![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#61 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-10-2005
Mesaj: 33
|
Towers
İlk tartışılması ya da hatırlanması gereken konu İstanbul'un yapısını asıl nelerin bozduğu, İstanbul'da düzeltilmesi gereken o kadar şey varken, şehre modern bir görüntü katacak olan o gökdelenler niye böylesine bir tepki çekiyor? Trafiği aksatacak bu doğru hiç şüphesiz, fakat kente getireceği canlılığı niye herkes göz ardı ediyor? İnşaatı için ne kadar işçi çalışacak, niye kimse bunları düşünmüyor? Benim karşı olduğum tek nokta kulelere verilen isim... İstanbul'un içinde Dubai kuleleri...
|
|
|
|
|
|
#62 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-05-2005
Mesaj: 46
|
Sayin Tanyeli de yapılamaz böyle bi bina imkansız demiş, dogru diodur tabi 40 yıllık uygulamacı
Benim annamadıgım binanın fonksionu alışveriş merkezi, iş hanı etc... diolar da var böyle yapılar zaten o yakada metrocity,akmerkez bide canyon gibi..ihtiyacı varmı o bölgenin bu amacla yapilmis bir binaya daha onu anlamadım ben? Madem yatirim yapmak istiyo mimari anlamda ve landmark yapmak istiyolar daha ihtiyac'a yönelik bişey olursa parayı verende alanda mutlu olur böylece mesela public transportation ? |
|
|
|
|
|
#63 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Bu kuleler konsept olarak bana Minoru Yamasaki'nin Istanbul icin tasarladigi Imar Plaza'yi hatirlatiyor (merak edenler Emporis.com'a bakabilir) ve muhtemelen ayni kaderi paylasacaklar (Status: Never Built)
Sebebi: Turkiye'deki Sovyet stili burokratik apparatus |
|
|
|
|
|
#64 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Eger "ayni anda 550,000 kisinin iceride bulunabildigi" Cevahir Istanbul Alisveris Merkezi (GFA 420,000 m2) trafigi mahvetmiyorsa, Dubai Istanbul Kuleleri (GFA 146,000 m2) hicbir sekilde mahvedemez.
Kat sayilarinin daha az olmasi sizi yaniltmasin, Is Bankasi Kuleleri bile (52 kat + 36 kat + 36 kat + Alisveris Merkezi) daha buyuk bir toplam alana sahip (GFA 224,357 m2) ve daha cok insani icinde barindiriyor. Istanbul'a her ay GFA +1,000,000 m2'lik yeni bir gecekondu mahallesi populasyonu ekleniyor zaten. |
|
|
|
|
|
#65 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
baştan sonra şahane bir tartışma ..
sorun şu ki , meslekler arası disiplinden uzak yaşayan gruh olduk çıktık mimarlar olarak .. dünyanın en asosyal insaları olan programcılar bile xml die ortak bir dil geliştirmişken en sosyal olması gereken mimarlık mesleği ne kadarda tuhaf şu caaanım ülkemde... tabii arada gümüşi laflar eden aydınlarımız yok değil . onlar her konuda yazı yazarlar , bence onların yazılarını toplayıp mimarlık meydan lourse u yapabiliriz , en azından kalın görünür , istanbul tarihi şehir ,, nerde haniii , giden varmı son zamanlarda süleymaniye etrafına ,zeyrek , eminönü , eyüp ,, komikleşmeyin lütfen ,, istanbul değişiyor ve değişecek , bari sizde bi xml öğreninde en azından katkıda bulunurrunuz böle devame derseniz çatlak seslere , mualif mimarlar olarak sıkışık laırsınız klavye-arkitera-kahve fincanı arasına ... |
|
|
|
#66 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-08-2001
Mesaj: 33
|
levent ve çevresini iş ve finans merkezi olarak kabul ettik ama teoride, daha önce bi zamanlar da heralde mecidiyeköy şişli hattı kabul edilmiş, şu an gürültü kirliliği normalin 2-3 kat üstünde, üstüste yollar otoyollar alttan geçen metro, koskoca her semti ayrı bir merkez denilen koskoca istanbulun içinde adeta bir tokyo, santimetrekaresi için belediyesinden sokak satıcılarına kadar herkes birbirini yiyip bitiriyor, trafik zaten bitmiş, insanların hayat standartı o hat üzerinde ister class A'lerde çalışsın ister dandik open-office'lerde; sıfır.
şimdi bakıyorum leventte kuleler kanyonlar sanki birileri allah olmuş kafasına göre topoğrafyayla oynuyor. kule üstüne kule dikiliyor, class A açığı kapanıcakmış, bu kararları alanlardan uygulayanlardan kaçı 200 metreden aşağı bakmış, ofis sistemindeki tekdüzeliklerle rutinlerle ilgilenen kaç mimar var, hepimizi 2001 space odyssea veya dandik show tv uzay filmi tarzı kulelere hapsetmek istiyorlar, iyi bari yemek yerine hap içmeye de başlarız olur biter. cevahir alışveriş merkezi yapılmış, o kadar büyük ki artık içindeki yaya yolları önünden geçen caddeden büyük olmuş, yapay aydınlatma bile yetmiyor bir çok yer karanlıkta kalıyor, ama nedir, amerikan way, uzay üssü alfa. 300 metre veya kaç santimetre ise ne farkeder bir şehrin bir noktasına böyle bir yapı dikiyorsanız mimarı mühendisinden önce halkına sormak zorundasın "sen nasıl bişey istiyosun" diye yoksa ne anlamı var bunca yatırımın, herşey para demek belki ama o parayı kazanan kurum her ne kadar devlet adındaki soyut bir kavram olsa da tüketen, tıpkı üreten olduğu gibi insanlar olacaktır. yoksa tayyip erdoğan'ın cebine girse milyon dolarlar iş sadece hukuki olarak "buraya boyle gokdelen dikilebilir mi dikilmez mi" noktasında başlar ve biter. türkiye ve istanbul gökdelenleri ne kadar sorgulamış ki bugüne kadar? resmen mecbur bırakılmış, çünkü niye, çünkü new york böyle bir yapılanmayı uygun görmüş, ama new york'ta arazi yok, arsa pahalı naapsın adamlar dikmişler kuleleri, peki istanbul böyle mi? değil. ama yok yabancı sermaye fetiş olmuş insanlarda, sanki bizim paramız yok ve hiçbir şekilde olmıycak, mecburuz. dikilir gökdelen, tarihi yarımadaya da dikilir, ne örnekler var, la defense'i bırak louvre'un ortasında piramit var ama bir amacı bir felsefesi veya artık neyse osu olmak zorunda. yoksa 300 metre - dünyanın en yükseği falan sidik yarışı, başka bişey değil. her ne kadar çok mesnetsiz gibi dursa da ilk olarak "trafik noolucak peki" diyenlerin söylediklerinin arkasında da bu anlamsızlığın yattığını düşünüyorum. ama düşünüyorum, düşünüyorum, yine de neden dubaililerin buraya böyle birşey yapmak istediklerini kimseyi kırmadan nasıl açıklayım bilemiyorum. yönetenlerin arap sevgisi diycem, yanlış anlaşılcak. neeeeey-se |
|
|
|
|
|
#67 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 12-08-2001
Mesaj: 33
|
ve dahi;
bu çaptaki bir proje asla ve asla sadece bina olarak ele alınamaz, alınmamalı yatırım olarak da alınamaz eger bir semte, yüzlerce metrelik 2 kule yapmaya karar vermişsen bütün semti baştan aşağı her anlamda tekrar yapılandırmak zorundasın. ama paramız yok naapalım bir an once gelsinler yapsınlar iş güç vs vs vs eve dönerken 5 saat harcayalım, oturacak class A home bulamayalım çevre kirliliğinden petrol artıklarından nefes alamayalım bize bişiiii olmaaaaaz olursa da kuveytliler gelir halleder nasolsa |
|
|
|
|
|
#68 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
sanfrancisco 12 şeritli yollar vardır, toplu taşıma tabii var , e silikon vadisi de orda , ama yine trafik sıkışıktır., newyorkda da trafik sıkışır feci hemde,,
en kral metro yapsanızda gene trafik hep sıkışır, 1- eğer çalışma saatleri ayarlanırda , meslek grupları 30 dk arayla mesai başı yapsalar sorun olmaz 2-bizler arabalarımızda tek kişi yerine koltuk sayısı kadar adam alarak trafiği min 1/4 oranında almanyadaki gibi rahatlatmazsak dubaililere gerek yok zaten trafik keşmekeş .... yok kule olacakmışda trafik sıkışıcakmış, yaw ya sizin arabanız yok , yada bu şehirde yaşamıyorsunuz , sorun bina yada adam sayısı değil yaw insanlar , meslektaşlarım sorun; sistem yok bu şehirde , inanamıyorum yorumlarınıza , böyle basit mesnetsiz yorumlar olurmu! halka sorulmalıymış .. dio bi üstteki yorum ... sor bakalım 50.000 kişi ,işe alınacak yapılsınmı yapılmasınmı die bu soruyu soruyosun die kafanı patlatırlar. açlıktan ölen bir ülke , yatırım yapacak "5 milyar dolar", getiriyo arap , yok kalsın benim trafiğim kötü olur , tarihi şehir bura (maslak!!!,levet!!!) istemem silüet (boğazdan!!!) dicek ama devletin telekomu 6 milyar dolara satılacak , lanet olsun diorum bu ziyniyete , kimse kimsenin yazdıklarını okumuyo bu forumda anlaşılan yada tüm cehalet bu form da toplanmış |
|
|
|
#69 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
|
bizim iş adamlarımız zaten dubai'de gördükleri kulelerin kopyalarını yaptırmak için mimarların kapılarını aşındırıyordu, alın size dubai'nin kendisi geldi, son derece sevileceğini düşünüyorum istanbul'lular tarafından böyle kulelerin. seviyoruz biz dubai'yi yahu, istanbul'un dubai olmasını istiyoruz! alışveriş merkezleri cep telefonları lüks tüketim... seviyor bu şehir dubai'yi anlamıyor musunuz?! yaprak şeklinde adaları, arap şeyhinin 66 yıldızlı otelini hürriyet'in arkasında okuyor yıllardır bu ülke her sabah... bunlar bizde neden olmasın değil mi ama ya?
hattat da yapıyor maslak'a cadde'ye sıfır binasını... aynen devam... ali sami yen de 50.000 kişi olsun değil mi mecidiyeköy'de şükrü saraçoğlu olmuş kadıköyün ortasında 55.000 kişi eksik kalmasın, ha bu arada dünyanın en büyük alışveriş merkezini de açalım iett garajının yerine... aynen böyle devam... aaa! anadolu yakası boş kalmasın sakın formula koyalım, bağdat caddesini kazalım 10 yıl inşaatı sürsün basit iki kaldırımın ki şanzelize olsun bitince, sahilden denize girelim ortasına büyük kulüp adası dolduralım miami olur orası da. beykozda riva'da ormanları keselim ağzımızdan salyalar damlarken villa dolduralım oralara, ee amerikan yaşarız biz değil mi ama şehir dışında parası olan da olmayan da... jiplere bineriz... kahvemizi starbucks'da, gloria jeans'de içeriz... yakışır tramvay koyalım nostaljik kadıköye her sene meydanı tekrar düzenleyelim ki orası da bir rahat nefes almasın... hmm başka ne koyalım ki biz, big ben koyalım bi tane de? saatimiz yok hiç büyük, beşiktaşa koyarız onu da........ yok belki fatih sultan mehmet heykeline kol saati yaparız nasıl olur sayın başkan, ankara sever bu fikri bence? manhattan'ı unutmamak lazım, 7 gökdelen 7 tepe gibi yaratıcı konseptimizi de tek bir adamcağız geliştirsin ofisinde bitince söyler hemencicik yaparız kimselerin haberi olmadan nasıl olsa para geliyor dışarıdan. önemli olan tek şey para, "para varsa sorun yok, para olmaz mı? havalar nasıl?" demiş harun da ne kadar güzel anlatmış. bilmiyorum ki ben, çok samimi bir şekilde söylüyorum artık çivilerim yerinden çıktı, şahsen benim hiç bir fikrim yok, hiç bir önerim yok, nasıl istiyorsa öyle yaşasın istanbul... bu durumun içten bir şekilde bundan sonra planlama, mimarlık disiplinlerinin ötesinde olduğuna inanıyorum, psikologlar ve sosyologlar istanbul'u, yatırımcıları, istanbulluyu analiz etmeli... allah da yardımcı olmalı.... hayatını mimarlıkla geçiren bir insan olarak yazabileceğim tek reçete budur. bence siz de şöyle bir dışarı çıkıp kaldıysa biraz hava alın, yürüyün, bir daha arkitera forum'a da böyle şehir tartışmaları açmayalım... şehir planlama, mimarlık bunlar 1900'lerde kaldı, artık hızlı yaşıyoruz gençler... akm'yi yıkarız frank gehry bina yapar brad pitt de -kafasını maketlerden kaldırabilirse- belki yardım eder? bayılıyorum ben insanlara kesinlikle sitem etmiyorum kimseye espri yoluyla giydirmeye de çalışmıyorum. bırakın insanlar istedikleri gibi yaşasın ya, bu saatten sonra onları artık hiçbir güç durduramaz... not1: yukarda libeskind de bakıyor masum masum hani benim projem diye, o da çok iyi bir mimar inanılmaz yetenekli bir insan (gerçekten de öyle), ondan da rica edelim aynılarından yapsın daha önce yaptıklarından geldiğinde. not2: maslakta zaten kocaman ayazağa ışık ve daha birkaç tane daha okul var, yukarda okul ve yeşil alan olmaz denmiş, hemen yanında güzel bir yeşil alan da var çok şükür. allah korusun diyelim o alanı da. |
|
|
|
|
|
#70 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 03-09-2005
Mesaj: 5
|
Kazansky'a cevap
Sevgili arkadaşım Kazansky şehir bir bütün olarak düşünülmeli ki buda Levent gibi yüksel biyere hergeçen gün dikilen kulelerin şehrin özellikle tarihi bütünlüğünü bozuyor olması. Yüksek binalar son derece ilgi çekici ve mimeri değer taşıyolar bu yüzden bunlara engel olmak da yanlış olur ancak imar sıkıntısı ve altyapı sorunu yaşayan Levent gibi bir bölge doğru yer değildir. Şehrin finans merkesini köprüden sonra 15 dak. ileriye taşımak ve o bölgeyi sadece yüksek yapılar için ayırmak çozüm olabileceğini düşünüyorum. Seninde dediğin gibi Paris gibi tarih içinde bulunun bu şehrin finans bölgesi de silüyeti bozmayacak gibi merkezden uzaklaştırıldı. Üstelikde dubai şehlerinin belediyeyle anlaştıkları 87 dönümlük arsanın değeri yaptıkları yatırımdan çok daha fazla olduğu söyleniyor ama gündeme geldikten sonra türk yatırımcılardan da teklifler gitmiş üstelik %50 belediye ortaklı yani dubai şehlerinin %25 ortaklığının aksine. Son olarak da Levent de 300 metrelik bir kule güvenli ucuz sınırını da aşıyor... Mert HACIEMİROĞLU İnş.Müh.Öğr. mail: mertheo@yahoo.com
|
|
|
|
|
|
#71 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 25-10-2005
Mesaj: 8
|
Gökdelenler ve Kuleler mimari bir ürünmü dür?
GÖkdelenler, Kuleler, KÖprÜler Ve VİyadÜkler İnsanlarin İhtİyaÇlarini Gİderselerde Mİmarİ Mİ Yoksa MÜhendİslİk ÜrÜnlerİmİdİr? Bİr ÜrÜnÜn Mİmarİ Olmasi İÇİn Bİr Mekani OluŞturmasi, Tanimlamasi Veya Sinirlamasi Gerekİr. Mekan OluŞturmasi Gerekİr, Mekan OluŞturmayan Yanİ İnsan ÖlÇeĞİne Uygun Olmayan Kuleler Mİmarİ ÜrÜn DeĞİllerdİr. Bİr Defa Mİmarlik TopluluĞunun Bunu Bİlmesİ Gerekİr. İnsanin AlgiladiĞi, HİssettİĞİ BoŞluk Mekandir, Ve Mİmarİ Dİr. GÖkdelenler İse Algilanmayan, Hİssedİlmeyen, Sadece Uzaktan GÖrÜlen Ve Bİr Noktayi Vurgulayan Yapilardir. Sadece Bİr Noktanin Çok GenİŞ Bİr Çevreden GÖrÜlmesİnİ SaĞlar. Yanİ Reklam, GÖsterİŞ AmaÇli Yapilardir. İŞlevİ GÜÇÜ, Ve Sermayeyİ GÖstermektİr. (sİmgelemektedİr) Zaten Sermaye Gelsİn Dİye Yapimina İzİn Verİlİyor. GÖkdelen Reklam AmaÇli Bİr Kuledİr. MÜhendİslİk Ön Plandadir. KÖprÜler Ve VİyadÜkler Gİbİ.
Bİz Mİmarlarin Mİmarlik ÜrÜnlerİnİ İstememİz Gerekİr. Kentİmİz İÇİn Ve Kendİmİz İÇİn. Akliniza Şu Soru Gelebİlİr GÖkdelenler Tasarlanmaz Mi, Bİr EstetİĞİ Yokmudur Kİ Mİmarİ ÜrÜn Olmasin. Tabİkİ Tasarlanirlar, Estetİk Olmalari SaĞlanir, Fakat Asla Mİmarlik ÜrÜnÜ DeĞİldİrler.ÇÜnkÜ İnsan ÖlÇeĞİnde DeĞİllerdİr, Mekan Kurmazlar, Ne DiŞ Mekan Ne De İÇ Mekan. İÇİnde Oda HÜcrelerİnİn Olmasi Onlari Mİmarİ ÜrÜn Yapmaz, Zİra KÖprÜlerİnde Altimda Veya ÜstÜnde HÜcreler Olabİlİr. Mİmarlarin TasarladiĞi KÖprÜler Ve GÖkdelenler Olabİlİr. Ama Onlar MÜhendİslİk ÜrÜnlerİ Dİr. |
|
|
|
|
|
#72 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 24-10-2005
Mesaj: 15
|
Yurtdisinda yasadigimdan dolayi NTV'deki programi internetten radyo seklinde takip ettim. Duydugum geyiklere ve cahil argumanlara inanamadim. Oncelikle, konusuyla alakasi olmayan bir NTV elemanin sordugu abuksabuk geyik sorular konuyu civitti. Ustune, bir de yetmiyormus gibi, "yok bu bina teknik olarak yapilamaz, projeleri neden bizlere gostermiyorlar gibi." hayali argumanlarin da 'uzman'lara yaptirilmasi, Turkiye'de onune gelenin uzman oldugu kavramini bir daha bize gosterdi. Son derece geyik ve yararsiz bir program olarak kayitlara gecmistir bence.
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#73 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 16-10-2003
Mesaj: 128
|
Alıntı:
Ntv programına konuk olanların hiçbirinin "uzman" sıfatını kullandıklarını sanmıyorum. Konuşulanların da geyikliği tartışılır açıkçası. Hangi bina uluslararası platformda saygı görmüş diye soruyorsunuz, belli ki dünyadan haberiniz yok. Programa konuk olan "geyikçilerden" Han Tümertekin, geçen sene Ağa Han Mimarlık Ödülü'nü almıştı. Ödülü alan projesi b2 evi'nin ödülü Petronas Kuleleriyle (hani şu dünyanın en uzunları olan) paylaştığını biliyor muydunuz? Bunların dışında daha yeni Emre Arolat'ın Minicity ile aldığı Emerging Young Architects ödülü ve Tabanlıoğlu'nun yeni aldığı ödül aklıma geliyor. Bundan çok önce de Cengiz Bektaş ve Sedad Hakkı Eldem'de Ağa Han Mimarlık ödüllerini almışlardı. Bunun dışında Nevzat Sayın'ın da bu ödüle aday olmuşluğu var. Daha bir sürü örnek verebilirim ama "üç-beş tane"yle yetinmeyi tercih ettim. Bunun dışında "turistlerin fotoğraflarını çektiği bina" yok bizde demişsiniz. Doğru olabilir. Bu tip "ikon" binalar mimarlığın tarihsel gelişimini dikkate aldığımızda daha yeni ortaya çıkmaya başlamışlardır. Bu kavram ancak 20. yüzyılda ortaya çıkmış bir durumdur. Bu binaların oluşabilmesi için kentlerin belli süreçlerden geçmeleri, belli ekonomik ve sosyolojik durumlara ulaşması gerekmektedir. Bizim ülkemizdeki süreç bundan farklı gelişmiştir ve aynı durumlara ulaşmış değiliz. Bu bizim geri ya da beceriksiz olduğumuzu göstermiyor. Bu bizim farklı geliştiğimizi gösteriyor. Mimarlarımız bu tip yapıları beceremeyecek kadar beceriksiz, inşaat mühendislerimiz bunları hesaplayamacak kadar başarısız, ya da kentlerimiz de bunları inşaa edemeyecek kadar fakir değiller. Ama geçirdiğimiz süreç bizi henüz o noktaya getirmedi. (belki de hiç bir zaman getirmeyecek; ki bu özellikle kötü birşey değildir.) "Bizim mimarlardan adam çıkmaz" temali argümanlarınızı yapmadan önce, biraz etrafta olup bitene bakmanızı tavsiye ederim. |
|
|
|
|
|
|
#74 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-09-2002
Mesaj: 205
|
Tasarimin "Turning Torso'dan esinlendigi" konusuna gelince.
Mimar Sinan'in Suleymaniye Camii de Ayasofya Kilisesi'nden esinlenmistir (Ayasofya'nin icine girip merkez kubbeye dogru bakin, sonra Suleymaniye'nin icine girip merkez kubbeye dogru bakin, ne demek istedigimi anlarsiniz.) Ancak bu Suleymaniye'nin "taklit" oldugu anlamina gelmiyor. Ayasofya'nin cok daha mukemmel ve saglam bir versiyonu oldugunu soyleyebiliriz. Aslinda 1453'ten sonra insa edilen butun buyuk Osmanli imparatorluk camilerinde Ayasofya'nin etkisi vardir (19. yuzyilda insa edilen Avrupa tarzi camiler disinda.) Ki Ayasofya (537) ile Suleymaniye (1557) arasinda 1020 (!) senelik bir fark var. Calatrava'nin tasarladigi Turning Torso ile Istanbul'da insa edilecek olan Dubai Towers hic degilse "ayni donemin" binalari ve gunumuzun mimari tarzini yansitmakta (ileride "burgu" teknigini kullanan baska pek cok gokdelen gorecegimizden eminim.) Bundan 100 yil kadar sonra yayinlanacak olan mimarlik kitaplarinda "bu yillarin mimari tarzi"na ornek olarak Turning Torso disinda Istanbul'daki Dubai Towers ve diger benzer binalarin yer alacaklarindan kuskum yok. Gotik katedraller de ilk olarak Fransa'da ortaya cikmis, daha sonra bu mimari tarz butun Avrupa'da benimsenip uygulanmisti. Ancak bu, Fransa disindaki tum Gotik katedrallerin "taklit/karaktersiz" olduklari anlamina gelmiyor. Eski Misir mimarisini (kolonlar, vs.) Yunanlilar adapte edip gelistirdiler. Yunan mimarisini Romalilar adapte edip gelistirdi. Roma mimarisi Orta Cag'da Romanesk mimari tarz olarak uygulandi. Daha sonra Gotik tarz cikti ki, aslinda Avrupalilar'in Araplar'dan ogrendikleri pek cok detayi iceriyordu (sivri uclu kemerler, tas isciligi ve suslemeler, vs.) Kisacasi mimarlikta hicbir akim/tarz yoktan var edilmis degildir. "Esinlenme" daima olmustur. |
|
|
|
|
|
#75 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 25-10-2005
Mesaj: 29
|
genel
Dubai towers tartışmaları halen sıcaklığını koruyor ve bu olayla ilgili her gün yeni bir bilgi veya haber gündemine taşınıyor. Tabii medya da yeralanlar bu konu ile ilgili yapılan tartışmaların çok disiplinli olsa da küçük bir bölümünü teşkil ediyor. En son pazar akşamı Başkan Kadir Topbaşın projede bulunan imzasının yetki dışı kullanımı yer aldı... bu da işin başka bir boyutu....
Kulelerle ilgili haberleri tv de ilk gördüğüm zaman heyecan verici bulmama rağmen müthişte bir merak oluşmuştu ancak geçen bu süre içerisinde kafamda oluşan soruların çözümleri yerine daha çok soru işareti oluşmaya başladı... İlk başta olayın yöneticiler halk ve demokrasi çerçevesinde ele alınışı oldukça problemli, daha önce de söylediğim gibi -Bu bana biraz şey gibi geliyor bu ülkede demek ki demokrasi yok yöneticiler sabah kalkıp "gece bir düş gördüm sonra da kullarım için onu yapmaya karar" verdim şeklinde işleri ele alıp tartışmanın sonra çıkmasını ve bu tartışmaya göre tavır takınmayı yeğliyorlar çok gürültü koparsa biraz geri çekilip sonra bunu tekrar gündeme getiriyorlar. Sağlıklı bir karar alınabilmesi için bu tür tartışmaların daha önce yapılması gerekmez miydi? " Altyapı sorunları en başından beri zaten gündemde ve bunun için çözüm üretilmediği, düşünülmediği biliniyor, çünkü sunulan hiç bir şey yok.... Üst ölçek ve statejik şehir kararları diye bir şey yok. Biraz daha açacak olursak böyle bir proje asıl projenin ancak 2. aşamanın bir parçası olarak şehre bir kazanım sunabilirdi. Şehirle ilgili bir gelişim planı yapılsaydı o zaman bunun bir parçası olarak belki ele alınabilirdi. Başka bir deyişle hazırlanan projeden istanbul'u değiştirmesi ve geliştirmesi bekleniyor. Yani plansız bir gelişme... Gecekondu bölgeleri planlanmamış bir gelişmenin masum örnekleridir. Dünyada da ses getirecek projeler yapılıp planlı bir şekilde bunların çevresini geliştirmesi beklenebiliyor ama bir plan çerçevesinde... Teknolojik olarak ben çok absürt olmadıkça ne olursa olsun çözülmüş bir strüktürün yapılamayacağına inanmıyorum yapılabilir tabii ekonomik olarak zor olsada ne getirir ne götürür bunun önceden bilinmesi lazım. Hazır teknolojiden bahsetmişken, Sydney'e yapılacak opera binasını Jorn Utzon ilk kazanarak 1957 yılında yapımına başlandığı zaman yapının1965 yılında 18 milyon dolara tamamlanması planlanırken, teknolojik yetersizliklerden dolayı 1973 yılında 102 milyon dolar maliyetle anca tamamlanabilmiştir. Yapı kamu adına yaptırıldığı için projenin kısa vadeli değil uzun vadeli geri dönüşümü güdülebilmektedir. Dubai Towers'a geri dönecek olursak bazı uzmanlar şu anda mevcut teknoloji ile bu yapının yapılmasının mümkün olmadığı görüşünde. En iyi örnek olarak da "Calatrava" nın malmöde ki yapısı verilmiş durumda... Teknoloji demek ekonomi demektir ekonomik altyapı var görüldüğü kadarıyla ama fizibilite biraz zayıf kalmış galiba. Mimari ile ilgili olarak bütün bunlar yine mimarinin bi parçası olduğuna göre planı dahi belli olmayan (belki bu tür eleştirilere cevap vermek için bir kaç gün sonra "içini çözüp" web sayfalarına koyarlar) bir proje önümüzde durmakta. Olay klasik ikon-biblo yapı durumuna da dönüşmeye başladı. Görsel olarak göreli bir güzelliğin halka sunumu. Çevresel olarak ise gökdelenler gelişimin en yoğun olduğu ve finansın yaşamın hızlı aktığı zincirlikuyu-levent hattına uzun zamandan beri yapılıyor. Yani oradaki çevre değişmiş durumda ve ne olursa olsun gökdelen fikri çevresel ölçeklere zaten aykırı olmayı beraberinde getirir dolayısı ile gelişimin bir parçası olarak bu ölçekte yapılar yapılmaya da devam edecektir. bu nedenle tarihi bir kentin de bir parçası olarak gökdelenler ele alınabilir ancak konuyine bu noktada strateji planlama ya dayanıyor. Belediye de ise strateji planlamayı yapabilecek bir kapasite sorunu var. Bunu aşmak için dışarıdan bazı üniversite ve hocalardan da destek alınmaya çalışılsa da ulaşım planlama, kentsel tasarım bürosu gibi kurumlar yanlış yapılandığı için fazla yol alamıyor. --Bizim de bazen belediye ile işlerimiz olduğu için biliyorum ancak yaptığımız şeyleri anlayıp ona göre yorumlayacak belki karşı çıkacak bir kişi ile şimdiyece karşılaşamadım--... Sonuç olarak Dubaii holding de belki bu konularla ilgili herhangi bir ön araştırma veya yeterli bir fizibilite yapamamış durumda olduğu için bu kadar tartışmanın karşısında korkup vazgeçedebilir ancak bunun sebebi onların göremediği bazı şeyleri çeşitli çevrelerin görmesi olur ancak.Böyle bir durum ortaya çıksa da bu projeden vazgeçilse veya değiştirilse yöneticilerin ve bazı kapitalist kişilerin söyleyeceği "Bu tip tartışma ve bürokrasinin yatırımcıyı korkuttuğu" şeklinde bir şikayet ve savunma mekanizmasından ileriye gidemeyecektir. Yabancı yatırımlara dair çeşitli engeller ve zorluklar bulunmakta ancak bunlarında düzenlenmesi yine sağlıklı bir tartışma ortamı ile sivil toplumu da buna dahil ederek olabilir.... |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Etiketler |
| dubai properties, dubai towers, gökdelen, iett arazisi, iett garajı, levent |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|