![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-06-2006
Mesaj: 115
|
Okulu bitirip bir adım attıktan sonra gercekleri görüyoruz. O düş o hayal dünyası artık hayal kırıklığıyla son buluyor. O hayal dünyasından kopamayanlar kendini yarışmalarda yada başka arayışlarda buluyorlar. Onca emek onca stres ve hayatından çalınan onca zaman..... Kimin için ?
Bu dünya için çok ağır olduğu bir gercek. Mimarlıkla yaşayan, onunla kendini bulan arkadaşlarımı okulu bitirdikten sonra bu gercek dünyanın zirvesinde bile olsalar bir yıl sonra mimarlıkla ilgili tüm fikirleri değişmiş ve mimarlık dünyası kararmış halde olmaktalar. Mimarlık, dünyası olmuş biri icin artık yaşam; başkası icin çalışılan, başkası icin kazanılan, başkası icin değer görülen, başkası için .... biri olmaktan ibaret. sizce mimarlık bundan sonra kişisel tatminden mi ibaret ? ____________________________________________________________________ kİmin İçiN neyi TASARLAMAK: |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09-07-2006
Mesaj: 18
|
haklısın..egıtımın baslangıcından ıtıbaren fazla kaptırmaman gerekıo kendını yoksa sonuc bıldıgımız gıbı facıa..
ama ne dıym kısıtlanmamalııs ya..ıstedıımısı yapmalııs..tabyki keske.. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 480
|
sayın "asteria"nın yaptığı haklı müdahelelerden sonra konunun içeriğine dönersek:
bence mimarlık kişisel bir tatminden ibaret. sevgili "msc"nin de değindiği şekilde baktığımızda mimarlık öğrencilerinin okuldan sonraki izlediği yolları ele alırsak; bazıları okuldan çıktıktan sonra kendinde para kazanmayı en önemli bilip okul hayatında başarılı projeler çıkarıp piyasaya çıktığında bu projelerle alakası olmayan sıradan projeler yapmaya başlıyorlar. 4 sene boyunca dersini aldığı şeyleri yaptığı büyük projeleri unutup bilgisayarında var olan projelerin altına imza atmaya başlıyorlar. kullanışlılık açısından da verimli olamayan bu projeler sayende kazandığı parayla kendini tatmin edebiliyor. bazıları temiş iş yapmak ve para da kazanabilmek istiyor. cesaret eksikliğinden yapabilecek durumu olmasına rağmen mimari açıdan başarılı projeler yapmak yerine kullanış ve uygulama açısından temiz ama sıradan projelerle para kazanıyor. bu cesaret noksanlığı yüzünden yarışmalara falan da giremiyor ama o kazandığı para ve yaptığı temiz işlerle tatmin olabiliyor. bazıları da okuldaki o sanatsal ruhu piyasaya çıkınca da korumak istiyor. kendinde o cesareti de görüyor ve yarışmalara da katılabiliyor. okulda aldığı eğitimin kendisi için boşa gitmediğini düşünerek ve sanatla uğraşmanın verdiği zevkle de tatmin olabiliyor. aylarca uğraşıp girdiği ama derece alamadığı yarışmaların arkasından giden emeği ve aç kalmasını düşünmüyor. belki kaybederek kazandığı bilgilerin mutluluğunu yaşıyor. ve onla da tatmin olabiliyor. zaten o biliyor ki "az yemek beynin daha iyi çalışmasını sağlıyor" ve bu sayede yine tatmin olabiliyor.bazıları da bizim gibi öğrenci iken tatmin olamadığından kendisini sürekli bilgiye aç hissediyor ![]()
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Herşey için geçerli...
Yaptığı iş ne olursa olsun, o işi severek yapmayan ve bundan da mutluluk duyamayanlar sonuçta tabii ki tatmin olamazlar...
Bu anlamda tatmin olmadığınız bir eserinizin içinde ömür boyu yaşayanları da mutsuz edeceksiniz demektir. Yani bu tatmin kavramının içinde empatik doyum (üstdüzey duyarlılık) da var ise; severek yapılan her iş gibi, mimarlığın da kişisel tatminden ibaret olması kadar onur verici, sağlıklı ve güzel bir şey olabilir mi?
__________________
Metin Karadağ 12390 En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 22-09-2006 13:08. Nedeni: Ek... |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-08-2005
Mesaj: 157
|
tabii ki...
Metin Hoca ya ve crazy_art a katılmamak ne mümkün.Bu mimarlıkta değil her alan da bu şekilde olmalı bence.Son zamanla arkadaşlar arasında bir geyik(!)konusu olmuş durumda bu fikir.Tasarım yaparken ya da hehangi bir karar verirken birbirimize şu soruyu soruyoruz"Bu seni tatmin etti mi?"...Dediğim gibi öncelikle geyik olarak başlayan bu konu daha sonra cidden üzerinde konuşulmaya değer bir boyuta ulaştı...
Tanıdığım bazı mimarlar var...Genç olmalarına rağmen mesleklerinde doruk noktasında olan insanlar.İnsanların imrenerek baktıkları..Bu insanlar peki daha nereye ilerleyebilirler?İşe bu noktada kendini tatmin devreye giriyor.Bu insanlar artık ne parayı düşünüyorlar ne şan şöhreti.Çünkü bunlar da bir yere kadar.Yaptığın işin sürdürülebilir olması için her alanda kişisel tatmin söz konusu. Kendini tatmin eden insan yaptığı işe tam konsantre olur ve karşısındakini de tatmin eder.İş kişisel taminden toplumsal tamine ilerler ve sonrasında da kültürel gelişim gerçekleşir.Bu açıdan bakınca her insanın verimli olabilmesi için karşısına 2 yol çıkıyor:YA YAPTIĞINIZ İŞİ SEVİN YA DA SEVDİĞİNİZ İŞİ YAPIN... Saygılarımlar...İyi paylaşımlar...
__________________
mimarlık olmuş yaşamım... |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-09-2006
Mesaj: 44
|
Evet ,tatmin.. ama kişisel tatmin değil ama.Yani kendi kendine değilde ''kendini ispatlama''
biraz ağır geliyor ama buna yakın birşey. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 572
|
tatmin
Başarılı bir mimari tabiiki kişisel bir tatmindir, mimarın tatmin olması gerekir. Ama sadece kişisel değildir. O binayı kullananları, yaptıranları, görenleri de tatmin edebilmektir amacı.
Tatmin dediğimiz şey ihtiyaçlara cevap verebilme yetisidir. Bu tasarımın başlıca konusudur zaten. Mimarinin başlıca görevi de kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verebilmek, yani kullanıcıyı tatmin etmektir. Bunu yaparken mimar kimseye çaktırmadan kendi ihtiyaçlarına da cevap verecek bir tasarım yapmaya gayret eder. Ego yaratıcılığı tetikleyen özel bir duygudur, tatmin edilmesi gerekir.
__________________
R&R |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-05-2006
Mesaj: 52
|
mimarlığın içinde tasarlama ve yaratma eylemlerindeki başarı ve haz duygusu sadece yapbozun bir kaç parçasıdır. ama buna yalnızca ruhsal tatmini sağlamaktan ibarettir dersek mimarlığa ihanet etmiş oluruz diye düşünüyorum..bu kadar yalın bir tanımla geçiştirilemez
|
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23-01-2007
Mesaj: 16
|
mimarlığı canlı tutan tatmın noktası. sen
biri beni anlatmış ama sankı yarım kalmış...
mimarlık icin cok şey verdım verıyorum. mimarlık egitimi hala daha almaktayım. bu yıl 8. yılımız. türkiyede egitimi bitirdikten sonra bu tatmın noktasın peşine düştüm. arayışlarla birlikte aglayışlarda geldi. sistemin yanlışlığı icinde kaybolmuşuz. bize öğretilen onca kavramlar düşünce aşısı okul bittikten sonra bittiğini gördüm. gercekten bırgun kendıme dışardan baktım... ben ne yapıyorum. bunca emek ve enerji kımın ıcın dıye sorularla boguştum. sonra anladımkı bu kaybolan zamanın ıcınde benı canlı tutan bir şey var. oda kişisel tatmın noktam. yaptıgım şey icime sinmiş ve beni tatmin etmişse mimarı benım ıcın yaşanılası bır hayat oldugunu anladım. ve onunla şuan ölümüne yaşıyoruz. |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-01-2007
Mesaj: 254
|
Bence tatmin olayı tasarımın itici gücü .Haz almak için tasarım yaparız
|
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-12-2006
Mesaj: 25
|
mesleki tatmin kişinin kendisiyle alakalı bir durumdur.yaptığınız işler sizi tatmin etmiyorsa zaten verilen emek boşunadır.ya yanlış yerdesin ya da yanlış meslekte..!
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 10-12-2006
Mesaj: 258
|
Peki ya tasarımınız kullanıcıyı tatmin etmek için tasarlanmışsa ve bunun sizin için hiçbir tatmin edici noktası yoksa bu tasarımla nasıl kıvanç duyabilirsiniz mimaride aslında o da var.yaPARSINIZ VE MUTLU OLURSUNUZ.Ama biliyorsunuz ki yeni mezun bir mimarın büün isteği ve hazzı hatta egoları piyasada köreltiliyor.
|
|
|
|
|
|
#13 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-09-2005
Mesaj: 74
|
Alıntı:
Aslında belkide hem kullanıcıyı hemde kendinizi tatmin noktasında çaba harcamak gerekir elbette sadece kendi kişisel tatmini için mimarlık yapan sanşlı azınlık var ama özellikle biz piyasadakiler için orta yolu bulmaktan başka bir çare yok gibi görünüyor.Yinede umutsuz olmamak gerek......
__________________
Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların hüküm sürdüğü bir ülkede yaşıyoruz 'Uğur Mumcu' |
|
|
|
|
|
|
#14 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
esama mimar
ea mimar gerçekten mimarlığın hakkını veren kişidir
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|