![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 508
![]() |
insan istedi hep , var olduğundan beri.
kendisine verilen irade ile istedi. düşünmek istedi ve düşündüklerini yapmak. yaptıklarına görmek , onlarla övünmek... mimar da istedi hep , mimar olduğundan beri. farklı fikirler düşünmek istedi. benzerliğin arasında fark oluşturmak istedi. tuğla istedi malzeme olarak. belki tuğla ile betonun uyumla birleşmesini istedi. PEKİ YAPAN KİMDİ? "Ölmek için mi yaşamak? Yaşamak için mi ölmek?"
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
|
|
#17 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-07-2001
Mesaj: 20
![]() |
yapan mimardı.mimar insan.ama insan neydi?tek miydi çoğul mu?"ben" dediğimiz tek miydi çoğul mu?
__________________
sb |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
![]() |
Pingvin sana katılıyorum...
Pingvin sana katılıyorum...
Bu konu biraz eski zamanlarda bir dizi filmindeki gibi diyaloglara dönüşmeye başladı. Hatırlayan var mıdır, bilemiyorum: en sık kullanılan başlangıç sözü, "Bak çekirge..." idi. Ve film Kung-Fu anlayışından kesitler sunuyordu. Kendini arayış süreci, çok fazla kendini kaybedişle vakit geçiriyorsa kendini bulamayış biraz daha ağır basar. Ne istiyorsunuz tuğladan kardeşim?... Tuğlanın isteyeceği en fazla şey, sizin tuğlayı en iyi bir biçimde nasıl kullanabileceğinizle ilgilidir en fazla... Bu işler, elindeki tuğlaya bakıp: "Olmak ya da olmamak işte bütün mesele..." ya da "Bak Çekirge.." tarzı sohbetlerle olacak şey değil... Tuğla, tuğladır. Tuğla ile kendimizi karıştırmayalım, örüverirler bir güzel duvarda kalıveririz orada düşünceli düşünceli... Aman haaa dikkat!... ![]() ...
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 508
![]() |
ben sayın "pingvin"in konu ile ilgili yazısını okuduktan sonra aklıma ilk gelenleri yazdım.
tuğla ile ilgili bir alıp veremediğim yok aslında. ![]() yapan kim sorusunun cevabını ben veya bizden ibaret olduğunu düşünmüyorum. bir zamanlar söylediğim bir söz: "ölmek için dünyaya geliriz. yıkılması için binalar inşa ederiz. peki niye övünürüz?..." yapan kimdi sorusu cevap verilmesi için sorulmuş bir soru değildi zaten. aklıma ilk gelenleri yazmıştım. sayın "bilginso"nun açtığı forumun konusunu değiştirmek istemem.
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-07-2001
Mesaj: 20
![]() |
ben yazılanlardan kendi adıma çok şey öğrendim. elbette ki "tuğla" sadece bir sembol. onu rahat bırakalım istediğiniz gibi.
çok teşekkürler...
__________________
sb |
|
|
|
|
|
#21 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
![]() |
Hımmm...
Hımmm...
![]() Emin misin? Peki bu her yazının bir yerine sıkıştırdığın "ölü" kelimesinin "tuğla"dan daha iyi bir seçenek olduğuna emin misin? Bu ölüm sevgisi nedir? Ne diyorlar ona yoksa, nekrofili ile mi ilgili ne? Yoksa yoksa, “kötümserliğin filozofu” Alman Filozof Arthur Schopenhauer'la ortak paydalarınız mı var?... ![]() Ben olsam şöyle yazardım: "Yaşadığım sürece işe yaramak, işe yaradığım sürece yaşamak..." Hiç olmazsa içinde ölü, mölü gibir şeyler geçmiyor... 1 bölü 1 aynen ![]() Her ay bir filozof: http://www.felsefeekibi.com/forum/fo...ics.asp?FID=82 Mart: Arthur Schopenhauer http://www.felsefeekibi.com/forum/fo...TID=38953&PN=1 ... Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 |
|
|
|
|
|
|
#22 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-06-2006
Mesaj: 50
![]() |
'ben' herkes değilim
Keşke oturduğum sandalye benim vücuduma göre şekil alsa, benim vücudum onun şekline göre değil keşke sesimin tonu herkese aynı olsa saygı duyduklarıma kibar küçümsediklerime kaba değil keşke keskin bir çizgim olabilse evren beni olduğum gibi kabullense keşke ben bir ben oluşturabilsem de yok olurkende benliğimi sürdürebilsem geride bıraktıklarımla belki sıradan belki cesur bitti dedikleri noktada ben devam edebilsem
|
|
|
|
|
|
#23 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Romantizm: XVIII. yüzyıl sonunda başlayan, duygu, coşku ve sembole aşırı yer veren sanat akımı
Histeri: Duyu bozuklukları, türlü ruh karışıklıkları, çırpınma, kasılmalar ve bazen inmelerle kendini gösteren bir sinir bozukluğu, isteri. Lirik: Çok etkili, coşkun, genellikle kişisel duyguları dile getiren edebiyat. Kitsch: Değersiz sanat, dolmuş edebiyatı; sanat değeri çok düşük edebiyat, ucuz edebiyat veya sanat |
|
|
|
#24 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 05-06-2006
Mesaj: 50
![]() |
bir yarayı kanattım galiba
"İki çeşit hareket vardır ve İsa nın haçının anlamı da budur: Bu iki hareket yönünü gösterir, çakışan yolları. bir hareket doğrusaldır, bir çizgi üzerinde bir şeyden diğerine, bir düşünceden diğerine hareket edersin. bir rüyadan diğer rüyaya; "A'dan "B"ye gidersin, "B"den "C"ye gidersin, "C"den "D"ye. Çizgi üzerinde, yatay hareket edersin. Bu zamanın hareketidir. Ring seferi yapar gibi ileri-geri gidebilirsin; çizgi oradadır.
Bambaşka bir boyutta farklı bi hareket daha vardır. Bu hareket yatay değil, dikeydir. "A"dan "B"ye gitmezsin;"A"dan daha derin bir "A"ya gidersin: "A1"den derindeki bir "A2"ye, "A3"e, "A4"e, ya da yüksektekilere..." çok geçmiş olsun. egoya takık oluşunuzdan belliydi zaten histerinin tanımını bu kadar iyi bildiğiniz |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
![]() |
Konuya biraz şeker katsak...
Konuları karşımızdakilerin yaralarını kanırtarak kanatmak için değil de sağlıklı bir ortam yaratmak için kullanmak durumundayız.
Böylece, insan olmak sorumluluğumuzu yerine getirerek özgürleşebiliriz. Öyle değil mi? Hepbirlikte içinde bulunduğumuz bu dünya batarsa hepimiz boğuluruz. Başkalarının yanlışlarında/suçlarında kendi sorumluluk payımızı asla gözden uzak tutmayalım... Çünkü başkaları "o suçu işlemeye başlamadan önce," o suça doğru yönelmelerinde kendimizin de mutlak bir payı vardır. Onları o suça doğru iten nedenler arasında doğrudan ya da dolaylı olarak bizim davranışlarımız yani "yaptıklarımız ve yapmadıklarımız, gördüklerimiz ve görmezden geldiklerimiz" yer alır. Ancak başımıza geldiğinde "aniden duyarlı olduğumuz" ve başkalarını da o konuda duyarsız olarak yargıladığımız konunun benzeri bir çok konu okyanusu ile tüm yüzeyi kaplanmış bir dünyada sürekli yüzmekte oluğumuzu unutmayalım. Bu nedenle konuyu acıtıcı atışmalarla azdırmak yerine, diyalog kültürümüzü yani hukukumuzu geliştirmek yönünde kullanmak için herkesi şeker katmaya davet ediyorum. Bunu da, "sahte şeker kullanmadan yapmak" konusunda uyarılarınızla birlikte katkılarınızı bekliyorum. Bu forum başlığı altında "sözmekanlar üzerine eğlenceli bir mimarlık oyunu oynamakta olduğumuzu" düşünmeye ısrarla devam edeceğim.. Tuğlaların kalbini kırmayalım... ![]() ...
__________________
Metin Karadağ 12390 En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 17-09-2006 16:10 Nedeni: Ek.. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 508
![]() |
ben şahsen "painintheass" ve "pnrkrmn" arasındaki rahatsız edici muhabbetten pek birşey anlamadım. belki benim yazdıklarımı da anlayamayan vardır
![]() benim sürekli ölüm içeren şeyler yazmamın sebebi ölüm ve sonrasını düşünmek istediğimdendir. ama ben ölümü düşünmeyi kötümserlik olarak nitelendiremem ![]() sayın "metin karadağ"ın son söylediklerine katılıyorum. ve "sözmekanlar üzerine eğlenceli bir mimarlık oyunu oynamakta" olan yazılar görmeyi bekliyorum.
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
|
|
#27 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Sadece parkorman'a (evet bilerek boyle yazdim) yonelik degildi yazdiklarim.
|
|
|
|
#28 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
![]() |
Hmmmmm.
mmmmm.
Sayın Painintheass'ın bu kısa manidar sözünden sonra aşağıya da alıntıladığım yazısına bir daha göz atayım dedim. A!... O ne? Temamiyla benden sözetmiş... Kim demişti "İnsana dair olan hiçbirşey bana yabancı değildir..." Her an herşey olabilir. Şimdiye kadar olabildiği gibi. Benim romantikliğim öyle 19.yy'a kadar uzanamaz çünkü 20. yy'da doğdum şu an 21.yy'dayız... Keyfim yerindeyken birşeyler içer ve okurken zırt çıkar gelir bu bu neydi, hah romantikliğim. Tabii birde sabah bunun acısı çıkar. Hıı sen misin romantik, al sana. Akşamdan kalma olmanın şizofrenisi uçurur aklımı. Ama en güzel saatlerdir. Sabah sabah o bilinç dağınıklığı en özgür yazı yazabilme anlarındır. Severim. Histeri krizinde insan histerik olup olmadığını anlayamayacak derecede krizin etkisi altında kaldığı için bir türlü fikir sahibi olmadım. Vardır birşeyler dipte köşede. Niye olmasın ki yabancı değil ya, bu "hal" de insana dair olanlardan değil miydi? "Duygu Seli"nin, edebiyat sayesinde çeşmeden ölçülü, ayarlı yani edepli edepli, lirik lirik akması kadar güzel bir şey olabilir mi? "Kitsch" deyince aklıma geldi. DELİ isimli bir rock grubu var onların şarkısı aklıma geldi... ![]() "Ö. S. Y. M. kitschimi yeee!..." Tüh bak yine klavyem kaydı bayağılaştım... ![]() Hmmmm,... Neyse,... Dünyanın yaşı 5 milyar yıl diyorlar. Kişi başına herbirimiz 100'er yıl yaşasak eder sana otuzaltıbin beşyüz (36500) gün. 36500 sayısı 5'den daha büyük değil mi? Bak şekil: 36500 > 5 Tepe tepe, güle güle kullanalım bari... Sarsmayın tuğlaların kalbini, sonra altından sağ çıkamayız. ![]() *********** Alıntı:
__________________
Metin Karadağ 12390 En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 19-09-2006 12:40 Nedeni: Ek... |
|
|
|
|
|
|
#29 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 483
![]() |
Konu neydi? Ben unuttum valla..
Ben forumda tartışmaların nasıl bu kadar kişiselleştirilebildiğini anlamıyorum zaman zaman.
Hemen her konuda aynı tavır var.Neden hala şekli şemali tartışıyoruz? Neden birisi diğerinin ne dediğine değil de nasıl nediğine takılıp duruyor. Romantikmiş,histerikmiş.. ee? N'olmuş yani?Ne alıp veremediğimiz var ki habire birbirimizi eleştirmekten bir türlü konuya giremiyoruz? Söyleyecek bir şeyimiz mi yok acaba?Konunun etrafında şöyle bir dolaşıp, birbirimize sarıyoruz yeniden. Konu neydi? Ben unuttum valla..
__________________
esragunes |
|
|
|
|
|
#30 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 508
![]() |
benim gözlemleyebildiğim kadarıyla burada bir ana konu yok. farklı şeyler tartışılıyor fazla da derine dalmadan. aslında kimsenin pek de fazla birbiriyle uğraştığı yok biraz iyimser bakarsak.
bu konu boşluğunda farklı konularla doluyor aslında. belki de mimarlık başlığı altında mimarca bir kahve molası niteliğinde
__________________
"ölmek için mi yaşamak? yaşamak için mi ölmek?" Faruk Özgökçe |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|