![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#46 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-12-2005
Mesaj: 42
|
geç te olsa bende bir şey ler yazmak istedim. burada bir 'osmanlı' mimarisinden söz etmemiz oldukça yanlış çünkü bu binalara sadece bi boyama yapıldığı açık. bunları hazırlayanlara 'mimar' demekte bi o kadar yanlış. ülkemizde yetenekli gençlerin mimar olmak isteyen yetenekli gençlarin önündeki engeller i herkes biliyor ve görüyor. yani sorun mimarlarda değil mimarlık eğitiminde. benim amcım iyibir plancı ve iyi bir mimar olmak. mimarlık eğitimi bence alanlara yayılarak kent dikkate alınarak yapılmalı. söylediklerim belki bazılarınıza ütopik gelebilir ama bence sistemin değişmesi gerekiyor. unutmayalım ki bataklığın üzerindeki sinekleri öldürmekle bataklık kurumaz.
|
|
|
|
|
|
#47 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-01-2006
Mesaj: 2
|
sizce bugün kü okul modeli daha mı iyi .Çağdaş dediğiniz okullar adamın ruhunu daraltan beton yığınından başka birşey değil .Hiç olmazsa binalara biraz estetik gelir.Geçmişini bu kadar hor gören bir toplum olmamızın nedenini bir türlü anlayamıyorum |
|
|
|
|
|
#48 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 02-02-2006
Mesaj: 11
|
okullarımızın kutu kutu olduğu bi gerçek. fakat osmanlı mimarisinin seçilmesini çok saçma ve art niyetli (sanat niyetli degil
) buldum. bence modern mimariyi örnek almalıydılar. |
|
|
|
|
|
#49 |
|
Yönetici
|
Dalga dalga geliyorlar. Şimdi de Adalet Bakanlığı projeler üretmiş, görülmeye değer.
__________________
Eğer Arkitera Forum üyeliği ile ilgili sorunuz varsa lütfen ilk olarak bu linkteki açıklamaları okuyun. Sorununuz çözülmediyse iletişim formunu kullanabilirsiniz. Şifrenizi unuttuysanız lütfen "şifremi unuttum" linki yardımıyla şifrenizi yeniden oluşturunuz. Özel Mesaj ile yukarıdaki konularda sorular göndermemenizi rica eder, gönderilecek soruları cevapsız bırakmak zorunda kalacağımı peşinen bildiririm. |
|
|
|
|
|
#50 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 18-09-2005
Mesaj: 177
|
Bu öykü belki içeriği ile biraz ağır gelebilir, gerçekliğini ve can acıtıcılığını arttırmak için argo ve gevşek monologlar içeriyor. Haksızlık ediyor olduğumu düşünebilir yada bu öykünün yerinin burası olmadığını düşünebilirsiniz. Ancak ben ve bizler mesleğimizi doğru dürüst yapmaya çalışırken yapılan haksızlıklara bunun müstahak olduğunu düşünüyorum.
Hiç tanımadığımız bir ülkede yaşananlar, o ülkenin yönetenleri ve çevirdikleri dolaplar üzerine kısa bir öykü. kahramanlar taiyuppie: Başbakan emily: Başbakanın eşi oghbuldagh: Başbakan yardımcısı camel: Maliye bakanı osein: Eğitim bakanı caddir: Malum bir belediye başkanı (Ding dong) taiyuppie: Kapı çalıyor emily, bi bakıver. emily: taiyuppie, koş koş, oghbuldagh, camel ve osein gelmiş. taiyuppie: Hoşgeldiniz de hayırdır, ne oluyo? oghbuldagh: Abicim bi içeri geçelim de hele, başımızı ağrıtıyorlar gene. taiyuppie: camel, bu arada sen naaptın abicim, çabuk istifa et, deermişim Hadi geçin içeri bakalım.camel: Hürmetler ablacım, yiyecek bi şeyler var mıydı acaba, eşim son yaptığım villayı üstüne yapmayınca fena bozuk attı. taiyuppie: Az ye biraz olum, az ye. osein: Efendim, bende burdayım, hürmetler. taiyuppie: Olum evdeyiz, bırakın bu ayakları, hürmetlermiş. Hadi geçin içeri. Yirmi dakika sonra taiyuppie: Deme yav, bak şunların işine, demek beğenmemişler okul projelerini ha. Olum ben size dedim ama vray kullanın diye osein: Abi nolur iki dakka dalga geçme ya, bunlar benim hayallerimdi, niye kimse beğenmiyo, ben değilmiyim bu işin sorumlusu, bana ne ya. taiyuppie: Mızıklanma, adamlar beğenmemiş demekki, onlarda haklı, o kadar okumuş, mürekkep yalamışlar, sen kalk kendi bildiğini oku sonra, yemezler işte bak. oghbuldagh: Abi ne diyosun, hani değişim falan hikayeydi, alttan alttan götürecektik malı, kendi bildiğimizi okuycak, kendi adamlarımıza iş sağlayacaktık. osein: Öhüüüüü... taiyuppie: Olm dur ya, şaka yaptım, eki eki kükiri kü. Amma safsınız ya, kabineyi değiştiricem yav, ne bu, olmuyor ama. osein: Ya hacı, yapma şöle nolursun, hiç haz almıyorum bu şakalardan, smirff. camel: ogurp, bugurp bıdrurppp... oghbuldagh: Hacı, camel bişeyler söylemeye çalışıyor sanırım. taiyuppie: Ha söyle tombişim, noldu, senin alanın değil bu ama olsun, sende bizdensin osein: Saflık sizde, devlet erkanı değilmisiniz, her yaptığınızı açıklıyorsunuz, sallayın küreği kazmayı, dikin binaları, olsun bitsin yauv. oghbuldagh: Ya camel, pratik düşünüyosun da eskisi gibi olmuyo işte, biz sölemesek onlar bi yerden duyuyolar. taiyuppie: Siz durun bakiyim, ben şöle bi açıklama yapayım: "beğenmeyen alsın rapidosunu, gitsin". Nasıl ama? Şşt, osein, sana diyom? osein: Hacı iyisin hoşsun da ne olacak şimdi ya, ben herkes beğensin istiyom, acaba dışardan mimar mı getirtsek, du ben bi caddir'i arayım da gelsin hele, o bilir bu işleri. Yirmi dakika sonra caddir: Akşamı şerifleriniz hayrola, napıyonuz olum toplanmış böle? taiyuppie: Yav sorma, bizim şu evin önündeki kaldırımları değiştirtecektik de, sen aklımıza geldin, olsa olsa o yapar dedik. caddir: Hönk. oghbuldagh: (taiyuppie'in kulağına eğilerek) Adam bunak zaten, nolursun bi dalga geçme. osein: Ya yok caddir, sen ona bakma. Bizim mesele başka. caddir: Olum taiyuppie, varya kulağını çekerim, bugüne bugün oğlum sayılırsın. taiyuppie: Höösst, öhm köhm. Neyse, biz mesleyi anlatalım da. Şimdi bu yeni yapacağımız okullar varya, onlar için dışardan mimar getirtsek, nasıl olur acaba, bu mesela neufert varmış benim duyduğum. osein: Çok değerli bir mimardır kendisi ama internetten tarattırdım, herangi bi yerde iletişim bilgilerine rastlayamadık. caddir: Bende uğraştıydım zamanında, o adam bi efsane, bulamadık onu. Ama benim bildiğim bikaç isim var evelallah. mesela bir zaha hadid var, ama cadı gibi bişey, çok çirkin. Sonra calatrava var, ama okul yapmışmı bilmiyorum hani, tren istasyonu var, gökdelen yapmışlığı da var, marifetli çocuktur. Anlatsak hemencecik kapar olayı. osein: Anaa, acaba geleneksel sentezimizi de uygulamaya geçiri mi bu adam yav, abi ne biçim bişey olur ha. taiyuppie: Evelallah onu da yaptırtırız, ama günahı nedir bu adamın, ne kadara çalışır ki acep? caddir: Valla ben şu geliç köprüsü için fiyat aldıydım, çok tuzlu, sonra ben kendim yapmaya karar verdim projeyi, isterseniz okulları da ben yapabilrim ehiri ehiri. taiyuppie: şey yok, biz gene bu ispanyola yaptıralım da sonra seslerini keser bu bizim mimarlarda. Adamlara en kaliteli hizmeti getiriyosun, gene yaranamıyosun. oghbuldagh: taiyuppiecim, iyisin hoşsun da ödenek nerden çıkaracaz, az buz proje değil valla iliğimizi kurutur bu ispanyol ha, söliim. camel: prngghh, hübell, gourpss taiyuppie: Ha söle camelcim, boğulmadan canım, hadi bakim. camel: Hani şu öğretmenlere yapacağınız zam varya, onu mesela yapmasanız, ölür mü öğretmenler, mis gibi yaşıyorlar işte. Ben bu parasızlıkla, bu maaşımla sesimi çıkarmıyorum, onlar ne yapıyoki, hem bizim çocuklarımız akıllıdır, öğretmen ne yazar. osein: Babacım, nolur yapmayın yav, adamlar boğazıma çökerler valla, bu kaçıncı kesinti. taiyuppie: oseinciim, sen yeni okul projelerin tanıtımını yaptığımız zaman bak gör, herkes unutacak. Bi kere unutmasalar biz hala nasıl buralarda olurduk ki? camel: demi yav, hahahaha odadaki kabine üyeleri göbeklerini tutarak gülmeye başlamışlardı, gene hakkını vermeleri gerekenlerin hakkını haketmeyenlere yedireceklerdi. Ve o ülkede yaşayan her insanın bir anlık midesi bulanmıştı. İçlerinden bir ses bu kadar güvendikleri kişilerin gene bişeyler çevirdiğini ve sonra mide kaldırıcı bir tavırla güldüklerini söylüyordu onlara ama umursamadılar, kıtkanaat geçindikleri hayatlarında şükür etmeleri ve daha kötüsünün de olabileceği safsatalarıyla öyle bir uyutulmuşlardı ki kabine üyeleri bu konuştuklarını gözlerinin önünde yapsa seslerini çıkaramazlardı belki, kimbilir? |
|
|
|
|
|
#51 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 28-11-2006
Mesaj: 41
|
ikilem
Metro çalışmaları sırasında ortaya çıkan bizans eserleri,kalıntıları tekrar gömülürken yok edilirken,birden bu topraklara kendi mührümüzü vurma çabasıda ne?Önemli merkezlere cami yapma isteği de aynı zihniyetin sonucu olsa gerek.
Uzun vadede siyasi ve tarihi bir plan olabilir,eğer doğru yapılırsa(tabi burası çok önemli! tahmin ediyorumki alçıpandan sahte eklemeler yaparlar) gerçekten doğru yorumlanırsa güzel sentezlere ulaşılırsa şahsımca bu proje hayata geçmeli.Geçmişi olan soylu haysiyetli bir millet olmamıza karşın ne çok fazla aristokrat nede centilmen yetiştiremedik.Mimarimizde zayıf.Bir şekilde belirgin bir kimlik kazanmalı toplumumuz.Araptan kaçıp İngilize tutulmayalım. |
|
|
|
|
|
#52 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 06-03-2006
Mesaj: 1.531
|
Alıntı:
Ne Arap'tan kaçıyoruz, ne İngiliz'den, Ne Arap'a tutulduk, ne İngiliz'e. |
|
|
|
|
|
|
#53 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-10-2004
Mesaj: 94
|
Türk mimarisinde kimlik sorunu yaşandığı bir gerçek. Ve bu sorunun çözümünün genelde kutuplarda arandığı da.
Hükümetin bir şekilde, İBB tecrübeleri zamanında da görülen, Neo Osmanlici bir yaklaşımının olduğu bariz. İdeolojik olarak da destekledikleri bu tutumun etkisiyle çıkarttıkları yayınlar, kültür aktiviteleri, görsel öğeler hep aynı, nostaljik özlemli imgeleri sunuyor Beşiktaş'taki Kadıköy Vapur İskelesinin ya da Feshane Ramazan Etkinlikleri'nin en bariz örnek olarak verilebileceği şekilde. Evet bir şekilde hoş göründükleri yadsınamaz, en azından çevredeki estetik olmayan anlayış içerisinde, ama bunlar "cepkenli sultanahmet satıcıları" mantığından iletiye de gitmiyor. Nasıl gitsin ki? Günün mimarisine çözümler, geçmişin taklitçiliğinde bulunmamali Yeniden değerlendirilmesinde bulunabilse de. Neden bu tür bir yaklaşıma gidiliyor? Çünkü Osmanlı'yı sorgulamadan idealize eden romantik bir aidiyet hissi var bilinçaltlarında. Bunun karşısında da Batı düşüncesini, özellikle modernizmi idealize eden ve sıkı sıkıya buna bağlanmışlar var. Bedrettin Dalan'ın Yeditepe Üniversitesi bu zihin yapısına(idealize edilen şeylere romantik yaklaşımın kopyala yapıştırla bugüne kolajı) bir örnek aslinda. Selçuklu mimarisinden "kopya"lanmış mimari öğeleri "inşa edilmiş, tasarlanmamış" bir şekilde kesip yapıştıran, granit döşeme ve cam merdiven yapınca bir mekanın lüks ve rahat olabileceğini düşünen, kullanıcıları hiç düşünmeyen, işe yaramayan saçma yapılarıyla. Ama Türkiye'deki diğer üniversite kampüslerine kıyasla iyi olmasi bir ölçüde katlanabilir kılıyor. Düşünün diğerlerinin durumunu. Sanirim bu okullar da aynı bağlamda değerlendirilebilir. Peki Mimarlar ne yapıyor? İş alabilmek için değiştiriyorlar, iş alabilmek için süslüyorlar. Mimarlar ne yapıyor? Orijinallik ve estetiğe dair kaygıları bir kenara atıp, işverenin ya da müteahitin kişisel doğruları, maliyet, o anki moda malzemeler ve bunun gibi etkilerle bina tasarliyorlar. Ne oluyor sonrasinda, böyle evlerde kalıyor, böyle okullarda okuyor, böyle işyerlerinde çalışıyor, böyle bir şehirde yaşıyoruz. Neden bir kimlik üretemiyoruz? Bu sorunun cevabını vermeliyiz ilkönce. Neden kutu kutu, olmadi süslenmiş kutu kutu yapılara sahip olmaya zorlaniyoruz? İstanbul ve Türkiye çıkartamaz mi bir kimlik?? Camilerimiz neden 17-18 yy. camilerinin kötü taklitçileri olarak yapılıyor, neden gökdelenlerimiz camdan estetiksizlik abideleri olarak yükseliyor, neden metro istasyonlarimiz temiz ama tasarimsiz, neden evlerimiz "sigara kutularına delik açılmış" betonarme tabutlar şeklinde, neden şehirlerimiz biçimsizliklerin merkezi olmaktan öteye gidemiyor? Ve neden mimarlar da bir şey yapmıyor? |
|
|
|
|
|
#54 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 21-09-2006
Mesaj: 44
|
tembellik...
Bence biraz önce okuduğum o -acıklı- forumda olduğu gibi Türk mimarlarının tembelliğinden, üşengeçliğinden kaynaklanıyor.Tabii buna herkesi katamayız bunun için çalışan bunun için dertlenen mimarlar var.
Bu arada bu geçmişimizi reddetmekte olmuyor.Türkiye'nin dünyadaki ülkeler arasında çok farklı bir konumu var.-Mimarlığı 3.sınıfta bırakan biri- bunu değerlendirdi ve nobel aldı.Bizim mimarlığımızın ileriside zaten körü körüne -modern- mimarlık olmayacak.Türkiye'ye özgü bir mimarlık olmalı.Bu yönde giden çok iyi mimarlar var.Han Tümertekin B2 evi projesi buna örnek. Herşey bir yana ; çalışmalıyız, daha çok çalışmalıyız.... Saygılar..
__________________
Bitti, bu kadar... |
|
|
|
|
|
#55 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 28-11-2006
Mesaj: 41
|
sevgili gün; seninle mutabığım, muhalif değil.Şovanizme ihtiyacımız yok.Heyecanlı birisin yazılarını takip ediyorum..ama asi cevaplar yerine biraz durulmuş aktarımlarını yeğlerim.
|
|
|
|
|
|
#56 | |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 12-09-2006
Mesaj: 329
|
Milli Eğitim Bakanlığı’nın "Tip Tip" Okul Projeleri
Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#57 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-11-2007
Mesaj: 42
|
Hem adalet saraylarında hem de eğitim yapılarında ortaya çıkan bu mimari rezaletin uzun vadeli sonucu, kentlerin çehrelerinin değişecek olmasıdır. Yarın mimari anlayışı çok gelişmiş bir irade gelip bunları değiştirmeye kalksa bile, hem yapılmış bir yatırımı yok sayamayacağından, hem de işleyişe zarar vermekten haklı olarak çekineceğinden, bu garabet gibi binalarla birlikte yaşamaya boyun eğeceğiz.
öte yandan anlamadığım şey de şu; bir ülke, milli bayramlar ve özel günler dışında göz atmaya imtina ettiği ulu tarihine sadakatini sadece o dönemlere ait yapıların berbat replikalarını yaparak mı gösterir? referans noktalarını bilmeden, sebebini hiç düşünmeden, bağlamından bu denli kopuk, gökten düşmüş gibi binalar yaparak mı? bu bana, hiç bir felsefesi anlaşılmamış ve anlaşılmaya da çalışılmamış bir bilgenin mezarına, her gün doğumunda çiçek bırakmak gibi geliyor. mezarı temiz tuttuğunuz ve çiçeklerle süslediğiniz müddetçe, içindekinin ne dediğinin hiç bir önemi yok nasılsa.. edit: biraz evvel hukukçu bir arkadaşımla adalet sarayı binalarına baktık. şöyle dedi: bu resmen kıyafet balosu.. 'kıyafet balosu' kavramını sevdim. söylemek istedim. En son yasemin darbaz tarafından düzenlendi : 13-03-2008 14:47. |
|
|
|
|
|
#58 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 08-03-2003
Mesaj: 80
|
Arkiv'den de ulaşıp görebileceğimiz bir çok "çağdaş" okul mimarisi örneği mevcut. Cengiz Bektaş'ın, Haydar Karabey'in, Nevzat Sayın'ın gayet güzel eserleri var. Bence sorun "mimarlığımızda" değil, mimarlığı "boş iş" mimarları "diplomalı amele" zanneden saygısız "idari yetkililer"de. Bu kişilerin bazılarının "mimar" olması da ayrı bir sorun elbet. Beyoğlu'nda bir tip var bilen bilir, elinde not defteri sağdan soldan geçen çiftleri durdurup bir miktar bahşiş karşılığı "şiir" dediği lafları okuyor, kendisine de "şair" diyor. Bilmem anlatabildim mi?
|
|
|
|
|
|
#59 |
|
Yönetici
|
Yahu onu bırakınız.
Arkitera'nın kendi kütüphanesi'nden takım Arkitekt dergilerini karıştım biraz evvel. Oradaki "mektep" projeleri bile o kadar özgün o kadar güzel ki. 1933'te neler yapmışlar mimarlarımız. Altına da imzayı atmış, Mimar Behçet diye. (Soyadı kanunun 1934'te çıktı ya) Helal olsun.
__________________
Selamlar ve Sevgiler ....................................... AYASOFYA Bu SMGM ne yapar. Eğitimlerde kimi denetler, SMGM'yi kim denetler? Tasarlanmış-tasarlanmamış camiler TÜRKÇE KARAKTER KULLANINIZ. "v" yerine "w" kullanmayınız. Kurallar için TIKLAYINIZ |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|