Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık

Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 04-09-2006, 01:09   #61
Arkitera Üyesi
 
Ebubekir Küçük'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-12-2005
Mesaj: 198
...

bi taraf ta güzel bilgiler ,faydalı muhabbetler, aydınlatıcı beyin fırtınaları...bir tarafta ise laf kalabalığı, boşa lakırdı...diğer tarafa döneyim ben gene... neme lazım forumdan çekilmeye karar falan vermeyeyim sonra...
__________________
ebubekir küçük...
Ebubekir Küçük offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 09:13   #62
Forum Üyesi
 
gün'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
gün ve taifesi, hey büyük Allah'ım. Buradaki insanları tanımıyorum bile. Ayrıca benden çok daha yetenekli olan kişileri etkilemem zor, aslında ben onları takip ediyorum.

Kimse ile bir sorunum yok, kimseyi etkilemeye çalıştığım da yok.

Anladığım kadarıyla "Mimarlıkta felsefe forumu" konusunda uzaklaşıp, şahsi tartışmaya dönmüş. Benim konu dışı tartışmalarla bu forumda işim olmaz.

Hakaret, edene aittir; kem söz, sahibine aittir. Hakaret varsa, yöneticiler gerekeni yapar. Hem bana hem herkese....

Ya bırakın arkadaşlar bu konuya rahat rahat devam etsinler, ya da bu şekilde devam edilip şahsi olunacaksa forumu kapatalım.

Bu konuda (mimarlıkta felsefe konusunda) bir fikir beyan etmek istersem ederim. Bunun haricinde, benden cevap gelmez bundan sonra.
gün offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 10:36   #63
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
Alıntı:
Orijinal metin Metin Karadağ tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle

Bu forumda da "gün" imzası ile yazı yazan şahsı daha önce başka forumlardan çok çok iyi tanıma fırsatım olduğu için konuya "bir omuz darbesi cümlesi" ile girdiginde olacakları sezerek bu kez uyarı tarzı notlar yazmaya çalıştım...

İşte bir omuz darbesi cümlesi:
gün: "Yalnız aklıma bişey takılıyor. Mimarlık ve Felsefeyi bir arada götürmek güzel de, bence feylesefe yapacağız diye pratik çözümlerden uzaklaşıyoruz ve günlük sorunlara pratik çözümler önermiyoruz gibi geliyor."

Ve taifede hemen imdada yetişti tabii. Yapmak istediklerini ekip halinda yapmaya çalıştılar.

Felsefenin ve tabii "Mimarlıkta Felsefe"nin "farkındalık için sorgulama" özünü köreltmek ve en insani davranış olan özgürce düşünmek eylemini yine insan gözünde küçük düşürmek için, hikmetinden sual olunmaz kavram alanı değerlerini buraya enjekte ettiler...
...

Yukarıdaki "gün" imzalı cümleye tekrar dikkat ediniz lütfen, özellikle bu satıra :

"bence feylesefe yapacağız diye pratik çözümlerden uzaklaşıyoruz ve..."

Şimdi birde böyle okuyun:

"bence gevezelik yapacağız diye pratik çözümlerden uzaklaşıyoruz ve..."

"bence geviş getireceğiz diye pratik çözümlerden uzaklaşıyoruz ve..."

Ne, pratik çözümleriymiş bu uzaklaştığımız?...

Merak etmeye başladım.

Ama, iyi ki reset düğmesi var...

Sayın Metin Karadağ,

Lütfen üyelerin yazmadıkları cümleleri 'aslında öyle yazmak istemiştir' gibi yakıştırmalarla yeniden yazmayınız...

Bir okuyucu olarak ben ve pek çok diğerleri gün' ün o mesajını farklı algılıyoruz veya anlıyoruz. Üyelerin kendi beyanatları dışına çıkarak, söylenmemiş şeyler üzerinden polemik yaratmayınız ve Mimarlıkta Felsefe içeriğine bağlı kalınız...

Teşekkürler

asteria offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 12:09   #64
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Ekip tamamlanıyor...

Hoşgeldiiiin
Merak ettim geciktin diye...
Merak ettiğin konu burada:
http://forum.arkitera.com/showthread...6671#post56671

Hoca hocayı okulda, ekskavatör ekskavatörü hafriyatta bulurmuş.
Buluştunuz yine ekibinizle.
E ne güzel...




Alıntı:
Orijinal metin architebu tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
bi taraf ta güzel bilgiler ,faydalı muhabbetler, aydınlatıcı beyin fırtınaları...bir tarafta ise laf kalabalığı, boşa lakırdı...diğer tarafa döneyim ben gene... neme lazım forumdan çekilmeye karar falan vermeyeyim sonra...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 12:13   #65
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Haddini bilmek ne demek?

"Haddini bilmek" ne demek?

İki de bir hem böyle sözlü müdahale, hemde sansür takviyesi.

Nedir bu ekip çalışması mı yapıyorsunuz?

Bu kadar müdahale görmedim ben.

Sayın Asteria yönetici olarak "Haddini bilmek" ne demek? bir araştırır mısınız?

Yetti artık...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 15:50   #66
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
"Eeşittiremcekare"

Einstein'ı ve E=mc2'sini bilmeyen daha doğrusu duymayan yoktur, gibi:...

Aynı durum, onun kadar olmasa bile Sokrates'in "Bildiğim tek şey, hiçbirşey bilmediğimdir..." ünlü sözü için geçerlidir herhalde...

Bunun dışında Sokrates ile ilgili birçok konuyu okumuş veya duymuş olabilirsiniz...

Ben sadece bir kaç seminerde aktarılanlardan aklımda yer eden bir örneği paylaşmak istiyorum:...

Atina sokaklarında, orada ya da bu köşede her an karşılaşılan ve bir berduşu andıran görünüşü ile Sokrates; kendisi ile konuşmak tartışmak isteyen hiç kimseyi geri çevirmezmiş.

Konu her ne ise "bilmiyorum" diye başladığı bu sohbetlerinde sorularıyla; "biliyorum iddiasıyla karşına çıkanları" sonunda "biliyorum" dedikleri konuyu aslında ne kadar bilemediklerine ikna edermiş...

İlginç değil mi, insanın "en fazla emin olduğu ve biliyorum" dediği konuda "aslında bilmiyormuşum" diye bir itirafta bulunmak zorunda kalması...

Sokrates'ın Neredeyse 25 asır öncesinde ulaştığı özsorgulama/özeleştiri duyarlılığına bugün bile ulaşmakta ne kadar zorlanıyoruz...

"Mimarlıkta Felsefe" sanırım "Ben yaptım oldu işte" ya da "Biz yaptık budur işte" görgüsüzlüğüne karşı en iyi ilaç...



Filozoflar/Her ay bir filozof/Mart Ayı: SOKRATES
http://www.felsefeekibi.com/forum/fo...TID=35161&PN=1


Filozoflar/Her ay bir filozof
http://www.felsefeekibi.com/forum/fo...ics.asp?FID=82



...
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 18:29   #67
Arkitera Üyesi
 
zeyd'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 30-08-2005
Mesaj: 37
Bu Ne Perhis Bune Lahana TurŞusu...
Laflari Yutmayalim..yada Yutkunmayalim..

En son zeyd tarafından düzenlendi : 04-09-2006 18:40.
zeyd offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 20:02   #68
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610

Not: bu mesaj tam olarak bana yöneltilen yazının ardından yazılmış ancak o anda Arkitera websitesine giremediğim için şimdi gönderilmiştir….(saat 12:30 gibi)

Sayın Metin Karadağ,

Yukarıda link verdiğiniz yazınızı da diğerlerini de yazıldıkları anlarda okumuştum teşekkür ederim, ayrıca hatırlatmaya gerçekten gerek yoktu.

Had bilmek çok yönlüdür, en az iki yönlü olmak kaydıyla, bir başkasının yazdıklarını alıp parçalamak sonra yeniden farklı olarak biraraya getirip onlara yeni anlamlar yükletmek de bir ‘had bilmek’ sorunudur benim görüşüme göre. Burada sorun sizin genel olarak konulara dahil olarak yazdıklarınız değil, diğer üyelere olan negatif tavrınızın kabul edilir olduğu iddianız. Üyeler bunun aksini söylüyorlar. Diğer yandan ben de kendi adıma gayet iyi biliyorum ki sizin zihninizde ürettiğiniz 'ekip' nasıl bir şeyse onun bir parçası değilim, gerçek hayatta kim olduklarını bilmediğim tüm üyeler için aynısını yaparım. Beni her yazınızın ardından beklemenize ise hiç gerek bulunmuyor.

Sizden rica etmiş olduğum, diğer üyelere özenli bir tutumunuz olması, hepsi bundan ibaret, sakın sanmayınız ki sizin yazılarınıza 'denetimcilik' yapmak gibi bir çaba beni memnun etsin, tamamen aksi, ama forum üyesi vasfımla söylemeliyim ki yazılarını özellikle arayıp baktığım bir üye de değilsiniz ... Yine moderator sıfatımla söylemeliyim ki, sizin uğraşlarınız kadar diğerlerinin de uğraşları var ve onlar da burada bir şeyler yazabilmek için zamanlarını ayırmışlardı. Ama artık bu konuya zaman ayırmıyorlar çünki konu çoktan dağıldı ve kendilerine yeniden yer açamıyorlar...

Foruma yazdıklarınızın iyi okunduğundan emin olabilirsiniz...ancak sizin bana ‘sen’ diye hitab yakınlığınızın bulunmadığını da belirtmek isterim ve bu hitabı kabul etmem.... Bu başkalarına ait bir ayrıcalık….

asteria offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 20:58   #69
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 12-07-2001
Mesaj: 20
Yine ben. Araya girebilir miyim. Aslında araya girmek değil de... Fikirlerin "çatışma" sı konusu oldukça iyi işleniyor bence. "Fikir" ve "çatışma". Sanırım herşeyde olduğu gibi "mimarlık" alanında da "karşıtların birliği" ve sonuç olarak yeni karşıtların oluşması ile devam eden "lineer" döngü. Ve sanırım bu lineer yapı aslında bir çemberin çevresi. Her ne kadar bir "yanardağ patlaması" kadar güçlü olabilse de karşıtığın neticesi, bütün bu çıkan lavların her zaman yeni bir varoluşa gebe olduğunu görmek, ilerde bir ışık demetinin bulutların arasından sıyrılıp yeryüzüne düşmesini seyretmek gibi güzel. "Mimarlık" da muhtaç bu gerilimlere - zamanla birikip patlamayı arzulayan - .
__________________
sb
bilginso offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 04-09-2006, 21:02   #70
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 12-07-2001
Mesaj: 20
Mimarlık da muhtaç felsefeye. Sanırım felsefeyi bir tür gerilim olarak tanımlasam bana kızmazsınız. Hayır, insan bir şey demeye de çekiniyor. Hepinizi çok seviyorum desem de kızmayacağınızı umuyorum. Sanırım uzatmadan burda kesiyorum...
__________________
sb
bilginso offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-09-2006, 00:51   #71
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Ne hakla bu kadar kısa ve de ürkek yazarsın, bree!... :)))

Böyle güzel şeyleri ne hakla böyle kısa ve de ürkek yazarsın, bree!...

Sevgili Bilginso

Her konu muhtaç felsefeye/sorgulanmaya/özeleştiriye ve eleştiriye, sadece mimarlık mı?

Ama tabiiki esasta sonuçta sizin dediğiniz en doğrusu.

Tabii ki, önce aklımızın erebildiği, dişimizin kesebildiği alan neresi ise; ki burada geçerli olan "içinde bulunduğumuz bu alanın" kör karanlıklarının ve kör kabullerinin sorgulanabilmesi için felsefeye muhtacız...

Mekanın sorgulanarak yeniden yazılması, yeniden okunması sırasında düzeyi artacak olan "farkındalık;" Heraklitos'un "Aynı suda ikinci kez yıkanılamaz" sözündeki yeniyi yakalatacaktır mutlaka...

Bu forumun ilk yazılarından birinde Orange'ın dediğini hatırlıyor musun? Neredeyse son sözü en başta söyleyip noktalamıştı... Üstelik bizi bize en iyi ve gerçekçi anlatarak.

Felsefe tabii ki gerilim, üstelik de en şiddetli gerilimler alanıdır... ))

Kimindi şimdi hatırlayamadım bir yerde gözüme ilişmişti, tam doğru olarak mı yazıyorum onu da bilmiyorum, ama şöyleydi galiba: "Eleştiri silahın, silahta eleştirinin yerini tutamaz. Ancak bir teori kitleler tarafından kavrandığında silaha dönüşür..."

Nedense bu söz bana hep insanlığın sahip olabileceği en nitelikli şiddetin "ikna" olduğunu aklıma getirir...

İkna da zaten felsefenin bağrında saklıdır.

Yani, bir önceki yazında sözünü ettiğin mimarlıktaki yanardağın en derindeki çekirdeği...

Bizde seni seviyoruz...
(Katılan yoksa kendi adıma söyledim say...)




Alıntı:
Orijinal metin bilginso tarafından gönderilmiş Mesajı Görüntüle
Mimarlık da muhtaç felsefeye. Sanırım felsefeyi bir tür gerilim olarak tanımlasam bana kızmazsınız. Hayır, insan bir şey demeye de çekiniyor. Hepinizi çok seviyorum desem de kızmayacağınızı umuyorum. Sanırım uzatmadan burda kesiyorum...
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 05-09-2006 00:57. Nedeni: Ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-09-2006, 12:15   #72
Arkitera Üyesi
 
RedRapsody'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 19-07-2006
Mesaj: 607
Uyandım bugün
Sabah çoktan hazırlanmış hayata
Güneş olması gerektiği yerde
Atmosfer yaşama elverişli
Isı kontrol altında

Sonra bir sıkıntı kaplıyor içimi, birşeyler zorluyor kendini , bu uyuma ayak uyduramayan birşeyler var. Birşeyi yapıyor, diğerini yıkıyor, yaparken bırakıyor öylece , yarım kalıyor.
Bu sistemi kabullenmeyen , arayan, zorlayan, sorgulayan bişey var. Herşey bu kadar düzenli sunulmuşken , bunları kabul etmemek, sürekli bir yıkım ve acı içinde , ama coşkuyla hareket eden bir şeyler var... Diğerleri hep kabullenmişken, her varlık görevini yerine getirirken, kabul etmeyen , isyan edeni anlamayan çalışan birşey var.
Ruhumu çiğniyor bu düşünceler...

Sonra o şeyin farkına varıyorum. İnsan denilen yaratık bunlara sebep olan. Varlığını, hiçliğini,ahlakını,düzenini sorgulayan birtek o. Onun için O İNSAN, onun için yaptıkları herşeyden farklı. Asıl yaratıcıdan sonra tek yaratabilen varlık , bu özellikleri en çok barındıran da en çok insan olan o zaman diyorum. Ve ben bu varlığın bir parçası olduğum için çok mutluyum...
__________________
R&R
RedRapsody offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 06-09-2006, 14:33   #73
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
A-a-a. İnanmıyorum!...

İnanmıyorum!... Aynen.. Bizde bu sabah uyandık. Ne güzel tesadüf...

***

Üyeler Arkitera Forum'undan Uzaklaşıyor mu?


İyi niyetli davranarak kötülük yapmak olanaklı mıdır?

Tabii ki, üstelik her zaman...

"Ayı yavrusunu severken öldürürmüş" ya da "Cehenneme giden yolların taşları iyi niyetle döşenmiştir" gibi sözler bu konuda "birşeyler" olduğuna dair "darb-ı meseller" değil midir?

Tartışmalı tüm forum konularındaki tarafların "iyi niyetli" olduğunu düşünüyorum. En azından "inandıkları gerçeklere" kıskançlıkla sarılmalarından dolayı.

"Asteria"nın da "iyi niyetli" olmadığını düşünebilir miyiz? Hayır!...

Aynı şekilde "gün"ün iyi niyetli omadığını? Hayır!...

Ama sık sık yaşadığımız ortak bir sorunumuz var:...

Anakronizm (anachronism), yani zamanı yanlış hatırlamak/kullanmak.

"Zaman" kayması nedeniyle oluşan "anlam" kayması...

Göz yanılgısı gibi dahası "Gestalt Algı Yanılgısı" denilen durumlar yumağı.

Yolda yürüyorsunuz, gözünüze bir anlık bir tabela veya başka bir şey ilişti.

Ama aceleniz var ve aklınız meşgul. Hızla geçtiniz.

Yıllarca o şeyin önünden hergün geçip gidiyorsunuz.

Ve o ilk bakışta algıladığınız biçimiyle aklınızda kalan şeyle yaşadınız.

Ve bir gün birşey oluyor; örneğin bir ihtiyaç nedeniyle dikkatle bakmanız gerekiyor.

O ne?!...

Yıllarca sanılgı içinde yaşadığınızı farkediyorsunuz. İlk bakışta aklınızın köşesine paketleyerek yerleştirdiğiniz, aslında bambaşka bir şeymiş...

Bu tür yanlış algılar da dahil olmak üzere hem yaşam bütünlüğümüz içinde yer alan irili ufaklı kendi anakronik birkimimiz hem de karşımızdakilerin anakronik birikimleri bir havuzda/forumda bir araya geldiğinde birbirine denk düşmeyen bir uzay boşluğunda uçuşmaya başlar.

Karşımızdakilerin söylediğini duyduğumuz ya da yazdığını okuduğumuz şeyler, kendi anlam bütünlüğümüz dışındaki "kaynağına ait gerçek anlamlarıyla değil" yargıladığımız anlamlarıyla yeniden yeniden biçimlenir.

"Mimarlıkta Felsefe" konulu forumda da olan bitenlerin aşağı yukarı böyle bir uzay ortamında yüzdüğünü düşünün.

Ve bir yandan da buradaki diğer forumlarda bana karşı tutumlarını ezberlediğim "gün" ve benzer inançtaki kişilerin aynı tutumlarını tamamlayan davranışlarını yazılarına yüklemiş olarak "Mimarlıkta Felsefe" forumalanına girişlerini gözünüzün önüne getirin...

Tamam, sözlükteki kelime karşılığı olarak farklılığı sözlüğe bakarak anlamak tespit etmek olanaklı;...

ancak "İnanç" ve "Düşünce" arasındaki farkı kesintisiz biçimde anakronizme düşmeden, titizlikle sürdürmek;...

üstelik felsefe gibi "inanç" ve "düşünce" kavramlarının kim vurduya gidebileceği bir alanda nasıl olanaklı?

Bunun formülünü bilen varsa ve berrak bir biçimde yazabilirse brava/bravo!...

Ayasofya'ya çay veren adamın gayet iyiniyetle konuşmadığını söylemek olanaklı mı?

Bu konuda elden geldiğince duyarlıklıkla yazmaya çalışırken(daha ileri giderek yazmam olanaklı iken), kendimi kasap çengeline asılı olarak üstelik artan şiddette oramın buramın budandığını görünce, boşa mı bunca çaba diyerek çok kızdım. Ve artık son nokta olduğu için içinde "şarlatanlık" kelimesi geçen protesto sözünü yazdım.

Ne bu sözün geçtiği cümle, ne de hakaret olduğu yargısında bulunulan (yargısız infaz) sözler bir hakaret değil. Çünkü onlar bir ilkokul çıkışının olduğu sokaktaki araçları yavaşlatmak için yapılan kalın şeritler. Hani arabayla geçilirken "Drun, drun, durn!" diye ses duymamıza yol açan şeritler.

Abartmıyorum.

Çünkü felsefe konusunu yani tüm düşüncelerin soluk alış verişini/özsorgulamasını "inanç" kodları ile bloke etmeye çalışırken aslında kendi inançlarını bloke etme noktasını geçtiklerini göremediler... (Yazılanların hepsini kopyaladım saklıyorum...)

Tartışanların inanç sarsıntısı yaşamamaları için bir yandan özen gösterdikçe, diğer yandan üstüme üstüme hoyratça gelirlerken verdikleri boşlukları kullanmamak için yine sadece uyarmakla yetindım.

Eğer bu amaçla yapılan uyarıları hakaret olarak algılamakta ısrar ediliyorsa; o halde kendi kendilerinin "Gestalt Algı Yanılgısı" değerlerini iyice bir test edip öyle karşıma çıkmalarını öneririm.

Anakorizmden hiç hoşlanmam. Bu nedenle gözüm kendimi bildim bileli sürekli kendi üzerimdedir. Merak etmeyin bu konuda kendimi asla kayırmam ve affetmem de.

Gördüğünüz gibi sevgili Ayasofya'nın nazik dileği üzerine yazmaya devam ediyorum...
Eklenmiş İmajlar
 
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 06-09-2006 14:36. Nedeni: Ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 22-10-2006, 01:00   #74
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
Rembrant ve A. Gabriel

Bugün iki sergiyi peşpeşe gezdim...

Rembrant'ın eskizlerini Pera Müzesinde.

Mimar Albert Gabriel'in çizim ve resimlerini YK Kazım Taşkent Sergi Salonu'nda...

Yaptıkları işi lezzetli hale getirmek için kendilerini nasıl damıttıklarını görür gibi oldum.

Birbirinin devamı olan bir ruhu taşıyor gibiler.

Işığın ve çizgilerin efendileri gibiler gerçekten...

Yaptıkları "iş"i ciddiye alışları ve emek verirken mücadeleci duruşları o işlerinin derinliğini de ortaya koyuyor.

Bir yüzeysel bakıp geçiş bile insanda kesin iz bırakır cinsten.

Derinliği olmayan, orantıyı sıradanlaştırıp yaşama katmayan yani bir felsefe sahibi olmaksızın yapılamayacak Mimarlığı, "Mimarlıkta Felsefe"yi...

Sergileri gezin gelin de konuşalım...


...
__________________
Metin Karadağ
12390

En son Metin Karadağ tarafından düzenlendi : 22-10-2006 01:06. Nedeni: Ek...
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 27-10-2006, 12:46   #75
Arkitera Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 20-02-2003
Mesaj: 2.535
"Yeni Başlayanlar için FELSEFE"

Baştan sona çizimler ve basit kısa özetciklerden oluşturulmuş adeta "Resimli Ansiklopedik Felsefe Tarihi..."

Ezbere biliyor olsanız bile yine de, "acaba çizgilerle nasıl anlatılmış" diye merakla ve bir solukta inceleyip okunabilecek bir kitap...

Tadımlık, eğlenceli felsefe böyle olur diyeceksiniz.

Eğer beğenmeyip böyle demeyecekseniz daha iyisini çizerek kendiniz yapmalısınız....

İçinde "şiddet" olduğu için, "şiddetle" öneremediğimden bende "şiddet" kullanmadan öneriyorum...

Elaltı, başucu kitabı...

Çok şirin.


"Yeni Başlayanlar için FELSEFE - Richard OSBORNE"

Yayınevi:
Nokta Kitap
(0212) 243 43 03
www.noktakitap.com
info@noktakitap.com
__________________
Metin Karadağ
12390
Metin Karadağ offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 19:06.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177