Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık

Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 03-08-2006, 16:59   #91
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Asıl sorun

Asıl sorun, Modernizmin kendisine ait olmayan beceriksizliklerin üzerinden değerlendirilmesinde yatmaktadır.

İster "kasıtlı" ister "doğal" olsun, sonuçta sözkonusu "beceriksizlikler" karşımıza bugünkü "moderniteyi" çıkarmaktadır...

Bugünkü (ortada lök gibi duran) Modernite'nin ise Modernizmi temsil etmeye ne yetkisi nede mecali olabilir.

Modernizmin kendi küllerinden yeniden, ama bambaşka bir yeni olarak doğuşuna eşlik edecekleri beklemeye devam edeceğiz çaresiz...












Alıntı:
Orijinal metin Metin Karadağ tarafından gönderilmiş
İnsanın, geçmişten gelen birikimlerle "geleceğe yönelik sürekli şimdi"yi kurma düşünce/çabası olarak Modernizm; zaten kendi başına dinamik bir yöntem/ler bütünü...

Verili ya da olagelen durum olarak, yaşayan ve yaşanan Modernite'de ise "SÜREKLİ ŞİMDİ"den ("Sürekli Şimdi"yi temsildeki yetersizlik) kaynaklanan sürekli kriz durumu sözkonusudur.

"Sürekli Şimdi"yi temsildeki yetersizliğin bir sonraki an kesitine taşıyabildiği de sadece şimdisizlik/üst düzey yeteneksizlik/ olmaktadır.

Bu nedenlede bulunulan yere, yerele yabancılaşmış bir modernite üretimi de;

"Modernin İşlevi"nden hareketle, Modernizm'e geri dönüş ya da daha üst değere yükseliş konusunda yeteneksiz kalmaktadır. Sfer/çember kapanamamakta...

Taklit etmeyi bile aynı yeteneksizlik nedeniyle "berbat bir kavram" haline getirmiş bir noktadayız...

Nasıl?...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 24-08-2006, 12:52   #92
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
"Modern Çağda Bilimin İşlevselliği"

www.kongrekaraburun.org anasayfasının Kabul Edilmiş Bildiriler bölümündeki özetler arasından pdf formatında "Modern Çağda Bilimin İşlevselliği" Doç Dr. Muammer Tuna

http://www.kongrekaraburun.org/ozetler/B3_1.pdf


Muammer Tuna
Doç. Dr.
Muğla Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü

Modern Çağda Bilimin İşlevselliği

Modern bilimin, modernitenin ayrılmaz bir bileşeni olarak aydınlanma çağında
insanoğlunun bir tür tanrıya ve doğaya meydan okuma biçimi olarak ortaya çıktığı
düşünülürse, modern çağda bilimin işlevselliğini anlamak ve açıklamak kolaylaşabilir. Bir
bilgi türü olarak bilimin ortaya çıkışı tarihte insanoğlunun varoluşu özellikle de sosyo-kültürel
evrimiyle yakından ilgili ya da paraleldir denilebilir. Bununla birlikte bilimin bir iktidar ve
egemenlik kurma aracına dönüşmesi aslen, insanoğlunun ortaçağ karanlığından kurtularak
aydınlığa vasıl olmasıyla yani modernite ile mümkün olmuştur. Başka bir deyimle, bilim
modern dönemde belki de tarihin hiçbir dönemimde olmadığı kadar toplumsal ve siyasal
anlamda işlev kazanmıştır denilebilir. Adeta modern çağın bilim kurumu ve bilim adamları,
ortaçağın kilise (din) kurumu ve din adamlarının oynağı rol ve işlevi oynar duruma
gelmişlerdir. Modern çağın bilim kurumu ve bilim adamları ile ortaçağın din kurumu ve din
adamları arasındaki benzerlik sadece işlevler açısından değil aynı zamanda her iki kurumun
taşıdığı sembollere kadar gitmektedir. Modern çağın bilim adamları da ortaçağın din adamları
gibi, kara cübbeler giymekte, kendilerine “sıradan halkın” anlamayacağı ve yetişemeyeceği
bir anlam ve ayrıcalık atfetmektedirler. Kısaca modern çağın bilim adamları ile ortaçağın din
adamları arasında işlevsel ve yapısal açıdan hemen hemen hiçbir fark yoktur. Bu o kadar
böyledir ki, nasıl ortaçağın din adamları kendi çıkarlarına dokunanları kolaylıkla aforoz
edebilmekte ve hatta fiziksel olarak yok edebilmekteydiler; modern çağın bilim adamları da
kolaylıkla kendi çıkarlarına dokunanları kolaylıkla “bilim dışılıkla,” “gericilikle,” “komünist”
ya da “faşistlikle” suçlamak yoluyla adeta aforoz ederek etkinsizleştirme yollarını
denemektedirler. Bilim kurumlarının bilimsel çalışmaları tabii ki çok önemli buluş ve insan
yaşamını kolaylaştıran ve özgürleştiren katkılar sağlamanın yanında; bu kurumlar“bilim
dışılık” argümanını adeta güç ve iktidarlarını sağlamlaştırmak için bir “aforoz”
(etkinsizleştirme, çürütme, yok etme) mekanizması olarak kullanmaktadırlar. Bunun böyle
olması da kaçınılmazdır. Çünkü yukarıda belirtildiği gibi modern bilimin ortaya çıkışı adeta
ortaçağ karanlığına, doğaya ve hatta tanrıya başkaldırma/meydan okumaya dayanmaktadır ve
bilim adeta kilisenin ve dinin ortaçağda sahip olduğu ayrıcalıklı konumu kıskanmış ve
kendisine bu kurumu model/örnek almıştır denilebilir.
Oldukça iddialı ve hatta bilim dışı olarak itham edilebilecek olan yukarıdaki
argümanlar bu tebliğin tartışmak istediği temel konuları oluşturacaktır.






www.kongrekaraburun.org
KARABURUN BİLİM KONGRESİ
"bilim ve iktidar"
8 – 10 EYLÜL 2006
KARABURUN - İZMİR




...
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 24-08-2006 14:01 Nedeni: Ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 24-08-2006, 12:55   #93
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
"Modernleşme Düşüncesi ve Gerçeklik Arasındaki Bağın Çözülmesi"

www.kongrekaraburun.org anasayfasının Kabul Edilmiş Bildiriler bölümündeki özetler arasından pdf formatında "Modernleşme Düşüncesi ve Gerçeklik Arasındaki Bağın Çözülmesi" Prof. Dr. Oğuz Adanır

http://www.kongrekaraburun.org/ozetler/B1_2.pdf

Oğuz Adanır Prof. Dr.
DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi

Modernleşme Düşüncesi Ve Gerçeklik Arasındaki
Bağın Çözülmesi

Aydınlanmanın ürettiği rasyonel düşünce Modernlik ve Modernleşmeyi salt
olumlayıcı ve hep yükselen bir grafiğe sahip olması gereken bir olgu olarak göstermiştir.
Oysa bir noktadan sonra Modernleşme süreci bir tuhaflaşmaya ve giderek baştaki misyonuna
ters düşen bir manzara arz etmeye başlamıştır. Rasyonalizm-Pozitivizm ve Eleştirel
Gerçekçilik tartışmaları bir "duraklama" evresi yaşadığı söylenebilecek (Bak: Canetti,
Baudrillard, Shayegan vs.) Modernleşme ve Modernliğin bu güncel durumunu açıklama ve
çözümleme konusunda giderek (y)etkinliklerini yitirmiş ve yetersiz hale gelmeye
başlamışlardır. Bu konuda Modern toplumların içinde yaşamakta oldukları döneme özgü en
yetkin ve doyurucu (sistem içinden gelen) eleştirilerden biri "Radikal Düşüncedir".
Bilimsel düşüncenin (fen bilimlerini de unutmamakla birlikte özellikle sosyal
bilimlerin) bilimsel olma özelliğini her geçen yitirdiğini söyleyen "Radikal Düşünce",
dünyaya, bundan böyle Modernleşmeyi başlatan ve bugünlere getiren toplumların, bilimsel
düzeyde, insanlığın geleceğine yönelik evrensel öneri ve çözümler üretmekten uzaklaştıklarını
-o cephede bunun artık mümkün olamayacağını- ; tam tersine şu an için lehlerine görünen
mevcut durumu ve düzeni dünya aleyhine kullanma yönünde bir tutum sergilediklerini dile
getirmektedir. Aslında Modernleşmenin başından itibaren üretilmiş olan evrensel önerilerin,
sonuç itibarıyla, hayata geçirilemediği gibi, bir tür kültür emperyalizminin oluşumuna yol
açarak Modernleşememiş, Modernleşmek isteyen ve bu yolda çaba harcayan/harcamakta olan
toplumları daha çok geciktirmeye katkıda bulunmuş olduğunu ima etmektedir.
Bildiri bu çerçevede Modern toplumlar ve Türkiye vb toplumlar karşılaştırması
üzerinden bir sonuca ulaşmaya çalışacaktır.









www.kongrekaraburun.org
KARABURUN BİLİM KONGRESİ
"bilim ve iktidar"
8 – 10 EYLÜL 2006
KARABURUN - İZMİR
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 24-08-2006 13:49 Nedeni: Ek..
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 31-08-2006, 14:55   #94
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
"Mimari İmgelemin Darboğazı"

"Mimari İmgelemin Darboğazı"

http://www.arkitera.com/article.php?...Article&ID=132

Korhan Gümüş'ün bu yazısı gözden kaçmasın istedim...



...
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 31-08-2006 14:56 Nedeni: Ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 14:33   #95
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Yobazlaşmanın sınırları

Oğuz Adanır / Prof. Dr. DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi
Modernleşme Düşüncesi Ve Gerçeklik Arasındaki Bağın Çözülmesi
ve
Muammer Tuna / Doç. Dr. / Muğla Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü
Modern Çağda Bilimin İşlevselliği

Yukarıda da özetlerinin bulunduğu bu iki bildiri; "Modernin İşlevi"nin nasıl yobazlaştırılabileceğine ve sınırlarının da nasıl fütursuzca yıkılabileceğine dair önemli uyarılar içerdiği görülmektedir.

İster genel olarak düşüncenin özgürce soluk alıp vermesine özen göstermek yoluyla olsun, isterse "Modernin İşlevi"nin sorgulanması ve bu sorgulamanın soluğunun kesilmemesi yoluyla olsun; her hal ve şart altında birşeylere "kapılıp gitmemek için" eleştirelliğin önünün kesilmemesi gerekir.

"Asıl sorun, Modernizmin kendisine ait olmayan beceriksizliklerin üzerinden değerlendirilmesinde yatmaktadır.
İster "kasıtlı" ister "doğal" olsun, sonuçta sözkonusu "beceriksizlikler" karşımıza bugünkü "moderniteyi" çıkarmaktadır...
Bugünkü (ortada lök gibi duran) Modernite'nin ise Modernizmi temsil etmeye ne yetkisi nede mecali olabilir.
Modernizmin kendi küllerinden yeniden, ama bambaşka bir yeni olarak doğuşuna eşlik edecekleri beklemeye devam edeceğiz çaresiz... "


Sözkonusu "beceriksizlik" bir yolunu bulup "kol kırılır yen içinde" iki yüzlülüğü yoluyla alana "ahlak taciri" olarak girip(Venedik Taciri-W. Shakespeare) bizleri "ahlakın ahlaksızlığı" ile başbaşa bırakmaktadır.

Ahlak satarken ahlaksızlaşmamız; akıl satarken akılsızlaşmamız alan değerlerinin oluşum sürecinde bizleri hukuksuzluk çölünde yapayalnız bırakmaktadır.

Bu nedenle "Modernin İşlevi" konusuna bu alanda varsa "Etik Kodlar" nelerdir? Eğer yoksa "Etik Kodlar" neler olmalıdır?

Sorusuyla bir kez daha yüzyüze kalalım diye öneriyorum.


...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-09-2006, 13:07   #96
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Bu kaçar mı?

(Karaburun Kongresi yarın 08 Eylül 2006, Cuma günü başlıyor...)


Acaba modernizmin kendi kendini sorgulayıp yine kendi gelişkin seçeneğini üretme yetisini körelten süreç, tarihsel olarak ne zaman ve nerede başladı?...

Evet, sizce nerede ve ne zaman?

Bu konuda sunulacak "zaman ve yer" önerileri sanırım konuyu somutlamak için bir fırsat yaratabilir.

Mİ?

Aşağıdaki bildiri özetine ve özellikle son paragrafına bir göz atmak ister misiniz?

*****
Aslında Modernleşmenin başından itibaren üretilmiş olan evrensel önerilerin,
sonuç itibarıyla, hayata geçirilemediği gibi, bir tür kültür emperyalizminin oluşumuna yol
açarak Modernleşememiş, Modernleşmek isteyen ve bu yolda çaba harcayan/harcamakta olan toplumları daha çok geciktirmeye katkıda bulunmuş olduğunu ima etmektedir.
Bildiri bu çerçevede Modern toplumlar ve Türkiye vb toplumlar karşılaştırması
üzerinden bir sonuca ulaşmaya çalışacaktır.

*****

Bu "Kongre ve bu Bildiriler" kaçar mı?


///////////////



Alıntı:
Orijinal metin Metin Karadağ tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
www.kongrekaraburun.org anasayfasının Kabul Edilmiş Bildiriler bölümündeki özetler arasından pdf formatında "Modernleşme Düşüncesi ve Gerçeklik Arasındaki Bağın Çözülmesi" Prof. Dr. Oğuz Adanır

http://www.kongrekaraburun.org/ozetler/B1_2.pdf

Oğuz Adanır Prof. Dr.
DEÜ Güzel Sanatlar Fakültesi

Modernleşme Düşüncesi Ve Gerçeklik Arasındaki
Bağın Çözülmesi

Aydınlanmanın ürettiği rasyonel düşünce Modernlik ve Modernleşmeyi salt
olumlayıcı ve hep yükselen bir grafiğe sahip olması gereken bir olgu olarak göstermiştir.
Oysa bir noktadan sonra Modernleşme süreci bir tuhaflaşmaya ve giderek baştaki misyonuna
ters düşen bir manzara arz etmeye başlamıştır. Rasyonalizm-Pozitivizm ve Eleştirel
Gerçekçilik tartışmaları bir "duraklama" evresi yaşadığı söylenebilecek (Bak: Canetti,
Baudrillard, Shayegan vs.) Modernleşme ve Modernliğin bu güncel durumunu açıklama ve
çözümleme konusunda giderek (y)etkinliklerini yitirmiş ve yetersiz hale gelmeye
başlamışlardır. Bu konuda Modern toplumların içinde yaşamakta oldukları döneme özgü en
yetkin ve doyurucu (sistem içinden gelen) eleştirilerden biri "Radikal Düşüncedir".
Bilimsel düşüncenin (fen bilimlerini de unutmamakla birlikte özellikle sosyal
bilimlerin) bilimsel olma özelliğini her geçen yitirdiğini söyleyen "Radikal Düşünce",
dünyaya, bundan böyle Modernleşmeyi başlatan ve bugünlere getiren toplumların, bilimsel
düzeyde, insanlığın geleceğine yönelik evrensel öneri ve çözümler üretmekten uzaklaştıklarını
-o cephede bunun artık mümkün olamayacağını- ; tam tersine şu an için lehlerine görünen
mevcut durumu ve düzeni dünya aleyhine kullanma yönünde bir tutum sergilediklerini dile
getirmektedir. Aslında Modernleşmenin başından itibaren üretilmiş olan evrensel önerilerin,
sonuç itibarıyla, hayata geçirilemediği gibi, bir tür kültür emperyalizminin oluşumuna yol
açarak Modernleşememiş, Modernleşmek isteyen ve bu yolda çaba harcayan/harcamakta olan
toplumları daha çok geciktirmeye katkıda bulunmuş olduğunu ima etmektedir.
Bildiri bu çerçevede Modern toplumlar ve Türkiye vb toplumlar karşılaştırması
üzerinden bir sonuca ulaşmaya çalışacaktır.









www.kongrekaraburun.org
KARABURUN BİLİM KONGRESİ
"bilim ve iktidar"
8 – 10 EYLÜL 2006
KARABURUN - İZMİR
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 07-09-2006 14:11 Nedeni: Ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 17-09-2006, 11:38   #97
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Karaburun Kongresini

Karaburun Kongresini izleyen özellikle de mimarlık ile ilgili bildirilerin yer aldığı bölümü izleyen kimse yok mu?

Ya da, İzmir'den mimarlıkla ilgilenen kimse yokmu?

?


...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 20-09-2006, 18:03   #98
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Pekiii İzmir yok mu?

Pekiii İzmir yok mu?


Alıntı:
Orijinal metin Metin Karadağ tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Karaburun Kongresini izleyen özellikle de mimarlık ile ilgili bildirilerin yer aldığı bölümü izleyen kimse yok mu?

Ya da, İzmir'den mimarlıkla ilgilenen kimse yokmu?

?


...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-09-2006, 22:24   #99
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
İzmir?

İzmir'den de umut yok demek ki...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 28-09-2006, 13:20   #100
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
"Çıkmadık candan ümit kesilmez..." Üstelik de İzmirli...

"Çıkmadık candan ümit kesilmez..." Üstelik de İzmirli...

Sayın Nida Kamil Özbolat'a gönderdiği bu açıklama için teşekkür ettim ve dağıtım için izin istedim.
Kabul etti.
Bilgilerinize sunuyorum.
MK



///////////

"Sayın Metin Karadağ,

Öncelikle şu an size yazmakta olduğum cevabı geciktirdiğimiz için özürlerimizi sunmak istiyorum. Kongre sonrası değerlendirme ve yayın çalışmaları tüm düzenleme kurulu üyelerinin fazlasıyla zamanını alıyor.

Hemen kendimi tanıtayım: İsmim Nida Kamil Özbolat. İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü, Mimarlık Fakültesi, Şehir ve Bölge Planlama Bölümü'nde araştırma görevlisiyim. Mekan bilimlere yönelik özel ilginiz nedeniyle sizinle iletişimimizi bundan sonra ben yürüteceğim. Sanırım siz de mekan bilimlerin içerisindesiniz. Bir sonraki mailinizde kendinizi kısaca da olsa bana tanıtabilirseniz memnun olurum.

İlk söylemem gerekeni atladım: Kongrenin duyurulması için gösterdiğiniz çaba ve özel ilginizi açıkça göstererek farklı platformlarda kongrenin tartışılmasını sağladığınız için Karaburun Kongresi Düzenleme Kurulu adına size teşekkür ederim. Bu tip kanalara ulaştıkça, kongrenin yarattığı heyecanı gördükçe ve en önemlisi ortak kaygıları olan insanlar olarak biraraya geldikçe mutluluğumuzun ve çalışma heyecanımızın arttığını bilmenizi isterim. Umarım yaz seminerlerimizde ve ikinci kongremizde doğrudan Karaburun'da katkı sunma olanağına sahip olursunuz.

Önce çok kısa olarak kongre hakkındaki genel değerlendirmeleri aktarayım:
- Kongre bildiri çağrısından sonra tam 197 tebliğ başvurusu alındı.
- Bu tebliğlerden 45 tanesi kabul edildi ve Bilim Kurulu'nun verdiği geri beslemelerle tam metinler için çağrı yapıldı.
- 8-10 Eylül 2006 tarihleri arasında davetli konuşmacılardan oluşan paneller ve sosyal programın yanında tam 35 adet tebliğ 3 ayrı salonda sunuldu.
- Kongre sırasında toplam katılımcı sayısı 250'ye yaklaştı
- Paralel oturumlarda her bir salon ortalama 60-80 izleyici tarafından izlendi. Davetli konuşmacıların bulunduğu panellerde ise bu rakam 100-150 kişiye ulaştı. Ortak kanaat; genel ve panel katılımınının ilk yıl için beklenenin üstünde olduğu yönündeydi.
- Ciddi bir organizasyon sıkıntısının yaşamadığı kongre sürecinde, "Bilim ve İktidar" üst başlığı altında birçok farklı konu birçok farklı panelde işlevsel olarak tartışıldı. Zaman zaman katılımcıların ortak fikirler etrafında toplandığı, buna karşılık zaman zaman farklı fikirlerin birbiriyle çatıştığı gözlendi. Sonuçta tartışma sınırları hiçbir zaman aşılmadı ve birçok farklı görüş kendini iafede etme şansı buldu.
- Hem ileri yaş grubundan ülkemizin saygı gören bilim insanlarını hem de genç bilim insanları ve adaylarını biraraya toplamaya çalışan Karaburun Bilim Kongresi, özellikle bu konuda hedeflerine ulaştı. Ayrıca Karaburun Yarımadası sakinleri kongreye beklenmedik şekilde ilgi gösterdi.

Daha detaylı olarak ne anlatabilirim bilmiyorum. Özel olarak soracağınız her soruyu cevaplayabilirim. Sonuçta Karaburun Bilim Kongresi bizler adına birçok hedefine ulaşan, buna karşılık eksikleri tabi ki olan, bu eksikleri gidererek ilerleyen yıllarda alternatif bir bilim alanı olabileceği yönünde umutlarımızı arttıran bir deneyimi geride bıraktı. Yakın zamanda seçilmiş tebliğlerden oluşan kongre kitabımız basılacak. Ayrıca önümüzdeki yıl ikincisi yapılacak Karaburun Bilim Kongresi öncesinde bir dizi yaz semineri ile desteklenecek. Daha profesyonel web hizmetleri sunarak interaktif süreçleri arttırmaya çalışacak. Öyle ki hem genişleyen Düzenleme Kuruulumuz hem de genişleyen Bilim Kurulumuz kongrenin hemen ardından yeni kongrenin çalışmalarına başladı.

Özel olarak ilgilendiğiniz "Mekan - İktidar İlişkisi" başlıklı oturuma değinecek olursam:

Oturum başkanlığını hocamız Semahat Özdemir'in rahatsızlığı nedeniyle, yine değerli hocamız Türkel Minibaş yaptı.

Söz konusu panel yaklaşık 50 katılımcı tarafından izlendi. Oturumdaki sunumlar programdaki sıraya göre yapıldı. Pervin Şenol'un hem yöntemsel hem de olgusal tartışmaları içeren tebliği ile ilgili tartışmaların 'mekanın ögütlenme pratiğinde hak-eşitlik retoriğinin kuruluş biçimine; Turgut Kerem Tuncel'in gerek Foucault'ya referansla tartıştığı sosyal düzeni yeniden üreten mikro iktidar bağlamı, gerekse Pelican-Bay hapishanesine referansla tartıştığı ekonomi-politik dönüşümler ve 'underclass' tartışmasının dikkat çektiği; Işıl Baysan Serim'in biyo-iktidar tartışmalarının özellikle Darwin ve Evrim Teorisi'ne yönelik eleştirel bakışlarla birlikte ele alındığı dikkat çekti. Hararetli diye tanımlanabilecek tartışmaların olduğu oturumda, özellikle son iki konuşmacıya yönelik soru sayısının fazla olduğu gözlendi. Ekonomi politikten biyolojiye uzanan geniş perspektifin işlevsel sorunlar oluşturduğu kabul edilebilecek bir eleştiriyken, mekanın tam da böylesine geniş bir perspektifle tartışılan bir bilimsel nesne olduğu gerçeği bir kez daha öne çıktı.

Söz konusu oturuma ait tam metinleri, kongre kitabı yayımlanmadan önce size iletebilirim. Şu an tebliğ sahipleri eleştiriler ve tartışmalar eşliğinde metinlerini revize ediyorlar. Geliştirilmiş tam metinlerin sorularınıza daha fazla cevap olacağını sanıyorum.

Son olarak iletebileceğim notlar ise şunlar:
Kongre sırasında ve sonrasında medyada "Bilim ve İktidar" başlıklı yazı ve tartışmaların yer bulması bizler adına beklenmedik bir gelişmeydi. Buna paralel olarak farklı kanallardan kongre hakkında değerlendirme yazısı talepleri geldi. Şu anda somut olarak üç farklı dergi için üç farklı değerlendirme yazısı hazırlanıyor. Söz konusu dergiler: Bilim ve Gelecek, Evrensel Kültür ve Bilim ve Eğitim. Bunların yanında kongre kitabı da yayımlandığında geniş bir değerlendirme yazısı içerecek. İlerleyen günlerde mümkün olduğu ölçüde sizlere bilgi vermeye çalışacağım.

Kongre kitapçığımızın giriş yazısında aşağıdaki kısıma yer vermiştik:

"Tarihi isyanla ve özgürlük mücadeleleriyle yazılan Karaburun, tam da bu nedenle bu organizasyon içindeki herkes için ayrı bir önem taşıyor. Öyle ki, bugün Karaburun'da yapılan, bizlere bırakılan bir vasiyetin hayat bulma çabasıdır:

"Ben, benden istenenin ancak bir karalamasını becerebildim. Daha iyisini de yapmaya çalışacağım. Fakat tıpkı benim gibi Ahmed'in dostu, arkadaşı, kardeşi oldugunu söyleyenler, benden istenen sizden de istenendir.

Ahmed'e, Bedreddin hareketini bütün azametiyle tetkik eden kalın ilim kitapları, Karaburun ve Deliorman yiğitlerini, etleri, kemikleri, kafaları ve yürekleriyle oldukları gibi diriltecek romanlar,

Ne ah edin dostlar, ne ağlayın!

Dünü bugüne

Bugünü yarına bağlayın

Diyen şiirler, boyaları kahraman tablolar lazım."

(Nazım Hikmet Ran – Şeyh Bedreddin Destanı'na Zeyl)

Yüzünü Karaburun'la isyana, bilimle özgürlüğe ve genç katılımcılarıyla umuda dönen Karaburun Bilim Kongresi, aynı zamanda " boyaları kahraman tablolara" atılan bir fırça darbesidir.

Özgür/özgürleştiren bilime olan inancımızla, hem piyasaya entegre ve YÖK'ün cenderesinde sıkışan üniversitelerimizde hem de alternatif tüm alanlarda bilimsel üretimlerimizi arttırmaya, dünyayla ilgili derdi olan herkesi biraraya getirmeye çalışmaya devam edeceğiz.

Katkılarınız ve ilginiz için tekrar teşekkürler.

Nida Kamil Özbolat"


...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 21-10-2006, 23:10   #101
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Post "Modern Toplumsal Tahayyüller"

Henüz okumadım ama "bu özet" hemen ilgimi çekti.
Burada paylaşmadan edemedim...




"Modern Toplumsal Tahayyüller

Charles Taylor, modernliğin bugün artık "doğal" görülecek ölçüde hayatlarımıza sirayet etmiş veçhelerinin altını kazıyan, bunu yaparken modern bireyi kuşatan dünyayı anlamlandırma tarzlarını ve bu tarzların tarihini açığa çıkaran kitaplarıyla tanınmıştır.

Burada, felsefedeki klasik idealizm-materyalizm tartışmalarının ötesine geçmeye çalışarak önemli bir kavram geliştiriyor: her insan topluluğunun toplumsal hayatı kolektif olarak inşa ederken başvurduğu ve bu "inşa" çabalarına yön ve anlam veren "toplumsal tahayyüller" kavramı.

İşte bu kitabında Batı modernliğinin tarihini, toplumsal tahayyülündeki değişimler üzerinden anlatmaya çalışıyor.

Taylor, birçok farklı modernlik deneyimi bulunduğu kabulünden hareket ederek bu deneyimin Batı'yla özdeşleştirilmesine ciddi bir eleştiri yöneltiyor.

Eşit katılımcıların karşılıklı menfaatlerine dayalı bir ahlak düzeni fikriyle hayat bulmuş Batılı toplumsal tahayyülde üç kültürel biçim bulunduğunu söylüyor: ekonomi, kamusal alan ve halkın kendi kendini yönetmesi.


Bu üç kültürel biçimin zihinlerde ve pratikte birbiriyle bağlantılı olarak nasıl geliştiğini anlatıyor.

Batı'da olsun dünyanın başka bölgelerinde olsun, modernliğin ve onun can alıcı bir bileşeni olarak sekülarizmin çeşitli veçhelerini anlamaya ve hesaplaşmaya odaklanıyor.

"Modernlik" tartışmasının miyadını doldurmuş bir "moda" olmadığını, konuşulması, anlaşılması ve derinleştirilmesi gereken çok şey bulunduğunu gösteriyor Charles Taylor:


Bugün Türkiye'de, bu tartışmanın işaret ettiği problemlerin tam göbeğinde duruyoruz."
Eklenmiş İmajlar
 
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 22-10-2006 17:09 Nedeni: Ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-12-2006, 18:02   #102
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
Mobius Şertidi...

"Mobius Şeridi..."

Bir kağıt şeridin uçlarını cember biçiminde olacak şekilde yapıştırısanız cemberin içte kalan yüzü ile dışta kalan yüzü birbirne karışmaz.

Daha kolay anlatımla bir kağıt borudan ince bir dilim keserseniz iç yüzü ile dış yüzü farklı düzlem oluştururlar.

Peki daha fazla size tarif işkencesi yapmamak için doğrudan şekiler halinde anlatımın yer aldığı sayfa adresini veriyorum...

"Möbius Şeridinin İncelenmesi:... Bir yüzeyi neresinden tutmalı"

http://sci.ege.edu.tr/~mat/yazi/mobius.html



İncelediğinizde biteviye/kesintisiz bir iç dış yüzey ortaklığı ile karşılaşacaksınız...

"Modernin İşlevi" üzerine... konusunu bu şerit üzerinden yenilemek amacıyla başlangıç noktasına bir kez daha dönelim demek istemiştim:



"Modernin İşlevi" üzerine...

Geçmişten gelen birikimlerle, "geleceğe yönelik sürekli şimdi"yi kurma çabası olarak, ya da ütopyanın şimdideki izdüşümü olarak modernin işlevi üzerine, mimarlık alanından günümüze ne gibi kayıtlar düşebiliriz?

Özne bireylerden oluşan toplumun mutluluğunun "aracı olarak" düşünülüyor ve bu yolda düzenli/kesintisiz bir çaba harcanıyorsa; mimarlık eylemi olarak plan, amacın yerine geçebilir...

"Ütopya"nın "şimdi" ile bağlantısını "işlevsel kılmakta" bir "araç olarak" mimarlık; "Modernin İşlevi" konusundaki bağlamlardan biri olarak da aynı işlevi üstelik amaç olarak da yerine getirebilecek değerde melez soylu-soylu bir melez düşünce ve davranış alanıdır.

"Var olmayan yer" olarak Ütopyanın, mimarlık potansiyeli:...

...









Alıntı:
Orijinal metin Metin Karadağ tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Henüz okumadım ama "bu özet" hemen ilgimi çekti.
Burada paylaşmadan edemedim...

"Modern Toplumsal Tahayyüller

Charles Taylor, modernliğin bugün artık "doğal" görülecek ölçüde hayatlarımıza sirayet etmiş veçhelerinin altını kazıyan, bunu yaparken modern bireyi kuşatan dünyayı anlamlandırma tarzlarını ve bu tarzların tarihini açığa çıkaran kitaplarıyla tanınmıştır.

Burada, felsefedeki klasik idealizm-materyalizm tartışmalarının ötesine geçmeye çalışarak önemli bir kavram geliştiriyor: her insan topluluğunun toplumsal hayatı kolektif olarak inşa ederken başvurduğu ve bu "inşa" çabalarına yön ve anlam veren "toplumsal tahayyüller" kavramı.

İşte bu kitabında Batı modernliğinin tarihini, toplumsal tahayyülündeki değişimler üzerinden anlatmaya çalışıyor.

Taylor, birçok farklı modernlik deneyimi bulunduğu kabulünden hareket ederek bu deneyimin Batı'yla özdeşleştirilmesine ciddi bir eleştiri yöneltiyor.

Eşit katılımcıların karşılıklı menfaatlerine dayalı bir ahlak düzeni fikriyle hayat bulmuş Batılı toplumsal tahayyülde üç kültürel biçim bulunduğunu söylüyor: ekonomi, kamusal alan ve halkın kendi kendini yönetmesi.


Bu üç kültürel biçimin zihinlerde ve pratikte birbiriyle bağlantılı olarak nasıl geliştiğini anlatıyor.

Batı'da olsun dünyanın başka bölgelerinde olsun, modernliğin ve onun can alıcı bir bileşeni olarak sekülarizmin çeşitli veçhelerini anlamaya ve hesaplaşmaya odaklanıyor.

"Modernlik" tartışmasının miyadını doldurmuş bir "moda" olmadığını, konuşulması, anlaşılması ve derinleştirilmesi gereken çok şey bulunduğunu gösteriyor Charles Taylor:


Bugün Türkiye'de, bu tartışmanın işaret ettiği problemlerin tam göbeğinde duruyoruz."
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 19-12-2006, 17:00   #103
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
"Bizim için "Modernite nedir? Ne olmalıdır?"

Sayın Kaya Arıkoğlu'nun "Bizim için "Modernite nedir? Ne olmalıdır?" sorusunun izini sürdürecek bir paylaşım yöntemi geliştirebilir miyiz?









Alıntı:
Orijinal metin Kaya Arikoglu tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Bir haftadır Adana dışında yoğunluğumdan dolayı "Modernizmin İşlevi" konusuna katkıda bulunamadım ama takip edebildim.

Sayın Metin Karadağ'nın tüm heycanına rağmen bu konunun tartışılmaması üzücü.
Belkide "Modernizm ve Modernite Nedir?" sorusuna teorik ve bilimsel yaklaşmamak daha doğru olabilir.

Zaten hakiki "Modern" sabit ve net bir şekilde tanımlanmaması gerekir.
Modern'in sürekli taze kalabilmesi ve yenilenmesi için diğer üslup ve stiller gibi kuralcı ve disipliner olamaz.
Eğer, Modern = Çağdaş ve Akılcı (futuristik ve bilimsel değil) olmaksa bu yaklaşım sürekli yeni yorumlara açık olabilir ve olmalıdır.


Peki "bizim" bulunduğumuz ortamda Modern olmanın anlamı ve gereği nedir?

Forumun diğer bir bölümünde "6 Süper ünlünün katıldıkları Kartal Yarışması" tartışılıyor.
Yarışmaya Kartal'ın yaşamını ve ortamını tanıyan tek bir mimarın bile davet edilmemesi "Modernlik" anlayışımızın ipuçlarını veriyor.
Demek ki biz kendi coğrafyamızda nasıl yaşamamız gerektiği konusunu tartışmak ve hatta düşünmek bile istemiyoruz. Demek ki biz kendimizde "Çağdaş ve Akılcı" olma yateneğini görmüyoruz. Birileri bizim için düşünsün istiyoruz.

İşte bu Modernliğe tamamiyle aykırı bir tavır.
"Çağdaş" ve "Akılcı" olmayı reddetikten sonra "Modernist" görüntüde ve stilde yapılar tasarlamanın hiç bir değeri olduğunu sanmıyorum.

"Bizim için "Modernite nedir? Ne olmalıdır?" konusunu tartışabiliriz.
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 23-12-2006, 18:08   #104
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.537
Metin Karadağ is on a distinguished road
"Modernin İşlevi" üzerine iyi ve kötü örnekler...

Sanırım konunun somut olarak algılanıp "sıcak sıcak" tartışılabilir hale gelmesi için "Modernin İşlevi" üzerine iyi ve kötü örnekler vermek daha doğru olacak...


1/100 000 Ölçekli İstanbul İl Çevre Düzeni Planı'nın İptali İçin Yargı'ya Başvurduk.

Sizler de bu konuda aklınıza gelen örnekleri buraya taşıyabilirseniz sevinirim...

Hiç olmazsa şenlenir ortalık... ))
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 23-12-2006 18:09 Nedeni: Ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 23-12-2006, 18:11   #105
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.274
Omer Yilmaz is on a distinguished road
İlgisi nedir? Eğer yoksa bu şekilde iç reklam yapmamanızı rica ediyorum.
Eğer bir konuya dikkat çekmek istiyorsanız imzanıza ekleyebilirsiniz.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz.

Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +2. şu anda saat 00:22.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137