Arkitera Forum  
Geri Git   Arkitera Forum > Mimarlık > Mimarlık

Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında.

Yanıt
 
Konu Araçları Modları Görüntüle
Eski 29-07-2007, 15:34   #16
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Yikmayin Anafartalar ÇarŞisini Ulus İŞhani'ni, Ankara Halİnİ, Yikamazsiniz Ulus'u (3)

YIKMAYIN ANAFARTALAR ÇARŞISINI, ULUS İŞHANI’NI,
ANKARA HALİ’Nİ..
YIKAMAZSINIZ ULUS’U!.. (3)
MAYIS 2007

Mehmet TUNÇER


Bilindiği gibi, Ulus Planı koruma amaçlı tasarım ve planlama literatürüne yeni kavramlar kazandırmıştır. İlkin, 'Ara Plan' kavramı ve 'Plan Alanı' ile 'Program Alanı' ayırımları ülkemizde eylemli planlama (proaktif planlama -pro-active planning)'nın öncü örnek uygulamalarına zemin sağlamıştır. Sonra, planlama alanı içinde mülkiyeti (dolayısıyla, sahiplik ve sorumluluğu) esas alarak tanımlanan 'İşler' ya da 'Projeler, Proje Paketleri' de eylemli planlama uygulaması için bir başka yeni açılımdır. Bu arada 'İşler' ya da 'Projeler, Proje Paketleri' temelinde, 1/1000 ölçekli mülkiyet, kullanım, yapı, ulaşım/dolaşım, altyapı ve kentsel peyzaj kararlarının, 1/500 ve 1/200 ölçekli çalışmalarla ayrıntılandırılması esası ve böylelikle proje sahibi, Ankara BŞB, İlçe Belediyesi, plan müellifi ve Ankara KTVKK arasında müzakere edilebilmesini sağlayan bir katılım mekanizması geliştirilmiştir. Bu mekanizma, Ulus Planı uygulamalarını ülkemiz planlama deneyiminde özgün bir konuma yerleştirmektedir. Son olarak parselasyon planlarının 1/500 ve/veya 1/200 ölçekte hazırlanması ve parselasyon planında mülkiyet düzenleme yanısıra yapılaşma, kullanım, peyzaj, altyapı, ulaşım/dolaşım vb hususların da gösterilerek, tapunun şerhler hanesine işlenmesiyle, yasal geçerliliği olan yepyeni bir 'kentsel tasarım belgesi''nin yaratılmış olması dikkate değer bir özelliktir. İşte Ulus Planı'nın onaylandığı tarihten (1990) bu yana, yani 12 yıldır tüm bu özellikleriyle ve başarıyla uygulanıyor olması, öngörülen yenilikçi planlama anlayış, yaklaşım, kavram ve mekanizmalarıyla elde edilen sonuçların ayrıca ele alınarak değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır.
Ömer KIRAL, ULUS'U KORUMA X ULUS'U DEĞİŞTİRME ..| Mimarlık Dergisi - Mimarlar Odası Genel Merkezi |..


Cumhuriyet ve Başkent ilanı sonrasında, 1928’de açılan uluslararası planlama yarışmasını ünlü Alman şehirci/mimar Prof. Hermann Jansen kazandı. Ankara’nın uluslararası bir ünü de, ilk planlı Başkentlerden biri olması idi. Canberra ve Brasilia ile hep kıyaslanır ve Türklerin yeni Başkenti’nin güzelliği ve ihtişamından söz edilirdi, o yıllarda.. Çünkü, Jansen binlerce yıllık tarih ve kültürün izlerini yok etmemiş, Eskişehir’in üstüne değil, onu koruyarak hemen yanına bir “Yenişehir” kurulmasını planlamıştı. Ve de, Onun planı, Ankara’yı bir “Bahçeşehir” olarak geliştirmek, yaya ağırlıklı, düşük yoğunluklu bir Başşehir oluşturmak idealini hedeflemişti. Nitekim, 1960’lardan sonra, tek tek yıkılarak çok katlı yenilenen ve bahçeleri sadece adında kalan, “Bahçelievler” bu şekilde oluştu. 1950’lere gelindiğinde, Saraçoğlu, Yenimahalle, Mebusevleri, Aydınlıkevler, Güvenevler vd. kooperatif eliyle gelişen toplu konutlar da gene bu Bahçeşehir idealini sürdürdüler. Ancak yeni bir plan gerekti, hızlı büyüme ve barakalaşma karşısında (Gecekondu!). 1957 Planı, Yücel – Uybadin Planı olarak bilinir ve 750 000 nüfusu hedefler. İşte o yıllarda çok katlı yapılarda bağımsız mülkiyete konu olan birimlere tapu verebilmek için “Kat Mülkiyeti Kanunu” icat edildi ve böylece mertlik bozuldu! Bahçeşehir ideallerine son verildi! Zaten, konut açığı vardı, kooperatif eliyle bu işler zordu ve yapılaşmış yerlerdeki altyapıyı zorlayacak yık-yap-sat süreci başladı kentte. Rant hırsı ile güzelim Yenişehir’i tam 3 kez yıkıp yeni baştan yaptık, 2-3 kattan, önce 4-5 kata daha sonra 7-10 katlara çıkıldı ve bir otopark bile düşünülmeden tüm bahçeler yok edildi. Rant uğruna, Kızılay’a adını veren yapı bile yıkıldı, Bulvar Palas koruma altında idi ama onun da kolayı vardı, altına, üstüne içine ekleyerek bir iş merkezi oluşturuluverdi, adı kaldı…. Sıhhiye - Çankaya arasında anılarımızda yer alan, kentsel imaj noktaları, erken Cumhuriyet dönemi birçok yapı; sinemalar, lokantalar, pastahaneler (Ankara Sineması, Piknik, Karadeniz, Milka vb) gitti, yok edildi. Koruma altına alınan And Evi gibi bazı yapıları saymaz isek, Atatürk bulvarı üzerindeki anılarımız, anne ve babalarımızın anıları, değerleri, kentsel kimlikler yok edildi, yerine ucube rant kuleleri dikildi. (Mehmet TUNÇER, Planlı Başkent Ankara’da, Plansız Gelişmelerhttp://www.arkitera.com/v1/gundem/ulus/yazi1.htm)
Bu girişten sonra; Ulus Tarihi Kent Merkezi’ni korumak yerine yıkım ve yenileme amaçlayan yeni “Ankara Tarihi Kent Merkezi Kentsel Yenileme Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı” nın kararlarını anlatmaya ve sakıncalarını yazmaya bu yazımızda da devam edeceğiz. Tabii, ülke çapında siyasal önemli gelişmeler yaşanırken bizim Ulus’a yönelik yazılarımızı sürdürmek ne derece doğrudur ama şunu söylemek gerekli “her yönetim kendi düşünceleri, ideolojisi doğrultusunda kenti şekillendirmek ister” ..
İmparatorluktan “ULUS” devlete ve bağımsız, demokratik ve laik (din işlerini devletten ayıran) CUMHURİYET’e geçişin eserleri de ULUS’tan başlıyarak Bankalar Caddesi, Atatürk Bulcarından Çankaya’ya ulaşan aksın üzerinde yer almaktadır.
Dolayısı ile yapılmak istenenlerin bu boyutu ile de değerlendirilmesi gerekir..Yapılacak uygulamalara tekrar bakılırsa bunun ne denli kapsamlı bir değişim olacağı görülmekte..
Bir kere, Ulus Meydanı ve çevresinde Ulus İşhanı Kompleksinin bir parçası olan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’nün, Anafartalar Çarşısı, 100. Yıl Çarşısı ve Sümerbank’ın doğusunda yer alan yapının yıkılması gerekiyor Plana göre..Vay canına dememek elde değil, eğer bunları yıkmak milli servete inanılmayacak zarar vermek değil, ulusal mimarlığa ve Cumhuriyet dönemi oluşturulan mimari mirasa inanılmayacak derece zarar vermek değil de nedir??
Atatürk Bulvarı’nın ve Anafartalar Caddesinin yerin altına alınması ile, yer altında büyük bir olasılıkla var olan Roma Dönemi arkeolojik kalıntılara da inanılmayacak derecede zarar verecektir.. Zaten kazılır kazılmaz Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından durdurulacağını sanıyorum.. Hacıbayram meydanının düzenlenmesi esnasında çıkan kalıntılar nedeni ile Belediye ile Kültür Bakanlığı mahkemelik olmuştu bildiğim kadarıyla..
Hadi bütün bu yapıları yıktınız diyelim -ki burada çıkacak enkazı kaldırmak bile bir meseledir- burada New York’taki ikiz kuleler kadar olmasa da binlerce ton enkaz çıkacak..Hadi bunu da kaldırdık diyelim Ulus herhalde aylarca-belki de yıllarca bir çöküntü alanına dönüşecektir..Oluşturulacak açık alanın da tanımsız, sınırları belli olmayan, ölçeği kaçmış olacağını düşünüyorum..Bakın benim gibi düşünenler var:
”Bu haliyle bir KENT MEYDANI değil, kentsel tasarım ilkelerine tümüyle aykırı, anlamsız, ölçeksiz bir açık alan yaratılacaktır. Bu uçsuz bucaksız açık alan içerisinde Atatürk Heykeli anlamsız bir boşluk içinde kalacaktır. Kentin tarihi merkezinde yıkımlarla yaratılması planlanan bu büyük boşluk tarihi kentin ölçeğine tümüyle aykırıdır”. (Doç.Dr. Cana BİLSEL, ODTÜ Mimarlık Fak.)

İşte Protestolar

Hakikaten de günümüzde; heykelin arkasında yer alan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü binası Heinrich KRİPPLER’in anıtına (1926) fon oluşturmakta ve meydanı tanımlamaktadır. Anafartalar Çarşısı ise devasa kitlesi ile Anafartalar caddesini tanımlamakta ve Ankara kalesi’ne doğru önemli bir vista (bakı/çerçevelenmiş manzara) yaratmaktadır. Bu yapı da yıkılırsa bu vista ortadan kalkacak, cadde tanımsız kalacaktır.
Acaba bu düzenleme ile neler olacak?? Biraz daha düşünürsek; 1954-1958 arasında Proje yarışması ile elde edilmiş, zamanının en özgün ve modern mimarlık örneklerinden biri olan Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Binası yıkılacak tabii çevre düzenlemesi ile birlikte..Mimarları Gazanfer BEKEN, Orhan BOLAK, Orhan BOZKURT…


Tandoğandan kaldırılan anıt heykelin başına gelenler henüz bilinmiyor ama yeni yerine henüz konamadı.. Meydan da meydan olmaktan çıktı 100 000 kişi bile sığdıramıyoruz hafta sonu görüldü.. Bence Tandoğandaki gereksiz Metro çıkışlarını yıkmak ve meydanı eski haline getirmek daha kolay ve doğru olacak.. Tabii meşhur heykeli de meydana yerleştirmek.. Bırakınız Ulus bu ölçek ve güzelliği ile kalsın..Çünkü “Bir bütün olarak bu proje, Türkiye’de 1950 sonrası Modern Mimarlık ve Kentsel Tasarım uygulamalarının başarılı ve karakteristik bir örneğidir. Bu kompleksin önemli bir bölümünün yıkılması yalnızca avlu çevresindeki çarşı bölümlerinin korunması bu projeye ve mimarlarına karşı bir saygısızlıktır.. (BİLSEL, C.)”

Gündem

İşte bu yüzden YIKMAYIN ULUS’u, YIKMAYIN ANAFARTALAR ÇARŞISINI, ULUS İŞHANI’NI, ANKARA HALİ’Nİ.. YIKAMAZSINIZ ULUS’U!..

Mutlu bir Mayıs dileklerimle..



ekler:
Ulus kaderine terk edildi
Cumhuriyetin kurulduğu meydana, geçtiğimiz yüzyılın ilk çeyreğinde Ulus adı verildi. Bir ulusun kurtuluş mücadelesi de meydana konulan dev heykelle sembolize edildi.
Heykelin etrafında yeni bir şehir yapılandı yıllar içinde. Ancak yüzyılın sonuna gelindiğinde, başkentin merkezi şehrin diğer ucuna kaydı, yılların yorgunu Ulus da kaderine terk edildi.
40 yıllık binalar yıkılacak
Başkentin 10 yıllık Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ulus için kurtuluş formülünü ‘yıkım ve yeniden yapım’ sözcükleriyle açıkladı. Ulus Tarihi Kent Projesi adı verilen projeyle, heykelin hemen arkasında sıralanan en genci 40 yaşındaki binaların yıkımı ve yerine yeşil alan, otopark ve devasa bir çarşı yapılmasını içeriyor.
Ulus sakinleri ‘yıkım’ istemiyor
İşte başta Mimarlar Odası olmak üzere sivil toplum örgütleri ve yıkılacak yerde çalışanlar bu noktada ayağa kalkıyor. Ulus sakinleri yıkarak tarihe sahip çıkalamayacağını belirtiyor.
Ankara Belediye Başkanı Melih Gökçek ise Ulus esnafını mağdur etmeyecekleri sözünü vererek, “yeni çarşıyı güvendiğimiz gruba yaptırıcağız” dedi
Gökçek, Ulus’ta belediye sarayı inşa etmek istiyor
Başkan Gökçek, tartışmalardan sonra son nokta konulur diyor, projenin son aşamasında, Gökçek’in gönlünde yatan ise,heykelin hemen karşısındaki 100 yıllık Sümerbank binasını yeni belediye sarayı olarak hizmete sokmak.
Her cumartesi eylem önerisi
Mimarlar Odası, ‘züccaciye dükkanına fil sokmayın’ sloganıyla şimdiden kampanya başlattı bile. Projeden geri adım atılana kadar her cumartesi, heykelin altında Ankaralıları buluşmaya çağırıyorlar.
14 Ocak 2005 Cuma Ulus’ta ‘yıkım’ tartışması


1940 - 1950 ve 1960'lı Yıllarda Ankara Planı
"...Ankara herşeyden önce, 1920’li yıllarda kimilerinin umduğu gibi “ gelinen ve kalınan” bir kent değil, “düşlenen ve kurulan bir kent olmuştur... Günümüzde pek çok dünya kenti gibi Ankara’yı da olumlu-olumsuz nitelikleriyle ve çeşitli sorunlarıyla değerlendirmek olanaklıdır; büyüme ve büyümesini örgütlü biçimde ve denetim altında geliştirme konusunda yaşadığı sorunlar, bunların en başında gelir. Ancak kentsel gelişimi içinde pek çok darboğazdan geçen ve her zaman kendi için çözüm üretebilen, tarihsel ve toplumsal bir görev bilinci ile donatılmış olan Ankara için yazılacak ve yapılacak daha çok şey vardır.”

Ali Cengizkan - 2003
"80 Kare Ankara"
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 29-07-2007, 15:50   #17
Forum Üyesi
 
Mehmet Tunçer'in Avatar'ı
 
Kayıt Tarihi: 14-01-2005
Mesaj: 81
Yikmayin Anafartalar ÇarŞisini Ulus İŞhani'ni, Ankara Halİnİ, Yikamazsiniz Ulus'u (4)

YIKMAYIN ANAFARTALAR ÇARŞISINI, ULUS İŞHANI’NI,
ANKARA HALİ’Nİ..
YIKAMAZSINIZ ULUS’U!.. (4)

Temmuz-Ağustos 2007

Doç.Dr. Mehmet TUNÇER

Ulus yazıları, "Ankara Magazine" Dergisi Mart, Nisan, Mayıs ve Temmuz-Ağustos 2007 Sayılarında yayınlanmıştır. Belediye'nin yıkımı beklenirken, ne yazık ki terör eylemi sonucu patlayan bir bomba 6 masum insanı aramızdan ayırmış, 100 civarında masum insanı da yaralamıştır. İnsanlığa yapılan bu saldırıyı kınıyorum..



Binlerce yıllık geçmişe sahip Eski Ankara’nın tarihsel, arkeolojik ve kültürel değerlerini bünyesinde barındıran kesimlerinin planlı ve programlı bir uygulama ile korunması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bu gereklilik Atatürk Cumhuriyeti’nin Başkenti olan Ankara’da yaratılan çağdaş ve modern kent olgusunu bütünleyecek olan kültürel mirasın geleceğe bir bütün olarak aktarılması amacına yöneliktir. Ulus’u değil yıkmak, koruyarak geleceğe yönelik olarak muhafaza etmek gereklidir.


1711 Tarihli Ankara Gravürü (P. Tourneford)

Ancyra, Enkür, Angora ve nihayet 20 yy.da Ankara Şehri binlerce yıllık bir kültürel sürekliliğin ve uygarlıkların bir karışımı, bir sentezi olmalıdır. Geçmiş kültür değerlerinden, şehir dokusundan mimarlık ürünlerinden, arkeolojik değerlerden, sanat eserlerinden esinlenerek, yararlanarak, onları koruyup geliştirerek daha ileri, daha çağdaş ve daha yaşanabilir bir çevre, bir şehir ve bir kültür oluşturulabilir.

Ankara’nın şehir kimliği medeniyetlerin bir araya geldiği, Hacı bayram ile Augustos Mabedi’nin yan yana oluşturduğu simgesel anlam gibi kaynaştığı, kültürlerin birbirine hakim olmaktan çok saygılı olduğu bir evrensel kültürdür. Bu evrensel kültürün göstergelerinin korunması, gelecek kuşaklara birbirlerine saygı duymalı ve sevecekleri, kardeşçe yaşayabilecekleri bir dünya bırakacaktır.


Von Vincke’nin 1938 Tarihli Angora Haritası

Koruma, tek yapı, çevre, şehir ve bütünü ölçeğinde geliştirme ve yenilemeyi de içermektedir. Sürdürülebilir koruma düşüncesi çerçevesinde kültürel değerlerin korunması yanında, tarihsel çevrelerin bir konut dokusu, konut stoku olduğu düşünülmeli ve koruma yanında ıslah/ rehabilitasyon çabaları da etkin olmalıdır.

Koruma, geliştirme ve yenileme çabaları, planlı, programlı ve parasal kaynaklara bağlı, etaplama ve örgütlenme ile birlikte gerçekleştirilebilirse başarılı olabilir. Bu nedenle, günümüze kadar yapılan planlama çalışmalarına örgütsel ve parasal boyut katılmalı ve öncelikler saptanarak etaplama halinde uygulama yapılmalıdır.

PLANLAMA BOYUTU

Ulus Tarihsel Kent Merkezi ve Kaleiçi üzerindeki merkez baskısı, Kazıkiçi Bostanları kesiminde yarışma sonucu tasarlanan 2020 Kent Merkezi Projesi’ne ağırlık verilerek hafifletilmelidir. Ulus’ta yer alan ve tarihsel çevre ile bağdaşmayan bazı sanayi, depolama, ticaret vb. faaliyetler bu kesime kaydırılmalıdır.
Ulus Tarihi Kent Merkezi dışında henüz koruma planlaması yapılmamış Cebeci’ye kadar olan alanların koruma amaçlı planlama çalışmalarına öncelik verilmelidir. 1/1000 ölçek bir “çerçeve plan” elde edilmesi bakımından yararlı ve yeterlidir. Ancak özelliğine ve önceliğine bağlı olarak 1/ 500 ve 1/200 ölçekli “Özel Proje Alanları” saptanmalıdır. Bu özel proje alanlarında uygulamaya yönelik kentsel tasarım, peyzaj ve kent mobilyaları projeleri hazırlanmalıdır. Öncelikle altyapının sağlıklaştırılması ve çevrenin yaşanabilin ve güvenilir kılınması önem taşımaktadır.
Ulus Tarihi Kent Merkezi Koruma Islah İmar Planı’nda uygulamaya yönelik alt proje paketlerinden bugüne kadar ele alınmamış olanlarının hazırlanması ve uygulama için ilgisi Belediyesi ile işbirliğine gidilmesi önem taşımaktadır. Planın uygulanamamasının başlıca nedenlerinden biri olan “Kesin Parselasyon Planlarının “ yapımı sağlanmalıdır. Belediye tarafından hazırlatılan Plan koruma ilkeleri, koruma planı yapım yöntem teknikleri ile bağdaşmadığı, korumayı değil yıkımı öngördüğünden kesinlikle uygulanmamalıdır.
Ankara Kaleiçi Koruma Amaçlı İmar Planı, Altındağ Belediyesi ve Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu işbirliği ile biran evvel tamamlanmalıdır. Kaleiçi’nin korunmasına yönelik bir planın ve buna bağlı hazırlanan 1/200 ölçekli rölöve projelerinin biran önce onanması büyük önem taşımaktadır. Nedenleri ne olursa olsun bu konudaki her türlü gelişme tarihsel çevrenin giderek daha çok tahribine neden olmaktadır. Varolan araştırmalar ve dökümantasyon derlenerek gelecek için daha detaylı çalışmalara temel olarak değerlendirilmelidir.

ÖRGÜTLENME BOYUTU

Ankara Büyük Şehir Belediyesi İmar Dairesi Başkanlığı’na yaklaşık 20 yıllık bir birikim, arşiv ve deneyim bulunmaktadır. Altındağ Belediyesi’nde de bu kadar köklü ve kurumsallaşmış olmasa da belli bir birikim oluşmuş sayılabilir. Ancak varolan çalışma gruplarının (“Sit Alanları Grubu”, “Kale Gurubu”) kurumsal hale getirilmesi, yetkili ve etkin bir birim, hatta müdürlük konumuna çıkarılması gerektiği kanısındayım. Bu müdürlük; Ankara Tarihi Kent Dokusu Koruma-Geliştirme Müdürlüğü koruma alanları ve onu etkileyen yakın çevrelerindeki planlama, projelendirme ve uygulamadan yetkili ve sorumlu olacaktır. Plan, proje (1/1000 ölçekten 1/1 ölçeğe kadar) yapımından, uygulama ile kontrol hizmetlerini yapabilecek kapasitede ve parasal güçte olmalı, şehir plancısı, arkeolog, restorasyon uzmanı, mimar, peyzaj mimarı, altyapı mühendisi vb. elemanlarla desteklenmelidir. Belediyeler arası ve diğer kamu kurumları ile (Koruma Kurulu, Vakıflar, Üniversiteler vb.) ilişki ve diyalogu sağlayarak etkin çalışmalar yapabilecek tarzda örgütlenmelidir

Bu birim yerel yönetim yetkilileri ile (İmar Müdürü, Teknik Müdür Yardımcıları, hatta Belediye Başkanı) yakın diyalog içinde olmalı mümkünse doğrudan Belediye Başkanı’na bağlı çalışmalıdır. Kültür değerlerinin, çevrelerinin korunması kadar yeni oluşmakta olan kent çevrelerinin geleneklere ve kültüre uygun, çağdaş özellikler barındırmasına çalışmak da bu Müdürlüğün bir başka önemli yetki alanı olmalıdır.
Halk ile diyalog kurmak, onların olumlu katılımlarını sağlamak amacıyla seminerler, gösteriler, sergiler vb. hazırlamak, broşür, yayın organlarını kullanarak bilinç düzeyinin yükseltilmesi de bir başka önemli görevidir. Belediyenin Basın -Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanlığı ile işbirliği ve iletişim içinde bilinçlendirme, bilgilendirme ve halk katılımının sağlanması amacı doğrultusunda çalışmalar yapılmalıdır.

Uygulamanın entegre bir görev olduğu bilinci ile Belediyenin ilgili birimleri arasında (fen işleri, emlak müdürlüğü vb.) işbirliği ve iletişim kurulmalıdır. Merkez Yönetim ile Yerel Yönetimin arasında varolan sorunlar giderilerek etkin bir işbirliği sağlanmalıdır. Kültür Bakanlığı, günümüze kadar sürdürdüğü “pasif” koruma politikalarını terk etmeli, korumanın uygulamasına yönelik politikalar geliştirmelidir. Bu da saptama - belgeleme yanı sıra koruma planlaması ve uygulaması ile parasal / örgütsel politikaların geliştirilmesi ile olabilecektir. Merkezi yönetimin yerel yönetimler desteği teknik ve parasal olduğu kadar, yerel örgütlerin güçlendirilmesi ile olabilecektir. Koruma Kurulu’nun pasif, edilgen yapısının aktif / etken bir yapıya kavuşturulması önem taşımaktadır .

Koruma Kurulları ve Müdürlükleri günümüzde tek parsel (hatta duvar vb.) ölçeğinden Bölge ölçeklerine kadar kararları alan ancak aldıkları kararların uygulanmasını takip ve denetleme yetkisi olmayan bir konumdadır. Koruma Kurulları’nın etkin hale getirilmesi, parasal ve teknik bakımdan güçlendirilmesi, çevre ve kültür zabıtası oluşturulması Korumada atılacak ileri bir adım olacaktır.

Bu kadar yazıp çiziyoruz bir arpa boyu yol gidemiyoruz. Keçiören’deki Estergon Kale’si yapımına harcanan paranın bir kısmı ile Ulus ve Kale ele alınıp çağdaş bir tarihi kent merkezi ve dokusu haline sokulabilirdi.. Çok yazık!

Kalın sağlıcakla..
Eklenmiş İmajlar
     

En son Mehmet Tunçer tarafından düzenlendi : 29-07-2007 15:52. Silinme nedeni: Yayın eksikliği
Mehmet Tunçer offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 16-10-2007, 10:12   #18
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 03-08-2007
Mesaj: 153
Ulus'un yeniden yapılandırma projesi kapsamında, mimar Arif Koyunluoğlu tarafından tasarlanan Kültür ve Turizm Bakanlık ana binasına sonradan ek olarak inşa edilen ve bitişik şekilde duran yapının da yıkılacağı açıklandı.

Haberin devamına buradan ulaşabilirsiniz.
__________________
Gül Keskin offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Eski 16-05-2008, 10:57   #19
Yönetici
 
Kayıt Tarihi: 18-02-2008
Mesaj: 56
Ulus'ta yıkım başladı!

Ankara Anakent Belediyesi, "Ankara Tarihi Kent Yenileme Alanı Projesi" kapsamında Ulus'ta yıkımlara başladı. Cumhuriyet Ankara 'ya değerlendirmede bulunan TMMOB Şehir Plancıları Odası (ŞPO) Ankara Şubesi Başkanı ve ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Erdal Kurttaş, Ulus'u hedef alan projeye yönelik hiçbir ön hazırlık yapılmadığını, uzman görüşü alınmadan apar topar uygulamaya geçirildiğini vurguladı.

Haberin devamı için tıklayın.
Burcu Karabas offline   Alıntı Yaparak Yanıtla
Yanıt

Yerimi olarak kaydedin


Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Modları Görüntüle

Mesaj Yazma Hakları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. şu anda saat 07:22.


Powered by vBulletin® |Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.1.0

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180