ile gerçekten dolu dolu bilgi sahibi olduk. Özellikle meslek hayatımızın dönüm noktasında bulunduğu bir dönemde nasıl bir harita kullanılması gerektiği her yönüyle olmasa da ana hatları ile ortaya konmaya çalışılmıştı. Eminim boşluklar bir şekilde doldurulacaktır ama bunların demokratik ve özgün harçlar ile oluşturulmasından yanadır kalbim. Toplantılardaki görüş ve düşüncelerin hepsinin değişebilir olması çok ilginç ve esnek bir sistemin oluşturulmaya çalışıldığının göstergesidir. Fakat ben bu konuda biraz daha düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim. Özellikle de okulların akreditasyonu konusunda bu kaygılarım ön planda. Neden denildiğinde ise şu cevabı veriyorum: “Eğitimimizdeki esneklik zaten hem üniversitenin kendi içinde hem de üniversiteler arası ulusal düzeyde eşitlik şartlarını bozmaktadır. Eğer üniversiteleri kendi içinde çözüm üretmeye bırakırsak yeterince gücü olmayan ve yeterli ilgiyi, hak ettiği desteği alamayan bölümler, ya da eğitimlerinin kendi bünyesinde verebileceği sınırlar ile belirlenen bölümler elbette bu denizde yorgun düşüp boğulacaktır.” Tabiî ki kimse mağdur olmak istemez. Bu yüzden Ulusal Mimarlık Politikası gibi bir de Ulusal Mimarlık Eğitim Politikasının olması (ki zaten böyle bir görüş var) ve bu politikanın her üniversiteye eşit uygulanırlığını sağlamak (örneğin bu eğitimci sayısı, alınan öğrenci sayısı arasındaki oranla da bağlanabilinir) amacı ile farklı bir kurum kurgulanabilinir ya da bu göreve şu an sahip olan idari yapının görevini bir daha düşünerek, uyguladığı sitemin yanlışlarının düzeltilebilmesi için bir takım önlemler alınabilir. Yine toplantılarda eğitim modellerinin dünyada uygulandığını ve uygulanmak istendiğini duydum. Ama aklıma takılan Avrupa Birliğinin bize neden bu kadar oldu bittiye getirtmek istediğidir. Aslında özeleştiri yapan bütün hocalarımızın bu sistemlerin benzerini uyguladığımızı ve bunları yıllardır söylediklerini savunmaktalar. Peki, o zaman neden AB uyum süreci içerisinde biz bunları ele alıp uzun uzun tartışıyor ayrıca tam bir mutabakat sağlayamıyoruz bunu da merak ediyorum. Sonra GATS süreci dolmak üzereyken neden son ana kadar bekledik. Hocalarımız beş senedir uğraş verirken neden yeterli alt yapı ve destek sağlanmadı ya da sağlandı ise(Bayındırlık ve İskân Bakanlığı’ndan gelen temsilcimiz bu konuda çok uğraş verdiklerini söylemişti.) bu gerçekten bu kadar zayıf ve görünmez bir halde. Acaba biraz da üniversiteler bazı kontrol grupları altında kalıp doğru bulduklarını uygulanabilinir hale getiremiyor mu yoksa bu kontrol gruplarının eğitim üzerindeki doğru buldukları ulusal görüşler çürütülmeye mi çalışılıyor??? Bu konuda biraz düşünmek lazım görüşündeyim. Meslek pratiği ve sürekli mesleki gelişim programlarının faydası konusundaki düşünceleri gayet olumlu bulduğumu belirtmek isterim. Ancak bu tip programların özel yetki gruplarınca bu konuda da mutlak bir düzen belirlenmesi kanaatindeyim. Mimar kendini geliştirmeden bilgi sahibi olmadan görevini tam anlamıyla yerine getiremez. Deneyim böyle sosyal bir meslek grubu için şarttır. Bu da gözden kaçmamalıdır. Yalnız yine gözlerden kaçmayan olması gereken öğrenci forumlarını önceden ayarlanmaması öğrencilerin kendi eğitimleri ile ilgili olarak yeterince fikirlerini beyan edememesi ilginç bir durumdu. Uludağ Üniversitesinden bir hocamızın tepkisi üzerine ertesi iki gün oluşturulan iki ayrı forumda oturum başkanlığı yaptım. Gerçekten farklı düşünceden öğrencilerin merakları hep aynıydı. Hep sorulan soru: “Biz ne olacağız, biz mezun olunca nasıl olacak?“ ve bu soruyu soranları haklı görüyorum. Açıkçası bende bir öğrenci olarak sormak istiyorum! Nedense cevaplar hep “Sizi kapsamayacak.” olmasına rağmen bazı şeylerin de nedense havada kaldığına inanıyorum. Çünkü TMMOB Mimarlar Odası ve YÖK gibi kuruluşların aldığı kararlar ile gelecekte sahip olacağımız unvanlarımız elimizden alındı. Bu gerçekten canımızın yanmasına ve ciddi kırgınlıklar yaşamamıza neden oldu. Ayrıca edindiğim anayasal bilgiler doğrultusunda önceden belirlenmiş ve verilmiş olan hakların geri alınamazlığı ilkesinin manevi anlamda çiğnendiği görüşündeyim. Elbette çözüleceği konusundaki şüphelerim kusursuz. Bu durumda da kimsenin mağdur olması kabul edilemez zaten, kaldı ki TMMOB Mimarlar Odası bu konuyu görmezden gelmeyecektir diye umut ediyorum. Yapılan öğrenci forumlarında alınan kararla öğrenciler yeni bir oluşum içerisine girerek yeni yapılanmalara adım atmak ve kesinleşen iki kurul için (Birincisi Mimarlık Akreditasyon Kurulu, İkincisi Meslek Kabul Kurulu) birer de olsa temsilci verme adına özgür bir dernekleşme sürecine girmiştir ve hala çalışmaları devam etmektedir. Bence bu da mimarlık öğrencilerinin almış olduğu en önemli kararlarından biridir. Buradaki amaç ABD‘deki AIAS (American Intarnational Architecture Students) örneğinde olduğu gibi bir ulusal birlik oluşturmadır. Bu komite oluşacak tüm üniversite derneklerinin en demokratik yollarla seçtiği temsilcilerle oluşarak, tüm eğitim ile ilgili kararların alınmasında bir danışman olma amacındadır. Bu konudaki gelişmelerin ileriki günlerde gündeme yön vereceği kanaatindeyim. Bence bu kadar önemli noktanın içerisinde elbette herkesin daha uzunca düşünmesi gereklidir. Önemli olan kendimizi bu durumdan en iyiyi hedefleyerek ama en kötüsüne karşı da bir planlama yaparak, önlemler alarak adapte etmektir. Değişimi kabullenmek onu hazmetmenin en iyi en güzel yoludur, tabiî ki adımlarımızı değişime göre planladıktan sonra. Değişim bizim içinse evet olmalıdır gerçekten iyi içinse olmalıdır. Yine kendi fikrim mimarlık ve eğitimi her zaman ki halinden daha da kaliteli olmalıdır. Sonuç olarak temellere inmeliyiz… Emeği geçen herkese bize bu imkânı verdiği için teşekkür ederim Saygılarımla… Levent Cengiz AYVAZOĞLU Ç.Ü. Mimarlık Bölümü Öğrenci Temsilcisi
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Forum | Yanıt | Son Mesaj |
| Nevzat Sayın | Omer Yilmaz | Mimarlar | 30 | 24-12-2001 20:51 |