![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2004
Mesaj: 227
![]() |
Kuzey'den Mimarlık Üzerine Bir Yazı..
1998 yılından beri Finlandiya'da mimarlık yapan ve aynı zamanda yurtdışındaki birçok okulun stüdyolarında eğitim veren Hüseyin Yanar, Finlandiya'daki mimarlık, yapılan projeler, yarışmalar, gençler ve starlık üzerine bir yazı yazdı.
Hüseyin Yanar'ın köşe yazısında, Türkiye'de birçok genç mimarın ya da mimar adaylarının özlemle beklediği koşullar şu cümlelerle özetleniyor... Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#2 |
|
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
![]() |
Merhaba arkitera.com, Hüseyin bey’den kendisinin sözleriyle yeni gözlemlerini ve deneyimlerini okumak ve kendisini yeniden hatırlayıp, mimarlığın dünyadaki yeni ve bir o kadar gizemli olacak gelişimine dair ipuclarını da yazısında yakalamak çok güzeldi… Zaman zaman daha detaylı incelediği belirli konularla ondan haberler almak dileğiyle… İstanbul’dan sevgiler ve başarılar kendisine… Teşekkürler Rabia hanım.. |
|
|
|
|
|
#3 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
![]() |
ben de bu bölümün altını çizmek ve bir iki şey eklemek istiyorum kendi penceremden
Alıntı:
bunu vurguladığı için bu yazı çok hoşuma gitti.gelecekte de geçmişte olmuş olduğu gibi kendi mimarlığını yapan özgün mimarlar var olmaya devam edecek ve akıllı olan mimarlar mümkün olduğunca medyadan kaçıp geri bildirim alabilecekleri kitlelere ulaşmaya çalışacaklar (daha çok da işleriyle) şu anda bir geçiş dönemi yaşanıyor, ne yaptığımızı bilmiyor gibiyiz! peter eisenman da UIA 2005'de bu konuya dikkat çekti. benzer noktaların altını çizdi; istanbul UIA'da benim için en unutulmaz anı olarak kalacak konuşmayı yaptı. |
|
|
|
|
|
|
#4 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-01-2002
Mesaj: 8
![]() |
Teşekkürler..
Rabia Hanım, konuya ilginiz için tesekkürler..
Gerek bana yazarak gerekse burada görüşlerini ortaya koyanlara çok teşekkür ediyorum. Mesajın bazı yerlere gittiğini görmek sevindirici. Web sitenizde yayınlanan yazımda, bulunduğum iki kültürün bazı taraflarını yanyana düşündüm, bu sayfaların sınırlarına bağlı olarak. Ama önemle vurgulamak isterim ki, onları kendi kuralları içinde değerlendirdim tamamiyle. Bu kuralların dışına çıkıp daha başka bir ölçeğe, büyük bir ölçeğe atladığım zaman düşündüklerim ise yazının sonlarına doğru olan paragraflarda yer alıyor. Özlediğim dünya orada. Starlık, Starlılık Starsızlık üzerine düşündüklerim de orada özetle. Biraz daha ileri gidersem, ben gençlerin özgür olduğu bir mimarlık dünyası istiyorum. kişisel gelişimin esas alındığı, standart bir sistemin heryeri kaplamadığı, yalnışlara aldırmadan deneylerin yapıldığı bir dünya. Mimarlığın çok ciddi görüldüğü, olmazların sıralandığı, nüanslarıyla aynı fikri paylaşan ve tersi düşünen kişilerin dışlandığı bir dünya değil. Bu yaşadığım ve geldiğim iki dünyada da istediğim şeyler. Herşey gençlerin çabalarında bitmiyor. Büyüklerin, organize edenlerin büyük rolü var. Evlerde ne pişerse hep birlikte onu yiyoruz. Yemeği seçen ve pişiren çok önemli. Bu gençlerin içinde olduğu mimarlık eğitimi içinde geçerli ve bütün etrafımızı saran yerel, daha geniş ölçekteki mimarlık ağımız içinde. Herşey buralardan başlıyor. Çok sesli bir mimarlığın ya da birsürü mimarlığın biraraya gelme umudunun temelleri burada. Yoksa global bir dünyada bütün kuruluşlarıyla, kuralları önceden konmuş tek sesli bir mimarlığa ve onun eğitimine evet dememiz ve peşinden koşmamız, modaya göre aynı tip yeni starlarla mimarlık dünyamızı süslememiz gerekir. Tekrar hepinize teşekkürler bana bu olanağı verdiğiniz için.
__________________
Huseyin Yanar |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
![]() |
Merhaba Hüseyin bey, Aydınlatıcı bir o kadar da mimarlığın heyecan veren geleceğine dair izlenimlerinizi aktardığınız için teşekkürler… Arada bu forumlar aracılığı ile okuyuculara ulaşarak yaşadığınız güzel ve heyecanlı olaylardan, öğrenci projelerinizden, oradaki duygulardan, çelişkilerden, umutlardan, yükselen değerlerden haberdar ederseniz çok mutlu oluruz… Başarılar…öğrencilerinize ve size… |
|
|
|
|
|
#6 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-01-2002
Mesaj: 8
![]() |
Sevgili Asteria,
Adı GİT olan İstanbuldaki küçük bir dergide yazıyorum iki ayda bir çıkıyor. Bir gezi dergisi. Mimarlıkta gezi gibi bir şey, bir serüven olduğuna göre ben iki ayda bir buralarla ilgili, oralarla ilgili yaziyorum. Popülarize edilmiş bir biçimde diyelim. Köşemin adı KUZEY YAZILARI. Belki benden görmeyi istediğiniz yazılardan bir kısmı orada. Sanırım son dört sayısında yazdım. Bu bir cep dergisi harcıalem bir dergi. Oldukça marjinde bir dergi. Geleceğin dünyası da marjinlerde olacaksa böyle bir seçim belkide. Şaka bir yana onun bu hali hoşuma gidiyor. Benim için eskiz çizmek gibi birşey, sonra da onlar toplanıyor. Yazılarımda kolajlar oluşturmaya çalışıyorum. Tabii mimarlıkta giriyor bazen yazdıklarıma. Hatta son yazdığım yazıda hocaları anlattım. "Ögrenme, Öğretme ve İşaretler" Okursanız da düşüncelerinizi öğrenmek isterim. Bulamassanız bana yazın size PDF formunda ya da yazı olarak gönderim. Bu arada Arkiteraya buradan bazı anektodlar yazmaya çalışacağım. Atmosferini sevdim. Belki yukarıda sözünü ettiğim yazıyı oraya da gönderirim. Yazdıklarım için yazdıklarınıza çok teşekkürler. Sevgiler.
__________________
Huseyin Yanar |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
![]() |
Merhaba, Marjinal bir noktada dahi olsa bir yerlerde yazdığınızı duyduğuma çok sevindim…İlk yapacağım GİT ’i bulmaya çalışmak olacak , yazılarınızı böyle bir derginin içindeki bütünlükten okumak çok keyifli olacak diye düşünüyorum….güzel bir dergi arşivi başlangıcım da oluşur böylece… Ancak eğer yazılarınızın bulunduğu sayılara ulaşmakta zorluklar çekersem size ulaşarak PDF olarak edinmeye çalışacağım… Gezdiğiniz ülkelerin özgün karakterler taşıyan bölgelerden seçilmiş olması – İngiltere, Finlandiya, Çin, vb gibi- pek çok kültürün renkleriyle, dokularıyla ve hatta kokularıyla karşılaşacağıma dair izlenimler veriyor…ahşabın, doğu baharatlarının kokuları gibi…merak içindeyim.. Lütfen Arkitera.com’da da ne zaman arzu ederseniz yazın … ulaşılması çok kolay bir kaynak olması nedeniyle, yer, zaman sınırları olmadan yazılarınıza ve size ulaşılabilir… Çok teşekkürler Başarılar ve sevgiler dilerim |
|
|
|
|
|
#8 |
|
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
![]() |
GİT – sayı 5 --- Kuzey Yazıları
Merhaba Sevgili Hüseyin Yanar, GİT Dergisi’ nin 5. sayısını Temmuz ayının son günleri olması nedeniyle raflarda kalmış son bir iki tane arasından alabildim…dergi gerçekten minik boyutlu ama içinde büyük görüşler, başkaldırışlar, büyük cesaretler ve iç dünyasıyla yüzleşerek samimi bir dille yaşadığı her an ve bıraktığı izleri kaleme almış insanlardan bir dünya var… Önce sizin yazınızı okudum , daha sonra Timur ve Yunus’un yol hikayesini...minik Yunus’un hikayedeki ‘saf’ ve doğal katkılarında sık sık gülerek..gelecekteki umutlarımızdan olduğunu hissederek..sabrına hayran kalarak...babasına sonsuz güvenle nasıl hitab ettiğini dinleyerek... Ancak ben size ‘Hoca’ yazısı hakkındaki görüşlerimi yazacaktım...öyle söz vermiştim...ama hiç kolay olmadı. Hemen oturup bir şeyler yazamadım...aksine başka şeylerle ilgilenirken bir yandan bu yazının, hocalık, eğitmenlik benim için ne ifade ediyor, ne zaman bir eğitmen öğrencisi tarafından ‘unutulamayan’ bir değere dönüşür ? gibi soruların bendeki yantlarına baktım. Ben hangi eğitmenlerimi unutmamış, neden hala bu gün onlardan sanki yanımdalarmış gibi söz edebildiğimi düşünme ihtiyacı hissetmiştim. Tek tek hepsini aklımdan geçirirken herbirinin bana kendi dünyalarından seçtikleri örneklerle ‘düşünmeyi’ öğrettiklerini ve bugün benim bir toplum veya bir olay önünde inançla, güvenle dimdik duruşumun belkemiğini yarattıklarını bir kez daha anladım... İyi ve unutulmaz bir ‘Hoca’ olmanın sırrı ‘düşünmeyi’, gördüklerini okuyabilecek, bunlara tanımlar üretebilecek taze bir zihini yaratabilmekten geçiyordu....Bu gün tüm detaylarına kadar hatırladığım tüm insanlar bunu yapmayı başarmış insanlardı, onlara yüreğimde daimi mekanlar hazırlamışken, diğerlerini ismen dahi dışlamış oluğumu fark ettim...unutmayı seçmiştim..çünki izler bırakmamışlardı.... İşte, bu andan itibaren sizin yazınızla bir paralelde buluştum, çünki ‘hoca’nızla yaşadığınız binlerce anıdan kısa kısa bir kaçına yer verdiğiniz yazı kolajınızdaki anılarınızı yaşanmış zamanın sosyal verilerinden yoksun olduğum için zihnimde resim hale getirmekte güçlük çektim. Ama anladım....kavgalardan uzak eğitilmeyi ve yaratıcı bir şeyler yapmayı bir ‘tercih’ olarak seçen sizler...ve bu gün bu tercihin meyveleriyle mutlu sizler... Yazınızda önce şahsiyetleri sonra adları geçen ‘hocalar’ size önünüze çıkan işaretleri okumayı, bunları basamak gibi kullanarak kendinizi içine düştüğünüz dar boğazdan çekip çıkaracak iç gücünüzü sağlamayı öğretmişlerdi. Sizle hayatınızın sonuna dek yaşayacak saygı ve sevgi bağını sağlamışlardı. Ve biri size mimarlığın işaretlerini pek çok diğer işaret arasından seçebilmeyi öğretebilmiş olandı, Muammer Onat, Güzel Sanatlar Akademisinin mimarlık hocası, öyleki hayatınızın her noktasında onun da içinde olduğunu diğer yazılarınızdan okuyabiliyoruz. ‘Mr Proffessor ‘....yani Mr. Wuu, insanların isimlerini yaşayarak ve hak ederek kazanması gerektiğine dair görüşün sizin hayatınızdaki gerçeğe dönüşmesi...hatta onun dahi bunu kabullenmesi... Tıpkı yazıda eğitime dair bağ kurduğunuz ‘dağcılık’ için işaretleri okumak, hayatta kalabilmek için kayalardaki sağlam çatlakları seçebilme becerisini kazanmak ve bedenini yukarıya çekebilmek çok önemliyse....hayatın diğer alanlarında da bizi taşıyacak, ilerletecek izleri seçebilmek aynı kurallarla geçerli...ve mimarlık bundan muaf değil. Aksine mimarlık eğitimi, haricimizdeki insanlar için yaşam mekanları hazırlama sanatı, başka zihinlerin düşüncelerine kısmen de olsa girebilme, bir süre için ‘onlar’ olma, onlardan gelen işaretleri okuyup, onların mekanlarını yaratma becerisi....ama bir farkla ...mimarlık insanoğlunun fiziksel ve zihinsel olarak varlığını etkileyen herşeyini düşünme becerisi....yani sizin de söylemiş olduğunuz gibi... ‘yaşama sanatına’ dair herşeyin işaretine hassasiyet gösteren zihiyete bürünme becerisi ve ayrıcalığı...tıpkı dünya tiyatrosunun daimi kadrolu oyuncusu olmak gibi...her role bir süre bürünüp, kişileri ve durumları anlama sanatı... Ve bütün bu yılların eğitim yollarındaki işaretleri sürekli okumaya programlı zihniniz yazınızın son bölümünde kendini gösteriyor....bir sabahın metro yolculuğunda, sözcüklerin seslerinden yoksun bir dünyada yaşayan ama gözleri ve hayata uzanan incecik parmaklarıyla ‘yoğun’ dopdolu bir sohbeti şekillendirmeyi başaran uzun sarı saçlı sağır Fin öğrencilerin ‘işaretlerine’ gözlerinizin takılması gibi...onlardaki hayatı gözlemlemek gibi..... İşaretleri okumak.... artık hayattır ....bir mimarın eğitmen de olduğunun tek belirtisidir... Size ilk işaretleri hissetiren Muammer Onat, ‘hoca’nız olarak bu yazının taç bölümlerini ele geçirmekle haklıdır....siz de onun değerini hayatta iken anmak ve hatırlamakta haklısınız... Sevgiler En son asteria tarafından düzenlendi : 24-07-2005 11:50 |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-01-2002
Mesaj: 8
![]() |
Sevgili asteria
Yukarıda sözünü ettiğiniz yazı, mesajınızda tanımladığınız, GİT dergisinin benimde çok sevdiğim ortamında, yazdığımözel hikayelerden biri. Bazı izlerden yola çıkılarak yazılmış bir yazı. Kahramanları da çok özel. Sözü edilenler önemli dostlarım. Dergiyi basan da, eski dilde söyledikleri gibi Kadim dostum Timur Danış. Kısacası anekdotlarıyla dostlar için söylenmiş bir hikaye. Evet vurguladığınız gibi yaşanmış zamanın sosyal verilerinden yoksun olduğunuzu söylemekte haklı olabilirsiniz. Ve takip eden sözcüklerdeki BİZLER hakkındaki ara sonuç oldukça iddialı sanırım. Ama düşüncenize saygı duyuyorum. Genelinde de gerçekten yazınızın rengini ve temposunu çok sevdiğimi söylemek isterim. Derinliği de oldukça fazla. Ayrıca bu yazının sizin gibi bir kişiyi düşündürmüş olması bile yazarı için önemli. Belki yazdıklarınızı sevgili Timurada yazarak tartışabilirsiniz özellikle dergisi üzerine düşündüklerinizi anlatabilirsiniz. Çok memnun olacağını sanırım. Ayrıca, burası bir web sayfası da olsa sözünü ettiğimiz yazının ve diğer yazdığım yazıların ve fotoğrafların yayın hakları tamamiyle ona aittir. Sözünü ettiğimiz tür yazıları, arkiteraya yazdığım köşe yazısı için açılmış bu linkin dışında direk GİT kanalıyla dergi üzerinden yazışarak yapabiliriz. Özel olarakta yazışmaya devam edebiliriz ama Git ailesi oraya yazarsanız eminim bundan daha keyif alacaktır. Çok güzel bir şekilde merhabalaştığım arkitera ailesine ve onun bir üyesi olan size en iyi dileklerimi sunuyorum. Umarım yeni yazılarda ve tartışmalarda arkitera ile selamlaşmak üzere. Sevgi ile Huseyın Yanar
__________________
Huseyin Yanar |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Kayıt Tarihi: 04-08-2004
Mesaj: 1.610
![]() |
Mutlu Pazarlar, ‘BİZLER’… yani aslında sizler….Türkiye’de çok çalkantılı bir dönemde, eğitiminizi düşünebilmeyi doğru bir tercih olarak seçen sizler… bu gün o değerli kararı vererek yaratıcı bir mesleğin sahibi ve yürütücüleri olan sizler olarak gurur duymalısınız. İşte orada anlatmaya çabaladığım yalnızca buydu. Aksi halde siz (ler) bu güzel yazıları belki de yazmamış olacaktınız, bu dergi hiç çıkmayacaktı ve pek çok cesur gönüllü dergiyi zenginleştiren fikirlerini aktarmayabilecekti. Yani aslında hiç bir olumsuz sonuca varmamıştım…kendinizle ve geçmeyi seçtiğiniz yollarla, arkadaşlarla gurur duyabileceğiniz bir noktadasınız demek istemiştim. Timur Danış’ın hayata karşı cesur çıkışları pek çokları için sadece seyredilesi bir şeymiş gibi yaşayan toplumlarda bulunuyoruz…ama dünyayı değiştirebilmek her zaman aralardan çıkan bir kaç net düşünceli insan sayesinde oluyor…sadece bir minik çekirdek grup sayesinde toplumların önü açılıyor…Timur Danış’ı kadim dostunuz olarak tanıştırabilmek sizin için nasıl bir gurur ise onun için de siz öylesiniz diye düşünüyorum. İmrenilecek bir bağ ve dostluk sizinki… Haklısınız, ayrıca kendisiyle bağlantıya geçerek fotoğraflar için izin almalıydım. Genellikle ihmal etmem, ancak galiba sizin de yazılarınız üzerinde hakkınız var diye bir ön intibam oldu. Bu konuyla ilgileneceğim, hatırlatma için çok teşekkür ederim… Yazılarınızı hem bu forumlarda hem de yazmayı seçtiğiniz her yayında görmeyi ve okumayı çok isterim. Ama son bir noktayı ilave etmeliyim. ‘Hoca’ ve ‘Sarı’ yazılarınızdaki kişilere ve hayata olan sevgi ve saygınız buram buram yazılardan hissediliyor…galiba bu da yazılarınız amacına ulaşmış demek oluyor… Tebrik ederim ve Finlandiya’ya sevgiler |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-01-2002
Mesaj: 8
![]() |
Anladim asteria,
Yazdıklarım üzerine anlamlı sözlerin ve yorumların için, gerçekten çooook teşekkür ederim. Bende sana iyi pazarlar diliyorum Helsinkiden. Huseyın Yanar
__________________
Huseyin Yanar |
|
|
|
|
|
#12 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2004
Mesaj: 227
![]() |
Aydan Balamir'in Yazısı ve Global Studio
Hüseyin Yanar'ın Senegal Kadınlar Merkezi UIA 2005 Mimarlık Kongresi kapsamında da sergilenmişti.
“The Global Studio” başlıklı programla bağlantılı olarak İTÜ Mimarlık Fakültesi'nde sergilenen proje bu hafta Aydan Balamir'in köşe yazısına da konu oldu. Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 13-04-2004
Mesaj: 227
![]() |
Hüseyin Yanar'ın köşe yazısıyla başlayan mimarlık öğrencilerinin/genç mimarların çalışmaları ve başarılarına Aydan Balamir de Global Studio ile bir devam sağlamıştı.
Global Studio'nun çalışmaları ve Zeyrek'le ilgili Building Design'da bir haber yayınlanmış. 5 Ağustos'ta yayınlanan haberde "oldukça karmaşık bir yapısı olan Zeyrek'teki problemleri çözmeye yönelik değil ancak büyük bir kentsel yaklaşımla uygulanabilir stratejilerin belirlenmiş olması açısından önemli bir workshop" şeklinde bir değerlendirme yapılmış. Zeyrek ve yapılan çalışma hakkında yayınlanan haberi okumak için tıklayın. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|