Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık

Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 08-03-2007, 21:51   #31
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 14-12-2003
Mesaj: 189
daha beteri'de var
Kaf Holding, Antalya Konyaaltı Plajı'nda Kaf Hotel & Spa adında bir tesis açacak. İnşaatı devam eden tesiste 18 Grand suit, 21 Junior suit, 154 Standart oda, 2 adet engelli odasıyla toplam 195 oda yer alacak.




zaten Antalya Türkiyenin Las Vegasi oldu
Titanic otelden sonra simdi 2 gemi oteli gelyior
Queen Elizabeth
sercan offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-03-2007, 23:40   #32
Arkitera Üyesi
 
ogabson'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 05-11-2005
Mesaj: 40
Adalet Bakanlığı projeleri ve buna benzer diğer projeler , malesef ahbap-çavuş ilişkisi içerisinde gerçekleşmektedir. Bakanlığa bağlı teknik birimlerdeki "memur" mimar arkadaşlar büyük çoğunlukla yapılan projelerin bazı teknik prosedürlere uyup uymadığını kontrol etmektedir. Genellikle böyle teknik birimlerdeki arkadaşların tasarıma çok büyük müdahaleleri yoktur. İşi birileri bi şekilde alır ve genel siyasi hava nasılsa o telden çalarak ortaya bişeyler koyar. Burada eğer bir günah keçisi aranıyorsa buna en yakın mimardır.
Zannımca bir milletin yükselmesi yada alçalması bir bütündür. Mimarlık alanında yükselmek ise ancak bütün bir toplumun yükselmesiyle olacaktır zannediyorum. Yoksa siyasi yönetimi eline geçirenler daha çooook bu milleti uyutacaklar.
Geçen sene Keçiören Estergon Kalesine gitmiştim. Bu ucube yapı " eklektizmin kralıdır". İçerde dolaşırken millet " vay ansını be süper yapmışlar abi" diyordu. Nesi süper? Ne yapmışlar?
Belediyenin kendi çıkarmış olduğu gazetede " CUMHURİYET TARİHİN EN MUHTEŞEM YAPISI" olarak tanımlanıyor bu yapı. http://www.kecioren.bel.tr/estergon.asp

Bu tür eklektik yapılar malesef içinde yaşamak zorunda bırakıldığımız ve sürekli devam etmesi istenilen toplumsal bunalımların bir ürünüdür. Tez-anti tez ilişkisiyle birileri körü körüne batıyı taklit etmeli, kurtuluşumuzun ancak bu yolla olacağını telkin etmeli, birileri de bunlara karşı çıkıp körü körüne tarihin derinliklerine batmalı. Birileri sağcı olmalı, birileri solcu, birileri komunist olmalı birileri faşist, birileri dini siyasete alet etmeli birileri dinsizliği... bu arada birileri kaymak yemeli, köşeyi dönmeli,medyatik olmalı, star olmalı vs..... herkes kendi derdine düşüp sonunda ülkeyi satmalı ( bir karış toprağımız vermeyiz ya ). Tabi biz de bu arada mimarlık yapacağız diye didinip duralım...
Ülke meselelerini sabahlara kadar konuşupta , ertesi gün eski tas eski hamam işine devam etmekten herkes yorulmuştur heralde...
Tek ruh olmamız lazııııım......
__________________
yok yok olsa o vardır.
ogabson offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-10-2007, 16:41   #33
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.165
Blog Mesajları: 53
İşte örnek İspanya modeli:

Alıntı:
Mecanoo’s Palace of Justice, Córdoba approved

Francine Houben of Mecanoo architecten has received official approval by the municipality for her design of the Palace of Justice in Córdoba, Spain. Francine Houben presented the design to the mayor of Córdoba, the city council, the Consejeria de Justicia and the Spanish press. Mecanoo won the international competition for the Palace of Justice in March 2006. The 48,000 m2 complex is inspired by the layout of the centuries old Moorish city with its many patios. The complex features an impressive 20 courtrooms as well as a wedding room, a forensic institute, offices and a café. The building costs are estimated at €70 million. Construction begins in 2009 and the new Palace of Justice will open in 2011.

Patios
The new Palace of Justice is as a city within in a city. In order to achieve the building massing plan; sections were taken from the street plan of the old city within which the required volume including its patios were fitted. The many patios provide light and ventilation in adjacent rooms. Moreover, they endow the large building with a strong identity of its own that suits the climate of Andalusia and Córdoba’s Moorish character. Palm trees grow in both the lower and higher patios. Because of the compact organisation of the building, space is left over for a large, slightly sloping square that provides the building with a clear entrance. The complicated programme of functions has been solved with a strict arrangement whereby the higher the function the more inaccessible it is to the public. The building is set on a plinth. The courtrooms, wedding room and restaurant represent the most public part at the entrance level. Above this, on the upper patios, are the secured offices. The archives and prison cells are located below grade.

Filigree
The exterior of the Palace refers to the traditional architecture of Córdoba with its perforated facades. A gossamer-thin pattern filters the light and absorbs heat. The filigree gives the building an elegant appearance. Applied to the facades of the patios are ceramic panels in different colours which contrast with the other facades.

Programme Courthouse with more than 20 courtrooms, a wedding room, a Forensic Institute, offices, a café, an archive, a prison and a car park. 48,000 m2, 1st prize competition
Design 2006
Execution 2008-2011
Client Consejería de Justicia y Administración Pública, Sevilla, Spain
Structural engineer, consultant installations and acoustics Grupo Ayesa, Sevilla
Building costs incl. installations € 70,000,000
Eklenmiş İmajlar
 
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-10-2007, 13:20   #34
Forum Üyesi
 
sarp ege'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-09-2007
Mesaj: 78
Biz bu oluşuma ne dersek diyelim ister 3. milli mimari ister 5.milli mimari sonuçta Cumhuriyetimiz 2002 seçimlerinde pek çok girdiye dayalı olarak bir kırılma yaşadı,
Cumhuriyetimizin yıllarca yürüttüğü (kimi zaman dayattığı) politikaların ürettiği insan kalitesi bu iken ,
iktidardaki 5 senesinin sonunda aldığı icazetin de verdiği ivme ile kamusal alanlarda gövde göstermesi kendi çapında ideolojisini sergilemesinden başka ne bekliyoruz ki .
AKP bir ideolojinin partisi ise biz de ideolojinin mimari halini görmekteyiz gibi geliyor.
sarp ege offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-10-2007, 13:21   #35
Forum Üyesi
 
sarp ege'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-09-2007
Mesaj: 78
Gemiler hariç, Onlar kalyon olmalıydı.
sarp ege offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-10-2007, 13:31   #36
Yönetici
 
lumina'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.539
Alıntı:
Orijinal metin sarp ege tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
AKP bir ideolojinin partisi ise biz de ideolojinin mimari halini görmekteyiz gibi geliyor.
Bu tarz görüntüler ve öykünmeler AKP'den önce de vardı. Meseleyi sadece ideoloji farklılaşması olarak okumak ıskalatıcı olabilir. Bence daha yaygın zihinsel boşluklar var mimarlık kavrayışımızla ilgili olarak. Mimarlık eğitimi ve ortamı, bu boşlukları işaret etmeye, onlarla yüzleşmeye yönelik değil çeşitli tarifeler üzerinden sürekli ertelemeye yönelik gibi görünüyor. Levent Şentürk'ün Arkitera ana sayfadaki yazısında dile getirdiği "rejim", AKP ideolojisi diye nitelenen dünya algısı ile kıyaslandığında aynı şekilde etkisiz ve içeriksiz; yani benzer bir durum. Sadece görüntüler düzleminde farklılaştığı için AKP'ye atfedilen çizginin dışında çağdaşmış rolü yapan başka bir içeriksizlik olarak hayatlarımızı kuşatmasına izin veriyoruz. Toplumsal hayatın diğer alanlarındaki tartışmalarda da farklı bir durum var mı?
lumina Şu anda online   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-10-2007, 14:01   #37
Forum Üyesi
 
sarp ege'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 22-09-2007
Mesaj: 78
Bu tarz öykünmeler hep vardı ama bu durum öykünmenin üzerinde başka bir şey gibi ,mimari anlamda altı boş da, bunu boşluğu bin de kaç algılıyor ve umursuyor, umursayanlar ideolojinin umurunda değil ki, ideolojinin hedef kitlesinin ne algıladığı onca önemli , üst ölçekten baktığınızda da bu davranış ideolojik değil mi sizce? Aynen, toplumsal hayatın diğer alanlarındaki seviye gibi.
sarp ege offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 17-03-2008, 13:33   #38
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 03-08-2007
Mesaj: 184
Çağlayan ve Kartal'da Dev Adalet Sarayları

Çağlayan ve Kartal'da Dev Adalet Sarayları
Alıntı:
İstanbul’un iki ayrı noktası, Çağlayan ve Kartal, bugünlerde hummalı inşaat çalışmalarına ev sahipliği yapıyor. Gün içinde çok sayıda iş makinasının gidip geldiği, temeli için kazılarak yığılan topraktan etrafında dikkat çekici boyutta kum tepelerinin oluştuğu bu alanlardaki inşa faaliyetleri tamamlandığında, Anadolu ve Avrupa yakasındaki mevcut adliye binalarını bünyesinde toplayacak Anadolu Yakası Adalet Sarayı ve Avrupa Yakası Adalet Sarayı da gün yüzüne çıkmış olacak.

İstanbul’da son yıllarda gerçekleştirilen en büyük kamu yatırımlarından olan bu yapıların, tasarım süreci ve projelerin içeriğiyle ilgili detayları öğrenmek için mimarlarıyla görüştük.

Anadolu Yakası Adalet Sarayı


Avrupa Yakası Adalet Sarayı

Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.
__________________
Gül Keskin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 26-04-2008, 11:21   #39
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2008
Mesaj: 1
Türkiye'de Mimar ne yapar ? Mimara ne yaptırılır ?

Mimarlar;

Konu biraz eski, ama yazmak istedim. Bu "biz böyle beğendik, aynısından istiyoruz" tipi projeler, ülkemizdeki tüm diğer yapılar gibi mimar tarafından değil; imar kuralları, yönetmelikler, mal sahibi ve mütehaitler, mimarlardan kaprisli "bazı" inşaat mühendisleri ve malesef mimarı çizerden ibaret gören yapı-yaşam kültürümüzden kaynaklanıyor.

Bu kültürde en tepede ve söz sahibi olması gereken mimarlar da malesef düzenin en altında ezilmek durumunda, çaresizce bu projelere imza atmak zorundalar. Çünkü çalışmak zorundalar, böyle de olsa birşeyler üretmek zorundalar. Karşı çıktıklarında bu işi yapacak başka biri mutlaka çıkıyor çünkü. Bence burada suç mimarın kendisinde değil, mimarlığın toplum gözündeki yerindedir. Bunu tartışmaya da gerek yok. Bu yansımayı değiştiremedikçe, mimar çizerlikten kurtulamadıkça, herşeye alet olmaya devam edecektir, edeceğiz.

Diğer yandan bakıldığında istenilen projeler başarılı şekilde elde edilmiştir, ve uygulanmaktadır. "Mimar" dan ve diğer mimarlardan başka kimsenin bu konuda şikayeti yoktur sanırım.

Evet burada yazmak ve eleştiri getirmek gerçekten kolay, çözüm üretmekse zor. Belki forumda defalarca tartışılmıştır, çünkü ülkemizde iki mimar dahi yanyana geldiğinde bile bunu konuşuyor; "Tatminsizlik". Çünkü Mimarlık yapmadığının, yapamadığının değil yaptırılmadığının farkında. Bence önemli olan, bunun çözümünün nasıl olacağıdır?

Teşekkürler.
mmoner offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 02:40.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177