![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#106 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
![]() |
O zaman varlığımız için tanrıya şükrederek başlayalım. Sonra megaronu yapan insana, böyle günümüze kadar teşekkür ederek gelelim...
Yazımı dikkatlice okursanız benim modern felsefe içerisindeki simetriden bahsettiğimi anlayacaksınız. Buradaki karşı koyuşun bir aşağılama, yıkma anlamı taşımadığının altını çiziyorum. Bu bir fikir savaşıdır ve bu fikir savaşında ben karşıt fikrimi tanımlıyorum. Ne ile savaştığımı ortaya koyuyorum.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#107 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-10-2005
Mesaj: 96
![]() |
Alıntı:
__________________
it takes some silence to make sound.. |
|
|
|
|
|
|
#108 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 508
![]() |
ben de simetriyi kullanmayan ve ona karşı duran bir insanım.
ama nasıl oluyorsa "RedRapsody"nin kime ve niçin savaş açtığını anlayabilmiş değilim. şahsi manifestolarımızı bu kadar ön plana çıkartacaksak böyle genel-geçer özelliği olan yerlerde niye yazıyoruz ki?
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
|
|
#109 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 07-12-2006
Mesaj: 24
![]() |
simetriyi algılama
simetri kısıtlayıcı bi etken olmamalı. ben projelerimde önce işlevi yapıyorum daha sonra ise maailyete göre işleve uygun bir form belirliyorum. formun simetrik olmasının avantajı tasarımcının kusursuzluğunu gösterir. tabi her binanın formunun simetrik olması uygun olmayabilir. kullanıcıyı etkilemek için simetriden kaçmamız gereken yapılar olabiliyor. örneğin bir discotek tasarlıyoruz. eğer simetrik yaparsak kullanıcının gözünde binamız çok sade sıradan görünür.
neden bazı kimseler sürekli simetrik yapıyorlar derseniz cevabım açık ve nettir; cephe görünüşlerinde çok yönlülüğe gidemeyişinden kaynaklanır.iki cepheyi de birbirine benzer tasarlayarak kurtulma çabasındadır.
|
|
|
|
|
|
#110 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-12-2006
Mesaj: 3
![]() |
NEDEN.....simetriyi karalamak ve simetriden kaçmak da nede..bugün 'usta' olarak adlandırdığımız pek ''mimari deha,, simetrik ornekler katmıştır mimarlık dünyasına...acaba simetriden hiç de cekinmeden mimari ürünler ortaya koyanlar simetrinin demode bir tasarım modeli oldugunu düşünmemişler mi?hayır hayır hayır...mimari örnekler olustururken 'konsept' diye peşinden koştugumuz olgunun kagıda nasıl yansıyacagına karar veren biz mimarlar bunu istediğimiz sekle sokarak yansıtabiliriz..simetrik veya asimetrik
|
|
|
|
|
|
#111 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 48
![]() |
Pardon modern felsefe nerde başlıyor? Descartes?!? Yada şöyle soralım, filozofların kaçı 1900 lü yılları görüyor ?!? Ama söylediğinizi eğer doğru anladıysam destekliyorum.. Simetri9yüzlü yıllarda ömrünü tüketmiştir. Hatta ispatlıyorum elimde iki kitap, taschen in biri mimarlık teorisi diğer günün mimarlığı. Günün mimarlığında simertrik yapı seçemedim. Mimarlık terosinde (tarihsel bir persfektifte mimarlık kuramlarını ele alıyor kitap) simetriği sadece heykeller bozuyor sanırım bu kitaptada
Pekkiiiii... Bizim konformist mimarmıyız? Tarihsel süreci belirleyenlerin ayağak izlerinde takip edip güneşi göremeyen insanlardan. O halde biz mimarlık sanatından çok taklitçilik sanatına çalışıyoruz demek olmaz bu? Şu ana kadar çok az kişi, simetriğe gerçekten RASYONEL bir açıdan ele alabildi bence. Diğerleri aslında uzaklaştıklarını sandıkları -hatta bunlar grur duyuyorlar- romantizimin pençesinde sürükleniyor sanırım. Yanlış anlamayın. simetriyi değil aklı savunuyorum ben..
|
|
|
|
|
|
#112 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
![]() |
Alıntı:
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
|
#113 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
![]() |
Alıntı:
Böyle bir tartışmayı Avrupalı birisiyle yapsam , tartışsam ; bana ne saçmalıyorsun tabiki der , güler geçer... Ama biz toplumsal olarak düşünce devrimimizi tamamlayamadığımız ve evrimleşememiş bir yaratık gibi ortaçağın izlerini taşıyan bir felsefe ile sarıldığımız için sanatımız ve mimarlığımız da bundan etkileniyor elbette. Böyle olunca kendimize de yabancı kalıyoruz iyiden iyiye. Eskiyle bağlantımız tamamen kopuyor. Bazılarımız boşlukta kalmaktan korkup geçmişe döneme çabasına giriyor, ama nafile... Arafta kalıyoruz. Evet bu konformist bir yaklaşım oluyor sanırım. Konformist bir sanat anlayışı ve sonucunda konformist mimarlar... Kırılma noktasını nerede kaçırdık bilmiyorum. Ama ben bu noktayı nasıl kırarız onu aramak için bir süre daha mücadele edeceğim. Simetri karşıtlığı bunun sadece bahanesi aslında... Biraz daha gayret edersek ' mimaride simetriden neden kaçınılıyor? Sorusunu sorduran düşünceye ulaşacağız. Ayrıca zamanınız oldukça ' Modernin İşlevi ' konusunu okumakta fayda var. "Modernin İşlevi" üzerine...
__________________
R&R En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 19-12-2006 21:15 |
|
|
|
|
|
|
#114 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
![]() |
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#115 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
![]() |
Alıntı:
Burada aslında 'gün' anlattığım düşünceyi çok iyi örneklendiriyor. Cami yaparken simetri kullanırım, ev yapacak olsam asimetriyi kullanırım' demekle herşeyi özetliyorsunuz aslında. Şimdi biraz toparlamaya çalışayım. Batı bizden çok önce devrimini yaptı, yaktı, yıktı , yeniden yaptı, geliştirdi... Şimdi Batı felsefesi boşlukta , felsefe kaynakları tükendi... Biz neredeyiz? Biz hala simetrik yapılar yapıyoruz, hala cami yaparken Mimar Sinan'ı taklit ediyoruz... Ama biz de 1920 lerde bir devrim yaşadık. Bizimki daha yeni sayılır, sancılı hala... İşte bağıra bağıra şunu söylüyorum ve heyecanlanıyorum. Biz kırılma noktamıza ulaştığımızda Batı felsefesini de besleyecek bir çıkış yakalayabiliriz. Bunun için yeterli kaynağımız var , malzememiz var , az da olsa yanan bir ateşimiz var.... O noktadan sonra ' mimaride simetriden neden kaçınılıyor' diye sormaya gerek duymayacağız işte. Hiçbirşeyden kaçmadığımızı , terkettiğimizi anlayacağız... Umarım
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
|
#116 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
![]() |
Alıntı:
. Birşeyi özetlediğim yoktu ama o kadar yazıdığım şeyi, verdiğim örnekleri göz ardı edip de öyle kabul ettiyseniz sorun yok. Benim tercihim bu. Bu tercihimden ötürü çağdışı değilim . Temsille ilgili ve bu iki kavramın mimariye getirdiği çözüm şekilleriyle ilgili, tarih içindeki sürece ve insanların deneyimlereine dayanarak bir sürü cümle kurdum, örnek verdim, resim yolladım ama tutup şu cümlemi aldınız ve "gün" dediklerimi özetliyor deyip çıktınız. Ne deyebilirim ki? Ben cami yapsam, ya da kilise, simetriyi kullanmaktan zevk alırım. Bu zevk ya da kabul ya da anlayış ya da dünya görüşü beni modernin dışına çıkartmıyor, beni kötü yapmıyor (yukarıda pek çok örnek saydım). Simetrinin hasını modern mimarinin kullandığını bile bile bunu söylemeye devam etmek garibime gitmeye başladı. Devrimlerle kurulan ilişkiyi anlamış değilim. Batı dediğiniz kim? Devrim yapanlar kim? Hangi devrimler? Kaldı ki bizim devrimimiz, halktan gelen bir devrim değil. Tepeden inen bir devrim. Hep öyle oldu. Devlet-i Aliye zamanında da böyle oldu, Cumhuriyet zamanında da...Bizim toplum yapımızda bu var. Bundan dolayı halka yansımamasının pek çok sebepleri var. İyi yanları da var, işlemeyen yanları da. Hoş bunu, bu mimari kavramlarla ilgili konuya nasıl bağlayacağız onu da bilmiyorum, ilişkiyi çözemedim. Mimar Sinan'ı taklide gelince. Kasttediğiniz bensem (cami yapsam simetri kullanırım dediğim için), kusura bakmayın ama yanlış kişiyi örnek verdiniz. Yok ben değilsem, Mimar Sinan'ın taklit edilmesi simetrinin sonucu değil, belki de yukarıda bahsettiğiniz devrimin getirdiği kesintinin bir sonucudur. İlişkiler, sebepler, sonuçlar ve ihtimaller pek çoktur. Bir ricam olacak, verilen örnekleri, yazılan cümleleri görmezden gelip, şu cümle özetliyor demezseniz, tartışmanın bir anlamı olur. Yoksa ortamın, kimin kime vurduğu, gözün gözü görmediği bir "savaştan" farkı kalmaz. |
|
|
|
|
|
|
#117 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
![]() |
Olay çok net aslında. Klasizmle-Modernitenin kavgası... Klasizmi de bu konu çerçevesinde simetri temsil ediyor...
Modernin içerisinde de klasizm olabilir , buradaki kavrama dikkat... Modern mimari demiyorum, modernite diyorum. Modern mimari ve yarattığı kurumlar öyle bir hal alıyor ki kendisi klasizmin savunucusu oluyor du... Değişmez ve kesin gerçeklere saplanılıyordu. Postmodern de buna tepkiyle oluşmadı mı? Benim değindiğim mesele bu değil. Mimariye nasıl yaklaşıldığı... Özgür düşünce mi yüceltiliyor? Yoksa doğrulara inanan ve kabul etmiş, düşünce mi yüceltiliyor? Yani modernite mi , kalsizm mi yüceltilmekte? Yani işin felsefesinden bahsediyorum... Batı dediğim: Şu an burada özgürce yazılar yazmanızı, teknolojiyi kullanmanızı, fikir paylaşmanızı sağlayan uygarlıktır... Onların devrimini yapanlar da felsefecileri başta olmak üzere, kendi toplumlarıdır... Politik , sosyolojik, ideolojik durumların mimariyle ne alakası olduğuna gelince... Sizce bir alakası yoksa tartışmamızı sürdürmemizin anlamı yok... Masadan kalkalım... Ama bence çok alakalı. İşin özünde felsefe vardır. Felsefe topluma çeşitli hallerde sızar, mimari bu sızıntıdan etkilenmez mi sizce? Milliği Eğitim Bakanılığının yeni tip okul binalarına bir gözatmanızı dilerim. Tip proje geliştirdi uygarlık temsilcileri! Ben sevmedim, hatta nefret ettim... ABD deki Beyazsarayın mimarisiyle oranın içindeki adamların beyni arasında derin bağlantılar buluyorum ben... Yani böyle alakalı , siyasetle, politikayla mimarlık bana göre. Bizim devrimimizin tepeden inme olduğu iddiasına gelince. Evet Avrupadaki gibi olmadı, ama yine kendi yarattığı dinamikler bu devrimi getirdi topluma... Bu devrim eninde sonunda anlaşılıcaktır. Bir kişi benimser , birkaç kişi benimder o ayrı mesele... Ama şimdiki sancıyı çekiyor olmamız bile bu devrimin bir kazanımıdır. Ben şunu söylüyorum, bulanık suda kördöğüşü oynamayalım. Geçelim saflarımıza savaşalım... Klasizmi seviyorsanız sizin tercihinizdir saygı duymak zorunda herkes, moderniteyi seçip arayışı seçersek o da bir tercihtir... Ama git sen köşende oyna ben de köşemde oynayım derseniz ben yapamam, canım sıkılır. Çıkalım meydana çatışalım ki birşeyler çıksın ortaya... Ayrıca Mimar Sinanı taklit ederek cami yapanlardan kastım örneğin Adana Sabancı camisini yapanlardır ve yeni yapılan camilerin büyük bölümü de böyledir aslında... Bu yaklaşım sizin hoşunuza giden bir durumsa , benim karşıt fikrimi savunuyorsunuz demektir. Ve çatışmamız gerekir bu durumda. Ben diyorum ki camiyi de yeniden yaparız, konutu da , kentide ... Bunlar hep toplumla , poltikayla, siyasetle ilişkili organik şeyler. Nasıl mimariyi bunlardan ayrı düşünebiliriz?
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#118 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 48
![]() |
Alıntı:
Amma velakin, ben yazdıklarında hala simetrinin neden kaçılası bişey olduğunu anlamadım.. ta ta ta geliyoruz, höt simetri kaka oluyor... Yani ussal bi yaklaşım içermiyor dediklerin -o zaman duygusal oluyor, o zamanda kaçmaya çalıştığın klasizm oluyor-, acaba bize simetriyi neden tercih etmediğini mantıksal bi şekilde uslayabilir misin? |
|
|
|
|
|
|
#119 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.649
![]() |
batının özgürlükçülüğünü sadece fransız devrimine endekslemek çok şeyi ıskalamak anlamına geliyor.
neredeyse bütün tarihi bunun üzerine kafa yorma, "felsefe" yapmaya yaslanıyor. kalkıp batı özentisi diyecekler çıkacak şimdi biliyorum. mesele simetrinin kaka olup olmaması değil. simetri üzerindeki tarihi yük ve hatta bir yanılsama olmasıyla ilgili. hemen usta mimar iddiasını hatırlatmadan önce meselenin "usta mimarlara" tükaka etmekle ilgisi olmadığını da ben hatırlatmak isterim. ama meseleleri hoşlanmak düzeyinden kavrarsak zaten konuşacak birşey kalmıyor, o zaman "anything goes"... |
|
|
|
|
|
#120 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
![]() |
Alıntı:
Tekrar açıklamaya çalışayım. Simetrinin yüklendiği klasizmin terkedilmesinden bahsediyorum. Simetri bu düşüncenin en somut, en net hali gibi duruyor karşımızda. Bunun terk edilmesinden bahsediyorum. Ve ekliyorum. Batı bunu terkedeli ve aşalı çok oluyor. Ama biz hala bu evrim sürecini yaşamaktayız, sancılıyız... Model almak istiyoruz ( batıyı) ama alamıyoruz, çünkü altyapımız kaldırmıyor bunu.... Ben istiyorum ki simetriyi terk edecek, onba ihtiyaç duymayacak düşünceyi biz üretelim. Ama önce ne olduğumuzun , ne olmadığımızın farkına varalım. Simetri konusunda yapabileceğim açıklama bukadar. Bu kadara gücüm yetiyor şu anda. Belki beş yıl sonra falan daha iyi açıklayacak gücüm olur
__________________
R&R |
|
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|