![]() |
|
|||||||
| Mimarlık Mimarlar ve mimarlık dünyasına ilişkin genel konular bu başlık altında. |
![]() |
|
|
Konu Araçları | Modları Görüntüle |
|
|
#1 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-05-2001
Mesaj: 14
|
fuksas, mimar ortadan yok oldugunda gercek mimarlik olacaktir gibi birsey soyluyor.
ne dusunursunuz? |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Ziyaretçi
Mesaj: n/a
|
Selam,
Ben şahsen fuksas'a katılmıyorum. Mimar ortadan kalkınca o zaman herkes kafasına göre bir şeyler yapacaktı ("şu an sanki yapmıyor mu?" diye bir soru gelebilir aklınıza, o başka bir konu) . Herkesin kendince bir şeyler yapması "gerçek mimarlık" ise sorarım fuksas'a, neden mimarlık okulları var bu dünyada??? ve biz neden bu okullara girip okuduk ve de mezun olduk? ![]() |
|
|
|
#4 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-05-2001
Mesaj: 14
|
aslinda fuksas in lafi tam olarak soyle. mimar ortadan kayboldugu zaman kent ortaya cikar diyo.
mimarin olmadigi durumu biraz tasavvur etmekte fayda var galiba. hicte kotu seyler gelmiyo insanin aklina. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-05-2001
Mesaj: 7
|
Mimarin olmadigi durumu tasavvur ettiginde ne geliyor mesela aklina? Istanbul ya da Ankara gercegi acisindan ya da yasadigin her hangi bir kent acisindan soruyorum bunu?
Acaba Fuksas in dedigi "mimarin ortadan kaybolmasi" durumu gercekten mimarin olmamasi ya da mimarsiz mimarlik yapilmasi durumu mu acaba?? |
|
|
|
|
|
#6 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
|
mimarın olmadığı durumda kent ortaya çıkar. Bkz. İstanbul
Mimarın olduğu durumda da ortaya bir kent çıkabilir. Bkz.Rotterdam Tercih yapmak zor. |
|
|
|
|
|
#7 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-05-2001
Mesaj: 7
|
Rotterdam ve Istanbul, bence her ikisinde de mimar kaybolmus degil. Birinde - Rotterdam- sehir bütünlügünün ve kurgusunun önceden planlanmisligi ve yapilarin bicimlenisiyle mimar sizi sararken; diğerinde- Istanbul- tek tek yapi ölceginde görülen/görülemeyen mimar bazen varliginin agirligiyla- Sinan yapilari, Ayasofya, Milli Reasürans ya da gökdelenler diyelim, bazen de olmamasiyla eksikligini hissettirerek mimar kavramini hissettiriyor insana bence.
Belki Amerikan katalogdan secme evlerden yapilan kasabalarda mimarin varligi minimuma iniyordur. Mekanin sizi sarmasinin azalmasindan ve ayniligindan dogan duyarsizlasmadan dolayi. |
|
|
|
|
|
#8 |
|
yönetici
Kayıt Tarihi: 09-01-2001
Mesaj: 487
|
Doğru bir tespit. Biri overdesigned bir şehir, diğeri de neverdesigned
![]() |
|
|
|
|
|
#9 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 14-05-2001
Mesaj: 15
|
Bu konuyu MARX'ın Çalışma eylemi tanımını yaparak yorumlamak istiyorum...
"Emeği insan türüne özgü bir biçimde düşünmek zorundayız. Örümcek bir dokumacınınkine benzeyen bir iş yapar. Arı ise hücresini yaparken gösterdiği ustalıkla birçok mimarı utandıracak güçtedir. Ama daha başlangıçta en beceriksiz mimarı bile en usta arıdan ayıran şey, mimarın hücreyi balmumuna dökmeden onu kafasında kurmuş olmasıdır. Çalışma süreci, işe başladığında emekçisinin kafasında var olan, düşünce olarak varolan, bir şeyin yaratılmasıyla sona erer. Emekçinin yaptığı doğal nesnelere sadece bir biçim değişikliği vermek değildir; aynı zamanda, kendi dışında varolan doğa içinde, kendi amacının__davranışlarını yasalarla yöneten amacın__kendi istemi ile bağ kurması gereken AMACIN ne olduğunu anlamaktır". Sorun kentlerin oluşumunda MİMARA gereksinim olup olmaması değil, Mimarın tasarımlarında, kenti kurgularken AMACINI doğru saptaması ve herkese karşı sorumluluğunu yerine getirebilecek konumda olmasıdır... |
|
|
|
|
|
#10 |
|
Yönetici
Kayıt Tarihi: 08-04-2001
Mesaj: 2.539
|
fuksas ın lafına bir atıfta bulunmayacağım kişisel düşüncelerim olarak onun yerine bir başka bilmece aktaracağım
enis batur un bir kitabında denk gelmiştim o da "mimarlık yapılamayacak kadar ciddi bir iştir" demiş. hadi buyrun ![]() |
|
|
|
|
|
#11 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 15-05-2001
Mesaj: 14
|
mimar?
mimarlik o kadar gündelik hayata dairdir ki konsantre bir üretim biçimi bizi hep kotu yapmaya mecbur birakir.
yani mimar denen kisilik haddini asmaktadir toplumsal rolu geregi. |
|
|
|
|
|
#12 |
|
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 20-06-2001
Mesaj: 1
|
"mimarlık dünyaya eklemektir"
Bu cümlenin tam olarak kime ait olduğunu bilmiyorum. Koolhaas ve G.Avcıoğlu'nun yazılarında vardı(Bilen varsa bilmek isterim) Mimarların, mimarlığın kişisel tatminden ileri gitmediğini kabul edip bundan zevk almaları gerekir. Kişisel tatminin sınırları da belki biraz Enis Batur (bkz.lumina) okumakla ya da görüşlere açık olmakla belirlenebilir. Toplumsal rol üstlenmek mimarlığın dışında bir tatmin yöntemidir. Ben bir mekanda ona kafa yormuş kişilerin tatminlerini görmek istiyorum. Mimarlık vardır.Sadece bu önemsiz.Bu önemsizlik kentte çok güzel kendini gösterir. |
|
|
|
![]() |
| Yerimi olarak kaydedin |
| Şu an bu konuyu izleyen aktif kullanıcılar: 1 (0 üye ve 1 misafir) | |
| Konu Araçları | |
| Modları Görüntüle | |
|
|