![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#16 | ||
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 30-06-2004
Mesaj: 286
|
Alıntı:
(sadece ve sadece şu anki devlet okulları binalarından farklı birşey isteme hakkından bahsediyorum kesinlikle ve kesinlikle tema parkı gibi üstüne makyaj yapılmış yukarıda resmi olan binaları savunmuyorum) Alıntı:
eğitim sisteminin yaşanabilir, robotlar için değil insanlar için yapılmış okul binaları içersinde çok daha sağlıklı gelişeceğine inanıyorum ve bakan'ın işe buradan başlamasında bir sakınca görmüyorum. tabi ki eğitim sistemi çok daha fazla gelişmeli ama çok da zor birşey "eğitim sistemi" geliştirmek, dünyada her ülke bu konuda zorluklar yaşıyor. bakan genç, içine politika kusulmamış işler yapabilen mimarlara ulaşırsa çok iyi sonuçlar alabilir. ama bu resimlerdeki işleri yaptırırsa şu anki okullardan daha kötü sonuçlar alacaktır. [benim için de kar topu oynayın erimeden hepsi] |
||
|
|
|
|
|
#17 |
|
Forum Üyesi
|
bu durumda, musteri konumunda olan, bakanlik olur, bakan degil. yani, bakanlikta olmasi gereken uzmanlar, vs.
konuyla ilgili itirazlar da, bunun gibi 80milyon insani ilgilendirecek ve bir sistemi belirleyecek projelerde, musteri'den gerekcelerle gelmelidir, yoksa kisisel zevk belirtmeleriyle degil. 'bunlari begenmedim' demekle 'bu yapilar su, su ve su sebeplerle sistemimize uymamaktadir, dolayisiyla konuyla ilgili bir arastirma baslattik, gerekli duzeltmelerin yapilmasi icin a,b, ve de c isimli konularinda uzman kisilerle bilmemsukadar ay surecek bir calisma yapiyoruz. sonuclanmasinin ardindan soyle boyle bir gelistirme projesi baslatacagiz, ya da bir pilot okulumuz olacak' demek arasinda bence dunya kadar fark var. birinci ornek, kendinden menkul bir dusunce sistemini tanimliyor, digeriyse, gelismeye ve gerekirse donusmeye niyeti olan, katilimci bir dusunce sistemini. gazetelerde yayinlanan ornekler ise, boyle bir calismanin urunu gibi gorunmuyor, oyleyse bile hicbir haberde bu durum yansitilmamis, ya da ben goremedim. bunu ifade etmek istemistim. ise yapilari gelistirmekle mi baslanir, onu bilmiyorum, mekan kalitesinin egitime yapacagi katki kuskusuz tartisilamaz, ancak, kaliteli yapilar illa iyi bir egitimi de beraberinde getiriyor mu? emin degilim. keske bu konuda egitimciler biraz fikir verse. aslinda sadece binalara ya da egitimcilere yuklenemeyecek bir durum var galiba karsimizda. |
|
|
|
|
|
#18 |
|
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 195
|
Projeler
Projeler...
![]() |
|
|
|
|
|
#19 |
|
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 195
|
Maketler...
![]() En son Arkitera Editor tarafından düzenlendi : 26-02-2005 11:21. |
|
|
|
|
|
#20 |
|
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 195
|
Maketler devam...
![]() |
|
|
|
|
|
#21 |
|
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 195
|
Prokon'a ait olanlar...
![]() |
|
|
|
|
|
#22 |
|
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 195
|
Prokon'a ait olanlar...
![]() |
|
|
|
|
|
#23 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-10-2004
Mesaj: 9
|
ne yani çok renklilik mi kötü dünyanın en güzel mimarlık eserlerini veren bence dünyanın en büyük mimarını yetiştiren osmanlı mimarisimi kötü olan yoksa eleştirenlerin yeteneksizliği mi
eğer daha iyisini yaparım diyen varsa örneklerini yapsın meb e bağışlasın sadece bina bağışlamakla olmuyor devlet bi şeylerin elinden tutmaya çalışıyor eleştirerek değil yaparak eleştirelim |
|
|
|
|
|
#24 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-06-2005
Mesaj: 497
|
bence konu çok iyi konu için kutlayabileceğim ''kramer''i
yazdıkları için aynı kalıpla nitelendiremem bence bu konu mimarlıktaki sanat akımlarının (modernizm-postmodernizm)karşılaştırılacağı,eleştirileceği,ve biz genç mimar adaylarına daha iyi bilgilendirileceği bir konu. modernist mimarların karşıt görüşlüleri ''önümüze gelene bir tekme'' şeklinde püskürtmeye çalışmasını yadırgıyorum ve bu katagoride(forum) dahi mimarlık konuşmak için bir araya gelen değerli mimarların yazdıklarından sonra üzüntü ile anlıyorum ki; mimarlık tartışmak gerçekten de zor ![]() |
|
|
|
|
|
#25 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 04-08-2005
Mesaj: 2
|
Okul Mimarisi İle İlgili Yeni Bir Haber
03.02.2005 tarihinde Kramer arkiteradaki "Okulların mimarisi değişiyor, geleneksel çizgileri taşıyan binalar inşa edilecek" başlıklı haber üzerine forumdaki tartışmaları başlatmıştı. Aradan yaklaşık 6 ay geçtikten sonra konuyla ilgili 14.08.2005 tarihinde Hürriyet Pazar'da "Çekici, kişiliği olan, biblo gibi okul yapmak için 41 ayrı model hazırladılar" başlıklı yeni bir haber yayımlandı.
http://www.hurriyetim.com.tr/haber/0...~617282,00.asp Biraz mimarlık bilgilerimizi tazeleyelim! " Çok ışık alan, koridorlarında çeşmeleri bulunan, Farklı yaş gruplarındaki öğrencilerin dört ayrı kapıdan gireceği, geleneksel mimarinin izlerini taşıyan, 3E kuralı: yani ekonomi, estetik ve emniyet sağlayan, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi kişilikli bir mimari yaklaşım sergileyen, Gelecek yıldan itibaren sadece 500 yıl dayanacak biçimde taştan olan, Sınıflardaki oksijen miktarının bile hesaplandığı, Monotonluktan kaçınmak için bina cephelerinde hareketli, estetik, Osmanlı, Selçuklu, Hitit motiflerinin kullanıldığı, Engelliler için özel detayların tasarlandığı," YENİ OKULLARIMIZ.... Sanırım artık tartışmalarımızı arkitera kanalıyla doğrudan ilgili bakanlığa iletmenin zamanı geldi de geçiyor bile. Her ne kadar mimarlığı tartışmak zor olsa da... |
|
|
|
|
|
#26 |
|
Arkitera Üyesi
Kayıt Tarihi: 22-12-2002
Mesaj: 64
|
bu resimlerini gördüğümüz yaklaşık böyle olacağını tahmin edebileceğimiz binalara osmanlı mimarisi demek biraz güç. eklektiklikten öteye geçilememiş. belirli unsurlar bir araya getirilip yapıştırılmış sanki. günümüzün yorumları, kalıcılığın temeli olan modernlik bulunmuyor. tarihi eserlerimizi restore ederken bile restorasyon yapılan dönemin izinin belirli olması gerekliliği varken bu binaların bu şekilde olması bazı şeylere öykünmekten öteye geçilemiyor demekki. ayrıca çok elzem ise tarihi biçimselliği binaya vermek bir sürü şehrimiz de harap olmuş eski eserlerimiz var. onlar restore edilip eğitim binaları şeklinde değerlendirilebilir. ya da ek binalar yapılıp restore edilen kısımlar kütüphane, toplantı salonu vs. şeklinde kullanılabilir. bu sayede bu eserlerimizi de kazanmış olabiliriz.
var olana çözüm bulmakta korumakta kafamızı çalıştıramayan biz yeni şeyleri kopycılıkla üretmekte cin fikirli kesiliyoruz nedense başarılar... |
|
|
|
|
|
#27 | |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 29-07-2005
Mesaj: 31
|
nerde nasil bir zamanda yasiyorsunuz
neler yaptiginizi merak ediyorum Altay. Bu meslekte daha iyisi yada kotusu diye birsey yok. Futbol takimi tutmaktan daha zengin yonleri olan bir mesgale, yapim.Bu imajlar cok korkutucu okul binalari, pedagoji kavramini disiplin ile karistirmis tarihselci ideolojilerle dolu beyinlerin urunu. Bu tarihselci, oykunmeci, yapay ve insan kullanimindan uzak hapishane gorunumlu imajlar sadece ve sadece cahilligin urunleri. Gecmise siginmak yerine ilerici olmak gerektigini dusunuyorum. Unutmayin, bu ulkede ilerici olmak isteyen cagdaslik pesinde kosan insanlarda var. Onlarin da sesleri ve her turlu elestri haklari var.
Osmanli mimarisi ve sanati cok degerli bir kultur tum dunyada, Turkiye de oldugu gibi. Onunda daha iyisi ve kotusu yok. Dunyanin en buyuk mimari diye nitelendirdiginiz MimarSinan hakkinda da soylenicek, tartisilicak cok sey var tabiiki. Butun bunlari sanat tarihi ve mimarlik tarihi baglamlarinda elestirmekte herkesin hakki. Mimar Sinan in degerini emin olun sizden daha cok bilen insanlarla dolu bu dunya. Ama size de soruyorum siz ne dusunuyorsunuz? Neyi yasiyorsunuz? Cebinizde telefonunuz, TVniz, arabaniz, evinizde ofisinizde internet nasil bir dunyada yasiyorsunuz? Kendi zamaninizi nasil goruyorsunuz? Unlu bir soru vardir: Bu yerin zamani nedir? Nedir sizin zamaniniz? Devletin birseylerin elinden tuttugu cok acik. O ellerin kimin elleri oldugu da. Anlamaniz gereken elestri yapmakda bir yapimdir. Kelimeler cok onemli hayatinizda. Bu ulkede bir cok mimarlik ve tasarim egitimi veren okul varken, devletin bu okullarini kullanarak daha saglikli urunler alabiliceginden hic kusku yok. Bir tane insaat firmasi ve onun yanindaki mimarlik sirketinin cozebilicegi bir is degil bir ulkenin okul binalari ( ve diger tesisleri). Devletin ilk basta kendi kurumlarini ve orgutlerini kullanarak boyle bir sosyal reform projesini ortaya koymasi gerekir, tepeden inme ucuz cozumlerle degil. Demokrasi bireyle ilgili, baska kimseyle degil. Aynen sizin bahsettiginiz bu cok renklilik gibi kelimelerimi de bu renklilik icinde algilarsiniz umarim. Alıntı:
|
|
|
|
|
|
|
#28 |
|
Kayıt Tarihi: 11-08-2005
Mesaj: 2
|
Müstahak!!!
Öncelikle mimarlık adına hiçbir vasfı bulunmayan kişilerin, bir ülkenin okullarının mimari üslubunu belirleyecek cürette olmaları korkunç.
Biz bu meslek adına bu kadar okuyup, (bazılarımız) bu kadar kafa yorarken, milli eğitim bakanı olduğu için adamın ‘ Hadi okullarımızı Osmanlı ve Selçuklu mimarisinden esinlenerek yapalım.’ gibi mimarlık adına çok önemli bir karar vermesi en başta mimarlığa saygısızlık. Bu saygısızlığı ve vasıfsızlığı yapılan projelerde de çok net görebiliyoruz. Bir binanın iki tarafına kule dikmek, üstüne bir burç koymak o binayı Osmanlı mimarisinden esinlenilmiş kılmaz. Bu günümüz mimarisine olduğu kadar Osmanlı mimarisine de yapılmış bir saygısızlık bence. Bu; Osmanlı mimari öğelerini binalara entegre ederek değil, Osmanlı mimari kültürünü, günümüz mimarlığı içinde homojen biçimde eriterek ve düşünsel strüktürlerle destekleyerek yapılabilinir. Fakat yapılmış projelerde bundan eser yok. Bu şirketlere ‘geçmişten esinlenerek araba yap’ deseler, tofaşa at arabası tekerleği takıp ‘işte yaptım’ derlerdi sanırım. Söylemeye çalıştığım şu; binanın üstüne koyduğu kuleleri bina programı içinde anlamlı kılamıyorsa –ki o projeler inşa edilip eğitim öğretim hizmetine sunulduğunda o kulelere çıkan merdivenlerin kapısına ‘aman çocuklar yukarı çıkıp düşmesin’ endişesiyle kilit vurulacağına da adım gibi eminim- öyle kuleler dikmek çok afedersiniz ama aptallıktan öteye geçebilecek davranışlar değildir diye düşünüyorum. Kaldı ki bütün mimari çabasını bu uğurda harcamış ve Cengiz Bektaş’ın deyimiyle ‘belki de Türk dünyasının Sinan’dan sonra yetiştirdiği en büyük mimarı’ olan Sedad Hakkı Eldem bile bu konuda mutlak bir başarıya ulaşamamışken, yok prokonun yok itezin yok bilmemneyin birkaç ayda altından kalkabileceği bir olay değilmiş gibi görünüyor. Kalkamamışlar da zaten. Bahsetmek istediğim en önemli konuya geldi sıra; okul binası için mimari bir yarışma açılmayacak da ne için açılacak? Bu kadar önemli bir kararı iki üç şirkete bırakmak çok büyük hata değil mi? Asıl bunun için tepki gösterilmesi gerekmiyor mu? Daha rasyonel bir tavır çerçevesinde okul binalarının projelendirilmesi bu şirketlere bırakılsaydı hiç tepki göstermeyecek miydiniz? Durum o kadar vahim ki, bir tutarsızlık yüzünden diğerini göremiyorsunuz bile. Gerçi Kongre Vadisi için yarışma açıldı da ne oldu? ''MİMARLIK'' kongresinde yarışmayı kazanan projeyi uygulama cesaretiniz yokken bu olanlar Türk mimarlarına müstahaktır. Henüz 2. sınıf öğrencisi olduğum için kendimi bu topluluktan ayrı tutuyorum. Umarım yeni nesil mimarlar daha cesaretli olur ve bu tabloyu düzeltme uğruna bir şeyler yaparlar. Benimde gururla kaydolabileceğim, gerçek bir mimarlar odam olur. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-02-2004
Mesaj: 26
|
mesajlarında ideolojiyi bir kenara bırakıp gerçek soruna parmak basan arkadaşları kutlamak istiyorum. burada sorun Osmanlı yada Selçuklu mimarisinin kullanılmasından ziyade doğru kullanılamamasıdır. arkadaşlarımızın mesajlarında belirttiği gibi mesele binaların taklitten öteye geçememesidir. bazı arkadaşlar Osmanlı ve Selçuklu mimarisinin kullanılmaya çalışılmasını gericilik olarak nitelendirmişler. burada asıl gericilik bu mimari kültürlerin kullanılmasından ziyade taklit edilmesidir. her ne kadar bu projeyi gündeme getiren zihniyetlerin ideolojik amacı bir kenara attığını kesin olarak söyleyemesekte, onların yapmak istediğinden ziyade mimarlık camiasının onlara karşı çıkma şekli daha önemlidir. çünkü mimari hakkında etiği olan projeyi gündeme getiren siyasi oluşum değil mimarlık camiasıdır. mimarlık camiası bu olmaz bu kötü demek yerine bu şöyle olmalı şu nitelikte kişilerce hayata geçirilmeli demelidir. yani karşı taraf gibi yıkıcı olmak yerine yapıcı olmalıdır...
|
|
|
|
|
|
#30 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 02-07-2003
Mesaj: 1.436
|
Küflenmiş! Yozlaşmış! Kötü Taklit!
Çağdaş mimarlık, mekan anlayışı bu mu? Ha pardon bunlar "Osmanlı Mimarisi" değil mi? Bu projeleri acaba bizim eski kutu kutu okul projelerini alıp 3 yaşındaki çocuklarına cephelerini boyatatarak mı elde etmişler? Yoksa yine bizim eski kutu kutu projelerin üzerine eskiciden aldıkları ucuz elbiseleri zorla giydirerek mi elde etmişler? Hem binalar hem de cepheler acı çekiyor. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|