![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#31 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-05-2001
Mesaj: 15
|
Alıntı:
İkinci öğrendiğiniz dille, dilin ait olduğu ülkede, bir süre yaşayıp İLETİŞİM sorunu çekince mi anadilinize SAHİP ÇIKMAYA karar verdiniz??? |
|
|
|
|
|
|
#33 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-06-2001
Mesaj: 3
|
Burada dikkatimi çeken bir şey var, ona değinmek istiyorum.
Üç kocaman sayfa boyunca hararetli bir şekilde "Türkçe'yi korumak"tan bahseden neredeyse herkesin "nickname"leri İngilizce veya bir başka dilde. Ben gerçek nickim yüzünden kendimde Türkçe'yi koruma üzerine yorum yapma hakkını görmüyorum, çünkü benim de gerçek nickim MadMac. Uğur Tanyeli'nin yazıları hakkında da yorum yapabilecek, onun dediklerinin Türkçe veya başka bir dille karışık haliyle anlayacak tecrübeye de sahip değilim. Ancak Türkçe'yi koruma üzerine yorum yapan ve Uğur Tanyeli'nin yazılarındaki İngilizce kaynaklı kelimeleri eleştiren şahısların neden "nickname"leri İngilizce? |
|
|
|
|
|
#34 | |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 26-02-2001
Mesaj: 29
|
Alıntı:
Tamam, Turkçe koruma tartışması yapılmasın, herkes zorunlu olarak Turkçe nick bulsun, yeni internet yasası gereğince savcılıktan iyi hal kağıdı ile birlikte alınan nick'in öztürkçe olduğu da belgelensin, ve de kanıtlansın.. Ha bu arada tartışarak fikir üretmek mi? Önemli değil, fikir de üretilmesin canım. Fikir bizim neyimize? Büyüklerimizden daha iyi mi bileceğiz? (not: yukarıda yazılanlar espridir) |
|
|
|
|
|
|
#35 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-06-2001
Mesaj: 3
|
Turkce'yi kullanmak konusunda senden buyuk olan birisini eleştirebilirsin, ancak kendin Turkce'yi dogru duzgun kullanmazken, sırf İngilizce bir "nickname"in daha "karizma" -ki o nasıl bir "karizma anlayışıysa- olacağını düşünüp, sözde koruduğun Türkçe'yi dışlarken, bir de üstüne kalkıp ilk önce "ben doğru kullanıyor muyum?" demekle, fikir üretme kavramını birbirine karıştırırsan: hayır, büyüklerinden daha iyisini bilebilirsin, ancak aynısı senin karşındayken benim için de geçerli.
Bu arada yukardakilerin hiçbirisi şaka değil, yerinde olsaydım ciddiye alırdım. |
|
|
|
|
|
#36 |
|
Yönetici
|
Bu konunun asıl sorusu:
Tanyeli'nin yaptığı gibi anlaşılmaz kelimeler kullanmak bir mimarlık tarihçisinin değerini mi artırır? idi. Konu dille ilgili bambaşka yönlere doğru kaydı. Nickname'lerin konuyla alakası hiç yok |
|
|
|
|
|
#37 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-05-2001
Mesaj: 15
|
mct ye "iğne ve çuvaldız" kelimelerini anımsattığı için teşşekkür ederim.Arif olan...
![]() |
|
|
|
|
|
#38 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 28-01-2001
Mesaj: 70
|
rumuzlarımız
şimdi nickname yerine rumuz diyebiliriz tabii..e-mail yerine e-posta...yeni türkçe kelimelerin dilimize girmesinin o kelimenin hemen üretilip duyurulmasıyla ilgisi olduğunu düşünüyorum. bunda türk dil kurumunun büyük sorumluluğu var. bunun en iyi örneği de computer yerine bilgisayar kelimesini kullanıyor olmamız. insan ne kadar dikkat ederse etsin yeni kelimeler yaygınlaşmadan kullanması zor oluyor. e-mail olarak dilimize yerleştikten sonra üretilen e-postaya alışmak daha zor oluyor. özel bir çaba sarfetmek gerekiyor. doğrusu bu konuyu bu kadar abartıp neden rumuzlar ingilizce demek de bana göre yersiz, çünkü çoğu özel isim ve isteyen istediği rumuzu seçmekte özgürdür. biri zorro diğeri battalgaziyi kullanabilir
![]() |
|
|
|
|
|
#40 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-04-2001
Mesaj: 87
|
Alıntı:
Ana konuyu tekrarlayan bir alıntının ardından benzer bir tartışmanın Mimarlar Odası'nın dergisi "Mimarlık"ın iki önceki yayın kurulu döneminde de tekrarlandığını hatırlamak yerinde olacaktır. (yanılmıyorsam 270-280 arası sayılar) Dergilerime ulaştığım an alıntılayarak gönderebileceğim, o yayın kurulu tarafından yayımlanan son sayıda Murat Uluğ'un sözlerinin bir kez daha okunması iyi olabilir. (Asıl konunun "mimarlık jargonu" tartışması olarak ele alınmasını daha doğru buluyorum. Aksi halde Tanyeli ve Tanyeli'nin yazdıklarını tartışmak, eleştiri geleneğinden yoksun bir coğrafyada, kolaylıkla bir meslek dedikodusuna dönüşme tehlikesine sahip görülüyor.) |
|
|
|
|
|
|
#41 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2001
Mesaj: 1
|
Önce kendimizi eleştirmeye çalışalım!
Her meslek kendi dalına göre bir terminoloji kullanır.Bu da meslek etiği açısından gereklidir.Bu yüzden biz Uğur Bey'i eleştirmeden önce,öz eleştirimizi yapmalıyız.Her şeyin kolayına kaçmak doğru mu?Biraz araştırma yapıp o kelimeleri anlamaya çalışmak ufkumuzu genişletip,genel kültürümüzü arttırır.Yüzyıllar önce yaşayan sanatçıların başarısı her dala duydukları ilgide aranabilir mi?Mimar,astronom,anatomist,heykeltraş vs. tüm bu özellikler bir insanda olabiliyordu.(küçük bir hatırlatma.)
|
|
|
|
|
|
#42 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-06-2001
Mesaj: 3
|
Re: Uğur Tanyeli mi Türk Dili mi?
Mimarlık dergilerini mimar veya tasarım camiası dışından birisi anlamıyor, onların anladıkları da mechul. Bilemiyorum, aramızda anlaşmak için illa şifreli bir dil mi kullanmamız gerekiyor; veya bu dil bize bir ayrıcalık mı kazandırıyor.
Kendisi çok saygı duyduğum bir şahsiyettir. Hatta itiraf edeyim lisedeyken ona hayrandım; mimarlığa ısınma hareketleri yapıp dergi alır ve ilk onun yazısını okurdum. Gayet sabırlıydım. "strüktür" denen kelimeyle ilk defa onun bir yazısında karşılaşmış ve iki gün ne olduğunu düşünmüştüm. Anlaşılmaz olmanın ego okşayıcı bir yanı var; baska hiçbir işe yaramıyor. Annem "sanatçı milletini biz anlayamayız." derdi. ona cevabım " onlar da birbirlerini anlayamıyorlar zaten." |
|
|
|
|
|
#43 | |||
|
Yönetici
|
Alıntı:
"Mimarlık Dergisi Üzerine Tartışma" Sanıyorum blu'nun bahsettiği dergi bu. Henüz bulduğum için okuyamadım... Alıntı:
Alıntı:
![]() |
|||
|
|
|
|
|
#44 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-11-2001
Mesaj: 4
|
Kendisi oldukça iyi bir öğreticidir.Herşeyi net ve kapsamlı anlatmasıyla ve iyi öğretmesiyle tanımıştım onu.Ancak önsöz yazımına birazda olsa katılmakla birlikte esas bu konuda ismi anılması gereken kişinin o değil pekçok yazar olduğunu da söylemek isterim.Kendilerini kanıtlamak istercesine kelimelerle oynayıp yazılarını amaçları dışına çıkaran yazarlar eğer bunu yapmak istiyorlarsa hele hele dergilerde hiç yazmamaları gerektiği kanısındayım.Ben birşeyler edinmek,bir nebze şaplonumu genişletmek üzere alıp okuduğum bir dergide bulmacayı andıran cümleler yerine en basit hatta bizim terimimizle
en minimal şekilde anlatılmış,içinde süslü kelimelerden çok bol bol bilgi olan yazılarla karşılaşmak istiyorum.ARTIK SÜSDEN UZAK EN KISA ŞEKİLDE EN ÇOK BİLGİYE ULAŞMALIYIZ,ÇÜNKÜ KOŞMAKLA DAHİ BELKİDE YETİŞEMİYECEĞİMİZ BİR SINIR VAR.UÇMAMIZ LAZIM..UÇAĞIMIZA DESEN YAPMAK YERİNE TEKNOLOJİSİNİ ARTTIRIP DAHA HIZLI NASIL GİDEBİLİRİZİ ARAŞTIRLIM LÜTFEN...TEŞEKKÜRLER |
|
|
|
|
|
#45 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-11-2001
Mesaj: 52
|
yazıları bende ulaşılmaz gibi gelen kelimeler ve anlaşılmazlıklarıyla hayranlığmı kazanan cümlelerle doludur çoğunca. bazıları; "hayranlık" dediğimle , uğur tanyeli için: İşte amacına ulaşıyor! Üst kültür dili kullanarak böyle özentili ahlaksızların hayranlığını kazanıyor! gibilerinden ani [emosyonlanmalarda
bulunmasınlar, daha vahimi onun böyle bir amacı olduğunu en kaba tabiriyle artistlik yapmaya çalıştığını idda etmesinler lütfen. .....yok öyle bişey! (herkesin her yazıda birikimini ortaya koymaktan aldığı bir övünme payı vardır elbet, fakat bu uğur tanyeli'de amaç değil mesela..) Şu var ki: Yazıları anlaşılabilmek için (ben dergidekilerden çok makalelerini okudum)genel anlamda konu hakkında biraz ilgi, önemlisi düşünce sahibi olmanızı gerektiriyor bunun için de bilgi gerekir. (Her yazı, her konuda olduğu gibi;ön sevişme gibi yani.) Yazısı zor. Bu, seçtiği konuları derinlemesine, çetrefillemesine sağlam bir altyapının üstünde tartışmasıyla ilgli. Bu sağlam altyapı yabancı kelimelerle beslenen kabuk gibi bir üslup oluşturmuş. Bu kabuğu aşmak zor olabiliyor ama içeri girdiğinizde iyi tartıştığını, dili iyi kullandığını görebiliyorsunuz. cümlelerinde de öyle mantık çelişkisi dil yanlışı ve sair yok. . Yabancı kelimeler se onun üslubun önemli bir unsuru; bir anlamda yazıları okuyacağı kişiyi seçer gibidir. sen beni okuma, ben sana hitap etmiyorum, bak ne kelimeler kullanıyorum der gibi hissetmemek kolay değildir. ama metin sözen’le birlikte sanat terimleri sözlüğü yazmış birinin karşısında böyle hissetmek de kolay olsun artık. Sanat ve mimarlık terimlerinin çoğu türk ve türkçe kökenli değil; tanyeli de dilbilimci olmadığı ve sanırım herkes tarafından anlaşılmak gibi bir kaygı (istek belki de) gütmediği üzre yeni kelimeler öğrenip ufkumuzu genişletmek onun yazısından alacağımız önemli bir katkı olmaya devam edecek. : . Türk dilinin yabancılaşması,sel basması ve sair tartışmalar ise “korumacılık”ın temel çelişkilerini taşıyan ,tanyeli üzerinden de rahatlıkla gidebileceğimiz ayrı şeyler.. Yine de şunu söylerim ki ; yabancı kelimelerin dilimize girmesini ,nüfuz veya penetre etmesini tümüyle en,gellemeye çalışmak yersiz. tanyeli’den daha anlaşılır; daha iyi yazmak sa mümkün......................................(sakın pembeden hoşlandığımı zannetmeyin) |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|