Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık

Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 19-12-2006, 09:56   #106
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
RedRapsody is on a distinguished road
O zaman varlığımız için tanrıya şükrederek başlayalım. Sonra megaronu yapan insana, böyle günümüze kadar teşekkür ederek gelelim...

Yazımı dikkatlice okursanız benim modern felsefe içerisindeki simetriden bahsettiğimi anlayacaksınız. Buradaki karşı koyuşun bir aşağılama, yıkma anlamı taşımadığının altını çiziyorum. Bu bir fikir savaşıdır ve bu fikir savaşında ben karşıt fikrimi tanımlıyorum. Ne ile savaştığımı ortaya koyuyorum.
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 15:41   #107
Arkitera Üyesi
 
.gulshen.'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 15-10-2005
Mesaj: 96
.gulshen. is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin RedRapsody tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
O zaman varlığımız için tanrıya şükrederek başlayalım. Sonra megaronu yapan insana, böyle günümüze kadar teşekkür ederek gelelim...

Yazımı dikkatlice okursanız benim modern felsefe içerisindeki simetriden bahsettiğimi anlayacaksınız. Buradaki karşı koyuşun bir aşağılama, yıkma anlamı taşımadığının altını çiziyorum. Bu bir fikir savaşıdır ve bu fikir savaşında ben karşıt fikrimi tanımlıyorum. Ne ile savaştığımı ortaya koyuyorum.
bir aşağılama ya da yıkma anlamı değil zaten yazınızdan anladığım. ben de sadece göz ardı edilmemesi gereken bir noktayı hatırlatmak istedim o kadar.
__________________
it takes some silence to make sound..
.gulshen. offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 16:04   #108
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 508
crazy_art is on a distinguished road
ben de simetriyi kullanmayan ve ona karşı duran bir insanım.
ama nasıl oluyorsa "RedRapsody"nin kime ve niçin savaş açtığını anlayabilmiş değilim.

şahsi manifestolarımızı bu kadar ön plana çıkartacaksak böyle genel-geçer özelliği olan yerlerde niye yazıyoruz ki?
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?"

Faruk Özgökçe
crazy_art offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 16:57   #109
Arkitera Üyesi
 
architect_-_'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 07-12-2006
Mesaj: 24
architect_-_ is on a distinguished road
simetriyi algılama

simetri kısıtlayıcı bi etken olmamalı. ben projelerimde önce işlevi yapıyorum daha sonra ise maailyete göre işleve uygun bir form belirliyorum. formun simetrik olmasının avantajı tasarımcının kusursuzluğunu gösterir. tabi her binanın formunun simetrik olması uygun olmayabilir. kullanıcıyı etkilemek için simetriden kaçmamız gereken yapılar olabiliyor. örneğin bir discotek tasarlıyoruz. eğer simetrik yaparsak kullanıcının gözünde binamız çok sade sıradan görünür.

neden bazı kimseler sürekli simetrik yapıyorlar derseniz cevabım açık ve nettir; cephe görünüşlerinde çok yönlülüğe gidemeyişinden kaynaklanır.iki cepheyi de birbirine benzer tasarlayarak kurtulma çabasındadır.
architect_-_ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 17:18   #110
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 16-12-2006
Mesaj: 3
zatoichi is on a distinguished road
NEDEN.....simetriyi karalamak ve simetriden kaçmak da nede..bugün 'usta' olarak adlandırdığımız pek ''mimari deha,, simetrik ornekler katmıştır mimarlık dünyasına...acaba simetriden hiç de cekinmeden mimari ürünler ortaya koyanlar simetrinin demode bir tasarım modeli oldugunu düşünmemişler mi?hayır hayır hayır...mimari örnekler olustururken 'konsept' diye peşinden koştugumuz olgunun kagıda nasıl yansıyacagına karar veren biz mimarlar bunu istediğimiz sekle sokarak yansıtabiliriz..simetrik veya asimetrik
zatoichi offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 18:09   #111
Forum Üyesi
 
soyutsimit'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 48
soyutsimit is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin RedRapsody tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle

Ben MODERN felsefenin yolundayım ,
Pardon modern felsefe nerde başlıyor? Descartes?!? Yada şöyle soralım, filozofların kaçı 1900 lü yılları görüyor ?!? Ama söylediğinizi eğer doğru anladıysam destekliyorum.. Simetri9yüzlü yıllarda ömrünü tüketmiştir. Hatta ispatlıyorum elimde iki kitap, taschen in biri mimarlık teorisi diğer günün mimarlığı. Günün mimarlığında simertrik yapı seçemedim. Mimarlık terosinde (tarihsel bir persfektifte mimarlık kuramlarını ele alıyor kitap) simetriği sadece heykeller bozuyor sanırım bu kitaptada

Pekkiiiii... Bizim konformist mimarmıyız? Tarihsel süreci belirleyenlerin ayağak izlerinde takip edip güneşi göremeyen insanlardan. O halde biz mimarlık sanatından çok taklitçilik sanatına çalışıyoruz demek olmaz bu? Şu ana kadar çok az kişi, simetriğe gerçekten RASYONEL bir açıdan ele alabildi bence. Diğerleri aslında uzaklaştıklarını sandıkları -hatta bunlar grur duyuyorlar- romantizimin pençesinde sürükleniyor sanırım.

Yanlış anlamayın. simetriyi değil aklı savunuyorum ben..
soyutsimit offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 20:46   #112
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
RedRapsody is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin crazy_art tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
ben de simetriyi kullanmayan ve ona karşı duran bir insanım.
ama nasıl oluyorsa "RedRapsody"nin kime ve niçin savaş açtığını anlayabilmiş değilim.

şahsi manifestolarımızı bu kadar ön plana çıkartacaksak böyle genel-geçer özelliği olan yerlerde niye yazıyoruz ki?
benim derdim simetri değil. Simetrinin altında yatan felsefedir. Dayatmacı, kapalı, tıkanmış, bitmiş, düşüncenin önünü tıkamış bir felsefedir kanımca bunun altında yatan. Benim daha somut ve kavga gürültü çıkararak savaştığım şey bu. Aslında birçoğumuz bu düşünceyle savaşıyoruz zaten. Ama ben farkındalık yaratabilme isteğimle biraz daha çok vurguladım o kadar.
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 21:02   #113
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
RedRapsody is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin soyutsimit tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Pardon modern felsefe nerde başlıyor? Descartes?!? Yada şöyle soralım, filozofların kaçı 1900 lü yılları görüyor ?!? Ama söylediğinizi eğer doğru anladıysam destekliyorum.. Simetri9yüzlü yıllarda ömrünü tüketmiştir. Hatta ispatlıyorum elimde iki kitap, taschen in biri mimarlık teorisi diğer günün mimarlığı. Günün mimarlığında simertrik yapı seçemedim. Mimarlık terosinde (tarihsel bir persfektifte mimarlık kuramlarını ele alıyor kitap) simetriği sadece heykeller bozuyor sanırım bu kitaptada

Pekkiiiii... Bizim konformist mimarmıyız? Tarihsel süreci belirleyenlerin ayağak izlerinde takip edip güneşi göremeyen insanlardan. O halde biz mimarlık sanatından çok taklitçilik sanatına çalışıyoruz demek olmaz bu? Şu ana kadar çok az kişi, simetriğe gerçekten RASYONEL bir açıdan ele alabildi bence. Diğerleri aslında uzaklaştıklarını sandıkları -hatta bunlar grur duyuyorlar- romantizimin pençesinde sürükleniyor sanırım.

Yanlış anlamayın. simetriyi değil aklı savunuyorum ben..
Evet temelde anlaşmışız. Ama benim aslıl üzerinde durmak istediğim bizim toplumsal felsefemizle ilgili.
Böyle bir tartışmayı Avrupalı birisiyle yapsam , tartışsam ; bana ne saçmalıyorsun tabiki der , güler geçer...
Ama biz toplumsal olarak düşünce devrimimizi tamamlayamadığımız ve evrimleşememiş bir yaratık gibi ortaçağın izlerini taşıyan bir felsefe ile sarıldığımız için sanatımız ve mimarlığımız da bundan etkileniyor elbette. Böyle olunca kendimize de yabancı kalıyoruz iyiden iyiye. Eskiyle bağlantımız tamamen kopuyor. Bazılarımız boşlukta kalmaktan korkup geçmişe döneme çabasına giriyor, ama nafile... Arafta kalıyoruz.

Evet bu konformist bir yaklaşım oluyor sanırım. Konformist bir sanat anlayışı ve sonucunda konformist mimarlar... Kırılma noktasını nerede kaçırdık bilmiyorum. Ama ben bu noktayı nasıl kırarız onu aramak için bir süre daha mücadele edeceğim.
Simetri karşıtlığı bunun sadece bahanesi aslında...

Biraz daha gayret edersek ' mimaride simetriden neden kaçınılıyor? Sorusunu sorduran düşünceye ulaşacağız.


Ayrıca zamanınız oldukça ' Modernin İşlevi ' konusunu okumakta fayda var.
"Modernin İşlevi" üzerine...
__________________
R&R

En son RedRapsody tarafından düzenlendi : 19-12-2006 21:15
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 21:17   #114
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
gün is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin RedRapsody tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
benim derdim simetri değil. Simetrinin altında yatan felsefedir. Dayatmacı, kapalı, tıkanmış, bitmiş, düşüncenin önünü tıkamış bir felsefedir kanımca bunun altında yatan. Benim daha somut ve kavga gürültü çıkararak savaştığım şey bu. Aslında birçoğumuz bu düşünceyle savaşıyoruz zaten. Ama ben farkındalık yaratabilme isteğimle biraz daha çok vurguladım o kadar.
Siz de o düşünceye karşı savaş açtığınızı söyleyerek (ki neden böyle bir fikir ürettiniz bilmiyorum) simetrisevenler derneği üyelerine karşı bir dayatmada bulunmuş olmuyor musunuz? Kaldı ki, tıkanmış bitmiş vs. bir felsefe değil bu (eğer gerçekten felsefesi varsa bu tür şeylerin). Neden bitmiş bir felsefe değil? Çünkü hala insanlar simetriden hoşlanıyorlar. Ancak, yeri geliyor, çözümü asimetride buluyorlar. Modern insan simetriye karşı çıkarmış...Modern yapılara bir bakalım o zaman (özellikle de modernizmin en esaslı temsilcileri olan yüksek yapılara). Demek ki olayın felsefeden çok teknikle ilgisi var. Yoksa ortaçağ insanı sadece simetriden mi hoşlanıyor? Ortaçağ, sivil yapılarına bir bakalım o zaman. Hadi onu geçtim, o zaman yapı topluluklarına bakalım. Simetrinin tek hakim olduğu grup prestij yapılarıdır (büyük bir topluluğu içinde barındıran ve haşmetiyle insanları dışardan etkileyen, içinde büyük bir boşluğu olan yapılar). Simetri bir öcü değil bir çözüm şeklidir. Bugün bir cami yapacak olsam simetriyi, bir ev yapacak olsam muhtemelen asimetriyi tercih ederdim. Temsil yetenekleri farklı olan kavramlar bunlar. Bence bu iki kavramın altında belirgin felsefeler falan yok. İkisi de çözüm bulmaya yarayan araçlar. Daha önceki mesajlarımda da çeşitli örnekler vermiştim bu konuda. Bence ikisini de birbirlerine bir üstünlükleri yok ancak ikisinin de üzerlerinde taşımaktan daha fazla hoşlandıkları yapı grupları ya da çeşitleri var. Hepsi bu. Bu yüzden, modern insan asimetri sever, diğeri çağdışıdır, tıkanmıştır vs şeklindeki fikri kabul etmiyorum.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 21:31   #115
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
RedRapsody is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin gün tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Bu yüzden, modern insan asimetri sever, diğeri çağdışıdır, tıkanmıştır vs şeklindeki fikri kabul etmiyorum.
Ben bu tür cümleler kullanmadım hiçbirzaman. Sorgulamaktan yanayım.

Burada aslında 'gün' anlattığım düşünceyi çok iyi örneklendiriyor. Cami yaparken simetri kullanırım, ev yapacak olsam asimetriyi kullanırım' demekle herşeyi özetliyorsunuz aslında.

Şimdi biraz toparlamaya çalışayım. Batı bizden çok önce devrimini yaptı, yaktı, yıktı , yeniden yaptı, geliştirdi... Şimdi Batı felsefesi boşlukta , felsefe kaynakları tükendi...

Biz neredeyiz? Biz hala simetrik yapılar yapıyoruz, hala cami yaparken Mimar Sinan'ı taklit ediyoruz... Ama biz de 1920 lerde bir devrim yaşadık. Bizimki daha yeni sayılır, sancılı hala... İşte bağıra bağıra şunu söylüyorum ve heyecanlanıyorum. Biz kırılma noktamıza ulaştığımızda Batı felsefesini de besleyecek bir çıkış yakalayabiliriz. Bunun için yeterli kaynağımız var , malzememiz var , az da olsa yanan bir ateşimiz var....

O noktadan sonra ' mimaride simetriden neden kaçınılıyor' diye sormaya gerek duymayacağız işte. Hiçbirşeyden kaçmadığımızı , terkettiğimizi anlayacağız... Umarım
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 21:58   #116
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
gün is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin RedRapsody tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Ben bu tür cümleler kullanmadım hiçbirzaman. Sorgulamaktan yanayım.

Burada aslında 'gün' anlattığım düşünceyi çok iyi örneklendiriyor. Cami yaparken simetri kullanırım, ev yapacak olsam asimetriyi kullanırım' demekle herşeyi özetliyorsunuz aslında.

Şimdi biraz toparlamaya çalışayım. Batı bizden çok önce devrimini yaptı, yaktı, yıktı , yeniden yaptı, geliştirdi... Şimdi Batı felsefesi boşlukta , felsefe kaynakları tükendi...

Biz neredeyiz? Biz hala simetrik yapılar yapıyoruz, hala cami yaparken Mimar Sinan'ı taklit ediyoruz... Ama biz de 1920 lerde bir devrim yaşadık. Bizimki daha yeni sayılır, sancılı hala... İşte bağıra bağıra şunu söylüyorum ve heyecanlanıyorum. Biz kırılma noktamıza ulaştığımızda Batı felsefesini de besleyecek bir çıkış yakalayabiliriz. Bunun için yeterli kaynağımız var , malzememiz var , az da olsa yanan bir ateşimiz var....

O noktadan sonra ' mimaride simetriden neden kaçınılıyor' diye sormaya gerek duymayacağız işte. Hiçbirşeyden kaçmadığımızı , terkettiğimizi anlayacağız... Umarım

. Birşeyi özetlediğim yoktu ama o kadar yazıdığım şeyi, verdiğim örnekleri göz ardı edip de öyle kabul ettiyseniz sorun yok. Benim tercihim bu. Bu tercihimden ötürü çağdışı değilim . Temsille ilgili ve bu iki kavramın mimariye getirdiği çözüm şekilleriyle ilgili, tarih içindeki sürece ve insanların deneyimlereine dayanarak bir sürü cümle kurdum, örnek verdim, resim yolladım ama tutup şu cümlemi aldınız ve "gün" dediklerimi özetliyor deyip çıktınız. Ne deyebilirim ki? Ben cami yapsam, ya da kilise, simetriyi kullanmaktan zevk alırım. Bu zevk ya da kabul ya da anlayış ya da dünya görüşü beni modernin dışına çıkartmıyor, beni kötü yapmıyor (yukarıda pek çok örnek saydım). Simetrinin hasını modern mimarinin kullandığını bile bile bunu söylemeye devam etmek garibime gitmeye başladı.

Devrimlerle kurulan ilişkiyi anlamış değilim. Batı dediğiniz kim? Devrim yapanlar kim? Hangi devrimler? Kaldı ki bizim devrimimiz, halktan gelen bir devrim değil. Tepeden inen bir devrim. Hep öyle oldu. Devlet-i Aliye zamanında da böyle oldu, Cumhuriyet zamanında da...Bizim toplum yapımızda bu var. Bundan dolayı halka yansımamasının pek çok sebepleri var. İyi yanları da var, işlemeyen yanları da. Hoş bunu, bu mimari kavramlarla ilgili konuya nasıl bağlayacağız onu da bilmiyorum, ilişkiyi çözemedim.

Mimar Sinan'ı taklide gelince. Kasttediğiniz bensem (cami yapsam simetri kullanırım dediğim için), kusura bakmayın ama yanlış kişiyi örnek verdiniz. Yok ben değilsem, Mimar Sinan'ın taklit edilmesi simetrinin sonucu değil, belki de yukarıda bahsettiğiniz devrimin getirdiği kesintinin bir sonucudur. İlişkiler, sebepler, sonuçlar ve ihtimaller pek çoktur.

Bir ricam olacak, verilen örnekleri, yazılan cümleleri görmezden gelip, şu cümle özetliyor demezseniz, tartışmanın bir anlamı olur. Yoksa ortamın, kimin kime vurduğu, gözün gözü görmediği bir "savaştan" farkı kalmaz.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 20-12-2006, 01:05   #117
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
RedRapsody is on a distinguished road
Olay çok net aslında. Klasizmle-Modernitenin kavgası... Klasizmi de bu konu çerçevesinde simetri temsil ediyor...

Modernin içerisinde de klasizm olabilir , buradaki kavrama dikkat... Modern mimari demiyorum, modernite diyorum. Modern mimari ve yarattığı kurumlar öyle bir hal alıyor ki kendisi klasizmin savunucusu oluyor du... Değişmez ve kesin gerçeklere saplanılıyordu.
Postmodern de buna tepkiyle oluşmadı mı? Benim değindiğim mesele bu değil. Mimariye nasıl yaklaşıldığı... Özgür düşünce mi yüceltiliyor? Yoksa doğrulara inanan ve kabul etmiş, düşünce mi yüceltiliyor? Yani modernite mi , kalsizm mi yüceltilmekte?


Yani işin felsefesinden bahsediyorum... Batı dediğim: Şu an burada özgürce yazılar yazmanızı, teknolojiyi kullanmanızı, fikir paylaşmanızı sağlayan uygarlıktır... Onların devrimini yapanlar da felsefecileri başta olmak üzere, kendi toplumlarıdır...

Politik , sosyolojik, ideolojik durumların mimariyle ne alakası olduğuna gelince... Sizce bir alakası yoksa tartışmamızı sürdürmemizin anlamı yok... Masadan kalkalım... Ama bence çok alakalı. İşin özünde felsefe vardır. Felsefe topluma çeşitli hallerde sızar, mimari bu sızıntıdan etkilenmez mi sizce?
Milliği Eğitim Bakanılığının yeni tip okul binalarına bir gözatmanızı dilerim. Tip proje geliştirdi uygarlık temsilcileri! Ben sevmedim, hatta nefret ettim...

ABD deki Beyazsarayın mimarisiyle oranın içindeki adamların beyni arasında derin bağlantılar buluyorum ben... Yani böyle alakalı , siyasetle, politikayla mimarlık bana göre.

Bizim devrimimizin tepeden inme olduğu iddiasına gelince. Evet Avrupadaki gibi olmadı, ama yine kendi yarattığı dinamikler bu devrimi getirdi topluma... Bu devrim eninde sonunda anlaşılıcaktır. Bir kişi benimser , birkaç kişi benimder o ayrı mesele... Ama şimdiki sancıyı çekiyor olmamız bile bu devrimin bir kazanımıdır.

Ben şunu söylüyorum, bulanık suda kördöğüşü oynamayalım.
Geçelim saflarımıza savaşalım... Klasizmi seviyorsanız sizin tercihinizdir saygı duymak zorunda herkes, moderniteyi seçip arayışı seçersek o da bir tercihtir... Ama git sen köşende oyna ben de köşemde oynayım derseniz ben yapamam, canım sıkılır. Çıkalım meydana çatışalım ki birşeyler çıksın ortaya...

Ayrıca Mimar Sinanı taklit ederek cami yapanlardan kastım örneğin Adana Sabancı camisini yapanlardır ve yeni yapılan camilerin büyük bölümü de böyledir aslında... Bu yaklaşım sizin hoşunuza giden bir durumsa , benim karşıt fikrimi savunuyorsunuz demektir. Ve çatışmamız gerekir bu durumda. Ben diyorum ki camiyi de yeniden yaparız, konutu da , kentide ... Bunlar hep toplumla , poltikayla, siyasetle ilişkili organik şeyler. Nasıl mimariyi bunlardan ayrı düşünebiliriz?
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 20-12-2006, 01:56   #118
Forum Üyesi
 
soyutsimit'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-11-2006
Mesaj: 48
soyutsimit is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin RedRapsody tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle

Yani işin felsefesinden bahsediyorum... Batı dediğim: Şu an burada özgürce yazılar yazmanızı, teknolojiyi kullanmanızı, fikir paylaşmanızı sağlayan uygarlıktır...
la havle vela kuvvett... Yok anladım ben fransız devrimindeki özgürlükçü düşünce sayesinde ama böyle tek okuyunca çok komik oluyor, dikkat çekmek istedim..

Amma velakin, ben yazdıklarında hala simetrinin neden kaçılası bişey olduğunu anlamadım.. ta ta ta geliyoruz, höt simetri kaka oluyor... Yani ussal bi yaklaşım içermiyor dediklerin -o zaman duygusal oluyor, o zamanda kaçmaya çalıştığın klasizm oluyor-, acaba bize simetriyi neden tercih etmediğini mantıksal bi şekilde uslayabilir misin?
soyutsimit offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 20-12-2006, 02:16   #119
Yönetici
 
lumina'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.649
lumina will become famous soon enough
batının özgürlükçülüğünü sadece fransız devrimine endekslemek çok şeyi ıskalamak anlamına geliyor.
neredeyse bütün tarihi bunun üzerine kafa yorma, "felsefe" yapmaya yaslanıyor.
kalkıp batı özentisi diyecekler çıkacak şimdi biliyorum.
mesele simetrinin kaka olup olmaması değil.
simetri üzerindeki tarihi yük ve hatta bir yanılsama olmasıyla ilgili.
hemen usta mimar iddiasını hatırlatmadan önce meselenin "usta mimarlara" tükaka etmekle ilgisi olmadığını da ben hatırlatmak isterim.
ama meseleleri hoşlanmak düzeyinden kavrarsak zaten konuşacak birşey kalmıyor, o zaman "anything goes"...
lumina Şu anda online   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 20-12-2006, 08:55   #120
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 670
RedRapsody is on a distinguished road
Alıntı:
Orijinal metin soyutsimit tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
la havle vela kuvvett... Yok anladım ben fransız devrimindeki özgürlükçü düşünce sayesinde ama böyle tek okuyunca çok komik oluyor, dikkat çekmek istedim..
Amma velakin, ben yazdıklarında hala simetrinin neden kaçılası bişey olduğunu anlamadım.. ta ta ta geliyoruz, höt simetri kaka oluyor... Yani ussal bi yaklaşım içermiyor dediklerin -o zaman duygusal oluyor, o zamanda kaçmaya çalıştığın klasizm oluyor-, acaba bize simetriyi neden tercih etmediğini mantıksal bi şekilde uslayabilir misin?
Eğer bu kadar yazı sonunda Simetri konusundaki yaklaşımımı anlatamadıysam benim problemim özür diliyorum.
Tekrar açıklamaya çalışayım. Simetrinin yüklendiği klasizmin terkedilmesinden bahsediyorum. Simetri bu düşüncenin en somut, en net hali gibi duruyor karşımızda.
Bunun terk edilmesinden bahsediyorum.

Ve ekliyorum. Batı bunu terkedeli ve aşalı çok oluyor. Ama biz hala bu evrim sürecini yaşamaktayız, sancılıyız... Model almak istiyoruz ( batıyı) ama alamıyoruz, çünkü altyapımız kaldırmıyor bunu.... Ben istiyorum ki simetriyi terk edecek, onba ihtiyaç duymayacak düşünceyi biz üretelim. Ama önce ne olduğumuzun , ne olmadığımızın farkına varalım.

Simetri konusunda yapabileceğim açıklama bukadar. Bu kadara gücüm yetiyor şu anda. Belki beş yıl sonra falan daha iyi açıklayacak gücüm olur
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +2. şu anda saat 00:24.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178