![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-07-2001
Mesaj: 20
|
"ne kadar bakarsan o kadar az bilirsin"
arayışlarımız hep aradığımızın içinden. oysa hayatımız boyunca içinden bakıp da göremeyiz kendimizi. hep bir kaos peşinde arzularımız. tasarımın sadeliğini küçümsercesine bakışlarımız. peki ya sadelikteki kaos. hayır hayır. tek kapılı bu hayat. başlarken girip biterken çıktığımız. bir duvarı duvar yapandan uzaklaşıp sonra yine ararız aynı özü. "tuğla ne olmak ister?". tuğla başlangıca dönmek ister. varoluş amacına...
__________________
sb |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Evet.
Icelim hocam. |
|
|
|
#3 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-05-2006
Mesaj: 52
|
tuğla metaforu çok iyiydi gerçekten.
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-07-2001
Mesaj: 20
|
en azından bir cevap verdiğiniz için teşekkürler. düşündüm de sanırım bu söylediğimin hiçbir anlamı yok.bu mesajı göndemeli miyim? herkesin benim ne kadar egomun esiri olduğumu görmeleri beni ne kadar rahatsız edebilir ki? göreceğiz. belki böylelikle yenebilir bir "mimar" egosunu - yenmeli midir? ayrıca tartışılabilir bu konu"- korumasız bırakarak. eğer bu da bir tatmin değilse tabi. (evet "içelim" ve bilinç altımızın zincirleri biraz olsun gevşesin de kendimizi koruduğumuzu sandığımız ego "maskemiz" kendini başka türlü göstersin.) "kral çıplak". ama bunu söylemeye kimsenin cesareti yok. bunları söylerken çok rahat olduğumu, herhangi bir lirik hal içinde olmadığımı belirtmek isterim. bu kadar "saçmalama" yeter sanırım.
kendinize iyi bakın....
__________________
sb |
|
|
|
|
|
#5 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Yoğunluk nedeniyle
painintheass köşede sızdığına göre biz konuşmaya devam edebiliriz... Üstünü örtelim de üşümesin...
![]() Açıkçası şiirimsi bir etkisi var yazınızın, dahası yazılarınızın. Ancak şiirin de inanç gibi dokunulmazlığı vardır. Üzerinde konuşmamızı istemiyorsanız devam etmezsiniz. "ne kadar bakarsan o kadar az bilirsin" "arayışlarımız hep aradığımızın içinden. oysa hayatımız boyunca içinden bakıp da göremeyiz kendimizi. hep bir kaos peşinde arzularımız. tasarımın sadeliğini küçümsercesine bakışlarımız. peki ya sadelikteki kaos. hayır hayır. tek kapılı bu hayat. başlarken girip biterken çıktığımız. bir duvarı duvar yapandan uzaklaşıp sonra yine ararız aynı özü. "tuğla ne olmak ister?". tuğla başlangıca dönmek ister. varoluş amacına..." Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#6 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 17-05-2006
Mesaj: 52
|
Alıntı:
hatta bence bu kadar içten yazabilmiş olman mimar kimliğine ait egoyu yenmek adına güzel bir başlangıç |
|
|
|
|
|
|
#7 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Egoyu yenmeyin. Ego guzel. Ego lazim.
|
|
|
|
#8 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
"Bakmak ve Görmek"
Hatırlamayanınız var mı?
"Bakmak ve Görmek" yazısını... Eskiden okutulurdu Türkçe Ders kitabında. Neyse,... "ne kadar bakarsan o kadar az bilirsin" Sayın Bilginso'nun yazısında kullandığı bu başlığa baktığımda şunları görüyorum: Baktığımızda gördüklerimizin sayısı, bakmaya devam ettiğimiz sürede artar. Ancak gördüklerimiz hakkında bilgi edinmemiz, bilgimiz aynı hızda artmaz... Aradaki fark artar. Bu nedenle ne kadar bakarsak, izafi olarak bilgimiz azalır... Aslında her bir satırında böyle üzerinde düşünülmüş arka plan anlamlar var.
__________________
Metin Karadağ 12390 En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 13-09-2006 17:43. Nedeni: Ek... |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
|
Yazılanlar bana Louis I. Kahn'ın sözlerini hatırlattı..Yanılıyor muyum?
__________________
esragunes |
|
|
|
|
|
#10 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-05-2006
Mesaj: 30
|
Alıntı:
![]()
__________________
"HİÇ", "YOK"' TAN İYİDİR |
|
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
|
And if you think of Brick, for instance,
and you say to Brick, "What do you want Brick?" And Brick says to you "I like an Arch." And if you say to Brick "Look, arches are expensive, and I can use a concrete lintel over you. What do you think of that?" "Brick?" Brick says: "... I like an Arch"” Bunlar Kahn'ın sözleri.. Tuğlaya "ne istersin ?" diye sorarsanız, "bir kemer isterim" der tuğla. "Bak,kemerler pahalıdır,senin üzerine beton bir lento yapabilirim,ne dersin?" derseniz tuğlaya,size "....kemer isterim" diyecektir. Sanırım bu sözleri çağrıştırdı bana. Aynı meteforun kullanılması ilginç. ![]()
__________________
esragunes |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-07-2001
Mesaj: 20
|
kesinlikle. zaten bir alıntı olduğu için tırnak içinde kullanılmış bir sözün üzerinden oluşan basamaklarda yürüyorum bazı cümlelerde. ama şunu da belirtmeliyim ki "dokunulmaz" olan hiçbir şey yoktur. dokunulmayan şeyler (bir cümle, bir heykel, resim, müzik, bina) ölüdür. onlara yaşam veren dokunuşlarımızdır. kimse bir "tuğla" yı yapıp kendi haline bırakamaz. elbette tuğla hiçbir şey olmak istemez. görebildiğimiz herşey, dokunduğumuz herşey, varolduğunu düşündüğümüz tüm arzular - tüm bunları neyin üstüne atarsak atalım, istersek bir "tuğla"ya - kendimizden başka hiçbirşey değildir. tüm varoluş bir ayna gibi. ona bakan herkes, onu sorgulayan herkes sonuçta ancak kendisine ulaşabilir. bir mimar eserinde ancak kendisini bulabilir. bir "tuğla" da ancak mimarın istediğini isteyebilir.
"bir yolda yürüyorum. sonu var mı bilmem. amacım sonuna ulaşmak mı bilmem. ama eğer bir son varsa ve ben o sona ulaşabilirsem göreceğim bir tek şey var. o da benim yüzüm."
__________________
sb |
|
|
|
|
|
#13 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Saka olsun bunlar. Dalga geciyor olun bizimle
Lutfen. |
|
|
|
#14 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
|
Simurg
Hatırladığım kadarıyla;
"Simurg" Farsça bir kelime ve "Otuz (30) kuş" anlamına geliyor. Simurg Efsanesi'nin öyküsü: Kaf Dağına ulaşmak için yola çıkan kuşlar, gide gide sonunda peşine düştükleri Simurg'a ulaşırlar. Yolculuğu sonuna kadar sürdüren kuşların sayısı otuzdur. Simurg'a yani kendilerine ulaşırlar. Kendi kendisine doğru süren bir yolculuk. Kendini bilmekle ilgi. Bilirsiniz, Yunus Emre'ninde çok güzel dörtlüğü vardır, kendini bilmekle ilgili. "İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmez isen Ya bu nice okumaktır" Birisi painintheass içeceğine tekrar uyku hapı atsın... )Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#15 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
|
Ben bu kadar idealist bir bakış açısını kendime çok yakın bulmuyorum.
Kendimizin yani "ben" in dışında olarak nitelendirdiğimiz varoluşu-varlıkları "ben"e iliştirerek anlamlandırmaktansa, "ben" in dışında evrende bilebildiğimiz ve bilemediğimiz tüm biçimlerde ve boşluklarda var olan bir "varoluş"a kendimizi iliştirmek daha doğru bir başlangıç gibi geliyor bana. Kendini aramak,bulmak ve bilmek çok önemli bence de. Ve ben kendimi herşeyi anlamlandıran, herşeyi ölçülendiren olarak her yolun çıktığı bir ideal olarak görmüyorum.Ben bir insan olarak, bir mimar olarak, bir bütünün parçası olarak görüyorum kendimi. Tuğla ne olmak istediğini bilmez belki ama onun varoluşunu biçimlendiren "ben"den çok daha büyük bir güç vardır.Bu biçimlendirmeyi kabul etmesem bile,ona aykırı davransam bile bu kendiliğinden varoluşu görmezden gelemem. Ben tuğlanın ne olmak istediğini bilebilir,seçebilir,ona hükmedebilirim. Ama bu da koşulsuz seçebilme özgürlüğüm olduğu anlamına gelmemeli. Dünyayı,evreni her türlü canlı cansız varlığı , bana ve ideallerime hizmet eden varlıklar olarak görmek... Bilemiyorum, bana doğru gelmiyor.
__________________
esragunes |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|