Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık

Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 07-01-2005, 12:01   #1
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 26-01-2003
Mesaj: 11
Exclamation Ulus Çarşı Projesi için birçok önemli mimarlık yapısı yok edilecek

Arkitera haberleri içerisinde yer alan bu haber sonrasında sormak istiyorum
Nitelik nedir?
Bu bölgedeki yapılar eski olmalarının dışında nasıl
bir mimari değere sahiptirler?
Bu konudaki fikirlerinizi sabırsızlıkla bekliyorum...
sshaper offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-01-2005, 12:17   #2
Forum Üyesi
 
Rabia Alga'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 13-04-2004
Mesaj: 227
İlgili Yazı

Konuyla ilgili Kemal Nalbant'ın bize ilettiği yazıyı olduğu gibi ekliyorum.

ULUS “Bir başka” güzelleşecek şimdi!

2004 Mart'ında yapılan yerel seçimler öncesinde, uçuşan projeler arasında bir duruş belirlemeye çalışan Mimarlar Odası, bütün adaylara eşit mesafede bakarken öncelikle Ankara'yı “Ankara” kılan değerlere yaklaşımları bir ölçü olarak saptamış ve olmazsa olmazları bu bağlamda belirlemiş idi. Bu unsurların başında da Tarihi Kent Merkezi, Cumhuriyet Dönemi Ankara'sı ve yapıları geliyordu. Tabii şimdiki belediyenin hazırladığı “Zihni Sinir Projeleri” ve animasyonları da biraz şaka, biraz göz boyama, biraz bol keseden vaatler gibi algılanıyordu. Fakat aradan geçen 8-9 ayda, bunların “inanılacak gibi değil”, “herhalde şakadır”, “dehşet” nidaları arasında, her zamanki gibi kamuoyu yoklanarak/ denenerek hayata geçirilmesi için bazı kararların alınmakta olduğu görülmektedir.
Ayrıca yine bir vesile ile gündeme gelen tasarılar bir sis perdesi altında; kimin yaptığı/ yapacağı, nasıl bir proje olduğu, neyi içereceği, sıkça adı geçen Kültür Bakanlığı'nın bu işin neresinde olduğu, yürürlükteki onaylı planın yerine neyin önerildiği vb. daha birçok soruyu beraberinde taşımaktadır.

Kısaca medyadaki haberler şöyle; “Gökçek, Ankara Belediyesi'nin Ulus Binasını, Modern Çarşıyı, Perakende Haliyle Anafartalar Çarşısı arasında kalan bütün çarşıları kapsayan proje ile, bu çarşıların yerine modern bir Ulus çarşısı yapılacağını söyledi. (Bu Ulus çarşısı dev bir Ankara evi formunda olacak imiş.) “Birinci perde bununla açılmış iken, devamı geçen hafta geldi. İkinci perde şöyle başlıyordu; “A. B .Ş. Belediye Başkanı Melih Gökçek başkanlığında toplanan Belediye Meclisi, Ankara' nın tarihi dokusunu ön plana çıkarmak amacıyla Ulus'taki çarşıların yıkılmasını ve buralardaki esnafın da Ulus Hali, Modern Çarşı ve Tekel Gümrük Müsteşarlığı binalarının yıkılarak yerlerine yapılacak devasa Ulus Çarşısı'na taşınmasını kararlaştırdı. Konuya ilişkin meclis üyelerini bilgilendiren Gökçek, Ulus heykel etrafında bulunan 100. Yıl Çarşısı, Ulus İş hanı , Anafartalar Çarşısı ve Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü binasının yıkılarak , yeşil alana dönüştürüleceğini, böylelikle de Ankara'ya “Kent Meydanı'nı” kazandıracaklarını anlattı.”

Bu kadar yıkım kararının ardından bizi de sevindirebilecek bir haber vermeyi eksik bırakmıyor Belediye Spor'un Başkanı. “Gökçek Avrupa başkentlerinde belediye başkanlık binalarının genellikle tarihi yapılarda yer aldığına işaret ederek (Bu işaretin nasıl yapıldığını tam öğrenemedik), proje tamamlandıktan sonra Sümerbank Binası'nı alabildikleri takdirde Belediye Başkanlık makamını da buraya taşımayı düşündüğünü söyledi.” (Herhalde 'proje tamamlandıktan sonra' buraya geçeceğine göre, Sümerbank'ın penceresinden o zaman tahminen % 90 oyla dördüncü kez gelmiş olacağı makamından- aşağıda biat halindeki Ankara halkına, mimarlara meydan nasıl yapılır, tarih nasıl hacamat edilir konularında bir kez daha ders vermiş olacağını anlatmayı düşünmektedir.

Evet, özellikle demiryolunun Ankara'ya girdiği 1892 tarihinin Ulus için önemini düşündüğümüzde, kentin kabaca bir asırlık hafızasının silinmesi gibi bir çaba ile (üstelik de tarihi dokuyu ön plana çıkarmak amacıyla) karşı karşıyayız. Yani 'yıkılacak' denilen binalar neler?

a) Ankara Eski Belediye Binası Yarışma Projesi, yıl; 1947, mimarı; belki de Türkiye' nin Carlo Scarpa'sı- Nezih Eldem, (sizce Tarım Orman Bakanlığı'ndan ya da Meclis Binası'ndan daha mı az değerli)

b) Ulus Meydanı İş Hanı Yarışma Projesi, yıl; 1954, mimarları; Orhan Bozkurt, Orhan Bolak, Gazanfer Beken, Ankara'da eşine az rastlanır ölçüde 'pure' modern ve kentsel ölçekte mikro çevresine bu kadar duyarlı kaç tane “kentsel bina” sayabilirsiniz?

c) Ankara Hali, yıl; 1937, mimarı; Robert Oerley, 1929 Tahtakale yangını sonrasında ortaya çıkan alana Jansen Planına uygun olarak yapılmış bir binadır.

d) Anafartalar Çarşısı Yarışma Projesi, yılı; 1967, mimarları; Ferzan Baydar, Affan Kırımlı, Tayfur Şahbaz Ankara'nın ilk yürüyen merdivenli süpermarketini (Gima) barındıran katıksız Miesvari modern bir yapı, biraz bakımsız o kadar.

e) 100. Yıl Çarşısı Yarışma Projesi, yıl; 1967, mimarları; Semra Dikel ve Orhan Dikel

f) Modern Çarşı Yarışma Projesi, yılı; 1967, mimarı; Rıza Aşkan. 24 Aralık 2003' te çıkan büyük bir yangın ile sadece taşıyıcı sistemi kaldı. Mülkiyeti valilikten satış yolu ile belediyeye geçti.

Tabii bütün bunlar son 50/ 60 yılın ürünleri, bu arada birçok 20. yüzyıl başı binalar da aynı biçimde tehlikede. Bilindiği üzere çağdaş koruma disiplini bu kadar çok katmanlı bir aglomerasyonun ürünü olan tarihi kent dokusunda her bir katmanın değerini ayrı ayrı gözetir. 4-11 Ekim Mimarlık Haftası'nda bölgede yapılan atölye çalışmasında dönemsellik/ spontane gelişim, yangın yerleri(harik mahalli), Girift/ karmaşık, tarihi merkez/odak, sürdürülebilir koruma vb. gibi anahtar kelimeler bu unsurlardan ötürü seçilmiş idi. 1986 yılında açılan Ulus Tarihi Kent Merkezi Yarışması Şartnamesi'nde “bütün dünyada geleneksel şehir merkezleri, toplumların mimari ve kültürel mirası olarak özenle korunmakta ve çağdaş yaşantıya uygun şekilde onarım, ıslah ve yenilemelerle kentlerin en ilgi çekici yerleri haline getirilmektedir.... Bu yarışmanın konusu; Ulus tarihi kent merkezi' nin, gelişme potansiyelleri göz önünde bulundurularak, korunması gerekli yapılar ile geleneksel üretim birimlerinin gelecekteki kullanım biçimlerini, modern kullanımlar ile bir arada değerlendirilerek çağdaş şehircilik, peyzaj ve restorasyon ilkeleri açısından gelecekteki şekillenmesini sağlayacak tasarımlar oluşturmaktır.” denmektedir. Bu yarışma sonucu birinci olan projenin müellifleri Raci Bademli, Baykan Günay, Ömer Kıral tarafından hazırlanan imar planı halen yürürlüktedir. Yukarıdaki gelişmeler onlardan bağımsız olagelmektedir.

Bütün bunların ardından ilk ağızda şunlar hemen söylenebilir;

Bölgenin yarışma ile elde edilmiş bir koruma imar planı var iken tarihi çekirdeğin bütünsel bir kentsel tasarımı yapılmadan girişilecek böylesi parçacıl yaklaşımlar ancak tahribat yaratacaktır.

Böyle tasarlanan (?) ya da ortaya atılan her yaklaşım, sadece bulunduğu yere ait (özellikle Modern Çarşı/Hal) önermelerde bulunmakta, bu durum zaten kangrenleşmiş olan Ulus'un sorunlarını giderek ağırlaştırmaktadır.

Bölgenin tarih içinde çok çeşitli dönemlere tekabül eden (özellikle 1930-1970) kültürel mimari mirası, bu biçim filsi tavırlarla camcı dükkanı ilişkisi yerine, bir dişçi hassasiyetini ve özenini hak etmektedir.

Mimarlar odası maalesef bütün yakın dönem mimari mirası üzerine bir kamuoyu/bilinç yaratamamıştır. Bu bağlamda Uluslararası 20. yüzyıl mimari mirasın korunması (Docomomo) Pojesi'ni bir kez daha vurgulayıp üzerine titremekte yarar vardır.

Bu bölgenin Ankara' da 30'lu yaşların üzerindeki herkes üzerinde öyle ya da böyle bir anı değeri vardır. Bu kadar çok yarışma projesi ile yapılmış yapısı var ise belge değeri de vardır.

1950'li yıllarda İstanbul'u güzelleştiren Menderes ve etrafındaki “mühendis gözlüklü adamların” ikinci kuşak daha islami versiyonlarının ( hızlı tren ve tüm ülkeyi saran bölünmüş yol projelerini hatırlayın) animasyonlarla başlayıp giderek yakınlaşan nal seslerine artık kulak vermek zamanı gelmiştir.

Sonuç olarak; söz konusu “Ulus'un Güzelleştirilmesi” Projeleri/ Fikirleri üzerine Mimarlar Odası ne yapsın dersiniz?

İlk olarak tepkilerimizi medya kanalıyla belirtiyoruz, yetmiyor yukarıda bahsedilen bütün yapıların tescil edilmesi için oluşturduğumuz çalışma grubu ile derhal Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'na başvuruyoruz, yetmiyor bu hafıza silme operasyonuna karşı bir eylemler dizisini bir kampanya ile bütün kente halka halka yaymak istiyoruz. Ayrıca yukarıda da söylenildiği üzere, yakın dönem mimari mirasımız üzerine sürdürdüğümüz Bina Kimlikleri ve Koruma Alanları Atölyesi'ni kurumlaştırmak ve yaygınlaştırmak üzere katkılarınızı bekliyoruz. Ayrıca Halfeti gibi bir kültürel mirasa sahip yerden gelen, Ankara Belediye Spor Başkanı'na da teessüflerimizi bildiriyoruz. Çünkü Brezilyalılar iyi oynamıyor. Güzelleşelim beyler, hanımlar.

Kemal Nalbant
Rabia Alga offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 07-01-2005, 16:37   #3
Forum Üyesi
 
Rabia Alga'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 13-04-2004
Mesaj: 227
Köşe yazısı

Bu konuyla ilgili Aykut Köksal'ın köşe yazısını okumak için tıklayın.
Rabia Alga offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 08-01-2005, 16:29   #4
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 26-01-2003
Mesaj: 11
Angry Peki kalsın yapılar...

Belediyenin saçmalıklarını desteklediğim düşünülmesin sakın ama..
Ben tüm burada sayılan övüp övüp bitirilemeyen yapıların mimari niteliklerini
sorguluyorum,
Bu yapılar tarihi belge tamam ama modern mimarlığın cidden başarılı örnekleri
olduğu için mi yoksa 1950'lerde yapıldıkları için mi?
Yapıların eskiden yapılması ile nitelik sahibi olmaları arasında sıkışıyoruz gibi geliyor bana,
Yapılar kalsın ama ben o bölgeye ulusal bir yarışma sonucu çıkacak fikirleri düşündükçe gerçekten heyecanlanıyorum.
Duygusallık bir yana,
Mimarca düşünmek bir yana
Ama bu korumacı tavra da hak vermiyor değilim,
son zamanlarda yapılar, mimari değerlerden ne kadar uzak ta ve sadece bina...
sshaper offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-01-2005, 14:30   #5
Yönetici
 
Omer Yilmaz'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 7.032
Blog Mesajları: 53
Aykut Köksal'ın köşe yazısından şu alıntıyı yaparak devam etmek istiyorum:
Alıntı:
Oda etkinliği sürekli hale getirmek, bunun için de Ulus’a bir çadır kurmak istiyormuş... Aklıma ister istemez 1970’li yılların “çadırlı” etkinlikleri geldi.
1970'lerdeki çadırlı etkinlikleri bilmiyorum ama herhalde odanın böyle bir iş yapmasına Melih Gökçek bile güler Bu görüş odaya ait değildir de kişisel bir görüştür umuyorumki. Ankara Mimarlar Odası bugüne kadarki çalışmalarıyla İstanbul'a göre hep daha olumlu bir oda profili çizdi, bu konuda da daha becerikli bir muhalefet örneği göstereceklerinden kuşkum yok.
__________________
Foruma gönderdiğiniz mesajları daha iyi formatlamak ister misiniz? Tıklayın...



Üyelik ile ilgili sorunlarınız için lütfen Güncelleme ve Duyurular başlığına bakınız. Bu konudaki özel mesajlara cevap yetiştirmem mümkün olamıyor.
Omer Yilmaz offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 10-01-2005, 18:02   #6
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 05-03-2003
Mesaj: 1
Ulus Buluşması 8 Ocak'ta 200'den fazla mimar ve kentlinin katılımıyla gerçekleşti. Ali Ulusoy'un durumu özetleyen sunuşundan sonra Emre Madran Ulus tarihi kent merkeziyle ilgili bilgiler verdi. Çevredeki esnafın da yoğun katılımı ile gerçekleşen sunuş sonrasında Emre Madran'ın mihmandarlığında uzun bir Ulus turu yapıldı. Bundan sonra her cumartesi aynı saatte Ulus Meydanında bulunulacak ve kaydedilen gelişmeler ilgilenenlerle paylaşılacak. Aynı gün başlayan "Ulus Hatırası" fotoğraf projesi de hergün saat 14'de meydanda fotoğraf çekimi ile sürüyor. Bu proje ile bir tür görsel imza kampanyası hedefleniyor, ulus yıkımına karşı çıkanlar imza vermek yerine Heykel önünde fotoğraflarını çektiriyorlar. Zaman içinde biriken fotoğraflar meydanda sürekli bir sergiye dönüşecek.

Çadır 70'lerde nasıl kullanıldı ben de bilmiyorum ama burada bağlam olarak amacına uygun ve yararlı görünüyor. Ankara Şubesi, "Olay Mahallinde" sürekli bir bulunma halini örgütlemeye çalışıyor ve bunun için orada bir mekana ihtiyaç duyuyor. Bu mekanda üniversitelerin mimarlık bölümlerinin çalışmalar yapacağı, "Ulus Hatırası" projesinin sürdürüleceği, projelerin sergileneceği, kentlilerin bilgilendirileceği öngörülüyor. Valilikten talep edilen böyle bir mekan bulunamayınca çadır alternatifi gündeme geldi, şimdilik izin alınması zor görünüyor.
Eklenmiş İmajlar
  
gulguvenc offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 14-01-2005, 15:33   #7
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Ulus Yine, Yeni, Yeniden "Ayağa Kalkacak!"

Son 20 yıldır hemen her seçim döneminden sonra, ve öncesinde, Ulus ile ilgili, sayısını hatırlayamadığım kadar çok gazete, magazin haberi okudum, kestim, biriktirdim.. “Ulus Ayağa Kalkacak”, “Tarih Canlanıyor”, “Kale’deki Eski Ankara Evleri Onarılıyor”, “Ulus’un Çehresi Değişiyor”, “Samanpazarı Meydanı Yerinde Yeller Esecek”, “Başkente Yeni Eğlence Merkezi (Kale)” vb......
Doğal olarak 1980’lerin başında, henüz yeni mezun bir plancı olarak Ankara Belediyesi’nde çalışırken, haberleri daha heyecanlı okur, Kaleiçi, Hacıbayram, Suluhan ve Ulus için yaptığımız çalışmaların basındaki yansımalarını heyecanla takip ederdik..Bunlardan bazılarına görüş verdiğimiz halde, yazılan yalan yanlış haberlere de kızar, üzülürdük..

Bakın 26 Kasım 1986 tarihli Milliyet gazetesinin haberinde neler deniyor:

“ULUS’UN ÇEHRESİ DEĞİŞİYOR”;
“Ankara Belediyesi’nin Ulus ve çevresi ile ilgili olarak açtığı proje yarışması sonuçlandı. Atatürk’ün Yenişehir semti için açtırdığı yarışmadan sonra, Ankara ilk kez dev bir proje uygulamasına sahne olacak. Yarışma sonucu kent plancılarının “kentin geleceği ile ilgili senaryosu hazırlandı” diye yorumladıkları projenin ilk kazması 1987 haziran ayında Hacıbayram camii çevresinde atılacak...” Yaklaşık 125 hektar bir alan üzerinde çağdaş bir kent merkezi oluşturmak için kolları sıvayan Ankara Belediyesi, şu anki Ulus görüntüsünün yanında “Bir masal şehri” havasına girecek (!!!), Ulus ve çevresinde proje uygulaması için bazı yapıları yıkacak. Bu arada tarihi yapılar yeniden restore edilerek korunacak..”

Bu dönemde, aylarca uğraşıp, Ulus ve Kaleiçi için proje yarışmaları düzenleyip, jüriler toparladık ve katılan projeler arasından en iyisi seçilerek uygulama için adımlar atıldı.. Ulus Tarihi Kent Merkezi içinde, 100 hektarlık bir alanda “Koruma-Geliştirme-Sağlıklaştırma Amaçlı Plan” hazırlandı..Daha önceki parçacı plan ve projeler bir araya getirildi.. Parçacı yaklaşım yerine bütüncül bir plan yaklaşımı ortaya konuldu...ODTÜ Proje Ekibi tarafından hazırlanan bu plan kapsamında, öncelikle Hacıbayram Camii Meydan Düzenleme Projesi uygulandı.... Bu süreci, Kültür Bakanlığı’nın yayınladığı “Tarihsel Çevre Koruma Politikaları: Ankara” kitabımdan okuyabilirsiniz..Ancak, daha sonra sanırım parçacı yaklaşımlarla, bazı projeler elde edilmeye ve uygulanmaya çalışıldı.. Özellikle Çıkrıkçılar yangınından sonra..

Aradan geçen 20 yıla yakın süre sonra gelinen noktaya bakın; bu defa Büyükşehir Ankara Gazetesi manşeti; “ULUS’TA DEV PROJE İÇİN İLK ADIM” ;
“Ulus’u Cumhuriyetin ilk yıllarındaki gibi çekim merkezine dönüştürecek, ayağa kaldıracak Tarihi Kent Merkezi Projesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde onaylanarak kabul edildi. Alınan kararda, Ulus Atatürk heykeli etrafındaki 100. Yıl çarşısı, Ulus Şehir Çarşısı, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile Anafartalar Çarşısı yıkılarak Atatürk Anıtı’yla bütünleşecek bir kent meydanı oluşturulacak..”

Rüyamda görsem inanamazdım, bu haberi gözlerim yerlerinden fırlayarak bir kez daha okudum... Herhalde bir yanlışlık var diye düşündüm. Düşünsenize bir kısmı tarihsel, kültürel değeri olan, korunması gerekli yapılar, koskoca Anafartalar Çarşısı ile birlikte yıkılacak.. Ve bir “Kent Meydanı” oluşturulacak’ mış.. Vay canına, dememek için kendimi alamadım, yani Belediyemizin 20 yılda geldiği nokta muhteşem sayılırdı!!.
Düşünün Ulus Anıtı için, meydandan Hal’e kadar büyük bir meydan oluşturulacaktı.. hem de bu meydan eğimli bir arazide, binlerce dükkan, koskoca çarşılar feda ederek yapılacaktı. Bunu neden yirmi yıl önce düşünemedik (!!) diye üzüldüm.

Doğal olarak çağ atlayan ülkemizde, AB üyesi olma yolunda ilerleyen ülkemizde, bu atılıma layık “dev” projeler geliştirmek gerekti. Haberin devamını okuyunca şaşkınlığım daha da arttı..

“..alınan diğer bir kararla da, Anafartalar caddesi üzerindeki Büyükşehir Belediyesi Binası (Taş Bina), Perakende Hali, Modern çarşısı ele alınarak, bu bölgenin de yıkılarak büyük bir otoparkla alışveriş merkezi oluşturulması kararı alındı..”

Bu karar ile yaşasın , 1930’lerden bu yana oluşmuş tüm Ulus yıkılıp, yerine kim bilir ne kadar mükemmel bir proje ile, süper bir “hiper”, “gros-mros”, vb iş merkezi oluşturulacak ve bunca yılın utancından kurtulmuş olacaktık. Ulus’da böylece, yine, yeni, yeniden “Ayağa Kalkacak” tı!!

Halin yıkılması çok iyi olacaktı, çünkü zaten bu kesimde çevre sorunları ile, otopark ve servis sorunlarına yol açmaktaydı..Ama bu yenilenmenin, karşısındaki 16. yy yapısı Sulu Han (Hasan Paşa Hanı)’nın mimarisi, ölçeği ile uyumlu olması gerekirdi...
Ayrıca, 1947 ‘de yarışma ile inşa edilen Ankara Belediye Binası’nı korumak gerekmezmiydi. Ama zaten yarışma ile 1967’de yapılan Modern Çarşı yandığına göre, diğerlerinin kendiliğinden, yanıp yıkılmasını bekleyecek zamanımız, lüksümüz de yok değil mi efendim.. Hazırlarsın bir proje, kimseye danışmadan karar alırsın, hatta kimseye sormadan da yıkıp geçer gidersin..
Böylece tüm genç, yaşlı ve orta yaşlıların anılarında kalacak Ulus’un yerine, “Çağdaş ve Modern” (!!) yeni bir Ulus oluşturursun.
Proje’de de arabesk ve de bilinen bazı motifleri de kullanarak yeni bir “Ulus” da yaratabilirsin böylece.. Sanırım İtalya’da ve Almanya’da ikinci dünya savaşı öncesinde de bu tür uygulamalar yapılmıştı, kimseye sormadan bir gecede Roma Forum’unun yarısını yıkmak, Collesseum’un etrafından otoyollar geçirmek gibi..
30 kasım 2004 Tarihli Hürriyet’in de haberi de çok ilginç :

“ULUS’A ANKARA EVİ”;...Ulus’a işyerleri, alışveriş merkezleri, otopark gibi komplekslerden oluşan dev bir işhanı niteliğinde bir “Ankara Evi” inşa ettirmeyi planlıyor”..
“...işhanı öyle dev boyutta olacak ki...

Ankara Evi’nin ölçeğini biraz bilmesem, buna hiç şaşırmazdım ama bu yapı bulvardaki TÜBİTAK Binası üzerindeki (10’cu kattamıdır ne?) cumba gibi bir imaja sahip olacak..Herhalde Başkent Ankara’nın Tarihi Kent Merkezi Ulus’u yıkarak, kalbine bu yükseklikte yapıları saplayanları hiç kimse affetmez..
Bizler koruyamadık, Allah Ulus’u ve bizleri korusun demekten başka bir şey gelmiyor içimden..
Kalın sağlıcakla..

Doç.Dr. Mehmet Tunçer
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 14-01-2005, 15:45   #8
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
20 Kasım 1986 tarihli Milliyet Gazetesi,

Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 11-02-2005, 02:52   #9
ifs
Forum Üyesi
 
Kayıt Tarihi: 16-12-2003
Mesaj: 1
projelere alternatif??

sayın (hocam) tunçer,

forum alanındaki ve haber bölümündeki siz ve diğer katılımcıların konu ile ilgili yazılarının tamamını okudum. ve sayenizde bilmediğim pek çok şey öğrendim.

büyükşehirin yapmayı planladığı proje bence de pek akla yatkın değil fakat ulusun her geçen gün kentsel bir çöküntü alanı haline geldiği de yadsınamaz bir gerçek. meydanın mevcut durumu ile zaten jansen planındaki asıl kimliğini kaybetmiş olduğu kanaatindeyim. projede yıkımından bahsedilen binalar her ne kadar ödüllü yapılar(!!) olsa da (ankara taşı kullanılan eski belediye binası hariç) bana gerçek bir cumhuriyet meydanı hissi yaşatamıyorlar. malesef bu hisleri fotoğraflarla tatmaya çalışıyoruz. belki yeni mezun bir plancı olarak bunları eleştirmek haddim değil fakat ulusa her gittiğimde ister istemez bu binaların ne kadar can sıkıcı ve anlamsız olduğunu düşünürüm. konu üzerinde, ankara nın şehircilik adına tarihsel gelişimi ve lisans sırasında alınan dersler dışında bir araştırmam yok ve bütün bu bahsi geçen yapıların ödüllü (!!) yapılar olduğunu ilk defa bu platformda öğrendim...

tabii sizinde bahsettiğiniz gibi burada trafik, otopark gibi birçok başka baskı ve problemler de var. ulusun pek çok anlamda değer kaybetmekte olduğu ve yitirildiği ortada, o nedenle bu alanda er ya da geç bir dönüşüm uygulanması (belki de bir yeniden canlandırma / reanimasyon) da kaçınılmaz.

konu hakkındaki eleştirilerinizi çok anlamlı ve haklı bulmakla beraber (yapıların değeri konusunda, bir mimar gibi profesyonel yaklaşımım olmamakla birlikte, hala çok anlamlı olmadıklarını düşünüyorum), bütün bu güzel eleştirilerinize alternatif fikirler ekleyerek, alternatif çözüm önerileri getirerek ben ve konuyu takip eden diğer genç arkadaşların da vizyonumuzu genişletmemize yardımcı olursanız sevinirim.

türk toplumu olarak en büyük eksiklerimizden birinin eleştirirken alternatifler üretmemek olduğu düşüncesindeyim. yapılmakta olan yanlış birşey varsa ( ki fikir olarak olmasa da uygulamaların yanlış projelendirildiği kannatindeyim) lütfen tecrübelerinizle bizlere de doğrusunu gösterin

saygılarımla

ibrahim f. şaşmaz
ifs offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 18-03-2005, 12:21   #10
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Ulus nasıl ele alınmalı?

Sevgili İbrahim Ferhat Şaşmaz,

Ulus konusu bu günlerde çok tartışılıyor ama, Ulus'un nasıl korunması ve geliştirilmesi gerektiğine ilişkin tartışmalar taa Jansen'e kadar gider biliyorsunuz. Ancak, 1980 sonrasında yapılan planlama çalışmaları ve açılan yarışmalar ile Ulus'un, korunması ve sağlıklaştırılması yolunda önemli adımlar atılabilmiştir. Beğensek de beğenmesek de Ulus'daki bazı yapılar; 1930'ların, 1940'ların, 1950'lerin ve daha sonraki mimari akımların ve modaların birer göstergesi olan yapılardır.
Osmanlı dönemi yapıları yanısıra, Erken Cumhuriyet Dönemi yapıları, I. Ulusal Mimarlık Dönemi, II. Ulusal Mimarlık Dönemi yapıları vd. yer alır. Ulus tarihsel, kentsel olduğu kadar yerin altı ile de korunması gerekli bir "Arkeolojik Sit Alanı" dır.
Ankara Tarihsel Kent Dokusunu Korumaya yönelik politikalar ve yapılan çalışmaları (1995'e kadar) Kültür Bakanlığı yayını olan kitabımdan bakabilirsiniz. ODTÜ Proje Grubu tarafından hazırlanan "Ulus Koruma Islah İmar Planı", Ankara K.T.V.Koruma Kurulu tarafından onaylıdır ve 1992'den bu yana yürürlüktedir. Bu nedenle yapılacak her türlü yeni plan, proje bu onaylı Koruma Planı doğrultusunda olmalıdır.
Aksi tutum ve tavırlar yasal olmayacağı gibi, 20 yıldır sürdürülen ve olumlu çabaların sekteye uğramasına neden olabilir. Ulus'da korumaya ve sağlıklaştırmaya yönelik daha yapılacak çok işin olduğunu, Belediyelere bu konuda çok görev düştüğü de belirtilmesi gerekli bir diğer önemli konudur.
Ankara'nın koruması ile ilgili çalışmalar için www.yapiworld.com sitesindeki yazılarıma da bakınız..

Sevgilerimle..

Mehmet Tunçer
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 05-04-2005, 12:28   #11
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
ULUS, HAL, SULU HAN ve MODERN ÇARŞI ÇEVRESİ

YANGIN BÖLGESİ (HARİK MAHALİ) :
HAL, SULU HAN ve MODERN ÇARŞI ÇEVRESİ


1929 yazında çıkan Tahtakale yangınından yaklaşık 75 yıl sonra, bu defa 24 aralık 2003 tarihinde bu defa da Modern Çarşı tamamen yandı. “Elektrikleri kesik esnaf, aydınlatma için “çalışan” jeneratöre benzin koymaya kalkınca koca çarşı iki saatte yandı” (Sabah 25 Aralık 2003)

Sabah saatlerinde çıkan yangın, kısa sürede bütün binayı etkisi altına almış, dükkanlarda bulunan yanıcı, uçucu ve patlayıcı maddelerin ard arda patlamasıyla 250’nin üzerinde işyeri yanmış..

1929 yangını, günümüzde yerinde Ankara Belediye binası olan ve o zamanlar sebze hali olarak kullanılan yere kadar yayılmış ve ancak, yangın bombaları atılarak durdurulabilmişti. Top top kumaşların yandığı, zararın 2 milyon (!!) liradan fazla olduğu belirtilmekte tarihsel kaynaklarda..

Hasanpaşa ve Tahtakale Hamamları ile, Haseki Camisi de yangında hasar gördükleri için yıktırılmıştı. Bu kısım daha sonra doldurularak yükseltilmiş, Sulu Han’ın birinci kat seviyesinde Posta Caddesi açılmış, yanan kısma da Ulus Şehir Hali inşa edilmiştir.
Modern Çarşı için de Bayındırlık’tan ve Altındağ Belediyesi’nden 5 ayrı dalda mühendisten oluşan bir heyet oluşturulmuş ve hasar tesbiti yapılmış. Sonuç olarak yapının yangından kaynaklanan statik bir sorununun bulunmadığı, bazı kirişlerin takviyesi ile bir “Güçlendirme Projesi” hazırlanması öngörülmüş..Tüm bu işlemler doğal olarak mülk sahibi Valilik tarafından değerlendirilerek “işhanının teknik raporlar doğrultusunda tadilatının yapılıp hizmete açılabilmesi için öncelikle güçlendirme projesi dahil mimari, elektrik,...vb tüm projelerin ihale edilmesi..”.kararı alınmış 2004 Şubatı’nda..

Bundan sonra işler biraz karışık, Büyükşehir Belediyesi Valilikten Çarşı mülkiyetini devir almak için girişimler başlatıyor, karar çıkıyor, yeni bir Proje çalışmasından söz ediliyor ama ortada hazırlanmış bir proje yok.. Yürüyüşler, protestolar, davalar vb...

Burası 1/1000 ölçekli Ulus Tarihi Kent Merkezi koruma ıslah imar planı kapsamında olduğu için Hal çevresi de dahil edilerek bir plan değişikliği yapılması düşünülmekteymiş..Ama 232 işyerinde 1000’e yakın çalışanın durumu ve acil sorunları göz ardı ediliyor sanki.. Bu sorunun çözümü bir an önce gerçekleştirilmeli, Ulus üzerindeki spekülasyonlar son bulmalı, Koruma Planı uygulanması sürdürülmeli diye düşünüyorum..


• Geleceğe Yönelik Görüş ve Öneriler

Suluhan ve çevresi 1986 yılında açılan ‘’Ulus Tarihi Kent Merkezi Çevre Düzenleme Yarışması’’nda ve Ulus Koruma-Islah Projesi’nde özel planlama alanı (6 No’lu Kamu Proje Alanı) olarak belirlenmiştir.

Ulus Tarihi Kent Merkezi içinde yer alan ve ‘’Tarihi Ticari Merkez’’in önemli bir bölümü olan ‘’Hal Bölgesi’’nin yeniden ele alınarak çağdaş şehircilik, koruma, yenileme, peyzaj ilkeleri doğrultusunda düzenlenmesi gereklidir.
Modern Çarşı, yangınından sonra Çarşı esnafı ekonomik anlamda büyük zarar görmüş, yapı hakkında statik raporları temiz çıkmasına rağmen halen onarıma geçilememiştir.

Bu yörede acil olarak düzenlemeyi sağlamak amacıyla;

1. Uluslar arası ve/veya ulusal planlama ve projelendirme yarışması açılabilir,
2. Davetli birkaç büroya yaptırılacak olan projeler arasında seçilecek proje uygulamaya konabilir,
3. Birkaç danışman önderliğinde Altındağ ve Büyükşehir Belediyeleri ortaklaşa bir proje gerçekleştirebilir, bu kapsamda Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün görüş ve önerileri alınmalıdır.

Planlama Aşamaları :

1. NAZIM PLAN

1/5000 : Ulus Merkezi İş Alanları içindeki yeri ve konumu,

2. KORUMA AMAÇLI ÇERÇEVE PLAN

1/1000 : Yakın çevre ilişkilerini içeren yapısal plan niteliğinde bir ‘’Çerçeve Plan’’

3. KENTSEL TASARIM PROJELERİ

1/500 ve 1/200 ölçekli kentsel tasarım, peyzaj, kent mobilyası ve altyapı projelerini içeren projelerin elde edilmesi.

4. MİMARİ PROJELER

Hal, Suluhan, Modern Çarşı, İbadullah Camii, Sobacılar vb. mimari projeleri ölçeğinde ele alıp yenileme, koruma ve geliştirmeyi birlikte içeren mimari projelerin elde edilmesi.

5. MAKET

1/500 veya 1/200 ölçekte çevre düzenleme proje maketi, 1/100 ölçekte mimari proje maketlerinin elde edilmesi.

Bu projede;

• Halin altının otopark olarak değerlendirilmesi,

• Suluhan’ın caddenin 6 m. altında kalmış olan özgün girişi ile Hal’in bütünleştirilmesi,

• Suluhan yanındaki deve barınaklarının değerlendirilmesi,

• Sobacıların çağdaş bir halde yeniden düzenlenmesi,

• Hal’in ‘’Çiçekçiler Pasajı’’, ‘’Balıkçılar Hali’’, ‘’Sebze-Meyve Hali’’ özelliğinin korunarak, daha çağdaş, servis ve depolama sorunları çözülmüş bir yenileme projesi getirilmesi,

• Modern Çarşı’nın Hal ile entegre edilerek, çağdaş ve modern yeni bir alış-veriş merkezi olarak düzenlenmesi vb. öneriler yer almalıdır.

Umarım plansız projesiz gelişmeler yerine, hızlı ve acil önlemler alınarak korunması gerekli değerler korunarak bu yöre çağdaş bir görünüme kavuşturulur.

Kalın sağlıcakla..
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 09-07-2006, 09:47   #12
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Gökçek usulü dönüşüm

Ankara'da Cumhuriyet yapılarının restorasyonunun sessiz sedasız ihale edilmesi büyük tepki çekti
Gökçek usulü dönüşüm
CUMHURİYET
07.07.2006
* ''Ulus Tarihi Kent Merkezi'', ''Ankara Kalesi'' ve ''Hamamönü Bölgeleri''ni kapsayan Yeni Değişim ve Dönüşüm Projeleri'ni 12 yıldır Mimarlar Odası'ndan projesi geçmeyen Hassa Mimarlık'a sessiz sedasız verilmesine proje müellifleri, Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Şehir Plancıları Odası ve üniversiteler tepki gösterdi. Proje müelliflerinden ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Görevlisi Ömer Kıral, ''Bizim planımız halen yürürlükteyken böyle bir çalışmanın yapılması düşünülemez'' dedi.
ESRA YAZDIÇ
ANKARA - Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu yer olan Ulus'un kentsel dönüşüm süreci, Anakent Belediyesi'nce TMMOB Mimarlar Odası'na kayıtlı olmasına karşın, 12 yıldır odadan projesi geçmeyen, en fazla 500 metrakarelik alanda çalışmış, yaptığı cami restorasyonlarıyla tanınan Hassa Mimarlık ve Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd'ye emanet edildi. Proje ile 1. Meclis'ten Ankara Palas'a, Ankara Kalesi'nden Hacı Bayram Camisi'ne kadar birçok yapının restore edilmesi amaçlanıyor.
Ankara Anakent Belediyesi, Temmuz 2005 tarihinde yasallaşan ''Yıpranan Tarih ve Kültürel Taşınmaz Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması'' yasasına dayanarak, Ulus Projesi içerisindeki SİT alanı sınırlarını değiştirdi. Böylece bu alanda daha önce yarışmalarla elde edilmiş olan projeleri yok saydı.
'SİT ALANI DEĞİL RANT ALANI'
''Ulus Tarihi Kent Merkezi'' , ''Ankara Kalesi'' ve ''Hamamönü Bölgeleri'' ni kapsayan Yeni Değişim ve Dönüşüm Projeleri'ni sessiz sedasız Mimarlar Odası İstanbul Şubesi'ne kayıtlı Hassa Mimarlık'a verdi. Proje ile ilgili gelişmelerden ve ihaleden haberdar edilmediklerini öne süren proje müellifleri, Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Şehir Plancıları Odası ve üniversiteler, ihalenin Hassa Mimarlık'a verilmesine tepki gösterdi. Hassa Mimarlık'ın, kayıtlı olduğu Mimarlar Odası İstanbul Şubesi'nden son 12 yıldır hiçbir projesinin geçmediği de öğrenildi. ''Ankara Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı Projesi'' nin, en fazla 500 metrakarelik alanda çalışmış ve genellikle cami restorasyonu yapmış olduğu belirtilen Hassa Mimarlık'a verilmesi uzmanların da tepkisine yol açtı.
Konuyu değerlendiren proje müelliflerinden ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Görevlisi Ömer Kıral , ''Bizim planımız halen yürürlükteyken böyle bir çalışmanın yapılması düşünülemez'' dedi. Kıral, bu proje ile amacın seçim öncesi Ankara'nın tarihi geçmişini yok ederek yeni iş merkezleri açmak ve müteahhitler için yeni yatırım alanları oluşturmak olduğunu belirtti. Kıral, ''Anakent Belediyesi bu alanı kentsel bir SİT alanı olarak değil, rant elde edebilecekleri bir arsa olarak görüyor'' diye konuştu.
'GİZLİLİK İÇİNDE YÜRÜTÜLDÜ'
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Nimet Özgönül de ''Türkiye'nin kültürel ve tarihi gelişiminde son derece önemli bir noktada bulunan Ulus'u yenileme projesi gizli saklı, yaptığı işler belli olmayan bir mimarlık bürosuna veriliyor. Niyet açık. Daha önce yapılmış olan projenin işlemiyor olması söz konusu değil, ama işletilmiyor olması yüksek bir ihtimal. Ankara'yı ilgilendiren bu denli önemli bir konu hakkında müellifler dahil, TMMOB ve üniversiteler haberdar edilmedi. Her şey büyük bir gizlilik ile yürütüldü'' dedi.
Eski Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Ali Ulusoy ise ''Eski Ankara'nın kalbi dediğimiz Ankara Tarihi Kent Merkezi Yenileme Projesi'nin tek bir mimarlık bürosuna veriliyor olması son derece tartışmalı. O bölgede yapılacak işlemler, 'Kamu İhale Yasası Kapsamı dışına alınmıştır' deniyor, ancak Koruma İmar Planı'nın aşamaları unutuluyor. Ulus için halen yürürlükte olan Raci Bademli 'nin projesini kimse yok sayamaz'' açıklamasını yaptı.
Hassa Mimarlık ve Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. sahibi Hilmi Şenalp , Cumhuriyet 'in tepkileri anımsatması üzerine şunları söyledi:
''Ulus Tarihi Kent Merkezi ile ilgili olan Raci Bademli'nin projesi yürürlükten kaldırıldı. Zaten Bademli'nin projesi genel ve plan kalitesi olarak çok da iyi bir proje değildi. Şöyle düşünülmeli: New York'un planı da yüzlerce kez değiştirilmiştir. Bizim büromuz uluslararası alanda işler yapmış tanınmış bir firmadır. Yarışma konusuna gelirsek, bu iş tecrübe işidir. Projeyi 15 jüri seçse ne olur.. seçmese ne olur!.."
'ULUS'TA PATLAMA YAŞANACAK'
Kısa süre önce Ulus Tarihi Kent Projesi'nin ihale edildiğini açıklayan Ankara Anakent Belediye Başkanı Melih Gökçek , planlama bittikten sonra koruma kurulundan onay alacaklarını ve daha sonraki süreçte projenin Büyükşehir Meclis'i gündemine geleceğini belirtmişti.
Gerekli onayların alınmasının ardından Ulus'ta bir ''patlama'' yaşanacağını söyleyen Gökçek, projenin hızla yaşama geçirileceğini belirtmişti.

http://old.mo.org.tr/gzt/cumhuriyet/20060707-1.doc
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 16-04-2007, 15:51   #13
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Yikamazsiniz Ulus'u!

YIKMAYIN ANAFARTALAR ÇARŞISINI, ULUS İŞHANI’NI,
ANKARA HALİ’Nİ..
YIKAMAZSINIZ ULUS’U!.. (1) (OCAK 2007)


Ulus’u 1932 Hermann Jansen Planı’ndan beri “Protokol Alanı” olarak ilan ederek “KORUMA” altına alan belediye, şimdi acaba ne yapsak da ondan kurtulsak diye plan ve projeler üretmeye başladı.. Koruma altına alındığı günden bu yana Koruma Amaçlı çalışmalar yapılamadığı, ya da yetersiz yapıldığı için korunamayan, giderek yok olan kültür varlıklarımız, tarihsel değerlerimiz zaman içinde parça parça yok olmuştu..
1980’lerin başında; Tarihi Kent Dokusu’nun 150 hektarlık bir kesimi Gayr-i Menkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun aldığı bir kararla “Kentsel, Tarihsel, Doğal ve Arkeolojik Sit Alanı” ilan edilmişti..
20 yıl olmuş, Ankara Büyükşehir Belediyesinde çalışırken açtığımız iki yarışma sonucunda (1986-87’ler) “Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma Islah İmar Planı” hazırlanmış, “Kaleiçi Koruma Planı” ise yıllar geçmesine rağmen tamamlanamamıştı..
Yaklaşık 10 yıllık bir çaba sonucu Ulus’un 100 hektarlık bir kısmı koruma ve sağlıklaştırma amaçlı bir plana kavuşmuştu Jansen’den yaklaşık 50 yıl sonra !
Hazırlanan “Kamu proje Paketleri”nde sadece biri “Hacıbayram Meydan Düzenlemesi” doğru dürüst uygulanabilmişti. Ancak, Hacıbayram ve Hükümet Meydanının, giderek Ulus’un büyük bir kesiminin yaya bölgesi haline getirilmesi için Benderesi Dolmuş Durakları alanı kamulaştırılmış, projeleri hazırlanmış, uygulamaya geçilmek üzere beklemekteydi. Böylece Ulus, Hükümet Meydanı yaya bölgesi haline gelecekti..Ancak, dolmuşçular bastırdı ve Hacıbayram çevresi gene dolmuş durakları ile doldu..Hükümet meydanı da otopark olarak zaten kullanılıyordu..
1990’ların başında belirli düzeye gelen bu çalışmalar, yerel yönetimin el değiştirmesi ile başka bir yöne doğru yönlendirildi.. Koruma amaçlı uygulama yapılmadı, Kaleiçi kendi kaderine terk edildi..Ulus Koruma-Islah İmar Planı uygulanmadan bir kenarda bekletildi..
Bu tarihler “Ulus’u Koruma”, “Ulus’u Sağlıklaştırma” dan, “Ulus’u YIKIP Yenileme” ye yönelik bir sürecin başlangıcını işaret eder..Bu aslında her şeyi arsa ve rant olarak gören bir çabanın da sonucudur belki de..

“Ulus Tarihi Kent Merkezi Projesi” Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinde onaylanarak kabul edildi. Alınan kararla “Ulus Atatürk Heykeli etrafındaki 100. Yıl Çarşısı, Ulus Şehir Çarşısı, gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ve Anafartalar Çarşısı yıkılarak Atatürk Anıtı ile bütünleşecek kent meydanı oluşturulması planlandı. Belediye Meclisinde alınan diğer bir karar ile de, Anafartalar Caddesi üzerindeki Büyükşehir Belediyesi Binası (Taş Bina), Ulus Hali ve Modern Çarşı ele alınarak bu bölgenin de yıkılarak büyük bir otopark ile “Alışveriş Merkezi” oluşturulması kararı alındı. (16.12.2004 Tarihli Belediye Meclis Kararı)

Yıkılacağı ifade edilen ve yerine büyük bir İş Merkezi yapılacağı söylenen Ulus Hal Binasının olduğu yerde, 1929 yılında çıkan yangınla yok olan Osmanlı dönemine ait ahşap malzemeden inşa edilmiş “Taht’el Kal’a (Kaledibi) Çarşısı” bulunmaktaydı. Gene aynı alanda Ankara Kalesi’ne giden bir Roma Dönemi Yolunun da varlığı bilinmektedir. Bu kesimde yanan yapılar arasında Tahtakale Hamamı, Tahtakale Hanı, Haseki camisi, Eski Belediye Binası ve Sebze Hali vardı..
Bu Tarihi Ticari Bölge’nin gelişim öyküsünü ve korunmasına yönelik çabaları Kültür Bakanlığı yayınlarında çıkan kitabımdan okuyabilirsiniz..



SULU HAN VE ÇEVRESİ 1929 TARİHLİ ANKARA KADASTRAL HARİTASINDA

(Bkz.Mehmet TUNÇER - 2001 : “ANKARA (ANGORA) GELENEKSEL KENT MERKEZİ TARİHSEL GELİŞİMİ (15. - 20. YY) Kültür Bakanlığı Yayınları, Kültür Eserleri Dizisi)

Yıkılacağı söylenen bu yapılar, aslında Ankara Kenti’nin BAŞKENT olma imgesi ile özdeşleşen, Ankara Halkının hafızasında yer etmiş, Ankara’da yaşayanların –hepimizin- gündelik yaşamlarında halen kullandıkları mekânlardan oluşmakta ve oldukça önemli sayıda esnaf bu çarşılarda Ankara’lılara hizmet etmekte ve ekonomiye katkı sağlamaktadır.

“Özellikle demiryolu’nun Ankara’ya geldiği 1892 tarihinin Ulus için önemi düşünülürse, kentin kabaca bir asırlık hafızasının silinmesi gibi bir çabayla karşı karşıya kalınmıştır.” (Mimarlar Odası)

Yıkılması düşünülen mekanlardan biri de “Ulus Anafartalar Çarşısı”.. 1967 yılında yarışma ile inşa edilmiş… Mimarları dönemin iyi mimarlarından Ferzan Baydar, Affan Kırımlı, Tayfur Şahbaz ‘mış..



Ankara’nın ilk yürüyen merdivenli süpermarketini (Gima) barındıran, o dönemin modernizm akımlarından olan “Mies” vari bir modern yapı..1960’ların sonlarında giyim-kuşam, hediyelik eşya, hatta halı, buzdolabı vb ev eşyaları almak için hepimizin kullandığı mekan.. Çocukluğumun anıları arasında yürüyen merdivenlerde, kardeşlerim takılmasın diye dikkatle bindiğimiz bir lunapark oyuncağı sanki..Rengarenk, cıvıl cıvıl bir harikalar diyarı.. Geniş koridorlar, parlak vitrinle..Parlak dış mekanı ile unutulmaz anıları var ben de de..

TRT/HABER

Ulus Hali’ne ise kimbilir kaç yüz kere gitmişizdir anne ve babamızla, eşimiz ve dostumuzla..Balıkçılar, sebze ve meyvenin en güzeli ve tazesi..Ve ucuzu..
Hal yapısı; 1937 yılında mimar Robert Oerley tarafından tasarlanmış özgün bir yapıdır. Sulu Han da sebze pazarı olarak Hal ile birlikte uzun süre kullanılmıştır. Sulu Han 1983-85 arasında restore edildikten sonra bu gün de onunla bağlantılı olarak kullanılmaktadır. Hal yapısı yıkılırsa ve kazılırsa bu bölgenin altından kimbilir ne tür arkeolojik kalıntılar çıkacak ve belki de yapılması düşünülen Kapalı Çarşı da yapılamayacaktır..

Diğer yapıları ve mekanları, bu bölge için yapılmış olan Koruma Amaçlı çalışmaları bir başka yazımda ele alacağım..
Belediyemiz bence yanlışı görerek bu olumsuz yıkımlardan dönecektir.. Kapsamlı bir çalışma olan “Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma-Islah Planı” yeniden yürürlük kazanmalıdır. Yıkmayın Ulus’u yıkamazsınız ULUS’u demek geçiyor içimden..

Sağlıcakla kalınız..
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 16-04-2007, 15:55   #14
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Yikamazsiniz Ulus'u (2)

YIKMAYIN ANAFARTALAR ÇARŞISINI, ULUS İŞHANI’NI,
ANKARA HALİ’Nİ..
YIKAMAZSINIZ ULUS’U!.. (2) (ŞUBAT 2007)

Geçen ay Ulus Tarihi Kent Merkezini ilgilendiren önemli gelişmelerden söz etmiş ve yıkmayın Anafartalar Çarşısını, Ulus İşhanı’nı, Hali demiştik.. Hatta burada hepimizin anıları olduğundan bahsetmiş, Cumhuriyetin ilk modern mimarlık örneklerinin bu yapılar olduğunu söylemiş “YIKMAYIN ULUS’u …YIKAMAZSINIZ ULUS’u” diye bitirmiştik..

Bu ay bu konunun biraz gerisinde neler yattığını anlamaya çalışalım.. Yeni bir Yasa çıkarıldı geçtiğimiz yıl, 5366 sayılı “Yıpranmış Tarihi ve Kültürel Varlıkların Yenilenerek Korunması ve Yaşatılarak Kullanılması Hakkında Kanun”

Bu Kanun çerçevesinde, 2005 yılı Temmuzunda Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi bir karar alıyor (1952 Sayılı Karar) .. Bu karar ile Ulus, Kaleiçi, Ankara Eski Kent Dokusu, Roma Hamamı çevresi “YENİLEME ALANI” olarak belirleniyor..Halbuki bu alanların bir kısmı taa Jansen’den bu yana “Protokol Alanı” olarak koruma altında.. Hatta “ESKİ ŞEHİR TALİMATNAMESİ” bu bölgeler için hazırlanmış ve uygulanmış uzun yıllar..
1980 yılında ise Gayr-i Menkul Anıtlar Yüksek Kurulu’nun aldığı A-2167 Sayılı Karar ile bu alanlar koruma altına alınmış ve Sit Alanı ilan edilmişti..

2005 yılında alınan bu Kararın ardından Belediyemiz Ulus’u “Yenileyerek Korumak” (!) ve ”Yaşatarak Kullanmak” üzere harekete geçmiş..

Bunca yıllık koruma plancısıyım, valla “yenileyerek korumak” kavramının ne olduğunu anlayamadım! Ama herhalde “Kısmen / Tamamen Yıkıp”, “Yeniden İnşa Etmek” ile “Silip Süpürmek” arasında bir şey olduğunu tahmin ediyorum. Zaten tarihsel dokularımızda genellikle karşılaştığımız uygulamalar.. Onarım, Restorasyon, Bakım ve Sağlıklaştırma yerine Yıkıp çok katlı olarak yenilemek hem yüklenicinin, hem mal sahibinin ve de nedense Belediyelerin işine daha çok geliyor.. halbuki kültür varlıklarımız, kentsel arkeolojik sit alanlarımızın korunarak gelecek nesillere aktarılması gerekli.. Ayrıca bunlar bin yıldır bu topraklarda olduğumuzun da yaşayan kanıtları, canlı tanıkları..

Ulus için yeniden harıl harıl çalışmalar başlıyor ve “Ankara Tarihi Kent Merkezi Kentsel Yenileme Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı” hazırlanıyor pek de kimsenin bilmediği bir şekilde.. Hem de herkesin bilmediği, yıllardır uygulamayı yönlendiren ODTÜ Ulus Projesi müelliflerinin, üniversitelerin görüş ve bilgisi alınmadan.. Ulaşım Master Planı, Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve çevresi ile Hacıbayram Camii ve Çevresine ait röleve, restitüsyon, mimari, statik, makine, elektrik ve bilmem ne kadar detaylı projeler gözle kaş arasında hazırlanıvermiş..
Bu kapsamda neler neler var.. Augustos Mabedi Rölevesi, restorasyon vb projeleri, Yeni Camii, Sahaflar – geleneksel El çarşısı Projeleri, Mahmutpaşa Bedesteni, Kurşunlu Han, Çukur Han, Zafran Han Röleve, restitüsyon, restorasyon projeleri, uygulama projeleri.. Tüm bu yapıların bir kısmının zaten var olan röleve ve restorasyon projelerinin neden bir daha yaptırıldığı pek de anlaşılamamakla birlikte büyük bir çalışma olduğu proje bedellerinden de anlaşılıyor zaten..

Ama bütün bunlar, Üniversiteler, Mimarlar Odası, Şehir Plancıları Odası vd sivil toplum örgütlerini pek de memnun etmiyor.. Her şeyden önce, şeffaflıktan ve demokratik katılımcılıktan uzak çalışmalar yapıldığını vurguluyorlar.. (Tmmob Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi Web Sitesi -)

Hazırlanan plan ve projelerin bilimsel olmadığını, bütünsellikten uzak bir şekilde hazırlandığını söylüyorlar.. Hepsinden önemlisi ULUS’u “KORUMAYA YÖNELİK” olmayıp “YIKIM” ve “RANTA Yönelik olduğunu vurguluyorlar.. Planın doğru dürüst araştırma yapılmadan ve gerekli analizler yapılmadan hazırlandığının altını önemle çiziyorlar..

Bütün bunları merak edip projeye baktığınızda şunları görüyorsunuz;

Atatürk Bulvarı, Anafartalar Caddesi ve Şehit teğmen Kalmaz Caddesi (Posta Caddesi) arasında kalan alanda kamu mülkiyetinde ve özel mülkiyette bulunan çok sayıda mevcut yapının yıkılacak…
Çok büyük bir ticaret kompleksi yapılacak.... “Taşhan Kapalı Çarşısı” denilen bu ticari kompleks mevcut sokakların üstlerinden geçerek 6 adet mevcut kent
adasını birleştirecek... Zemin üstü 4 kat ve yer altı katlarıyla bu alandan maksimum inşaat elde etme amacını ortaya koymakta..Bu devasa kütlesiyle bu çok katlı ticaret merkezi Ulus’un zarif, naif ve tarihi dokusuna ve ölçeğine tümüyle aykırıdır.. Ayrıca TAŞHAN’ın anısına da saygısızlık bence..Çünkü Taşhan mütevazi yapısı, geleneksel mimarisi, iç avlusu ve her şeyden önce Cuhuriyet’in ilk yıllarındaki “kaloriferli, banyolu, telefonlu” lüks konaklama olanakları ile eşsiz bir değerdi aslında..Yıkılmaması gerekli idi..Konaklama amaçlı idi, ticaret amaçlı değildi…

Planda bunları görünce, bunun bir tür çılgınlık olup aslında, 1935-40’larda Roma tarihsel kent merkezleri içerisinde bu tür uygulamalar yapan Benito Mussolini devri uygulamalarını anımsatmakta.... Roma Colesseum etrafını yıkan ve otoyol geçiren meşhur diktatör hiç hayırla anılmıyor günümüzde ama herhalde böyle bir uygulama düşünülmüyordur umarım.. Yüzlerce geleneksel konutun ve bir o kadar anıtsal küçük eserin yıkıldığı bu uygulamalar
İçin İtalyan’lar hala çok kızgınlar..Tabii Fransızlar da 150 yıl önce Paris’i dümdüz eden Baron Haussmann ile hala barışmış değiller Ama, tabii Paris’in bu günkü yüzü de güzel olduğu için pek fazla şikayet edilmiyor ve eskiler unutulmuş görünüyor..

Haussmann’ı asıl şaşırtan şey Paris’in genel bir haritasının bulunmayışından çok mevcut haritaların hepsinin Paris’in farklı farklı kısımlarını ele alıyor oluşları ve bu planların hiçbirinde topografyaya ait özelliklerin bulunmayışıydı. Başka türlü söyleyecek olursak o ana kadar Paris’te yürütülen çalışmalar sağlıklı sonuçlara şans eseri ulaşabilmişlerdi. Paris şehri genelinde detaylı topografyaya ait değerlerin çıkartılacağı bir çalışmanın yürütülmesinin gerekliliği belirmişti. Zaman bazı kişilerin düşüncelerini değiştirmemişti. Bu kişiler halâ Haussmann’ı Paris’i yakıp yıkan modern çağın Neron’u olarak görmekteydi. Diğerleri ise Haussmann’ın keskin bir öngörüye sahip olduğunu ve bu sayede Paris’in muazzam bir değişime uğrayarak zenginlikler ve kutlamalara sahne olan hijyenik bir şehir haline geldiğini düşünmektedirler. Haussmann’ı Neron’a benzetenler, şehrin yağmalandığını, demokrasinin hiçe sayıldığını ima ederlerken diğerleri coşkuyla her şeyi Haussmann’ın yarattığını ve şehirciliğin ancak bir imparatorun sultası altında kalkınabileceğini iddia etmekteydiler. Aslına bakılırsa bu tartışma göründüğü kadar akademik boyutlu bir tartışma değildir. Murat Aykaç ERGİNÖZ'ün Kişisel Web Sitesi

Belediyemiz bence yanlışı görerek bu olumsuz yıkımlardan dönecektir.. Kapsamlı bir çalışma olan “Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma-Islah Planı”
yeniden yürürlük kazanmalıdır. Yıkmayın Ulus’u yıkamazsınız ULUS’u demek geçiyor içimden..

Sağlıcakla kalınız..Mutlu baharlar..
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-07-2007, 15:28   #15
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Bombalarin YikamadiĞini BÜyÜkŞehİr Yikacak

BOMBALARIN YIKAMADIĞINI BÜYÜKŞEHİR YIKACAK 2007-07-19
Büyükşehir yönetiminin Ulus’ta bugüne kadar yaptığı yanlışların son halkası olan yeni plan, Cumhuriyet tarihinin miraslarını yok edecek...

Ankara kenti, özenle korunması gereken değerlerinin Büyükşehir Belediyesi eliyle (sistemli biçimde) yok edildiği, talihsiz bir süreç yaşamaktadır. Ankara Büyükşehir Belediyesi, “en büyük”, “en kısa sürede bitirilen” diye sıfatlandırdığı, ancak diğer yandan “kanunsuz”, “plansız”, “şehircilik ilkelerine, bilime ve tekniğe aykırı”, “kaynak israfı yaratan” projelerini; üniversiteler, meslek odaları, demokratik kitle örgütleri, uzman bilim adamları ve duyarlı Ankaralıların tüm itirazlarına karşın sürdürmektedir. Son yıkıcı hamlelerini Ankara’nın kalbi Ulus’ta gerçekleştirmeye hazırlanan Belediye, Cumhuriyet binalarını yerle bir etmek/yok etmek istemektedir.

Yıkım Oyununun 1. Perdesi
Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi, Ulus Tarihi Kent Merkezi’nde geçerli planları iptal eden ve bu planların uygulanmakta olduğu alanları kapsayan “Ulus Tarihi ve Kültürel Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Proje Alanı”nı oluşturmuştur. Ulus’u bir “Kentsel Dönüşüm Alanı” ilan ederek ve müdahalelerini noktasal projeler aracılığı ile başlatarak, asıl niyetinin Ulus’u korumak değil yıkıp yeniden yapmak olduğunu göstermiştir. Odamız tarafından söz konusu Belediye Meclisi kararının iptali için açılan dava devam etmektedir.

Yıkım Oyununun 2. Perdesi
Ankara Büyükşehir Belediyesince, 5366 sayılı Kanun’a dayanılarak, Ulus’un da içinde bulunduğu sit alanları, “Ankara Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı” ilan edilmiştir. Ardından, 5366 sayılı Kanun’a dayanılarak ve ihale yasası dışına çıkılarak 1/5000 ve 1/1000 ölçekli “Ulus Tarihi Kent Merkezi Kentsel Yenileme Alanı Koruma Amaçlı İmar Planları” ihale edilmiştir. Oysa koruma amaçlı imar planlarının 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu uyarınca ve ihale yasasına göre ihale edilmesi gerekmektedir. Usulsüz bir ihale süreci ile Ankara Büyükşehir Belediyesi açıkça ilgili kanun ve yönetmeliklere aykırı davrandığı için, Odamız tarafından söz konusu ihalenin iptali istemiyle açılan dava da devam etmektedir.

Yıkım Oyununun 3. ve Son Perdesi
Usulsüz bir ihale ile elde edilen ve sözde koruma amaçlı olduğu yalnızca adında geçen planların yapım süreci de koruma mevzuatına aykırıdır. 5366 sayılı yasaya göre kurulan ve yetkisi yenileme projelerini onaylamaktan ibaret olan Koruma Bölge Kurulu tarafından, yetki sınırları aşılarak uygun görülen planlar, Belediye Meclisi tarafından da onaylanarak askıya çıkarılmıştır.
Planlar incelendiğinde, bu planların koruma amacı gütmediği, büyük çaplı bir yenileme projeleri bütününe indirgenmiş olduğu, önceki planlara ve mevcut dokuya karşı yaklaşımında hatalar bulunduğu anlaşılmaktadır.

Hazırlatılan Plan’ın hataları, yanlışları, eksiklikleri:
1. Planların hazırlık sürecinde mevzuatta tanımlı katılım mekanizmaları çalıştırılmamıştır. Toplantılara sınırlı sayıda katılımcı davet edilmiş ve önlerine, kapalı kapılar ardında, imar ve koruma mevzuatına aykırı bir şekilde şeffaflıktan, demokratik katılımcılıktan, bilimsellikten, bütünsellikten uzak olarak hazırlanan ve neredeyse tamamlanmış planlar sunularak mevzuata aykırı davranılmış, göstermelik toplantılarla, katılım süreci geçiştirilmiştir.
2. Ulaşım kararları koruma ilkelerini yok saymaktadır. Raylı toplu taşım dikkate alınmazken, arkeolojik sit alanında 3 katlı yeraltı kavşağı önerilebilmektedir. Bentderesinde önerilen gölet ile tüm altyapı ve ulaşım sistemi yok edilmekte, kamu kaynakları koruma ile ilgisi olmayan bir fantazi uğruna heba edilmektedir.
3. Kentsel Dönüşüm Alanları olarak belirlenen alanlarda mülkiyet durumu analiz edilmemiş, konut sayısı hesaplanmamış, hak sahiplerinin hangi koşullarda konut edinecekleri tanımlanmamış, bu alanlara ilişkin jeolojik etüt raporları ile diğer analizler plan raporunda yer almamış, bu tür analizlerin olmadığı alanlar için plan kararı üretilmemesi gerekirken, çok yüksek yoğunluklar önerilmiştir.
4. Cumhuriyet dönemini temsil eden ve iyi durumda oldukları belediye tarafında da tespit edilen binaların yıkılması önerilmektedir. Hemen hemen tümü, yarışmalar yoluyla elde edilmiş, yerli ve yabancı mimarların eserleri olan yapılardan;
• Anafartalar Çarşısı,
• Ulus İşhanı’ndaki 13 katlı Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Binası,
• Yeni yapılan Ulus Şehir Çarşısı (SümerBank yanı),
• Modern Çarşı,
• Ankara Hali,
• Türk Telekom (eski PTT) binaları,
• Gümrük Müsteşarlığı (Eski Köy İşleri Bakanlığı) 15 Katlı bina
• 100. Yıl Çarşısı
yıkılmaktadır.

Koruma Bölge Kurulu ve Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin onayladığı bu “Plan !” Cumhuriyet tarihinin en büyük yıkım operasyonuna yol açacaktır.
Yıkılması planlanan bu yapıların yerine ise, ekonomik ömürleri, maliyetleri, müelliflik hakları vb. hususlar göz ardı edilerek mevcut yerleşim deseni ve bölge bütününün genel dokusu ile uyuşmayan, trafik yükünü artıran, ulaşım olanaklarını aşırı zorlayan, kaça mal olacağı belli olmayan büyük rant tesisleri ve ticaret kompleksleri önerilmektedir. Atatürk’ün 100. doğum yıldönümü anısına mimari yarışmayla yaptırılan 100. Yıl Çarşısı yıkılarak yerine Millet Çarşısı’nın yapımı önerilmiştir. Talim Terbiye Binası, Anafartalar Çarşısı, Gümrük Müsteşarlığı, Türk Telekom binalarının yıkılarak yerine Ulus İşhanının yapımı önerilmiştir. Yürürlükteki Koruma Amaçlı İmar Planında tescil için önerilen 2 bina da yıkılarak yerine Taşhan Kapalı Çarşısı yapılmak istenmektedir. Tarihi Hacı Bayram Camii’ meydanının ortasına, meydan kaldırılarak çarşı yapılması planlanmıştır. Ayrıca Hacı Bayram Camii’nin görünümünü bozacak biçimde yanına yeni bir Camii önerilmesi de koruma ilkelerine aykırı bir durum oluşturmaktadır.

Tüm bu tespit ve itirazlarımızın dikkate alınmasını ve planların iptali için de yargı yoluna gitmenin kaçınılmaz hale gelmemesini umar, kamuoyuna saygılarımızla sunarız.

TMMOB Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi

Tmmob Şehir Plancıları Odası Ankara Şubesi Web Sitesi -
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle